Sayıştay 4. Dairesi 48751 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

48751

Karar Tarihi

21 Şubat 2024

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2019

  • Daire: 4

  • Dosya No: 48751

  • Tutanak No: 56489

  • Tutanak Tarihi: 21.02.2024

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Mevzuata aykırı atama.

8 sayılı İlamın 4’üncü maddesi ile; ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde Bilgisayar İşletmeni olarak görev yapmakta iken 05.06.2013 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atanan ...’ın daha sonra unvan değişikliği sınavına girmeden 26.07.2013 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğünden Programcı kadrosuna atanması ve kendisine bu kadronun mali haklarının ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının atama kararını imzalayan ... Genel Müdürü ...'ya (... Eski Genel Müdürü) tek başına ödettirilmesine karar verilmiştir.

Diğer Sorumlu sıfatı ile sorumlu tutulan ... (... Eski Genel Müdürü) tarafından 48751 sayılı dosya kapsamında gönderilen temyiz dilekçesinde özetle;

AÇIKLAMALAR:

  1. ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde Bilgisayar İşletmeni olarak görev yapmakta iken 05.06.2013 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atanan ...’ın daha sonra 26.07.2013 tarihinde unvan değişikliği sınavına girmeden Özel Kalem Müdürlüğünden Programcı kadrosuna atanması ve kendisine bu kadronun mali haklarının ödenmesi konusunda aleyhine Sayıştay 4. Dairesinin 8 İlam no.lu kararının haksız ve hukuka aykırı olduğundan bozulması istemiyle temyiz ettiği, Şöyle ki;

  2. 2020 yılında yapılan Sayıştay denetiminin Genel Müdürlüğün 2019 yılındaki iş ve işlemlerin incelenmesini içerdiği, ancak yapılan sorguda 2013 yılında yapılmış bir atamaya ilişkin tarafına kamu zararının tevdi edildiği, geçen zaman içerisinde görev almış harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerine bu kapsamda kamu zararı veya ödeme tevdi edilmeyip, sadece tarafına 2013 yılında yapılan atamaya ait bu bedelin istenmesinin işlemin usul yönünden yanlış olduğu sonucunu ortaya çıkardığı, kendisinin 2012. 2014 yılları arasında ... Genel Müdürü olarak görev yaptığı, söz konusu atama işlemi 2013 yılında gerçekleşmiş olup; 2013 yılına ait iş ve işlemlerin Sayıştay denetiminden geçtiği, bundan sonra 3 genel müdür değişikliğinin olduğu, aradan 8 yıl geçtikten sonra 2013 yılında yapılan atama gerekçe gösterilerek 2019 yılında ödendiği iddia edilen fazla ödemeden sorumlu tutulmasının hiç bir yasal dayanağının olmadığı, bu bağlamda, diğer ilgililer tarafından tahakkuk ettirilip ve ödenen bu işlemlerden sorumlu tutulmasını anlamadığı,

  3. Yerel yönetimlerde istisnai kadro olan Özel Kalem Müdürlüğüne atama şartları ve bununla birlikte görevde yükselme sınavına tabi olan kadroların (şef, müdür, programcı vb.) belirlenmesi işlemlerinde yaşanılan sorunların giderilmesine ilişkin olarak kanun koyucu tarafından Belediye ve Bağlı Kuruluşları İle Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 9. maddesi 02.07.2020 tarihli ve 31173 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bu bağlamda, daha önce görevde yükselme sınavına tabi olan Programcı kadrosunun, yapılan düzenleme ile unvan değişikliği suretiyle atanabileceğinin görüldüğü, yeni uygulamada bu sorunların bertaraf edildiğinin anlaşıldığı, bu kapsamda 2020 yılında çıkartılmış olan hali hazırdaki güncel yönetmelik hükümleri çerçevesinde konu değerlendirildiğinde yapılan atama işleminin uygun olduğunun görüldüğü, ayrıca Programcı kadrosunun Özel Kalem Müdürüne kıyasla daha alt kadro olduğu,

  4. Sayıştay Başkanlığı’nın 2019 yılına ait hazırlamış olduğu Kamu Zararı Tablosunda maddi hataların olduğu, yapılan tabloda Programcı kadrosu ile Bilgisayar İşletmeni kadrosu arasındaki kıyasın hatalar içerdiği, Şöyle ki;

Ek ödeme puanı Özel hizmet tazminatı puanı Ek gösterge Yan ödeme/

İş güçlüğü Yan ödeme/

Teminde güçlük Yan ödeme/

İş riski Yan ödeme toplam

2019 yılında ilgili personele programcı kadrosunda yapılan ödeme katsayıları 110 100 1100 700 1400 0 2100

2019 yılında aynı derece-kademedeki bilgisayar işletmeni kadrosunda çalışan personele yapılan ödeme katsayıları 100 55 800 750 1000 500 2250

Kamu zararı tablosunda programcı kadrosuna ödenen katsayılar 110 100 1100 - - - -

Kamu zararı tablosunda bilgisayar işletmeni kadrosuna ödenmesi gereken katsayılar 90 50 0 - - - -

Yukarıdaki tablodan görüleceği gibi Bilgisayar İşletmenin Ek Ödeme Puanı 100 olması gerekirken 90 olarak baz alındığı, Özel hizmet tazminatı puanını 55 olması gerekirken 50 olarak baz alındığı, en büyük hatanın ek gösterge kaleminde gerçekleşmiş olup 800 olması gerekirken 0 (sıfır) alındığı, ayrıca Yan ödeme puanlarında Bilgisayar İşletmenine ödenen toplam 2250 puanının dikkate alınmadığı, dolayısıyla yukarıda detayları açıklandığı gibi yanlış hesaplamalardan kaynaklanan bu fazla ödeme yani Kamu Zararı olarak nitelendirilen tutarın toplamda ... TL olmadığı, İdare tarafından edinilen bu belgeler çerçevesinde 2019 yılında ...’a ödenen 1 yıllık maaş ödemesi ile 2019 yılında aynı kadro, aynı derecedeki Bilgisayar İşletmeni kadrosunda çalışan personele ödenen bedel arasındaki farkın yaklaşık ... TL civarı olduğu,

  1. Sayıştay Temyiz Kurulunun 5. Dairenin, Belediyeler ve Bağlı İdareler Türü 2011 yılı, 41005 Dosya No.lu, 43525 Tutanak No.lu, 18.10.2017 tarih ve Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar konulu benzer dosyasında; Şef kadrosundan önce Özel Kalem Müdürlüğüne oradan da Mali Hizmetler Müdürlüğüne yapılan atama sonucunda “...atandığı kadro ile eski kadrosu arasındaki fark maaş ödemeleri...” alınır hükmünün uygulandığının görüldüğü, böylelikle Mali Hizmetler Müdürlüğü ile Özel Kalem Müdürlüğü arasındaki bedel için tazmin hükmünün verildiği,

(EK-2/https://www.sayistay.gov.tr/tr/kararlar/dk/?krr=16469).

Benzer şekilde Temyiz Kurulunun 5. Dairenin, Belediyeler ve Bağlı İdareler Türü 2011 yılı, 144 Karar No.lu, 193 İlam No.lu, 26.01.2016 tarih ve Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar konulu benzer dosyasında; Tahsildar kadrosundan Fen memurluğuna oradan Özel Kalem Müdürlüğüne en son da Hal Müdürlüğüne yapılan atama sonucunda “...atandığı kadro ile eski kadrosu arasındaki fark maaş ödemeleri...” alınır hükmünün uygulandığının görüldüğü, böylelikle Hal Müdürlüğü ile Özel Kalem Müdürlüğü arasındaki bedel için tazmin hükmünün verildiği,

(EK-3/ (https://www.sayistay.gov.tr/tr/kararlar/dk/?krr= 16471)

Neredeyse içtihat haline dönüşmüş “atandığı kadro ile eski kadrosu arasındaki fark” uygulamasının kendi dosyasında uygulanmadığı, atandığı kadro olan “Programcı” ile eski kadro olan "Özel Kalem Müdürlüğü” kadrosu arasındaki maaş farkı hesaplanmak yerine atandığı kadro olan “Programcı” ile “Özel Kalem Müdürlüğü” nden önceki kadrosu olan "Bilgisayar İşletmeni kadrosunun kıyas alındığı, Temyiz Kurulunun benzer konularda verdiği aynı kararlar ve kıyaslamanın dikkate alınmadığı, eğer Temyiz Kurulunun verdiği kararlara göre işlem tahsis edilip atandığı kadro (Programcı) ile eski kadrosu (Özel Kalem Müdürlüğü) arasındaki fark maaş hesaplanması halinde bırakın Kamu Zararını idarenin kazancı olduğu ödemede ...’ın alacaklı olduğunun açıkça görüneceği, atandığı kadro ile eski kadro arasında fark oluşmayınca bir önceki kadronun kıyas alınmasının usul yönünden yanlışlık içerdiği,

  1. Atandığı kadroya göre ...’a yapılan maaş ödemesinin mevzuata uygun olduğu, fazla ödemenin söz konusu olmadığı, ... Üniversitesi Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Anabilim Dalında Yüksek Lisans yaptığı, halen Gazi Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Mühendisliği 3.sınıf öğrencisi olduğu, atandığı kadronun görevlerini de fiilen yaptığı ve ayrıca vekaleten Emlak İşleri Şube Müdürlüğü görevini sürdürdüğü, 2014. 2020 yılları arasında şube müdür vekalet ücretini dahi almadığı dolayısıyla fiilen yapılan iş itibariyle bir fazla ödemenin söz konusu olmadığı, belirtilmiştir.

Başsavcılık Mütalaasında özetle;

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5'inci maddesinde unvan değişikliğine tabi kadroların belirtildiği, buna göre programcı kadrosunun unvan değişikliğine tabi kadrolar içerisinde yer aldığı,

Yönetmeliğin "Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak genel şartlar" başlıklı 8'inci maddesine göre, unvan değişikliği suretiyle atanacak olanlarda; yükseköğrenim mezunu olanların 1-4 dereceli kadrolara atanmaları için 657 sayılı Kanunun 68/B maddesinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunması ve unvan değişikliği sınavında başarılı olması şartının da arandığı,

Özel kalem müdürü kadrosu istisnai bir memuriyet olup, 657 sayılı Kanunun 59, 60, ve 61 inci maddelerinde istisnai memuriyete ilişkin düzenlemelere yer verildiği, dolayısıyla, özel kalem müdürlüğüne atama usulü istisnai bir usul olup, kişiler için kazanılmış hak oluşturmadığı ve kişi bu görevden alındıktan sonra bu kadroya ilişkin mali hakların ödenmesinin mümkün olmadığı,

Bu çerçevede, ...'ın unvan değişikliği sınavına girmeden programcı kadrosuna atanması işleminin mevzuata uygun bulunmadığı anlaşılmakta olup; adı geçen kişinin mevzuata aykırı atama işlemi 2013 yılında gerçekleştirildiği için atama onayını imzalayan ... Genel Müdürünün sorumluluğuna karar verilmesinde de mevzuata aykırı bir durum olmadığı,

Konu hakkında atamanın yapıldığı yıl için geçerli olan Yönetmelik hükümlerinin esas alınarak değerlendirilme yapılmasının yerinde olduğu, kamu zararı hesabının da adı geçen kişi özel kalem müdürlüğünden ayrılmış olması nedeniyle bu kadronun maaşının esas alınarak hesaplanması gerektiği şeklindeki savunmanın yersiz olduğu, zira kişinin atanabileceği kadro Bilgisayar İşletmeni kadrosu olduğundan bu kadronun maaşıyla kıyaslanmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı, Temyiz Kurulu kararlarının olaya münhasır olarak değerlendirilmesi gerektiği, düşünülmekte olup, ...'ın unvan değişikliği sınavına girmeden programcı kadrosuna atanması işleminin mevzuata aykırı olması nedeniyle bu kadronun özlük hakkının kendisine ödenmesi suretiyle yapılan fazla ödemenin kamu zararını oluşturduğunun değerlendirildiği,

Söz konusu mevzuata aykırı atamadan dolayı sadece kararı imzalayan ... eski Genel Müdürünün sorumlu tutulduğu görülmekte olup, oysa mevzuata aykırı atama onayını hazırlayan gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği,

Zira, 5018 sayılı Kanunun "Giderin gerçekleştirilmesi" başlıklı 33’üncü maddesinde; "Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. ...

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler. Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar." hükmünün yer aldığı,

Hazırlanan atama onayı belgesinin ilk maaş ödemesine ilişkin Ödeme Emri Belgesinin ekinde yer alan bir belge olduğu, dolaysıyla, 5018 sayılı Kanunun bu hükmü gereği, harcamaya ilişkin belgeleri hazırlayan gerçekleştirme görevlileri yaptıkları mevzuata aykırı belge düzenleme işleminden dolayı atama onayını imzalayan kişiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiği,

Bu itibarla, konunun sorumluluk yönüyle yeniden değerlendirilmesini sağlamak üzere dosyanın Dairesine iadesine karar verilmesi gerektiği, belirtilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

[Duruşma talep eden sorumlu ... (... Eski Genel Müdürü)'ya usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında]

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Usul yönünden inceleme:

Temyiz dilekçesinde; 2013 yılında yapılan bir atama işlemi nedeniyle 2019 yılı için kamu zararı tespit edilmesinin usule aykırı olduğu belirtilerek itiraz edilmiştir.

5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde, kamu zararı; “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmış olup, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun “Sorumlular ve sorumluluk halleri” başlıklı 7’nci maddesinde ise;

“MADDE 7 –

(1) Bu Kanunun sorumlular ve sorumluluk halleri uygulamasında; 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk halleri esas alınır.

(2) Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar; kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur. Bu sorumluluğun yerine getirilip getirilmediği Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulacak Sayıştay raporlarında belirtilir. Kamu zararına sebep olunan durumlar ise bu zararın tazminine ilişkin hükme bağlama işlemi ile sonuçlandırılır.

(3) Sorumlular; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlüdür.” denilmektedir.

Somut olayda kamu zararı 2019 yılı hesap ve işlemlerinin denetimi esnasında tespit edilmiş, tutarı ise ilgili yılda yapılan ödemeler esas alınarak hesaplanmıştır. Ancak kamu zararına sebebiyet veren işlem, 2013 yılında mevzuata aykırı yapılan atama işlemidir. Sayıştay denetiminde, sorumluların hesap verme sorumluluğu çerçevesinde mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemleri ile illiyet bağı kurularak kamu zararına sebebiyet veren durumlar tespit edilir. Somut olayda, 2013 yılında hukuka aykırı yapılmış atama işleminin 2019 yılında yol açtığı kamu zararı tutarı hesap edilip, atama işlemi ile kamu zararı arasında illiyet bağı kurularak sorumlular ve sorumluluk hali ortaya konulmuştur. Dolayısıyla 2019 yılında yapılan kamu zararı tespitinin ve kamu zararının 2013 yılındaki atama işlemi ile kurulan illiyet bağının Sayıştay mevzuatına aykırı bir tarafı bulunmamaktadır.

Esas yönünden inceleme:

Somut uygulama

... Genel Müdürlüğünde 5. dereceli bilgisayar işletmeni kadrosunda çalışan ..., 657 sayılı Kanunun 59’uncu maddesine göre 05.06.2013 tarihinde özel kalem müdürü olarak atanmış, daha sonra 26.07.2013 tarihinde unvan değişikliği sınavına girmeden 3. dereceli programcı kadrosuna atanmıştır.

Mevzuat

657 sayılı Kanunun “İstisnai memurluklar” başlıklı 59’uncu maddesinin ikinci fıkrasında: “Birinci fıkrada sayılan memurların bulundukları bu kadrolar emeklilik aylığının hesabında ve diğer memurluklara naklen atanmalarında herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmaz.” denilmektedir.

04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine Tabi Kadrolar" başlıklı 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının c- bendinde, programcı kadrosu unvan değişikliğine tabi kadrolar arasında sayılmıştır.

Yönetmeliğin “Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8’inci maddesinin ilgili hükmü aşağıdadır:

“(1) Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aşağıdaki genel şartlar aranır.

a) Son sicil notu 76 puandan aşağı olmamak

b) Unvan değişikliği sınavında başarılı olmak,

c) Yükseköğrenim mezunu olanların 1-4 dereceli kadrolara atanmaları için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmak.”

Yönetmeliğin “Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 9’uncu maddesinin ilgili hükmü aşağıdadır:

“(1) Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aşağıdaki özel şartlar aranır.

ç) … programcı ... kadrolarına atanabilmek için;

  1. Fakültelerin, yüksekokulların veya meslek liselerinin ilgili bölümlerinden mezun olmak”

Yönetmeliğin “Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasında;

“(1) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde düzenlenmiş olan hizmet grupları arasındaki geçişler aşağıdaki esaslar çerçevesinde yapılır.

b) Gruplar arası görevde yükselme niteliğindeki geçişler ve alt gruptan üst gruplara geçişler görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabidir. Mahalli idarelerde ve diğer kamu/kurum ve kuruluşlarında, daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.

ç) İstisnai memurluklarda çalışanlar veya çalışmış olanlar, bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara, atanacakları kadro için öngörülen şartları taşımaları kaydıyla sınavsız atanabilir.”

Ancak 20’nci maddenin 1-ç bendinin yürütmesi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01.04.2010 tarih ve 2010/70 sayılı kararı ile durdurulmuştur. Danıştay 5’inci Dairesinin 2009/4677 Esas ve 2011/6294 sayılı kararıyla 14.11.2011 tarihinde oybirliğiyle bu fıkranın iptaline karar verilmiştir. Danıştay 5’inci Dairesinin 2009/4677 Esas ve 2011/6294 sayılı kararına yapılan temyiz talebi, İdari Dava Daireleri Kurulunun 2012/1672 Esas ve 2014/2742 sayılı kararıyla 19.06.2014 tarihinde oybirliğiyle reddedilmiştir. 07.05.2014 tarih ve 28993 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 19’uncu maddesi ile sözü edilen “20’nci madde 1-ç bendi” yürürlükten kaldırılmıştır.

Dolayısıyla somut uygulamada ...’ın özel kalem müdürlüğünden programcı kadrosuna atandığı 26.07.2013 tarihinden önce Yönetmeliğin 20’nci maddesinin 1-ç bendi iptal edilerek ilga olmuştur.

5018 sayılı Kanunun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinin ilk fıkrasında: “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” denilmektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrasının g bendinde “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması”, kamu zararının belirlenmesinde esas alınan haller arasında sayılmıştır.

Yapılan değerlendirme

Yönetmeliğe göre programcı kadrosuna atanma unvan değişikliğine tabidir. İlgili kişinin unvan değişikliği sınavına girmeden programcı kadrosuna atanması atandığı tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükmüne aykırılık teşkil etmektedir. İlgili kişi, ... Genel Müdürlüğünde özel kalem müdürü olarak çalışmış olsa da bu kadro diğer memur kadrolarına atanmada herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmayacağından, özel kalem müdürlüğünden programcı kadrosuna yapılan atamanın, aynı ve üst/alt düzey görev kıyası yapılarak Yönetmeliğin “Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrası b- bendi kapsamında aynı veya alt düzey göreve geçiş şeklinde değerlendirilmesi mümkün değildir. Ayrıca “20’nci madde 1-ç bendi” hükmünün atamanın yapıldığı tarihten önce yürürlüğü iptal edilmiş olup, bu hükmün o tarihte uygulanabilirlik niteliği bulunmadığından, atamanın anılan hükme göre yapıldığını söylemek de hukuki değildir. Sorumlu, anılan hükmün iptal edildiğinden haberdar olmadığını ileri sürmüşse de Devlet memurları görevlerini mevzuat hükümlerine sadık kalarak dikkat ve itina ile yerine getirmek zorundadır. Kamu personeli hakkında genel hükümler içeren bir düzenleyici işlem hakkında verilmiş yürütmenin durdurulması veya iptal kararından haberdar olunmadığının iddia edilmesi, mevzuat değişiklilerinin izlenmeyerek görevin ihmal edildiği anlamına gelir ki böylesi bir durum zaten kamu zararı unsurlarından “kasıt, kusur veya ihmalin” varlığını oluşturacağından geçerli bir savunma olarak kabul edilemez.

Sonuç itibariyle; adı geçen kişinin unvan değişikliği sınavına girmeden programcı kadrosuna atanması atama tarihinde geçerli olan Yönetmelik hükmüne aykırı olup, anılan kişiye bu atamaya bağlı olarak mevzuatında öngörülmemiş ödemelerin yapılması sonucu 5018 sayılı Kanunun 71/g kapsamında kamu zararına sebebiyet verilmiştir.

Daire Kararında kamu zararı; ...’a 3. dereceli programcı olarak yapılan ödemeler ile bu kişiye (özel kalem müdürlüğünden önceki) 5. dereceli bilgisayar işletmeni kadrosunda bulunsaydı yapılması gereken ödemeler arasındaki fark üzerinden hesaplanmıştır.

Bu hususta temyiz dilekçesinde; 2019 yılında aynı dereceli bilgisayar işletmeni kadrosunda çalışan personele, %100 oranında ek ödeme, %55 oranında özel hizmet tazminatı, 800 göstergeden ek gösterge aylığı, 750 iş güçlüğü, 1000 teminde güçlük, 500 iş riski olmak üzere toplam 2250 puan üzerinden yan ödeme aylığı ödenmesine rağmen, kamu zararı tablosunda bilgisayar işletmeni için %90 oranında ek ödeme, %50 oranında özel hizmet tazminatı hesaplanarak, ek gösterge ve yan ödeme aylığı ise hiç hesaplanmayarak hatalı ve eksik tutar üzerinden kamu zararı bulunduğu, bulunan kamu zararının hatalı olduğu, kamu zararının yaklaşık ... TL civarında olması gerektiği söylenerek hesaplama tablosuna itiraz edilmiştir.

Yapılan incelemede; ...’a ödenmesi gereken maaş unsurlarının (ek ödeme, özel hizmet tazminatı, ek gösterge aylığının) kamu zararının hesaplandığı yılda kişinin (özel kalem müdürlüğünden önceki görevi itibariyle) aylık ödemesine esas müktesebi 5. dereceli bilgisayar işletmeni unvanına ait göstergeler ve oranlar üzerinden hesaplandığı görülmüştür. Temyiz dilekçesindeki tabloda ise, 3. dereceli bilgisayar işletmeni unvanına ait gösterge ve oranlar esas alınmıştır. Kamu zararının hesaplandığı 2019 yılı itibariyle kişinin kazanılmış hakkı olan 5. dereceli bilgisayar işletmenine kıyasla yapılan kamu zararı hesabında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Ayrıca maaş kıyaslamasının özel kalem müdürlüğü ile yapılması gerektiği ileri sürülse de bir süre görev yapılan özel kalem müdürlüğü kadrosu kişi açısından kazanılmış hak sayılmayacağından, maaş kıyaslamasında da esas alınamaz. Bu nedenle dilekçedeki itirazlar ve hesap tablosu kabul edilmemiştir.

Sorumluluk yönünden inceleme:

İlam hükmünde kamu zararından 26.07.2013 kayıt tarihli personel hareketleri onayına olur veren ... Genel Müdürü ... tek başına sorumlu tutulmuştur.

... Genel Müdürü ...’nın sorumluluk itirazı bulunmaktadır. Yapılan incelemede; 26.07.2013 kayıt tarihli personel hareketleri onayında atama işlemi ... Genel Müdürü ... tarafından onaylanmadan önce işlemin kontrol etme/tayin etme süreçlerinden geçtiği ve bu süreçte görev yapan Belediye yetkililerinin imzası ile mevzuata aykırı olarak atama işleminin gerçekleştiği görülmektedir.

5018 sayılı Kanunun 31, 32, 33’üncü maddeleri ve Sayıştay Genel Kurulunun 5189/1 sayılı Kurul Kararında açıklanan kurallar çerçevesinde; bir giderin yapılmasında görevlendirilmiş kişilerin düzenlediği, onayladığı her bir belge gerçekleştirme belgesi sayılır ve bu süreçte yetkili olarak görev yaparak işlemin tamamlanmasını sağlayan kişiler düzenledikleri bu belgelerin doğruluğundan, mevzuata uygunluğundan sorumludurlar. Dolayısıyla özel kalem müdürü ...’ın sınavsız olarak programcı kadrosuna atanması sürecine görev ve yetkisi kapsamında -personel hareketleri onayını kontrol etme ve tayin etme suretiyle- dahli bulunan gerçekleştirme görevlilerine (İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanı, Genel Müdür Yardımcısı) de sorumluluk tevdi edilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak ilam maddesindeki sorumluluk hükmünün isabetli olmadığı görülmüştür.

Bu itibarla; bilgisayar işletmeni ...’ın özel kalem müdürlüğüne atandıktan kısa bir süre sonra unvan değişikliği sınavına girmeden programcı kadrosuna atanmasının mevzuata aykırılık teşkil ettiği ve 2019 yılında kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, ilam hükmünün usul ve esas yönüyle mevzuata uygun olduğu, bununla birlikte somut olaydaki kamu zararı sorumluluğuna 26.07.2013 kayıt tarihli personel hareketleri onayında imzası olan İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanı ile Genel Müdür Yardımcısının da dahil edilmesi gerektiği değerlendirildiğinden, temyiz itirazları kısmen kabul edilerek 8 sayılı İlamın 4’üncü maddesi ile verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünün sorumluluk yönüyle BOZULMASINA ve açıklanan hususlar dikkate alınarak yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,

(Üye ...’un farklı gerekçesi ile …. Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’in aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 21.02.2024 tarih ve 56489 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Farklı Gerekçe

Üye ...:

8 sayılı İlamın 4’üncü maddesiyle; ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde bilgisayar işletmeni olarak görev yapmakta iken 05.06.2013 tarihinde Özel Kalem Müdürü kadrosuna atanan ...’ın daha sonra unvan değişikliği sınavına girmeden 26.07.2013 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğünden Programcı kadrosuna atanması ve kendisine bu kadronun mali haklarının ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının atama kararını imzalayan ... Genel Müdürü ...'ya (... Eski Genel Müdürü) tek başına ödettirilmesine karar verilmiştir.

Ancak, ilgili personelin programcı kadrosuna atanmasına ilişkin atama onay belgesi (personel hareketleri onayı) incelendiğinde, bu belgede Genel Müdürün yanı sıra Genel Müdür Yardımcısı ile İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanı ve (insan kaynakları ve eğitim biriminde görevli) Memur, Şef, Şube Müdürünün de imzalarının olduğu görülmektedir. Kamu zararına esas tutulan ödemeler söz konusu atama onay belgesine istinaden yapılmış olduğundan, Daire Kararında tazminine hükmedilen kamu zararından atama onay belgesinde imzaları bulunan personelin tamamının sorumlu tutulmaları 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesine uygun olacaktır.

Daire Kararında (Denetçi Görüşünde), kamu zararı hesabında personelin özel kalem müdürü kadrosuna atanmasından önceki 5’inci dereceli bilgisayar işletmeni kadrosunun esas alınmış olduğu ifade edilmektedir. Dolayısıyla, Daire Kararında kamu zararının; ...’a 3’üncü dereceli programcı kadrosundan yapılan ödemeler ile bu kişiye (özel kalem müdürlüğünden önceki) 5’inci dereceli bilgisayar işletmeni kadrosunda bulunsaydı yapılması gereken ödemeler arasındaki fark üzerinden hesaplandığı anlaşılmaktadır.

Temyiz dilekçelerinde ise, programcı kadrosuna atamanın 26.07.2013 tarihinde yapıldığı, kamu zararının 2019 yılı için hesaplandığı, bu nedenle hesaplamada 5’inci değil 3’üncü dereceli bilgisayar işletmeni kadrosunun esas alınması gerektiği ifade edilmektedir.

Personelin, hizmet belgesi incelendiğinde:

06.09.2010 tarihinde 4 yıllık yükseköğrenimi tamamladığı,

27.09.2012 tarihinde, bilgisayar işletmeni unvanı ile kadro derecesinin 5, kazanılmış hak aylığı derecesinin 8 (8/2) olduğu;

05.06.2013 tarihinde özel kalem müdürü kadrosuna atandığı, bu kadroda kadro derecesinin 1, ödemeye esas derecesinin 1 ve kazanılmış hak aylığı derecesinin 8 (8/2) olduğu;

26.07.2013 tarihinde programcı kadrosuna atandığı, bu kadroda kadro derecesinin 3, ödemeye esas derecesinin 3 (3/1), kazanılmış hak aylığı derecesinin ise 8 (8/3) olduğu;

15.01.2019 tarihinde programcı kadrosunda kadro derecesinin 3, ödemeye esas derecesinin 3 (3/1), kazanılmış hak aylığı derecesinin 4 (4/2) olduğu;

15.02.2019 tarihinde programcı kadrosunda kadro derecesinin 3, ödemeye esas derecesinin 3 (3/1), kazanılmış hak aylığı derecesinin 4 (4/3) olduğu;

Görülmektedir.

Daire Kararında (Denetçi Görüşünde) ifade edilen “kamu zararı hesabında personelin özel kalem müdürü kadrosuna atanmasından önceki 5’inci dereceli bilgisayar işletmeni kadrosunun esas alınmış olması” nın personelin hizmet belgesindeki bilgilerle uyuşmadığı anlaşılmaktadır. Kişinin hizmet belgesinde 15.01.2024 tarihi itibarıyla 16 yıl 2 ay fiili memuriyet hizmetinin yanı sıra mevzuat hükümlerine göre birleştirilecek 1 yıl 1 ay 15 gün hizmet süresi gözükmektedir. Bu haliyle, kişinin kadro derece yükselmesinde ve kazanılmış hak aylığının hesaplamasında dikkate alınacak toplam hizmet süresi 18 yıl 6 gün olmaktadır. Söz konusu süre 2018 yılı için 13 yıl 2019 yılı için ise 14 yıl olarak dikkate alınabilecektir.

Bu durumda, 15.02.2019 tarihinde programcı kadrosunda kadro derecesi 3, ödemeye esas derecesi 3 (3/1), kazanılmış hak aylığı derecesi 4 (4/3) olan personelin 2019 yılında 4’üncü dereceli bilgisayar işletmeni kadrosunda bulunması gerekmektedir. Dolayısıyla, 2019 yılı için yapılan kamu zararı hesabının kişinin derece yükseltilmesinde dikkate alınacak toplam hizmet süresi ve İdarede söz konusu kişinin yasal olarak atanabileceği kadro dereceleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi mevzuatına da hakkaniyet ilkesine de uyarlı olacaktır. Diğer bir ifadeyle, kişinin hizmet belgesindeki bilgiler uyarınca, 2019 yılı kamu zararı hesabının kazanılmış hak aylığı (kadro derecesi) 4’üncü derece olan bilgisayar işletmeni ile 3’üncü dereceli kadrodan maaş alan programcının maaş verilerine göre yapılması gerektiği düşünülmektedir. Zira, 5’inci dereceli bilgisayar işletmeni ile 4’üncü dereceli bilgisayar işletmeni kadrolarının özel hizmet tazminatı ve ek ödeme oranları farklılık arz etmektedir.

Bu itibarla, İlamda yer alan kamu zararından atama onay belgesinde imzası bulunan Üst Yöneticinin yanı sıra söz konusu belgede imzaları bulunan tüm personelin sorumlu tutulmaları ve kamu zararı hesabının da personelin hizmet belgesindeki bilgilere göre yapılması için Daire Kararının sorumluluktan ve esastan BOZULARAK dosyanın Dairesine tevdiine karar verilmesi gerekmektedir.

Karşı Oy Gerekçesi/Azınlık Görüşü

…. Daire Başkanı ... ile Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...:

Esas yönünden çoğunluk görüşüne katılarak mevzuata aykırı atama işlemi ile kamu zararına sebebiyet verildiği değerlendirilmekle birlikte sorumluluk yönüyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki; 2560 sayılı İSKİ Kanunu’nun “Genel Müdür ve yardımcıları” başlıklı 11’inci maddenin ı-bendinde “Yönetim Kurulunca atamalar dışında kalan memurları atamak ve işçi almak” denilerek memurları atamak Genel Müdürün görevleri arasında sayılmıştır. Somut olaydaki kamu zararı, ... Genel Müdürünün söz konusu görevi ve yetkisi kapsamında 26.07.2013 kayıt tarihli hukuka aykırı atamayı onaylaması münasebetiyle gerçekleştiğinden, ilam hükmünde Genel Müdür’ün uygun illiyet bağı dahilinde sorumlu tutulduğu değerlendirilmektedir. Dolayısıyla Daire kararındaki sorumluluk hükmünün, 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesi ve 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 7’inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne uygun olduğu görüldüğünden, sorumluluk itirazları reddedilerek, hukuka uygun verilmiş tazmin hükmünün haliyle TASDİKİNE karar verilmesi gerekir.

Üye ...:

...’ın 15.12.2007 tarihinde ... Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığında zabıta memurluğuna, 27.09.2012 tarihinde ... Genel Müdürlüğünde bilgisayar işletmeni, 05.06.2013 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğü, 26.07.2013 tarihinde programcı kadrosuna atandığı, 06.09.2010 tarihinde Anadolu Üniversitesinin 4 yıllık bölümünü bitirdiği, 26.12.2019 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde yüksek lisans yaptığı dosya münderecatından anlaşılmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstisnai memurluklar” başlıklı 59’ncu maddesinde;

“…bu Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve dereceye yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın tahsis edilmiş derece aylığı ile memur atanabilir.”

İstisnai memurluklara atananlara bu Kanunu’nun uygulanacak hükümleri başlıklı 61’nci maddesinde; “(Değişik: 30/5/1974 – KHK-12; Aynen Kabul: 15/5/1975-1897/1 md.)

60’ıncı madde gereğince istisnai memurluklara atananlar hakkında bu Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi dışında kalan bütün hükümleri uygulanır…”

“Bir sınıftan başka bir sınıfa geçme” başlıklı 71’nci maddesinde;

“(Değişik: 30/5/1974 – KHK-12; Aynen kabul: 15/5/1975 - 1897/1 md.)

“…Kurumlar, memurlarını meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfına veya genel idare hizmetleri sınıfından meslekleri ile ilgili sınıfa, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atayabilirler.” denilmiştir.

Atamanın yapıldığı 26.07.2013 tarihinde; 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren; Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürüklüktedir.

İlgili Yönetmelik’in 5’nci maddesinin 2/c fıkrasında “Programcı” kadrosu unvan değişikliğine tabi kadrolar arasında sayılmıştır. 9/ç-1 fıkrasında; “Fakültelerin, yüksekokulların veya meslek liselerinin ilgili bölümlerinden mezun olmak,” özel şart olarak belirlenmiştir.

“Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 20’nci maddesinde;

“(1) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde düzenlenmiş olan hizmet grupları arasındaki geçişler aşağıdaki esaslar çerçevesinde yapılır.

a) Aynı hizmet grubunun alt hizmet grubu içinde kalmak kaydıyla, sınav yapılmaksızın ilgili personelin isteği ve atanılacak kadronun gerektirdiği özellikleri taşımak şartıyla diğer görevlere atama yapılabilir.

b) Gruplar arası görevde yükselme niteliğindeki geçişler ve alt gruptan üst gruplara geçişler görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabidir. Mahalli idarelerde ve diğer kamu/kurum ve kuruluşlarında, daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.” denilmiştir.

5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde kamu zararı; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.

Aynı maddenin ikinci fıkrasında kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler;

“a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,” şeklinde belirlenmiştir.

Yukarıda yer verdiğimiz 5018 sayılı Kanunu’nun 71’inci maddesi gereğince ilgiliye yaptığı görev nedeniyle yapılan ödemeleri “Kamu Zararı” olarak değerlendirmek mümkün değildir.

Yönetmelikte belirtilen sınav şartına uyulmadan bu yönüyle mevzuata aykırı bu işlem nedeniyle “Kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmamıştır.” İlgiliye hizmet yaptırılmadan veya kadrosu için belirlenen tutardan fazla ödemelerin yapıldığı, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı iddialarından hiçbirini ileri sürme imkânımız bulunmamaktadır.

Diğer yandan 2013 yılında yapılan bir atama nedeniyle 2019 yılındaki görevin gereği yapılan ödemelerle ilgili olarak, 2019 yılında görevde olan sorumlular ile 2013 yılındaki ilgililere bu atama nedeniyle 2019 yılında bu atamanın mevzuata uygun olmadığı, gerekçesiyle mali yönden bir sorumluluk yüklenmesi 5018 sayılı Kanunu’nun 71’nci maddesi gereğince mümkün gözükmemektedir.

“Programcı” kadrosunun unvan değişikliğine tabi kadrolar arasında sayılması bu nedenle sınav şartına uyulmadan atama yapıldığı bu yönüyle hukuka aykırı olduğu hususu idari bir soruşturmanın konusudur.

Denetçi sorgusunda da kişinin bilgisayar işletmeni kadrosundan Özel Kalem Müdürü kadrosuna atanmasında mevzuata aykırılık bulunmadığını belirtilmiştir. Hal böyle iken kişinin Özel Kalem Müdürlüğüne atanmadan önceki kadrosunun esas alınması suretiyle kamu zararı hesaplanması düşünülemez.

Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atanma, görev ve yetkileri açısından söz konusu görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmelikleri kapsamında olmayan bir unvan olması nedeniyle görevde yükselme ve unvan değişikliği kapsamında sayılan unvanlara sertifika, öğrenim durumu ve hizmet süresi yönünden gerekli şartları sağlaması nedeniyle unvan değişikliği sınavına girmeden programcı kadrosuna atanmasının Yönetmelik’in 20’nci maddesinde belirtilen: “Mahalli idarelerde ve diğer kamu/kurum ve kuruluşlarında, daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.” hükmü gereğince üst yöneticinin takdirinde olduğu değerlendirilmektedir.

Kamu idaresi tarafından atamanın yapıldığı dönem itibariyle ilgilinin bu görevi yürütebilmesi için gerekli teknik eğitim veya öğretim şartını taşımadığı veya mesleki veya teknik bilgi, beceri veya tecrübesi nedeniyle ilgilinin bu görevi gereği gibi yerine getirmediği veya getiremeyeceği yönünde herhangi bir tespit veya değerlendirme, düzenlenmiş bir tutanak ve hakkında başlatılmış inceleme ve soruşturmanın da mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Yapılan ödemeler, fiilen yapılan görevin karşılığı ödemelerdir. Bu kadro için başka bir personele bu kadroya ilişkin ödeme yapıldığına ilişkin bir tespit de mevcut değildir. Görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyan bu görev nedeniyle ilgiliye yapılmış olan ödemeleri kamu zararı olarak nitelendirmek hukuken mümkün değildir. Yukarıda yer verilen mevzuat ve izahat muvacehesinde yapılan ödemenin mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir. Bu nedenle verilen tazmin hükmüne ilişkin daire kararının “Refi” gerektiği gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim