Sayıştay 4. Dairesi 37479 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4
Sayıştay Kararı
37479
8 Ekim 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 4
-
Dosya No: 37479
-
Tutanak No: 37738
-
Tutanak Tarihi: 08.10.2013
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra, gereği görüşüldü:
1099 sayılı ilamın 10. maddesi ile Devrekani Kaymakamı Turan Erdoğan ile bu göreve vekâlet eden Vali Yardımcısı Ömer Faruk Ateş ile Kaymakam Ulaş Akhan'a ödenen il özel idaresi ödeneğinden gelir vergisi kesilmediği gerekçesi ile 655,33 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; verilen ödeneklerden bazı aylarda gelir vergisi kesintisi yapılmaması sonucu aleyhine alınan tazmin kararının usul, kanun, Sayıştay yerleşik kararları ile yerleşik Danıştay içtihatlarına aykırı olduğunu, şöyle ki;
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun "Yetki Devri" başlıklı 32 nci maddesinde, valinin, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebileceğinin hükme bağlandığını,
Aynı Kanunun "Görev ve Ek Ödenek" başlıklı 63 üncü maddesinde ise, vali yardımcıları ve kaymakamların valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü olduğu bu görev karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceğinin hüküm altına alındığını,
Kaymakamlara verilen ek ödeneklerden gelir vergisi kesilmeyeceğine dair 5440 sayılı Kanunun açık olduğunu,
Ek ödeme başlıklı Ek-5. Madde de;
"İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 inci ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu ödemenin yapılmasında, 27.1.2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (c) bendi ile 4.7.2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesine göre ödeme yapılmaz." Denildiğini, 5540 sayılı kanuna bakıldığında 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63 ünü maddesine göre yapılan ödemelerin birer ek ödeme olduğu ve bu maddeye göre yapılacak ödemelerden damga vergisi haricinde herhangi bir vergi ve kesinti yapılamayacağının açıkça belirtildiğini,
Bununla birlikte oluşan tereddütlerin giderilmesi amacıyla görüş istenmesi üzerine İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü 20.12.2006 tarih ve 14914 sayılı yazısında (EK.1);
"Bakanlığımız Personel Genel Müdürlüğünden ve bazı valiliklerden intikal eden yazılarda; İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi uyarınca vali yardımcıları ve kaymakamlara il özel idaresi bütçesinden yapılacak ödemelerden damga vergisi dışında vergi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda görüş sorulmaktadır. Bilindiği gibi 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi "görev ve ek ödenek" başlığını taşımaktadır. 5540 Sayılı Kanunla il özel idaresinden ek ödenek almayan mülki idare amirlerine sağlanan hak, esas itibariyle bir ek ödenek biçiminde düzenlenmiştir. Dolayısıyla, 5540 Sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinin uygulanması çerçevesinde Bakanlığımız ve Maliye Bakanlığı tarafından mutabık kalınarak hazırlanan Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan İçişleri Bakanlığı personeline yapılacak Ek Ödemeye ilişkin Usul ve Esaslar ile merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlanmış olup bu ödemeden damga vergisi dışında bir kesinti yapılmamaktadır.
Bu çerçevede 5540 Sayılı Kanunla sağlanan ek ödemelerde temel olarak, 5302 Sayılı İl özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi kapsamında yapılan ödemeler, dikkate alınarak taşrada görev yapan vali, vali yardımcıları ve kaymakamlar için bu oranlar söz konusu Ödemeler kadar eksiltilerek belirlenmiştir.
Nitekim, 5540 Sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinde yer alan " ...5302 Sayılı İl özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsal unvanlara göre belirlenen oranlarının altında ek ödeme tespit edilebilir...." hükmü de bu doğrultudadır
Bu durumda, taşra personeline 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanuna göre yapılan ödemelerin de, 5540 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında bir ek ödeme olarak kabulü ile damga vergisi dışında bir kesintiye tabi tutulmaması gerekmektedir."
Şeklinde görüş bildirerek oluşması muhtemel tereddütleri ortadan kaldırmak istediğini, bu durumda tarafına yapılan ek ödemelerin kanunun aradığı anlamda olduğu, kanuna aykırı olmadığının açık olduğunu,
Yine, ilamda, 5540 sayılı kanunla getirilen ek ödemelerin gelir vergisine tabi olmaması atıfta bulunduğu diğer kanunlardaki ödemelerin de gelir vergisine tabi olmayacağı sonucunu doğurmayacağının ifade edildiğini, 5540 sayılı yasa ile tanımlanan ek ödeme ve bu ödemeye uygulanacak vergi istisnasının sadece bu Yasa ile yapılan ödemeleri değil, yasanın yürürlüğe konuluş amacı da dikkate alındığında mülki idare amirlerine diğer kanunlar uyarınca, bu kapsamda 5302 sayılı Yasa ile yapılan ek ödemeler için de uygulanmasının amaçlandığının açık olduğunu,
Bu husus ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına hitaben göndermiş olduğu 12.10.2006 tarih ve B050.PGM.0730001/27714 sayılı yazısında (EK:2) ortaya konulduğunu, bu yazıda genel hatlarıyla; 5540 sayılı kanuna dayanılarak yapılan ek ödemeler ile İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlanmış olup, bu çerçevede 5302 Sayılı Kanunun 28 ve 63. maddelerine göre yapılacak ilave ödemelerin ek ödemeler konusunda dikkate alındığı ve bu nedenle de 5302 sayılı kanuna göre yapılan bu ödemelerin 5540 Sayılı Kanunun ek 5. maddesinin kapsamında bir ek ödeme sayılması gerektiğine kuşku bulunulmadığının belirtildiğini, ilgili görüş nedeniyle Vergi Dairesi Başkanlıkları da 5302 sayılı kanunun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ödemelerden kesilen gelir vergilerini ilgililerine iade etmiş ve sonraki tarihlerde yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılmamaya başlanıldığını,
Bunların dışında, 5302 sayılı kanunu uyarınca mülki idare amirlerine yapılan ödemelerden vergi tevkif edilmesi gerektiği ileri sürülerek idareye karşı açılan dava sonucunda Danıştay 4. Dairesinin 22.12.2008 tarih ve 2007/5848 Esas, 2008/5019 Karar sayılı ilamında (EK:3);” 5540 sayılı Dâhiliye Memurları Kanunu, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1 inci maddesi ile 9.6.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dâhiliye Memurları Kanununa eklenen başlıklı ek 5. maddede, bu ödemenin yapılacağı kamu görevlileri sayılıp, ödemenin üst sınırı belirlenmiş ve ödemeye ilişkin kriterlere yer verilip, oranı belirleme yetkisine ilişkin usul belirtilmiş, bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bîr vergi kesintisi yapılamayacağı ifade edilmiştir. 5.7.2007 tarih ve 26219 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5540 sayılı Yasa ile tanımlanan ek ödeme ve bu ödemeye uygulanacak vergi istisnasının sadece bu Yasa ile yapılan ödemeleri değil, Yasanın yürürlüğe konuluş amacı da dikkate alındığında mülki idare amirlerine diğer kanunlar uyarınca, bu kapsamda 5302 sayılı Yasa ile yapılan ek ödemeler için de uygulanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Buna göre, 5540 sayılı Kanunun Ek 5 inci maddesi ile İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlandığından, mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında bulunanlara yapılan ek ödemelere de vergi istisnası uygulanacağı açıktır” denilerek 5302 sayılı kanuna göre yapılan ek ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılamayacağı, bu ödemelere vergi istisnası uygulanacağının belirtildiğini,
T.C Anayasasının IV. Sayıştay Başlıklı 160. Maddesinin 2. Fıkrasında geçen "Vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır." Hükmü dikkate alındığında yukarıda ifade edilen Danıştay kararma göre karar verilmesinin gerektiği açık olduğunu,
Danıştay'ın yukarıda belirtilen kararından da anlaşılacağı üzere tarafına yapılan ek ödemelerin kanunun aradığı şartlara uygun olarak ödendiği ve tarafına herhangi bir fazla ödemede bulunulmadığını,
Başsavcılık karşılamasına karşı gönderdiği ikinci dilekçesinde de önceki dilekçesinde belirttiği hususlara ilave olarak, önceki dilekçesinde emsal olarak verdiği Danıştay Daire kararları incelendiğinde iş bu dava konusuna ilişkin olarak verilmiş olan Danıştay Daireleri kararları ile Sayıştay’ın kararları arasında bulunan ihtilafın halen devam ettiğini, bu sebeple Sayıştay Kanununun 60. Maddesinde belirtilen hususlar dikkate alınarak aradaki uyuşmazlığın neticelenmesinin (kesinleşmesinin) beklenmesi ve Sayın Danıştay’ca verilecek kati karardan sonra bu karara uyulmasının gerekmekte olduğunu,
Sonuç olarak, arz ve izah edilen sebepler ve Başkanlığınızca resen göz önünde bulundurulacak sair sebeplerle İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesine göre tarafına yapılan ek ödemelerin iddia edildiği gibi mevzuata aykırılık taşımadığı, usul ve kanuna uygun olduğu dikkate alınarak aleyhine alınan tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini arz ve talep etmektedir.
Sayıştay Başsavcılığı; “Sorumlu, talebi yerinde görülmemiştir. Bu nedenle, gerekçeli Daire kararı ile Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 03.06.2011 tarih ve Esas No: 2011/290, Karar No: 2011/240 sayılı kararı karşısında Daire kararının korunması uygun mütalaa edilmektedir.“ şeklinde görüş belirtmiştir.
Bilindiği üzere; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde; “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmektedir. Bu maddenin 1 numaralı bendinde “Hizmet erbabına ödenen ödenen ücretler ile, 61’inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç), 103 ve 104’üncü maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı hükmü yer almaktadır.
Bu hükümlere göre; ücret ve ücret sayılan ödemelerin Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94, 103 ve 104’üncü maddelerine göre vergi tevkifatı yapılması suretiyle verilendirilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Encümen Üyelerine Verilecek Ödenek” başlıklı 28’inci maddesinde; “Encümen başkanına 14000, üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir. “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63’üncü maddesinin birinci fıkrasında da “ Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.”
01.07.2006 tarih ve 5540 sayılı Dahiliye Memurları, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1’inci maddesiyle 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen “Ek Ödeme” başlıklı Ek 5’inci maddesinde ise “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu ödemenin yapılmasında, 27/1/2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin (c) bendi ile 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16’ıncı maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3’üncü maddesine göre ödeme yapılmaz.”
Hükümleri yer almaktadır.
Bu hükümlerin tetkikinden; encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödeme yapılabileceği sonucu çıkmaktadır. Bu ödemelerden birisi 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63’üncü maddeleri kapsamında encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödemeler, ikincisi ise 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesine göre yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır.
Buna göre, 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamakta olup, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri uyarınca yapılan ödemeleri kapsamamakta ve bu ödemelerin, diğer kanunlarda da istisna hükmü olmaması nedeniyle eskiden olduğu gibi genel hükümler çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir.
5540 sayılı Kanun ile getirilen ek ödemenin amacı, İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatındaki eş değer görevleri yapan ve aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirleri sınıfına dahil personelin aylıklarının eşitlenmesi ise; burada yapılması gereken, 5540 sayılı Kanuna dayanılarak yapılan ek ödeme miktarlarının, diğer Kanunlara istinaden yapılan ödemelerin gelir vergisine tabi olduğu dikkate alınarak yeniden belirlenmesidir.
Öte yandan, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 03.06.2011 tarihli ve 2011/240 Karar, 2010/290 Esas Sayılı Kararında açıkça gelir vergisi kesilmesi nedeniyle açılan davanın temyizi sonrasındaki direnme kararında hukuka aykırılık görülmemiş ve gelir vergisi kesileceği karara bağlanmıştır.
Diğer taraftan, ilamda yer alan tazmin hükmünü 6009 sayılı kanunun Geçici 8. maddesi kapsamında değerlendirmekte mümkün değildir. Zira 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesini bu Kanun kapsamında değerlendirmek de mümkün değildir.
Bu itibarla, dilekçi talebinin reddi ile 1099 sayılı ilamın 10. maddesiyle 655,33 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE;
Karar verildiği 08.10.2013 tarihli ve 37738 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:01