Sayıştay 5. Dairesi 32663 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

32663

Karar Tarihi

5 Temmuz 2011

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2007

  • Daire: 5

  • Dosya No: 32663

  • Tutanak No: 33492

  • Tutanak Tarihi: 05.07.2011

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

A) 344 sayılı ilamın 3. maddesinde Belediye Hukuk İşleri Müdürlüğünde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan kişilere vekalet ücretinin 657 sayılı Kanunun 146. maddesinin 3. fıkrası ile getirilen sınırlama dikkate alınmaksızın ödenmesi gerekçesiyle 1.119,00 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

B) A şıkkında belirtilen vekalet ücretinin dağıtımı sırasında gelir vergisi oranlarının yanlış uygulandığı gerekçesiyle 1.106,00 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi ilamın A şıkkına ilişkin olarak dilekçesinde özetle;

657 sayılı Kanunu'nun 146/3. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164/son fıkrasının çeliştiğini, genel hukuk prensipleri, yargı kararları ve doktrin ışığında sonraki Kanun niteliğindeki Avukatlık Kanunu'nun 164/son maddesinin önceki Kanun niteliğindeki 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 146. maddesinin 3.fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerinin zımnen ilga olmasına sebebiyet verdiğini,

Genel Kanun niteliğindeki 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 146. maddesinin 3.fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerinin yerine, özel Kanunun niteliğindeki Avukatlık Kanunu'nun 164/son maddesinin ve diğer kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, 5393 sayılı Kanunun da özel kanun niteliğinde olup vekalet ücretinin limit dahilinde ödenmesi konusunda bir hüküm getirmediği,

657 sayılı Kanuna tabii olan avukatlara limit dahilinde vekalet ücreti ödenmesinin 657 sayılı kanuna tabi olmaksızın avukatlık yapan ve vekalet ücretinde limit koyulmayan meslektaşlar arasında ayrımcılığa sebebiyet vereceğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

İlamın B şıkkına ilişkin olarak dilekçesinde özetle;

Vekalet ücretleri dağıtımı sırasında kesilen gelir vergisi oranının belirlenmesinde maaş kapsamındaki gelir ile vekalet ücreti toplamı üzerinden hareket edilmesinin doğru olmadığını,

Serbest faaliyet gösteren avukatlar, tahsil ettikleri vekalet ücretleri üzerinden vergilendirmeye tabi iken; kurum avukatı olarak maaş ve vekalet ücreti toplamı üzerinden vergilendirmeye tabi tutulmasının aynı kanuna tabi meslek erbapları arasında olması gereken eşitlik ilkesini ihlal edeceğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Savcılık Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.

A) 13/07/2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun Avukatlık Ücretinin Dağıtımı başlıklı 82.maddesinde; ”Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.” Denilmektedir.

02.02.1929 tarih ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat Ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanunla, avukatlık vekalet ücretlerinin avukatlar, memurlar ve hukuk müşavirleri arasında ne oranda dağıtılacağına dair düzenlemelere yer verilmiştir. Söz konusu Kanunun 1. maddesinde devlet lehine sonuçlanan davalardan dolayı hükme bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretlerinin %70 inin maaş ve ücretli avukatlara %30 unun Muhakemat müdürleri ve hukuk müşavirleriyle takibi icra memurlarına verileceği öngörülmüştür.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Kapsam başlıklı 146. maddesinin ikinci fıkrasında; memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği ve hiçbir yarar sağlanamayacağı belirtildikten sonra, üçüncü fıkrasında; bazı kanunların ilgili maddeleri sayılmış ve "1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat vesaireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı; 6.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır" hükmüne yer verilmiştir.

19.04.1983 gün ve 18023 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Limit Dışı Kalan Vekalet Ücretlerinin Dağıtım Esasları Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinde; "Bu Yönetmelik Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar ile İl Özel İdareleri ve Belediyeler ve Özel Kanunlarındaki hükümlerle 1389 sayılı kanuna atfen vekalet ücretinden yararlanan tüm kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı birliklerde çalışan avukatlara ait limit dışı kalan vekalet ücretlerinin dağıtım usul ve esaslarını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir" denilerek Yönetmeliğin amacı belirtilmiştir.

