Sayıştay 4. Dairesi 47126 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi ve Harç
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4
Sayıştay Kararı
47126
13 Nisan 2022
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2018
-
Daire: 4
-
Dosya No: 47126
-
Tutanak No: 51603
-
Tutanak Tarihi: 13.04.2022
-
Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
KARAR
KONU: Kira gelirleriyle ilgili gecikme cezalarının zamanaşımına uğratılması
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
79 İlam sayılı Daire Kararının 5 inci maddesiyle, kira alacaklarının vadesinde ödenmediği halde sözleşme hükmü gereği belirlenen gecikme cezasının uygulanmayarak söz konusu alacakların zamanaşımına uğratılması sonucu neden olunan toplam … TL tutarında kamu zararının üst yöneticiler … (Belediye Başkanı), … (Eski Belediye Başkanı) ile gerçekleştirme görevlilerine ödettirilmesine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Esas yönünden inceleme
Mevzuat
Borçlar Hukuku
11.01.2011 tarih ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu Kanunun ilgili maddeleri aşağıdadır:
“B. Borçlunun temerrüdü
I. Koşulları
MADDE 117- Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.
Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; … borçlu temerrüde düşmüş olur. …”
“2. Temerrüt faizi
a. Genel olarak
MADDE 120- Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.
Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.
…”
“B. Kira süresi
MADDE 300- Kira sözleşmesi, belirli ve belirli olmayan bir süre için yapılabilir.
Kararlaştırılan sürenin geçmesiyle herhangi bir bildirim olmaksızın sona erecek kira sözleşmesi belirli sürelidir; diğer kira sözleşmeleri belirli olmayan bir süre için yapılmış sayılır.”
“F. Sözleşmenin sona ermesi
I. Sürenin geçmesi
MADDE 327- Açık veya örtülü biçimde bir süre belirlenmişse, kira sözleşmesi bu sürenin sonunda kendiliğinden sona erer.
Taraflar, bu durumda, açık bir anlaşma olmaksızın kira ilişkisini sürdürürlerse, kira sözleşmesi belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür.”
“İKİNCİ AYIRIM
Konut ve Çatılı İşyeri Kiraları”
“A. Uygulama alanı
MADDE 339- …
Kamu kurum ve kuruluşlarının, hangi usul ve esaslar içinde olursa olsun yaptıkları bütün kira sözleşmelerine de bu hükümler uygulanır.”
F. Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmenin sona ermesi
I. Bildirim yoluyla
- Genel olarak
MADDE 347- Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir.
12.01.2011 tarih ve 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun ilgili maddeleri aşağıdadır.
“A. Geçmişe etkili olmama kuralı
MADDE 1- (1) Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.”
“GEÇİCİ MADDE 2- (1) Bu Kanunun 1 inci maddesinin son cümlesi hükmü bir defaya mahsus olmak üzere, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce Türk Borçlar Kanununun 347 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde öngörülen kira sözleşmelerinden on yıllık uzama süresi dolmamış olmakla birlikte geri kalan süre beş yıldan daha kısa olanlar hakkında, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl; on yıllık uzama süresi dolmuş olanlar hakkında da yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl sonra uygulanır.”
Borçlunun temerrüdü konusu 22.04.1926 tarih ve 818 sayılı Borçlar Kanununun 101 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
5018 sayılı Kanun
“Kamu alacaklarının silinmesi
Madde 79- (Değişik: 29/6/2012-6338/15 md.)
Özel mevzuatındaki hükümler saklı kalmak üzere, idare hesaplarında kayıtlı olup 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında izlenen kamu alacakları dışında kalan;
a) Zarurî veya mücbir sebeplerle takip ve tahsil imkânı kalmayan,
b) Tahsili için yapılacak takibat giderlerinin asıl alacak tutarından fazla olacağı anlaşılan,
kamu alacaklarından merkezî yönetim bütçe kanununda gösterilen tutarlara kadar olanların kayıtlardan çıkarılmasına üst yöneticiler yetkilidir. (a) bendine göre belirlenen tutarı aşan kamu alacaklarından silinmesi öngörülenler merkezî yönetim bütçe kanununda ayrıca gösterilir.”
2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa ekli “Çeşitli Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Göre Bütçe Kanununda Gösterilmesi Gereken Parasal ve Diğer Sınırlara Ait Cetvel“ açıklamalı İ-Cetvelinin “I.Parasal Sınırlar” kenar başlıklı kısmının ç-bendinde, 5018 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin b-bendi için parasal sınır 17 TL olarak belirlenmiştir.
Uygulamanın özellikleri ve Daire Kararının incelenmesi
Daire Kararına konu olan Belediye tarafından kişilere yapılan kiralamalarda kiralayanın kira bedelini vadeden sonra ödemesi, borçlar hukukunda yer alan borçlunun temerrüdünün sonuçlarından olan cezai mahiyetteki temerrüt faizinin uygulanmasını gerektirmektedir.
Daire Kararının kamu zararı tablosunda görülen 76 adet kiralayana ait kira sözleşmelerinde kira bedellerinin aylık olarak ve ilgili olduğu ay içerisinde yatırılacağı, kiranın vadesinde ödenmediği takdirde ödenmeyen bu bedele 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen gecikme zammı ve nispetinin tatbik edileceği belirtilmektedir.
Kiralayanın kira bedelini vadeden sonra ödemesi, borçlunun temerrüdü niteliğinde bir uygulamadır. Bununla ilgili olarak kira sözleşmelerinde temerrüt faizi ve bu faizin uygulanma şekli bakımından, 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının aylık olarak uygulanacağı belirtilmektedir.
Daire Kararında, tahsili yapılmayan gecikme zamlarından (kira borcuna bağlı temerrüt faizleri) tahsil zamanaşımına uğrayanların 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının e-bendi kapsamında kamu zararı teşkil ettiği yönünde hüküm kurulmuştur.
Öncelikle belirtilmelidir ki, Daire Kararının kamu zararı tablosu kamu zararı hesaplamalarında esas alınan vadesinde ödenmeyen kira tutarını, vadeyi, kiranın fiilen ödenme tarihini içermemektedir. Bu bilgiler yargılamaya esas raporda ve rapor dosyası ekleri arasında da yer almamaktadır. Ayrıca, kamu zararı tablosunun neredeyse tamamında aynı ahize ait, vadesi 2012 ve 2013 yıllarında olan ve vadesinde ödenmeyen kira borçları gösterilmekle birlikte, bu ahize ait hesaplanan toplam kamu zararı her bir “vadesinde ödenmeyen kira bedeli” bazında gösterilmeyip, bu ahize ait tüm “vadesinde ödenmeyen kira bedellerinin” yekûnu olarak tek bir kamu zararı tutarı gösterilmektedir. Belirtilen nedenlerle, Daire Kararında yer alan kamu zararı tablosunun içeriğinde gösterilen tutarların temyiz kanun yolu kapsamında denetimi sağlanamamıştır. Oysa ki kamu zararı tablosunda tüm hesaplamaların her bir “vadesinde ödenmeyen kira bedeli” bazında ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir.
Ayrıca, Daire Kararında yer alan 76 adet kiralama işi hakkında bunların her birinin 6098 satılı Türk Borçlar Kanununa mı yoksa 818 sayılı Borçlar Kanununa mı tabi olduğu konusunda bir tespit yapılmadığı görülmektedir. Yapılması gereken bu tespit, temerrüt faizi oranında, dolayısıyla temerrüt faizinin hesaplanmasında belirleyici olmaktadır.
İkinci olarak, Daire Kararına konu olan kiralamaların ticari iş niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, temerrüt faizinin hesaplanmasında Daire Kararında yer alan kiralamalardan 6098 sayılı Kanuna tabi olanlar hakkında, 6098 sayılı TBK’nın emredici nitelikteki 120 nci maddesinde yer alan:
“Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.
Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.
…” hükmüne uygun hareket edilmelidir. Zira TBK’nın 120 nci maddesi hükmü emredici hüküm olup, TBK’nın 27 nci maddesi gereği, kanunların emredici hükümlerine aykırı olan sözleşme hükümleri kesin olarak hükümsüzdür.
Kira sözleşmelerinde belirtilen 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde yer alan gecikme zammı oranı aylık %4’tür. Yani Daire Kararına konu olan kiralamalarda belirlenen temerrüt faizi oranı aylık %4’tür. Bu oran, yıllık %48’e tekabül etmektedir.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun m.2/1’e göre 2012 ve 2013 yılları içinde uygulanacak temerrüt faizi oranı yıllık %9 olup, bunun TBK m.120/2’de belirtildiği üzere yüzde yüz fazlası %18’dir. Bu durumda, 6098 sayılı TBK’nın emredici nitelikteki m.120/2’ye göre adi işlerde sözleşmeyle kararlaştırılacak temerrüt faizi oranının yıllık üst sınırı 2012 ve 2013 yılları için yıllık %18’dir.
Daire Kararına konu olan kira bedeli temerrüt faizi oranının, 6098 sayılı TBK’ya tabi kiralamalar bakımından, 2012 ve 2013 yılları için yıllık üst sınır olan %18 açısından ayrıca ve mutlaka değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira Daire Kararında hükme bağlanan kamu zararı tutarı, temerrüt faizi tutarıdır. Daha açık bir ifadeyle, kamu zararı tutarının, temerrüt faizinin yıllık üst sınırı %18 olacak şekilde yeniden tespitinin yapılması gerekmektedir.
Ayrıca, 5018 sayılı Kanunu 79 uncu maddesi dolayısıyla, 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa ekli “Çeşitli Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Göre Bütçe Kanununda Gösterilmesi Gereken Parasal ve Diğer Sınırlara Ait Cetvel“ açıklamalı İ-Cetvelinin “I.Parasal Sınırlar” kenar başlıklı kısmının ç-bendinde, 5018 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin b-bendi için parasal sınır 17 TL olarak belirlenmiştir. Bu hususla ilgili olarak, sorumlu mali hizmetler müdürü tarafından duruşma sırasında, zamanaşımına uğrayan temerrüt faizi tutarlarından bir kısmının 5018 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi dolayısıyla 2018 yılı bütçe kanununda öngörülen tutarın altında olması dolayısıyla terkininin yasal olduğu, bununla birlikte kiracıların zaman zaman gelip bu borçlarını yatırdıkları gerekçesiyle bu düşük tutarlı temerrüt faizlerinin terkininin yapılmamış olduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla, kanunen terkin edilebilecekken ilerleyen zamanda kiracıların kendiliğinden bu borçları yatırılabileceği düşüncesiyle terkin edilmemiş olan tutarların kamu zararı teşkil etmediği anlaşılmıştır.
Kira bedelinin vadesinde ödenmemesi durumunda gecikme zammı söz konusu olamayacağı iddiası
Sorumlular tarafından “Kira ilişkisi özel hukuk ilişkisi olup kira bedelinin zamanında ödenmemesi durumunda gecikme zammı söz konusu olamayacağı, Zira gecikme zammının 6183 sy Kn gereği alındığı” iddia edilmektedir.
Kira sözleşmelerinin vadesinde ödenmemesi üzerine kira bedeline ilave olarak tahakkuk ve tahsili gereken tutar, esasen, borçlunun temerrüdü sonucu hesaplanan temerrüt faizi olup, bu borcun hesaplanmasında esas alınacak oran ve süreler bakımından 6183 sayılı Kanunda düzenlenen gecikme zammına atıf yapılmıştır. Yoksa, kira tutarlarının vadesinde ödenmemesi üzerine tahakkuk ve tahsili gereken bu ödemeler gecikme zammı değildir.
Sözleşmelerin bittiği iddiası
Sorumlular tarafından: “İlk kiralamadaki sözleşmelerin tarihleri bitmiş olup bazılarının günümüzden 20-25 yıl öncesine ait olduğu, Bu sözleşmelere istinaden gecikme zammı alınması mümkün olmadığı” iddia edilmektedir.
Bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
6098 sayılı TBK’nın 327 nci maddesinde yer alan: “Açık veya örtülü biçimde bir süre belirlenmişse, kira sözleşmesi bu sürenin sonunda kendiliğinden sona erer. Taraflar, bu durumda, açık bir anlaşma olmaksızın kira ilişkisini sürdürürlerse, kira sözleşmesi belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür” hükümlerine göre, Daire Kararında yer alan kira sözleşmeleri belirsiz süreli kira sözleşmeleri olarak uygulanmaya devam edilmektedir.
Temerrüt faizinin 5 yıllık zamanaşımına tabi olması
6098 sayılı TBK’nın “beş yıllık zamanaşımı” kenar başlıklı 147 nci maddesinde: “Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler”in beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu düzenlenmiştir.
Temerrüt faizi, anapara alacağına bağlı fer’i bir alacaktır. Temerrüt faizleri, TBK m.147/1-1 gereği beş yıllık zamanaşımına tabidir.
818 sayılı Kanunda da temerrüt faizinin beş yıl olduğuna dair benzer düzenleme bulunmaktadır.
Sorumluluk yönünden inceleme
Daire Kararında tespit edilen kamu zararından belediye başkanının da sorumluluğu bulunduğuna hükmedilmiştir. Ancak hükmün bu yönden kanuna aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Sorumluluk yönünden, belediye başkanı tüm birimlerin çalışma esaslarını düzenleyen iç hizmetler yönergesinin tüm birimlere dağıtımını sağlamak suretiyle görevinin gereğini yerine getirmiştir. Bunun dışında, kira gelirlerinin vadesinde ödenmemesi sonucu oluşan temerrüt faizlerinin zamanaşımına uğratılması belediye başkanının doğrudan görevi dahilinde değildir. Dolayısıyla bu kapsamda oluşan kamu zararından belediye başkanının sorumluluğu bulunmamaktadır.
BU İTİBARLA, yukarıda belirtilen gerekçelerle, 221 karar-79 İlam sayılı Daire Kararının 5 inci maddesinin BOZULARAK, yeniden hüküm kurulmasını teminen dosyanın DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE (….Daire Başkanı … ve Üyeler …, …’ın farklı gerekçesiyle birlikte; Temyiz Kurulu ve ….Daire Başkanı …, ….Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …’un aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı), oy çokluğuyla,
Karar verildiği 13.04.2022 tarih ve 51603 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
(Farklı gerekçe
….Daire Başkanı …, Üye …’ın farklı gerekçesi
Esas yönünden Daire Kararının gerekçesinin ve kamu zararı tutarının sabit olduğu değerlendirilmektedir.
Sorumluluk yönünden, belediye başkanı tüm birimlerin çalışma esaslarını düzenleyen iç hizmetler yönergesinin tüm birimlere dağıtımını sağlamak suretiyle görevinin gereğini yerine getirmiştir. Bunun dışında, kira gelirlerinin vadesinde ödenmemesi sonucu oluşan temerrüt faizlerinin zamanaşımına uğratılması belediye başkanının doğrudan görevi dahilinde değildir. Dolayısıyla bu kapsamda oluşan kamu zararından belediye başkanının sorumluluğu bulunmamaktadır.
BU İTİBARLA, Daire Kararının Belediye Başkanının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle BOZULARAK, yeniden hüküm kurulmasını teminen dosyanın DAİRESİNE GÖNDERİLMESİ gerekir.
Üye …’in farklı gerekçesi
Esas yönünden, yukarıda çoğunluk görüşünde yer alan gerekçelerle Daire Kararının Bozulması gerekmektedir.
Sorumluluk yönünden, Daire Kararı kanuna uygundur.
BU İTİBARLA, esas yönünden çoğunluk görüşünde yer alan gerekçelerle Daire Kararının BOZULARAK, yeniden hüküm kurulmasını teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesi gerekir.
Karşı oy gerekçesi
Üyeler … ve …’ın karşı oy gerekçesi
Esas ve sorumluluk yönlerinden Daire Kararının gerekçesi, kamu zararının tespiti ve hüküm kanuna uygundur. Ayrıca sorumluların temyiz kanun yolunda ileri sürdüğü hususlar Daire kararında karşılanmıştır.
BU İTİBARLA, Daire Kararının TASDİKİNE karar verilmesi gerekir.
Temyiz Kurulu ve ….Daire Başkanı …, ….Daire Başkanı …, Üye …’un karşı oy gerekçesi
Daire Kararının kamu zararı tablosu kamu zararı hesaplamalarında esas alınan vadesinde ödenmeyen kira tutarını, vadeyi, kiranın fiilen ödenme tarihini içermemektedir. Bu bilgiler yargılamaya esas raporda ve rapor dosyası ekleri arasında da yer almamaktadır. Ayrıca, kamu zararı tablosunun neredeyse tamamında aynı ahize ait, vadesi 2012 ve 2013 yıllarında olan ve vadesinde ödenmeyen kira borçları gösterilmekle birlikte, bu ahize ait hesaplanan toplam kamu zararı her bir “vadesinde ödenmeyen kira bedeli” bazında gösterilmeyip, tüm “vadesinde ödenmeyen kira bedellerinin” yekûnu olarak tek bir kamu zararı tutarı gösterilmektedir. Belirtilen nedenlerle, Daire Kararında yer alan kamu zararı tablosunun içeriğinde gösterilen tutarların temyiz kanun yolu kapsamında denetimi sağlanamamıştır.
Ayrıca, 5018 sayılı Kanunu 79 uncu maddesi dolayısıyla, 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa ekli “Çeşitli Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Göre Bütçe Kanununda Gösterilmesi Gereken Parasal ve Diğer Sınırlara Ait Cetvel“ açıklamalı İ-Cetvelinin “I.Parasal Sınırlar” kenar başlıklı kısmının ç-bendinde, 5018 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin b-bendi için parasal sınır 17 TL olarak belirlenmiştir. Bu hususla ilgili olarak, sorumlu mali hizmetler müdürü tarafından duruşma sırasında, zamanaşımına uğrayan temerrüt faizi tutarlarından bir kısmının 5018 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi dolayısıyla 2018 yılı bütçe kanununda öngörülen tutarın altında olması dolayısıyla terkininin yasal olduğu, bununla birlikte kiracıların zaman zaman gelip bu borçlarını yatırdıkları gerekçesiyle bu düşük tutarlı temerrüt faizlerinin terkininin yapılmamış olduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla, kanunen terkin edilebilecekken ilerleyen zamanda kiracıların kendiliğinden bu borçları yatırılabileceği düşüncesiyle terkin edilmemiş olan tutarların kamu zararı teşkil etmediği anlaşılmıştır.
BU İTİBARLA, yukarıda belirtilen sebeplerle, Daire Kararının KALDIRILMASI gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45