Sayıştay 5. Dairesi 255 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
255
6 Temmuz 2017
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 5
-
Karar Tarihi: 06.07.2017
-
Karar No: 255
-
İlam No: 301
-
Madde No: 21
-
Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Hesap Yılı: 2014
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Sosyal denge tazminatı
...... tarih ve.........sayılı ilamın 21 inci maddesi ile;
Belediyede çalışan memur ve sözleşmeli personele, süre ve mali açıdan mevzuatın gerektirdiği koşulların var olmamasına rağmen 10.01.2014 tarihinde imzalanan toplu sözleşmeye dayanılarak sosyal denge tazminatı ve bayram ikramiyesi ödenmesi neticesinde oluşan ......TL tutarında kamu zararının, (Belediye Başkanı)......., Harcama Yetkilisi (Destek Hizmetleri Müdür V.)….. , ile Gerçekleştirme Görevlileri (Memur) …….., Memur) …….., (Memur) …….., ve (Memur) ……..’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine karar verilmişti.
Bu defa, sorumluların ....... sayılı ilamın 21. maddesinde yer alan tazmin hükmü ile ilgili temyiz talebinde bulunmaları sonucunda, Sayıştay Temyiz Kurulunun;
“30.03.2014 tarihinde mahalli idareler seçimi yapılması hususu açık olmasına rağmen 2014 yılının bütününü içerir toplu iş sözleşmesini imzalayan .....Belediye Başkanı ......’in 30.03.2014 tarihine kadar devam eden görevi süresince ortaya çıkan kamu zararından tek başına sorumlu tutulması gerekliliği,
Ancak adı geçen ilgilinin belediye başkanlığı görevinin sona erdiği 30.03.2014 tarihinden sonra yapılan ödemelerden sorumlu tutulması mümkün olmadığı,
Ayrıca harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan görevlilerin 30.03.2014 tarihinde mahalli idareler seçimi yapılacağını bilmelerine rağmen, 10.01.2014 tarihli sözleşmeye dayanarak 30.03.2014 tarihinden sonra belediye memur ve sözleşmeli personeline sosyal denge tazminatı ödemesine devam ettikleri görülmüştür. Bu nedenle 30.03.2014 tarihinden sonra yapılan ödemelerden harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu tutulmaları gerektiği,
Bu itibarla, yapılan ödemelerin mevzuata aykırı olduğu, ancak ilgilinin sorumluluğa ilişkin itirazının kısmen yerinde olduğu gerekçesiyle.......sayılı 21. maddesindeki tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK, yukarıdaki hususlar göz önüne alınmak suretiyle yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE”
Yönündeki .....tarih ve ....tutanak sayılı kararı ile, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca verilen bozma kararı gereğince ek rapor düzenlenerek Dairemize havale edilmiştir.
Bu itibarla, Temyiz Kurulunun bozma kararı üzerine .....sayılı ilamın 21 inci maddesinin, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin (7) nci fıkrası hükmü gereğince yeniden görüşülmesine karar verildi.
375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15. maddesinde “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir” denilmektedir.
4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32. maddesinde “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir…
Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.
İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır” hükümlerine yer verilmiştir.
Mezkur kanun hükümleri çerçevesinde, Belediye ile Sendika arasında imzalanan, sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşmenin imzalanabilmesi için; Belediye Başkanının teklifi üzerine Belediye Meclisince karar alınması, sözleşme süresinin hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçmemesi, Belediyenin vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşmaması şartlarının tümünün var olması gerekmektedir.
Belediye ile sendika arasında imzalanan 10.01.2014 tarihli sözleşmenin geçerlilik süresi 01.01.2014 ile 31.12.2014 tarihleri arası olarak belirlenmiştir. Sözleşmeye dayanak teşkil eden Belediye Meclisi karar tarihinin 07.06.2011 olduğu anlaşılmıştır; ancak 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde, sözleşme imzalanabilmesi için Belediye Meclisince karar alınması şartına ilişkin hüküm 04.04.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir; dolayısıyla bu tarihten önce alınmış Belediye Meclisi kararı, sözleşme imzalanmasına dayanak teşkil edemeyecektir. Diğer taraftan, geçerlilik süresi itibariyle mahalli idareler genel seçimi tarihi olan 30.03.2014 tarihinden sonrasına da sirayet eden sözleşmenin, Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 32 nci maddesinde belirtilen süre şartına da aykırılık taşıdığı anlaşılmıştır. Yine anılan madde hükmüne göre Belediyenin vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirinin yüzde onunu aşması halinde, bu madde kapsamında sözleşme yapması mümkün bulunmamaktadır. Belediyenin mali açıdan da Kanunun 32 nci maddesinde ifade edilen şartları taşımadığı; diğer bir ifadeyle vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aştığı tespit edilmiştir. Bu değerlendirmelerden hareketle, Belediye ile Sendika arasında imzalanan söz konusu sözleşmenin, mevzuata aykırı nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
....... Belediyesi ile Sendika arasında imzalanan sözleşme, Kanunun sözleşmenin yapılabilmesi için öngördüğü gerekli şartlar yok iken ve yine Kanunun öngördüğü süre sınırına uyulmaksızın Belediye Başkanı tarafından imzalanmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunun “Belediye Başkanı” başlıklı 37 nci maddesinde; Belediye Başkanının belediye idaresinin başı ve Belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu ifade edilmiştir. Kanunun, sözleşme süresinin hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemeyeceğini belirtmesine rağmen, Belediye Kanunu uyarınca Belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olan Belediye Başkanı, imzaladığı sözleşme ile Belediyeyi yükümlülük altına sokmuştur. Belediye Başkanının imzaladığı sözleşme, temsilcisi olduğu idare için bağlayıcılık taşımakta olup, kendisinin 30.03.2014 tarihinde görevinden ayrılması, Belediye açısından bağlayıcılık taşıyan toplu sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi anlamına gelmemektedir. Bahsedilen nedenlerle, 30.03.2014 tarihinden sonraki ödemelerde de Belediye Başkanı ........’in sorumluluğu bulunmaktadır. Kaldı ki Sözleşmenin geçerlilik süresi, Belediye Başkanının görev süresi ile sınırlı olmayıp, 01.01.2014 – 31.12.2014 tarihlerini kapsayacak şekilde akdedilmiştir. Dolayısıyla, Belediye Başkanının yalnızca görev süresi içinde yapılan ödemelerden değil, mahalli idareler seçim tarihinden sonrasını kapsayacak şekilde Belediyeyi yükümlülük sokmuş olması sebebiyle, 2014 yılının tamamındaki ödemelerden sorumlu olması gerekmektedir.
Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin, sözleşmeden doğan kamu zararından dolayı sorumlulukları ile ilgili olarak; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde, “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur” denilmekle birlikte, “Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 ncü maddesinde “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler” hükümlerine yer verilmiştir.
Bu doğrultuda, 31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete yayınlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Ön Mali Kontrolün Kapsamı” başlıklı 10 uncu maddesinde;
“Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.
Ön malî kontrol, harcama birimleri tarafından yapılan kontroller ile malî hizmetler birimi tarafından yapılan kontrollerden oluşur. Malî hizmetler birimi tarafından yapılacak ön malî kontrol, Usul ve Esaslarda belirtilen kontroller ile idarelerce yapılacak düzenlemeler çerçevesinde bu birim tarafından yapılması öngörülen kontrollerden meydana gelir.
Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemler, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer malî mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edilir. Malî karar ve işlemler harcama birimleri tarafından kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması açısından da kontrol edilir” hükümleri yer almaktadır. Söz konusu yönetmeliğin üçüncü fıkrasında yer alan mali karar ve işlemlerin merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönünden kontrolü, harcama birimlerine verilen bir sorumluluktur ve bu sorumluluk harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin üzerindedir.
Aynı Yönetmeliğin “Ön Mali Kontrolün Niteliği” başlıklı 11 inci maddesinde; “…
Malî karar ve işlemlerin ön malî kontrole tâbi tutulması ve ön malî kontrol sonucunda uygun görüş verilmiş olması, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz” hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu hüküm 5018 sayılı Kanun ve İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Harcama Yetkililerine verilen sorumluluğu pekiştiren bir düzenlemedir.
5018 sayılı Kanun ve yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Dolayısıyla, Belediye ile Sendika arasında imzalanan ve hukuka aykırı nitelik taşıyan sözleşme hükümlerini yerine getiren harcamalar ile ilgili harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin (8) inci fıkrası uyarınca ilk daire kararında ısrar edilerek, Belediyede çalışan memur ve sözleşmeli personele, süre ve mali açıdan mevzuatın gerektirdiği koşulların var olmamasına rağmen 10.01.2014 tarihinde imzalanan toplu sözleşmeye dayanılarak sosyal denge tazminatı ve bayram ikramiyesi ödenmesi neticesinde oluşan......TL kamu zararının;
.......TL'sinin Belediye Başkanı ....., Harcama Yetkilisi ......ve Gerçekleştirme Görevlisi ..........'a,
.......TL'sinin Belediye Başkanı ....., Harcama Yetkilisi ......ve Gerçekleştirme Görevlisi ..........'a,
....Müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle ödettirilmesine, anılan Kanunun 55 inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.
Azınlık Görüşü:
Üye ..........’ın karşı oy gerekçesi:
“Gerekli yasal koşullar bulunmadığı halde sosyal denge sözleşmesi imzalanması ve bu sözleşmeye dayalı ödemeler yapılması kamu zararı olarak değerlendirilmiş ve bu kamu zararının sözleşmeyi imzalayan Üst Yönetici (Belediye Başkanı), Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisine müşterek ve müteselsil ödettirilmesi talep edilmiştir.
Yargılamaya Esas Rapora verdiğimiz üye düşüncesinde;
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 32. maddesinde;
Belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince karar verilmesi halinde, belediyelerde belediye başkanının sözleşme yapabileceği, yapılacak sözleşme süresinin hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemeyeceği, ayrıca ilgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu aşması halinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamayacağı, sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda sözleşmenin kendiliğinden hükümsüz kalacağı, düzenlenmiş bulunmaktadır.
Söz konusu düzenlemeye göre, belediye başkanına tanınan sözleşme yapma yetkisi süre olarak, hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçmeyecektir. Belediye başkanının bu düzenlemeye aykırı olarak, 10.01.2014 tarihinde, izleyen mahalli idareler seçim tarihi 30.03.2014 olmasına rağmen, bu tarihten sonraki dönemleri de kapsayacak şekilde, 31.12.2014 tarihine kadar süreli bir sözleşme imzalanması mevzuata aykırıdır.
Ayrıca, ilgili belediyenin vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi borç toplamı, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aştığından, bu madde kapsamında sözleşme yapılması bu nedenle de hukuken mümkün değildir. Dolayısıyla belediye başkanı tarafından sözleşme yapma koşulları mevcut bulunmadığı halde sözleşme imzalanmıştır.
Açıklanan gerekçelerle, bu sözleşmeye dayalı ödemeler dolayısıyla meydana gelen kamu zararından mevzuata aykırı sözleşmeyi imzalayan belediye başkanı tek başına sorumludur.
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlileri, belediye başkanı tarafından imzalanan, kendilerinin bu süreçlerde dahli bulunmayan bir sözleşmenin gereğini yerine getirmişlerdir. Sözleşmede öngörülenler dışında bir ödemede de bulunmamışlardır. Söz konusu kişilerin bu sözleşmeyi uygulamama gibi bir seçenekleri bulunmamaktadır. Kamu zararı bu görevlilerce imzalanan ödeme emrinden değil yukarıda da açıklandığı üzere sözleşmeden kaynaklanmıştır. Dolayısıyla bu görevlilere bir kusur atfetmek mümkün olamadığından bunlar hakkında tazmin kararı verilmesi yasal olarak mümkün değildir” şeklinde görüş belirtilmişti.
Konu ile ilgili; ....tarih ve .... Tutanak Numaralı Temyiz Kurulu Kararında;
“30.03.2014 tarihinde mahalli idareler seçimi yapılması hususu açık olmasına rağmen 2014 yılının bütününü içerir toplu iş sözleşmesini imzalayan ......... Belediye Başkanı .......’in 30.03.2014 tarihine kadar devam eden görevi süresince ortaya çıkan kamu zararından tek başına sorumlu tutulması gerekliliği açıktır. Ancak adı geçen ilgilinin belediye başkanlığı görevinin sona erdiği 30.03.2014 tarihinden sonra yapılan ödemelerden sorumlu tutulması mümkün değildir.
Geçerli bir şekilde doğabilmesi 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde sayılmış olan kriterlere bağlanan, ancak söz konusu kriterleri karşılamayan, dolayısıyla imzalandığı andan itibaren batıl ve geçersizliği ileriye etkili olan 2014 yılı Toplu İş Sözleşmesinde sosyal denge tazminatının ödenmesi hususunda hukuki imkansızlık bulunmasına rağmen, söz konusu ödemelere ilişkin olarak harcama yetkililerince verilen harcama talimatlarının, imzalandığı tarihten itibaren geçerli sonuç doğurması mümkün olmayan sözleşmeye ilişkin olduğu, dolayısıyla yapılan ödemelerin kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olması görevinin harcama yetkililerince tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirilmediği, ayrıca harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan görevlilerin 30.03.2014 tarihinde mahalli idareler seçimi yapılacağını bilmelerine rağmen, 10.01.2014 tarihli sözleşmeye dayanarak 30.03.2014 tarihinden sonra belediye memur ve sözleşmeli personeline sosyal denge tazminatı ödemesine devam ettikleri görülmüştür. Bu nedenle 30.03.2014 tarihinden sonra yapılan ödemelerden harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu tutulmaları gerektiği” gerekçesi ile ilam hükmü bozulmuştur.
Ancak 30.03.2014 tarihinden sonrası için Belediye Başkanının yasal olarak sözleşme yetkisi bulunmasa da, ortada Belediye Başkanı tarafından imzalanmış bir sözleşme vardır ve bu sözleşme hukuken, askıda geçerli bir sözleşmedir. Yani iptal edilmedikçe uygulanması gereken bir sözleşmedir. Dolayısıyla, geçerli bir sözleşmenin hükümlerini icra etmek zorunda bulunan, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerine, bu sözleşmeleri uygulamaları nedeniyle sorumluluk yüklenemez.
Ayrıca; kamu zararının tanımlandığı, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71. maddesinde, kamu görevlilerinin mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemleri neticesinde oluşan kamu zararından sorumlu tutulmaları için, görevde olmaları şeklinde bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu şu anlama gelmez; mevzuata aykırı eylem ve işlem yapan ve görevden ayrılan kamu görevlileri ila nihaye bu işlemlerinden sorumlu olurlar. Böyle durumlarda, idari işlem/karar/eylemin özelliğine göre, görevi sona eren kamu görevlisinin yerine gelen kamu görevlisinin, aynı durumla ilgili benzer ya da farklı bir işlem yapma zorunluluğunun olup olmadığı, mevzuata aykırı işlemin geçerlilik süresi gibi sebepler göz önünde bulundurulmak suretiyle, görevde bulunmayan/görevi sona eren kamu görevlilerine de sorumluluk yüklenebilir. Aksi taktirde, mevzuata aykırı işlem ve eylem yapan kamu görevlilerinin, bu işlem ve eylemlerinden, bu işlem ve eylemle hiçbir bağı bulunmayan, diğer kamu görevlilerinin sorumlu tutulmasına sebep olur ki bu nevi bir uygulama kusura dayalı sorumluluğu esas alan, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine aykırıdır. Temyiz Kurulunun kararı da tam bu sonucu doğurmakta, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, kamu zararının doğmasına sebep olan sözleşmenin imzalanmasında hiçbir katkısı olmayan, kamu görevlilerinin sorumlu olmalarına sebep olmaktadır. Dolayısıyla, kamu zararı sözleşmenin imzalanmasından doğduğundan, mevzuata aykırı harcama talimatı veren/sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkanının, bu sözleşmeye dayalı ödemelerden tek başına sorumlu olması gerekir”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:06