Yönetmeliğin 6. maddesinde; kurumların limit doldurmayan avukatlarından beyanname alarak o mali yıl içinde almış oldukları vekalet ücretinin miktarını ve avukatların isimlerinin bağlı bulundukları merkez teşkilatına göndermekle yükümlü oldukları, 7. maddesinde ise; listelerin her birim merkezinde birim başkanının başkanlığında 3 kişiden oluşan bir kurul tarafından kanuni limit esas alınarak değerlendirmeye tabi tutulacağı, değerlendirmeden sonra hesapta toplanan paranın tüm hak sahiplerine bölünmek suretiyle bulunarak meblağın eşit olarak hak sahiplerine dağıtılacağı, bu dağıtım sırasında kanuni limit dolduranlardan artan miktarın yine geri kalan hak sahiplerinin sayısına bölünmek suretiyle eşit olarak dağıtıma devam olunacağı, bu dağıtımlardan artan miktarın da bir sonraki yıl kullanılmak üzere adi emanet hesabında bekletileceği ve sonraki yıl tahsil edilen limit dışı vekalet ücretinin, önceki yıla ait emanet hesabındaki meblağ ile birleştirilmek suretiyle dağıtıma tabi tutulacağı belirtilmiştir.

Bu hükümlere göre; vekalet ücreti limitinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 146. maddesi gereğince yıl içindeki tüm katsayılar dikkate alınarak belirlenmesi ve yukarıda belirtilen esaslara göre dağıtımının yapılması, limit dışı kalan meblağın olması halinde ise artan miktar hakkında yine yukarıda belirtilen usule göre işlem yapılarak artan miktarın bir sonraki yıl kullanılmak üzere adi emanet hesabında bekletilmesi ve bir sonraki yıl tahsil edilen limit dışı vekalet ücretinin, önceki yıla ait emanet hesabındaki meblağ ile birleştirilmek suretiyle dağıtıma tabi tutulması gerekmektedir.

Diğer taraftan; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu tüm avukatlarla ilgili düzenleme yapan genel bir kanundur. 657 sayılı Kanuna tabi olarak Avukatlık hizmetleri sınıfı kadrosunda görev yapan avukat ise devlet ile memuriyet hizmet sözleşmesi yapmıştır. Avukatlık vekalet ücretine ilişkin 657 sayılı kanunda yapılan düzenlemeler, avukatlık hizmetleri sınıfında çalışan kadrolu avukatlar için bağlayıcı özel düzenlemelerdir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle dilekçi iddialarının reddi ile 344 sayılı ilamın 3. maddesinin A fıkrasıyla verilen 1.119,00 TL. tazmin hükmünün TASDİKİNE,

B) 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 1. maddesinde "Gerçek kişilerin gelirleri (Gelir Vergisi)ne tabidir. Gelir, bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.", 3. maddesinde "Aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler.", hükümlerine yer verilmiş, Kanunun 94 üncü maddesinde tevkifat yapmak zorunda olan mükellefler sayılmış, aynı maddenin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde de, "Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı belirtilmiş, 104 üncü maddesinde, "Yıllık Gelir Vergisi, vergiye tabi gelirlerin yıllık toplamlarından 31 inci maddedeki indirimler düşüldükten sonra 103 üncü maddedeki nispetler uygulanmak suretiyle hesaplanır..." düzenlemesine yer verilmiştir.

Yukarıda belirtildiği üzere, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 1. maddesinde gelirin, bir takvim yılı içinde elde edilen kazanç ve iratların safi tutarı olduğu, 3. maddede Türkiye içinde ve dışında elde edilen kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirileceği, 104. maddede vergiye tabi gelirlerin yıllık safi toplamlarına 103.maddedeki oranların uygulanacağı belirtilmektedir. Her ne kadar avukatların vekalet ücretleri ve aylık ücretleri farklı mahiyette olsalar bile, her iki ödemeyi de yapan belediyenin vergi sorumlusunun, bu iki gelir türünü birleştirerek vergi matrahını tespit etmesi ve devamında da 103. maddedeki dilimlere göre vergi oranının uygulaması gerekmektedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle dilekçi iddialarının reddi ile 344 sayılı ilamın 3. maddesinin B fıkrasıyla verilen 1.106,00 TL. tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 05.07.2011 tarih ve 33492 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim