Sayıştay 4. Dairesi 37441 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

37441

Karar Tarihi

30 Eylül 2014

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 4

  • Dosya No: 37441

  • Tutanak No: 39480

  • Tutanak Tarihi: 30.09.2014

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. 1056 sayılı ilamın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmüne ilişkin olarak ibraz edilen belgelerin incelenmesi temyiz konusu olmadığından bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına ve sözü edilen belgeler yargılamanın iadesini gerektiren nitelikte görüldüğü takdirde bu yolda işlem ifasını teminen dosyanın 37439 numaralı dosya ile birleştirilerek DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,

  2. 1056 sayılı ilamın 2. maddesi, tazmin hükmünde üst yönetici sıfatıyla iştiraki bulunan Yusuf Ziya GÜNAYDIN’ın başvurusu üzerine düzenlenen 30.09.2014 tarih ve 39479 tutanak sayılı Temyiz Kurulu İlamı ile kaldırılmış bulunduğundan dilekçinin bu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,

  3. 1056 sayılı ilamın 3. maddesi ile Isparta Belediye Başkanlığı’na ait lojmanlarda oturan kişilerden kira gelirlerinin eksik tahsil edilmesi nedeniyle 19.332,00 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; ilamda lojmanları kullandıklarından bahisle adları geçen personellerin belediye şirketlerinde işçi olarak çalışmakta olup, bu şahısların Belediye Personel Müdürlüğü'ne lojmanlarda oturmak istediklerine dair dilekçe ile yazılı olarak müracaat ettiklerini, sonrasında talepleri kabul görerek bu kiralamaya ilişkin kira bedellerinin maaşlarından kesilerek tahsil edildiğini,

Tahsil edilemeyen kısım ile ilgili olarak ise, ilamda belirtildiği gibi bir kamu zararının oluşması söz konusu olmadığını, zira, ek'te sunulduğu üzere, adı geçen şahıslardan Selim Müftüler ve Süheyla Öztürk'e şifaen ulaşıldığını ve sonrasında ek'te makbuzları sunulduğu üzere, iki kişiden faizleriyle birlikte toplam 3.128,40 TL tahsil edildiğini (EK 1).

Diğer şahıslar ile ilgili olarak ise, Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından 17.07.2012 tarihlerinde her bir şahsa ayrı ayrı borç bedellerini içerir, 7 gün içerisinde ödemelerini gerektiren uyarı yazıları gönderildiğini (Ek 2) ve hemen sonrasında söz konusu borç bedellerinin yine Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından şahıslar adına tahakkuk ettirilerek sisteme kayıt edildiğini (Ek 3),

Sonrasında ise, yine bu şahıslara gecikme zamları da dahil olarak 10.08.2012 tarihinde Karar ve Tebliğ İlmühaberi gönderildiğini (Ek 4),

Söz konusu bu şahıslar aleyhine yürütülen kira bedellerinin tahsilatı işlemlerinin devam ettiğini, söz konusu bu şahısların çoğunluğunun halen belediye personeli olduğunu ve bu durumun da göz önünde bulundurularak tahsilat işlemlerine ivedilikle devam edildiğini, bu nedenledir ki, Sayıştay İlamında ifade olunduğu gibi, herhangi bir kamu zararının oluşması söz konusu olmadığını,

Diğer taraftan bu konu ilgili olarak herhangi bir KAMU ZARARININ OLUŞMADIĞI hususunun İçişleri Bakanlığı'nın 24.05.2012 tarih ve 2012/259 sayılı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı raporunda da açıkça ifade edildiğini ve hakkında "Soruşturma İzni Verilmemesine" dair karar verildiğini (Ek 5), salt bu hususun dahi, iş bu itiraza konu işlem ile ilgili olarak herhangi bir kamu zararının söz konusu olmadığını açıklamaya yeterli sayılması gerektiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Savcılığı; “Sorumlu; lojman kira bedellerinin takip ve tahsiline başlanıldığını belirterek, tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Bilgi ve belgeler yeterli görülmediğinden, Daire kararının korunması uygun mütalaa olunmaktadır.“ şeklinde görüş bildirmiştir.

Dilekçi kira bedellerinin takip ve tahsiline başlanıldığını, bu nedenle kamu zararı oluşmadığını belirtmişse de, kira bedellerinin takip ve tahsiline başlanılması kamu zararı oluşmadığı anlamına gelmemekte, ilam hükmünün infaz edilmeye başlanıldığını göstermektedir.

