Sayıştay 5. Dairesi 263 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

263

Karar Tarihi

13 Temmuz 2017

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 5

  • Karar Tarihi: 13.07.2017

  • Karar No: 263

  • İlam No: 309

  • Madde No: 3

  • Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Hesap Yılı: 2014

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Sosyal Denge Tazminatı

……. tarih ve ……. sayılı İlamın …ncı maddesinde, Belediye ile …….Sen arasında imzalanan Sözleşme ile Belediyede çalışan memur ve sözleşmeli personele verilen sosyal denge tazminatının ilgili mevzuatının öngördüğü sınırlamalara uygun olarak düzenlenmesi gerekirken söz konusu sınırlamalara uyulmadığı gibi başka yeni mali ve sosyal haklar getirecek şekilde düzenlenmesi, dolayısıyla Belediyede çalışan söz konusu personel için öngörülen üst sınırın üstünde sosyal denge tazminatı ödemesi ile ilgili olarak; kamu zararı hesaplanırken ödenen net tutarlar yerine brüt tutarlar esas alınarak hesaplanması ve tavan tutarın üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesini öngören yeni Toplu İş Sözleşmesini Belediye adına imzalayan kişilerin de savunması alınarak ek rapor düzenlenmesine değin konu hüküm dışı bırakılmıştı.

Daha sonra bahsedilen hususa ilişkin alınan savunmalar sonucunda ……. tarihinde ek rapor düzenlendiği görüldüğünden 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 50nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uyarınca konunun görüşülmesinin devamına karar verildi.

Belediye ile …….Sen arasında imzalanan Sözleşme ile Belediyede çalışan memur ve sözleşmeli personele verilen sosyal denge tazminatının ilgili mevzuatının öngördüğü sınırlamalara uygun olarak düzenlenmesi gerekirken söz konusu sınırlamalara uyulmadığı gibi başka yeni mali ve sosyal haklar (yılbaşı yardımı) getirecek şekilde düzenlenmesi, dolayısıyla Belediyede çalışan söz konusu personel için öngörülen üst sınırın üstünde sosyal denge tazminatı ödemesi sonucu … TL kamu zararına sebebiyet verilmesi ile ilgili olarak yapılan incelemede;

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Toplu İş Sözleşmesi ve Sözleşme Hakkı” başlıklı 53 üncü maddesinde; “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler. Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.” Denilmektedir.

Bu doğrultuda, 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15inci maddesinde;

“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir”

4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32nci maddesinde; “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir…”

Aynı kanunun Geçici 14üncü maddesinde; “15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz” hükümleri yer almaktadır.

Söz konusu Geçici 14 üncü maddenin son bölümünde yer alan düzenleme ile idarelere, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmede, yeni yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, daha önceki sözleşmeler ile sağlanan aylık ödemenin altında kaldığı durumlarda, 31.12.2015 tarihine kadar idarelerin uygulayacakları sözleşmelerde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen ortalama aylık tutarın tavan aylık olarak esas alınabileceği yetkisi verilmiştir. Daha sonra yapılan sözleşmedeki tavan tutar; önceki sözleşmede öngörülen ortalama kazançtan daha düşük ise, bu durumda idarelere, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen, ortalama aylık tutarı tavan olarak esas alabilme yetkisi verilmektedir. Bununla birlikte, verilen bu yetki, hiçbir zaman bir önceki sözleşmede, toplu sözleşme ile belirlenen tutarın üstünde bir tutar belirlenmişse, yeni imzalanacak sözleşme ile önceki sözleşmedeki tutarın artırılması anlamına gelmemektedir. Başka bir deyişle, 31.12.2015 tarihine kadarki dönemde, yenilenen sözleşme ile unvanlar itibariyle ilgili personele ödenen meblağ, toplu sözleşme ile belirlenen tavan tutardan yüksek ise, yüksek olan bu tutarların da artırılması mümkün değildir. Diğer taraftan aynı dönemde, bir önceki sözleşmede unvanlar itibariyle öngörülen sosyal denge tazminatı tutarı, yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutardan düşük ise, bu defa yeni yapılacak sözleşmede öngörülebilecek en yüksek tutar, toplu sözleşmede belirlenen tavan tutar kadar olacaktır.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, Yerel Yönetimlerin 11.04.2012 tarihi itibariyle yürürlükte olan sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşmeleri, 31.12.2015 tarihinden önce sona ermekte ise ve söz konusu sözleşmelerdeki aylık ortalama sosyal denge tazminatı ödemeleri, toplu sözleşmede belirtilen tazminat tavanından yüksek ise bu tarihten önce sözleşmenin feshedilmesi veya yenilenmesi halinde, önceki sözleşmedeki ödemelere devam edilebilecektir. Bununla birlikte, 31.12.2015 tarihinden önce sona eren veya karşılıklı olarak feshedilen sözleşmelerin yenilenmesi halinde, yeni sözleşmede (önceki sözleşmede, toplu sözleşme tavanından daha yüksek ödemeler öngörüldüğü halde) bir önceki sözleşmedeki aylık ortalama ödemelerin (yeni hükümler ihdas edilmek suretiyle) artırılması mümkün değildir.

