Sayıştay 5. Dairesi 30400 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
30400
21 Nisan 2010
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 1997
-
Daire: 5
-
Dosya No: 30400
-
Tutanak No: 31384
-
Tutanak Tarihi: 21.04.2010
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve duruşma talebinde bulunan dilekçi Yaşar YAĞCI ile Sayıştay Savcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:
2252 sayılı Ek İlamda, İstanbul Şişli Belediyesi hesabının incelenmesi ve yargılanması sonucunda düzenlenen 16.04.2004 tarih ve 1889 sayılı ilamın 5’inci maddesiyle, Hesap Özet Cetvelindeki banka cari hesabı ile banka şubelerinden alınan yıl sonu hesap bakiyelerini gösteren mutakabat yazıları arasındaki açığa ilişkin olarak mevcut bilgi ve belgelerin hüküm tesisi için yeterli görülmemesi ve bu hususta sorumluların tespiti için İçişleri Bakanlığı’na yazılması nedeniyle hüküm dışı bırakılan 442.477.079.625.- lira ile ilgili olarak, gönderilen yazılardan İstanbul Valiliği İl Mahalli İdareler Müdürlüğü’nün yazısında, Banka cari hesabındaki açıkla ilgili olarak 1997 yılında görev yapan Belediye Başkanları ile saymanların sorumlu oldukları ve haklarında ön inceleme yaptırılması gerektiği belirtilmiş, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün yazısında da 1997 yılında görev yapan Belediye Başkanları ile diğer belediye görevlileri hakkında Mülkiye Müfettişlerince düzenlenen araştırma raporunda ise, sorumlularla ilgili olarak cezai açıdan inceleme yaptırıldığı ve Türk Ceza Kanunu’nun zamanaşımı sürelerine göre yapılacak bir işlem olmadığı belirtilen yazıları üzerine dairece hüküm dışı bırakılan miktara ilişkin işlemler tamamlandığından hüküm dışı kaydının kaldırılarak; hesap özet cetvelinde yer alan banka cari hesabı yıl sonu devir bakiyesi ile banka şubelerinden alınan yıl sonu hesap bakiye toplamı arasında açıktan kaynaklanan 442.477.049.625.-liranın; Belediye Başkanları Gülay Atığ (Aslıtürk), Cüneyt Akgün, Erdinç Yaravul ile saymanlar Nalan Şahin, Hicran Güven ile Yaşar Yağcı’dan müştereken ve müteselsilen tazminen tahsiline hükmolunmuştur.
Dilekçi Ahmet Cüneyt AKGÜN adına avukatı Oktay AKMANER dilekçesinde, 1050 sayılı kanun ile 832 sayılı Sayıştay Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre idare hesabı cetvellerinin düzenlenmesi ve bu cetveller arasındaki tutarlılıklardan sadece saymanın sorumlu tutulduğunu, tahakkuk memurlarına, ita amirlerine bir sorumluluk getirilmediğini, gerek geçici nedenlerle (yıllık izin, hastalık izni, geçici görevlendirme vb.) görevlerinden ayrılan saymanların yerine geçecek diğer saymanların, gerekse görevlerinden devamlı surette (emeklilik, istifa, tayin vb.) ayrılan saymanların yerine geçecek saymanların bu sorumluluktan kurtulma şanslarının olmadığını, bunun 832 sayılı Kanunun 44. maddesi, 1050 sayılı Kanunun 19. maddesi, Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Tüzüğü'nün 44. maddesi ve Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliği'nin 199. maddesinde düzenlendiğini, adı geçen Yönetmeliğin 200. maddesinde ise, geçici ayrılmalarda devir teslim işlemlerinin olmayacağı hüküm altına alınarak; "Bu gibi ayrılmalarda, ayrılan saymanlara vekalet edecek memurlar, vekalet edecekleri süre içindeki işlemlerden sorumlu olacaklarından kayıtlara göre kasa,banka, tahvil,hisse senedi,hazine bonosu,.... mevcutlarını sayarak teslim alırlar... .Saymanın dönüşünde de aynı şekilde söz konusu değerler teslim alınır."denildiğini, saymanlar arasında bir otokontrol mekanizması oluşturulup bu mekanizma içerisinde ita amirlerine yer verilmediğini, 1050 sayılı Kanunun 13. maddesinde ve yukarıda adı geçen Tüzüğün 43. maddesinde; "Gelir ve gider tahakkuk memurları ile saymanlar düzenledikleri belgelerin doğruluğundan ve kanunlara uygunluğundan sorumludurlar. Memurların kanuna aykırılığını ileri sürüp yapılmasından sakındıkları ödemelerin yerine getirilmesi ita amirleri tarafından yazılı olarak tebliğ edilirse, sorumluluk emri veren İta amirine ait olur." denilerek ita amirleri için şartlı sorumluluk esası getirildiğini, 1050 sayılı Kanunun 82. maddesinde ikinci derece ita amirlerinin sorumluluk üstlenmesi söz konusu olduğunu, sorumluluğu üstlenen ikinci derece ita amirinin sorumluluğunun Sayıştay’ca hükme bağlanacğını, bu hususun,13. maddenin ikinci fıkrasında hükme bağlanığını, müvekkili hakkında verilen sorumluluk kararının 13. maddenin ikinci fıkrası üzerine oturtulduğunu, hâlbuki maddenin birinci fıkrasında ve 82. maddesinde belirtildiği üzere bu sorumluluğun mevcut olması için ita amiri tarafından sorumluluğun yazılı olarak üstlenilmesi gerektiğini, oysa sorgu konusu yapılan hususla ilgili olarak müvekkili tarafından verilen herhangi bir sorumluluk üstlenme yazısı mevcut olmadığını ve sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, Ek ilamda gerekçe yazılır iken, 13. maddenin ikinci fıkrasının devamına yer verilerek; "İta amirlerinin, gelir ve gider tahakkuk memurlarının ve saymanların yanlışlıklarından doğan zararı ödemeyle sorumlu tutulmaları, Sayıştayca yargılama yoluyla verilecek karara bağlıdır. Sayıştayca karar verilinceye kadar tahakkuk eden zararın güvence altına alınmasına gerek görülürse 1050 sayılı Kanunun 13. maddesindeki önlemleri almaya belediye başkanı yetkilidir." Denildiğini, ancak madde metni dikkatle incelendiğinde bu yetkinin belediye başkanına değil Maliye Bakanlığı'na verildiğini, Yine ek ilamın gerekçelerinde belediye başkanlarının sorumlu tutulmalarına gerekçe olarak bankalara verilen para aktarma talimatları gösterilmiş ise de müvekkili tarafından yapılan herhangi bir para aktarma talimatı bulunmadığını, sorumluluğa esas olan belediye başkanlığı görevinin 1997 yılı içerisinde sadece 40 gün olduğunu, Sorgu konusu yapılan hususla ilgili olarak, sorumluluğun tayini noktasında yargılama dairesince de tereddüde düşülmüş olup, bu nedenle ilgili maddenin hüküm dışı bırakıldığını, aradan geçen 4 yıllık zaman içerisinde İçişleri Bakanlığı ile çeşitli yazışmalar yapıldığını ve İstanbul Valiliği İl Mahalli İdareler Müdürlüğü'nün görüşüne dayanılarak ita amirlerinin de sorumlu olduğu sonucuna varıldığını, Ancak, sorumluluğu tayin konusunda en yetkili merciin Sayıştay olduğunu,
Müvekkilin görev yaptığı 40 günlük süre içerisinde (1997 yılı için) bu kadarlık bir banka açığının mevcudiyeti mümkün olmadığı gibi, müvekkilden önceki belediye başkanı Gülay ATIĞ (ASLITÜRK)'ın dönemini (01.04.1994-13.11.1997) incelemek üzere Belediye Meclisi kararıyla oluşturulan ve müvekkilin de üye olarak ver aldığı Araştırma Komisyonunun düzenlemiş olduğu olumsuz raporun, sorgu konusu yapılan açıkla ilgili gerçek sorumluların adresini göstereceğini, hatta o dönemin aydınlanmasında en büyük payın müvekkilinin olduğunu, zira komisyonun çalışmalarını yürüttüğü esas dönemin müvekkilinin belediye başkanlığı yaptığı dönem olduğunu, izah olunan açıklamalar muvacehesinde müvekkilinin 1997 yılı içerisinde görev yaptığı toplam 40 günlük sürenin de dikkate alınması suretiyle, mezkûr kanuni gerekçelerin de ışığı altında, tazmin hükmü verilen 442.477.049.625 TL'lik borç için müvekkili adına sorumluluğun kaldırılmasını,
Dilekçi Erdinç YARAVUL dilekçesinde, Belediye Meclisi Üyesi olduğundan 1997 yılında Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirildiğini, Belediye Başkanının raporlu, izinli veya İstanbul dışında görevli olduğu zamanlarda onun yerine baktığını, Bu görevi nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için mevzuata aykırı olarak hangi bankanın hangi işlemi için tarafından para aktarma talimatı verildiğinin açık olarak belirlenmesi gerektiğini, bu halde dahi, sadece o işlem miktarı kadar müştereken sorumlu tutulabileceğini, bu tespit yapılmadan tüm bir yılın hesaplarından sorumlu tutulmasının kanuna aykırı olduğunu, Belediye Başkanının raporlu, izinli veya İstanbul dışında görevli olduğu zamanlar dışında Başkan Vekilinin, Başkanın görevini yürütmesi kanunen mümkün olmadığını, Başkan Vekili olarak Başkanın görevine baktığı kısa sürelerde hiçbir bankaya, mevzuata aykırı para aktarma talimatı vermediğini, temyiz konusu kararda aksini ortaya koyan hiçbir belgeye yer verilmediğini, hüküm dışı bırakmanın sebebi; mutabakat yazıları arasındaki açık için yeterli bilgi ve belgenin olmaması ve de sorumluların tespit edilmemiş olması olduğuna göre; açığa ilişkin bilgi ve belgeler temin edilmeden, temin edilecek bu bilgi ve belgelere göre sorumluların kimler olduğu tespit edilmeden sadece genel mevzuat hükümlerinden söz edilerek bu hükümler gereğince sorumlular şunlardır diyerek hüküm dışı kaydın gerçek hükme dönüştürülmesine karar verilmesinde hukuka uyarlık olmadığını, somut belgelere dayanmadan adına tazmin hükmolunamayacağını belirterek ilamda belirtilen işlemlerden sorumlu olmadığına karar verilmesini;
Dilekçi Yaşar YAĞCI dilekçesinde, 16.12.2007 tarihinde Hesap İşleri Müdürlüğü’ne vekaleten atandığını, 16.02.2008 tarihinde görevinden ayrıldığını, 2007 yılında 15 günlük görevi süresince ilama konu olayın meydana gelmesine sebep olacak bir işleme imza atmadığını, göreve atanması sırasında geçici olarak sayman Nalan ŞAHİN’in yerine bakan Hicran GÜVEN’den hesabı devir alma ile ilgili olarak ekteki belge dışında herhangi bir devir işlemi yapılmadığını belirterek tazmin hükmündeki sorumluluğunun kaldırılmasını, dilekçi Hicran GÜVEN de sayman Nalan ŞAHİN’in izinli ve raporlu olduğu dönemlerde yerine baktığını, hesabı devir alma ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını, yerine vekaleten atanan Yaşar YAĞCI için ekli liste dışında bir belge düzenlemediğini belirterek adına çıkartılan tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
Sayıştay Savcılığının görüşü dilekçi iddialarının reddi ile daire kararının korunması şeklindedir.
Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri gereğince, yönetim döneminden sorumlu saymanların, banka işlemlerini takip etmek, yıl sonunda da düzenlenen yıl sonu banka banka mevcutlarını gösterir banka dekontu veya mutakabat yazıları ile banka hesabı arasında uyumu sağlamakla sorumludurlar. Belediye Başkanları Gülay ATIĞ, Cüneyt AKGÜN ve Erdinç YARAVUL’un da, mevzuat hükümlerine aykırı hareket ederek bankalara verilen talimatlarla(muhasebe kaydı bulunmamakta) para aktarmalarının sonucunda; banka hesabındaki açığın ortaya çıkmasında sorumlulukları sözkonusudur.
İlamda, 1050 sayılı kanunun ve Belediye Bütçe Muhasebe Usulü Tüzüğü ile Yönetmeliğinin ilgili hükümleri gereği yönetim dönemi hesabından sorumlu olmaları sebebiyle saymanlar; Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliğinin banka işlemlerine ilişkin hükümlerine aykırı hareket ederek bankalara verilen talimatlarla para aktarmalarının sonucunda banka açığı ile ilişkilendirilecek Belediye zararının ortaya çıkması nedeniyle bu hususta talimat vermeleri nedeniyle Belediye Başkanları; hesap özet cetvelinde yer alan banka cari hesabı yıl sonu devir bakiyesi ile banka şubelerinden alınan yıl sonu hesap bakiye toplamı arasında açığın tamamından; müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır. Mevzuata uygun olmayan para aktarmalarına ilişkin talimatlar dikkate alınarak, hangi Belediye Başkanının talimatıyla hangi sayman döneminde ne kadar aktarma yapıldığının araştırılması ve bu araştırmalar yapıldıktan sonra kusuru bulunanların sorumlu tutulmalarının sağlanması için 2252 sayılı ilamda 442.477.079.625.- liraya ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün bozularak yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın ilgili Daireye tevdiine
Karar verildiği 21.04.2010 tarih ve 31384 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:53