Dilekçinin bahsettiği İçişleri Bakanlığı'nın 24.05.2012 tarih ve 2012/259 sayılı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı raporunda lojmanların “usulsüz kiraya verilmesi” konusu incelenmiş olup kira bedellerine ilişkin herhangi bir inceleme yapılmamış, ortada cezai sorumluluğu gerektiren bir eylem olmadığından soruşturma izni verilmemiştir. Ayrıca raporda; “Sayıştay Denetçisi tarafından lojmanda oturanların kira ödeyip ödemediklerinin sorguya alındığı, sorgu konusunun kiralama işleminin esası ile ilgisi olmadığı” tespiti yapılmıştır. Dolayısıyla Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı raporunda kamu zararı bulunmadığına ilişkin bir ifade yer almamaktadır.

Dilekçi, 1056 sayılı ilamın 3. maddesi ile verilen tazmin hükmünün bir kısmının takip ve tahsil işlemlerinin devam ettiğini, bir kısmının ise tahsil edildiğini bildirmekte ise de, hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olup ilam hükmüne karşı da herhangi bir hukuki itirazda bulunulmadığından Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,

  1. 1056 sayılı ilamın 12. maddesi ile Isparta Belediyesi tarafından Mali Hizmetler Müdürlüğüne vekâlet eden kişilere yapılan vekalet aylığı ödemesinde taban aylığının da vekalet aylığına dahil edilmesi nedeniyle 1.700,85 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 175. maddesinde; “Bir göreve vekaleten atanan memurlara vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise (Köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara 146 ncı maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olmamak üzere) üçte ikisi verilir. Bulundukları yerden başka bir yerdeki bir göreve vekalet suretiyle atananlara, Harcırah Kanununun geçici görevle başka yere gönderilenlere ilişkin hükümleri uygulanır.” denildiğini,

Yukarıda maddeden de anlaşılacağı gibi boş bir kadroya vekaleten atama var ise birinci kademe aylığının üçte biri ödenir, açıktan atananlara ise üçte ikisi verilir dendiğini, burada denetçinin kurum içinden atananlara vekalet ücreti hesaplanırken taban ayılığının katılmaması gerektiğini, açıktan atananlar için taban ayılığının dahil edilmesi gerektiğini iddia ettiğini, kanunda kurum içinden saymanlığa atanan memura vekalet aylığı hesaplanırken, taban aylığının dahil edilmeyeceği belirtilmediği için, verilebilir anlaşılarak taban ayılığının da hesaplama içine dahil edildiğini,

Vekalet aylığı hesaplamasında vekalet edilen kadronun ilk kademesinin üçte biri denilirken, o kadronun ilk kademe aylık + ek gösterge + taban aylıklarının üçte biri anlaşılarak doğru yapıldığını, eğer ilk kademe aylığı ibaresinden taban aylığının dahil edilmeyeceği anlaşılacak olur ise; ek gösterge aylığının da dahil edilmemesi gerekeceğini, Kanunda ek gösterge aylığından bahsedilmediği halde hesaplamaya dahil edileceği düşünülüyor ise; taban aylığının da dahil edilmesinin düşünülmesinin doğru olacağını,

2008 Yılında ki Sayıştay sorgularında da aynı konuyla ilgili zimmet çıkartıldığını, yapılan savunmaların kabul görerek sorgudan kaldırıldığını,

01 Ağustos 2010 Tarih 27659 sayılı resmi gazete de yayınlanan 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 8. maddesinde; “Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararma müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” denildiğini,

11 Nisan 2012 Tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan 6289 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 30 maddesi ile 4688 sayılı Kanuna eklenen geçici 14. maddede; “ …… Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararma müstenit olmamak kaydıyla, 15/3/2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır." denildiğini,

Yukarıdaki 01 Ağustos 2010 Tarih 27659 sayılı resmi gazete ve 11 Nisan 2012 Tarih ve 28261 sayılı resmi gazetedeki maddelerden de de anlaşılacağı gibi her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır denildiğini,

Bu açıklamaları doğrultusunda saymanlık adı altında idarenin bir tasarrufta bulunduğunu, ödeme yapıldığını, bu ödemenin 1 Ağustos 2010 ve 11 Nisan 2012 tarih 28261 sayılı resmi gazetede 15.03.2012 tarihine kadar her ne ad adı altında olursa ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır denildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Savcılığı; “Sorumlu tarafından öne sürülen hususlar yeterli görülmemiştir. Öte yandan; 6009 ve 6289 ayılı Kanunlarla getirilen düzenlemeler sosyal amaçlı toplu ödemelerle matuf olup konu ile ilişkisi bulunmamaktadır. Talebin reddedilerek gerekçeli kararın korunması uygun mütalaa olunmaktadır. “ şeklinde görüş bildirmiştir.

657 sayılı Kanun’un “Vekâlet Görevi ve Aylık Verilmesinin Şartları” başlıklı 86’ncı maddesinde;

“Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.

Bir görevin memurlar eliyle vekâleten yürütülmesi halinde aylıksız vekâlet asıldır.

Ancak, ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, (Ek ibare: 05.07.2005 tarihli R.G. ve 5371 sayılı Kanun) köy ve beldelerdeki ebelik ve hemşirelik, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, köy ve kasaba imamlığına ait boş kadrolara açıktan vekil atanabilir.

Aynı kurumdan birinci fıkrada sayılan ayrılmalar dolayısıyla atanan vekil memurlara vekâlet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekâlet aylığı ödenir.

Bu Kanuna tabi kurumlarda çalışan veteriner hekim veya hayvan sağlık memurları, veteriner hekim veya hayvan sağlık memuru bulunmayan belediyelerin veterinerlik veya hayvan sağlık memurluğu hizmetlerini ifa etmek üzere bu hizmetlerle ilgili kadrolara vekâlet aylığı verilmek suretiyle atanabilirler.

Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekâleten gördürülebilir.

Bu Kanuna tabi kurumlarda, mali, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekâlet aylığı verilmek suretiyle memurlar arasından atama yapılabilir.” denilmekte,

Aynı kanunun “Vekâlet, İkinci Görev Aylık ve Ücretleri ile Diğer Ödemeler” başlıklı 175 inci maddesinde ise;

“Bir göreve vekâleten atanan memurlara vekâlet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise (Köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara 146’ncı maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olmamak üzere) üçte ikisi verilir.

………

(Değişik: 22/8/1989 - KHK - 378/4 md) Açıktan vekil olarak atananlar bu Kanunla memurlara tanınan sosyal haklardan da yararlanırlar ve bunlara ödenecek vekalet aylığının hesabına memuriyet taban aylığı da dahil edilir.” hükmü yer almaktadır.

Yukarıda belirtilen hükümlerden anlaşılacağı gibi kurum içinden vekalet edenlere vekâlet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, yani aylık ve ek gösterge aylığının 1/3’ü ödenmesi gerekmektedir.

Dilekçi her ne kadar kanunda kurum içinden saymanlığa atanan memura vekalet aylığı hesaplanırken, taban aylığının dahil edilmeyeceği belirtilmediği için, verilebilir anlaşılarak taban ayılığının da hesaplama içine dahil edildiğini dolayısıyla yapılan ödemenin mevzuata uygun olduğunu ifade etmişse de; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 175. maddesinin birinci paragrafında “bir göreve vekaleten atanan memurlara vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise üçte ikisi verilir” denilmektedir. İlgili maddenin son paragrafında ise açıktan vekil olarak atananların vekalet aylığına memuriyet taban aylığının da dahil edileceği ve bu kişilerin sosyal haklardan da yararlanacağı ifade edilmiştir.

Kanun maddesinde açıkça görüleceği üzere; bir göreve vekaleten atanan memura (kurum içi veya kurum dışı) vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin (gösterge + ek gösterge) üçte biri vekalet ücreti olarak ödenecek ve söz konusu vekalet ücretinin hesabında taban aylığı dahil edilmeyecektir. Taban aylığı ancak bir göreve açıktan vekil olarak atananlara ödenecek vekalet ücretinin hesabında dikkate alınacaktır.

Ayrıca Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 25.12.1989 gün ve BÜMKO-KY-10-115567-111-28980 sayılı Genelgesi ile Kurum içinden veya diğer kurumlardan bir göreve vekaleten atananlara ödenecek vekalet aylığı hesaplamasında, memuriyet taban aylığı ile kıdem aylığına esas alınan gösterge rakamlarının dikkate alınmayacağı açıklığa kavuşturulmuştur.

Dilekçi yapılan ödemenin 6009 ve 6289 sayılı kanunlarla getirilen af kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmişse de, gerek 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesindeki gerekse 6289 ayılı kanunun 30. maddesindeki “memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı” hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için, çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte yapılan ek ödemelerle ilgili olup, 657 sayılı Kanun’da açıkça düzenlenmiş olan vekalet aylığının hatalı hesaplanarak ödenmesini 6009 ve 6289 sayılı kanunlar kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.

Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 1056 sayılı ilamın 12. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 30.09.2014 tarih ve 39480 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim