Sayıştay 4. Dairesi 45510 Kararı - Genel Bütçe Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4
Sayıştay Kararı
45510
9 Eylül 2020
Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler
-
Yılı: 2017
-
Daire: 4
-
Dosya No: 45510
-
Tutanak No: 48181
-
Tutanak Tarihi: 09.09.2020
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Şahsa bağlı “İl Müdürü” kadrosunda bulunan kişilere, kadroları şahsa bağlı hale gelmeden önceki en son görev yerlerine göre ödenmesi gereken ücret ve tazminat tutarının ödenmemesi
178 sayılı EK ilam ile, ... Milli Eğitim İl Müdürlüğünde şahsa bağlı “İl Müdürü” kadrosunda bulunan kişilere, kadroları şahsa bağlı hale gelmeden önceki en son görev yerlerine göre ödenmesi gereken ücret ve tazminat tutarı yerine ... İl Milli Eğitim Müdürü için öngörülen ücret ve tazminat tutarının ödenmesi neticesinde ...TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Gerçekleştirme görevlisi ...temyiz dilekçesinde özetle;
A.USULE İLİŞKİN TEMYİZ SEBEPLERİ:
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 51. Maddesinde, ilamlarda yer alması gereken hususların maddeler halinde belirtildiğini, bu doğrultuda ilamlarda;
a. Daire ve karar numarası, ilgili kamu idaresinin adı ve denetim dönemi.
b. Raporu düzenleyen denetçinin, savcının ve ilamı yazan raportörün ad ve soyadları.
c. Sorumluların ve varsa vekil veya temsilcilerinin ad ve soyadları ile unvan ve adresleri.
ç. Denetçinin rapora konu ettiği hususların ve dayandığı hukuki sebeplerin özeti, savcının düşüncesi, istem sonucu ve sorumluların savunmasının özeti,
d. Duruşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hazır bulunanların ad ve soyadları.
e. Kararın hukuki dayanakları ile gerekçesi, tazmin hükmolunan hallerde tazmin miktarı ve uygulanacak faizin başlangıç tarihi.
f. Tahsil edilmek suretiyle ilişiği giderilmiş hususlar ve ahizleri ile tahsilat miktarları.
g. Sorgu üzerine tahsil edilmiş olan miktarların yersiz tahsil edildiğine karar verilmesi durumunda tahsilata ilişkin belgelerin tarih ve numarası, sorumluların ve ahizlerin ad ve soyadları ile iade gerekçesi.
ğ. Hüküm dışı bırakılan hususlar.
h. Kararın tarihi ve oybirliği veya oy çokluğu ile verilmiş olduğu ve varsa muhalefet şerhi.
ı. Hesap yargılamasını yapan daire başkan ve üyelerinin ad ve soyadları ile imzaları yer alır.
İşbu kanun maddesi dikkate alındığında Sayıştay 4. Dairesi tarafından tanzim edilen ek ilamda (c), (ç), (e) ve (ı) maddelerindeki düzenlemelere yer verilmediğinin görüldüğünü, özellikle, teknik bir konuyu ele alması ve birden çok kanun, kanun hükmünde kararnameye ve yönetmeliğe yer vermesi bakımından işbu kararın da dayandığı hukuki sebeplerin özeti, gerekçesi ile savcının düşüncesine kararda yer verilmesinin hak kaybının önlenmesi açısından önem arz ettiğini, yine, ilam ile faiz ödettirilmesine hükmedildiğini, ancak faiz başlangıç tarihi belirtilmediğini, bu yönüyle, Sayıştay 4. Dairesi tarafından tanzim edilen 23.05.2019 tarihli ve 178 numaralı İlamda usul yönünden eksiklikler bulunduğundan, öncelikle usul yönünden işbu ilanım bozulmasına karar verilmesi gerektiğini,
B. ESAS İLİŞKİN TEMYİZ SEBEPLERİ
Sayıştay ek ilamında aşağıdaki kanun, kanun hükmünde kararname ve yönetmeliklere yer verildiğini, bu kanunlarda yapılan değişikliklerin ifade edildiğini ve şahsa bağlı il müdürlerinin ... İl Milli Eğilim Müdürü olarak kabulü ve bu şekliyle özlük hakkı ödemesinin mevzuatın lafzına ve düzenleme amacına uygun olmadığı sonucuna varıldığını, ancak Sayıştay ek ilamının kabulünün mümkün olmadığını, nitekim, azınlık görüşünün temyiz sebeplerinin dayanağını oluşturduğunu,
Kamu zararının oluştuğuna dayanak gösterilen 6528 sayılı kanun 25. maddesi ile mali haklar kapsamında fiilen yapılan her türlü ödemeler toplamı net tutarının, atanmış sayıldıkları kadro unvanları için öngörülen mali haklar toplamı net tutarından fazla olması halinin düzenlendiğini, daha az olma ihtimalinin ise düzenlenmediği göz önüne alındığında kamu zararının dayandırıldığı madde ile somut olayın ilgisinin bulunmadığının anlaşılacağını,
... İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nde 2014 yılından 2018 yılına kadar strateji (kantin işletmeler) bölümünde şube müdürü olarak görev yaptığını, personel maaş işlemlerini yapan strateji şube müdürünün olmadığı zamanlarda görevlendirme karşılığı olarak maaş iş ve işlemlerini yerine getirdiğini,
652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 3. ve Geçici 10. Maddelerinde yer alan hükümler uyarınca Bakanlığın tüm yöneticileri ile taşra teşkilatındaki il müdürlerinin görevleri sona erdirilerek, bu yöneticilerin şahsa bağlı kadrolara atandıklarını, atama kararnamelerinin, ... İl Müdürü atama kararnamesi ile aynı olduğunu,
Bakanlık tarafından 652 sayılı KHK ve 6528 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda il milli eğitim müdürlerinin görevleri sona erdirilerek, anılan bu iki yasa hükmü ile ihdas edilen şahsa bağlı il müdürü kadroları ile birlikte müdürlüğe atandıklarını, 2012 yılından beri maaş ve diğer özlük haklarına ilişkin işlemlerinin, ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünce yürütüldüğünü, ... Büyükşehir Milli Eğitim Müdürlüğüne şahsa bağlı il müdürü olarak atanan müdürlerin önceki görev yerlerinden ilişiklerini kesip, personel nakil bildirimleri ile birlikte müdürlükteki görevlerine başladıklarını,
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2011 yılında 74, 2014 yılında 37 şahsa bağlı il müdürü kadrosunun Maliye Bakanlığı'ndan alınan kadro vizeleri doğrultusunda söz konusu yöneticilere ... Büyükşehir İl Milli Eğitim Müdürü statüsünden aylık ödendiğini, zira, bu müdürlerin önceki çalıştıkları görev yerleri ile hiçbir irtibatlarının kalmadığını, her türlü özlük ve mali haklarına yönelik işlemlerin ... Milli Eğitim Müdürlüğü'nce yapıldığını, ayrıca ne atama kararnamelerinde ne de 6528 sayılı Kanunda geldikleri yerin maaşını alacaklarının yazılmadığını, hatta özlük dosyalarının da ... Milli Eğitim Müdürlüğü'ne gönderilerek her türlü işlemin müdürlükçe yapıldığını,
Nitekim, 6528 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 25. Maddesi ile 652 sayılı KHK'ya Geçici 10. Maddenin eklendiğini,
Düzenlenen Geçici 10. Maddenin 3. Fıkrası ile; “Milli Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatında Talim ve Terbiye Kurulu üyesi, Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür, İnşaat ve Emlak Grup Başkanı kadrolarında bulunanlar ile Bakanlık taşra teşkilatında İl Müdürü, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı ve İlçe Milli Eğitim Müdürü kadrolarında bulunanların görevleri bu maddenin yayımı tarihinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona erer. Bunlardan (...) Grup Başkanı ve İl Müdürü kadrolarında bulunanlar ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen Grup Başkanı ve İl Müdürü kadrolarına (...) halen bulundukları kadro dereceleriyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın atanmış sayılır.
Bu madde uyarınca ekli (3) sayılı listede anılan kadrolara atanmış sayılan personelin yeni kadrolarına atanmış sayıldıkları tarih itibariyle eski kadrolarına ilişkin olarak en son ayda aldıkları aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları, ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin (ilgili mevzuatı uyarınca fiili çalışmaya bağlı fazla mesai ücreti hariç) toplam net tutarının (bu tutar sabit bir değer olarak esas alınır); yeni atandıkları kadrolara ilişkin olarak yapılan aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları, ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin (ilgili mevzuatı uyarınca fiili çalışmaya bağlı fazla mesai ücreti hariç) toplam net tutarından fazla olması halinde aradaki fark tutarı, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın fark kapanıncaya kadar ayrıca tazminat olarak ödenir” Hükmünün getirildiğini, Madde metni incelendiğinde, mali haklar kapsamında fiilen yapılan her türlü ödemeler toplamı net tutarının, atanmış sayıldıkları kadro unvanları için öngörülen mali haklar toplamı net tutarından fazla olması halinin düzenlendiğini, daha az olma ihtimalinin ise düzenlenmediği göz önüne alındığında kamu zararının dayanağı olarak gösterilen ve yukarıda yer alan madde ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığını,
... Defterdarlığı’nın yazı cevabı ve kurumun 2012 yılından beri Sayıştay denetiminden geçmiş olması, yapılan işlemin doğru olduğuna karine sayıldığını ve bu doğrultuda işlem tesis edildiğini,
Şahsa bağlı il müdürlerinden bazılarının emekliye ayrılmaları aşamasında Sosyal Güvenlik Kurumu'ndaki bazı görevliler tarafından tereddütler yaşandığını, şahsa bağlı il müdürü kavramını anlayamadıklarından bahisle birkaç il müdürünün emekli işlemleri sırasında sorun yaşadıkları duyumunu aldıklarını, bu durum üzerine ... Defterdarlığına ilgili bölümce görüş sorulduğunu, gelen cevabi yazıda da, şahsa bağlı il müdürlerinin ... Büyükşehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, İl Müdürü (şahsa bağlı) olarak atandıklarının belirtilmesi üzerine aylık ödemelerinin bu doğrultuda yapıldığını, ayrıca, Müdürlük ödemelerinin yapılmaya başlandığı 2012 yılından itibaren her yıl Sayıştay denetiminden geçildiğini ve denetimlerde herhangi bir kamu zararına rastlanılmadığını, bu durumun, Sayıştay gibi saygınlığını kanıtlamış ve güvenilir olan bir kuruma olan güvenden dolayı işlemin devamı niteliğinde anlaşıldığını,
Şahsa bağlı kadroları ile müdürlüğün kadrosuna atanan milli eğitim müdürleri her iki kanunun uygulanmasında da müdürlükte görevlerine başlayıp aynı gün Bakanlık tarafından bir kısmı Bakanlık Müşavirliğinde bir kısmı da çeşitli illerde il milli eğitim müdürü olarak görevlendirildiklerini, (Halen …, …, … il milli eğitim müdürleri bu gruptaki şahsa bağlı il müdürlerinden görevlendirilen yöneticilerdir).
... İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne şahsa bağlı il müdürü olarak atanan kişilerce, emekli maaşının ... İl Milli Eğitim Müdürlüğüne ait makam ve görev temsil tazminatı göstergeleri esas alınarak hesaplanması istemli Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan başvurunun reddi nedeni ile idare mahkemesinde açılan ve idari işlemin iptaline karar verilen emsal davaların bulunduğunu,
Yukarıda ifade edildiği üzere, ... İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne şahsa bağlı il müdürü olarak atanan kişilerce, emekli maaşının ... İl Milli Eğitim Müdürlüğüme ait makam tazminatı 3000, görev temsil tazminatı 9000 göstergeleri esas alınarak hesaplanması istemli Sosyal Güvenlik Kurumu‘na başvuru yapıldığını ve kurum tarafından bu başvuruların reddedildiğini, bu nedenle, kurum işleminin iptali için dava açıldığını ve açılan davalarda dava konusu işlemin iptaline karar verildiğini,
Örneğin, ... İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne şahsa bağlı il müdürü olarak atanan kişilerden … tarafından ... 18. İdare Mahkemesi 2017/677 Esas, 2018/1669 Karar sayılı açılan davada, … tarafından ... 6. İdare Mahkemesi 2017/1080 Esas, 2018/295 Karar sayılı açılan dava ve yine … tarafından ... 2. İdare Mahkemesi 2017/261 Esas, 2017/3184 Karar sayılı açılan davada;
“Dava konusu uyuşmazlıkta, ihtilafın: ... İl Milli Eğitim Müdürü kadrosunun şahsa bağlı olduğundan ve 657 sayılı Kanunun makam tazminatını düzenleyen hükümlerinde şahsa bağlı İl Müdürlerine makam veya görev tazminatlarının uygulanacağına dair herhangi bir hükme yer verilmediğinden kaynaklandığı anlaşılmakta olup, 657 sayılı Kanun'un IV sayılı Makam Tazminatı Cetvelinde anılan Kanuna tabi olarak hangi kadrolarda hangi unvanlarda görev yapanlara makam tazminatı ödeneceğinin açıkça belirlendiği ve söz konusu düzenlemede İl Müdürlerinin sahsa bağlı olup olmadığı konusunda herhangi bir ayrıma ver verilmediği dikkate alındığında davacının emekli maaşına esas makam ve görev tazminatının ... İl Milli Eğitim Müdürü kadrosuna göre belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından. dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin iptaline...’ karar verildiğini, (EK-1,2,3).
Görüldüğü üzere, şahsa bağlı il müdürlerine emekli maaşlarının ... İl Milli Eğitim Müdürü kadrosuna münhasır 3000 makam tazminatı ve 9000 görev tazimatı esas alınmak suretiyle hesaplanarak ödenmesi gerektiği mahkeme tarafından verilen hüküm ile açıklık kazandığından, tarafınca yapılan işlem ile kamu zararına sebebiyet vermediğinin açık olduğunu, Temyiz Kurulunca yapılacak olan temyiz incelemesinde işbu emsal kararlarının dikkate alınmasının gerektiğini,
‘Bakanlık il müdürü’ ibaresi ile daha genel ve kapsayıcı nitelik atfedilmiş olduğundan, bu ibarenin ‘bakanlığa ait il müdürü kadrolarında bulunanlar’ şeklinde anlaşılması gerektiğini,
Azınlık görüşünde de ifade edildiği üzere, bahsi geçen 2451 sayılı Kanunda müşterek kararname ile atanması öngörülenlerin ‘İl İdare Şube Başkanları’ olarak belirtildiğini, bu ibarenin, bağlı bulundukları bakanlıkları il düzeyinde temsil eden ve ilgili bakanlığa ait birimlerin amiri konumunda bulunan memurları ifade ettiğini,
5442 sayılı İl İdare Kanunu'nda ‘İl İdare Şube Başkanlarının’ kimler olduğu ile ilgili bir açıklama bulunmamakla birlikte, bu Kanunun 57. Maddesinde 'İl İdare Kurulu'nun’ kimlerden teşekkül edeceği açıklanmış olup, bunlar; Hukuk İşleri Müdürü, Defterdar, Milli Eğitim, Bayındırlık, Sağlık, Tarım ve Veteriner il müdürleri olduğunu, bu durumda, ‘İl İdare Şube Başkanları’ konumundaki Bakanlık İl Müdürlerinin, ‘İl İdare Kurulu Üyesi Bakanlık İl Müdürleri’ olduğunun anlaşıldığını,
652 sayılı KHK ile yapılan düzenlemelerle; ‘İl İdare Şube Başkanı’ pozisyonunda olup, 2451 sayılı Kanunda müşterek kararname ile atanması öngörülenlerden ... İl Milli Eğitim Müdürü'nün de görevinin sona erdirildiğini ve aynı prosedüre tabi olarak şahsa bağlı 'İl Müdürü’ kadrosuna atanarak, ... İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevini yürütmekle yükümlü kılındığının anlaşıldığını,
Şahsa bağlı 'İl Müdürü’ kadrolarına atananlara yapılan ödemelerin dayanağını 375 sayılı KHK’nin Ek 10. Maddesinin oluşturduğunu, bu doğrultuda:
‘Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan başkanlıklar ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı, Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunların bağlı ve ilgili kuruluşlarının,
(b) Taşra teşkilatına ait kadrolarda bulunup, kadro unvanları ekli (II) sayılı cetvelde yer alanlardan,
Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre almakta olanlara anılan cetvellerde kadro unvanlarına karşılık gelen gösterge rakamlarının memur aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarlarda ücret ve tazminat verilir. Bu ödemelere hak kazanılmasında ve bunların ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır' düzenlemesine yer verildiğini,
Maddede atıf yapılan Ekli ( II) sayılı cetvel incelendiğinde 9. Sırada 'Milli Eğitim (...) Bakanlıklarının bakanlık il müdürü ve bakanlık bölge müdürü (...) kadrolarında bulunanlardan
a. ..., İstanbul ve İzmir illerinde görev yapanlar 50.750 27.050
b. Büyükşehir belediyesi bulunan illerde görev yapanlar 46.850 25.775
c. Diğer illerde görev yapanlar 45.800 25.200
ücret göstergesi ve tazminat göstergesi olduğunun anlaşıldığını, dolayısıyla, şahsa bağlı ‘İl Müdürü' kadrolarına atananlara yapılan ödemelerin dayanağını oluşturan 375 sayılı KHK'nin Ek 10. Maddesi ve atıf yapılan ekli (II) sayılı listede ‘Bakanlık İl Müdürü' şeklinde genel ve kapsayıcı bir ibarenin kullanıldığını, genel ve kapsayıcı ‘Bakanlık İl Müdürü’ ibaresini, mevzuatın amacı dışında bir yorumla ‘İl İdare Şube Başkanı Bakanlık İl Müdürü' veya ‘İl İdare Kurulu Üyesi Bakanlık İl Müdürü' olarak yorumlamanın usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, hakkaniyetsiz sonuçlara yol açtığını,
Burada önemle üzerinde durulması gereken hususun ‘Bakanlık İl Müdürü' ibaresi ile daha genel ve kapsayıcı nitelik atfedilmiş olduğundan, bu ibarenin ‘Bakanlığa ait il müdürü kadrolarında bulunanlar' şeklinde anlaşılması gerektiğini, nitekim, kanun koyucunun madde metninde ‘Bakanlık İl Müdürü' ibaresi ile sınırlı, dar bir yorum yerine uygulamada açık bulunan hallerde geniş bir yorum yapılmasını öngördüğünü, bu nedenle, yasal düzenleme ile şahsa bağlı ‘İl Müdürü’ kadroları ... için ihdas edilmiş ve atamalar ve asıl görevlendirmeler ... Milli Eğitim Müdürlüğü'ne yapılmış olduğundan, somut dava bakımından söz konusu kişilerin ‘Bakanlık İl Müdürü' olarak kabul edilmesi ve ekli (II) sayılı cetvel 9. Sıra (a) bendinde ‘..., İstanbul ve İzmir illerinde görev yapanlar’ bölümü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini,
Bununla beraber; azınlık görüşünde ifade edildiği üzere şahsa bağlı il müdürü kadrolarına atanan şahıslar, ...'daki kadrolara atanıp görevlendirildikten bir süre sonra taşradaki diğer illerde (eski veya farklı görev yerlerinde) milli eğitim müdürlüğü görevini yürütmek üzere, süresi belli olmaksızın ‘kurum içi geçici görevlendirme' suretiyle görevlendirildiklerinden, oluşturulan fiili durum göz önüne alınarak, ‘görev yapanlar' ibaresinin, kurum içi geçici görevlendirmeyi de içerecek şekilde geniş yorumlanıp, bu şahısların (II) sayılı cetvelin 9. Sırasında yer alan (b) veya (c) bölümü kapsamında değerlendirilmelerinin de mümkün olduğunu,
Sayıştay Başkanlığınca mevzuatı hatalı yorumladığı kabul edilse dahi, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71. maddesi gereğince kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller arasında mevzuatın yorumunda hataya düşülmek suretiyle fazla ödeme yapılmasının yer almadığını,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71. maddesinde kamu zararının tanımının yapıldığını, buna göre kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağından artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a. İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması.
b. Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması.
c. Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması.
d. İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması.
e. İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması.
f. (Mülga:22/12/2005 - 5436/10 md.)
g. Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması esas alınır.
5018 sayılı Kanunun işbu 71/2 maddesi incelendiğinde, kamu zararının belirlenmesine esas alınacak haller tek tek sayılmış olup, ‘mevzuatta ödenmesi öngörülmekle birlikte, mevzuatın yorumunda hataya dürülmek suretiyle fazla ödemede bulunulması’ gibi bir durumun yer almadığını, bu nedenle, somut dava bakımından Sayıştay Başkanlığınca mevzuatı hatalı yorumladığı yönünde kanaat oluşsa dahi, madde 71/2‘de tek tek sayılı haller arasında yorumda hataya düşmekle ilgili bir husus bulunmadığını, kaldı ki, kamu zararının tanımı ile kasıt, kusur veya ihmal aranmakta olup, mevzuatın yorumunda hataya düşüldüğü kabul edilse dahi kasıt, kusur veya ihmal maddi şartının gerçekleşmiş olmayacağını, netice itibariyle, kanun maddesinde sayılı maddi unsurun bile oluşmadığı somut dava yönünden hükmedilen kararın bozmayı gerektirdiğini,
Yukarıda açıklanan temyiz gerekçelerinin kabul edilmemesi halinde kamu zararlarının tahsiline ilişkin yönetmelik kapsamında tazmin kararının bozularak ilgililerden tanzimine karar verilmesi gerektiğini,
Bununla birlikte, 5018 sayılı kanun madde 71/5 hükmü ile; “Kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek veya tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.“ düzenlemesinin getirildiğini, madde metninde atıf yapılan yönetmeliğin 2006/11058 karar sayılı Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik olduğunu, işbu Yönetmeliğin 4/a maddesi ile ilginin tanımı yapıldığını, 'Kendisine yersiz veya fazla ödeme yapılan gerçek ve veya tüzel kişi ya da kişileri' ifade eder açıklamasına yer verildiğini,
Yine, aynı Yönetmeliğin; “Kamu Zararından Doğan Alacakların Muhasebe Kayıtlarına Alınması” başlıklı 9 maddesinin 2. Fıkrası ile 'Muhasebe birimi, Sayıştay ilamına istinaden bildirilenleri ilamda belirtilen sorumlular adımı; adli, idari veya askeri mahkeme kararlarımı istinaden bildirilenleri kararda tazminle yükümlü olduğu belirtilenler adına; bunların dışındakileri ise sorumlular ve ilgililer adına hesaplara kaydeder.” düzenlemesine yer verildiğini,
Sorumluluk başlıklı 5. Maddenin 2. fıkrası ile 'Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının geri ödenmesi sürecine, kamu görevlileri ile birlikte ilgililer de dahil edilir' düzenlemesi getirildiğini, Yönetmelik ile düzenlenen madde 9/2 ile madde 5/2‘nin birlikte değerlendirilmesinden kendisine fazla ödeme yapılan gerçek kişi ilgililerin de bu sürece dahil edilmesi gerektiği sonucuna varıldığını,
Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından kamu zararı ahiz tablosunda belirtilen meblağların ilgililerden tahsil edilmesinin gerektiği yönünde görüş bildirildiğini,
Nitekim, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme neticesinde, Sayıştay ilamı ile Harcama yetkilisi ve Gerçekleştirme görevlileri adına ...TL borç çıkartıldığını ve aynı ilam ekinde ödemelerin yapıldığı 43 kişinin Kamu Zararı Ahiz tablosunda gösterildiği belirtilerek, muhasebe biriminde kaydın Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlilerinin adına mı yoksa Kamu Zararı Ahiz Tablosunda belirtilen kişiler adına mı açılacağı konusunda tereddüte düşüldüğünü, Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından yapılan değerlendirme neticesinde, 'Muhasebe biriminde borç kaydının ilamda belirtilenler adına açılmasının, ödeme sürecine ise Kamu Zararı Ahiz tablosunda belirtilen meblağların ilgililerinden tahsil edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir' şeklinde görüş bildirildiğini, (EK-4) Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bildirilen bu görüş, yukarıda açıklanan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ile düzenlenen kendisine fazla ödeme yapılan gerçek kişi ilgililerin sürece dahil edilmesi gerektiği maddeleri ile uyuştuğunu,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 7. maddesi gereğince, oluştuğu iddia olunan kamu zararı ile sorumlu addedilen kişilerin işlem veya eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığını,
“Sorumlular ve sorumluluk halleri” başlıklı 7. Maddesinde;
“(1) Bu Kanunun sorumlular ve sorumluluk halleri uygulamasında; 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk halleri esas alınır.
(2) Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar: kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur. Bu sorumluluğun yerine getirilip getirilmediği Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulacak Sayışta) raporlarında belirtilir. Kamu zararına sebep olunan durumlar ise bu zararın tazminine ilişkin hükme bağlama işlemi ile sonuçlandırılır.
(3) Sorumlular; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlüdür.
(4) Usulüne uygun biçimde görevlendirilmediği halde kendiliğinden veya verilen emir üzerine gelirleri tahakkuk ettiren, toplayan, harcayan ve bu işlemleri onaylayanlar, malları muhafaza eden ve idare edenlerle her türlü mali iş ve işlemleri yürütenlerin işlemleri bir hesaba dahil edilmediği takdirde, sorumluluk bu kişiler hakkında da uygulanır. Bu durum yöneticilerin yazılı emirleri üzerine meydana gelmiş ise sorumluluğa yöneticiler de ortak olur.
(5) Bakanlar, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılması ile hukuki ve mali konularda Cumhurbaşkanına karşı sorumludurlar.
(6) Sayıştay tarafından gerçekleştirilen performans denetimleri mali ve hukuki sorumluluk doğurmaz.” hükümlerinin yer aldığını,
Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeniden yapılandırılması sürecinde, yasa koyucunun tasarrufları ve buna bağlı olarak Maliye ve Milli Eğitim Bakanlıklarının idari tasarruflarından dolayı ortaya çıkan fiili durumun sonuçlarından tarafının sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, nitekim, tarafınca idari tasarrufların uygulanması dışında herhangi kasıt, kusur veya ihmal içeren bir eylemim de bulunmadığından bahse konu kamu zararı ile yapmış olduğu işlemler arasında illiyet bağı bulunmadığını,
Yersiz ve fazla ödeme tutarlarının yapılacak inceleme neticesinde tespit edilmesi ve ahizlerinden tahsilinin sağlanması için konunun Milli Eğitim Bakanlığı’na yazılmasına ve alınacak cevaba göre düzenlenecek ek rapora istinaden yapılacak yargılama ile hüküm tesis edilene kadar hesaplanan toplam ...TL’nin hüküm dışı bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini,
Üye …’ın azınlık görüşünde, Denetçi tarafından sorumlu addedilen kişilere sorumluluk yüklenmesinin uygun görülmediğini, tarafına sorumluluk yüklenmesinin uygun görülmemesi ile hükme esas teşkil edebilmesi açısından;
Konu hakkında inceleme ve gerekirse soruşturma yapılması sonucunda yersiz ve fazla ödeme tutarlarının tespit edilmesi,
Ahizlerinden tahsilinin sağlanması için konunun Milli Eğitim Bakanlığı’na yazılması,
Alınacak cevaba göre düzenlenecek ek rapora istinaden yapılacak yargılama ile hüküm tesis edilinceye kadar, Denetçi tarafından kamu zararı olarak hesaplanan toplam … TL'nin hüküm dışı bırakılmasına karar verilmesi gerekmekte iken, bu hususlarda araştırma yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı hüküm tesis edildiğini, bu nedenle, eksik incelemeye dayalı ek ilamda hukuka uyarlık bulunmadığından verilen tazmin hükmünün bozulmasını, aksi kanaatte ise oluştuğu iddia olunan kamu zararının ilam ekinde yer alan Kamu Zararı Ahiz tablosunda belirtilen meblağların ilgililerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlamda harcama yetkilisi olarak sorumlu tutulan …, …, … ile gerçekleştirme görevlisi olarak sorumlu tutulan …’in aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;
Sayıştay Denetçileri ve Kararı veren ... Dairenin kararının gerekçesinde; "Bakanlık taşra teşkilatında görevli il müdürleri başka bir işleme gerek kalmaksızın şahsa bağlı kadrolu hale getirilmiştir. Kanun koyucu, bu kişilerin özlük haklarının korunarak eski kadrolarına ilişkin olarak en son ayda aldıkları her türlü ödemelerin toplam tutarının ödemeye devam edilmesini, bir başka deyişle il müdürlerinin hak kaybına uğramamalarını ve başka göreve atanıncaya kadar özlük haklarının korunması amaçlanmış” denilerek kamu zararı tespit edildiğini, oysaki kanun koyucunun İl Müdürlerini, şahsa bağlı ... İl Müdürü olarak atarken bu hususu amaçlamadığını, atamaların bu şekilde yapılmadığını ve müdürlüklerine bu şekilde belirtilmediğini, bu hususun denetçi ve Daire üyelerinin düşüncelerini ifade ettiğini, bu kişilerin Bakanlık bünyesinde oluşturulan müşavir kadrolarına atanmış olmaları durumunda bu şekilde değerlendirmenin uygun olacağını ancak bu zamana kadar yapılmayan ve uygulaması olmayan şahsa bağlı il müdürü olarak atananların bu şekilde değerlendirilmesinin de mevzuatın amacına uygun olmadığını,
Ayrıca gerekçeli kararda şahsa bağlı il müdürlerinin ...’da görevlendirildiği belirtilerek değerlendirme yapılmasının da hatalı olduğunu, söz konusu şahsa bağlı il müdürlerinin atama kararnamelerinde ... İl Milli Eğitim Müdürü Şahsa Bağlı İl Müdürü olarak atandıkları ve hatta bu atama kararnamesi ile ...’da göreve başlamaları üzerine başka illere görevlendirilmelerinin de bu kişilerin açıkça ...’ya şahsa bağlı il müdürü olarak atandıklarını gösterdiğini, bu nedenle temyize konu kamu zararına ilişkin fiillerin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gönderilen atama kararnamelerine göre mali açıdan yapılan iş ve işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiğini,
Gerekçeli kararda bu kişilerin ... İl Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosuna "şahsa bağlı" olarak atanan kişiler olduğunun belirtildiğini, ancak bu kişilerin “Şahsa Bağlı ... İl Müdürü” olarak atandıklarını, yapılan işlemin Sayıştay tarafından da tam olarak anlaşılamadığını,
6528 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu’nun 25. Maddesinde;
"Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihle Milli Eğitim Başdenetçisi, Millî Eğitim Denetçisi ve İl Eğitim Denetmeni kadrolarında bulunanlar Maarif Müfettişi, Millî Eğitim Denetçi Yardımcısı ve İl Eğitim Denetmen Yardımcısı kadrolarında bulunanlar ise Maarif Müfettiş Yardımcısı kadrolarına, başka bir işleme gerek kalmaksızın bulundukları kadro dereceleriyle atanmış sayılır. Bunların Millî Eğilim Başdenetçisi, Millî Eğitim Denetçisi, İl Eğitim Denetmeni, Millî Eğilim Denetçi Yardımcısı ve İl Eğilim Denetmen Yardımcısı olarak geçirdikleri süreler, ilgisine göre Maarif Müfettişi ve Maarif Müfettiş Yardımcısı olarak geçmiş sayılır. Bu şekilde Maarif Müfettişi ve Maarif Müfettiş Yardımcısı kadrolarına atanmış sayılanlara, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre söz konusu kadrolarına bağlı olarak mali haklar kapsamında fiilen yapılan her türlü ödemeler toplamı net tutarının, atanmış sayıldıkları kadro unvanları için öngörülen mali haklar toplamı net tutarından fazla olması hâlinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte anılan kadro unvanlarında bulunanlar hakkında (Millî Eğitim Denetçi Yardımcılığından Maarif Müfettişliği kadrolarımı atananlar dâhil), alanmış sayıldıkları kadroda bulundukları sürece bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. " hükmünün yer aldığını, söz konusu madde metnine bakıldığında mali haklar kapsamında fiilen yapılan her türlü ödemeler toplamı net tutarının, atanmış sayıldıkları kadro unvanları için öngörülen mali haklar toplamı net tutarından fazla olması hâlinin düzenlendiği daha az olma halinin ise düzenlenmediği göz önüne alındığında kamu zararının dayanağı olarak gösterilen ve yukarıda yer alan madde ile ilgisinin olmadığının da görüldüğünü,
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 14.09.2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 3.maddesi ile 14.03.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 628 Sayılı Kanunun Geçici 10. maddesi hükümlerince Bakanlığın tüm yöneticileri ile taşra teşkilatındaki il müdürlerinin görevleri sona erdirilerek, bu yöneticilerin şahsa bağlı kadrolara atandıklarını, atama kararnamelerinin ... İl Müdürü atama kararnamesi ile aynı olduğunu, bu durum tabii olarak uygulamada da bu şekilde anlaşıldığını, görüş sorulduğunu, ... İl Müdürü atama kararnamesiyle aynı olduğu göz önüne alınarak işlemin bu şekilde tesis edildiğini,
Bakanlık tarafından 652 sayılı KHK ve 6528 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda il milli eğitim müdürlerinin görevleri sona erdirilerek, anılan bu iki yasa hükmü ile ihdas edilen şahsa bağlı il müdürü kadroları ile birlikte müdürlüğe atandıklarını, 2012 yılından beri maaş ve diğer özlük haklarına ilişkin işlemlerinin, ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünce yürütüldüğünü, ... Büyükşehir Milli Eğitim Müdürlüğüne şahsa bağlı il müdürü olarak atanan müdürlerin önceki görev yerlerinden ilişiklerini kesip, personel nakil bildirimleri ile birlikte müdürlükteki görevlerine başladıklarını,
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2011 yılında 74, 2014 yılında 37 şahsa bağlı il müdürü kadrosunun Maliye Bakanlığı'ndan alınan kadro vizeleri doğrultusunda söz konusu yöneticilere ... Büyükşehir İl Milli Eğitim Müdürü statüsünden aylık ödendiğini, zira, bu müdürlerin önceki çalıştıkları görev yerleri ile hiçbir irtibatlarının kalmadığını, her türlü özlük ve mali haklarına yönelik işlemlerin ... Milli Eğitim Müdürlüğü'nce yapıldığını, ayrıca ne atama kararnamelerinde ne de 6528 sayılı Kanunda geldikleri yerin maaşını alacaklarının yazılmadığını, hatta özlük dosyalarının da ... Milli Eğitim Müdürlüğü'ne gönderilerek her türlü işlemin müdürlükçe yapıldığını,
Şahsa bağlı il müdürlerinden bazılarının emekliye ayrılmaları aşamasında Sosyal Güvenlik Kurumu'ndaki bazı görevliler tarafından tereddütler yaşandığını, şahsa bağlı il müdürü kavramını anlayamadıklarından bahisle birkaç il müdürünün emekli işlemleri sırasında sorun yaşadıkları duyumunu aldıklarını, bu durum üzerine ... Defterdarlığına ilgili bölümce görüş sorulduğunu, gelen cevabi yazıda da, şahsa bağlı il müdürlerinin ... Büyükşehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, İl Müdürü (şahsa bağlı) olarak atandıklarının belirtilmesi üzerine aylık ödemelerinin bu doğrultuda yapıldığını, ayrıca, Müdürlük ödemelerinin yapılmaya başlandığı 2012 yılından itibaren her yıl Sayıştay denetiminden geçmiş ve denetimlerde herhangi bir kamu zararına rastlanılmadığını, bu durumun, Sayıştay gibi saygınlığını kanıtlamış ve güvenilir olan bir kuruma olan güvenden dolayı işlemin devamı niteliğinde anlaşıldığını,
Şahsa bağlı kadroları ile müdürlüğün kadrosuna atanan milli eğitim müdürleri her iki kanunun uygulanmasında da müdürlükte görevlerine başlayıp aynı gün Bakanlık tarafından bir kısmı Bakanlık Müşavirliğinde bir kısmı da çeşitli illerde il milli eğitim müdürü olarak görevlendirildiklerini, (Halen Kocaeli, Denizli, Gümüşhane il milli eğitim müdürleri bu gruptaki şahsa bağlı il müdürlerinden görevlendirilen yöneticilerdir).
... İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 2017 yılına ait mali işlemlerinin denetimi sırasında sayın denetçiler tarafından 652 sayılı KHK'nın Geçici 3.maddesinin 3.fıkrasında yer alan hüküm ile 6528 sayılı kanunun geçici 10. maddesinin 4.fıkrasında yer alan hükmün yorumlanmadığını, şöyle ki; bu maddelerde Bakanlık müşavirliğine şahsa bağlı olarak atanan Bakanlık yöneticilerinden önceki maaşları yüksek olup, müşavirliğe atandıktan sonra alacakları maaşın düşük olması halinde aradaki farkın tazminat olarak ödenmesi gerektiği hükmünün yer aldığını, bu yöneticilerin Bakanlık müsteşarı, müsteşar yardımcısı, genel müdür, talim terbiye kurulu başkanı, strateji geliştirme başkanı görevinde bulunanların önceki maaşları müşavir maaşından yüksek olması nedeniyle onlara aradaki farkın ödenmesi hükmünü içerdiğini, ... İl Milli Eğitim Müdürlüğüne atanan şahsa bağlı il milli eğitim müdürlerine ise atama kararnamelerinde yer alan kadroları doğrultusunda aylık ödemelerinin yapıldığını, ... İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak fazla ödemede bulunulmadığını, adı geçenlerin kadro tahsis vizeleri ve atama kararnameleri doğrultusunda ödemelerin yapıldığını,
Rapor ekinde yer alan söz konusu şahsa bağlı il müdürlerinin önceki görev yerlerinden aldıkları maaşlarının ... Milli Eğitim Müdürlüğünce ödenmesi gerektiği iddiasına yönelik: bu uygulamalarla ilgili 652 sayılı KHK ve 6528 sayılı özel kanunlarda şahsa bağlı il müdürlerinin önceki görev yaptıkları yerdeki aylıklarının ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünde de ödeneceğine dair hiçbir açık hüküm olmadığı gibi ima yolu ile de bu yönde bir işaret bulunmadığını, ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun ilgili maddelerinde de bu yönde bir hüküm olmadığını, aynı Kanunun geçici IV sayılı tazminat cetvelinde .... İstanbul ve İzmir illerinde görev yapan İl İdare Kurulu üyesi il müdürlerine makam ve görev tazminatının hangi göstergelerle ödeneceğinin hüküm altına alındığını, burada il müdürlerinin şahsa bağlı olup olmadığı yönünde bir ayrım yapılmadığının görüldüğünü,
konuyla ilgili örnek teşkil etmesi bakımından il müdürlerinden …'a ait personel nakil bildirimi (maaş nakil ilmühaberi), görevden ayrılma yazısı, atama kararnamesi, kadro ihdas cetveli suretlerinin sunulduğunu,
Sonuç olarak ... İl Milli Eğitim Müdürlüğüne atanan ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başka birimde görevlendirilerek çalıştırılan il milli eğitim müdürlerinin aylık ödemelerinin tamamen mevzuat hükümleri, atama kararnameleri, personel nakil bildirimleri, kadro ihdas cetvelleri göz önünde bulundurularak yapıldığını yukarıdaki temyiz gerekçelerinin kabul edilmemesi ve Kurulca tazmin hükmünün kaldırılmaması durumunda da tazmin kararın bozularak fazladan ücret aldığı düşünülen kararın ekinde yer alan şahsa bağlı il müdürlerinden oluşan kamu zararının tanzimine karar verilmesinin gerektiğini,
Azlık oyunda da belirtildiği üzere; 657 sayılı Kanuna ekli (II) sayılı Cetvelin 1’inci sırasında, "İl İdare Kurulu üyesi Bakanlık İl Müdürleri" ile "..., İstanbul ve İzmir illerindeki diğer Bakanlık İl Müdürleri" için (3600), 4 üncü sırasında "Bakanlık İl Müdürü olup diğer illerde görev yapanlar" için ise (3000) ek gösterge rakamının uygulanacağını, "İl İdare Kurulu üyesi Bakanlık İl Müdürleri" ile " diğer Bakanlık İl Müdürleri" şeklinde ikili bir ayrım yapıldığının görüldüğünü, söz konusu cetvelde Milli Eğitim, Bayındırlık, Sağlık ve Tarım Bakanlığı dışında İl İdare Kurulunda temsil edilmeyen diğer bazı Bakanlıkların da sayıldığı görüldüğünden, burada geçen "bakanlık il müdürü" ibaresinin Denetçinin ve Daire üyelerinin anladığı gibi, "il idare şube başkanı bakanlık il müdürü” veya " il idare kurulu üyesi bakanlık il müdürü" olarak kabul etmenin ve dar yorumlamanın uygun olmadığını, 375 sayılı KHK'da geçen "bakanlık il müdürü....kadrolarında bulunanlar" ifadesi yer aldığından ve şahsa bağlı il müdürü kadrosu atamalarının il müdürü ataması gibi yapılmış olduğu dikkate alınarak söz konusu atamaların da bakanlık il müdürü kadrosu olan ... İl Milli Eğitim Müdürü olarak yapıldığının kabul edilmesinin gerektiğini,
bu şekilde şahsa bağlı "İl Müdürü" kadrolarının ... ili için ihdas edildiğini, atamalar ve asıl görevlendirmeler ... Milli Eğitim Müdürlüğüne yapılmış olduğundan, oluşturulan fiili duruma bağlı olarak bu şahısların "bakanlık il müdürü" olarak kabul edilmesini, 375 sayılı KHK'ya ekli (II) sayılı Cetvelin “..., İstanbul ve İzmir illerinde görev yapanlar” bölümü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini,
Her ne kadar Denetçi ve kararı veren 4. Daire tarafından sorumlu olarak görülseler de, gerçekleştirilen düzenlemelere, fiili duruma ve mevzuata uygun olarak yapılan işlemden sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kadrolar oluşturulurken veya atama kararnameleri düzenlenirken bunların ne şekilde uygulanacağı belirtilmediğinden ve mevzuatta da buna ilişkin düzenleme yapılmadığından mevcut mevzuat hükümlerine göre yapılan işlemde hata bulunmadığını,
Denetçiler ve kararı veren 4. Daire tarafından oluşan fiili durum kamu zararı olarak görülse de, şahsa bağlı ... İl Milli Eğitim Müdürlüğüne atanan kişilere yapılan ödemelerin fazla ödeme olduğunu, aslında ilgililerden tahsil edilmesi gerekmesine rağmen sorumluların cezalandırıldığını, bu durum da idare tarafından sorumlulardan tahsili olarak düşünüldüğünden Sayıştay kararında belirtilen miktarların, ilgililerden değil de sorumlulardan tahsil edilmesine yönelik iş ve işlemlerin yapıldığını,
Milli Eğitim Bakanlığının yeniden yapılandırılması sürecinde, yasa koyucunun tasarrufları ve buna bağlı olarak Maliye ve Milli Eğitim Bakanlıklarının idari tasarrufları ve hatalı işlemleri sebebiyle ortaya çıkan fiili durumun sonuçlarından sadece kendilerinin sorumlu tutulması hakkaniyete ve devlet tüzel kişiliğine uygun bir işlem olmadığını, Yasa koyucu ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından İl Müdürü kadrolarında bulunanları bu görevden almak amacı ile oluşturulan ve yıllardır hiçbir iş yaptırılmayan bu kişilere ilişkin kanun koyucunun ve idarenin düşünmediği ve düzenleme yapmadığı bir hususun yıllar sonra taraflarına kamu zararı olarak çıkarılmasının da hukuka uygun olmadığını, ... İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün her yıl Sayıştay denetimine tabi tutulduğunu, 2012 yılından 2017 yılına kadar yapılan denetimlerde yapılan tüm ödemeler incelenmesine rağmen o yıllarda denetim yapan denetçilerin de onlar gibi değerlendirme yaptığını, kamu zararına rastlanmadığını, söz konusu mevzuat hükümlerinin işlerinde uzman denetçiler tarafından bile farklı şekilde anlaşıldığını,
Ayrıca Şahsa Bağlı ... İl Milli Eğitim Müdürü olarak görev yaparken emekli olan bazı müdürlere SGK tarafından ... İl Milli Eğitim Müdürü makam ve tazminatlarının hesaplanmaması nedeniyle açılan davalarda İdare Mahkemelerince "657 sayılı Kanun'un 4 sayılı Makam Tazminatı Cetvelinde anılan Kanuna tabi olarak hangi kadrolarda hangi unvanlarda görev yapanlara makam tazminatı ödeneceğinin açıkça belirlendiği ve söz konusu düzenlemede İl Müdürlerinin şahsa bağlı olup olmadığı konusunda herhangi bir ayrıma yer verilmediği dikkate alındığında salt davacının geçmişte bulunduğu kadrosunun şahsa bağlı olması nedeniyle makam ve görev tazminatı ödenmesi talebinin reddi yönünde tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır” gerekçesi ile iptal kararları verildiğini, buna ilişkin emsal kararların dilekçe ekinde yer aldığını,
yargılama konusu işlem nedeniyle herhangi bir kamu zararına sebebiyet verilmediğinden verilen tazmin hükmünün bozulmasını, aksi kanaatte ise oluştuğu iddia olunan kamu zararının ilam ekinde yer alan Kamu Zararı Ahiz tablosunda belirtilen meblağların ilgililerden tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Ahiz …, …, … ile … aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;
Temyiz konusu ile ilgili daha önce sorgu ve yargılama sırasında sözlü beyanlarında ve yazılı savunmalarında belirtildiği gibi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 652 sayılı KHK ve 6528 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda il milli eğitim müdürlerinin görevleri sona erdirilerek, anılan bu iki Yasa hükmü ile ... İline ihdas edilen şahsa bağlı "İl Müdürü" kadroları ile birlikte ... İl Milli Eğitim Müdürlüğüne atandıklarını; atandıkları tarihten itibaren maaş ve diğer özlük haklarına ilişkin işlemlerin ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünce yürütüldüğünü; şahsa bağlı il müdürü olarak atanan yöneticilerin, önceki görev yerlerinden ilişkilerini kesip, personel nakil bildirimi ile birlikte ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünde göreve başladıklarını; önceki görev yerleri ile hiçbir irtibatlarının kalmadığını; her türlü özlük ve mali haklarının ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünce yapılıp, takip edildiğini;
Devlet memurlarının aylıklarının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve mali mevzuat hükümlerince, atandıkları kadrolardan ödeneceğini; bahse konu şahsa bağlı il müdürlerinin önceki görev yerlerinden aldıkları maaşlarının ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünce ödenmesi gerektiğine dair 652 sayılı KHK ve 6528 sayılı Kanunda hiçbir açık hüküm olmadığı gibi ima yolu ile de bu yönde bir işaret bulunmadığını; atama kararnamelerinde de bu hususta bir ifadenin olmadığını; bu durum karşısında Harcama yetkilisi ve Gerçekleştirme görevlilerinin, kendilerini yasa yapıcı mevkiine koyarak kişisel yoruma dayalı olarak işlem tesis etmeye kalkışmalarının mevzuat hükümlerine ve usul esaslarına aykırı olacağını;
Şahsa bağlı il müdürü kadrolarına atanan, kararnameleri ve personel nakil bildirimleri ile ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünde göreve başlayan il müdürlerinin, Bakanlık tarafından bir kısmının Bakanlık Müşavirliğinde, bir kısmının da çeşitli illerde il Milli Eğitim Müdürü olarak görevlendirildiklerini; bunların içinden birisinin de ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünde görevlendirildiğini; netice itibari ile ödeme işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, kamu zararı oluşturacak bir durumun oluşmadığını daha önce verilen savunmada ifade ettiklerini,
Temyiz konusu çoğunluk kararında yer alan gerekçelerin, tamamen denetçinin kişisel yorumlarına ve bireysel yasa hükmü çıkarımlarına dayalı olduğunun görüldüğünü, şöyle ki; Sayın Denetçinin ileri sürdüğü; "Bakanlık il müdürlerinin (il idare Şube Başkanlarının) 2451 sayılı Kanun hükümlerince müşterek kararname ile atanmaları gerektiği; sorumluların belirttiği atama işleminin şahsa bağlı il müdürünün kadrosunun bulunduğu ilin değiştirilmesi veya belirlenmesi işlemi olduğu; bu nedenle müşterek kararname ile değil, Bakanlık kararıyla yapılan bu işlemin özlük haklarında değişiklik yapan bir işlem olmayıp, görev yerinin belirlenmesi işlemi olduğu; MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan atama işleminin, bu kişilere ödenecek ücret ve tazminat tutarlarında bir değişiklik oluşturacak işlem olmadığı," görüş ve kanaatiyle ilgili olarak; öncelikle ... İl Milli Eğitim Müdürlüğüne atanan şahsa bağlı il müdürleri, müşterek kararname ile değil, müşterek kararnameden hukuken daha muhkem olan KHK ve Kanunla ... İline atandıklarını; 652 sayılı KHK'nın geçici 3. Maddesi hükmünce ihdas edilen ve aynı KHK' ya ekli (3) sayılı listede yer alan 74 adet İl Müdürü kadrosunun Taşra teşkilatında "..." ilinde yer aldığı; Yine 652 sayılı KHK'ye 6528 sayılı Kanun ile eklenen geçici 10. Maddesi hükmü ile ihdas edilen ve aynı kanuna ekli (3) sayılı listede yer alan 37 adet "il Müdürü" kadrosunun Taşra teşkilatında "..." biriminde(ilinde) yer aldığının görüldüğünü,
Bu itibarla, ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünde şahsa bağlı il müdürü kadrolarına atanan il milli eğitim müdürlerinin görev yerlerinin ... ili olduğunu; söz konusu KHK ve Kanun ile "Bakan'ın belirlediği yerde Bakanın verdiği görevleri yaparlar." Hükmü doğrultusunda Bakan'a verilen yetki çerçevesinde, ... il Milli Eğitim Müdürlüğüne şahsa bağlı il müdürü olarak atandıklarının görüldüğünü, dolayısıyla MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü yasa hükümlerinin yerine getirilmesinde Bakanlık Makamı Onayını Kararname formatına dökerek, ilgili kurumlara dağıtım ve tebligatının yapıldığını, burada ilgili genel müdürlüğün bir atama tasarrufunun olmadığını,
Yasal düzenlemelerde, söz konusu şahsa bağlı il müdürlüğüne atanan il milli eğitim müdürlerinin görev yerlerinin ... ili olduğunun anlaşıldığını, nitekim, 652 sayılı KHK'ye 6528 sayılı Kanunla eklenen geçici 10. Madde hükmü ile ihdas edilen ve aynı kanunda (3) sayılı listede yer alan "Eğitim Uzmanı" kadrolarına atanan İlçe Milli Eğitim Müdürü ve İl Milli Eğitim Müdür Yardımcılarının şahsa bağlı kadrolarıyla taşra teşkilatında farklı birimlere atandıkları, illerde görevlendirildikleri; ayrıca, bunlarla ilgili olarak; şahsa bağlı kadrolarda olmayan diğer Eğitim Uzmanlarını emsal tutarak; "emsallerinin kendilerini yetişinceye kadar maaşlarının dondurulması" şeklinde yasal düzenleme yapıldığı; fakat şahsa bağlı il müdürlüğüne atanan İl Milli Eğitim Müdürleri ile ilgili hiçbir hüküm bulunmadığını, dolayısıyla şahsa bağlı il müdürlerinin, umumi hükümlere göre atandıkları görev yeri ve kadrolardan aylık almalarının doğru bir uygulama olduğunu,
Öte yandan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71. Maddesinin 2. Fıkrasında, kamu zararının belirlenmesine esas alınacak durumlar tek tek sayılmış olup, "mevzuatta ödenmesi öngörülmekle birlikte, mevzuatı farklı yorumlamak suretiyle ya da mevzuatın yorumunda hataya düşmek suretiyle fazla ödemede bulunulması" gibi bir durumun bunlar arasında yer almadığını, böylece kamu zararı diye nitelendirilen durumun, kamu zararının nasıl ve ne şekilde olabileceğini düzenleyen yasa hükmüyle bağdaşmadığının görüldüğünü,
Esasen benzer statüdeki diğer bakanlıklara bağlı il idare kurulu üyesi il müdürlerinin tamamının (Sağlık, Tarım, Bayındırlık, Çevre ve şehircilik il müdürleri) müşavirliğe atanmalarına rağmen, sadece Milli Eğitim Bakanlığına bağlı il milli eğitim müdürlerinin şahsa bağlı il müdürlüğüne atandıklarının görüldüğünü, yapılan araştırmada müşavirliğe atanan il müdürlerinin, şahsa bağlı il müdürlüğüne atanan milli eğitim müdürlerinden aylık yönünden de çok avantajlı olduklarının anlaşıldığını, şahsa bağlı il müdürü kavramının SGK'da bazı görevliler ile bazı denetçiler tarafından farklı yorumlandığını; ancak idari yargıda ve yasal düzenlemelerde il müdürleri için şahsa bağlı olup olmadığı yönünde bir ayırımın bulunmadığını yahut şahsa bağlı il müdürlerine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı görüşünün ortaya atıldığını, o zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetim yapan Yüksek Yargı organı niteliğindeki Sayıştay yetkililerinin, uyuşmazlık ya da anlaşmazlık konusu olan şahsa bağlı il müdürü kavramının, her kesim tarafından aynı şekilde anlaşılacak biçimde yasal düzenleme yapılabilmesi için ilgili kurumlara öneride bulunmasının daha isabetli bir karar olacağını,
Ayrıca, kamu kurumlarındaki personele yapılan muhtelif ödemelere ilişkin; 14/06/1974 tarih ve 14915 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 22/12/1973 tarih ve Esas No: 1968/08, Karar No: 1973/14 sayılı kararında: "
1. İdarenin, hatalı terfi veya intibak işlemine dayanarak ödediği meblağın istirdadına, bir mahkeme kararına lüzum olmadan karar verilebileceğine ve bu karara karşı açılacak davaların çözümünün Danıştay'ın görevinin içinde olduğuna 21/12/1973 gününde yapılan müzakerede oy çokluğuyla;
2. İdarenin, yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde, süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceğine 22/12/1973 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle;
3. Yukarıda belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin istirdadının, hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere 90 gün içinde kabil olduğuna ve 90 günlük süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceğine 22/12/1973 günü yapılan müzakerede esasta ve gerekçede oyçokluğuyla karar verildi. " kararına istinaden, temyiz konusu işlemde idarenin açık hatası, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi, idarenin hatalı terfi veya intibak işleminin olmadığının açıkça görüldüğünü, yukarıda belirtilen istisnalar dışında şayet ödemeler hatalı addediliyorsa; bu hatalı ödemelerin istirdadının, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 90 gün içinde kabil olacağı, aksi halde 90 günlük süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceğinden dolayı; 4. Daire tarafından haklarında verilen kamu zararı kararının kaldırılması gerektiğini,
Nitekim, Danıştay 5. Dairesinin 13/12/2012 tarihli ve Esas no: 2012/438, Karar No: 2012/8775 sayılı kararında da atamaya dayalı olarak yapılan fazla ödemeye ilişkin kararda ve Danıştay 11. Dairesinin 25/01/2018 tarih ve E.No: 2916/7553, K. No: 2018/382 sayılı "memurun eski ve yeni görev yerindeki tazminat farkından dolayı yapılan ödemeye ilişkin" verdiği kararlarda, yukarıda belirtilen Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararının baz alındığının görüldüğünü,
Yine şahsa bağlı grup başkanı ile grup başkanının statü bakımından denk olup olmadığı yönünde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 23/05/2019 tarih ve 62343535-010.99-E.7826409 sayılı "MEB Grup Başkanı Ek Gösterge ve Makam Tazminatı" konulu yazısında Hazine ve Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğüne sorulan görüş istem yazısına, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünce verilen cevapta; Milli Eğitim Bakanlığından emekli olacak grup başkanının Şahsa bağlı grup başkanlığı süresinin grup başkanlığı statüsünde sayılması gerektiği, özetle şahsa bağlı olup-olmama gibi bir ayrımın yapılamayacağının belirtildiğini,
Her ne kadar da azınlık görüşü de olsa, 4. Daire Kararına karşı oy kullanan Sayın Üye …'ın karşı oy gerekçelerinin de değerlendirilmesini ve verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
"Bakanlık taşra teşkilatı il Milli Eğitim Müdürlüğü kadrolarında çalışırken 652 sayılı KHK geçici 3 üncü maddesi ile 6528 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi hükümleri gereği görevleri sona erdirilerek, şahsa bağlı kadrolu hale getirilerek ... İl Müdürü atandıklarını, ... Büyükşehir Milli Eğitim Müdürlüğüne şahsa bağlı il müdürü olarak atanan müdürlerin görevlerine başlamış ve ... İl Müdürlüğü kadrosundaki müdürler için öngörülen özlük haklarının ödenmesinin 652 sayılı KHK nin geçici 3 üncü maddesi ile 6528 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi hükümlerine uygun olduğunu, ayrıca 2012 yılından itibaren yapılan Sayıştay denetimlerinde bu olaydan dolayı Kamu Zararı tespiti yapılmadığını, ileri sürerek tazmin hükmünün kaldırılmasını" istemektedir.
652 sayılı KHK’nin geçici 3 üncü maddesi ile 6528 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi gereği görevde bulunan il müdürleri şahsa bağlı kadrolu hale getirilmiş olup bu kişilerin özlük hakları korunarak eski kadrolarına ilişkin en son ayda aldıkları toplam tutarın hak kaybı olmaksızın ödemeye devam edilmesini içermektedir. Anlaşılacağı üzere ... Milli Eğitim Müdürlüğünde şahsa bağlı il müdürü kadrosuna atanan kişilere kadroları şahsa bağlı hale gelmeden önce son görev yerinde ödenmesi gereken maaş tutarları yerine ... İl Milli Eğitim Müdürü için öngörülen ücret ve tazminat tutarlarının ödenmesi yasal değildir.
Bu durum karşısında temyiz talebinin ret edilerek Daire kararının yasal düzenlemeye uygunluğuna hükmedilmesini arz ederim.
Arz ederim.” Denilmiştir.
Duruşma talebinde bulunan … ile ...duruşma gününe ilişkin tebligat yapılmasına rağmen duruşmaya katılmamışlardır. Duruşma talebinde bulunan sorumlular …, …, … ile ahizler …, …, …, … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
178 sayılı EK ilam ile, ... Milli Eğitim İl Müdürlüğünde şahsa bağlı “İl Müdürü” kadrosunda bulunan kişilere, kadroları şahsa bağlı hale gelmeden önceki en son görev yerlerine göre ödenmesi gereken ücret ve tazminat tutarı yerine ... İl Milli Eğitim Müdürü için öngörülen ücret ve tazminat tutarının ödenmesi neticesinde ...TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Usul yönünden inceleme
Sorumlulardan …; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 51. Maddesinde, ilamlarda yer alması gereken hususların maddeler halinde belirtildiğini, bu doğrultuda ilamlarda;
a. Daire ve karar numarası, ilgili kamu idaresinin adı ve denetim dönemi.
b. Raporu düzenleyen denetçinin, savcının ve ilamı yazan raportörün ad ve soyadları.
c. Sorumluların ve varsa vekil veya temsilcilerinin ad ve soyadları ile unvan ve adresleri.
ç. Denetçinin rapora konu ettiği hususların ve dayandığı hukuki sebeplerin özeti, savcının düşüncesi, istem sonucu ve sorumluların savunmasının özeti,
d. Duruşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hazır bulunanların ad ve soyadları.
e. Kararın hukuki dayanakları ile gerekçesi, tazmin hükmolunan hallerde tazmin miktarı ve uygulanacak faizin başlangıç tarihi.
f. Tahsil edilmek suretiyle ilişiği giderilmiş hususlar ve ahizleri ile tahsilat miktarları.
g. Sorgu üzerine tahsil edilmiş olan miktarların yersiz tahsil edildiğine karar verilmesi durumunda tahsilata ilişkin belgelerin tarih ve numarası, sorumluların ve ahizlerin ad ve soyadları ile iade gerekçesi.
ğ. Hüküm dışı bırakılan hususlar.
h. Kararın tarihi ve oybirliği veya oy çokluğu ile verilmiş olduğu ve varsa muhalefet şerhi.
ı. Hesap yargılamasını yapan daire başkan ve üyelerinin ad ve soyadları ile imzaları yer alır.
İşbu kanun maddesi dikkate alındığında Sayıştay 4. Dairesi tarafından tanzim edilen ek ilamda (c), (ç), (e) ve (ı) maddelerindeki düzenlemelere yer verilmediğinin görüldüğünü, özellikle, teknik bir konuyu ele alması ve birden çok kanun, kanun hükmünde kararnameye ve yönetmeliğe yer vermesi bakımından işbu kararın da dayandığı hukuki sebeplerin özeti, gerekçesi ile savcının düşüncesine kararda yer verilmesinin hak kaybının önlenmesi açısından önem arz ettiğini, yine, ilam ile faiz ödettirilmesine hükmedildiğini, ancak faiz başlangıç tarihi belirtilmediğini, bu yönüyle, Sayıştay 4. Dairesi tarafından tanzim edilen 23.05.2019 tarihli ve 178 numaralı İlamda usul yönünden eksiklikler bulunduğundan, öncelikle usul yönünden işbu ilamın bozulmasına karar verilmesi gerektiğini iddia etmişse; de yapılan incelemede sözü edilen eksiklerin yer almadığı görülmüştür.
Bunun yanında, tazmin tutarına uygulanacak faizin başlangıç tarihine ilişkin olarak 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun, “İlamların infazı” başlıklı 53. Maddesinde;
“… (2) İlamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutularak, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur.” Denilmiştir. İlamda aksine hüküm belirtilmediğinden tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutulacaktır.
Bu itibarla, usul yönünden yapılan itirazların reddine,
Sorumluluk yönünden inceleme
Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, 5018 sayılı Kanunda kamu zararının belirlenmesine esas alınacak hallerin tek tek sayıldığını, ‘mevzuatta ödenmesi öngörülmekle birlikte, mevzuatın yorumunda hataya dürülmek suretiyle fazla ödemede bulunulması’ gibi bir durumun yer almadığını, bu nedenle, somut olay bakımından Sayıştay Başkanlığınca mevzuatı hatalı yorumladığı yönünde kanaat oluşsa dahi, madde 71/2‘de tek tek sayılı haller arasında yorumda hataya düşmekle ilgili bir husus bulunmadığını, kaldı ki, kamu zararının tanımı ile kasıt, kusur veya ihmal aranmakta olup, mevzuatın yorumunda hataya düşüldüğü kabul edilse dahi kasıt, kusur veya ihmal maddi şartının gerçekleşmiş olmayacağını, netice itibariyle, kanun maddesinde sayılı maddi unsurun bile oluşmadığı somut dava yönünden hükmedilen kararın bozmayı gerektirdiğini,
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kadrolar oluşturulurken veya atama kararnameleri düzenlenirken bunların ne şekilde uygulanacağı belirtilmediğinden ve mevzuatta da buna ilişkin düzenleme yapılmadığından mevcut mevzuat hükümlerine göre yapılan işlemde hata bulunmadığını,
Denetçiler ve kararı veren 4. Daire tarafından oluşan fiili durum kamu zararı olarak görülse de, şahsa bağlı ... İl Milli Eğitim Müdürlüğüne atanan kişilere yapılan ödemelerin fazla ödeme olduğunu, aslında ilgililerden tahsil edilmesi gerekmesine rağmen sorumluların cezalandırıldığını, bu durum da idare tarafından sorumlulardan tahsili olarak düşünüldüğünden Sayıştay kararında belirtilen miktarların, ilgililerden değil de sorumlulardan tahsil edilmesine yönelik iş ve işlemlerin yapıldığını, açıklanan temyiz gerekçelerinin kabul edilmemesi halinde kamu zararlarının tahsiline ilişkin yönetmelik kapsamında tazmin kararının bozularak oluşan kamu zararının ilgililerden tazminine karar verilmesi gerektiğini iddia etmişlerdir.
Harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin harcama sürecindeki görev ve sorumlulukları 5018 sayılı Kanunu’nun 32 ve 33’üncü maddelerinde düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimim ve Kontrol Kanunu’nun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33. Maddesinde;
“ Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
…
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” Denilmektedir.
Yine, aynı Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usûl ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığınca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10 uncu maddesinde, ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği,
Usul ve Esasların 12 nci maddesinde de, süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden, her bir harcamanın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde yapılan işlemlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadıkları ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı “5018 sayılı Kanun Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında Sayıştay Genel Kurul Kararı”nın “Sorumlular” başlıklı 3. bölümünde;
“3- Harcama Yetkilileri
a) Harcama Yetkililerinin Genel Sorumluluğu
… …
Bu nedenle, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına,
4. Gerçekleştirme Görevlileri
a) Ödeme Emri Belgesini Düzenlemekle Görevlendirilen Gerçekleştirme Görevlisinin Sorumluluğu
… …
Yapılan bu açıklamalara göre, aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine” denilmektedir.
Anılan hususlar birlikte değerlendirildiğinde; harcama yetkililerinin, gerçekleştirme görevlileri ile birlikte harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu oldukları anlaşılmaktadır.
Bunun yanında; sorumluların oluşan kamu zararının sorumlular yerine ahizlerden tahsil edilmesi gerektiğine ilişkin itirazları değerlendirildiğinde; Sayıştay ilâmlarının muhatabı, ilâmda kendilerine tazmin borcu yükletilen ve mali mevzuat gereğince, işlemlerinden dolayı sorumlu tutulan harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi, muhasebe yetkilisi gibi görevliler olup, ilâmlarda gösterilen tazmin tutarlarının bu “sorumlu” kişilerden tahsili gerekmektedir. İlâmlarda gösterilen tutarların bu kişilerce Hazineye ödenmesinden sonra, bunların ödemenin yapıldığı üçüncü kişilere rücu etmesi, sorumlularla ahizler arasında ayrı bir hukuki ilişkinin konusunu teşkil etmektedir. Bu itibarla; sorumluluk yönünden yapılan itirazların reddine,
Esas yönünden inceleme
12 Mayıs 1992 tarih ve 21226 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun “Taşra Teşkilatı” başlıklı 53’üncü maddesinde yer alan; "Her ilde ve ilçede bir millî eğitim müdürlüğü bulunur, ilçe millî eğitim müdürlükleri görev ve hizmetleri yürütürken, il millî eğilim müdürlüklerine karşı da sorumludur." denilmekle taşra teşkilatının ‘İl Milli Eğitim Müdürlüğü' ve 'İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü' şeklinde oluşturulduğu görülmektedir.
14.09.2011 tarihli ve 28054 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Milli Eğitim Bakanlığı yeniden teşkilatlandırılmış, 652 sayılı KHK'nin 30’uncu maddesine göre, her ilde “İl Milli Eğitim Müdürlüğü” adı altında taşra teşkilatı oluşturulmuştur.
Söz konusu KHK’nın “Personele dair geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 3’üncü maddesinin birinci fıkrası ile; bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte Bakanlık taşra teşkilatında İl Müdürü kadrolarında bulunanların görevlerinin hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona ereceği, ‘İl Müdürü’ kadrosunda bulunanların ekli (3) sayılı listede şahıslarına bağlı olarak ihdas edilen ‘İl Müdürü’ kadrolarına (74 adet), hâlen bulundukları kadro dereceleriyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın atanmış sayılacakları ve bu fıkra ile ihdas edilen şahsa bağlı kadroların herhangi bir sebeple boşalması hâlinde bu kadroların hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılacağı; dördüncü fıkrası ile de; birinci fıkraya göre Bakanlık Müşaviri kadroları ile şahıslarına bağlı olarak ihdas edilen kadrolara atanmış sayılanların, Bakan tarafından belirlenen birimlerde, Bakan tarafından belirlenen görevleri yürüteceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise; birinci fıkraya göre Bakanlık Müşaviri kadrolarına atanmış sayılanların bu kadrolara atanmış sayıldıkları tarih itibarıyla eski kadrolarına ilişkin olarak en son ayda aldıkları aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatlar, makam, görev ve temsil tazminatları, ek ücret, ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin (ilgili mevzuatı uyarınca fiilî çalışmaya bağlı fazla mesai ücreti ile fiilen yapılan ders karşılığı ödenen ek ders ücreti hariç) toplam net tutarının (bu tutar sabit bir değer olarak esas alınır), atanmış sayıldıkları yeni kadrolara ilişkin olarak aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatlar, makam, görev ve temsil tazminatları, ek ücret, ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin (ilgili mevzuatı uyarınca fiilî çalışmaya bağlı fazla mesai ücreti ile fiilen yapılan ders karşılığı ödenen ek ders ücreti hariç) toplam net tutarından fazla olması hâlinde aradaki farkın, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın fark kapanıncaya kadar ayrıca fark tazminatı olarak ödeneceği; atanmış sayıldıkları kadro unvanlarında isteklerine bağlı olarak herhangi bir değişiklik olanlarla, kendi istekleriyle başka kurumlara atananlara ise fark tazminatı ödenmesine son verileceği belirtilmiştir.
Diğer taraftan, il müdürlerine yapılacak maaş ödemeleri 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenmiştir. 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı KHK’ya Ek 10’uncu madde eklenerek, diğer bazı Bakanlıklar ile birlikte, Milli Eğitim Bakanlığının bakanlık il müdürü kadrolarında bulunanlara ilişkin aylık ödemelerinde 15.01.2012 tarihinden itibaren “ücret - tazminat sistemine” geçilmiştir. Buna göre, Kararnameye ekli 2 sayılı cetvelde üçlü bir ayrım yapılarak; .../İstanbul/İzmir, diğer büyükşehir olan iller ve diğer iller için üç ayrı ücret ve tazminat göstergesi belirlenmiştir. Böylece il müdürlerinin maaşları nüfus ve iş yoğunluğuna göre farklılaştırılmıştır.
Daha sonra, 14.03.2014 tarihli ve 28941 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Millî Eğitim Temel Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 25 inci maddesi ile 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen “Bütçe ve personele ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 10’uncu maddenin üçüncü fıkrasında da Geçici 3’üncü maddenin birinci fıkrasına benzer düzenlemelere yer verilmiştir.
652 sayılı KHK'nin Geçici 10’uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; Bakanlık taşra teşkilatında İl Müdürü, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı ve İlçe Millî Eğitim Müdürü kadrolarında bulunanların görevlerinin bu maddenin yayımı tarihinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona ereceği, ‘İl Müdürü’ kadrolarında bulunanların ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen ‘İl Müdürü’ kadrolarına (37 adet), hâlen bulundukları kadro dereceleriyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın atanmış sayılacakları ve ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen kadroların herhangi bir sebeple boşalması hâlinde bu kadroların hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise; bu madde uyarınca ekli (3) sayılı listede anılan kadrolara atanmış sayılan personelin yeni kadrolarına atanmış sayıldıkları tarih itibarıyla eski kadrolarına ilişkin olarak en son ayda aldıkları aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları, ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin (ilgili mevzuatı uyarınca fiili çalışmaya bağlı fazla mesai ücreti hariç) toplam net tutarının (bu tutar sabit bir değer olarak esas alınır); yeni atandıkları kadrolara ilişkin olarak yapılan aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları, ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin (ilgili mevzuatı uyarınca fiili çalışmaya bağlı fazla mesai ücreti hariç) toplam net tutarından fazla olması hâlinde aradaki farkın, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın fark kapanıncaya kadar ayrıca tazminat olarak ödeneceği; atanmış sayıldıkları kadro unvanlarında isteğe bağlı olarak herhangi bir değişiklik olanlarla, kendi istekleriyle başka kurumlara atananlara ise fark tazminatı ödenmesine son verileceği belirtilmiştir.
Ancak Anayasa Mahkemesi’nin 13/7/2015 tarihli ve E.: 2014/88, K.: 2015/68 sayılı Kararı ile 652 sayılı KHK’nin Geçici 10’uncu maddesinin üçüncü fıkrasının; birinci cümlesinde yer alan; "...Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi, Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür, İnşaat ve Emlak Grup Başkanı ve..." ibaresi ile "...bulunanlar ile Bakanlık taşra teşkilatında İl Müdürü, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı ve İlçe Millî Eğitim Müdürü kadrolarında..." ibaresi ile ikinci cümlesinde yer alan; "Bunlardan Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi, Müsteşar Yardımcısı ve Genel Müdür kadrolarında bulunanlar ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen Bakanlık Müşaviri kadrolarına,...", "...ve İl Müdürü..." , "...ve İl Müdürü...." ile "..., diğerleri ile geçici 3 üncü maddeye istinaden şahsa bağlı Şube Müdürü kadrolarında bulunanlar ise ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen Eğitim Uzmanı kadrolarına,..." ibareleri; her ne kadar madde gerekçesinde; "...Bakanlıkta hâlihazırda yürütülmekte olan yeniden yapılanma çalışmalarına paralel olarak, belirli kademelerdeki yönetici kadrolarında bulunanların ihdas edilen kadrolara atanmaları ve malî haklarının korunması öngörülmektedir" denilmekte ise de; 6528 sayılı Kanun'la 652 sayılı KHK'de yapılan değişiklikler bir bütün olarak incelendiğinde, Bakanlık teşkilatında yapılan ve yukarıda açıklanan değişikliklerin, Talim ve Terbiye Kurulu üyesi, müsteşar yardımcısı, genel müdür, İnşaat ve Emlak Grup Başkanı, il müdürü, il millî eğitim müdür yardımcısı ve ilçe millî eğitim müdürü kadrosunda bulunanların görevlerinin sona ermesini, şahsa bağlı şube müdürü kadrosunda bulunanların ise bir başka kadroya atanmalarını gerektiren hukukî ve fiilî zorunluluk olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle dava konusu kuralın, söz konusu kişiler yönünden hukukî güvenlik ilkesinin ihlaline yol açtığı gerekçesiyle, Anayasa'nın 2’nci maddesine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Bunun üzerine, 09.07.2018 tarih ve 30473 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 22 inci maddesinin (g) bendi ile yukarıda anılan 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 3’üncü ve geçici 10’uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmış; aynı KHK’nın 179’uncu maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 33’üncü madde ile de geçiş hükümleri düzenlenmiştir.
Yukarıda anılan mevzuat hükümleri gereğince, Bakanlık taşra teşkilatında görevli il müdürleri başka bir işleme gerek kalmaksızın şahsa bağlı kadrolu hale getirilmiştir. Kanun koyucu, bu kişilerin özlük haklarının korunarak eski kadrolarına ilişkin olarak en son ayda aldıkları her türlü ödemelerin toplam tutarının ödenmeye devam edilmesini, bir başka deyişle il müdürlerinin hak kaybına uğramamalarını ve başka bir göreve atanıncaya kadar özlük haklarının korunmasını amaçlamıştır. Buna göre, kadroları şahsa bağlı hale getirilen kişiler kendi istekleri ile başka bir göreve atandıkları takdirde veya kadro unvanlarında isteğe bağlı olarak herhangi bir değişiklik olması durumunda şahsa bağlı kadroları ile ilişikleri kesilecektir.
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 3 ve geçici 10’uncu maddelerinde yer alan hükümler uyarınca, görevleri sona eren ve şahsa bağlı il müdürü kadrosuna atanan il milli eğitim müdürlerine ... İl Milli Eğitim Müdürü için öngörülen ücret ve tazminat tutarının ödendiği görülmüştür. Kanun koyucu il müdürü görevine son verip özlük haklarını korumayı amaçladığı kişilere en son görev yaptıkları ilde aldıkları ücret ve tazminat tutarlarında ödeme yapılmasını amaçlamasına rağmen ... İl Milli Eğitim Müdürü için öngörülen ücret ve tazminat tutarının ödenmesi ile söz konusu kişilere en son görev yaptıkları ilde aldıkları ücret ve tazminat tutarlarında daha yüksek tutarda ödeme yapılmıştır.
Burada, açıklığa kavuşturulması gereken husus, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 6528 sayılı Kanun gereğince ... İl Milli Eğitim Müdürlüğüne “şahsa bağlı” olarak atanan il müdürlerine, aylıklarının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ekli 2 sayılı cetvelinde .../İstanbul/İzmir illeri için belirlenen ücret ve tazminat göstergeleri üzerinden ödenip ödenmeyeceğidir.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; 'ihdas edilen' ve 'şahsa bağlı' hale gelen kadrolar 'il müdürü' kadrolarıdır. Dolayısıyla ilgililer, il müdürlüğü kadrolarında görev yapmakta iken 652 sayılı KHK ile 6528 sayılı Kanun gereğince (şahsa bağlı) il müdürü kadrolarına atanmışlardır. Şahsa bağlı kadroları ile müdürlük kadrosuna atanan il milli eğitim müdürleri her iki Kanunun uygulanmasında da ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünde görevlendirilmiş olup, bunlardan bir kısmı aynı gün Bakanlık tarafından Bakanlık Müşavirliğinde, bir kısmı da çeşitli illerde il milli eğitim müdürü olarak görevlendirilmişlerdir. Şahsa bağlı il müdürü kadrosuna atanarak ...’da görevlendirilenler fiilen il müdürlüğü yapmadıkları gibi, bu ilde görevlendirilmiş olmaları dolayısıyla ... İl Müdürü ile eş bir görev ve sorumluluk üstlenmeleri de söz konusu değildir. Benzer şekilde, ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünde görevlerine başlayıp da çeşitli illerde il milli eğitim müdürü olarak görevlendirilen şahsa bağlı il müdürlerinin de, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ekli 2 sayılı cetvelin uygulanması bakımından, ... ilinde görev yaptıklarını ileri sürmek mümkün değildir. Dolayısıyla kadrosu şahsa bağlı hale getirilen il müdürlerine en son görev yaptıkları ilin bulunduğu gruba göre ücret ve tazminat göstergeleri üzerinden maaş ödenmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat yapılarına ilişkin çeşitli düzenlemeler çerçevesinde, bir kısım kamu personeli yönünden görev yapılan kadrolar şahsa bağlı hale getirilebilmektedir. Şahsa bağlı kadro uygulaması, tamamen o şahısla özdeşleşmiştir. İlgilinin bir şekilde bu kadrodan ayrılması halinde, başka bir işleme gerek olmaksızın bu kadrolar kendiliğinden iptal olmuş sayılmaktadır.
Nitekim İl Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapmakta iken, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 6528 sayılı Kanun gereğince ... İl Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosuna "şahsa bağlı" olarak atanan kişilerin, (şahsa bağlı) kadroda Bakanlığın çeşitli birimlerinde görevlendirme suretiyle görev yaptığı açıktır. Hal böyleyken, 'İl müdürü' kadrosundan (şahsa bağlı) il müdürü kadrosuna atananlara en son görev yaptıkları il müdürlüğüne ilişkin özlük haklarının ödenmesi gerekirken; bunlara ..., İstanbul ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürüne ilişkin özlük haklarının ödenebilmesi için özel düzenleme yapılması gerekmektedir, Ancak yukarıda da belirtildiği gibi şahsa bağlı il müdürü olanların ... İl Milli Eğitim Müdürü olarak ya da ...’da İl Milli Eğitim Müdürü olarak görevlendirildiğine ilişkin somut yazılı bir atama kararı bulunmamaktadır.
Bu itibarla, şahsa bağlı kadronun kendine özgü niteliği, şahsa bağlı il müdürlüğü unvanının Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeniden yapılanma sürecinde mevcut il müdürlerinin özlük haklarının korunmasına yönelik olarak getirilen, kişiye bağlı ve geçici bir düzenleme olduğu, yapılan düzenlemenin amacının kapsama girenlerin geçmişten gelen ve mevcut kazanılmış haklarıyla hukuki statülerinin korunması olduğu, ... Milli Eğitim İl Müdürlüğünde şahsa bağlı “İl Müdürü” kadrosunda bulunan kişilerin bu kapsamda korunması gereken haklarının, kadroları şahsa bağlı hale gelmeden önceki en son görevinden kaynaklanan haklar olduğu, bahsi geçen kişilerin Milli Eğitim Bakanlığınca şahsa bağlı olarak ... İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne atanmış olmasının ve bu statüyle görev yaptıkları dönemde maaş ve özlük haklarının ... İl Müdürü gibi ödenmiş olmasının fiilen o görevi yapmış gibi değerlendirilmesi sonucunu doğurmayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, kadroları şahsa bağlı hale getirilen kişilerin aylık hesaplamalarının ... İl Müdürü gibi değerlendirilmesi mümkün değildir.
Sorumlular temyiz dilekçelerinde, kadroları şahsa bağlı hale getirilen il müdürlerine ilişkin MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen atama kararlarında bahsi geçen il müdürlerin görev yerlerinin ... (Büyükşehir) İl Milli Eğitim Müdürlüğü, unvanlarının ise il müdürü (şahsa bağlı) olarak yazılması nedeniyle bu kişilere ... – İstanbul, İzmir il müdürleri için öngörülen ücret-tazminat tutarlarının ödendiğini, bu nedenle, kamu zararından sorumlu tutulmamaları gerektiğini ileri sürmüş iseler de; kadroları şahsa bağlı hale getirilen il müdürleri sorguda belirtildiği gibi 652 sayılı KHK ve 6528 sayılı Kanunun yayımlanması ile birlikte hiçbir işleme gerek kalmaksızın şahsa bağlı il müdürü olarak atanmış sayılmışlardır. Dolayısıyla MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan atama işlemi bu kişilere ödenecek ücret ve tazminat tutarlarında bir değişiklik oluşturacak nitelikte bir işlem değildir.
Bunun yanında sorumlular, her ne kadar ... İdare Mahkemesi ve Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararlarına, dilekçelerinde atıfta bulunmuş olsalar da 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 78 inci maddesinde yer alan; “Adli, İdari ve askeri mahkemelerce verilen hükümler, Sayıştay’ın denetim yapmasına ve hükme bağlamasına engel değildir.” hükmü gereğince bu durumun Sayıştay yargılaması açısından bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Bu itibarla, 178 sayılı EK ilam ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,( Üyeler …, …, …,…, … ile …’ın karşı oy gerekçesi aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğu ile,
Karar verildiği 09.09.2020 tarih ve 48181 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üyeler …, …, …, … ile …’ın karşı oy gerekçesi
İlamda, 2017 yılında ... Milli Eğitim İl Müdürlüğü görevini fiilen yürüten ...’ya yapılan ödemeler kamu zararı tablosundan çıkarılmıştır. Ancak söz konusu kişi de şahsa bağlı il müdürü olup, il milli eğitim müdürlerinin atama usulü olan müşterek kararname ile atanmamış, ... İl Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosuna vekaleten görevlendirilmiştir. Dolayısıyla söz konusu kişiye de en son görev yaptığı ilde aldığı ücret ve tazminat tutarı üzerinden maaş ödemesi yapılması gerekmektedir. ... İl Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosuna vekalet etmesi hasebiyle, şartları sağlaması durumunda kendisine ayrıca vekalet ücreti ödemesi yapılabilecektir; ancak söz konusu kişiye ... İl Milli Eğitim Müdürü için öngörülen ücret ve tazminat tutarı üzerinden ödeme yapılması mümkün değildir. Bu itibarla, …’ya ... İl Milli Eğitim Müdürü için öngörülen ücret ve tazminat tutarları üzerinden yapılan ödemelerin de kamu zararı tablosuna eklenmesini teminen verilen tazmin hükmünün bozularak, dairesine tevdiine karar verilmesi gerekir.
Üye …’un karşı oy gerekçesi
666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı KHK’ya Ek 10’uncu madde eklenerek, diğer bazı Bakanlıklar ile birlikte, Milli Eğitim Bakanlığının bakanlık il müdürü kadrolarında bulunanlara ilişkin aylık ödemelerinde 15.01.2012 tarihinden itibaren “ücret - tazminat sistemine” geçilmiştir. Buna göre, Kararnameye ekli 2 sayılı cetvelde üçlü bir ayrım yapılarak; Ankara/İstanbul/İzmir, diğer büyükşehir olan iller ve diğer iller için üç ayrı ücret ve tazminat göstergesi belirlenmiştir.
İlamda, ... Milli Eğitim İl Müdürlüğü görevini yürüten ...’ya yapılan ödemeler kamu zararı tablosundan söz konusu görevi fiilen yürüttüğü için çıkarılmıştır. Dolayısıyla söz konusu kişiye, vekaleten görevlendirilmesine rağmen ... İl Milli Eğitim Müdürü için öngörülen ücret ve tazminat tutarının ödenmesinde beis görülmemiştir. Aynı şekilde, ..., İstanbul, İzmir dışında yer alan büyükşehirlerde görevlendirilen şahsa bağlı il müdürlerine de, 2 sayılı cetvelde yer alan diğer büyükşehir olan iller için öngörülen ücret ve tazminat tutarı üzerinden ödeme yapılması gerekmesine rağmen ilamda bu durum dikkate alınmamıştır. Dolayısıyla diğer büyükşehirlerde görevlendirilen şahsa bağlı il müdürlerinin belirlenerek, kamu zararı hesabının yeniden yapılması gerekmektedir. Bu itibarla, verilen tazmin hükmünün, kamu zararı tutarından yukarıda belirtilen tutarlar düşüldükten sonra, düzeltilerek tasdikine karar verilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:48