Sayıştay 4. Dairesi 47125 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi ve Harç

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

47125

Karar Tarihi

13 Nisan 2022

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2018

  • Daire: 4

  • Dosya No: 47125

  • Tutanak No: 51604

  • Tutanak Tarihi: 13.04.2022

  • Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar

KARAR

KONU: Arsa satışlarına ilişkin vadesinde ödenmeyen taksitlere şartnamelerinde öngörülen gecikme zammının uygulanmaması

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

79 İlam sayılı Daire Kararının 6 ncı maddesiyle, Belediye tarafından 2018 yılında yapılan arsa satışlarına ilişkin vadesinde ödenmeyen taksitlere, şartnamelerinde öngörülen gecikme zammının uygulanmaması sonucu oluşan toplam … TL kamu zararının … (Belediye Başkanı) ile gerçekleştirme görevlilerine ödettirilmesine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Esas yönünden inceleme

Mevzuat

Belediyelerin Arsa, Konut ve İşyeri Üretimi, Tahsisi, Kiralaması ve Satışına Dair Genel Yönetmelik

Belediyelerin Arsa, Konut ve İşyeri Üretimi, Tahsisi, Kiralaması ve Satışına Dair Genel Yönetmelik (Resmi Gazete tarihi: 29.09.2005; sayı: 25951)’in “arsa satışı” kenar başlıklı14 üncü maddesi hükmünde: “Düzenli kentleşmeyi sağlamak üzere belediye tarafından üretilen arsaların 7 nci madde kapsamı dışında kalanlara satışı 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre yapılır.” denilmektedir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 117 ve 120 nci maddelerinde:

“B. Borçlunun temerrüdü

I. Koşulları

MADDE 117- Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.

Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş … (i)se, bu günün geçmesiyle; … borçlu temerrüde düşmüş olur. …”

“2. Temerrüt faizi

a. Genel olarak

MADDE 120- Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.

Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.”

Denilmektedir.

5018 sayılı Kanun ve ikincil mevzuatı

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde:

“Kamu zararı

Madde 71- (Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı; kamu

görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

Esas alınır.

…”

Denilmektedir.

27.09.2006 tarih ve 2006/11058 no.lu Bakanlar Kurulu Kararı eki olan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde:

“Kamu zararının belirlenmesi

MADDE 6- (1) Kamu zararının belirlenmesinde;

f) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

esas alınır.”

Denilmektedir.

Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 17 nci maddesinde:

“Kamu zararının oluştuğu tarih

MADDE 17- (1) Kamu zararı;

d) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması hallerinde, söz konusu işlemin zaman aşımına uğradığı tarihte,

oluşmuş kabul edilir.”

Denilmektedir.

Somut uygulamanın özellikleri

Daire Kararında yer uygulamada, kamu zararı tablosunda adları bulunan otuz kişiye yapılan arsa satışı sonrasında bu arsaların bedellerinin taksitler halinde ödenmesi sırasında bazı taksitler vadesinde ödenmemiştir.

Taşınmaz mal satış şartnamesinin 8 inci maddesine göre, vadesinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitler bulunması durumunda her bir ay için ayrı ayrı 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammının uygulanacağı belirtilmektedir. Somut olayda ise, vadesi 2018 yılı içinde olan ve vadesinde ödenmeyen taksitler ile ilgili olarak temerrüt faizlerinin tahakkuk kayıtları ve tahsilatları yapılmamıştır.

Daire Kararının incelenmesi

Daire Kararında, vadesinde ödenmeyen taksit tutarları için temerrüt faizlerinin tahakkuk ve tahsili yapılmadığından bahisle kamu zararının oluştuğu ve sorumlularına ödettirilmesine hükmedilmiştir.

5018 sayılı Kanun ve ikincil mevzuatı olan Yönetmelik hükümlerine göre İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması kamu zararının tespitinde esas alınacak haller arasında olmakla birlikte, kamu zararı, idare gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması hallerinde, söz konusu işlemin zaman aşımına uğradığı tarihte oluşmaktadır.

Daire Kararının kamu zararı tablosunda, vadesinde ödenmeyen taksitlerin vadelerinin 2018 yılı içerisinde olduğu görülmektedir. Buna göre, 6098 sayılı Kanunun m.147/1-1’e göre temerrüt faizlerinin tabi olduğu 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, dolayısıyla bu alacakların zamanaşımına uğramadıkları sonucuna varılmaktadır. Bu noktada önemli olan, vadesinde ödenmeyen bu taksitler açısından tahakkuk kayıtlarının yapılmış olmasıdır. Yani tahakkuk kayıtları yapılmış olmak kaydıyla, şartnamede gecikme zammı olarak nitelense de hukuki niteliği temerrüt faizi olan bu alacakların henüz zamanaşımına uğramamış olması dolayısıyla kamu zararı oluşmamaktadır.

Duruşma sırasında sorumlu mali hizmetler müdürü tarafından vadesinde ödenmeyen taksitlere ilişkin temerrüt faizi tahakkuk kayıtlarının yapıldığı ifade edilerek tahakkuk kayıtlarını gösteren belgelerin Kurul Başkanına sunulmasıyla, söz konusu temerrüt faizlerinin tahakkuk kayıtlarına alındığı anlaşılmıştır.

Dolayısıyla, bahsi geçen temerrüt faizi tutarlarının tahakkuk kayıtlarına alındığı ve henüz zamanaşımına uğramamış olduğu anlaşıldığından, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının e-bendi kapsamında kamu zararı oluşmamıştır.

Temerrüt faizi yıllık üst sınırının %18 olması gerekliliği

Daire Kararına konu olan satış işlemleri 2018 yılında yapılmış olup adi iş niteliğindedir; Ticari iş niteliğinde değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olan bu satış işlemleriyle ilgili genel şartnamenin 8 inci maddesinde: “… Taşınmaz mala ait 3 eşit taksit ödenmez yada eksik ödenirse her bir ay için ayrı ayrı 6183 sayılı kanunda belirtilen gecikme zammı oranı uygulanır …” denilmektedir.

Daire Kararına konu olan arsa satışları adi iş niteliğinde olduğundan, temerrüt faizinin hesaplanmasında 6098 sayılı TBK’nın emredici nitelikteki 120 nci maddesinde yer alan:

“Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.

Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.

…” hükmüne uygun hareketle temerrüt faizi hesaplanmalıdır. Zira TBK’nın 120 nci maddesi hükmü emredici hüküm olup, TBK’nın 27 nci maddesi gereği, kanunların emredici hükümlerine aykırı olan sözleşme hükümleri kesin olarak hükümsüzdür.

Genel şartnamede belirtilen 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde yer alan gecikme zammı oranı aylık %4’tür. Yani Daire Kararına konu olan kiralamalarda belirlenen temerrüt faizi oranı aylık %4’tür. Bu oran, yıllık %48’e tekabül etmektedir.

3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun m.2/1’e göre 2018 yılı içinde uygulanacak temerrüt faizi oranı yıllık %9 olup, bunun TBK m.120/2’de belirtildiği üzere yüzde yüz fazlası %18’dir. Bu durumda, TBK’nın emredici nitelikteki m.120/2’ye göre adi işlerde sözleşmeyle kararlaştırılacak temerrüt faizi oranının yıllık üst sınırı 2018 yılı için yıllık %18’dir.

Daire Kararına konu olan arsa satışlarının taksit bedellerine ilişkin temerrüt faizi oranının, 2018 yılı için yıllık üst sınır olan %18 açısından ayrıca ve mutlaka değerlendirilmesi gerekmekle birlikte, yukarıda açıklandığı üzere tahakkuk kayıtlarının yapılmış olması dolayısıyla zaten kamu zararı oluşmadığından, konunun bu yönüyle incelenmesine gerek bulunmamaktadır.

BU İTİBARLA, Daire Kararına konu olan uygulama sonucu kamu zararı oluşmadığı gerekçesiyle, 221 Karar-79 İlam sayılı Daire Kararının 6 ncı maddesinin BOZULARAK, yeniden hüküm kurulmasını teminen dosyanın DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE (….Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, …, …, …, …’nin aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı), oy çokluğuyla,

Karar verildiği 13.04.2022 tarih ve 51604 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

(Karşı oy gerekçeleri

Üyeler …, …, …’nin karşı oy gerekçesi

Esas yönünden, kamu zararının hesaplanmasının vadesinde ödenmeyen her bir taksit tutarı bazında, taksit bedeli, fiilen ödemenin yapıldığı tarih ve buna göre hesaplanan temerrüt faizinin ayrı ayrı gösterilerek tespiti gerekmektedir. Ayrıca, Daire Kararına konu olan arsa satışlarının taksit bedellerine ilişkin temerrüt faizi oranının, 2018 yılı için yıllık üst sınır olan %18 açısından ayrıca ve mutlaka değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu konuyla ilgili mevzuat ve gerekli açıklamalar yukarıda çoğunluk görüşünde yer almaktadır.

Sorumluluk yönünden, belediye başkanı tüm birimlerin çalışma esaslarını düzenleyen iç hizmetler yönergesinin tüm birimlere dağıtımını sağlamak suretiyle görevinin gereğini yerine getirmiştir. Bunun dışında, gayrimenkul satış bedeli taksitlerinin vadesinde ödenmemesi sonucu oluşan temerrüt faizlerinin tahakkuk kayıtlarının yapılması ve tahsili belediye başkanının doğrudan görevi dahilinde değildir. Dolayısıyla bu kapsamda oluşan kamu zararından belediye başkanının sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.

Ayrıca, duruşma sırasında sorumlu Mali Hizmetler Müdürü tarafından Kurul Başkanına sunulan bahsi geçen temerrüt faizlerinin tahakkuk kayıtlarını gösteren belgelerin yeniden hüküm kurulmasında incelenmek üzere Dairesine gönderilmesi gerekmektedir.

BU İTİBARLA, yukarıda belirtilen gerekçelerle, Daire Kararının BOZULARAK, yeniden hüküm kurulmasını teminen dosyanın DAİRESİNE GÖNDERİLMESİ gerekir.

Üye …’ın karşı oy gerekçesi

Esas yönünden Daire Kararının gerekçesi ve kamu zararının hesaplanmasının kanuna uygun olduğu değerlendirilmektedir.

Sorumluluk yönünden, belediye başkanı tüm birimlerin çalışma esaslarını düzenleyen iç hizmetler yönergesinin tüm birimlere dağıtımını sağlamak suretiyle görevinin gereğini yerine getirmiştir. Bunun dışında, gayrimenkul satış bedeli taksitlerinin vadesinde ödenmemesi sonucu oluşan temerrüt faizlerinin tahakkuk kayıtlarının yapılması ve tahsili belediye başkanının doğrudan görevi dahilinde değildir. Dolayısıyla bu kapsamda oluşan kamu zararından belediye başkanının sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.

Ayrıca, duruşma sırasında sorumlu Mali Hizmetler Müdürü tarafından Kurul Başkanına sunulan bahsi geçen temerrüt faizlerinin tahakkuk kayıtlarını gösteren belgelerin yeniden hüküm kurulmasında incelenmek üzere Dairesine gönderilmesi gerekmektedir.

BU İTİBARLA, yukarıda belirtilen gerekçelerle, Daire Kararının BOZULARAK, yeniden hüküm kurulmasını teminen dosyanın DAİRESİNE GÖNDERİLMESİ gerekir.

Ayrıca hesap yargılama usulü bağlamında temyiz mercii olan Temyiz Kurulu çalışma usulüne ilişkin olarak;

Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak Dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular olağan kanun yolu olarak temyiz ve karar düzeltme, olağanüstü kanun yolu olarak ise yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 sayılı Kanun’un, “Temyiz” başlıklı 55’inci maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek ilgili Daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile Daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay Dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da Dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beraatı anlamına gelen bir hükümdür.

Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dâhil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde Temyiz İncelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanunda normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.

İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumlular haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol Dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.

Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında bozma kararı verildiği kabul edilemeyeceğinden sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.

Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna ulaştığı gerekçe gösterilerek müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırma kararının oylandığı ancak bu kararın gerektirdiği üçte iki çoğunluğa ulaşılmadığı halde kurulun çoğunluğunun kaldırma yönünde oy kullandığı gerekçesiyle kaldırma gerekçeli bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılamaz. Açıklanan nedenlerle müzakerelere devam edilerek İlam hükmüne ilişkin kaldırma kararı dışındaki seçenekler üzerinde görüşme yapılmalı, tasdik veya bozma kararları oylanmalıdır.

….Daire Başkanı …, Üyeler …, …’ın karşı oy gerekçesi

Esas yönünden Daire Kararının gerekçesinin ve kamu zararının hesaplanmasının kanuna uygun olduğu değerlendirilmektedir.

Sorumluluk yönünden, belediye başkanı tüm birimlerin çalışma esaslarını düzenleyen iç hizmetler yönergesinin tüm birimlere dağıtımını sağlamak suretiyle görevinin gereğini yerine getirmiştir. Bunun dışında, kira gelirlerinin vadesinde ödenmemesi sonucu oluşan temerrüt faizlerinin zamanaşımına uğratılması belediye başkanının doğrudan görevi dahilinde değildir. Dolayısıyla bu kapsamda oluşan kamu zararından belediye başkanının sorumluluğu bulunmamaktadır.

BU İTİBARLA, Daire Kararının Belediye Başkanının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle BOZULARAK, yeniden hüküm kurulmasını teminen dosyanın DAİRESİNE GÖNDERİLMESİ gerekir.

Üye …’in karşı oy gerekçesi

Esas yönünden, kamu zararının hesaplanmasının vadesinde ödenmeyen her bir taksit tutarı bazında, taksit bedeli, fiilen ödemenin yapıldığı tarih ve buna göre hesaplanan temerrüt faizinin ayrı ayrı gösterilerek tespiti gerekmektedir. Ayrıca, Daire Kararına konu olan arsa satışlarının taksit bedellerine ilişkin temerrüt faizi oranının, 2018 yılı için yıllık üst sınır olan %18 açısından ayrıca ve mutlaka değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu konuyla ilgili mevzuat ve gerekli açıklamalar yukarıda çoğunluk görüşünde yer almaktadır.

Sorumluluk yönünden, Daire Kararının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.

BU İTİBARLA, esas yönünden Daire Kararının yukarıda belirtilen gerekçelerle BOZULARAK, yeniden hüküm kurulmasını teminen dosyanın DAİRESİNE GÖNDERİLMESİ gerekir.

Ayrıca hesap yargılama usulü bağlamında temyiz mercii olan Temyiz Kurulu çalışma usulüne ilişkin olarak; “Üye …’ın karşı oy gerekçesi” alt başlığı altında belirtilen hususlar geçerlidir. Bu konuda sonuç olarak, kaldırma kararının oylandığı ancak bu kararın gerektirdiği üçte iki çoğunluğa ulaşılmadığı halde kurulun çoğunluğunun kaldırma yönünde oy kullandığı gerekçesiyle kaldırma gerekçeli bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılamaz. Müzakerelere devam edilerek İlam hükmüne ilişkin kaldırma kararı dışındaki seçenekler üzerinde görüşme yapılmalı, tasdik veya bozma kararları oylanmalıdır.)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim