Sayıştay 5. Dairesi 32447 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
32447
17 Mayıs 2011
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2007
-
Daire: 5
-
Dosya No: 32447
-
Tutanak No: 33251
-
Tutanak Tarihi: 17.05.2011
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
- ) 253 sayılı ilamın 2. maddesi ile, Sinop Türkeli ve Ayancık İlçeleri Kaymakamlığına vekalet eden kaymakama, vekalet ettiği dönem içinde 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 63. maddesi gereğince Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara ödenen aylık ödeneğin mükerrer ödenmesi nedeniyle 1.059,33.. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; İçişleri Bakanlığı’nın 02.07.2007 tarih ve 2007/7 sayılı Genelgesinde;
“....2006 tarih ve 6643 sayılı Hukuki Görüş arasında çelişki olduğundan bahisle, kaymakamlıklara vekalet eden kaymakam, vali yardımcısı ve diğer görevlerde bulunan mülki idare amirlerinin vekalet görevinde bulundukları her bir kaymakamlık görevi için özel idare Ödeneği alıp almayacağı hususunda uygulamada tereddütlerin oluştuğu belirtilmektedir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 32 nci maddesinde, valinin, görev ve yetkilerinden Bazı valiliklerden intikal eden yazılarda; Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan 22/09/2005 tarih ve 99 sayılı genelge ile Hukuk Müşavirliği tarafından verilen 30/06 bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebileceği hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 29 uncu maddesinde, kaymakamlığa sadece mülki idare amirliği hizmetleri sınıfından olanların vekalet edeceği belirtilmektedir. Bu çerçevede,Vali yardımcılarına veya kaymakamlara il özel idaresinin görevlerini yapmaları karşılığında aylık ödenek verilmektedir.İlçelere kaymakam atanmaması veya kaymakamların izin, kurs, görevlendirme gibi herhangi bir nedenle ilçelerden ayrılmaları durumunda kaymakamlığa ancak mülki idare amirliği hizmetleri sınıfından olanların vekalet edeceği açıktır.
Aynı Kanunun 63 üncü maddesinde ise, vali yardımcıları ve kaymakamların valinin verdiği İl özel İdaresinin görevlerini yapmakla yükümlü olduğu bu görev karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği hüküm altına alınmıştır.
Vekâleten yürütülen ilçelerdeki o ilçeye ait özel idare işleri, vekalet eden mülki idare amirlerinin sorumluluğunda bizzat yapılmakta ve takip edilmektedir. Bir görevin vekaleten yürütülmesinde bütün görev, yetki sorumluluklar vekalet eden kişi tarafından yerine getirilmektedir. Bu itibarla mülki İdare amirleri, asıl görevlerinin dışında vekâleten yürüttüğü bu görevleri için de hukuken sorumlu tutulmaktadır. Vekaleten başka bir ilçenin kaymakamlık görev ve yetkilerini uhdesinde bulunduran kaymakam veya diğer bir mülki idare amiri de aynı şekilde vekaleten baktığı görevin bütün yetkilerini kullandığı gibi sorumluluklarını da taşımaktadır. Bu yetki ve sorumluluk vekaleten bakılan ilçede yürütülen özel idare hizmetleri için de geçerlidir.
Dolayısıyla İl özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesinde öngörülen ödeneğin, il özel idare görevlerinin bizzat yapılması karşılığında ödendiği dikkate alındığında, asaleten veya vekaleten bu görevi ifa eden mülki idare amirlerine ödeneceği aşikardır.
Bu nedenle, ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi ve uygula birliğinin sağlanması amacı ile Özel idare ödeneğinin ödenmesinde, 3152 sayılı İçişleri Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 17 inci maddesi gereğince Bakanlığımız Hukuk Müşavirliğinin konuya ilişkin görüşleri doğrultusunda aşağıda belirtilen esas ve usullere göre hareket edilmesi uygun bulunmuştur.
1 -Kaymakamlar bir başka ilçeye veya ilçelere vekalet etmesi durumunda hem kendi ilçesinden hem de vekalet ettiği ilçelerin her birinden ayrı ayrı bu ödeneği alacaktır.
-
Vali yardımcısı, kaymakam adayı veya diğer görevlerde bulunan mülki idare amirleri bir veya birden fazla ilçenin kaymakamlık görevini vekaleten yürütmeleri durumunda vekalet ettikleri her bir ilçeden ayrı ayrı bu ödeneği alacaktır.
-
Vali yardımcılığına vekalet eden kaymakamlar ve diğer görevlerde bulunan mülki idare amirleri bu ödeneği alabilecekler, ancak kaymakamlar kendi ilçelerindeki görevleri uhdelerinde kalmaları durumunda kendi ilçelerinde de bu ödeneği alabilecekler, sadece Vali yardımcılığı görevini yürüten kaymakamlar ise, Vali yardımcısı vekili olarak bu ödeneği alabileceklerdir.
-
Vekaleten görevinin (kaymakamlık veya vali yardımcılığı) bir aydan az sürmesi durumunda o aya tekabül eden ödeneğin o ayın gün sayısına bölünerek vekalet süresine göre vekalet eden mülki idare amirlerine Ödenmesi gerekmektedir.
-
Farklı uygulamalar nedeniyle özel idare ödeneğini alamamış kaymakamlara veya kaymakam vekillerine; 5302 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 04/03/2005 tarihinden itibaren, vali yardımcılarına veya vali yardımcılığına vekalet edenlere ise; 5391 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 13/07/2005 tarihinde itibaren ödeme yapılacaktır.
Ayrıca Bütçe Kanunlarında yer Alan Bazı Hükümlerin ilgili Kanun ve KHK eklenmesiyle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun ile 10/07/2009 tarih ve 5917 sayılı Resmi Gazete' de 22/02/2005 tarih ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
10 Temmuz 2009 tarih ve 27284 sayılı resmi gazetenin Geçici 4. Maddesi;
" GEÇİCİ MADDE 4 -Bu kanunun 28. ve 63. maddeleri gereğince 04/03/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir." denildiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık, Sayıştay Yargısı açısından yapılacak işlem bulunmadığı yönünde görüş bildirmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun Yetki Devri" başlıklı 32. maddesinde;
“Vali, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebilir.” denilmekte olup, anılan Kanunun "Görev ve ek ödenek" başlıklı 63. maddesinde ise;
“Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.
Bu madde ile 28 inci maddede belirtilen ödeneklerin ödenmesinde, 4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin (c) fıkrası ile 631 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Malî ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.
10 Temmuz 2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanununun 36. maddesi ile 22.02.2005 tarihli 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa geçici 4.madde eklenmiştir. Söz konusu geçici 4.maddede; “Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 04.03.2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir.” denilmektedir.
5917 sayılı Kanunun 36.maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen geçici 4.madde ile getirilen düzenleme ile ilgili uygulamanın, idareye taalluk eden işlerden bulunması hasebiyle, ilgilileri adına yazılmış veya bu suretle yazılacak olan borçların, takip ve tahsillerinin idarece yürütülmesinin tabii olması nedeniyle 253 sayılı ilamın 2. maddesi ile 1.059,33.-TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmü ile ilgili olarak Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
- ) 253 sayılı ilamın 5. maddesi ile, Sinop Ayancık İlçesi Kaymakamlığına vekalet eden kaymakama, vekalet ettiği dönem içinde 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 63. maddesi gereğince Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara ödenen aylık ödeneğin mükerrer ödenmesi nedeniyle 1.207,99.. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; İçişleri Bakanlığı’nın 02.07.2007 tarih ve 2007/7 sayılı Genelgesinde;
“....2006 tarih ve 6643 sayılı Hukuki Görüş arasında çelişki olduğundan bahisle, kaymakamlıklara vekalet eden kaymakam, vali yardımcısı ve diğer görevlerde bulunan mülki idare amirlerinin vekalet görevinde bulundukları her bir kaymakamlık görevi için özel idare Ödeneği alıp almayacağı hususunda uygulamada tereddütlerin oluştuğu belirtilmektedir.
5302 sayılı îl Özel İdaresi Kanununun 32 nci maddesinde, valinin, görev ve yetkilerinden Bazı valiliklerden intikal eden yazılarda; Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan 22/09/2005 tarih ve 99 sayılı genelge ile Hukuk Müşavirliği tarafından verilen 30/06 bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebileceği hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 29 uncu maddesinde, kaymakamlığa sadece mülki idare amirliği hizmetleri sınıfından olanların vekalet edeceği belirtilmektedir. Bu çerçevede,Vali yardımcılarına veya kaymakamlara il özel idaresinin görevlerini yapmaları karşılığında aylık ödenek verilmektedir.İlçelere kaymakam atanmaması veya kaymakamların izin, kurs, görevlendirme gibi herhangi bir nedenle ilçelerden ayrılmaları durumunda kaymakamlığa ancak mülki idare amirliği hizmetleri sınıfından olanların vekalet edeceği açıktır.
Aynı Kanunun 63 üncü maddesinde ise, vali yardımcıları ve kaymakamların valinin verdiği İl özel İdaresinin görevlerini yapmakla yükümlü olduğu bu görev karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği hüküm altına alınmıştır.
Vekâleten yürütülen ilçelerdeki o ilçeye ait özel idare işleri, vekalet eden mülki idare amirlerinin sorumluluğunda bizzat yapılmakta ve takip edilmektedir. Bir görevin vekaleten yürütülmesinde bütün görev, yetki sorumluluklar vekalet eden kişi tarafından yerine getirilmektedir. Bu itibarla mülki İdare amirleri, asıl görevlerinin dışında vekâleten yürüttüğü bu görevleri için de hukuken sorumlu tutulmaktadır. Vekaleten başka bir ilçenin kaymakamlık görev ve yetkilerini uhdesinde bulunduran kaymakam veya diğer bir mülki idare amiri de aynı şekilde vekaleten baktığı görevin bütün yetkilerini kullandığı gibi sorumluluklarını da taşımaktadır. Bu yetki ve sorumluluk vekaleten bakılan ilçede yürütülen özel idare hizmetleri için de geçerlidir.
Dolayısıyla İl özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesinde öngörülen ödeneğin, il özel idare görevlerinin bizzat yapılması karşılığında ödendiği dikkate alındığında, asaleten veya vekaleten bu görevi ifa eden mülki idare amirlerine ödeneceği aşikardır.
Bu nedenle, ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi ve uygula birliğinin sağlanması amacı ile Özel idare ödeneğinin ödenmesinde, 3152 sayılı İçişleri Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 17 inci maddesi gereğince Bakanlığımız Hukuk Müşavirliğinin konuya ilişkin görüşleri doğrultusunda aşağıda belirtilen esas ve usullere göre hareket edilmesi uygun bulunmuştur.
1 -Kaymakamlar bir başka ilçeye veya ilçelere vekalet etmesi durumunda hem kendi ilçesinden hem de vekalet ettiği ilçelerin her birinden ayrı ayrı bu ödeneği alacaktır.
-
Vali yardımcısı, kaymakam adayı veya diğer görevlerde bulunan mülki idare amirleri bir veya birden fazla ilçenin kaymakamlık görevini vekaleten yürütmeleri durumunda vekalet ettikleri her bir ilçeden ayrı ayrı bu ödeneği alacaktır.
-
Vali yardımcılığına vekalet eden kaymakamlar ve diğer görevlerde bulunan mülki idare amirleri bu ödeneği alabilecekler, ancak kaymakamlar kendi ilçelerindeki görevleri uhdelerinde kalmaları durumunda kendi ilçelerinde de bu ödeneği alabilecekler, sadece Vali yardımcılığı görevini yürüten kaymakamlar ise, Vali yardımcısı vekili olarak bu ödeneği alabileceklerdir.
-
Vekaleten görevinin (kaymakamlık veya vali yardımcılığı) bir aydan az sürmesi durumunda o aya tekabül eden ödeneğin o ayın gün sayısına bölünerek vekalet süresine göre vekalet eden mülki idare amirlerine Ödenmesi gerekmektedir.
-
Farklı uygulamalar nedeniyle özel idare ödeneğini alamamış kaymakamlara veya kaymakam vekillerine; 5302 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 04/03/2005 tarihinden itibaren, vali yardımcılarına veya vali yardımcılığına vekalet edenlere ise; 5391 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 13/07/2005 tarihinde itibaren ödeme yapılacaktır.
Ayrıca Bütçe Kanunlarında yer Alan Bazı Hükümlerin ilgili Kanun ve KHK eklenmesiyle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun ile 10/07/2009 tarih ve 5917 sayılı Resmi Gazete' de 22/02/2005 tarih ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
10 Temmuz 2009 tarih ve 27284 sayılı resmi gazetenin Geçici 4. Maddesi;
" GEÇİCİ MADDE 4 -Bu kanunun 28. ve 63. maddeleri gereğince 04/03/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir." denildiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık, Sayıştay Yargısı açısından yapılacak işlem bulunmadığı yönünde görüş bildirmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun Yetki Devri" başlıklı 32. maddesinde;
“Vali, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebilir.” denilmekte olup, anılan Kanunun "Görev ve ek ödenek" başlıklı 63. maddesinde ise;
“Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.
Bu madde ile 28 inci maddede belirtilen ödeneklerin ödenmesinde, 4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin (c) fıkrası ile 631 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Malî ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.
10 Temmuz 2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanununun 36. maddesi ile 22.02.2005 tarihli 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa geçici 4.madde eklenmiştir. Söz konusu geçici 4.maddede; “Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 04.03.2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir.” denilmektedir.
5917 sayılı Kanunun 36.maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen geçici 4.madde ile getirilen düzenleme ile ilgili uygulamanın, idareye taalluk eden işlerden bulunması hasebiyle, ilgilileri adına yazılmış veya bu suretle yazılacak olan borçların, takip ve tahsillerinin idarece yürütülmesinin tabii olması nedeniyle 253 sayılı ilamın 5. maddesi ile 1.207,99.-TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmü ile ilgili olarak Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
- ) 253 sayılı ilamın 6. maddesi ile, Sinop iline bağlı ilçelerde görev yapan kaymakamlara 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63. maddesi gereği ödenen ek ödeneklerden gelir vergisi tevkifatı yapılmaması nedeniyle 3.178,34.. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün 20.12.2006 tarih ve 14914 sayılı yazısında;
"Bakanlığımız Personel Genel Müdürlüğünden ve bazı valiliklerden intikal eden yazılarda; İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi uyarınca vali yardımcıları ve kaymakamlara il özel idaresi bütçesinden yapılacak Ödemelerden damga vergisi dışında vergi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda görüş sorulmaktadır.
Bilindiği gibi 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi "görev ve ek ödenek" başlığını taşımaktadır. 5540 Sayılı Kanunla il özel idaresinden ek ödenek almayan mülki idare amirlerine sağlanan hak,esas itibariyle bir ek ödenek biçiminde düzenlenmiştir. Dolayısıyla, 5540 Sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinin uygulanması çerçevesinde Bakanlığımız ve Maliye Bakanlığı tarafından mutabık kalınarak hazırlanan Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan İçişleri Bakanlığı personeline yapılacak Ek Ödemeye ilişkin Usul ve Esaslar ile merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlanmış olup bu ödemede damga vergisi dışında bir kesinti yapılmamaktadır.
Bu çerçevede 5540 Sayılı Kanunla sağlanan ek ödemelerde temel olarak, 5302 Sayılı İl özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi kapsamında yapılan Ödemeler, dikkate alınarak taşrada görev yapan vali, vali yardımcıları ve kaymakamlar için bu oranlar söz konusu Ödemeler kadar eksiltilerek belirlenmiştir.
Nitekim, 5540 Sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinde yer alan "... 5302 Sayılı İl özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsal unvanlara göre belirlenen oranlarının altında ödeme tespit edilebilir...." hükmü de bu doğrultudadır.
Bu durumda, taşra personeline 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanuna göre yapılan ödemelerin de, 5540 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında bir ek Ödeme olarak kabulü ile damga vergisi dışında bir kesintiye tabi tutulmaması gerekmektedir." Denildiğini;
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun genel bir kanun, 5440 sayılı Kanun’un ise hem özel bir kanun, hem de daha sonra çıkartılmış bir Kanun olduğunu; 5440' a aykırı olan eski ve genel kanun hükümlerinin uygulanamayacağının genel hukuk kuralı olduğunu; yasalar arasında çelişki var ise, bunun tamamen yasa koyucunun ilgi alanına girdiğini, aksi iddia ediliyor ise Anayasa Mahkemesi’ne dava açılabileceğini; ortada bir Kanun ve Bakanlık Genelgesi varken, buna uymanın memurların görevi olduğunu;
Gerek, 25.06 2009 tarih ve 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 36. maddesi çerçevesinde, gerekse ifade ettiği diğer hususlar çerçevesinde tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Savcılık Daire kararının kaldırılması yönünde görüş bildirmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun; Encümen üyelerine verilecek ödenek başlıklı 28. maddesinde;
“Encümen başkanına 14000, üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir.” Denilmektedir.
Görev ve Ek Ödenek başlıklı 63. maddesinde de;
Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği, düzenlenmiştir.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61 inci maddesinde (Değişik: 24.12.1980-2361/43 md.);
Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği,
"Vergi Tevkifatı" başlıklı 94 üncü maddesinde; (3946 sayılı Kanunun 22'nci Maddesiyle değişen madde. Yürürlük;1.1.1994)
Kamu idare ve müesseselerinin, aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları,
- Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104' üncü maddelere göre,
Esas Tarife başlıklı 103 üncü maddesinde de:
Gelir vergisine tabi gelirlerin;
- 500 YTL'ye kadarının % 15
19.000 YTL'nin 7.500 YTL'si için 1.125 YTL, fazlasının % 20
43.000 YTL'nin 19.000 YTL'si için 3.425 YTL, fazlasının % 27
43.000 YTL'den fazlasının 43.000 YTL'si için 9.905 YTL, fazlasının da % 35
Oranında vergilendirileceği, hükme bağlanmıştır.
Yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 28 ve 63 üncü maddelerine göre, Encümen Başkanı, Encümen üyeleri, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Çünkü; Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61 inci maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında encümen başkanı(Vali), encümen üyeleri, vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan, ayrıca 5302 sayılı İl özel İdaresi Kanunu'nun 28. maddesinde de, brüt ödenek verileceği şeklinde düzenleme yapılmak suretiyle kendi özel Kanunu’nda da, yapılan bu ödemeden vergi kesintisi yapılayacağına dair bir düzenleme bulunduğundan, yukarıda sayılan personele yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.
Her ne kadar dilekçi, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ödemelerin, 1700 sayılı Kanunun Ek 5 inci maddesi kapsamında bir ek ödeme olduğunu ve damga vergisi dışında bir kesintiye tabi tutulmaması gerektiğini iddia etmişse de,
5540 sayılı Kanun'un 1.maddesi ile 9.6.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dâhiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5.maddesinde;
İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usûlleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmayacağı, hükme bağlanmıştır.
Söz konusu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, encümen başkanı(Vali), encümen üyeleri, vali yardımcıları ve kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ek ödeme, diğeri ise 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır. Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmü, hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle dilekçi iddialarının reddiyle, 253 sayılı ilamın 6. maddesiyle 3.178,34.-TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 17.05.2011 tarih ve 33251 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01