Sayıştay 4. Dairesi 40681 Kararı - Özel Bütçe
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4
Sayıştay Kararı
40681
10 Nisan 2019
Diğer Özel Bütçeli İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Diğer Özel Bütçeli İdareler
-
Yılı: 2014
-
Daire: 4
-
Dosya No: 40681
-
Tutanak No: 46104
-
Tutanak Tarihi: 10.04.2019
-
Konu:
KARAR
Konu: Şartnameye Uymayan İmalat-Yapımından Vazgeçilen İmalat Kesintisi.
- 30 sayılı İlamın 2. maddesinin A bendiyle; ... Firması uhdesinde yapımı tamamlanan ... ... Spor Salonu Yapımı İşine ait hakediş ödemelerinde; 25.116/S poz numaralı “PVC Esaslı Zemin Malzemeleri ile Kapalı Spor Zeminlerde Döşeme Kaplaması Yapılması (8 mm kalınlıkta)” imalatının, proje ve teknik şartnamesinde 8 mm kalınlıkta yapılacağı belirtilmesine rağmen yerinde 6 mm kalınlıkta yapılması nedeniyle ... TL’ye tazmin hükmü verilmiş,
tazmin hükmünün 31.05.2017 tarih ve 43124 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2. maddesiyle TASDİKİNE karar verilmiştir.
İlamda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... ile Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... adına Avukat ...’ın temyiz dilekçeleri 1. maddede belirtildiği gibidir.
Başsavcılık mütalaasında;
“30 sayılı İlamın 2/A maddesinde; yapım işinde zeminlerde döşeme kaplaması yapılması imalatının proje ve teknik şartnameye uygun yapılmamasından dolayı hesaplanan kamu zararının harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinden tazmine hükmedilmiş, Temyiz Kurulu ise temyiz talebini hem sorumluluk hem de esası bakımından reddederek hükmü çoğunlukla tasdik etmiştir.
Temyiz Kurulu İlamı ayrışık görüşlerde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; kamu zararı proje ve şartnameye uygun olmayan imalatın kabul edilerek bedelinin hakediş belgelerine alınmasından ileri gelmektedir. Bu işler kontrol elemanlarının sorumluluğundadır. Harcama yetkilisi verdiği harcama talimatı ve harcama talimatı hükmündeki belgelerden ileri gelen kamu zararlarından sorumludur. Hatalı imalatın fiili ve fiziki olarak kontrol yapılmadan tespiti mümkün olmayıp, harcama yetkilisi olarak bu durumu önüne gelen hakediş evrakından tespit etme imkanına da sahip değildir.
Bu nedenlerle esasa ilişkin itiraz yerinde olmamakla birlikte, sorumluluk yönüyle yerinde olan itiraz dahilinde karar düzeltilmesi talebinin kabulüyle hükmün bozularak dosyanın Dairesine iadesine karar verilmesi uygun olur.
Diğer taraftan konunun İdaresine ( Bakanlığına) yazılması yönündeki karar bir idari tedbir olup, 6085 sayılı Kanunun 50/1 nci maddesi son cümlesi çerçevesinde yapılan ve beraat veya tazmin mahiyetinde bir hüküm olmayıp İdaresine bir hususun bildirilmesinden ibarettir. Yersiz talebin reddi uygun olur.”
denilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sorumluluk itirazına ilişkin olarak;
Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... ile Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... temyiz dilekçelerindeki iddialarını tekrarlayarak karar düzeltilmesi talebi ile vermiş oldukları dilekçelerinde, gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisini işin teknik denetim eksikliği nedeniyle fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmamasından ortaya çıkan zarar ve ziyandan sorumlu tutan bir düzenleme bulunmadığını belirtmişlerdir.
31.05.2017 tarih ve 43124 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2. maddesinde belirtildiği gibi;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun;
“Harcama yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31. maddesinde,
“Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.
Ancak, teşkilat yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin belirlenmesinde güçlük bulunan idareler ile bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan idarelerde harcama yetkisi, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kişiler tarafından; mahalli idarelerde İçişleri Bakanlığının, diğer idarelerde ise Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürütülebilir.
Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.”,
“Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32. maddesinde,
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,
“Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33. maddesinde,
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.”,
“Ön malî kontrol” başlıklı 58. maddesinde,
“Ön malî kontrol, harcama birimlerinde işlemlerin gerçekleştirilmesi aşamasında yapılan kontroller ile malî hizmetler birimi tarafından yapılan kontrolleri kapsar.
Ön malî kontrol süreci, malî karar ve işlemlerin hazırlanması, yüklenmeye girişilmesi, iş ve işlemlerin gerçekleştirilmesi ve belgelendirilmesinden oluşur.
Kamu idarelerinde ön malî kontrol görevi, yönetim sorumluluğu çerçevesinde yürütülür.
Harcama birimlerinde işlemlerin gerçekleştirilmesi aşamasında yapılacak asgarî kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usûl ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığınca belirlenir. Kamu idareleri, bu standart ve yöntemlere aykırı olmamak şartıyla bu konuda düzenleme yapabilir.”
Hükümleri yer almaktadır.
31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete yayımlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin;
“Ön Mali Kontrolün Kapsamı” başlıklı 10. maddesinde;
“Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.
Ön malî kontrol, harcama birimleri tarafından yapılan kontroller ile malî hizmetler birimi tarafından yapılan kontrollerden oluşur. Malî hizmetler birimi tarafından yapılacak ön malî kontrol, Usul ve Esaslarda belirtilen kontroller ile idarelerce yapılacak düzenlemeler çerçevesinde bu birim tarafından yapılması öngörülen kontrollerden meydana gelir.
Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemler, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer malî mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edilir. Malî karar ve işlemler harcama birimleri tarafından kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması açısından da kontrol edilir”,
“Ön Mali Kontrolün Niteliği” başlıklı 11. maddesinde;
“…Malî karar ve işlemlerin ön malî kontrole tâbi tutulması ve ön malî kontrol sonucunda uygun görüş verilmiş olması, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.”
denilmektedir.
Bu hükümler doğrultusunda, Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...’nün, söz konusu işe ait harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından sorumluluğu bulunmaktadır. Ayrıca, ..., Hakedişi Onaylayan olarak da imza atmış ve yargı raporunda bu yönden de sorumlu tutulmuştur.
Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...’ın ise, bütçeden söz konusu giderin yapılması aşamasında giderin yapılabilmesi için işin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak gerçekleştirildiğini onayladığından ve gerçekleştirme belgelerini düzenleyip imzaladığından sorumluluğu bulunmaktadır.
Ayrıca, Anılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemlerin, idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer malî mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden ve kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması açısından kontrolü, harcama birimlerine verilen bir sorumluluk olup bu sorumluluk da harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin üzerinde bulunduğundan Gerçekleştirme Görevlisi ... ile Harcama Yetkilisi ...’nün oluşan kamu zararından dolayı sorumlulukları bulunmaktadır.
Bu itibarla, Gerçekleştirme Görevlisi ... ile Harcama Yetkilisi ...’nün sorumlulukla ilgili itirazları yerinde görülmemiştir.
İlam hükmünün esası ile ilgili olarak;
30 sayılı İlamın 2. maddesinin A bendiyle; ... Firması uhdesinde yapımı tamamlanan ... ... Spor Salonu Yapımı İşine ait hakediş ödemelerinde; 25.116/S poz numaralı “PVC Esaslı Zemin Malzemeleri ile Kapalı Spor Zeminlerde Döşeme Kaplaması Yapılması (8 mm kalınlıkta)” imalatının, proje ve teknik şartnamesinde 8 mm kalınlıkta yapılacağı belirtilmesine rağmen yerinde 6 mm kalınlıkta yapılması nedeniyle ... TL’ye tazmin hükmü verilmiş olup tazmin hükmünün 31.05.2017 tarih ve 43124 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2. maddesiyle Tasdikine karar verilmiştir.
Sorumlular temyiz dilekçelerindeki iddialarını karar düzeltilmesi talebi ile vermiş oldukları dilekçelerinde aynen tekrarlamışlar ve Hazineye intikal edecek Katma Değer Vergisinin kamu zararı olarak kabul edilemeyeceğini belirterek kamu zararı hesabına Katma Değer Vergisinin dâhil edilmemesi gerektiğini, zararın yükleniciden talep edilip tahsil imkânsızlığı ortaya konulmadan kamu zararının gerçekleşmeyeceğini ifade etmişler ve İlamda yer alan ilave görüş hakkında da itirazda bulunmuşlardır.
Anayasanın 160. maddesinde;
“... Sayıştay’ın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idari yargı yoluna başvurulamaz…” denilmektedir.
6085 sayılı Sayıştay Kanunun;
“Hüküm ve tutanaklar” başlıklı 50. maddesinde,
“Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilir. Bu hükümler dışında, gerekli görülen hususların ilgili mercilere bildirilmesine karar verilebilir…”,
“İlamlar” başlıklı 51. maddesinde,
“…
İlamlarda;
…
e) Kararın hukuki dayanakları ile gerekçesi, tazmin hükmolunan hallerde tazmin miktarı ve uygulanacak faizin başlangıç tarihi,
f) Tahsil edilmek suretiyle ilişiği giderilmiş hususlar ve ahizleri ile tahsilat miktarları,
g) Sorgu üzerine tahsil edilmiş olan miktarların yersiz tahsil edildiğine karar verilmesi durumunda, tahsilata ilişkin belgelerin tarih ve numarası, sorumluların ve ahizlerin ad ve soyadları ile iade gerekçesi,
ğ) Hüküm dışı bırakılan hususlar,
h) Kararın tarihi ve oybirliği veya oy çokluğu ile verilmiş olduğu ve varsa muhalefet şerhi,
ı) Hesap yargılamasını yapan daire başkan ve üyelerinin ad ve soyadları ile imzaları,
yer alır.”,
“İlamların İnfazı” başlıklı 53. maddesinde,
“…İlamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutularak, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur.”
Hükümleri yer almaktadır.
Buna göre, Anayasanın yukarıda sözü edilen 160. maddesi uyarınca, Sayıştay kararlarının kesin hüküm niteliği taşıdığı kuşkusuzdur. Sayıştay ilamı ile tazmin tutarının maddede ilişik tutulan gider fişi üzerinde imzası bulunan görevlilerden ve yapı denetim görevlisinden tahsiline karar verilmiş olup; 6085 sayılı Kanunun 53. maddesi hükmü uyarınca bu miktarın İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre bu görevlilerden tahsil edilmesi gerektiği gibi, tazminle yükümlü tutulan görevlilerinin haksız ödemeden yararlanan ilgililere özel hukuk hükümleri çerçevesinde rücu etmeleri mümkündür. İlamda yer verilen “yapılmayan/eksik imalat bedellerinin yersiz ödenmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verenler hakkında gerekli işlemlerin yapılması için ayrıca Bakanlığına yazılması da gerekir.” şeklindeki ilave Üye görüşü daire kararının kendisi olmayıp ilave bir görüş olduğundan sorumluların iddialarının kabulü mümkün değildir.
Ayrıca, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71. maddesinde kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmıştır. İlama konu edilen ... ... Spor Salonu Yapımı İşine ait hakediş ödemelerinde de, KDV dâhil ödeme yapılmış ve dolayısıyla kamu kaynağında eksilmeye neden olan kamu zararı tutarı da KDV dâhil hesaplanmıştır.
Bu itibarla, 6085 sayılı Kanunun 26. maddesi hükmü gereğince Başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış olması suretiyle, sorumlular adına avukatın karar düzeltilmesi kapsamında vermiş olduğu dilekçesinde belirtmiş olduğu hususlar, 31.05.2017 tarih ve 43124 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2. maddesinde dikkate alındığından ve 6085 sayılı Kanunun 57. maddesinde belirtilen karar düzeltilmesini gerektiren yeni bir husus ileri sürülmediğinden 31.05.2017 tarih ve 43124 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2. maddesinin DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (Üyeler ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğuyla
Karar verildiği 10.04.2019 tarih ve 46104 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
(Karşı oy gerekçesi
Üyeler ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın karşı oy gerekçesi:
İlama konu kamu zararından harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi olarak sorumlu tutulan kişiler, bu zarardan sorumlu olmadıkları itirazında bulunmuşlardır.
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi çerçevesinde bir kamu personelini kamu zararından sorumlu tutabilmek için; bu kamu zararının söz konusu kamu görevlisinin kasıt, kusur veya ihmalinden kaynaklanan bir karar, işlem veya eylemi neticesinde doğmuş olması; kısaca zarar ile kamu görevlisinin fiili arasında doğrudan illiyet bağının kurulması gerekmektedir. Aksi halde sırf unvanı “harcama yetkilisi” veya “gerçekleştirme görevlisi” olmasından dolayı bir kamu görevlisinin, illiyet bağının kurulamadığı bir kamu zararından dolayı sorumlu tutulması mümkün değildir.
5018 sayılı Kanunun 32. Maddesinin 2. Fıkrasında Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumlu tutulmuşlardır. Harcama yetkilisinin sorumluluğunun açıklığa kavuşturulabilmesi için harcama talimatının açıklanması gerekmektedir.
5018 sayılı Kanun’un sistematiğine göre harcama talimatı, kamu kaynağının kullanılmasından önce, harcamaya girişmeden önce harcama yetkilisi tarafından gerçekleştirme görevlilerine verilen izindir. Yani talimat; iş, mal veya hizmetin alınması, gerçekleştirilmesi, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmesinden önceki aşamada gerçekleşir. Nitekim 5018 sayılı Kanunun 33. Maddesinin 2. Fıkrasında da, “Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler” denilmek suretiyle bu husus açıklanmıştır. Bu düzenlemeye göre, giderin gerçekleştirilmesi aşamasında, ödeme emri belgesinin “ödeyiniz” kısmının harcama yetkilisince imzalanması “harcama talimatı” değil “ödeme” talimatıdır. Kanunun 33. Maddesinin 1. Fıkrasında bu durum, “Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır” şeklindeki düzenlemeden anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, giderin gerçekleştirilmesi aşamasında, sırf ödeme emri belgesi üzerinde imzasının bulunması gerekçesiyle harcama yetkilisinin sorumlu tutulması hukuken mümkün olamaz.
Aynı Kanunun Giderin gerçekleştirilmesi başlıklı 33. Maddesinde ise;
Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olmasının gerektiği, giderlerin gerçekleştirilmesinin; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanacağı, gerçekleştirme görevlilerinin, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütecekleri, hükme bağlanmıştır.
Yine aynı Kanunun 71 inci maddesi çerçevesinde bir kamu personelini kamu zararından sorumlu tutabilmek için; bu kamu zararının söz konusu kamu görevlisinin kasıt, kusur veya ihmalinden kaynaklanan bir karar, işlem veya eylemi neticesinde doğmuş olması; kısaca zarar ile kamu görevlisinin fiili arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir.
İlamda; çeşitli iş kalemlerinden yapılan ve bedeli ödenen bazı imalat iş kalemlerinin, yerinde yapılan ölçümlerinde işin projesine uygun olarak yapılmadığı ve bu sebeple bir kamu zararının doğduğu, bu zarardan kontrol mühendisi ile birlikte harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumlu tutulduğu görülmüştür.
Oysa bu imalatlarla ilgili olarak harcama yetkilisinin bir talimatı/işlemi ve gerçekleştirme görevlisinin düzenlediği bir evrak bulunmamaktadır. Son derece teknik detaylar barındıran söz konusu hatalı işlemlerin de, fiili fiziki inceleme neticesi tespit edildiği ilamdan anlaşılmaktadır. Bu durumda, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kusurlu bir işleminden, dolayısıyla illiyet bağının varlığından söz edilemez. Dolayısıyla bu işlemlerden doğan kamu zararının, söz konusu imalatları yerinde gören ve bunları hakedişe hatalı olarak derceden kontrol görevlileri ile varsa geçici/kesin kabul heyeti üyelerine ödettirilmesine hükmolunması gerekir.
Açıklanan nedenlerle, bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata aykırı harcama talimatı/işlemi olmayan, hatalı işleme yönelik bir evrak düzenlemeyen, gerçekleşen zararla illiyet bağı bulunmayan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumlu tutulması kanuna aykırıdır. Bu itibarla, karar düzeltme talebinin kabul edilerek 31.05.2017 tarih ve 43124 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2. maddesinin Düzeltilmesine Mahal Olduğuna ve sorumluların yeniden tespit edilmesi için hükmün Bozularak dosyanın ilgili Dairesine Tevdiine karar verilmesi gerekir.)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:12