Sayıştay 4. Dairesi 36087 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4
Sayıştay Kararı
36087
13 Kasım 2012
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 4
-
Dosya No: 36087
-
Tutanak No: 35711
-
Tutanak Tarihi: 13.11.2012
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
655 sayılı İlamın 1. maddesi ile Gümüşhane İl Encümen Başkanı (Vali) ve üyelerine 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca yapılan ödemeden gelir vergisinin kesilmemesi sonucu kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle 8.802,90 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; 01.07.2006 tarih ve 5540 Sayılı Dahiliye Memurları Kanunu, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun İle Devlet Memurları Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesi ile 1700 Sayılı Dahiliye Memurları Kanunu’na eklenen “Ek Ödeme” başlıklı Ek 5. maddesinde “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (Ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 inci ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranlan tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemede damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu ödemenin yapılmasında 27.01.2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin c bendi ile 04.07.2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesinin hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 27.06.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek-3 üncü maddesine göre ödeme yapılmaz.” denildiğini, görüldüğü üzere gerek 5302 sayılı kanun gerekse 5540 sayılı yasaların ilgili maddelerindeki hükümlerin gayet açık ve net bir şekilde hüküm altına alındığını, burada yasa koyucunun uygulayıcılara uygulama safhasında herhangi bir yorum veya görüş gerektirecek bir uygulama getirmediğini, hatta 5540 sayılı yasanın 1. maddesi ile değişik 1700 sayılı yasanın Ek 5. maddesinde hangi yasaların uygulamada istisna tutulacağının açık ve net belirtildiğini, 1700 sayılı yasaya eklenen Ek 5. maddesinde 5302 sayılı yasanın 28. ve 63. maddelerinde ek ödeme yapılanlara damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılamaz denmekte olduğunu, ayrıca bu konuda Kırıkkale İl Özel İdaresi tarafından Kırıkkale Vergi Mahkemesine dava açıldığını, Mahkemece verilen kısmi karara karşı Danıştay’a temyiz başvurusu yapıldığını, Danıştay 4. Dairesi 2007/5848 Esas Nolu 2008/5019 Nolu Kararı ile itirazın kabul ederek 5302 sayılı yasa ile yapılan ek ödemeler için vergi istisnası uygulanacağı kararı verildiğini, öte yandan 10.07.2009 tarih ve 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Hükümlerin İlgili Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi ve Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 36. maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na geçici madde eklendiğini, bu madde ile, 5302 sayılı Kanunun 28. ve 63. maddeleri gereğince yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takip işlemine son verilir denildiğini belirterek, verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık Karşılamasında, İlam hükmünün, aynı mahiyetteki ödeneklerden 5302 sayılı Kanun’un 24 ve 28. maddeleri uyarınca yapılan ödemelerden ‘gelir vergisi’ nin kesilmesi üzerine kurulduğu, nitekim aynı dönem itibariyle İl Genel Meclisi Üyelerine yapılan ödemelerden vergi kesintisi yapılırken İl Encümen Üyelerine yapılan ödemelerden vergi kesintisi yapılamadığı, kaldı ki, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2010/290 Esas ve 2011/240 Karar sayılı 03.06.2011 tarihli kararında “İl Özel İdaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisinin yapılacağı” yönünde karar vermiş bulunduğundan Sayıştay Temyiz Kurulu kararlarının da aynı yönde müstakarlık kazandığı, öte yandan sorumlu tarafından 5917 sayılı Kanunun 36 ncı maddesine atfen tazmin hükmünün kaldırılması istenmekteyse de; söz konusu madde ile 5302 sayılı Kanuna eklenen “Geçici Madde 4” uyarınca yapılan ödemelerin borç çıkarılmaması hususunun 10.07.2009 tarihiyle sınırlandırılmış bulunduğu gerekçeleriyle daire kararının korunması mütalaa edilmiştir.
Bilindiği üzere; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde; “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 94. maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmektedir. Bu maddenin 1 numaralı bendinde “Hizmet erbabına ödenen ödenen ücretler ile, 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı hükmü yer almaktadır.
Yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63. maddelerine göre, Encümen Başkanı, Encümen üyeleri, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Çünkü Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretin Tarifi” başlıklı 61. maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında encümen başkanı (Vali), encümen üyeleri, vali yardımcıları ve kaymakamlara verilen ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan yukarıda sayılan personele yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.
Diğer taraftan, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Encümen Üyelerine Verilecek Ödenek” başlıklı 28. maddesinde; “Encümen başkanına 14000, üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir.”, “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63. maddesinin birinci fıkrasında da “Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.”
01.07.2006 tarih ve 5540 sayılı Dahiliye Memurları, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1.maddesiyle 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen “Ek Ödeme” başlıklı Ek 5’inci maddesinde ise; “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 inci ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu ödemenin yapılmasında, 27/1/2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (c) bendi ile 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16ıncı maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesine göre ödeme yapılmaz.” hükümleri yer almaktadır.
Bu hükümlerin tetkikinden; encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödeme yapılabileceği sonucu çıkmaktadır. Bu ödemelerden birisi 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28. ve 63. maddeleri kapsamında encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödemeler, ikincisi ise 1700 sayılı Kanunun Ek 5. maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28. ve 63. maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanunun Ek 5. maddesine göre yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır.
Buna göre, 1700 sayılı Kanunun Ek 5. maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamakta olup, 5302 sayılı Kanunun 28. ve 63. maddeleri uyarınca yapılan ödemeleri kapsamamakta ve bu ödemelerin, diğer kanunlarda da istisna hükmü olmaması nedeniyle eskiden olduğu gibi genel hükümler çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir. Bir başka deyişle vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanun’un Ek 5. maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28. ve 63. maddelerine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.
5540 sayılı Kanun ile getirilen ek ödemenin amacı, İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatındaki eş değer görevleri yapan ve aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirleri sınıfına dahil personelin aylıklarının eşitlenmesi ise; burada yapılması gereken, 5540 sayılı Kanuna dayanılarak yapılan ek ödeme miktarlarının, diğer Kanunlara istinaden yapılan ödemelerin gelir vergisine tabi olduğu dikkate alınarak yeniden belirlenmesidir.
Öte yandan, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 03.06.2011 tarihli ve 2011/240 Karar, 2010/290 Esas Sayılı Kararında açıkça gelir vergisi kesilmesi nedeniyle açılan davanın temyizi sonrasındaki direnme kararında hukuka aykırılık görülmemiş ve gelir vergisi kesileceği karara bağlanmıştır.
Diğer taraftan, 5917 sayılı Kanunun 5302 sayılı kanunun 28. ve 63. maddeleri gereği yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamayacağı şeklindeki hükmü ise, ödeneğin kendisi ile ilgili olup ödenekten yapılacak kesintilerle bir ilgisi bulunmamaktadır. Ek ödeneğin gelir vergisinden istisna edildiğine dair gerek Gelir Vergisi Kanununda gerekse İl Özel İdaresi Kanununda herhangi bir hüküm bulunmadığına göre, Encümen Başkanı (Vali) ve üyelerine 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca yapılan ödemeden gelir vergisi kesilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddi ile 655 sayılı İlamın 1. maddesiyle verilen 8.802,90 TL’nin tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE;
Karar verildiği 13.11.2012 tarih ve 35711 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02