Sayıştay 4. Dairesi 37164 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

37164

Karar Tarihi

19 Mart 2013

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 4

  • Dosya No: 37164

  • Tutanak No: 36795

  • Tutanak Tarihi: 19.03.2013

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

907 sayılı ilamın 1. Maddesinin;

A) fıkrası ile Kayseri İl Özel İdaresi’nde Genel Sekreter Yardımcısı, Hukuk Müşaviri ve Daire Başkanı görevlerinde bulunan personele makam ve temsil/görev tazminatı ödendiği gerekçesi ile 38.896,76 TL ,

B) fıkrası ile Kayseri İl Özel İdaresinde “Teknik Öğretmen” kadrosunda görevli personele % 68 yerine % 77 oranında ek ödemede bulunulduğu gerekçesi ile 1.210,70 TL,

Olmak üzere toplam 40.107,46 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

A) Dilekçi ilamın A fıkrası ile ilgili olarak özetle; 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun, İl Özel İdaresi teşkilatı başlıklı 35.maddesinde,"İl Özel İdaresi teşkilatının; Genel Sekreterlik, mali işler, sağlık, tarım, imar, insan kaynakları, hukuk işleri birimlerinden oluşacağı; bu birimlerin Büyükşehir belediyesi olan illerde daire başkanlığı ve müdürlük, diğer illerde müdürlük şeklinde kurulacağı;

Aynı Kanunun Norm Kadro ve Personel istihdamı başlıklı (Değişik) 36.maddesinin 4. fıkrasında;

"Genel sekreter, valinin teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile atanır ve aynı usulle görevden alınır. Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar bakanlık bağımsız daire başkanları, 1. hukuk müşaviri ve daire başkanı kadrosuna atananlar ise bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynen yararlanırlar; diğer illerde ise genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanırlar. Genel sekreter olarak atananların bu görevde geçen süreleri mesleki kıdemlerinde geçmiş sayılır." Denildiğini,

Ayrıca Devlet Personel Başkanlığının 11.04.2012 tarih ve 5945 sayılı yazısı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 30.04.2012 tarihli yazısında; daha önce makam tazminatı öngörülmeyen görevlerde bulunanların makam tazminatına müstehak görevlerde en az iki yıl çalışmış olmaları halinde emeklilikte makam ve görev tazminatından yararlandırılacaklarına dair iki kurum ayrı ayrı uygun görüş verildiğini,

6289 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 4688 sayılı Kamu Sendikaları Kanununa eklenen geçici 14.maddesinde;

"Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, 15/3/2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanların ise işlemden kaldırılacağı" hükmü bulunduğunu, belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılığın karşılama yazısında;” 661 sayılı KHK’nın geçmişe şamil olmaması (emeklilik yönünden geçerli) ve 4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinin sosyal denge tazminatını içermesi nedeniyle talebin reddedilmesi,

Uygun mütalaa olunmaktadır.” Denilmiştir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 36’ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır.” denilmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 26’ncı maddesinde; “Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödenir. Makam tazminatı damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu tazminattan yararlananlara ayrıca yüksek hakimlik tazminatı ödenmez.” denilmekte olup ilgili IV sayılı Cetvelin 7’nci sırasında “Birinci dereceli kadroya atanmış olmak kaydıyla, Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı Daire Başkanı kadrolarına atananlara ödenebilecek olan makam tazminatı göstergesinin 2.000 olduğu bildirilmiştir.

Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere sadece İl Özel İdare Genel Sekreteri için makam tazminatı öngörülmüş olup, il özel idaresinde görevli daire başkanlarına makam tazminatı ödenebileceğine dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Keza, 657 sayılı Kanun’a ekli IV sayılı cetvelde anılan daire başkanları Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı kadrolarına atanan daire başkanları olup il özel idaresinde görevli daire başkanları bu kapsama dahil değildir.

Dilekçiler, tazmin konusu edilen makam ve görev tazminatlarını hiçbir mevzuat hükmüne dayandıramamış olup sadece Büyükşehir Belediyesi Kanunu’ndaki hükümlerle mukayese yoluna gitmişlerdir.

Ancak, Anayasanın 128’inci maddesinde, Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında da:

“Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.

Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez hiçbir yarar sağlanamaz.” denilmektedir.

Bununla birlikte, il özel idaresi daire başkanlarına yapılan makam ve görev tazminatı ödemelerinin 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22’inci maddesi hükümleri ile mukayese edilerek ödenmesi yersizdir. Zira, ilgililer İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği’nde çalışmakta olup Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22’inci maddesi hükümlerinin kendilerine uygulanması mümkün değildir.

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22’inci maddesinin ilgili hükümleri aynen aşağıdaki gibidir:

“Genel sekreter, belediye başkanının teklifi üzerine İçişleri Bakanı tarafından atanır. Genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmeti sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise bakanlık bağımsız daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar.

Büyükşehir belediyesi 1.hukuk müşaviri ve daire başkanları, bağlı genel müdürlüklerin daire başkanlarının yararlandığı makam ve görev tazminatından aynen yararlanırlar.”

Yukarıya alınan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, İl Özel İdaresi Kanunu’nda, sadece il özel idaresi genel sekreterliği kadrosuna atananların yararlanacakları mali haklar hüküm altına alınmış olup, Daire Başkanları için mevzuatta herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22’nci maddesinde ise büyükşehir belediyesi genel sekreterliği kadrosuna atananların, büyükşehir belediyesi genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananların ve büyükşehir belediyesi daire başkanlarının yararlanacakları mali haklar ayrı ayrı belirlenerek hüküm altına alınmıştır. Buna göre, eğer dilekçilerin iddia ettikleri gibi İl Özel İdaresinde çalışanlara başka kurumların tabi oldukları mevzuat hükümleri ile mukayese edilerek ödeme yapılabilecek olsaydı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 36’ncı maddesi ile Genel Sekretere yapılacak olan ödemeyi de tespit etmeye gerek kalmazdı. Zira Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22’nci maddesinde Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterinin yararlanacağı mali haklar sayılmıştır.

Bu nedenle, Kanun Koyucu tarafından İl Özel İdaresi Kanunu’nda Daire Başkanlarının makam tazminatı ve görev tazminatı alabileceğine dair herhangi bir hüküm konulmamasına rağmen, Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun Daire Başkanlarının yararlanacağı mali haklar gerekçe gösterilerek; İl Özel İdaresi Daire Başkanlarına 2000 gösterge rakamı üzerinden Makam Tazminatı ve 8000 gösterge rakamı üzerinden Görev Tazminatı ödenmesi mümkün değildir.

Ayrıca dilekçiler, tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunun Geçici 8 inci maddesi hükmü gereğince kaldırılmasını talep etmekte ise de, mezkur Kanun ile getirilen düzenleme sadece memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline yapılan ödemelere ilişkin olup tazmine konu olan ödemelerle bir ilgisi bulunmamaktadır.

Öte yandan, 661 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen düzenlemeler 2 Kasım 2011 tarihinden itibaren geçerli olacağından ilam konusu ödemelere yasal dayanak teşkil etmemektedir. Ayrıca, Devlet Personel Başkanlığının 11.04.2012 tarih ve 5945 sayılı yazısı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 30.04.2012 tarihli yazısı da 661 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre verilen görüş yazılarıdır.

4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesi de 6009 sayılı kanunun Geçici 8. Maddesi hükümleri ile getirilen düzenlemeleri içerdiğinden ilam konusu ödemeleri bu Kanun kapsamında değerlendirmek de mümkün değildir.

Bu itibarla, dilekçinin 907 sayılı ilamın 1. Maddesinin A fıkrası ile ilgili talebinin reddi ile 907 sayılı ilamın 1. Maddesinin A fıkrası ile verilen hükmün mevzuata uygun olduğuna;

B) Dilekçi 907 sayılı ilamın 1. Maddesinin B fıkrası ile ilgili bir talepte bulunmadığından bu fıkra ile ilgili olarak kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına;

Sonuç olarak 907 sayılı ilamın 1. Maddesiyle toplam 40.107,46 TL’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 19.03.2013 tarihli ve 36795 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim