Sayıştay 4. Dairesi 46618 Kararı - Genel Bütçe Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

46618

Karar Tarihi

3 Kasım 2021

İdare

Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler

  • Yılı: 2018

  • Daire: 4

  • Dosya No: 46618

  • Tutanak No: 50370

  • Tutanak Tarihi: 03.11.2021

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: İl Müdürü kadrosu için belirlenen ücret ve tazminat göstergesi esas alınarak vekâlet ücreti ödenmesi.

19 sayılı İlamın 1. Maddesi ile, boş bulunan …, …, …, …, …, … ve … ... ... İl Müdürlüklerine vekâlet eden valilik personeline, yürüttüğü vekâlet görevi nedeniyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan ... ... İl Müdürü kadrosu için belirlenen ücret ve tazminat göstergesi esas alınarak vekâlet ücreti ödenmesi sonucunda oluşan ... TL kamu zararının harcama yetkililerinden tazminine karar verilmiştir.

Harcama yetkilisi olarak sorumlu tutulan ... temyiz dilekçesinde özetle;

İl ... ... Müdürlüğüne atama işleminin 11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Atama ve Personele İlişkin Hükümler Başlıklı Beşinci Bölüm 118. Maddesi ile 657 sayılı Kanun hükümlerine göre İçişleri Bakanı tarafından yapıldığını, İçişleri Bakanlığı, ... ... Genel Müdürlüğünün 11/12/2013 tarih ve 1886 sayılı yazısı üzerine 18/12/2013 tarih ve 6034 sayılı Valilik Oluru ile asli görevi olan Nüfus Müdürlüğü uhdesinde kalmak kaydıyla İl ... ... Müdür Vekili olarak görevlendirildiğini, daha sonra ise yine aynı göreve İçişleri Bakanlığı, ... ... Genel Müdürlüğünün 07/05/2015 tarih ve 11178 sayılı olurları ile tekrar bu göreve vekaleten görevlendirildiğini ve 16/04/2018 tarihine kadar bu görevi yürüttüğünü,

İl ... ... Müdürlerinin, 6525 sayılı Kanunun 42. Maddesindeki 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelin 9. sırasında yer aldığını, vekaleten atandığı göreve asaleten atanma şartlarını taşıdığını, vekaleten atamanın asili atamaya yetkili makamlar tarafından yapılması, atamanın 657 sayılı Kanunun 86. ve 175. maddeleri gereği yapılmış olması nedeniyle KHK'nın (II) sayılı cetvelin 9. Sırasında İl ... ... Müdürü için öngörülen oranlarda ücret ve tazminatlardan faydalandırılması gerektiğini, 18/12/2013 tarihinden 16/04/2018 tarihine kadar vekalet ettiği kadro ve görev için belirlenen ücret ve tazminat farklarının asil müdüre ödendiği şekliyle ödenmediğini,

Vekaleten yürüttüğü süre içerisinde asli görevi olan Nüfus Müdürlüğü ile İl ... ... Müdür Vekilliği görevlerini (İkisini Birlikte) aksatmadan mesai dışı, hafta sonu ve tatil günlerinde de olağanüstü gayreti ile bu iki görevi aksatmadan ve hiçbir şikayete konu olmadan fazla mesai yaparak ve fazla mesai ücreti almadan ailesine dahi zaman ayırmadan yürüttüğünü, bu nedenle, asli görevi ile vekaleten yürüttüğü görev arasındaki maaş farkının da tarafına ödenmesi gerektiğini, hakkaniyete, vicdana, hukuka, eşit işe eşit ücret anlayışı, hem de Anayasanın Sosyal Devlet anlayışına uygun vekalet aylığı ile zam ve tazminat farkı ücretinin görev yaptığı süre içerisinde il müdürleri için öngörülen ücret ve tazminatların tarafına ödenmeyerek yoksun bırakılan kısmı için Muhasebe İl Müdürlüğüne yapmış olduğu 11/04/2018 tarihli başvurunun kabul edilerek tarafına … TL ödeme yapıldığını,

Asilin ifa ettiği görev ve sorumluluğun, vekaleten atananların da ifa ettiğini, görev, sorumluluk ve risk hususunda eşit olan durumun ücret ödenmesinde ayrıma tabi tutulduğunu, 375 sayılı KHK'nın Ek 10. maddesinde yer alan “Ekli (ll) sayılı cetvel kapsamında yer alan kadrolara vekaleten atananlara vekalet görevi nedeniyle 1. fıkrada belirtilen ödemeler yapılamaz” hükmünün Anayasa Mahkemesinin 28/12/2017 tarih ve E: 2017/175, K:2017/175 sayılı Kararı ile iptal edilmesi nedeniyle İl Müdürü için ön görülen ve tarafına ödenmeyerek yoksun bırakılan ücret ve tazminatların ödenmesi talebi ile yaptığı 11/04/2018 tarihli başvurunun İl Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğünce incelenerek kabul gördüğünü,

375 sayılı KHK'nın Ek 10. maddesi (c) bendinde yer alan " Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Türkiye Büyük Mille Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı, Başbakanlık ve Bakanlıklar ile bunların bağlı ve ilgili kuruluşları (Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci maddesi kapsamında bulunanlar hariç), sosyal güvenlik kurumlan, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Yüksek Seçim Kurulu, Yüksek Öğretim Kurulu, Üniversitelerarası Kurul ve Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının;

a) Merkez Teşkilatlarında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfına ait kadrolarda yer alanlar ile 28/02/1985 tarihli ve 3160 sayılı Kanuna göre tazminat alanlar hariç olmak üzere bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvelde yer alan unvanlı kadrolarda bulunanlardan,

b) Taşra teşkilatlarına ait kadrolarda bulunup, kadro unvanları ek (II) sayılı Cetvelde yer alanlardan,

c) Merkez teşkilatlarında; Dışişleri Meslek Memuru ve Konsolosluk ve İhtisas Memurları, özel yarışma sınavı sonucunda mesleğe yardımcı veya stajyer olarak alınıp belirli süreli yerleştirme döneminden sonra özel bir yeterlilik sınavı sonunda müfettiş, uzman, denetçi, kontrolör, aktüer ve stenograf unvanlı kadrolara ( mevzuatı uyarınca söz konusu kadrolara atananlar dahil) atananlar ve bunların yardımcı ve stajyerleri ile iç denetçilerinden ekli (III) sayılı Cetvelde yer alan unvanlı kadrolarda bulunanlardan,

Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre almakta olanlara anılan cetvellerde kadro unvanlarına karşılık gelen gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarlarda ücret ve tazminatlar verilir. Bu ödemelere hak kazanılmasında ve bunların ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Ek (II) ve (III) sayılı Cetvellerde atandıkları kadro dereceleri esas alınarak belirlenen ücret ve tazminatlar, 657 sayılı Kanunun 45 inci maddesine göre atananlar ile haklarında aynı Kanunun 67 inci maddesi uygulananlar için kazanılmış hak aylık dereceleri dikkate alınarak ödenir. Tazminat damga vergisi hariç her hangi bir vergiye tabi tutulmaz.

Bu madde kapsamına giren personele; bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin ( D ) bendi, 2 inci, 28 inci, ek 1 inci, ek 4 üncü ve ek 13 üncü maddeleri hariç olmak üzere diğer maddelerinde öngörülen her türlü ödemeler ile ek 9 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen mevzuat hükümlerine göre yapılan ödemeler, 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Kanunun ek 21 inci maddesinde ön görülen ödeme, 657 sayılı Kanunda ödenmesi öngörülen aylık, ek gösterge, zam ve tazminatlar ve makam tazminatı ile avukatlık vekalet ücreti ve temsil tazminatı ödenmez.

Ekli (II) sayılı Cetvel kapsamında yer alan kadrolara vekâleten atananlara vekalet görevi nedeniyle birinci fıkrada belirtilen ödemeler yapılmaz. Ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer alan kadrolarda bulunan ve ekli (II) sayılı Cetvel kapsamındaki başka bir kadrolara veya diğer kadrolara vekaleten atanan personele, birinci fıkrada belirtilen ödemeler dikkate alınmaksızın, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi hükümleri çerçevesinde ve 175 inci maddesine göre vekaleten atanılan kadrolar için belirlenmiş olan aylık göstergeleri ve ek göstergeler esas alınarak vekalet aylığı ve anılan Kanunun 152 nci maddesi uyarınca yürürlüğe konulan Bakanlar Kurulu kararının vekalete ilişkin hükümleri uyarınca işgal ettikleri kadrolar ve vekaleten atandıkları kadrolar için belirlenmiş olan zam ve tazminatların toplam tutarı esas alınarak zam ve tazminat farkı ödenir.

Diğer Kanunların bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve Uygulamayı yönlendirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir." hükmünün yer aldığını,

375 sayılı KHK'nın Ek 10. maddesinin ( c ) bendinde yer alan hükmün, Anayasa Mahkemesinin 28/12/2017 tarihli ve E:2017/175, K:2017/175 sayılı Kararı ile 27/06/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname' ye 11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesi ile eklenen Ek 10 uncu maddenin 3 üncü fıkrasının 1 inci cümlesinin " ... ... Genel Müdürlüğünün İl Müdürü" yönünden iptaline karar verildiğini, bu nedenle, Gümüşhane il ... ... Müdür Vekili olarak 18/12/2013 tarihinde göreve atandığını ve il müdürü için öngörülen ve tarafıma ödenmeyerek yoksun bırakılan ücret ve tazminatların ödenmesi talebi ile yaptığı başvurunun kabul edildiğini ve vekalet ücreti ödemesi yapıldığını,

Sayıştay 4. Dairesinin 17 Aralık 2019 tarih ve 19 nolu ilamında Aksaray İl ... ... Müdür vekilinin Aksaray Defterdarlığına vekalet ücreti için müracaatı kabul görmediği için Anayasa Mahkemesine ve İdare Mahkemelerine taşıması ve lehine sonuçlanması nedeni ile Sayıştay yargısı açısından kamu zararı olarak nitelendirilmesi mümkün bulunmamaktadır, kararını verdiğini,

Şahsının müracaatı ise tüm bu deliller çerçevesinde Gümüşhane Defterdarlığınca değerlendirerek emsal çerçevesinde tarafına vekalet ücreti ödendiğini,

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen 10. Maddesinde; " Ekli (II) sayılı Cetvel kapsamında yer alan kadrolara vekaleten atananlara vekalet görevi nedeniyle birinci fıkrada belirtilen ödemeler yapılamaz." Hükmü, Anayasa Mahkemesince Anayasanın 10. maddesi "KANUN ÖNÜNDE EŞİTLİK", 18. maddesi "ZORLA ÇALIŞTIRMA VE ANGARYA YASAĞI", 55. maddesi " ÜCRETTE ADALETİN SAĞLANMASI" hükümleri doğrultusunda İLYÖNÜNDEN "İPTAL" edilerek idareye (9) aylık süre tanındığını ve bu sürenin de 23/09/2018 tarihi itibari ile dolduğunu, İdarenin bir düzenleme yapmadığını, bunun olumsuzluğunun da kendilerine yansımaması gerektiğini,

İki müdürlüğü yürütmesine rağmen bu iki işten sadece birini yürütenin kendisinden fazla maaş aldığını, bu durumun hukuka ve adalete sığmadığını, eşit işe eşit ücret ilkesinin dikkate alınması gerektiğini, bir devlet memuruna angarya iş verildiğinde ücret ödenmesi gerektiğini,

… Genel Müdürlüğü kurulduktan sonra ilk olarak görevlendirildiğini ve dört buçuk yıl bu görevi (aynı zamanda Nüfus Müdürlüğü görevini) yürüttüğünü, ... ... Genel Müdürlüğündeki toplantılarda görevlerinin 7 gün 24 saat olarak belirlendiğini, ülkemize gelen göçmenlere en iyi şekilde hizmet edilmesinin istendiğini, aynı zamanda Nüfus Müdürlüğü görevini de ifa ettiğini, bu görevi yaparken dairenin kuruluş aşamasında ihaleler yaparak işlem yürüttüğünü, bu ihalelerde istemeyerek de olsa herhangi bir sorun çıktığında veya göçmenlerin iş ve işlemlerini yaparken bir ihmali olduğunda veya savaşçı teröristler sınır dışı edilmediğinde bu görevi vekaleten yürüttüğü için ceza verilmekten imtina edilip edilmeyeceğini,

Tüm bu işleri yaparken ikinci bir maaş istemediğini sadece bir görevi asaleten ifa eden İl ... ... Müdürü ve Nüfus Müdürü arasındaki farkı talep ettiğini ve tarafına ödendiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Harcama yetkilisi olarak sorumlu tutulan ... temyiz dilekçesinde özetle;

İlk vekâlet ücretini, asil olarak atanan İl Göç Müdürlerinin maaş ve sosyal haklarını aldığı 375 sayılı KHK’nın II Sayılı cetvelinden, Anayasa Mahkemesinin “İl ... ... Müdürü yönünde vekalet edenlere ödenmez” kararının Resmi Gazete’de yayınlandığı 23.01.2018 tarihten sonra 24.01.2018 tarihinde aldığını,

Sayıştay ... Dairesinin İlam Kararında, 657 sayılı DMK’nın 175. ve 86. Maddelerine göre alması gereken vekalet ücreti ve tazminat farklarının dahi verilmeyerek, tamamının kişi borcu çıkarıldığını, İl ... ... Müdürlüğü kararı gereği Kastamonu Defterdarlığı Saymanlık Müdürlüğü nezdinde tamamının geri alındığını, belirtilen tarihler için tarafına hiçbir vekâlet ödenmediğini, İlamın Kararı kendi içinde tutarsız olduğunu,

Vekaleten geçici görevli olduğu dönem için, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (II) sayılı cetvelde yer alan asil İl ... ... Müdürlerinin maaş dahil her türlü sosyal haklarını aldığı bölümünden hesaplanarak net farkı olarak aldığı … TL’nin kişi borcu olarak çıkarıldığını,

01.01.2018-07.05.2018 tarihlerinde … İl ... ... Müdürü Vekili olarak görev yaptığı dönemde asilde aranan tüm şartları taşıdığı için atamaya yetkili amir (Bakan) Onayı ile geçici görevle vekâleten görevlendirildiğini, bu tarihlerde Kastamonu İl ... ... Müdürlüğünde yetişmiş personel bulunmadığından kurum dışından (mülga) Başbakanlığa bağlı İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünden görevlendirildiğini, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile İl ... ... Müdürlüğü’nün ayrı ve farklı kurumlar olduğunu, görev yaptığı süre içerisinde bölgede düzensiz göçmenlerin kolluk kuvvetlerince toplu olarak ve sık sık yakalandığını, bu dönemde düzensiz göçmenle mücadelede zaman zaman üç gün hiç uyumadan 7/24 esasına göre azimle çalıştığı günler olduğunu, böyle sıkıntılı dönemde vekaleten geçici görevli olduğu tarihlerde bütün sorumlulukları üzerinde taşımakla beraber yapacağım en küçük bir hatanın 25 yıllık memuriyetini bitirebileceğini, vekâlet ettiği dönemde kadrolu olduğu kurumda hiç görev almadığını, kendi kurumunda yaşamadığı sıkıntıları bu kurumda yaşadığını, her türlü olumsuzlukları bertaraf ettiğini, görev yaptığın sürede İçişleri Bakanlığınca yapılan ankette Kastamonu’nun Türkiye’de en başarılı İl ... ... Müdürlüğü olarak belirlendiğini, her konuda donanımlı ve asilde aranan tüm şartları taşıdığı için … İl Valisi Sayın … tarafından İçişleri Bakanlığına asaleten atanma talebinde bulunulduğunu,

Sayıştay ... Dairesi İlamında, kendisi dahil beş (5) İl Göç Müdürü Vekiline kişi borcu çıkarıldığı bu dönemde, 81 İl ... ... Müdürlüğünün 44 tanesinin vekil olarak görev yaptığını, asil müdür olarak görev yapan müdürlerin maaşlarını 375 Sayılı KHK’nın Ek II. Sayılı Cetvelinden aldığını, vekil müdürlerden bazı illerin bu sorguya girmediğini, onlarcasının İdare Mahkemelerine başvurarak ücretlerini asil müdür maaşının (375 Sayılı KHK’nın Ek II. Sayılı Cetvelinde belirtilen) net farkından aldığını, hatta İlam kararında kendisinin de içinde bulunduğu aynı sorguda Aksaray İl ... ... Müdürü vekili …’in … TL ödemenin sorgudan çıkarıldığını, sorgu ve ilama yansımayan, lehlerine karar veren birçok İdare Mahkemesi kararlarının İstinafa gittiğini (örneğin Konya Bölge İdare Mahkemesinin iki ayrı kararı) ve bu kararların vekil müdürlerin lehine onaylandığını, Sayıştay 4. Dairesinin ilam kararının Anayasamızın 10. Maddesi “KANUN ÖNÜNDE EŞİTLİK”, 18. Maddesi “ZORLA ÇALIŞTIRMA VE ANGARYA YASAĞI”, 55. Maddesi “ÜCRETTE ADALETİN SAĞLANMASI”, İnsan Haklarına ve hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu, Anayasa hükümlerinin kesin olduğunu, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğunu, Kanunların Anayasaya aykırı olamayacağını,

Anayasa’nın 10. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesinin, hukuksal durumları aynı olanlar için olduğunu, bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörüldüğünü, eşitlik ilkesinin amacının, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasa karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemek olduğunu, bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlalin yasaklandığını, yasa önünde eşitliğin, herkesin her yönden ayrı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmediğini,

Anayasa Mahkemesi’nin 2017/175 Karar No ve 28.12.2017 tarihli Kararının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen 10'uncu maddesinde; “Ekli (II) sayılı Cetvel kapsamında yer alan kadrolara vekaleten atananlara vekalet görevi nedeniyle birinci fıkrada belirtilen ödemeler yapılmaz... ” hükmünün İL GÖÇ İDARESİ MÜDÜRÜ yönünden iptal edildiğini, aynı Mahkeme tarafından, İl Afet ve Acil Durum Müdürleri yönünden de daha önce iptal kararı verildiğini, İdare Mahkemelerince lehlerine karar verilen vekil müdürler hakkında Sayıştay 4. Dairesi İlamında, mahkemeye başvuranlar yönünden kişiye münhasır bir karar olduğu belirterek sorgu dışında tutulduğunu, Anayasa Mahkemesi kararının, vekalet ücreti ödenmesinde 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen 10’uncu maddesinde; "Ekli (II) sayılı Cetvel kapsamında yer atan kadrolara vekaleten atananlara vekalet görevi nedeniyle birinci fıkrada belirtilen ödemeler yapılmaz... ” hükmünü İl ... ... Müdürü yönünden iptal ettiğini, Anayasa Mahkemesi her ne kadar kanun koyucuya dokuz aylık süre vermişse de; süre 23 Eylül 2018 tarihinde dolmadan 09.07.2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 703 Sayılı '‘Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”nin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda değişiklik yapan 176, 177, 178. Maddesi 375 sayılı KHK’nın; ‘'Kurumlar Arası Görevlendirme” başlıklı kararı; EK MADDE -25 “Kamu kurum veya kuruluşlarının emrine geçici görevlendirilenler mali ve sosyal hak ve yardımlarını kurumlarından alırlar. Bunlar bu şekilde görevlendirildikleri süre boyunca kurumlarından aylıklı izinli sayılırlar. Kurum veya kuruluşların kadro veya pozisyonlarına geçici görevlendirmenin yapılabilmesi için, görevlendirileceklerin ilgili mevzuat uyarınca kadro veya pozisyona asaleten atanmada aranan, asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil, tüm şartları bir arada taşımaları gerekir. Bu şekilde görevlendirilenler görevlendirildikleri kadro veya pozisyon için öngörülen mali ve sosyal hak ve yardımlardan emsali personel gibi faydalandırılır. Bunlar geçici görevlendirildikleri süre boyunca kurumlarından aylıksız izinli sayılırlar. Bunların Sosyal Güvenlik Kurumu ile ilişkileri kendi kuramlarındaki statüleri dikkate alınarak devam ettirilir.

Geçici görevlendirilenlerin özlük hakları devam eder ve bu süreler terfi ve emekliliklerinde hesaba katılır. Terfileri başkaca bir işleme gerek kalmaksızın süresinde yapılır. Bunların geçici görevlendirildikleri kurumda geçirdikleri süreler kendi kurumlarında geçirilmiş sayılır. Akademik unvanların kazanılması için gerekli şartlar saklıdır. Bu maddeye göre görevlendirilenler, görevlendirildikleri kurumların mevzuatına uymakla yükümlüdür. ” Cumhurbaşkanlığının bu kararı ile istenilen değişiklikler yapıldığını, ayrıca iptal edilen cümlenin yerine düzenleme yapılmasına gerek kalmadığını, bu hükmün geçici görevli olarak Kastamonu İl ... ... Müdürü vekili olarak bilfiil yürüttüğü görevlendirmeye uyduğunu,

Sayıştay ... Dairesi ilamında; çok sayıda İdare Mahkemesi kararını, İstinaf Mahkemesi kararlarını, Anayasa Mahkemesinin iki ayrı İPTAL kararını ve 703 Cumhurbaşkanlığının 657 Sayılı DMK.’nunda ve 375 sayılı KHK.’de yapılan değişikliklerin yok sayarak veya görmezden gelerek işlem tesis edildiğini, Anayasanın 10. Maddesi “KANUN ÖNÜNDE EŞİTLİK”, 18. Maddesi “ZORLA ÇALIŞTIRMA VE ANGARYA YASAĞI”, 55. Maddesi “ÜCRETTE ADALETİN SAĞLANMASI” ve “HUKUK DEVLETİ İLKESİ” hükümlerine aykırı karar verildiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Harcama yetkilisi olarak sorumlu tutulan … ile … aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;

Sayıştay ... Dairesinin kararında; “... ... Genel Müdürlüğünün İl müdürü 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvel kapsamında yer aldığından, İl ... ... Müdürlüklerine vekalet eden personelin de asli görevlerinin (İl Protokol Şube Müdürü, İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü, İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü, İl Nüfus Müdürlüğü) söz konusu cetvellerde yer almadığı da dikkate alındığında, bu kadrolara vekaleten atananların mevzuatta öngörülen tüm şartları taşıması halinde 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesinde öngörülen vekalet aylığı ile Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın 9’uncu maddesi uyarınca öngörülen zam ve tazminat farkından yararlandırılması gerekmektedir.” denildiğini,

... ... Genel Müdürlüğünün İl müdürü, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvel kapsamında yer aldığından, İl ... ... Müdürlüklerine vekalet eden personelin de asli görevlerinin söz konusu cetvellerde yer alınası halinde vekalet aylığı ile Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın 9'uncu maddesi uyarınca öngörülen zam ve tazminat farkının da oluşmayacağını, kaldı ki ... ... İl Müdürleri maaşlarını 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvel kapsamında almakta olup, 657 sayılı Kanunun 175'inci maddesinde öngörülen vekalet aylığı ile Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın 9’uncu maddesi uyarınca öngörülen zam ve tazminatları alabilmeleri için asil il müdürlerinin de bu şekilde maaşlarını alması gerektiğini,

Vekaleten yürütmüş olduğu İl ... ... Müdür vekilliği nedeniyle oluşan vekalet ücretini 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (II) sayılı cetvelde yer alan asil İl ... ... Müdürlerinin maaş dahil her türlü sosyal haklarını aldığı bölümden hesaplanarak aldığını,

Anayasanın Kanun önünde eşitlik başlıklı 10. maddesi hükmüne göre yüklenilen görev, yetki ve sorumluluklar ve hesap verme noktasında asil ile vekil arasında her hangi bir ayırım yapılmazken, yüklenilen sorumluluğun karşılığı olarak verilen zam ve tazminatın asile ayrı vekile ayrı ödenmesi konusunda ayırım yapılarak vekaleten atanan memurlara zam ve tazminatın farkı nedeniyle kişi borcu çıkartılmasının Anayasanın kanun önünde eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu,

Anayasa Mahkemesinin 05.07.2012 tarih ve E: 2012/11, K: 2012/104 sayılı Kararında; Anayasanın 2’nci maddesinde düzenlenen “Hukuk devleti ilkesi”, 10’uncu maddesinde düzenlenen "Kanun önünde eşitlik ilkesi” ve 55’inci maddesinde düzenlenen “ücrette adalet” ilkesi” hükümleri gereğince 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86’ncı maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “...birinci fıkrada sayılan...” ibaresinin iptal edildiğini ve iptal gerekçesi olarak; “vekalet aylığı ödenmesinde kadronun boş veya dolu olmasına göre ayrım yapılmasının Anayasamın 10 uncu maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olduğunun” belirtildiğini, böylelikle vekaletteki kısıtlamanın kaldırılmış olduğunu, buna göre bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekaletin asıl olmaktan çıktığını,

Anayasanın Kanun önünde eşitlik başlıklı 10. maddesi hükmüne göre yüklenilen görev, yetki ve sorumluluklar ve hesap verme noktasında asil ile vekil arasında her hangi bir ayırım yapılmazken, yüklenilen sorumluluğun karşılığı olarak verilen zam ve tazminatın asile ayrı vekile ayrı ödenmesi konusunda ayırım yapılarak vekaleten atanan memurlara zam ve tazminatın farkı nedeniyle kişi borcu çıkartılması Anayasanın, kanun önünde eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu,

Mahkeme kararında; “Uyuşmazlığa konu olayda, Anayasanın 153’üncü maddesinin son fıkrası hükmünün Anayasa Mahkemesi Kararlarının sadece hüküm fıkralarının değil, hükme dayanak oluşturan temel gerekçelerinin de bağlayıcı olduğunun kabul edilmesini zorunlu kılması, Kanun Hükmünde Kararname hükmünde yer alan ibarenin Anayasa Mahkemesince usuli bir gerekçeyle iptal edilmiş olması ve iptal hükmünün ödemelerin yapıldığı tarih itibariyle yürürlüğe girmemiş olması nedeniyle, sorgu konusu ödemeler hakkında yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hukukilik denetimi yapılması gerektiği kuşkusuzdur.” Denildiğini,

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 10’uncu maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin iptali istemiyle … İdare Mahkemesince itirazen yapılan başvuru üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin 28.12.2017 tarih ve Esas No: 2017/175 Karar No: sayılı Kararı ile 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin birince maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 10’uncu maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Ekli (II) sayılı Cetvel kapsamında yer alan kadrolara vekaleten atananlara vekalet görevi nedeniyle birinci fıkrada belirtilen ödemeler yapılmaz.” İbaresi, söz konusu düzenlemenin 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin dayanağı olan 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında bulunmadığı ve anılan Kanunla Bakanlar Kuruluna verilen yetki kamu görevlilerinin “atanma, nakil, görevlendirme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevk edilme usul ve esasları” ile sınırlı iken, söz konusu düzenlemenin doğrudan mali haklara ilişkin olduğu gerekçesiyle “... ... Genel Müdürlüğünün il müdürü" kadrosu yönünden Anayasanın 91’inci maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğini, Anayasa Mahkemesi’nin iptal hükmünün 23.01.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlandığını,

Anayasa Mahkemesinin anılan Kararından sonra da konuya ilişkin herhangi bir kanuni düzenleme yapılmadığını,

Mahkeme kararında iptal hükmünün ödemelerin yapıldığı tarih itibariyle yürürlüğe girmemiş olması nedeniyle, sorgu konusu ödemeler hakkında yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hukukilik denetimi yapılması gerektiğinin belirtildiğini,

Sayıştay Temyiz Kurulunun 2012 Yılı 1. Daire, 40568 Dosya no ve 41810 Tutanak nolu 19.04.2016 tarihli kararında ve 2013 yılı 1 Dairesinin 39915 Dosya No, 42933 Tutanak No ve 05.04.2017 tutanak tarihli kararında da açıkça belirtildiği gibi “Danıştay 4.Dairesinin 1990/234 E. 1991/248 K sayılı içtihadı ve diğer emsal içtihatlar ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 08.10.2009 tarihli, 2009/611 E.2009/1769 K. sayılı içtihat içeriğinde ve doktrinde de açık ve dayanaklı olarak, “Anayasa Mahkemesi iptal kararının iptale konu hüküm ile ilgili eldeki tüm davaları doğrudan doğruya etkileyeceği, Anayasaya aykırılığı tespit edilen kurala görülmekte olan davalarda dayanılamayacağı sonucuna varılmaktadır. Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği kuralının, yargı yerlerinin Anayasa ya aykırılığı usulüne göre saptanmış kanun hükümlerine göre karar tesis edecekleri yönünde yorumlanıp uygulanması söz konusu olmayacaktır.“ denildiğini;

Anayasa Mahkemesince bir Kanunun veya KHK'nin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemeyeceğini, bir başka anlatımla, Anayasa Mahkemesinin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunmasının, öncelikle yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak, yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yönelik olduğunu ve yargı mercilerinin bakmakta olduğu uyuşmazlıklarda hukuka ve Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş kuralları uygulaması ve uyuşmazlıkları bu kurallara göre çözümlemesi sonucunu doğurmayacağının idari yargının yerleşik içtihatlarından olduğunu;

Anayasanın 153. Maddesinde Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği belirtilmiş olsa da iptal kararlarının geriye yürümemesi kuralının mutlak bir şekilde uygulanması halinde, iptal kararına kadar kanunun uygulanmasından zarar görenler cezalandırılmış veya kanunun uygulanmasından menfaat elde edenler imtiyaz elde etmiş olacak ve iptal kararı ile artık kanun uygulanamaz hale geldiğinden eşitlik ilkesine aykırı bir durumun ortaya çıkmış olacağını, iptal kararlarının geriye yürümemesi kuralının iptal kararından önce yapılmış hukuksal işlemlerden kaynaklı kazanılmış hakların muhafazasına yönelik olduğunu, ancak iptal edilen kanunlardan dolayı hakları ihlal edilenler bakımından, hakların geri elde edilebilmesi bakımından iptal kararlarının geriye yürümesi gerektiğini, ( BABAYİĞİT Mustafa, Türk Hukukunda Anayasa Mahkemesi Kararlarının Geriye Yürümezliği Sorunu, TBB Dergisi, 2016 .s.191,192) Nitekim Danıştay 11.Dairesi tarafından verilen 2016/223 E- 2016/583 K sayılı kararda “Anayasanın 153. Maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesince verilen kararların geriye yürümeyeceği kuralının, iptal eden hükümlere göre kazanılmış ...haklara yönelik olduğunu, Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş bir düzenlemeyle ilgili uyuşmazlıkların. Anayasaya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmeleri Anayasanın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edeceği...” açıkça belirtildiğini,

Ayrıca Danıştay 15. Dairesinin 2016/223 esas ve 2016/583 karar ile 30 yıl fiili hizmet yılından fazla süre için ödenecek ikramiye ve aylık bağlanması hakkında verdiği kararda Anayasa Mahkemesi kararlarının “Anayasanın 153. Maddesi iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan hakkın doğumu anında hukuka uygun olarak tamamlanmış ve kişiye özgü, lehe sonuçlar doğurmuş, daha sonra mevzuat değişikliği veya işlemin geri alınması gibi nedenlere rağmen, hukuk düzenince korunması gereken haklara yönelik olup, Anayasaya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesi Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edeceği” gerekçesiyle geriye dönük emekli ikramiyesi ve emekli aylığının ödenmesini onayladığını,

Ayrıca Maliye Bakanlığı vekalet ücretinin ödeneceğine dair Anayasa Mahkemesi Kararını kanuna eklemiş ve Danıştay Dava İdareleri Kurulunun 2011/217 Esas ve 2011/616 kararı ile “Bir düzenleyici işlemin yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine daha önce düzenleyici işleme karşı dava açmamış olan iptal kararından sonra 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. Maddesi kapsamında idareye başvuran kişilerin düzenleyici işlemin iptaline ilişkin yargı kararının doğurduğu hukuki sonuçlardan yararlanmalarının hukuk devletinin ilkesinin gereği olduğunu” belirtildiğini,

Buna göre, iptal edilen Anayasa’ya aykırı düzenleme ile ilgili eldeki tüm davalarda Anayasa Mahkemesi iptal kararının dikkate alınması gerektiğinin ve bu durumda geriye yürümezlik kuralının uygulanamayacağının açıkça vurgulanmış olduğunu;

Konu ile ilgili idare, bölge idare ve istinaf mahkemelerinden çıkan mahkeme kararları her ne kadar kişileri bağlasa da aynı konuda birden fazla karar olması aldığı vekalet aylığının yasalara uygun olduğunu gösterdiğini, bu nedenle yasa ve kanunlara uygun olarak almış olduğu vekalet aylığı nedeniyle herhangi bir kamu zararı oluşmadığını ve verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Başsavcılık mütalaasında;

“Anayasanın 128. maddesi hükmü gereği memurlar ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal hakları ancak kanunla düzenlenebileceği bunun tek istisnasının da mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme olduğuna hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle memur kadrolarına atananların mali ve sosyal hakları mevzuatla düzenlenmesi esastır. Bu hükme istinaden 375 sayılı KHK'ye ek II sayılı cetvelde yer alan kadrolara vekaleten atananlara, ilgili mevzuatta öngörülmüş şartları bir arada sağlanması halinde vekalet aylığı ile zam ve tazminat farkının ödenebileceği hüküm altına alınmıştır. 375 sayılı KH Kararnameye 666 sayılı KHK' namenin 1. maddesi ile eklenen ek 10. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile II sayılı cetvelde yer kadrolara vekaleten atananlara vekalet görevi nedeniyle birinci fıkrada belirtilen ödemelerin yapılmayacağına ilişkin hüküm Anayasa Mahkemesinin 28.12.2017 tarih ve 2017/175 Esas ve 2017/175 K. sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

Anayasanın 153 üncü Maddesi gereği Anayasa Mahkemesinin bir kanun veya kanun hükmündeki kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken kanun koyucu gibi yeni bir uygulamaya yol açacak şekilde hüküm tesis edemeyeceğinden, iptal kararına göre yeni bir düzenleme yapılmadığı müddetçe İl ... ... Müdürü görevini vekaleten geçici görevlendirildiği dönem için 375 sayılı KHK'ye ek II sayılı cetvelde yer alan kadrolar için öngörülen ücret ve tazminatlardan yararlanmaları mümkün değildir,

Diğer taraftan dava dilekçesinde örnek gösterilen Yargı kararları dikkate alınarak Daire Kararının yasal olmadığı yönündeki iddialar Anayasanın 160 ile 6085 sayılı Kanunun 60 ıncı maddelerine uygun değildir.

Bu durum karşısında mevzuata aykırı ödeme dolayısıyla verilen tazmin karanının tasdikine hükmedilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

Arz ederim.” Denilmiştir.

Başsavcılığın karşılamasına cevap veren … ile … aynı mahiyetteki ikinci temyiz dilekçelerinde özetle;

Sayın Savcı’nın 11.05.2020 tarihli mütalaasının kabulünün mümkün olmadığını, şöyle ki; yargılama aşamasında toplanan deliller ve savcılık makamının mütalaasından da anlaşılacağı üzere vekaleten yürüttüğü kadroya ilişkin olarak taraflar arasında herhangi bir tartışmanın söz konusu olmadığını, Sayıştay 4.Dairesi’nin 14.11.2019 tarihli kararının temel gerekçesinin, Anayasa’nın 128.madde hükmü gereği, memurların ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının ancak kanunla düzenlenebileceğini, bunun tek istisnasının da mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme olduğu hükmüne yer verildiğini, bu nedenle memur kadrolarına atananların mali ve sosyal haklarının mevzuatla düzenlenmesinin esas olduğunu, bu hükme istinaden 375 sayılı KHK'ye ek II sayılı cetvellerde yer alan kadrolara vekaleten atananlara ilgili mevzuatta öngörülmüş şartları bir arada sağlanması halinde vekalet aylığı ile zam ve tazminat farkının ödenebileceğinin hüküm altına alındığını, 375 sayılı KHK’ye 666 sayılı KHK’nin 1 maddesi ile eklenen 10. Maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile II sayılı cetvelde yer alan kadrolara vekaleten atananlara vekalet görevi nedeni ile birinci fıkrada belirtilen ödemelerin yapılamayacağına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesi’nin 28.12.2017 tarih ve 2017/174 Esas ve 2017/175 sayılı kararı ile iptal edildiğini ancak Anayasa Mahkemesi’nin bir kanun veya kanun hükmündeki kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal eder iken kanun koyucu gibi yeni bir uygulamaya yol açacak şekilde hüküm tesis edemeyeceğinden iptal kararına göre yeni bir düzenleme yapılmadığı müddetçe ilgili ücret ve tazminatlardan yararlanamayacağını, bunun genişletilmiş ve hatalı yorum sonucunda ulaşılmış bir kanaat olduğunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre kadro ve unvanlara karşılık gelen ücret ve tazminatların ne şekilde ödeneceğinin belirlendiğini, 657 saylı Kanunun 86 ncı maddesi hükümleri çerçevesinde ve 175 inci maddesine göre vekaleten atanılan kadrolar için belirlenmiş olan aylık göstergeler ve ek göstergeler esas alınarak vekalet aylığı ve anılan Kanunun 152 nci maddesi uyarınca yürürlüğe konulan Bakanlar Kurulu Kararının vekalete ilişkin hükümleri uyarınca işgal ettikleri kadrolar ve vekaleten atandıkları kadrolar için belirlenmiş olan zam ve tazminatlarının toplam tutarı alınarak zam ve tazminat ödendiğini,

Bu düzenlemeler ışığında Anayasa Mahkemesinin sadece ve sadece ... ... Genel Müdürlüğü’nün İl Müdürü yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline dair karar verdiği gerçeği ile birleştiğinde bu konuda yasal düzenleme olmadığını söylemenin, mevcut 657 sayılı Yasayı ve diğer düzenlemeleri yok saymak olduğunu,

Ayrıca bire bir aynı nitelikte olan kesinleşmiş emsal kararların sorguda sorumlu ve/veya ahiz olarak yer almayan kişiler hakkında verilen mahkeme kararlarının, emsal olarak kabul etmemenin, mahkemeleri ve hukuku yok saymak olduğunu, mütalaayı kabul etmediğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Başsavcılığın Cevabı

“İlgi yazınız ekinde gönderilen ek temyiz dilekçesi incelenmiş olup; adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 5 Mayıs 2020 tarih ve E.20024465 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Arz olunur.” Denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

19 sayılı İlamın 1. Maddesi ile, boş bulunan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... ... İl Müdürlüklerine vekâlet eden valilik personeline, yürüttüğü vekâlet görevi nedeniyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan ... ... İl Müdürü kadrosu için belirlenen ücret ve tazminat göstergesi esas alınarak vekâlet ücreti ödemesi sonucunda oluşan ... TL kamu zararının harcama yetkililerinden tazminine karar verilmiştir.

Anayasanın 128’inci maddesinin ikinci fıkrasında;

"Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”

Denilmek suretiyle, memurların ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının ancak kanunla düzenlenebileceği, bunun tek istisnasının da mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Memur kadrolarına vekâleten atananların yararlanacakları mali haklar mevzuatta açıkça düzenlenmektedir. Nitekim vekâleten atananlara ilgili mevzuatında belirtilen şartların tümünü taşımak kaydıyla, atandığı kadroya bağlı olarak vekâlet aylığı, zam ve tazminat farkı ile ek ödeme farkı ödenebilmektedir.

Anayasanın bahsi geçen 128’inci maddesi hükmüne uygun olarak, Devlet memurlarının sınıfları, nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işleri 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede düzenlenmiştir.

02/11/2011 tarihli ve 28103 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1’inci maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 10’uncu maddesinde;

"Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan başkanlıklar ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı, Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunların bağlı ve ilgili kuruluşları (Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci maddesi kapsamında bulunanlar hariç), sosyal güvenlik kurumları, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Yüksek Seçim Kurulu, Yükseköğretim Kurulu, Üniversitelerarası Kurul ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının;

a) Merkez teşkilatlarında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfına ait kadrolarda yer alanlar ile 28/2/1985 tarihli ve 3160 sayılı Kanuna göre tazminat alanlar hariç olmak üzere bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvelde yer alan unvanlı kadrolarda bulunanlardan,

b) Taşra teşkilatlarına ait kadrolarda bulunup, kadro unvanları ekli (II) sayılı Cetvelde yer alanlardan,

c) (Değişik : 20/8/2016-6745/77 md.) Merkez teşkilatlarında; Dışişleri Meslek Memuru ve Konsolosluk ve İhtisas Memurları, özel yarışma sınavı sonucunda mesleğe yardımcı veya stajyer olarak alınıp belirli süreli yetiştirme döneminden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda müfettiş, uzman, denetçi, kontrolör, aktüer ve stenograf unvanlı kadrolara (mevzuatı uyarınca söz konusu kadrolara atananlar dâhil) atananlar ve bunların yardımcı ve stajyerleri ile iç denetçilerden ekli (III) sayılı Cetvelde yer alan unvanlı kadrolarda bulunanlardan,

aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre almakta olanlara anılan Cetvellerde kadro unvanlarına karşılık gelen gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarlarda ücret ve tazminat verilir. Bu ödemelere hak kazanılmasında ve bunların ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerde atandıkları kadro dereceleri esas alınarak belirlenen ücret ve tazminatlar, 657 sayılı Kanunun 45 inci maddesine göre atananlar ile haklarında aynı Kanunun 67 nci maddesi uygulananlar için kazanılmış hak aylık dereceleri dikkate alınarak ödenir. Tazminat damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz.

Bu madde kapsamına giren personele; bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D) bendi, 2 nci, 28 inci, ek 1 inci, ek 4 üncü ve ek 13 üncü maddeleri hariç olmak üzere diğer maddelerinde öngörülen her türlü ödemeler ile ek 9 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen mevzuat hükümlerine göre yapılan ödemeler, 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Kanunun ek 21 inci maddesinde öngörülen ödeme, 657 sayılı Kanunda ödenmesi öngörülen aylık, ek gösterge, zam ve tazminatlar ve makam tazminatı ile avukatlık vekalet ücreti ve temsil tazminatı ödenmez.

Ekli (II) sayılı Cetvel kapsamında yer alan kadrolara vekaleten atananlara vekalet görevi nedeniyle birinci fıkrada belirtilen ödemeler yapılmaz. Ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer alan kadrolarda bulunan ve ekli (II) sayılı Cetvel kapsamındaki başka kadrolara veya diğer kadrolara vekaleten atanan personele, birinci fıkrada belirtilen ödemeler dikkate alınmaksızın, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi hükümleri çerçevesinde ve 175 inci maddesine göre vekaleten atanılan kadrolar için belirlenmiş olan aylık göstergeleri ve ek göstergeler esas alınarak vekalet aylığı ve anılan Kanunun 152 nci maddesi uyarınca yürürlüğe konulan Cumhurbaşkanı kararının vekalete ilişkin hükümleri uyarınca işgal ettikleri kadrolar ve vekaleten atandıkları kadrolar için belirlenmiş olan zam ve tazminatlarının toplam tutarı esas alınarak zam ve tazminat farkı ödenir.

Diğer kanunların bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve uygulamayı yönlendirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. ”

Şeklinde bir düzenlemeye yer verilmek suretiyle, anılan Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvel kapsamında yer alan kadrolara vekâleten atananlara, ilgili mevzuatta öngörülmüş bulunan tüm şartların bir arada sağlanması halinde vekâlet aylığı ile zam ve tazminat farkının ödenebileceği hüküm altına alınmıştır.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... ... İl Müdürlüklerine vekâlet eden valilik personeline, yürüttüğü vekâlet görevi nedeniyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan ... ... İl Müdürü kadrosu için belirlenen ücret ve tazminat göstergesi esas alınarak vekâlet ücreti ödendiği görülmüştür. ... ... Genel Müdürlüğünün il müdürü 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvel kapsamında yer aldığından, İl ... ... Müdürlüklerine vekalet eden personelin de asli görevlerinin (İl Protokol Şube Müdürü, İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü, İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü, İl Nüfus Müdürlüğü) söz konusu cetvellerde yer almadığı da dikkate alındığında, bu kadrolara vekâleten atananların mevzuatta öngörülen tüm şartları taşıması halinde 657 sayılı Kanunun 175’inci maddesinde öngörülen vekâlet aylığı ile Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın 9’uncu maddesi uyarınca öngörülen zam ve tazminat farkından yararlandırılması gerekmektedir.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ek 10’uncu maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin iptali istemiyle Aksaray İdare Mahkemesince itirazen yapılan başvuru üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli ve Esas No: 2017/175, Karar No: 2017/175 sayılı Kararı ile 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin birinci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 10’uncu maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Ekli (II) sayılı Cetvel kapsamında yer alan kadrolara vekâleten atananlara vekâlet görevi nedeniyle birinci fıkrada belirtilen ödemeler yapılmaz.” ibaresi, söz konusu düzenlemenin 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin dayanağı olan 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında bulunmadığı ve anılan Kanunla Bakanlar Kuruluna verilen yetki kamu görevlilerinin "atanma, nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevk edilme usul ve esasları" ile sınırlı iken, söz konusu düzenlemenin doğrudan mali haklara ilişkin olduğu gerekçesiyle “... ... Genel Müdürlüğünün il müdürü” kadrosu yönünden Anayasa'nın 91’inci maddesine aykırı bulunarak iptal edilmekle birlikte, Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün, kararını Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiş olup, söz konusu karar 23/01/218 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Sorumlular temyiz dilekçelerinde; Anayasa Mahkemesinin bahsi geçen 28.12.2017 tarih ve 2017/175 Esas ve 2017/175 Karar sayılı Kararı sonrasında İl ... ... Müdürü vekillerine ödenecek olan vekalet ücreti ödemesinin 375 sayılı KHK eki (II) sayılı cetvel esas alınarak hesaplanması ve ödenmesinin önünde herhangi bir yasal engel bulunmadığı, Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin 2006/10344 Karar eki zam ve tazminat cetvellerinde, 657 sayılı Kanunun 175’inci maddesinde öngörülen vekâlet aylığı ile Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara ilişkin Kararın 9’uncu maddesi uyarınca öngörülen zam ve tazminatları alan İl ... ... Müdürü unvanında bir kadro bulunmadığı, dolayısıyla İl ... ... Müdürleri maaşlarını 375 sayılı KHK eki (II) sayılı cetvelden aldıklarına göre, vekalet görevi dolayısıyla ödenecek zam ve tazminat farkının da söz konusu (II) sayılı cetvel baz alınarak hesaplanması ve vekalet ücreti ödemesinin buna göre yapılması gerektiği, İl ... ... Müdürleri vekillerine yapılacak olan vekâlet ücreti ödemelerinin, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan ... ... İl Müdürü bölümünden yapılması gerektiği konusunda emsal alınması gereken mahkeme kararları bulunduğu, İlam konusu yapılan vekâlet ücreti ödemelerinin de bu Kararların emsal alınması suretiyle gerçekleştirildiği ve buna göre herhangi bir kamu zararına yol açılmadığı belirtilmiş ise de;

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 10’uncu maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "Ekli (II) sayılı Cetvel kapsamında yer alan kadrolara vekâleten atananlara vekâlet görevi nedeniyle birinci fıkrada belirtilen ödemeler yapılmaz. ” ibaresi 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvelde yer alan kadrolara vekâleten atananlara, vekâlet görevi nedeniyle yararlanabilecekleri mali haklar bakımından yeni bir sınırlama getirmediği gibi, bu ibarenin tamamen kaldırılmış olması da herhangi bir mali hak doğurmamaktadır. Başka bir deyişle, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvelde yer alan kadrolara vekâleten atananların, vekâlet ettikleri kadrolar için öngörülen ücret ve tazminatlardan yararlanabilmesi, ancak bu konuda açıkça bir düzenleme yapılması veya toplu sözleşmelere bu yönde bir hüküm konulması halinde mümkündür. Dolayısıyla, bu kadrolara vekâleten atananların söz konusu kadrolar için öngörülen ücret ve tazminatlardan yararlanabileceğine dair açık bir düzenleme yapılmadıkça veya toplu sözleşmeye bu yönde bir hüküm konulmadıkça, Anayasa Mahkemesinin Kararı sonucunda anılan ibarenin iptal edilmesi gerekçe gösterilerek, bu kadrolara vekâleten atananlara ücret ve tazminat ödenmesine imkân bulunmamaktadır.

Bunun yanında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Anayasa Mahkemesinin Kararları” başlıklı 153 üncü maddesinde, “Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. ... İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” hükümleri yer almaktadır.

Yukarıdaki mevzuat hükmüne göre; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 10’uncu maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinden sonra, bu konudaki mevzuat boşluğunun kanun koyucu tarafından yeniden yapılacak düzenleme ile doldurulacağı açıktır. Anayasa Mahkemesinin anılan Kararından sonra da konuya ilişkin herhangi bir kanuni düzenleme yapılmamış ve “Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmede” de konuyla ilişkili herhangi bir hükme yer verilmemiştir.

Sonuç olarak, Anayasanın 128’inci maddesinde yer alan, memurların ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının kanunla ya da toplu sözleşmeyle düzenlenebileceğine dair emredici hükmü ışığında, “... ... Genel Müdürlüğünün il müdürü” kadrosuna vekâleten atananlara söz konusu vekâlet görevi nedeniyle, “... ... Genel Müdürlüğünün il müdürü” için 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvelde öngörülen ücret ve tazminatların ödenebileceğine dair kanuni düzenleme yapılmadıkça veya memurlar ve diğer kamu görevlileri için yapılan toplu sözleşmelerde herhangi bir hükme yer verilmedikçe, “... ... Genel Müdürlüğünün il müdürü” kadrosuna vekâleten atananların söz konusu “il müdürü" için öngörülen ücret ve tazminatlardan yararlandırılmasına imkân bulunmamaktadır.

Bu itibarla, 19 sayılı İlamın 1. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, (... Daire Başkanı …, Üyeler …, … ile …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğu ile,

Karar verildiği 03.11.2021 tarih ve 50370 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi

... Daire Başkanı … ile Üye …’ın karşı oy gerekçesi

Uyuşmazlık konusu edilen işleme ilişkin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. Maddesiyle eklenen Ek 10. Maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesi tarafından ilgili kurumlar yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi ve söz konusu ödeme ile ilgili işlemlerinin idari yargı yoluna taşınması sonucunda da idari yargı mercilerinin bu iptal kararından hareketle bahsi geçen vekalet nedeniyle yapılan tazminat ödemelerini hukuka uygun bulması karşısında sorumluların dava konusu ödemede kusurlarının, dolaysıyla da tazmin yükümlülüklerinin bulunmayacağı değerlendirilerek kamu zararı oluşmadığı görüldüğünden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.

Üyeler …, … ile …’un karşı oy gerekçesi

19 sayılı İlamın 1. Maddesi ile, boş bulunan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... ... İl Müdürlüklerine vekâlet eden valilik personeline, yürüttüğü vekâlet görevi nedeniyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan ... ... İl Müdürü kadrosu için belirlenen ücret ve tazminat göstergesi esas alınarak vekâlet ücreti ödemesi sonucunda oluşan ... TL kamu zararının harcama yetkililerinden tazminine karar verilmiştir.

Anayasanın 128’inci maddesinin ikinci fıkrasında;

"Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”

Denilmek suretiyle, memurların ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının ancak kanunla düzenlenebileceği, bunun tek istisnasının da mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Memur kadrolarına vekâleten atananların yararlanacakları mali haklar mevzuatta açıkça düzenlenmektedir. Nitekim vekâleten atananlara ilgili mevzuatında belirtilen şartların tümünü taşımak kaydıyla, atandığı kadroya bağlı olarak vekâlet aylığı, zam ve tazminat farkı ile ek ödeme farkı ödenebilmektedir.

Anayasanın bahsi geçen 128’inci maddesi hükmüne uygun olarak, Devlet memurlarının sınıfları, nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işleri 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede düzenlenmiştir.

02/11/2011 tarihli ve 28103 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1’inci maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 10’uncu maddesinde;

"Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan başkanlıklar ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı, Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunların bağlı ve ilgili kuruluşları (Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci maddesi kapsamında bulunanlar hariç), sosyal güvenlik kurumları, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Yüksek Seçim Kurulu, Yükseköğretim Kurulu, Üniversitelerarası Kurul ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının;

a) Merkez teşkilatlarında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfına ait kadrolarda yer alanlar ile 28/2/1985 tarihli ve 3160 sayılı Kanuna göre tazminat alanlar hariç olmak üzere bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvelde yer alan unvanlı kadrolarda bulunanlardan,

b) Taşra teşkilatlarına ait kadrolarda bulunup, kadro unvanları ekli (II) sayılı Cetvelde yer alanlardan,

c) (Değişik : 20/8/2016-6745/77 md.) Merkez teşkilatlarında; Dışişleri Meslek Memuru ve Konsolosluk ve İhtisas Memurları, özel yarışma sınavı sonucunda mesleğe yardımcı veya stajyer olarak alınıp belirli süreli yetiştirme döneminden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda müfettiş, uzman, denetçi, kontrolör, aktüer ve stenograf unvanlı kadrolara (mevzuatı uyarınca söz konusu kadrolara atananlar dâhil) atananlar ve bunların yardımcı ve stajyerleri ile iç denetçilerden ekli (III) sayılı Cetvelde yer alan unvanlı kadrolarda bulunanlardan,

aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre almakta olanlara anılan Cetvellerde kadro unvanlarına karşılık gelen gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarlarda ücret ve tazminat verilir. Bu ödemelere hak kazanılmasında ve bunların ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerde atandıkları kadro dereceleri esas alınarak belirlenen ücret ve tazminatlar, 657 sayılı Kanunun 45 inci maddesine göre atananlar ile haklarında aynı Kanunun 67 nci maddesi uygulananlar için kazanılmış hak aylık dereceleri dikkate alınarak ödenir. Tazminat damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz.

Bu madde kapsamına giren personele; bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D) bendi, 2 nci, 28 inci, ek 1 inci, ek 4 üncü ve ek 13 üncü maddeleri hariç olmak üzere diğer maddelerinde öngörülen her türlü ödemeler ile ek 9 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen mevzuat hükümlerine göre yapılan ödemeler, 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Kanunun ek 21 inci maddesinde öngörülen ödeme, 657 sayılı Kanunda ödenmesi öngörülen aylık, ek gösterge, zam ve tazminatlar ve makam tazminatı ile avukatlık vekalet ücreti ve temsil tazminatı ödenmez.

Ekli (II) sayılı Cetvel kapsamında yer alan kadrolara vekaleten atananlara vekalet görevi nedeniyle birinci fıkrada belirtilen ödemeler yapılmaz. Ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer alan kadrolarda bulunan ve ekli (II) sayılı Cetvel kapsamındaki başka kadrolara veya diğer kadrolara vekaleten atanan personele, birinci fıkrada belirtilen ödemeler dikkate alınmaksızın, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi hükümleri çerçevesinde ve 175 inci maddesine göre vekaleten atanılan kadrolar için belirlenmiş olan aylık göstergeleri ve ek göstergeler esas alınarak vekalet aylığı ve anılan Kanunun 152 nci maddesi uyarınca yürürlüğe konulan Cumhurbaşkanı kararının vekalete ilişkin hükümleri uyarınca işgal ettikleri kadrolar ve vekaleten atandıkları kadrolar için belirlenmiş olan zam ve tazminatlarının toplam tutarı esas alınarak zam ve tazminat farkı ödenir.

Diğer kanunların bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve uygulamayı yönlendirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. ”

Şeklinde bir düzenlemeye yer verilmek suretiyle, anılan Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvel kapsamında yer alan kadrolara vekâleten atananlara, ilgili mevzuatta öngörülmüş bulunan tüm şartların bir arada sağlanması halinde vekâlet aylığı ile zam ve tazminat farkının ödenebileceği hüküm altına alınmıştır.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... ... İl Müdürlüklerine vekâlet eden valilik personeline, yürüttüğü vekâlet görevi nedeniyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan ... ... İl Müdürü kadrosu için belirlenen ücret ve tazminat göstergesi esas alınarak vekâlet ücreti ödendiği görülmüştür. ... ... Genel Müdürlüğünün il müdürü 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvel kapsamında yer aldığından, İl ... ... Müdürlüklerine vekalet eden personelin de asli görevlerinin (İl Protokol Şube Müdürü, İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü, İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü, İl Nüfus Müdürlüğü) söz konusu cetvellerde yer almadığı da dikkate alındığında, bu kadrolara vekâleten atananların mevzuatta öngörülen tüm şartları taşıması halinde 657 sayılı Kanunun 175’inci maddesinde öngörülen vekâlet aylığı ile Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın 9’uncu maddesi uyarınca öngörülen zam ve tazminat farkından yararlandırılması gerekmektedir. Ancak, İlamda yer alan kamu zararı tablosu incelendiğinde; bazı ahizlere 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan ... ... Genel Müdürlüğünün “İl Müdürü” kadrosu için belirlenen ücret ve tazminat göstergesi esas alınarak ödenen vekâlet ücretinin tamamının kamu zararı olarak hesaplandığı, ilgili personelin “İl Müdürlüğü” kadrosuna vekaleti nedeniyle hak kazandığı 657 sayılı Kanunun 175’inci maddesinde öngörülen vekâlet aylığı ile Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın 9’uncu maddesi uyarınca öngörülen zam ve tazminat farkının kamu zararı tutarından düşülmediği görülmüştür. Bu itibarla, vekalet eden personelin 657 sayılı Kanun kapsamında hak kazandığı vekalet aylığının hesaplanarak kamu zararından düşülmesini teminen, 19 sayılı İlamın 1. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün bozularak, Dairesine tevdiine karar verilmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim