Sayıştay 4. Dairesi 49595 Kararı - Genel Bütçe Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4
Sayıştay Kararı
49595
30 Kasım 2022
Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler
-
Yılı: 2014
-
Daire: 4
-
Dosya No: 49595
-
Tutanak No: 52506
-
Tutanak Tarihi: 30.11.2022
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Temyiz dilekçeleri ve eklerinde yer alan belgeler incelendiğinde, 652 sayılı KHK’nin Geçici 3’üncü maddesi hükmü gereğince ihdas edilen ve KHK’ye ekli (3) sayılı listede yer alan 74 adet “İl Müdürü” kadrosunun taşra teşkilatında “Ankara" biriminde (ilinde) yer aldığı; yine, 652 sayılı KHK’ye 6528 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 10’uncu madde hükmü ile ihdas edilen ve Kanun’a ekli (3) sayılı listede yer alan 37 adet ”İl Müdürü” kadrosunun taşra teşkilatında “Ankara” biriminde (ilinde) yer aldığı; dolayısıyla, bahsi geçen kadrolara atananların görev yerlerinin Ankara ili olduğu; yani, görevlendirmelerin sadece Ankara iline yapıldığı, bunun bilinçli bir düzenleme olduğu;
Diğer yandan, mezkûr görevlendirmelerin kurum içi geçici görevlendirme mahiyetinde olduğu; ilgililerin atandıkları görev yerinin “Ankara Büyükşehir/İl ... Müdürlüğü” olarak, görevlerinin de “İl Müdürü (Şahsa Bağlı)” olarak belirtildiği; söz konusu personellerden bazılarının, Ankara’daki kadrolara atandıktan bir süre sonra tekrar eski görev yerlerine (... müdürlüklerine) veya taşradaki başka görev yerlerine (diğer ... müdürlüklerine) “görevlendirme” ile gönderildikleri, bazılarının farklı büyükşehirlerde il ... müdürlüğünü yürütmek üzere görevlendirildikleri, bazılarının ise Bakanlık merkez teşkilatında müşavir veya daire başkanı olarak görev yaptıkları;
Anlaşılmıştır.
Diğer yandan, İl müdürlerine yapılacak maaş ödemeleri 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenmiştir. 02.11.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 666 sayılı KHK’nın 1’inci maddesiyle 375 sayılı KHK’ye Ek 10’uncu madde eklenerek; diğer bazı Bakanlıklar ile birlikte, ... Bakanlığının bakanlık il müdürü kadrolarında bulunanlara ilişkin aylık ödemelerinde 15.01.2012 tarihinden itibaren “ücret-tazminat sistemine” geçilmiştir. 375 sayılı KHK'nin Ek 10'uncu maddesinde, bakanlıkların taşra teşkilatlarına ait kadrolarda bulunup, kadro unvanları ekli (II) sayılı Cetvelde yer alanlardan; aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre almakta olanlara anılan cetvelde kadro unvanlarına karşılık gelen gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarlarda ücret ve tazminat verileceği, diğer kanunların bu maddeye aykırı hükümlerinin uygulanmayacağı ve bu maddenin uygulamasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve uygulamayı yönlendirmeye Maliye Bakanlığının yetkili olduğu ifade edilmiştir. Buna göre, Kararname’ye ekli (II) sayılı Cetvelde üçlü bir ayrım yapılarak; Ankara/İstanbul/İzmir, diğer büyükşehir olan iller ve diğer iller için üç ayrı ücret ve tazminat göstergeleri belirlenmiştir. Böylece il müdürlerinin maaşları nüfus ve iş yoğunluğuna göre farklılaştırılmıştır.
Kararname’ye ekli (II) sayılı Cetvelin 9’uncu sırasında, “Bakanlık il müdürü kadrolarında bulunanlardan a) Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde görev yapanlar; b) Büyükşehir belediyesi bulunan illerde görev yapanlar; c) Diğer illerde görev yapanlar” tasnifi yapılmış ve bu tasnife göre ücret-tazminat ödenmesi öngörülmüştür. Cetveldeki ifadeden de anlaşılacağı üzere, 375 sayılı KHK’ye göre ücret ve tazminat ödenmesinde; şahsa bağlı il müdürü kadrosundaki personellerin Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde ya da diğer büyükşehirlerde doğrudan ... müdürü olarak görev yapmaları değil, söz konusu kadrolarda bulunan personellerin mevzuata uygun olarak bu yerlerde görev yapmaları esas alınmıştır.
Diğer bazı mevzuat düzenlemelerinde, “İl İdare Kurulu üyesi Bakanlık İl Müdürü” ve “Bakanlık İl Müdürü” şeklinde ikili bir ayrıma gidilmiş iken, 375 sayılı KHK’de, Kanun koyucu böyle bir ayrıma gitmemiş ve “bakanlık il müdürü” şeklinde genel ve kapsayıcı bir ibare kullanmıştır: 657 sayılı Kanun’a ekli (II) sayılı Cetvelin 1’inci sırasında, "İl İdare Kurulu üyesi Bakanlık İl Müdürleri” ile “Ankara, İstanbul ve İzmir illerindeki diğer Bakanlık İl Müdürleri” için (3600), 4’üncü sırasında, “Bakanlık İl Müdürü olup diğer illerde görev yapanlar” için ise (3000) ek gösterge rakamının uygulanacağı belirtilerek. "İl İdare Kurulu üyesi Bakanlık İl Müdürleri” ile “ diğer Bakanlık İl Müdürleri" şeklinde ikili bir ayrım yapıldığı görülmektedir. Görüldüğü üzere, söz konusu cetvelde ..., Bayındırlık, Sağlık, Tarım Bakanlığı dışında, İl İdare Kurulunda temsil edilmeyen diğer bazı Bakanlıkların da sayıldığı görüldüğünden, 375 sayılı KHK’ye ekli (II) sayılı Cetvelde geçen “bakanlık il müdürü” ibaresinin “il idare şube başkanı bakanlık il müdürü veya “ il idare kurulu üyesi bakanlık il müdürü” olarak kabul edilmesi mevzuatına uyarlı olmayacaktır.
657 sayılı Kanun’a ekli IV sayılı cetvelde ise, makam tazminatının İl İdare Kurulu Üyesi Bakanlık İl Müdürleri yani fiilen il müdürlüğü yapıp söz konusu kurulda yer alan il müdürleri için düzenlendiği görülmektedir.
Bu durumda, 375 sayılı KHK’de geçen “bakanlık il müdürü... kadrolarında bulunanlar” ifadesini, “Bakanlığa ait il müdürü kadrolarında bulunanlar” şeklinde geniş yorumlamak gerekmektedir. Bu meyanda, normal şartlarda her ilde Bakanlığa ait tek bir “Bakanlık İl Müdürü” olması gerekmekle birlikte, yasal düzenleme neticesi söz konusu şahsa bağlı “İl Müdürü” kadrolarının tümü Ankara ili için ihdas edilmiş ve atamalar ve asıl görevlendirmeler Ankara ... Müdürlüğüne yapılmış olduğundan, oluşturulan fiili duruma bağlı olarak, atanan bu şahısların da fiilen Ankara ... İl Müdürü görevini yürütmeseler de, “bakanlık il müdürü” olarak kabul edilerek, 375 sayılı KHK'ye ekli (II) sayılı Cetvelin “a) Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde görev yapanlar” kapsamında değerlendirilmeleri mümkündür.
Ayrıca, şahsa bağlı il müdürü kadrolarına atanan personeller Ankara'daki kadrolara atanıp görevlendirildikten bir süre sonra taşradaki diğer illerde (eski veya farklı görev yerlerinde) ... müdürlüğü görevini yürütmek üzere, süresi belli olmaksızın “kurum içi geçici görevlendirme” suretiyle görevlendirildiklerinden, oluşturulan fiili durum göz önüne alınarak, “görev yapanlar” ibaresinin, kurum içi geçici görevlendirmeyi de içerecek şekilde geniş yorumlanıp, bu personellerin (II) sayılı cetvelin 9’uncu sırasında yer alan “b) Büyükşehir belediyesi bulunan illerde görev yapanlar” veya, c) diğer illerde görev yapanlar” kapsamında değerlendirilmeleri de mümkündür. Bu bağlamda; “kurum içi geçici görevlendirme” suretiyle görevlendirilmiş bulunan ve bu görevlendirmeyi kabullenerek görevlerini sürdüren personellerin bulundukları illerin nüfus ve iş yoğunluğuna bakıldığında, Ankara İl Müdürü ile eşdeğer bir yetki ve sorumluluk yüklenmelerinin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, bu il müdürlerine geçici görevlendirildikleri iller esas alınarak, 375 sayılı KHK’ye ekli (II) sayılı Cetvel’in 9’uncu sırasında yer alan; “b) büyükşehir belediyesi bulunan illerde görev yapanlar” veya “c) diğer illerde görev yapanlar” kısımlarında öngörülen göstergeler üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle ödeme yapılmasının, hakkaniyete daha uygun olacağı düşünülmektedir.
Bütün açıklamalar itibariyle:
-Daire ilamında belirtilen hususların ... Bakanlığının yeniden yapılandırılması sürecinde, Kanun koyucunun tasarrufları ve buna bağlı olarak Maliye ve ... Bakanlıklarının idari tasarruflarından dolayı ortaya çıkan fiili durumun sonuçları olduğu;
-Kanun koyucunun Ankara ilinde, fiilen yürütülen Ankara ... Müdürlüğü dışında şahsa bağlı il ... müdürü kadroları ihdas ettiği ve bu durumda şahsa bağlı il müdürü kadrosunda bulunanların da “Ankara’da görev yapıyor” olmalarının kabulünün mevzuata uygun olduğu;
-Söz konusu personellerin atama onay belgelerinde şahsa bağlı kadronun ücret ve tazminatını alacaklarına dair bir ibarenin yer almamasının lehlerine yorumlanması gerektiği;
-İlgili mevzuatın, uygulayıcılar tarafından farklı farklı yorumlanmaya müsait olduğu;
-375 sayılı KHK’nin EK-10’uncu maddesine göre tereddütlü konuları açıklığa kavuşturma hususunda Maliye Bakanlığının yetkili kılındığı;
-Ankara ... Müdürlüğünün 24.03.2017 tarihli ve 3989995 sayılı yazısı ile Ankara Defterdarlığından görüş talep edildiği; Ankara Defterdarlığının 04.04.2017 tarihli ve 26888 sayılı yazısı ile de Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünden görüş talep edildiği belirtilmiş olmakla birlikte görüş konusunda herhangi bir cevaptan haberdar olunamadığı;
-Şahsa bağlı il müdürü kadroları Ankara ilinde bulunan personeller için Ankara esas alınarak yapılan ödemeler hususunda, ilgili mevzuatın herhangi bir duraksamaya mahal vermeyecek şekilde kamu zararı gerekçesini oluşturacak açıklık ve netlikte olmadığı;
-Dolayısıyla, söz konusu ödemelerden sorumlu tutulanlar açısından kasıt, kusur ve ihmal oluşmamış olduğu;
Düşünülmektedir.
Bu durumda, 14.09.2011 tarihli ve 28054 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile ... Bakanlığının yeniden teşkilatlandırıldığı, yeni bir durum oluştuğu, 2017 yılı Sayıştay denetimlerine kadar Bakanlık uygulamasında/il müdürlerine yapılan ödemelerde bir hata görülmediği ve söz konusu uygulamanın hatalı olduğuna dair bir raporlama yapılmadığı hususları göz önünde bulundurularak; yargı kararına bağlı telafisi güç sonuçlara yol açılmaması amacıyla, tereddütlü hususların ilgili bakanlıkların değerlendirmesi ile açıklığa kavuşturulması mevzuata uygun olacaktır.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle tazmin hükmünün bozulması ve dosyanın Dairesine gönderilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
Üye ...’nin karşı oy gerekçesi;
02/11/2011 tarihli ve 28103 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 10 uncu maddesinde;
“Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan başkanlıklar ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı, Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunların bağlı ve ilgili kuruluşları (Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci maddesi kapsamında bulunanlar hariç), sosyal güvenlik kurumları, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Yüksek Seçim Kurulu, Yükseköğretim Kurulu, Üniversitelerarası Kurul ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının;
…
b) Taşra teşkilatlarına ait kadrolarda bulunup, kadro unvanları ekli (II) sayılı Cetvelde yer alanlardan,
…
aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre almakta olanlara anılan Cetvellerde kadro unvanlarına karşılık gelen gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarlarda ücret ve tazminat verilir. Bu ödemelere hak kazanılmasında ve bunların ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerde atandıkları kadro dereceleri esas alınarak belirlenen ücret ve tazminatlar, 657 sayılı Kanunun 45 inci maddesine göre atananlar ile haklarında aynı Kanunun 67 nci maddesi uygulananlar için kazanılmış hak aylık dereceleri dikkate alınarak ödenir. Tazminat damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz.
…
Ekli (II) sayılı Cetvel kapsamında yer alan kadrolara vekaleten atananlara vekalet görevi nedeniyle birinci fıkrada belirtilen ödemeler yapılmaz. Ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer alan kadrolarda bulunan ve ekli (II) sayılı Cetvel kapsamındaki başka kadrolara veya diğer kadrolara vekaleten atanan personele, birinci fıkrada belirtilen ödemeler dikkate alınmaksızın, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi hükümleri çerçevesinde ve 175 inci maddesine göre vekaleten atanılan kadrolar için belirlenmiş olan aylık göstergeleri ve ek göstergeler esas alınarak vekalet aylığı ve anılan Kanunun 152 nci maddesi uyarınca yürürlüğe konulan Cumhurbaşkanı kararının vekalete ilişkin hükümleri uyarınca işgal ettikleri kadrolar ve vekaleten atandıkları kadrolar için belirlenmiş olan zam ve tazminatlarının toplam tutarı esas alınarak zam ve tazminat farkı ödenir.”
denilmektedir.
Dolayısı ile Ankara ... İl Müdürlüğünde şahsa bağlı “İl Müdürü” kadrosunda bulunan kişilerin, Ankara ili veya başka bir ilde İl ... Müdürü olarak görevlendirilmesi halinde, 375 sayılı KHK’nın Ek 10 uncu maddesi son fıkrasında belirtildiği üzere; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesinde öngörülen vekâlet aylığı ile Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın 9 uncu maddesi uyarınca öngörülen zam ve tazminat farkından yararlandırılması gerekmektedir. Ancak, İlamda yer alan kamu zararı tablosu incelendiğinde; ilgili personelden Ankara veya başka bir İl ... Müdürlüğü kadrosuna vekalet edenlerin, vekâlet aylığı ile Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın 9 uncu maddesi uyarınca öngörülen zam ve tazminat farkının kamu zararı hesabında dikkate alınmadığı görüldüğünden, İl ... Müdürlüğü kadrolarına vekalet eden personelin 657 sayılı Kanun kapsamında hak kazandığı vekalet aylığının hesaplanarak kamu zararından düşülmesini teminen, 424 sayılı Ek İlamın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün bozularak, Dairesine tevdiine karar verilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:49