Sayıştay 4. Dairesi 40194 Kararı - Özel Bütçe Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4
Sayıştay Kararı
40194
9 Şubat 2016
Diğer Özel Bütçeli İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Diğer Özel Bütçeli İdareler
-
Yılı: 2013
-
Daire: 4
-
Dosya No: 40194
-
Tutanak No: 41453
-
Tutanak Tarihi: 09.02.2016
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
666 Sayılı Khk Kapsamına Alınan Kurum Personeline İlave Tediye Ödenmesi.
140 sayılı ilamın 1’inci maddesi ile; işçi statüsünde istihdam edilmekle beraber ücret bakımından 666 sayılı KHK kapsamına alınan … personeline ilave tediye ödenmesi nedeniyle … TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu temyiz dilekçesinde özetle;
… Kurumunun 21.09.2006 tarihli 5544 sayılı Kanun ile kurulduğunu, Kurum personelinin 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabi olarak sürekli işçi statüsünde istihdam edildiğini, emeklilik ve sosyal güvenlik yönünden ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olduğunu (5544 sayılı Kanun m:24),
4857 sayılı İş Kanununun 2’nci maddesinde; işçinin, "Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi" olarak tanımlandığını, 6772 sayılı Devlet ve Ona bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkında Kanunun 1’inci maddesinde;
“Umumi, mülhak ve hususi bütçeli dairelerle mütedavil sermayeli müesseseler, sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirket ve kurumlarla belediyeler ve bunlara bağlı teşekküller, 3460 ve 3659 sayılı Kanunların şümulüne giren İktisadi Devlet Teşekkülleri ve diğer bilcümle kurum, banka, ortaklık ve müesseselerinde müstahdem olanlardan İş Kanununun şümulüne giren veya girmeyen yerlerde çalışmakta olan ve İş Kanununun muaddel birinci maddesindeki tarife göre işçi vasfında olan kimselere, ücret sistemleri ne olursa olsun, her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilave tediye yapılır denilmekte, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 2’nci maddesinin 3’üncü fıkrasında bu Kanunun uygulanması bakımından işçi, işveren ve işyeri kavramları 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununda tanımlandığı gibidir" denildiğini,
Dolayısıyla Kurum personelinin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ve ilgili mevzuatı ile 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkındaki Kanun kapsamında olduğunu,
10.03.2010 tarihinden bugüne … Sendikasının … Kurumunda (MYK) Toplu İş Sözleşmesi (TİS) yapmaya yetkili olan işçi sendikası olduğunu, … ile anılan sendika arasında 01.07.2010 - 30.06.2012 dönemini kapsayan ilk TİS’in 20.10.2010 tarihinde imzalandığını ve uygulandığını,
01.07.2012-30.06.2014 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesi müzakerelerinde … Sendikasının ücret ve mali haklara ilişkin taleplerinin 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye (KHK) aykırı olduğu gerekçesi ile reddedildiğini ve görüşmelerin anlaşmazlıkla sonuçlandığını,
Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinin Kurumu temsilen üyesi oldukları Kamu İş işveren sendikası tarafından yürütüldüğünü, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu 50’nci maddesi gereği önce arabulucu safhası yaşandığını, bu safhada da 666 sayılı KHK hükümleri gerekçe gösterilerek sendikanın taleplerinin kabul edilmediğini, bunun üzerine sendikanın grev kararı aldığını, …da alınan grev kararı üzerine grev oylaması yapıldığını, sonucunda greve hayır kararı çıktığını,
Bunun üzerine işyeri yetkili işçi sendikası olan …’in 6356 sayılı Kanunun 51’inci maddesi uyarınca uyuşmazlığı Yüksek Hakem Kuruluna intikal ettirdiklerini,
Yüksek Hakem Kurulunun dilekçe ekinde sunulan 09.09.2013 gün 11.2013/118 ve K: 2013/156 sayılı kararı ile personele 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkında Kanun uyarınca ilave tediye ödenmesini hüküm altına aldığını (YHK Madde: 25),
Kurumda 666 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra istihdam edilen personelin ücret ve mali haklarının, 666 sayılı KHK hükümleri doğrultusunda emsali devlet memurları için belirlenmiş ücret ve mali haklara eşit olarak belirlendiğini, bireysel iş sözleşmelerine de bu ifadelerin aynen yazılmış ve uygulanmış olduğunu,
Ancak, bu şekilde istihdam edilen personelin daha sonra Kurumdaki yetkili işçi sendikasına üye olmak suretiyle 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunun 39’uncu maddesi kapsamında Toplu İş Sözleşmesinden yararlanma hakkını elde ederek bireysel iş sözleşmelerini hükümsüz kıldığını,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "A. Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı" başlıklı 53’üncü maddesinde; "İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler. Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir" denildiğini,
"B. Grev hakkı ve lokavt " başlıklı 54’üncü maddesinde; "Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir." denildiğini,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 128’inci maddesinin memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır. ... hükmünün, tarafını ve idareyi bağlayıcı bir düzenleme olduğunu,
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 33 ve 40’ıncı maddelerini içeren Yedinci Bölümünde Toplu İş Sözleşmesinin Genel Esasları başlığı ile toplu iş sözleşmelerinin nasıl yapılacağının düzenlendiğini, 33’üncü maddenin 2’nci fıkrasında, "Toplu iş sözleşmesi, tarafların karşılıklı hak ve borçları ile sözleşmenin uygulanması ve denetimini ve uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yolları düzenleyen hükümleri de içerebilir" denildiğini,
Toplu Sözleşmenin Hükmü başlıklı 36’ncı maddesinin 1. Fıkrasında; "Toplu iş sözleşmesinde aksi belirtilmedikçe iş sözleşmeleri toplu iş sözleşmesine aykırı olamaz. İş sözleşmelerinin toplu iş sözleşmesine aykırı hükümlerinin yerini toplu iş sözleşmesindeki hükümler alır. Toplu iş sözleşmesinde iş sözleşmelerine aykırı hükümlerin bulunması hâlinde ise iş sözleşmesinin işçi yararına olan hükümleri geçerlidir.” denildiğini, Toplu Sözleşmeden Yararlanma başlıklı 39’uncu maddesinde kimlerin TİS'ten nasıl yararlanacağının düzenlendiğini,
Yüksek Hakem Kuruluna Başvurma başlıklı 51’inci maddesinde;
"(1) Grev oylaması sonucunda grev yapılmaması yönündeki kararın kesinleşmesinden itibaren altı iş günü içinde işçi sendikası; grev ve lokavtın yasak olduğu uyuşmazlıklarda 50’nci maddenin beşinci fıkrasında belirtilen tutanağın tebliğinden ya da erteleme süresinin uyuşmazlıkla sonuçlanması hâlinde sürenin bitiminden itibaren taraflardan biri altı iş günü içinde Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Aksi takdirde işçi sendikasının yetkisi düşer.
(2) Yüksek Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.” denildiğini ve anılan Kanununun 54,55,56 ve 57’inci maddelerini içeren Onuncu Bölümünde ise Yüksek Hakem Kurulunun Kuruluşu ve Çalışma Esaslarının anlatıldığını,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 54’üncü, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 51/2’nci maddesi uyarınca Yüksek Hakem Kurulu kararları kesin olduğunu, toplu iş sözleşmesi hükmünü taşıdığını,
İdarenin, Anayasanın koruma altına aldığı Yüksek Hakem Kurulu kararlarının uygulamama gibi bir tasarrufu bulunmadığını,
6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkında Kanunun 1’inci maddesinde; "Umumi, mülhak ve hususi bütçeli dairelerle mütedavil sermayeli müesseseler, sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirket ve kurumlarla belediyeler ve bunlara bağlı teşekkürler. 3460 ve 3659 sayılı kanunların şümulüne giren İktisadi Devlet Teşekkülleri ve diğer bilcümle kurum, banka, ortaklık ve müesseselerinde müstahdem olanlardan İş Kanununun şümulüne giren veya girmeyen yerlerde çalışmakta olan ve İş Kanununun muaddel birinci maddesindeki tarife göre işçi vasfında olan kimselere, ücret sistemleri ne olursa olsun, her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilave tediye yapılır." denildiğini dolayısıyla İş Kanununa göre çalışmakta olan kamu personeli için ücret sistemi ne olursa olsun ilave tediye ödemesi yapılmasının hüküm altına alındığını,
Ayrıca Kamu Görevlilerinin ücret sistemleri ile ilgili 375 sayılı KHK, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu İle Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı İle Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 12’nci maddesinde yürürlükten kaldırılan ödemeler içerisinde 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkında Kanun kapsamına giren ödemelerin sayılmadığını,
Bu nedenle 666 sayılı KHK yürürlüğe girdikten sonra istihdam edilen personele ilave tediye verilmiş olmasının 6772 sayılı Kanunun amir hükmü ve Yüksek Hakem Kurulunun Kararına uyulması zorunluluğundan kaynaklandığını, Kurumca da ilgili Kanun ve Karar doğrultusunda uygulama yapıldığını,
Nitekim sorgu konusundan farklı bir konu ile alakalı olmakla birlikte; Sayıştay Temyiz Kurulunun "30.11.2010 tarihli ve 32356 Tutanak Nolu Kararı", "30.11.2010 tarihli ve 32358 Tutanak Nolu Kararı", "11.02.2014 tarihli ve 38405 Tutanak Nolu Kararı" ve "03.06.2014 tarihli ve 39139 Tutanak Nolu Kararı" ayrı ayrı incelendiğinde toplu iş sözleşmelerinin hükmüne yönelik önemli tespitlerin yer aldığını,
Kurul kararlarında özetle; "kanunlarla çalışma şartları konusunda getirilen hükümlerin mutlak emredici hukuk kuralları olmayıp nispi emredici hukuk kuralları olduğunu, hizmet sözleşmeleri ve özellikle de toplu iş sözleşmeleriyle kanun hükmüne nazaran daha çok işçi lehine hükümler getirilmesi halinde, aynı konuda artık kanun hükmü değil; toplu iş sözleşmesindeki hükümlerin uygulanması gerekliği ve söz konusu durumda toplu iş sözleşmesindeki ilgili hükümlerin kanunlara aykırılığından söz edilemeyeceğini ve son olarak esasen Anayasa'nın 53’üncü maddesinde kaynağını bulan toplu iş sözleşmesi özerkliği ya da toplu iş sözleşmesiyle düzenleme yapabilme yetkisi denilen kavramların işlevinin ve içeriğin de bu olduğu …" ifade edildiğini,
Bununla birlikte, Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesi'nin "24.06.2013 tarihli ve 2013/19303 (Esas No: 2011/16606) sayılı kararı", "24.10.2011 tarihli ve 2011/39092 (Esas No: 2011/47206) sayılı kararı" ve "15.11.2011 tarihli ve 2011/43574 (Esas No: 2011/48313) sayılı kararlarında"; 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkında Kanununun kapsam, süre, hesaplama vb. özellikler açısından nasıl uygulanması gerektiğinin açıklandığını,
Bu kararlar da özetle; "işçilere ücret sistemleri ne olursa olsun 6772 sayılı Kanun uyarınca ilave tediye ödeneceği"nin açıkça ifade edildiğini,
666 sayılı KHK yürürlüğe girdikten sonra Mesleki Yeterlilik Kurumunda istihdam edilen personele ilave tediye ödemesi yapılmasının 6772 sayılı Kanun, Toplu İş Sözleşmesi ve Yüksek Hakem Kurulu Kararından kaynaklandığını, yapılan işlemin Anayasaya, İş mevzuatına ve bağlantılı diğer ilgili mevzuatlara ve yerleşik yargı kararlarına (Yargıtay-Sayıştay) uygun olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Başsavcılık;
“Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talebinde bulunan …’ın 26.05.2014 tarihli dilekçesi incelendi.
Sorumlu, yapılan işlemin mevzuatına uygun olduğunu, belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
666 sayılı KHK'de ilk defa ve yeniden atanan personelin mali hakları konusunda sınırlayıcı ve yeniden bir belirleme yapılmıştır. Bu kapsamda olan personelin maaşları bu esas çerçevesinde ve belirlenen sınırı aşmayacak şekilde belirlenmeliydi. Bu şekilde işlem yapmaksızın, önce bireysel sözleşme kurulup, sonrasında sendikaya üye olunarak dolaylı yöntemlerle mevzuatın öngördüğü hükümlerin aşılması suretiyle ilave tediye ödenmesi yersiz olduğundan, mevzuatına uygun Daire kararının tasdikine karar verilmesi uygun olur.” şeklinde görüş bildirmiştir.
Sorumlu, Başsavcılık görüşüne karşı vermiş olduğu ikinci temyiz dilekçesinde özetle;
5544 sayılı … Kanunun (MYK) 24’üncü maddesi hükmü gereği Kurum personelinin işçi statüsünde olduğunu, 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine ve dolayısıyla 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ve ilgili mevzuatına tabi olduklarını, ayrıca Kurum personelinin 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkında Kanun kapsamında bulunduğunu,
5544 sayılı Kanunun 25’inci maddesi ile personele ödenecek aylık ücret, mali ve sosyal haklar düzenlendiğini, 6772 sayılı Kanun hükümleri gereği yapılan ilave tediye ödemesinin 5544 sayılı Kanunun 25’inci maddesinde belirlenen ücret, mali ve sosyal hakların dışında olduğunu,
02/11/2011 tarihinde yürürlüğe giren 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK)'nın Ek 11’inci maddesi ile MYK’nın 375 sayılı KHK kapsamına alındığını,
5/12/2011 tarihli 28488 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 11’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamındaki Kamu İdarelerinde İstihdam Edilen Personelin Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Emsal Alınacak Devlet Memuru Kadro Unvanlarının Tespitine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı ile Kurumda istihdam edilen personelin emsali devlet memuru kadrosunun belirlendiğini, 02/11/2011 tarihinden sonra Kurumda istihdam edilecek personele 5544 sayılı Kanunun 25’inci maddesine göre değil yapılan bu düzenlemelere göre ücret ödeneceğinin hüküm altına alındığını, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 12’nci maddesinde 666 sayılı KHK ile yaklaşık 90 Kanun ve KHK'da değişiklik yapılarak çeşitli kurum ve kuruluş mensuplarına yapılan ek ödemelerin kaldırıldığını, buna karşın kaldırılan hükümler arasında 6772 sayılı Kanun kapsamındaki ilave tediye ödemelerine yer verilmediğini,
Diğer taraftan, Kurumda 666 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra istihdam edilen personelin ücret ve mali haklarının 666 sayılı KHK hükümleri doğrultusunda emsali devlet memurlarının ücret ve mali haklarına eşit olarak belirlendiğini, bireysel iş sözleşmelerine de bu ifadelerin aynen yazıldığını ve uygulandığını,
Ancak, bu şekilde istihdam edilen personelin Toplu İş Sözleşmesine dâhil olduğunu ve bireysel iş sözleşmelerinin hükümsüz hale geldiğini,
Denetimler esnasında da arz ve izah edildiği üzere Kurumda yetkili olan işçi sendikası ile bağıtlanan Toplu İş Sözleşmesi (TİS) ile ücret ve diğer mali ve sosyal hakların belirlendiğini,
Kuruma … işçi sendikası ile … işveren sendikasının TİS yapmaya yetkili olduğunu, … Sendikası ile … arasında 01.07.2012-30.06.2014 dönemini kapsayan TİS müzakereleri anlaşmazlıkla sonuçlandığından sendikanın grev kararı aldığını ancak grev kararı çıkmadığı için …’in 6356 sayılı Kanunun 51’inci maddesi uyarınca uyuşmazlığı Yüksek Hakem Kuruluna intikal ettirdiğini,
Yüksek Hakem Kurulunun 09.09.2013 gün E.2013/118 ve K: 2013/156 sayılı kararı ile TİS'i bağıtladığını ve 6772 sayılı Kanun uyarınca personele ilave tediye ödenmesine karar verdiğini,
Anayasanın 53’üncü maddesinde; "İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler. Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. ", 54’üncü maddesinde ise; "(...)Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir. " amir hükümlerinin olduğunu,
Sayıştay Temyiz Kurulunun "30.11.2010 tarihli ve 32356 tutanak nolu Kararı", "30.11.2010 tarihli ve 32358 tutanak nolu Kararı", "11.02.2014 tarihli ve 38405 Tutanak Nolu Kararı" ve "03.06.2014 tarihli ve 39139 tutanak nolu Kararı" ayrı ayrı incelendiğinde özetle; kanunlarla çalışma şartları konusunda getirilen hükümlerin mutlak emredici hukuk kuralları olmayıp nispi emredici hukuk kuralları olduğu, hizmet sözleşmeleri ve özellikle de toplu iş sözleşmeleriyle kanun hükmüne nazaran daha çok işçi lehine hükümler getirilmesi halinde, aynı konuda artık kanun hükmü değil; toplu iş sözleşmesindeki hükümlerin uygulanmasının gerektiği ve söz konusu durumda toplu iş sözleşmesindeki ilgili hükümlerin kanunlara aykırılığından söz edilemeyeceği ve esasen Anayasa'nın 53’üncü maddesinde kaynağını bulan toplu iş sözleşmesi özerkliği ya da toplu iş sözleşmesiyle düzenleme yapabilme yetkisi denilen kavramların işlevinin ve içeriğinin de bu olduğu’nun ifade edildiğini,
Yine, Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesi'nin "24.06.2013 tarihli ve 2013/19303 (Esas No: 2011/16606) sayılı kararı", "24.10.2011 tarihli ve 2011/39092 (Esas No: 2011/47206) sayılı kararı" ve "15.11.2011 tarihli ve 2011/43574 (Esas No: 2011/48313) sayılı kararlarında"; 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkında Kanunun kapsam, süre, hesaplama vb. özellikler açısından nasıl uygulanması gerektiği açıklanarak; işçilere ücret sistemleri ne olursa olsun 6772 sayılı Kanun uyarınca ilave tediye ödenmesine hükmedildiğini,
Ayrıca konu ile ilgili ve YARGITAY tarafından 2014 yılında hükme bağlanan 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre İŞÇİ statüsünde istihdam edilen ve ücret sistemi bakımından 375 sayılı KHK'nın Ek 11/ c maddesinde (666 Sayılı KHK-6495 sayılı Kanun) Mesleki Yeterlilik Kurumu ile aynı bentte yer alan Kalkınma Ajansları personeli ile ilgili;
"Kalkınma Ajanları Personeline İlave Tediye Ücreti Ödemesi" konusundaki Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesinin 23.09.2014 tarihli ve Esas:2012/36449 Karar:2014/27626 sayılı Kararı, Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesinin 23.09.2014 tarihli ve Esas:2013/4309 Karar:2014/27641 sayılı Kararı ve Yargıtay Yirmi ikinci Hukuk Dairesinin 04.06.2014 tarihli ve Esas:2014/9759 Karar:2014/15900 sayılı Kararlarının dilekçe ekinde sunulduğunu,
Ayrıca yine konuyla ilgili, Mevlana Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yalçın BOSTANCI'nın "6772 sayılı Kanun Uygulaması Kapsamında Kalkınma Ajansları Personelinin Durumunun Değerlendirilmesi" konulu makalesinin de dilekçe ekinde sunulduğunu,
Bu çerçevede Yüksek Hakem Kurulu kararlarını uygulamama gibi bir yetkilerinin bulunmadığını, ilama konu işlemlerin Anayasaya, iş mevzuatı ve ilgili diğer mevzuata ve yargı kararlarına uygun olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını yinelemiştir.
İkinci Başsavcılık Karşılamasında;
“İlgi yazınız ekinde gönderilen ikinci temyiz dilekçesi incelenmiş olup; adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 26.06.2015 tarih ve 16127-27079 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalâamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” denilmiştir.
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten, duruşmada hazır bulunan harcama yetkilisi … ile Strateji Geliştirme Daire Başkanı … ve Sayıştay Savcısı dinlendikten sonra gereği görüşüldü:
5544 sayılı … Kanununun 24’üncü maddesinde “Personelin atanma şartları ve statüsü” düzenlenmiş ve maddede;
“(1) Kurum hizmetleri iş mevzuatı hükümlerine göre istihdam edilen uzman yardımcısı, uzman ve diğer personel eliyle yürütülür.
(2) Kurumda çalıştırılacak personelin pozisyon unvanları ile sayıları ekli cetvelde gösterilmiştir. Söz konusu unvanların birimlere dağılımını yapmaya Başkanın önerisi üzerine Yönetim Kurulu yetkilidir. (Değişik üçüncü cümle: 4/4/2015-6645/71 md.) Personel sayısının mevcut pozisyon sayılarının yarısını aşmamak kaydıyla artırılmasına ve unvanlarda değişiklik yapılmasına Yönetim Kurulunun kararı ve ilgili Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca karar verilir.
(3) Yönetim Kurulunun onayı ile yürürlüğe konulacak yönetmelik esaslarına göre yabancı uzmanlar istihdam edilebilir.
(4) Kurum personelinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (6) ve (7) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartlar ile Kurum amaçlarının gerektirdiği nitelikleri taşımaları zorunludur.
(5) Yönetici pozisyonundaki personel yukarıda belirtilen şartlara ilave olarak; hukuk, siyasal bilgiler, iktisadî ve idarî bilimler, fen ve edebiyat, mimarlık ve mühendislik fakülteleri ile eğitim fakültelerinden yurt içinde veya Yükseköğretim Kurulunca denkliği kabul edilmiş yurt dışındaki fakülte veya yüksek okullarda en az dört yıllık yüksek öğrenim görmüş, meslekî açıdan yeterli bilgi ve deneyime sahip bulunan ve mesleğinde en az beş yıl tecrübeye sahip kişiler arasından Başkanın teklifi ve Yönetim Kurulunun onayı ile atanır. Diğer personel Başkan tarafından atanır.
(6) Kurumda çalıştırılacak uzman ve uzman yardımcılarının beşinci fıkrada belirtilen öğrenim şartlarını taşımaları gerekir. Uzman ve uzman yardımcılarının yarışma ve yeterlik sınavları, nitelikleri ve çalışma usûl ve esasları ile ilgili diğer hususlar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
(7) (Değişik: 4/4/2015-6645/71 md.) Kurum personeli, emeklilik ve sosyal güvenlik yönünden 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabidir. Ancak, sosyal güvenlik yönünden 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında görev yapmakta iken Yönetim Kurulu Başkanı seçilen Kurum Başkanı, emeklilik ve sosyal güvenlik yönünden Bakanlık genel müdürünün sahip olduğu gösterge, ek gösterge, makam, temsil ve diğer tazminatları aynen uygulanarak 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile ilişkilendirilir ve Kurumda geçmiş olan hizmeti bu esasa göre değerlendirilir.
(8) (Değişik: 4/4/2015-6645/71 md.) Kamu görevlisi iken Yönetim Kurulu Başkanı seçilen kişinin önceki kurumu ile olan ilişkisi sona erer. Kamu görevine dönmesini engelleyecek şekilde olanlar hariç olmak üzere Kurumdaki görevi herhangi bir nedenle sona eren Yönetim Kurulu Başkanı, temsilcisi olduğu bakanlıkta durumuna uygun bir kadroya en geç bir ay içinde atanır. Durumuna uygun kadroya atanıncaya kadar Yönetim Kurulu Başkanı gibi Kurum bütçesinden ücreti ödenmeye devam olunur. Bu fıkra uyarınca göreve başlayan Başkanın Kurumda geçen hizmetleri, kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinde değerlendirilir. Akademik unvanların kazanılmasına ilişkin hükümler saklıdır.
(9) Kurumda çalışan personel, başka kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilemez.” hükmü ile malî hakların düzenlendiği 25’inci maddesinde;
“(1) Başkan, yönetici personel ve diğer personelin ücret, malî ve sosyal hakları; bakanlık genel müdürüne yapılan ödemeleri aşmamak kaydıyla, Yönetim Kurulunun kararı ve Genel Kurulun onayı ile belirlenir.
(2) Yönetim Kurulu Başkan ve üyelerine, ayda dörtten fazla olmamak üzere her bir toplantı için uhdesinde kamu görevi bulunanlara (2000) gösterge rakamının, uhdesinde kamu görevi bulunmayanlara ise (3000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda huzur hakkı ödenir.
(3) (Ek: 11/10/2011 - KHK - 665/43 md.; Değişik: 12/7/2013-6495/73 md.) Uhdesinde kamu görevi bulunmayan sektör komitesi başkan ve üyelerine, yılda altıdan fazla olmamak üzere her bir toplantı başına (2000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda huzur hakkı ödenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Kurum personeline yapılan ödemelerin usul ve esasları ise … Personel Yönetmeliğinde belirlenmiştir. Anılan Yönetmeliğin 18’inci maddesinde;
“Başkan, yönetici personel, uzman, uzman yardımcıları ile diğer personele ödenecek aylık ücretler ve ücretleri ile birlikte ödenecek diğer mali haklar ve sosyal yardımlar (bu Yönetmeliğin 23 üncü maddesi gereğince yapılacak doğum ve ölüm yardımları hariç) her yılın birinci ve ikinci altı aylık dönemleri itibariyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı genel müdürlerine yapılan ödemelerin aylık ortalamasının net tutarını aşmayacak şekilde Yönetim Kurulunun Kararı ve Genel Kurulun onayı ile belirlenir.” denilmek suretiyle kurum personeline ödenecek aylık ücretler ile ücretlerle birlikte ödenecek diğer mali hakların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı genel müdürlerine yapılan ödemelerin aylık ortalamasının net tutarını aşmayacak şekilde Yönetim Kurulunun Kararı ve Genel Kurulun onayı ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Daha sonra;
02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin;
“MADDE 1- 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki ek maddeler eklenmiştir.
…
EK MADDE 11- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra;
a) …
b) …
c) Türk Akreditasyon Kurumu Genel Sekreterliği, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Başkanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, Türk Standartları Enstitüsü Başkanlığı, kalkınma ajansları ve Mesleki Yeterlilik Kurumu kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan genel müdür, genel sekreter, genel müdür yardımcısı ve genel sekreter yardımcısı unvanlı personel ile uzman unvanlı meslek personeline, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin bir aylık toplam net tutarı; genel müdür ve genel sekreterler için bakanlık genel müdürü, genel müdür yardımcısı ve genel sekreter yardımcıları için bakanlık genel müdür yardımcısı, uzman unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemez.
ç) (b) ve (c) bentlerinde yer alan idarelerde istihdam edilen personelden anılan bentlerde emsali belirlenmemiş olan personele, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin bir aylık toplam net tutarı, ilgili kurumun önerisi Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenecek emsali Devlet memuruna ilgili mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemez. Emsal alınacak memur unvanlarının tespitinde, kadro veya pozisyon unvanları ile ifa ettikleri görevler itibarıyla 657 sayılı Kanuna göre girebilecekleri sınıflardaki aynı veya benzer görevlerin aynı veya benzer kadro, unvan veya derecesi dikkate alınır.
d) …
Diğer mevzuatın bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.”
hükmü ile kuruma ilk defa veya yeniden atanan personele ödenecek mali hakların üst sınırı 666 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK’ye eklenen ek madde 11’de belirlenmiştir. Bu nedenle söz konusu personele, belirlenen bu tutar dışında herhangi bir ödemede bulunulmaması gerekmektedir.
5544 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanununun 24’üncü maddesi hükmü gereği Kurum personelinin işçi statüsünde bulunduğu, aynı Kanunun 25’inci maddesi ile personele ödenecek aylık ücret, mali ve sosyal hakların düzenlendiği,
666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 11’inci maddesi ile …Kurumunun 375 sayılı KHK kapsamına alındığı, 375 sayılı KHK Ek 11’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamındaki Kamu İdarelerinde İstihdam Edilen Personelin Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Emsal Alınacak Devlet Memuru Kadro Unvanlarının Tespitine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı ile Kurumda istihdam edilen personelin emsali devlet memuru kadrosunun belirlendiği,
666 sayılı KHK’nin 8’inci maddesi e bendi hükmü gereği 15.01.2012 tarihinden sonra Kurumda istihdam edilecek personelin ücret ve mali haklarının belirtilen KHK hükümleri doğrultusunda tespit edildiği,
Bu tarihten sonra Kurumdaki sürecin;
Bireysel iş sözleşmelerine de bu ifadelerin aynen yazıldığı ve uygulandığı ancak bu şekilde istihdam edilen personelin Toplu İş Sözleşmesine dâhil olduğu ve bireysel iş sözleşmelerinin hükümsüz hale geldiği,
Kurumda yetkili olan işçi sendikası ile bağıtlanan Toplu İş Sözleşmesi (TİS) ile ücret ve diğer mali ve sosyal hakların belirlendiği,
Kurumda … işçi sendikası ile … işveren sendikasının TİS yapmaya yetkili olduğu, … Sendikası ile … arasında 01.07.2012-30.06.2014 dönemini kapsayan TİS müzakereleri anlaşmazlıkla sonuçlandığından sendikanın grev kararı aldığı ancak grev kararı çıkmadığı için …’in 6356 sayılı Kanunun 51’inci maddesi uyarınca uyuşmazlığı Yüksek Hakem Kuruluna intikal ettirdiği,
Yüksek Hakem Kurulunun 09.09.2013 gün E.2013/118 ve K: 2013/156 sayılı kararı ile TİS'i bağıtladığı ve 6772 sayılı Kanun uyarınca personele ilave tediye ödenmesine karar verdiği,
şeklinde geliştiği görülmektedir.
6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun 2’nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanunun;
“Madde 1 – Umumi, mülhak ve hususi bütçeli dairelerle mütedavil sermayeli müesseseler, sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirket ve kurumlarla belediyeler ve bunlara bağlı teşekküller, 3460 ve 3659 sayılı kanunların şümulüne giren İktisadi Devlet Teşekkülleri ve diğer bilcümle kurum, banka, ortaklık ve müesseselerinde müstahdem olanlardan İş Kanununun şümulüne giren veya girmeyen yerlerde çalışmakta olan ve İş Kanununun muaddel birinci maddesindeki tarife göre işçi vasfında olan kimselere, ücret sistemleri ne olursa olsun, her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilave tediye yapılır.
Madde 2 – …
Madde 3 – Birinci ve ikinci maddelerde yazılı olan işçilere mezkur maddeler gereğince yapılan tediyelerden ayrı olarak her yıl için bir aylık istihkakları tutarını geçmemek üzere İcra Vekilleri Heyeti karariyle aynı nispette bir ilave tediye daha yapılabilir.” denilmiş,
Anayasanın Yüksek Hakem Kurulu ile ilgili 54’üncü maddesinde;
“ Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçiler grev hakkına sahiptirler. Bu hakkın kullanılmasının ve işverenin lokavta başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve istisnaları kanunla düzenlenir.
Grev hakkı ve lokavt iyiniyet kurallarına aykırı tarzda, toplum zararına ve milli serveti tahrip edecek şekilde kullanılamaz.
(Mülga üçüncü fıkra: 7/5/2010-5982/7 md.)
Grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya ertelenebileceği haller ve işyerleri kanunla düzenlenir.
Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.
Yüksek hakem kurulunun kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir.” Hükümlerine yer verilmiş,
6356 sayılı Sendikalar ve İş Sözleşmesi Kanununun “Yüksek Hakem Kuruluna başvurma” başlıklı 51’inci maddesinde;
“(1)Grev oylaması sonucunda grev yapılmaması yönündeki kararın kesinleşmesinden itibaren altı iş günü içinde işçi sendikası; grev ve lokavtın yasak olduğu uyuşmazlıklarda 50’nci maddenin beşinci fıkrasında belirtilen tutanağın tebliğinden ya da erteleme süresinin uyuşmazlıkla sonuçlanması hâlinde sürenin bitiminden itibaren taraflardan biri altı iş günü içinde Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Aksi takdirde işçi sendikasının yetkisi düşer.
(2)Yüksek Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.” düzenlemesi yapılmıştır.
Bu durumda;
İşçi statüsündeki kurum personeline ilgili mevzuat uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kar payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin bir aylık toplam net tutarının üst sınırı 666 sayılı KHK ile belirlenmiş olmakla birlikte; … Sendikası ile … arasında 01.07.2012-30.06.2014 dönemini kapsayan TİS müzakerelerinin anlaşmazlıkla sonuçlanması sendikanın grev kararı alması ancak grev kararı çıkmadığı için …’in 6356 sayılı Kanunun 51’inci maddesi uyarınca uyuşmazlığı Yüksek Hakem Kuruluna intikal ettirmesi,
Yüksek Hakem Kurulunun 09.09.2013 gün E.2013/118 ve K: 2013/156 sayılı kararı ile TİS'i düzenlemesi ve buna bağlı olarak 6772 sayılı Kanun uyarınca personele ilave tediye ödenmesi;
Anayasanın 54’üncü, 6356 sayılı Kanunun 51’inci maddeleri çerçevesinde Yüksek Hakem Kurulu kararlarının kesin ve toplu iş sözleşmesi hükmünde olmasından dolayı 09.09.2013 gün E.2013/118 ve K: 2013/156 sayılı Yüksek Hakem Kurulu kararının yerine getirilmesi olarak nitelendirilecek ve ilgililere sorumluluk yüklenemeyecektir.
Bu nedenle 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55’inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 140 sayılı ilamın 1’inci maddesi ile … TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün bozularak dosyanın ilgili Daireye Gönderilmesine, oy çokluğu ile,
(Üye …’nın çoğunluk görüşüne katılmakla birlikte;
5544 sayılı … Kanununun “Personelin atanma şartları ve statüsü” başlıklı 24’üncü maddesi uyarınca Kurum personeli, 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabi olarak sürekli işçi statüsünde istihdam edilmekte olup emeklilik ve sosyal güvenlik yönünden 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi bulunmaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli II sayılı cetvelin “B) Özel Bütçeli Diğer İdareler” başlıklı bölümünde yer alan … Kurumu, idari ve mali açıdan özerk, kamu tüzel kişiliğine haiz özel bütçeli bir kamu kurumudur.
Dolayısıyla … Kurumu personeli, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ve ilgili mevzuatı ile 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuatı kapsamına girmektedir.
Diğer taraftan, gerek 5544 sayılı Kanunun “Mali haklar” başlıklı 25’inci maddesinin birinci fıkrası gerekse 6495 sayılı Kanunun 73’üncü maddesi ile değişen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 11’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi (666 sayılı KHK’nın 1’inci maddesiyle 375 sayılı KHK’ya eklenen ek madde 11/c’nin Anayasa Mahkemesi tarafından iptali üzerine) … Kurumu personelinin ücret ve mali haklarına sınırlama getirmektedir. Ancak, söz konusu sınırlamaların Anayasanın aşağıda belirtilen hükümleri ile yukarıda bahsi geçen 4857, 6356 ve 6772 sayılı Kanunlara aykırı olduğu mütalaa edilmektedir. Zira, 5544 sayılı Kanunun 25’inci maddesinin birinci fıkrası ile 375 sayılı KHK’nın ek 1 l/c maddesi, işçi statüsünde olan … Kurumu personelinin toplu iş sözleşmesi yapabilmesi veya toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ödemelerden yararlandırılmasını fiilen ortadan kaldırmakta ve Anayasanın 54’üncü maddesi ile hukuksal koruma altına alınan Yüksek Hakem Kurulu kararlarının uygulanmasını fiilen engellemektedir. Ayrıca, 375 sayılı KHK’nın 6495 sayılı Kanunun 73’üncü maddesiyle değişen ek 11/c maddesi, 02.08.2013 tarihinden önce ve sonra istihdam edilme durumuna göre personelin ücret ile diğer mali ve sosyal haklarında farklılaşmaya sebebiyet vermiş, aynı unvanda yer alan personel farklı ücret sistemlerine dâhil edilerek, bireysel iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi özerkliğini ortadan kaldıran fiili bir durum oluşturulmuştur.
Bu durum işçi statüsünde çalışan kamu personelinin iş kanunu ve ilgili mevzuatından kaynaklanan fazla mesai ve ilave tediye ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan diğer mali ve sosyal haklardan yararlanmasına engel olmuştur.
Ayrıca, 4857 sayılı İş Kanununun 102/a maddesinde; söz konusu Kanunun 32’nci maddesinde belirtilen ücret ile yine İş Kanunu veya toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesinden doğan ücret ödemelerini süresi içerisinde kasten ödemeyen veya eksik ödeyen işveren, işveren vekili ve üçüncü kişiye her işçi ve her ay için idari para cezası uygulanacağı hüküm altına alındığından; 5544 sayılı Kanunun 25’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan sınırlayıcı düzenleme ile 375 sayılı KHK’nın ek 11/c maddesinde yer alan … Kurumuna yönelik düzenlemelerin iş mevzuatı (fazla mesai ücreti, ilave tediye, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ödemeler vb.) açısından uygulama kabiliyeti bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, 666 sayılı KHK’nm dayanağı olan 6223 sayılı Yetki Kanununda işçi statüsünde olan kamu personelinin ücret, mali ve diğer haklarının düzenlenmesine yönelik bir yetki kapsamı bulunmamaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
“A. Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” başlıklı 53’üncü maddesinde; “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler. Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir”,
“B. Grev hakkı ve lokavt'” başlıklı 54’üncü maddesinde de; “Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.” denilmektedir.
Bireysel iş sözleşmeleri ve özellikle de toplu iş sözleşmeleriyle kanun hükmüne nazaran daha çok işçi lehine hükümler getirilmesi halinde, aynı konuda artık kanun hükmü değil, toplu iş sözleşmesindeki hükümler uygulanır ve söz konusu durumda sözleşmedeki ilgili hükümlerin kanuna aykırılığından söz edilemez. Esasen Anayasanın 53’üncü maddesinde kaynağını bulan ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ve ilgili mevzuatı ile uygulamaya konulan toplu iş sözleşmesi özerkliği ya da toplu iş sözleşmesiyle düzenleme yapabilme yetkisi denilen kavramların işlevi ve içeriği de budur.
Bu sebeple, işçi statüsünde olan … Kurumu personelinin ücret ve mali haklarına yönelik düzenlemeler içeren 5544 sayılı Kanunun 25’inci maddesinin birinci fıkrası ile 375 sayılı KHK’nın ek 11/c maddesinde yer alan hükümlerin Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına aykırı olduğu değerlendirilmektedir.
Bu bağlamda; söz konusu aykırılığın giderilmesi diğer bir ifadeyle 5544 sayılı Kanunun 25’inci maddesinin birinci fıkrası ile 375 sayılı KHK’nın ek 11/c maddesinde yer alan ve işçi statüsündeki … Kurumu personelinin anayasa, kanun ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan mali haklarına sınırlama getiren hükümlerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması ve Anayasa, 4857 sayılı İş Kanunu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile 6772 sayılı Kanun çerçevesinde yapılmış olan ve herhangi bir kamu zararı doğurmadığı anlaşılan ödemeler için verilen tazmin hükmünün kaldırılması gerektiği, şeklindeki ilave görüşü ile,
Temyiz Kurulu ve 3.Daire Başkanı … ile Üyeler … ve … ilam hükmünün Bozularak dosyanın ilgili Daireye gönderilmesi kararına katılmakla birlikte;
666 sayılı KHK‘nın 1’inci maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen ek 11’inci madde de;
“EK MADDE 11- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra;
a) …
b) …
c) Türk Akreditasyon Kurumu Genel Sekreterliği, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Başkanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, Türk Standartları Enstitüsü Başkanlığı, kalkınma ajansları ve Mesleki Yeterlilik Kurumu kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan genel müdür, genel sekreter, genel müdür yardımcısı ve genel sekreter yardımcısı unvanlı personel ile uzman unvanlı meslek personeline, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin bir aylık toplam net tutarı; genel müdür ve genel sekreterler için bakanlık genel müdürü, genel müdür yardımcısı ve genel sekreter yardımcıları için bakanlık genel müdür yardımcısı, uzman unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemez.
ç) (b) ve (c) bentlerinde yer alan idarelerde istihdam edilen personelden anılan bentlerde emsali belirlenmemiş olan personele, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin bir aylık toplam net tutarı, ilgili kurumun önerisi Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenecek emsali Devlet memuruna ilgili mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemez. Emsal alınacak memur unvanlarının tespitinde, kadro veya pozisyon unvanları ile ifa ettikleri görevler itibarıyla 657 sayılı Kanuna göre girebilecekleri sınıflardaki aynı veya benzer görevlerin aynı veya benzer kadro, unvan veya derecesi dikkate alınır.
…”
hükmü ile kuruma ilk defa veya yeniden atanan personele ödenecek mali hakların üst sınırı 666 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK’ye eklenen ek madde 11’de belirlenmiştir.
İlam hükmü işçi statüsünde istihdam edilmekle beraber ücret bakımından 666 sayılı KHK kapsamına alınan Mesleki Yeterlilik Kurumu personeline ilave tediye ödenmesi nedeniyle verilmiştir.Oysa 666 sayılı KHK’nın yukarıya alınana ilgili maddesi ile getirilen tavan ücretin geçilmiş olması üzerinde durulması ve değerlendirmenin buna göre yapılması gerekirdi.İlam hükmünün bu nedenle bozulması gerekir, şeklindeki görüşleri ile,
Üyeler …, …, …, … ve …;
… Kurumu personelinin mali hakları 5544 sayılı … Kurumu Kanununun 25’inci maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin 1’inci fıkrasında; “Başkan, yönetici personel ve diğer personelin ücret, mali ve sosyal haklarının bakanlık genel müdürüne yapılan ödemeleri aşmamak kaydıyla Yönetim Kurulu Kararı ve Genel Kurulun onayı ile belirlenir.” denilmektedir.
Kurum personeline yapılan ödemelerin usul ve esasları ise … Kurumu Personel Yönetmeliğinde belirlenmiştir. Anılan Yönetmeliğin 18’inci maddesinde; “Başkan, yönetici personel, uzman, uzman yardımcıları ile diğer personele ödenecek aylık ücretler ve ücretleri ile birlikte ödenecek diğer mali haklar ve sosyal yardımlar (bu Yönetmeliğin 23’üncü maddesi gereğince yapılacak doğum ve ölüm yardımları hariç) her yılın birinci ve ikinci altı aylık dönemleri itibariyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı genel müdürlerine yapılan ödemelerin aylık ortalamasının net tutarını aşmayacak şekilde Yönetim Kurulunun Kararı ve Genel Kurulun onayı ile belirlenir.” denilmek suretiyle kurum personeline ödenecek aylık ücretler ile ücretlerle birlikte ödenecek diğer mali hakların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı genel müdürlerine yapılan ödemelerin aylık ortalamasının net tutarını aşmayacak şekilde Yönetim Kurulunun Kararı ve Genel Kurulun onayı ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 666 sayılı KHK’nın 1’inci maddesiyle 375 sayılı KHK’ya eklenen ek maddenin 11/c bendinde yer alan; “… Kurumu kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan genel müdür, genel sekreter, genel müdür yardımcısı ve genel sekreter yardımcısı unvanlı personel ile uzman unvanlı meslek personeline, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin bir aylık toplam net tutarı; genel müdür ve genel sekreterler için bakanlık genel müdürü, genel müdür yardımcısı ve genel sekreter yardımcıları için bakanlık genel müdür yardımcısı, uzman unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemez.” hükmü ile kuruma ilk defa veya yeniden atanan personele yapılacak aylık net tutarın sınırı belirlenmiştir.
Kurum personeline ödenecek mali hakların üst sınırı 666 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK’ye eklenen ek madde 11’de belirlenmiştir. Bu nedenle söz konusu personele, belirlenen bu tutar dışında herhangi bir ödemede bulunulmaması gerekmektedir.
Sözü edilen ek 11’inci maddenin (d) bendinde;
“ … Diğer mevzuatın bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Kurum personeline ilgili mevzuat uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kar payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin bir aylık toplam net tutarının üst sınırı 666 sayılı KHK ile belirlendiğinden ve bu üst sınırlardan da personele ödeme yapıldığından ek 11’inci maddenin (d) bendinde yer alan “Diğer mevzuatın bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.” hükmü çerçevesinde adı geçen kişilere ayrıca ilave tediye ücretinin ödenmesi mevzuata aykırıdır.Bu nedenle verilen tazmin hükmünün tasdiki gerekir, şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı)
Karar verildiği 09.02.2016 tarih ve 41453 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:11