Sayıştay 4. Dairesi 37765 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4
Sayıştay Kararı
37765
30 Eylül 2014
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 4
-
Dosya No: 37765
-
Tutanak No: 39479
-
Tutanak Tarihi: 30.09.2014
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
-
1056 sayılı ilamın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmüne ilişkin olarak ibraz edilen belgelerin incelenmesi temyiz konusu olmadığından bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına ve sözü edilen belgeler yargılamanın iadesini gerektiren nitelikte görüldüğü takdirde bu yolda işlem ifasını teminen dosyanın 37439 numaralı dosya ile birleştirilerek DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
-
1056 sayılı ilamın 2. maddesi ile 6183 sayılı Kanunun cebren tahsil ve takip esaslarının uygulanmayarak, eğlence vergisi için Mali Hizmetler Müdürlüğünce icra takibatının yapılmaması, İcra ve İflas Kanununa göre Belediyeye ait kira ve işgaliye alacaklarının takibatının yapılması için Hukuk İşleri Müdürlüğü’ne Mali Hizmetler Müdürlüğünce takibat yazılarının yazılmaması sonucu kamu alacağının zaman aşımına uğratılması nedeniyle 1.797.745,75 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; 2009 mali yılı içerisinde toplam 10574 borçluya ulaşıldığını, bu kişilerden 9523 kişinin borcunu ödediğini, 329 kişinin ise banka hesaplarına bloke konulduğunu, 855 kişi hakkında ise Hukuk İşleri Müdürlüğü'ne icra takibinin başlatılması hususunda yazılar gönderildiğini,
Sonuç itibariyle bu dönemde yapılan bu işlemler neticesinde 3.613.789,00 TL tahsilat yapıldığını,
Diğer taraftan yine 2009 mali yılı içerisinde Para Cezası biriminde 298 kişiye Zabıta Müdürlüğü tarafından tutulan zabıt cezaları tahakkuk ettirildiğini, 6183 Kamu Alacakları birimi tarafından ise, 2009 yılında 3250 kişiye borç bildirimi gönderildiğini, 57 kişi hakkında Hukuk İşleri Müdürlüğü'ne yazı yazıldığını, 64 kişiye ödeme emri gönderildiğini ve 21 kişi hakkında ise Banka blokesi konulduğunu,
Ayrıca su biriminde ise, 2009 yılına ilişkin olarak toplam 647.630,12-TL tahsilat yapıldığını, bununla birlikte eski su borcu bulunanların ikaz edildiğini, vatandaş ödeme yapmaya geldiğinde varsa eski borçları hatırlatılarak, ödeme yapmaları hususunda uyarıldıklarını, yine ilam reklam vergileri ve çevre temizlik vergileri için beyanname vermeyenlerin araştırılarak çıkarıldığını ve beyan vermeleri sağlanarak, borç tahakkuk ettirildiğini,
Sonuç itibariyle, 6183 Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun hükümleri gereğince, kamu alacaklarının tahsili için her türlü işlem yapılarak ve her türlü özen gösterilerek, kamu alacaklarının zamanaşımına uğramasına izin verilmediğini, kendisi ve personelinin bu konuya hassasiyetle yaklaşmakta olup, titizlikle çalışmalara devam ettiğini, Bu nedenle bazı kamu alacaklarının zamanaşımına uğrayarak, kamu zararının oluştuğu iddialarının kabulünün mümkün olmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
37441 numaralı dosyada temyiz başvurusunda bulunan dilekçi Hüseyin CEYLAN ise yukarıda belirtilenlere ek olarak dilekçesinde özetle; 28.08.2008 ve 20.04.2009 tarihleri arasında Mali Hizmetler Müdür Vekilliği görevini yürüttüğünü, 2009 yılında 20.04.2009 tarihine kadar 4 ay görev yaptığını, bu görevinden önce Gelir bölüm sorumlusu olarak görev yaptığını, göreve geldiği zaman, biriken yüklü miktarda alacak olduğunun tespitini yaptığını, bu tespit sonrasında bir yol haritası çizdiğini ve üst makama arz ettiğini, Makamın da desteğini alarak öncelikle, tahsilatın hızlandırılmasını sağlayacak 6183 sayılı kanun gereği kurulması gereken tahsilat birimi oluşturulduğunu, görevli ve sorumluların tayini yapılarak birimin işler hale getirildiğini, sicil birleştirilmesi yapılarak (kayıtlara bakıldığı zaman bir mükellefin dört hatta beş yerde ayrı ayrı kaydının olduğu) mükerrer sicillerin tek sicilde birleştirildiğini,
Tüm bu işlemleri bilgisayar ortamında takip ve kontrolünü yapabilmek için, muhasebe kayıtları da dâhil olmak üzere Belediyenin otomasyon sisteminin son teknolojiye uygun olarak değiştirildiğini, otomatik ödeme talimatının bankalarla sözleşme imzalayarak başlatıldığını, şehrin muhtelif yerlerine 13 ayrı tahsilat veznesi kurulduğunu, 6183 icra takibinde, borçlunun T.C. numarasından tüm bankalar ve diğer yerlere hesaplarına bloke konularak tahsilatın hızlandırılmasının sağlandığını,
Sicil Birleştirilmeden önce 380.000 farklı sicil bulunurken, kurulan özel ekibi ile birlikte çalışmaları neticesinde yaklaşık bu rakamın 90.000 e kadar düşürüldüğünü, dolayısıyla vatandaşların mükerrer sicillerinin tek sicil altında birleştirilerek tahakkuk ve tahsilatın kolay takibinin sağlandığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiş ve dilekçe ekinde Mali Hizmetle Müdürlüğü Tarafından Hukuk İşleri Müdürlüğüne 2007 ve 2008 yıllarında yazılan icra takibi yazıları örnekleri ile İcra Borçlu Takip Listelerini göndermiştir.
Sayıştay Savcılığı; “İlam’ın 2. maddesine ilişkin: 6183 sayılı Kanunun cebren tahsil ve takip esaslarının uygulanarak eğlence vergisi ile kira ve işgaliye alacaklarının takibatının yapılması ve zamanaşımı süresi içerisinde tahsilinin sağlanılması gerekirken bu işlemlerin yapılmadığı, kamu zararına neden olunduğu hususunda kurulan ilam hükmüne; sorumlu, görev döneminde yapılan çalışmaları ile takip ve tahsilat sayı – tutarlarını vermek suretiyle, ilam hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
Savunmalar yeterli görülmüştür. Sorumlu talebinin kabul edilmesi uygun mütalaa olunmaktadır.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğinde 1056 sayılı ilamın 2. maddesi ile verilen tazmin hükmünün gerekçesi; İcra ve İflas Kanununa göre Belediyeye ait kira ve işgaliye alacaklarının takibatının yapılması için Hukuk İşleri Müdürlüğü’ne Mali Hizmetler Müdürlüğünce takibat yazılarının yazılmaması ve buna bağlı olarak icra takibatının yapılmaması sonucu kamu alacağının zaman aşımına uğratılması olarak gösterilmiştir.
37441 numaralı dosyada temyiz başvurusunda bulunan dilekçi Hüseyin CEYLAN ise dilekçesi ekinde Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından Hukuk İşleri Müdürlüğüne 2007 ve 2008 yıllarında yazılan icra takibi yazıları (29 adet) ile alfabetik sıraya göre düzenlenmiş 20 sayfalık İcra Borçlu Takip Listesini göndermiştir.
Dilekçe ekinde gönderilen bilgi ve belgelerden ilgililerin tazmin hükmüne konu alacaklar için gerekli takibatı yaptıkları ve kamu alacağının zamanaşımına uğratılmaması için üzerine düşen işlemleri yerine getirdikleri anlaşılmıştır. Dolayısıyla bu kişilere sorumluluk yüklemek mümkün değildir.
Bu itibarla dilekçi iddialarının kabulü ile 1056 sayılı ilamın 2. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 1056 sayılı ilamın 3. maddesi ile Isparta Belediye Başkanlığı’na ait lojmanlarda oturan kişilerden kira gelirlerinin eksik tahsil edilmesi nedeniyle 19.332,00 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; ilamda lojmanları kullandıklarından bahisle adları geçen personellerin belediye şirketlerinde işçi olarak çalışmakta olup, bu şahısların Belediye Personel Müdürlüğü'ne lojmanlarda oturmak istediklerine dair dilekçe ile yazılı olarak müracaat ettiklerini, sonrasında talepleri kabul görerek bu kiralamaya ilişkin kira bedellerinin maaşlarından kesilerek tahsil edildiğini,
Tahsil edilemeyen kısım ile ilgili olarak ise, ilamda belirtildiği gibi bir kamu zararının oluşması söz konusu olmadığını, zira, ek'te sunulduğu üzere, adı geçen şahıslardan Selim Müftüler ve Süheyla Öztürk'e şifaen ulaşıldığını ve sonrasında ek'te makbuzları sunulduğu üzere, iki kişiden faizleriyle birlikte toplam 3.128,40 TL tahsil edildiğini (EK 1).
Diğer şahıslar ile ilgili olarak ise, Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından 17.07.2012 tarihlerinde her bir şahsa ayrı ayrı borç bedellerini içerir, 7 gün içerisinde ödemelerini gerektiren uyarı yazıları gönderildiğini (Ek 2) ve hemen sonrasında söz konusu borç bedellerinin yine Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından şahıslar adına tahakkuk ettirilerek sisteme kayıt edildiğini (Ek 3),
Sonrasında ise, yine bu şahıslara gecikme zamları da dahil olarak 10.08.2012 tarihinde Karar ve Tebliğ İlmühaberi gönderildiğini (Ek 4),
Söz konusu bu şahıslar aleyhine yürütülen kira bedellerinin tahsilatı işlemlerinin devam ettiğini, söz konusu bu şahısların çoğunluğunun halen belediye personeli olduğunu ve bu durumun da göz önünde bulundurularak tahsilat işlemlerine ivedilikle devam edildiğini, bu nedenledir ki, Sayıştay İlamında ifade olunduğu gibi, herhangi bir kamu zararının oluşması söz konusu olmadığını,
Diğer taraftan bu konu ilgili olarak herhangi bir KAMU ZARARININ OLUŞMADIĞI hususunun İçişleri Bakanlığı'nın 24.05.2012 tarih ve 2012/259 sayılı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı raporunda da açıkça ifade edildiğini ve hakkında "Soruşturma İzni Verilmemesine" dair karar verildiğini (Ek 5), salt bu hususun dahi, iş bu itiraza konu işlem ile ilgili olarak herhangi bir kamu zararının söz konusu olmadığını açıklamaya yeterli sayılması gerektiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı; “Sorumlu; lojman kira bedellerinin takip ve tahsiline başlanıldığını belirterek, tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
Bilgi ve belgeler yeterli görülmediğinden, Daire kararının korunması uygun mütalaa olunmaktadır.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
Dilekçi kira bedellerinin takip ve tahsiline başlanıldığını, bu nedenle kamu zararı oluşmadığını belirtmişse de, kira bedellerinin takip ve tahsiline başlanılması kamu zararı oluşmadığı anlamına gelmemekte, ilam hükmünün infaz edilmeye başlanıldığını göstermektedir.
Dilekçinin bahsettiği İçişleri Bakanlığı'nın 24.05.2012 tarih ve 2012/259 sayılı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı raporunda lojmanların “usulsüz kiraya verilmesi” konusu incelenmiş olup kira bedellerine ilişkin herhangi bir inceleme yapılmamış, ortada cezai sorumluluğu gerektiren bir eylem olmadığından soruşturma izni verilmemiştir. Ayrıca raporda; “Sayıştay Denetçisi tarafından lojmanda oturanların kira ödeyip ödemediklerinin sorguya alındığı, sorgu konusunun kiralama işleminin esası ile ilgisi olmadığı” tespiti yapılmıştır. Dolayısıyla Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı raporunda kamu zararı bulunmadığına ilişkin bir ifade yer almamaktadır.
Dilekçi, 1056 sayılı ilamın 3. maddesi ile verilen tazmin hükmünün bir kısmının takip ve tahsil işlemlerinin devam ettiğini, bir kısmının ise tahsil edildiğini bildirmekte ise de, hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olup ilam hükmüne karşı da herhangi bir hukuki itirazda bulunulmadığından Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
Karar verildiği 30.09.2014 tarih ve 39479 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10