Sayıştay 5. Dairesi 32032 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
32032
8 Mart 2011
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2001
-
Daire: 5
-
Dosya No: 32032
-
Tutanak No: 32951
-
Tutanak Tarihi: 08.03.2011
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
1164 sayılı ek ilamla, Turyapı İnş. Tic. San. A.Ş. ve Delta İnş. Tic. San. A. Ş. nin yükleniminde bulunan inşaat işlerine ait hakediş ödemelerinden damga vergisi kesilmediği gerekçesiyle 23.714.687.368 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler vermiş oldukları ortak dilekçelerinde özetle, 2982 sayılı Konut İnşaatında ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde Yapılacak Yatırımlarda Vergi, Resim ve Harç İstisna ve Muaflıkları Tanınması Hakkında Kanun’da yer alan istisna ve muaflıkların hala devam ettiğini zannederek söz konusu kesintiyi yapmadıklarını,
Diğer yandan Amme alacaklarının nasıl tahsil edileceğine dair 6183 sayılı Kanunun Zaman Aşımı ile ilgili 102.maddesinde aynen,
“Tahsil Zamanaşımı:
Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar.Para cezalarına aît hususi kanunlardaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.”denildiğini,
Ödeme dışında vergi borcunu sona erdiren en önemli nedenlerden birinin zamanaşımı olduğunu, bu nedenle alacaklı kamu idaresinin, yasaların belirlediği süreler içinde vergiyi tahakkuk ettirmediği ya da tahsil etmediği takdirde artık bu işlemleri yapma olanağını kaybedeceğini,
Tahakkuk zamanaşımına ilişkin hükümlerin Vergi Usul Kanununda düzenlendiğini, Kanunun 114.maddesinin, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağını öngördüğünü,
Beş yıllık sürenin, aksine hüküm bulunmadıkça,Vergi Usul Kanununa giren bütün vergiler için geçerli olacağını,
Damga Vergisi kesintisi yapılmadığından bu vergilerin yukarıda belirtilen kanunlar muvacehesinde zamanaşımına uğradığını, dolayısıyla bu vergileri yatırmakla yükümlü olan yüklenicilerden tahsil etme imkanının ortadan kalktığını, vergilerin kesilmemesinde kasıt unsuru olmadığını, bu vergilerin zamanaşımına rağmen taraflarından tahsil cihetine gidilmesi halinde mağdur olacaklarını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir.
Savcılık, 832 sayılı Sayıştay Kanununun 74.maddesine göre yargılamanın iadesi zamanaşımı dolmadan çıkarılan ek ilamın, takip ve tahsilinin de İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılması gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, yasal dayanağı bulunmayan temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir, şeklinde görüş vermiştir.
Vergi Usul Kanununun 19.maddesinde vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar, şeklinde tarif edilmiştir.
Aynı Kanunun 20.maddesinde verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idari muamele olarak,
21.maddesinde tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesi,
22.maddesinde verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesi,
23.maddesinde verginin tahsili, kanuna uygun surette ödenmesi, olarak tanımlanmıştır.
24.maddesinde ise, mahiyetleri itibariyle tahakkuku tahsile bağlı vergilerde, verginin tahsili tahakkuku da içine alır, denilmiştir.
Damga vergisi de tahakkuku tahsile bağlı bir vergi olduğundan önceden bir tarhiyat yapılmasına ve tahakkuka ihtiyaç yoktur. Verginin tahsili tahakkukunu da içine almaktadır.
Vergi Usul Kanununun 113.maddesine göre zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının ortadan kalkmasını ifade etmektedir.
Vergi hukukunda tahakkuk (tarh) zamanaşımı ve tahsil zamanaşımı olmak üzere 2 çeşit zamanaşımı söz konusudur. Bunlardan tahakkuk (tarh) zamanaşımı 213 sayılı Vergi Usul Kanununda, tahsil zamanaşımı ise, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda düzenlenmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Zamanaşımı Süreleri” başlıklı 114. maddesinde;
“Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.
Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder.
Şarta bağlı istisna veya muafiyet uygulamaları sonucu kısmen veya tamamen alınmayan vergilere ilişkin zamanaşımı süresi, istisna veya muafiyet şartlarının ihlâl edildiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren başlar.
Damga vergisine tabi olup vergi ve cezası zamanaşımına uğrayan evrakın hükmünden tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra faydalanıldığı takdirde mezkur evraka ait vergi alacağı yeniden doğar.” hükmüne,
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun Tahsil zamanaşımı başlıklı 102. maddesinde de;
“Amme alacağı, vadesinin rasladığı takvimi yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.
Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıdaki hükümlere göre Damga vergisinde zamanaşımı süresi beş yıldır ve vergi alacağının doğduğu yılı izleyen takvim yılının başından başlar. Damga vergisinde vergiyi doğuran olay, vergiye tabi kağıtların düzenlenmesidir.
Ancak Vergi Usul Kanununun 114. maddesinde, damga vergisi bakımından ayrıca özel bir zamanaşımı hükmüne de yer verilmiştir. Buna göre, damga vergisine tabi olup, vergi ve cezası zamanaşımına uğrayan kağıdın hükmünden, tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra yararlanıldığı takdirde, bu kağıda ait vergi alacağı yeniden doğmakta damga vergisi, kağıdı düzenleyenlerden değil, fakat hükmünden yararlanandan alınmaktadır.
Damga Vergisi Kanununun 19.maddesinde damga vergisinin İstihkaktan Kesinti Şekliyle Ödenmesi düzenlenmiş olup maddede sayılan kuruluşlar, üçüncü şahıslara ait damga vergisini kesmek suretiyle yatırmaktadırlar.
Mükellef ve vergi sorumluluğuna ilişkin genel düzenlemeleri getiren Vergi Usul Kanununun 8.maddesi uyarınca istihkaktan kesinti yapacak kuruluşlar vergi sorumlusu sıfatını taşımakta ve verginin kesilerek yatırılmasından dolayı sorumluluk altında bulunmaktadırlar.
Diğer taraftan 832 sayılı Sayıştay Kanununun “Hükmen Onanma” başlıklı 66.maddesi;
“Saymanların hesapları Sayıştay’a noksansız verildiği tarihten itibaren iki yıl içinde yargılanamadığı takdirde hükmen onanmış sayılır.
(Ek: 7/3/1985 - 3162/5 md.) Şu kadarki, sayman hesabını oluşturan cetvellerle eki belgelerdeki maddi hata ve tutarsızlıklar nedeniyle hesabın hükme bağlanmaya elverişli görülmediğinin daire kararıyla saptanması halinde, sayman hesabının verilme tarihi, hesabın tam ve doğru olarak düzenlendikten sonra Sayıştay’a geldiği tarihtir.” ve
“Yargılamanın İadesi Sebepleri” başlıklı 74.maddesi;
“Aşağıdaki sebepler üzerine savcı, hükümlü, hükümlünün bağlı olduğu bakanlık veya daire ya da Maliye Bakanlığı tarafından yargılanmanın iadesi istenebileceği gibi Sayıştay dairelerince de doğrudan doğruya buna karar verilebilir. Yargılamanın iadesi sebepleri şunlardır:
a) Hesapta maddi hata bulunması, noksan veya mükerrerlik olması,
b) İbraz edilen belgede sahtecilik bulunup da hükme etki yapmış olması,
c) İnceleme veya yargılama sırasında görülmeyen yanlış veya usulsüz bir işlemin hükümden sonra meydana çıkmış olması,
ç) Hükme tesir edebilecek bazı belgelerin inceleme ve yargılama sırasında bulunmayıp, hükümden sonra meydana çıkması,
d) Hükme esas tutulan bir ilamın bozulma suretiyle ortadan kalkmış olması,
e) Kesin hesapların incelenmesi sonunda Genel Kurulca, bütçe tertip ve mahsubuna ilişkin daire kararlarının aksine karar verilmiş olması.
(Değişik: 7/3/1985 - 3162/7 md.) Yargılamanın iadesi isteminde bulunma süresi ilamın tebliği tarihinden itibaren beş yıldır. Bu süre, hükmen onanmış hesaplarda hesabın onandığı tarihten başlar.
Türkiye Büyük Millet Meclisinden kesin hesabın onanmış olması şahıs borçlarına etkili değildir. “ şeklindedir.
Rapor dosyası ve eki belgeler incelendiğinde, İzmit Büyükşehir Belediyesi Yuvam Konut Döner Sermaye Saymanlığının 2003 yılı hesabının 5.Dairede incelenmesi ve yargılanması sonucunda hakediş ödemelerinden damga vergisi kesilmediğinin tespit edilmesi üzerine söz konusu işlerin daha önceki yıllardan devam ettiğinin anlaşılması üzerine 1999, 2000, 2001, 2002 yılı hesaplarında da aynı konunun incelenerek ek rapor düzenlenmesi istenildiği,
Saymanlığa ait 1999 yılı hesap evraklarının 01.06.2000 tarihinde, 2001 yılı evraklarının 29.07.2002 tarihinde, 2002 yılı evraklarının 06.05.2004 tarihinde Sayıştay evrak kayıtlarına girdiği,
Sözkonusu Döner Sermaye Saymanlığının 1999, 2000, 2001 ve 2002 yılı ile ilgili olarak 5.Dairenin 06.01.2006 tarih ve 2006/4 sayılı yazısı üzerine sorgu konusu yapılarak düzenlenen ek raporların 832 sayılı Sayıştay Kanununun 74.maddesi çerçevesinde yargılandığı görülmüştür.
Yukarıya alınan kanun hükümlerine göre vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğramakla birlikte Sayıştay Kanununun belirtilen 66 ve 74.maddelerine göre, 5 yıllık yargılamanın iadesi süresi içerisinde konu ele alınmış olduğundan vergiyi kesmekle yükümlü olan kişilerin sorumluluğu ortadan kalkmamaktadır.
Bu itibarla;
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1. maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu belirtilmiş olup Kanuna ekli (1) sayılı tablonun II.2 maddesine göre, ihale kararından binde 4,5 ve I.1/a maddesine göre yüklenici ile yapılan sözleşmeden binde 7,5, IV.1/h maddesine göre de, hakediş ödemelerinden binde 7,5 oranında damga vergisinin kesilmesi gerekmektedir. Kanunun bu açık ve emredici hükmüne rağmen yükleniciye yapılan hakediş ödemelerinden damga vergisi kesilmemesi nedeniyle 1164 sayılı ek ilamla 23.714.687.368 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 08.03.2011 tarih ve 32951 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01