Sayıştay 4. Dairesi 48753 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4
Sayıştay Kararı
48753
21 Şubat 2024
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2019
-
Daire: 4
-
Dosya No: 48753
-
Tutanak No: 56492
-
Tutanak Tarihi: 21.02.2024
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Vekalet aylığı ödemesi.
- 8 sayılı İlamın 3’üncü maddesi ile; ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde İstatistikçi kadrosunda bulunan ve asilde aranan şartları (iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olma şartını) taşımadığı halde Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü kadrosuna vekaleten atanan ...’e 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı 9’uncu maddesine aykırı olarak vekalet ettiği kadronun özel hizmet tazminatı ve ek ödeme farklarının ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının; görevlendirme yazısını imzalayan yönetim kurulu üyeleri; ... (Genel Müdür), ..., ..., ... ve ...'a ortaklaşa ve zincirleme ödettirilmesine karar verilmiştir.
Diğer Sorumlu sıfatı ile sorumlu tutulan ... (... Yönetim Kurulu Üyesi-Genel Müdür) tarafından 48752 sayılı dosya kapsamında gönderilen temyiz dilekçesinde [Aynı madde için temyize gelen sorumlu ... (... Yönetim Kurulu Üyesi-Dosya no: 48750) ile ... (... Yönetim Kurulu Üyesi-Dosya no:48753) tarafından verilen dilekçelerde de tamamen aynı olmak üzere] özetle;
İstatistikçi kadrosunda bulunan ...’e asilde aranan şartları taşımadığı halde vekâleten görev yaptığı Basın Yayın ve Halkla İlişkiler kadrosunun zam tazminat ve ek ödeme farkları karşılığı olarak vekâlet aylığı ödemesinde bulunulması sonucu oluşan kamu zararının tahsiline yönelik karara varıldığı,
Daha önce yapılan savunmada detaylı olarak dile getirildiği üzere yapılan ödemeye ilişkin gerekçeler ifade edilmiş olup, yargılamayı gerçekleştiren beş kişilik heyette yer alan iki üyenin de karşı oy gerekçelerinde; “ilişik bulunmadığına karar verilmesi" yönünde görüş belirttiklerinin görüldüğü,
Karşı oy gerekçesinde “…yapılan işlemler hatalı olsa bile 02.07.2020 tarihli ve 31173 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik ile uygulamada yaşanan sorunların giderilmeye çalışıldığı ve yeni uygulamada bu tür uygulamalara cevaz verildiği görülmektedir.
Bu nedenle görevlendirme işleminin ihtiyaca binaen yapılmış olduğu ve vekâlet görevinin de gerçekleştirilmiş olduğu anlaşıldığından kamu zararı oluşmayan ...TL hakkında ilişik bulunmadığına karar verilmesi uygun olur.” Denildiği,
Sonuç itibariyle;
-Dosyada bulunan savunmayı yinelerken, kişiye vekâleten görev yaptığı Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü kadrosu esas alınarak yapılan zam, tazminat ve ek ödeme farkının kamu zararı olarak değerlendirilmemesini,
-03.02.2021 tarihli ve 8 sayılı ilamın 3 sıra numarasına ilişkin kararın bozulmasını ve tazmin hükmünün kaldırılmasını talep ettiği, belirtilmiştir.
Başsavcılık Mütalaasında özetle;
(Başvuran tüm sorumlular için geçerli olmak üzere)
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Vekalet, ikinci görev aylık ve ücretleri ile diğer ödemeler" başlıklı 175'inci maddesinde; kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşımasının zorunlu olduğunun belirtildiği,
2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın (Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar) "Vekalet" başlıklı 9'uncu maddesinde ise;
"657 sayılı Kanunun 86'ncı maddesi uyarınca;
a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere;
…
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,
kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
- aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara, ... vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez."
denilmekte olup, mevzuat hükümleri gereği, bir görevin vekaleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden bu görevi vekaleten yürütecek olanların asil memurda aranan şartlara sahip olmaları gerektiği,
... Genel Müdürlüğünde İstatistikçi kadrosunda bulunan ...'in, Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü kadrosuna asaleten atanma şartlarını taşımadığı anlaşıldığından, vekâleten yaptığı bu göreve ait kadrosunun zam, tazminat ve ek ödeme farkları karşılığı olarak vekalet aylığı ödemesinde bulunulmasının mevzuata aykırı olduğu, yapılan yersiz ödemenin 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği kamu zararını oluşturduğu, bu itibarla, Daire kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı, belirtilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
8 İlam sayılı İlamın 3’üncü maddesiyle, ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde istatistikçi kadrosunda bulunan ve Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğüne vekaleten atanan ...’e asil olarak atanma şartlarını taşımadığı halde vekalet edilen kadronun tazminat ve ek ödeme farklarının mevzuata aykırı olarak ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir. Temyiz başvurusunda bulunan sorumlular; ...’in asaleten atandığı özel kalem müdürlüğünde geçirdiği yaklaşık 2 yıl 7 aylık bir sürede şube müdürlüğüne asaleten atanma için gerekli şartları sağladığı, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’in Geçici Madde 3 gereği, bu yönetmelik kapsamında giren unvanları mevzuatı uyarınca kazananların hakları saklı kalacağından, özel kalem müdürlüğünde çalışmış birinde özel şartların aranmayacağı, görevlendirmenin kurum ihtiyacına binaen yapıldığı, maaş kıyaslamasının özel kalem müdürlüğü-basın yayın ve halkla ilişkiler şube müdürlüğü arasında yapıldığında kamu zararının oluşmadığını ifade ederek konunun esasına itiraz etmişlerdir.
Mevzuat:
657 sayılı Kanunun “Zam ve Tazminatlar” başlıklı 152’nci maddesine istinaden çıkarılan, 05.05.2006 tarihli ve 26159 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan, ödemenin yapıldığı tarihte de yürürlükte olan 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli “Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar” ın “Vekalet” başlıklı 9’uncu maddesinde;
“(1) 657 sayılı Kanunun 86’ncı maddesi uyarınca;
a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere;
aa) Vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86 nci maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,
bb) Vekaletin, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadro veya görevler için ilgili Bakan, diğer kadro veya görevler için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi,
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,
kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
- aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara, vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez…” denilmektedir.
666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin l ’inci maddesiyle 27.06.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 9’uncu maddede;
"... kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86’ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. ” denilmektedir.
Vekaleten atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte olan 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5’inci maddesinin birinci fıkrasında “şube müdürü” kadrosu, görevde yükselmeye tabi kadrolar arasında sayılmış olup, Yönetmeliğin “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7’nci maddesinde;
“MADDE 7 – (1) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.
a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;
-
657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
-
Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
-
Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,
-
Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak,
…” gerekir.” denilmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre bir görevin vekaleten yürütülmesi halinde vekil memurun, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro veya görevler için öngörülen zam, tazminat ve ek ödeme farklarını alabilir. Mahalli idarelerde, görevde yükselme suretiyle atanılabilecek kadrolardan olan (teknik öğrenim gerektirmeyen) şube müdürlüğü kadrosuna atanmada aranan özel şartlardan birisi, son müracaat tarihi itibariyle uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda 2 yıl çalışmış olmaktır.
..., ... tarih ve ... sayılı ... Yönetim Kurulu Kararı ile açıktan özel kalem müdürlüğüne atanmış, daha sonra istatistikçi kadrosuna alınmış ve bu kadroda çalışmakta iken 06.09.2018 tarih ve 2018/306 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü kadrosunda vekil olarak görevlendirilmiştir. ...’in (teknik öğrenim gerektirmeyen) şube müdürlüğü kadrosuna atanmada asilde aranan şartlardan birisi olarak ilgili Yönetmeliğin 7’nci maddesi birinci fıkrasında sayılan görevlerde 2 yıl çalışmış olma koşulunu sağlamadığı görülmektedir. Dolayısıyla adı geçen kişiye vekalet ettiği kadroya ait zam, tazminat ve ek ödeme farklarının ödenmesi, Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili madde hükümlerine aykırıdır.
İlam hükmünde kamu zararı, kişinin kendi kadrosu (istatistikçi) ile vekalet ettiği kadroya (şube müdürlüğü) ait özel hizmet tazminatı ve ek ödeme farkları üzerinden hesaplanmıştır. Yapılan hesaplama mevzuata uygundur. Temyiz dilekçelerinde, kişinin özel kalem müdürlüğü kadrosunda geçen sürelerin Yönetmeliğin 2 yıl çalışmış olma koşulunu sağlaması bakımından hesaba katılması gerektiği ve maaş kıyaslamasının özel kalem müdürlüğü ile şube müdürlüğü arasında yapılması gerektiği ileri sürülse de, 657 sayılı Kanunun 59’uncu maddesinde belirtildiği üzere istisnai memurluk kadroları, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik hükümleri kapsamında görevde yükselme suretiyle atanılabilecek kadrolar arasında sayılmamış olup, diğer memur kadrolarına atanmada da kazanılmış hak oluşturmaz. Bu nedenle özel kalem müdürlüğünde geçen sürelerin görevde yükselmeye tabi kadroya atanmada gerekli hizmet şartının hesabında değerlendirilmesi mümkün değildir.
5018 sayılı Kanunun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde:
“(Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
…
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, esas alınır.” denilmektedir.
Sonuç olarak; ...’in asilde aranan koşulları taşımadığı basın ve yayın işleri şube müdürlüğü görevine vekalet etmesi dolayısıyla adı geçen kişiye bu görevin özel hizmet tazminatı ve ek ödeme farkının ödenmesinin “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kapsamında kamu zararı oluşturduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, sorumluların temyiz itirazları reddedilerek, yukarıda belirtilen gerekçeyle, 8 sayılı İlamın 3’üncü maddesiyle verilen ... TL’lik tazmin hükmünün TASDİKİNE,
(Üye ... ve Üye ...in aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 21.02.2024 tarih ve 56492 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı Oy Gerekçesi/Azınlık Görüşü
Üye ...:
Konunun esasıyla ilgili olarak kamu zararına sebebiyet verildiği değerlendirilmekle birlikte ilam maddesindeki sorumluluk tevcihinin hukuka uygun olmadığı değerlendirilmektedir. İlam hükmünde kamu zararından vekaleten görevlendirmeyi yapan yönetim kurulu üyeleri sorumlu tutulmuştur. Oysa kamu zararı, vekaleten görevlendirmeden değil, vekaleten görevlendirilmiş kişiye mevzuata aykırı olarak zam ve tazminat farkı ile ek ödeme farkının ödenmesinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca görevlendirme yazısında ilgilinin maaşının vekalet ettiği kadrodan ödeneceğine dair bir ibare de bulunmamaktadır. Bu nedenle somut olayda yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilemez.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde; “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”, “Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde ise; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” Denilmiştir.
Sayıştay Genel Kurulu’nun 14.06.2007/5189-1 sayılı Kararının “sorumlular” başlıklı 3’üncü bölümünde ise, harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları açıklanmış olup; ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilmiş gerçekleştirme görevlilerinin düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği ifade edilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden; harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlü oldukları anlaşılmaktadır. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırılık teşkil ediyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Bu çerçevede; asilde aranan tüm şartları taşımayan vekil memura mevzuata aykırı olarak zam ve tazminat ile ek ödeme farklarını ödeyen harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri kamu zararından sorumludur.
Bu itibarla; vekaleten görevlendirmeyi yapan yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu kaldırılarak, kamu zararından mevzuata aykırı ödemeleri gerçekleştiren (ödeme emri belgelerinde imzası bulunan harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin) sorumlu tutulması için hükmün bozulması gerekir.
Üye ...:
...’in ... tarihinde ... Özel Kalem Müdürlüğüne, 30.07.2008 tarihinde İstatistikçi kadrosuna atandığı, 26.01.1998 tarihinde Hacettepe Üniversitesinin istatistik bölümünü bitirdiği, 15.01.2019 tarihinden itibaren Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğüne vekalet ettiği dosya münderecatından anlaşılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68’inci maddesinin (B) fıkrasında; “Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç sınıfların 1, 2, 3 ve 4’üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabileceği” dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edileceği belirtilmiştir. ..., 15.01.2019 tarihinde vekâleten atandığı “Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü” kadrosu için öngörülen hizmet ve eğitim şartını sağlamaktadır.
04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in bazı maddeleri; 07.05.2014 tarih ve 28993 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan yönetmelik ile değiştirilmiştir.
Yönetmelik’in değişik 6’ncı maddesinde;
“Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar;
a) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak.
b) Bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara atanabilmek için son müracaat tarihi itibariyle 5 inci maddede öngörülen alt görevlerde toplam en az bir yıl çalışmış olmak. Ancak yeni kurulan mahalli idarelerde ilk yıl bu süre şartı aranmaz.”
Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar başlıklı 7’nci maddesinde;
“a) Müdür kadrosuna atanabilmek için;
-
657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (b) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
-
Fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
-
Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,
-
Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere yapılacak atamalar dışında, diğer müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle üç yılı uzman, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru ve muhasebeci kadrosunda olmak kaydıyla en az on yıl hizmeti bulunmak,”
02.07.2020 tarih ve 31173 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik’in Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar 6’ıncı maddesinde;
“(1) Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda;
a) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak,
b) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen atanabilme şartlarını taşımak,
c) Bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara atanabilmek için son müracaat tarihi itibarıyla en az bir yıl süreyle atamanın yapılacağı yerel yönetimde çalışmış olmak,
genel şartları aranır. Ancak, ilan edilen kadro için yerel yönetimde bir yıl çalışma şartını taşıyan personel bulunmaması durumunda, söz konusu kadro için yapılacak başvuruda bu şart aranmaz.”
Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar başlıklı 7’nci maddesinde;
“2) Son müracaat tarihi itibarıyla, koruma ve güvenlik görevlisi amiri, şef, koruma ve güvenlik şefi, bando şefi, hukuk müşaviri, çözümleyici, uzman, sivil savunma uzmanı, ayniyat saymanı, muhasebeci, kontrol memuru ile eğitmen kadrolarında veya enaz önlisans düzeyinde öğrenim gerektiren unvan değişikliğine tabi kadrolarda en az iki yıl ya da 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt bendinde sayılan görevlerde veya ortaöğrenim düzeyinde öğrenim gerektiren unvan değişikliğine tabi kadrolarda en az altı yıl çalışmış olmak,”
5’ inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt bendinde;
“2) Bilgisayar işletmeni, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, veznedar, anbar memuru, ayniyat memuru, belediye trafik memuru, bilet satış memuru, evlendirme memuru, gemi adamı, koruma ve güvenlik görevlisi, gişe memuru, memur, mutemet, sayaç memuru, tahsildar, şoför.” Denilmiştir.
..., 30.07.2008 tarihinden 15.01.2019 tarihine kadar istatistikçi kadrosunda çalışmıştır. Yönetmelikte; “son müracaat tarihi itibariyle üç yılı uzman, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru ve muhasebeci kadrosunda olmak kaydıyla en az on yıl hizmeti bulunmak,” şartını da yerine getirdiği değerlendirilmiştir.
Muhasebeci kadrosunda bulunulmaktan elde edilecek fayda 11 yılı istatistikçi kadrosunda bulunma sürecinde elde edilmiştir.
Nitekim 02.07.2020 tarih ve 31173 sayılı Resmî Gazetede yürürlüğe giren yönetmelikle kamu idaresi iradesini;
“Bilgisayar işletmeni, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, veznedar, anbar memuru, ayniyat memuru, belediye trafik memuru, bilet satış memuru, evlendirme memuru, gemi adamı, koruma ve güvenlik görevlisi, gişe memuru, memur, mutemet, sayaç memuru, tahsildar, şoför”
Kadrolarında 6 yıl bulunmak şeklinde değiştirerek diğer şartları taşımak kaydıyla şoför kadrosunda bulunmayı bile vekâlet için yeterli görerek gerçek iradesini ortaya koymuştur.
...; yönetmelikte belirtilen istatistikçi kadrosunda 11 yılı aşkın bir süre çalışmıştır.
5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde kamu zararı; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında Kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler;
“a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,”
Şeklinde belirlenmiştir.
Yukarıda yer verdiğimiz 5018 sayılı Kanunu’nun 71’inci maddesi gereğince ilgiliye yaptığı görev nedeniyle yapılan ödemeleri “Kamu Zararı” olarak değerlendirmek mümkün değildir.
Yönetmelikte belirtilen belli kadrolarda bulunmak şartına uyulmadığı gerekçesiyle bu yönüyle mevzuata aykırı olarak değerlendirilen bu işlem nedeniyle “Kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmamıştır.”
Dosya münderecatından; vekâlet için gerekli şartları taşıdığı değerlendirilen ilgiliye yaptığı görev nedeniyle yapılan ödemeler, 5018 sayılı Kanunu’nun 71’inci maddesinde belirtilen “Kamu Zararı” tanımına girmemektedir.
Kamu idaresi tarafından atamanın yapıldığı dönem itibariyle ...’ in görevini yerine getirmediği yönünde düzenlenmiş bir tutanak ve hakkında başlatılmış inceleme ve soruşturmanın da mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Yapılan ödemeler, fiilen yapılan görevin karşılığı ödemelerdir. Bu kadro için başka bir personele bu müdürlüğe ilişkin ödeme yapıldığına ilişkin bir tespit de mevcut değildir. Görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyan bu görev nedeniyle ilgiliye yapılmış olan ödemeleri kamu zararı olarak nitelendirmek hukuken mümkün değildir. Yukarıda yer verilen mevzuat ve izahat muvacehesinde yapılan ödemenin mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir. Bu nedenle verilen tazmin hükmüne ilişkin daire kararının “Refi” gerektiği gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:57