Belediye ile sendika arasında …..2011 tarihinde imzalanan sözleşmenin sona erme tarihi …..2014’tür. Söz konusu sözleşmede öngörülen ödemelerin aylık ortalaması, toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın üzerinde olsa bile, sözleşmede öngörülen ödemeler 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesi gereği geçerliliğini korumaktadır. Aynı madde gereğince, Belediyenin sendika ile imzaladığı ve …..2014 tarihinden itibaren geçerli olan sözleşmede öngörülen aylık ortalama ödemeler (önceki sözleşmedeki aylık ortalama ödemeler toplamı, toplu sözleşme tavanından yüksek olduğundan) en fazla bir önceki sözleşmede öngörülen ortalama ödemeler kadar olabilir. Ancak, yeni imzalanan sözleşmede, yeni ödeme kalemleri ihdas edilmiş ve bir önceki sözleşmedeki ödeme kalemleri artırılmıştır. Şöyle ki;

…….Belediyesi ile …….Sen arasında …...2011 ile …...2014 dönemi için geçerli olmak üzere …...2011 tarihinde imzalanmış olan Toplu İş Sözleşmesinin, “Mali ve Sosyal Haklar” ı düzenleyen ….. bölümünde yer alan …, …, …, …, … ve … uncu maddelerin de; memurlara verilen mali ve sosyal nitelikteki nakdi yardımlar aşağıda gösterildiği şekilde sıralanmıştır;

“1-…….Sen üyesi çalışanlara (dayanışma aidatı ödeyenler dahil) her ay net ...TL; fiilen görev yapan birim müdürlerine ise net …TL ödenir.

  1. Hafta sonu ve resmi tatili günlerinde veya çalışma saatleri dışında çalıştırılan personele saat başı net … TL, mesai ücreti ödenir. (Zabıta personeli bunun dışında)

  2. İhale Komisyonu ve Encümende görev yapan personele aylık net … TL ücret ödenir.

  3. Memurlar arasından atanan Başkan Yardımcılarının maaşı, meclis üyeleri arasından atanan Başkan Yardımcılarının aldığı maaşa eşitlenecek şekilde düzenlenir.

  4. İşveren, çalışanlara evlenmeleri halinde net … TL. evlenme yardımı yapar.

  5. İşveren, çalışanların doğan çocukları için net …TL. doğum yardımı yapar.

  6. Çalışanın vefatı halinde yasal mirasçılarına net … TL.; vefatın görev esnasında

kaza sonucu meydana gelmesi halinde ise yasal mirasçılarına net … TL

  1. Eş ve çocuklarının ölümü halinde net … TL. ölüm yardımı yapar.

  2. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde kadın çalışanlara net … TL. İkramiye ödenir.

10-Sözleşmenin ikinci, üçüncü yılında ve kalan altı aylık süre için tüm iyileştirme ve sosyal haklara her sene için net % … oranında zam yapılır.”

Yine …….Belediyesi ile …….Sen arasında …...2014-…...2015 dönemi için geçerli olmak üzere …..2014 tarihinde imzalanmış olan Toplu İş Sözleşmesinin, “Sosyal Haklar’ ı düzenleyen … inci bölümünde yer alan .., ..., ..., … ve … inci maddeleri ile “Mali Haklar” ı düzenleyen … bölümünde yer alan “İyileştirme Zammı” başlıklı … inci maddesinde; memurlara verilen mali ve sosyal nitelikteki nakdi yardımlar ise aşağıda gösterildiği şekilde sıralanmıştır;

“1-İşveren çalışanlara günlük … TL yemek yardımı yapar.

  1. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde kadın çalışanlar ücretli izinli sayılır ve net … TL ödenir.

  2. İşveren çalışanlara evlenmeleri halinde … TL yardım yapar

  3. İşveren çalışanların her bir doğan çocuğu için … TL yardım yapar.

  4. İşveren çalışanların vefatı halinde Net … TL, vefatın görev esnasında kaza sonucu meydana gelmesi halinde Net … TL ölüm yardımı yapar.

  5. İşveren çalışanların birinci derecede yakınlarının (anne, baba, eş, çocuk) ölümü halinde … TL ölüm yardımı yapar.

İş bu toplu sözleşmenin birinci bölümünde belirtilen hukuksal dayanaklar çerçevesinde …….Sen üyesi çalışanlara, iyileştirme zammı olarak, halen almakta oldukları aylıklarına ilaveten her ayın maaş günü;

  1. İç Denetçiler, Müfettişler ve Müdürler ile Vekaleten Müdürlük görevi yapanlara …TL ödenir.

  2. Tüm Memurlara ve sözleşmeli memurlara … TL.ödenir.

  3. Memurlar arasından atanan Başkan Yardımcılarının maaşı; Meclis üyeleri arasından atanan Başkan Yardımcılarının aldığı maaşa eşitlendikten sonra, … TL ödenir.

10-Fazla çalışma yaptırılmaması esastır. Ancak; kamu hizmetlerinin zorunlu kıldığı hallerde personelin rızası alınarak Belediye Başkanının onayı ile ayda 64 saati geçmemek suretiyle fazla çalışma yaptırılabilir. Fazla çalışma yaptırılan personele saat başı net … TL ödenir.

11-İşçi sınıfının Uluslararası Birlik ve Dayanışma günü olan 1 Mayıs ta … TL ödenir.

12-Kurban bayramında Net …TL ödenir.

13-Ramazan bayramında Net … TL ödenir.

14-Her yıl Ekim ayının ilk haftasında yakacak yardımı olarak Net … TL ödenir

15-Her yıl Eylül ayının ilk haftası öğrenim yardımı olarak, çalışanın çocuğunun öğrenenim belgesinin ibrazı ile toplamda Net … TL ödenir.

16-Aralık ayının 25. de yılbaşı ikramiyesi olarak net … TL ödenir.

17-Kıymet Taktir Komisyonu, İhale Komisyonu ve Encümende görev yapanlara aylık net …TL ödenir. Bu komisyonlardan herhangi birinde görev alanlar, başka bir komisyonda görev alsalar dahi, toplamda bir komisyon ücreti ödenir.”

Yukarıda görüleceği üzere, yeni Toplu İş Sözleşmesi ile öngörülen ve sosyal denge tazminatı ödemesi niteliğinde olan nakdi ödemelerin, eski Toplu İş Sözleşmesinde öngörülen nakdi ödemelerin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bir önceki Toplu İş Sözleşmesi ile verilmeyen nakdi nitelikteki mali ve sosyal hakların bazıları ilave olarak yeni Toplu İş Sözleşmesi ile verilmiştir. Ancak, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun geçici 14 üncü maddesi hükmünde bahsi geçen, bir önceki toplu sözleşme ile verilen ortalama tutarları dikkate almak ve bu tutarlara göre bir tavan ücret belirlenmek yerine, yeni mali ve sosyal niteliğindeki hakların tamamı ödenmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu Zararı” başlıklı 71inci maddesinde; “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır” hükümlerine yer verilmiştir.

İdare ile Sendika arasında imza edilen ve mevzuata aykırı hükümler ihtiva eden Sözleşme doğrultusunda, memurlara yapılan ödemeler, yukarıda belirtilen maddenin (g) bendinde hüküm altına alınan mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması kapsamında kamu zararını ifade etmektedir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Üst Yöneticiler” başlıklı 11 nci maddesinde;

“Bakanlıklarda müsteşar, diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. (Mülga ikinci cümle: 3/10/2016-KHK-676/69 md.)

Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.

Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmekte olup, aynı Kanunun 8inci maddesinde;

“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” Denilmektedir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;

“…

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm doğrultusunda, Harcama Yetkililerinin ödemeler ile ilgili bütçe, ödenek, harcama talimatının düzenlenmesi ve sair usule ilişkin hususlar doğru olsa bile harcama talimatının mevzuata uygun olmasını temin etme zorunluluğu ve sorumluluğu bulunmaktadır. Ayrıca, İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Ön Mali Kontrolün Kapsamı” başlıklı 10 uncu maddesinde;

“Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.

Ön malî kontrol, harcama birimleri tarafından yapılan kontroller ile malî hizmetler birimi tarafından yapılan kontrollerden oluşur. Malî hizmetler birimi tarafından yapılacak ön malî kontrol, Usul ve Esaslarda belirtilen kontroller ile idarelerce yapılacak düzenlemeler çerçevesinde bu birim tarafından yapılması öngörülen kontrollerden meydana gelir.

Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemler, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer malî mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edilir. Malî karar ve işlemler harcama birimleri tarafından kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması açısından da kontrol edilir” hükümleri yer almaktadır. Söz konusu Yönetmeliğin üçüncü fıkrasında yer alan mali karar ve işlemlerin merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönünden kontrolü, harcama birimlerine verilen bir sorumluluktur ve bu sorumluluk harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin üzerindedir.

Aynı Yönetmeliğin “Ön Mali Kontrolün Niteliği” başlıklı 11 inci maddesinde;

“…

Malî karar ve işlemlerin ön malî kontrole tâbi tutulması ve ön malî kontrol sonucunda uygun görüş verilmiş olması, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz” hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu hüküm 5018 sayılı Kanun ve İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Harcama Yetkililerine verilen sorumluluğu pekiştiren bir düzenlemedir.

Netice itibariyle Harcama Yetkililerinin, mevzuata aykırı olarak imza edilen sözleşmenin uygulanmasına ilişkin harcama talimatı ile ilgili sorumluluğu mevcuttur.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Sayıştay” başlıklı 160’ıncı maddesinde;

“Sayıştay, merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştay’ın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idarî yargı yoluna başvurulamaz.

Vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.

Mahallî idarelerin hesap ve işlemlerinin denetimi ve kesin hükme bağlanması Sayıştay tarafından yapılır.

…” hükümleri yer almaktadır.

6085 sayılı Sayıştay Kanununun 5 inci maddesinde ise Sayıştay’ın Görevleri;

“a) Kamu idarelerinin mali faaliyet, karar ve işlemlerini hesap verme sorumluluğu çerçevesinde denetler ve sonuçları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisine doğru, yeterli, zamanlı bilgi ve raporlar sunar.

b) Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin; gelir, gider ve mallarına ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığını denetler, sorumluların hesap ve işlemlerinden kamu zararına yol açan hususları kesin hükme bağlar.

c) Genel uygunluk bildirimini Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.

ç) Kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapar”

Olarak sayılmıştır. Gerek Anayasamız gerekse Sayıştay Kanunu kapsamında, Sayıştay yargısının, idari yargılamaya ilişkin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2575 sayılı Danıştay Kanunu ve 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Danıştay’ın ve İdare Mahkemelerinin münferit olaylarda verdikleri kararlar, o uyuşmazlıklara münhasır olup, bu kararların Sayıştay Denetimi ve Sayıştay Yargısı açısından herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Anayasamızın amir hükmü gereği Sayıştay yargısında Danıştay kararlarının esas alınma zorunluluğu yalnızca vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkındaki kararlar ile ilgilidir. Kaldı ki yine Anayasamızda Sayıştay’ın kesinleşmiş kararları hakkında idari yargı yoluna başvurulamayacağına hükmedilmiştir.

Ayrıca Danıştay’ın muhtelif kararları uyarınca, idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı ve hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde (60 gün) olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra hatalı ödemenin istirdat edilemeyeceği iddia edilmekte ise de söz konusu kararlar idarenin memura yaptığı fazla ödemeyi, fazla ödeme yapılan memurdan geri alıp alamayacağı ile ilgili olup Sayıştay denetim ve yargılamasının muhatabı ahizler (fazla ödeme yapılan kişiler) değil sorumlular (fazla ödemeye sebep olanlar) olduğundan kesinleşen tazmin hükümlerinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre öncelikle sorumlulardan tahsil edilmesi gerekmekte olup kamu zararını kuruma ödeyen sorumluların daha sonra ahizlere rücu etmesi mümkündür.

Sorumlular tarafından yapılan savunmalarda özetle; Belediyedeki kamu görevlilerinin toplu sözleşme yapabileceği ve bu toplu sözleşmede Belediye çalışanı kamu görevlilerine (memurlar ve sözleşmeli personel) yapılması öngörülen mali ve sosyal hak niteliğindeki nakdi ödemelerin yasal olduğu, dolayısıyla, kamu zararı oluşmadığı ve mevzuata uygun davranıldığı ifade edilmiş ise de; yukarda tapılan açıklamalar karşısında savunmalarda belirtilen iddiaları kabul etme imkanı bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, Belediye ile …….Sen arasında imzalanan Sözleşme ile Belediyede çalışan memur ve sözleşmeli personele verilen sosyal denge tazminatının ilgili mevzuatının öngördüğü sınırlamalara uygun olarak düzenlenmesi gerekirken söz konusu sınırlamalara uyulmadığı gibi başka yeni mali ve sosyal haklar (yılbaşı yardımı) getirecek şekilde düzenlenmesi, dolayısıyla Belediyede çalışan söz konusu personel için öngörülen üst sınırın üstünde sosyal denge tazminatı ödemesi ile ilgili olarak;

6085 sayılı Sayıştay Kanununun 50nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uyarınca … sayılı İlamın …ncı maddesine ilişkin hüküm dışı kaydının kaldırılmasına,

Oluşan ……. TL kamu zararının;

… TL’sinin, Gerçekleştirme Görevlisi …….., Harcama Yetkilisi ……., Belediye Adına Sözleşmeyi İmzalayanlar (Belediye Başkanı) ……., (……. Müdürü) ……., (Başkan Yardımcısı) ……. ve (……. Müdürü) …….’den,

… TL’sinin, Gerçekleştirme Görevlisi ……., Harcama Yetkilisi ……., Belediye Adına Sözleşmeyi İmzalayanlar (Belediye Başkanı) ……., (……. Müdürü) ……., (Başkan Yardımcısı) ……. ve (……. Müdürü) …….’den,

…,

Müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle ödettirilmesine,

Sendika temsilcileri; ……., ……., …….’ün konu ile ilgili olarak bir sorumluluğu bulunmadığından sorumlular arasından çıkarılmasına,

İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim