Sayıştay 4. Dairesi 35583 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

35583

Karar Tarihi

19 Mart 2013

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2008

  • Daire: 4

  • Dosya No: 35583

  • Tutanak No: 36754

  • Tutanak Tarihi: 19.03.2013

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. 1261 sayılı ilamın 1. maddesiyle; Mavikent Belediyesi’nde Mali Hizmetler Müdür Vekili olarak görev yapmakta olan Arife TORUN ve Yazı İşleri Müdür Vekili olarak görev yapmakta olan Şeref GÖRGÜLÜ’nün özel hizmet tazminatlarının hatalı hesaplanması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 4.408,47 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi temyiz dilekçesinde özetle; 23/07/2010 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe giren 6009 sayılı Kanun' un Geçici 8. Maddesinde belirtilmiş bulunan; "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır." Kanun Hükmü doğrultusunda 1261 No' ilam' ın 1. ve 2. Maddelerinde kamu zararı olarak belirtilen ve tazmin hükümlerine konu olan ödemelerin şahsınca mevzuat hükümlerine uygun bulunduğunu, buna ilaveten;

Belediyelerinde Hesap İşleri Müdürü Sabri MENCİK (Lise Mezunu)' in hizmet süresini tamamlayarak emekliye ayrılması sonucunda Mavikent Belediye Başkanlığının 07/04/2003 tarihli ve 2003/331 sayılı yazıları ile belediyelerinin memur çalışanlarından mevcutta V.H.K.İ kadrosunda görevli Arife TORUN'(Lise Mezunu)un Hesap İşleri Müdürlüğü bünyesinde bu görevi yürütebilecek tek nitelikli personel olması ve bu kadro görevini yürütecek başka nitelikli bir personel bulunmaması sonucunda kadro derecesinin de mevzuata uygunluğundan aynı birimde o zamanki tarih itibariyle 17 nci hizmet yılını tamamlamış olmasından Hesap İşleri Müdürlüğü görevini vekaleten yürütmek üzere Belediye Başkanı tarafından bizzat görevlendirildiğini ve bu güne kadar bu görevi fiilen ifa ettiğini ve müdürlük kadrosuna olan bu vekalet hizmetinin, mevcut personel durumu nedeni ile emeklilik zamanına kadar da devam edeceğinin görülmekte olduğunu,

Yazı İşleri Müdürü İsmet İNCE (Lise Mezunu)' nin hizmet süresini tamamlayarak emekliye ayrılması sonucunda Mavikent Belediye Başkanlığının 04/12/2007 tarihli ve 2007/1731 sayılı yazıları ile belediyelerinin memur çalışanlarından mevcutta Belediye Trafik Memuru kadrosunda görevli (şahsının) Şeref GÖRGÜLÜ (Lise Mezunu) nün Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde bu görevi yürütebilecek tek nitelikli personel olması ve bu kadro görevini yürütebilecek başka nitelikli bir personel olmamasından, kadro derecesinin de mevzuata uygunluğu sonucunda aynı birimde o zamanki tarih itibariyle 17 nci hizmet yılını tamamlamış olması ve o zamanki mevcut müdürün yokluğunda yine bu görevi yürütmüş bulunduğundan, Belediye Yazı İşleri Müdürlüğü görevini vekaleten yürütmek üzere yine atamaya yetkili Belediye Başkanı tarafından bizzat görevlendirildiğini ve bu güne kadar bu görevi fiilen ifa ettiğini ve müdürlük kadrosuna olan bu vekalet hizmetinin, mevcut personel durumu nedeni ile emeklilik zamanına kadar da devam edeceğinin görülmekte olduğunu,

Atamaların yapıldığı tarihten itibaren müdürlük görevlerinin gerektirdiği tüm sorumluluklar da fiilen bu personeller tarafından yerine getirildiğini ve bu birimler ile ilgili kamu hizmetlerinin gerektirdiği tüm iş ve işlemlerin de vekalet süresi içerisinde mevzuat hükümlerine uygun olarak ifa edilmiş ve edilmeye de devam edilmekte olduğunu, bu vekalet hizmetinin geçici bir süre için değil, süreklilik arz eden bir durumu gerektirdiğini,

Anılan personellerin vekalet ettikleri ve emeklilikten dolayı boşalmış olan müdürlük kadrolarındaki bu görevlerine ilave olarak mevzuat hükümleri kapsamında atamaya yetkili Belediye Başkanı tarafından encümen üyeliği, ihale komisyonu başkanlığı ve üyeliği, disiplin kurulu üyeliği, sicil amirliği ve mevzuat hükümleri kapsamında oluşması gereken tüm kurullarda da görevlendirildiğini, geçirilen hizmet süreleri içerisinde yapılan iş ve işlemlerle ilgili olarak İçişleri Bakanlığı Kontrolörlerince belediyelerinde yapılan teftişlerde birinci dereceden sorumlu tutulduğunu ve bu durumların ilgili teftiş raporlarında da belirtildiğini, yapılan atamaların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen hükümlere uygun olarak yapıldığını,

Anayasanın angaryayı yasaklayan 18. Maddesi hükmü uyarınca; zorunlu hallerde fiilen çalışma karşılığı yürütülen görevler nedeni ile bazı maddi hak kayıpları konusundaki mağduriyetlerin önlenmesi açısından konu ile ilgili olarak bazı yargı (Danıştay) kararlarının incelenmesi sonucunda; benzer konumlarda çalışan personellerin atamaya yetkili amirleri tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 86. maddesi kapsamında, herhangi bir sebeple boşalan kadrolara, 04/02/1998 gün ve 23248 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanan 98/10548 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının atıfta bulunduğu 99 Seri No' lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği hükümleri doğrultusunda "asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunmadığı hallerde, idarelerce hizmetin aksatılmadan yürütülmesini teminen herhangi bir şekilde boşalmış veya boş olan bir göreve asilde aranan şartlara en yakın personel arasından yasal bir uygulama olarak, kadroların bütün sorumlulukları da yüklenerek yapılan tedviren görevlendirmelerde vekil olarak görevlendirilen personelin, görevini vekaleten yürütmek zorunda olduğu kadronun sorumluluklarını da üstlenerek görevini fiilen ifa etmesi halinde vekalet aylıklarına eş değer bir tazminat hakkının doğduğuna karar verildiği görülmüş olup." konunun hukuki boyutları hakkında da kararlar alındığının tespit edildiğini,

Vekaleten yürütülen görevlerin fiilen yerini getirildiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Sayıştay Başsavcılığı karşılama yazısında;” Sorumlu tarafından öne sürülen hususlar, Dairesince hüküm kurarken dayanılan gerekçelerin dışında yeni bir izah ve delil içermediği, tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanun (Geçici Madde 8) uyarınca kaldırılması yolundaki talebinin de konu bakımından benzerlik göstermeyişi karşısında Daire Kararının korunması uygun olur.” Demiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Vekalet, ikinci görev aylık ve ücretleri ile diğer ödemeler” başlıklı 175 inci maddesinde;

“…… Ancak, kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur.” hükümleri yer almaktadır.

17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı, Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın ‘Vekalet’ başlıklı 9 uncu maddesinde;

“(1) 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;

a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekâlet ettirilenlere;

aa) Vekâletin, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,

bb) Vekâletin, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadro veya görevler için ilgili Bakan, diğer kadro veya görevler için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi,

cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları, kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.

  1. aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara,

……….

vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.” hükmü yer almaktadır.

Söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı eki II Sayılı Cetvelin Üst Yönetim ve Genel İdare Hizmetleri başlıklı (A) bölümünde unvan ve kadro derecelerine göre ödenecek özel hizmet tazminatı oranları belirlenmiş; Grup 17’de ise, 1 ila 16 ncı gruplara göre özel hizmet tazminatı alamayanlardan, kurumların genel idare hizmetleri sınıfına dahil 1, 2, 3 ve 4 üncü dereceli kadrolarda bulunanlara en yüksek Devlet memuru aylığının % 55’i oranında özel hizmet tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan, 02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinde hizmet gruplarına yer verilerek 12 hizmet grubu ve alt hizmet grupları düzenlenmiş; 6 ncı maddesinde görevde yükselme eğitimine yer verilerek, eğitimi tamamlayanların görevde yükselme sınavlarına katılmaya hak kazanacakları hüküm altına alınmış; 14 üncü maddesinde ise, Yönetmelik kapsamındaki görevlere yapılacak atamalarda aranacak öğretim düzeyleri tek tek belirlenmiştir. Söz konusu 14 üncü maddenin (a) bendinde yazı işleri müdürlüğü, personel müdürlüğü, hesap işleri müdürlüğü, iktisat müdürlüğü, zabıta müdürlüğü, itfaiye müdürlüğü kadrolarına atanabilmek için kamu yönetimi, maliye, iktisat, işletme, iş idaresi ve benzeri sosyal ve idari bili dallarında en az dört yıllık yüksek öğrenim görmek veya bunlara denkliği Milli Eğitim Bakanlığınca kabul edilmiş yurt içi veya yurt dışı öğrenim kurumlarından mezun olmak kaydına bağlanmıştır.

Yukarıda bazı hükümlerine yer verilen Görevde Yükselme Yönetmeliği gereğince yazı işleri ve hesap işleri müdürlüğü kadrolarına atanma dört yıllık yükseköğrenimi bitirmiş olma şartına bağlanmış; Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nda da; bir göreve vekalet edenlere vekalet görevine ilişkin zam ve tazminatların ödenebilmesi için asilde bulunması gereken şartları taşımanın zorunlu olduğu hüküm altına alınmıştır. 4/3 (Nisan ayından itibaren 3/1) derecede olup Mali Hizmetler Müdürlüğü’ne vekalet eden Arife TORUN (V.H.K.İ) ve 4/1 derecede olup Yazı İşleri Müdürlüğü’ne vekalet eden Şeref GÖRGÜLÜ (Tahsildar) lise mezunu olduklarından müdürlük kadrolarına asil olarak atanma şartını taşımamaktadır. Dolayısıyla; söz konusu personelin özel hizmet tazminatının hesaplanmasında, müdür olarak görev yapanlara ödenmesi gereken tazminat oranının değil II Sayılı Cetvelin Üst Yönetim ve Genel İdare Hizmetleri başlıklı (A) bölümü Grup 17’de sayılanlara ödenmesi gereken % 55 oranının esas alınması gerekmektedir.

Dilekçi tarafından gönderilen dilekçede; Arife TORUN ve Şeref GÖRGÜLÜ’nün müdürlük kadrosuna atanabilmek için gerekli olan öğrenim şartını taşımamakla birlikte fiilen bu görevleri ifa edebilecek nitelikte olmaları sebebiyle atamaya yetkili amir tarafından vekaleten görevlendirildikleri ve yürütmek zorunda oldukları bu görevlere ilişkin üstlendikleri sorumluluk karşılığında kendilerine müdür kadrosunda görev yapanlara ödenmesi gereken özel hizmet tazminatının ödendiği belirtilmişse de, 4/3 (Nisan ayından itibaren 3/1) derecede olup Mali Hizmetler Müdürlüğü’ne vekalet eden Arife TORUN (V.H.K.İ) ve 4/1 derecede olup Yazı İşleri Müdürlüğü’ne vekalet eden Şeref GÖRGÜLÜ’ye (Tahsildar), lise mezunu olup müdürlük kadrolarına asil olarak atanma şartını taşımadıklarından vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatların ödenmesi mümkün değildir.

Öte yandan, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır.

Dilekçi, ilamda yer alan tazmin hükmünün 6009 sayılı kanunun Geçici 8. maddesi kapsamında değerlendirilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, ilama konu ödemeleri bu Kanun kapsamında değerlendirmek de mümkün değildir.

Bu itibarla, dilekçi talebinin reddi ile 1261 sayılı ilamın 1. maddesi ile 4.408,47 YTL’ ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 1261 sayılı ilamın 2. maddesiyle; Mavikent Belediyesi ile Aral Yapım Menajerlik ve Telekomünikasyon San. Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan 136.000,00 YTL bedelli “Sezon Sonu Şenlikleri ve Kabotaj Bayramı Etkinliklerinin Organizasyonu” işine ilişkin olarak sözleşme damga vergisi kesintisinin yapılmaması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 1.020,00 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi temyiz dilekçesinde özetle; KDV hariç 136.000,00 YTL' lik evrak üzerinden (136.000,00 X 0,0075) 1.020.00 YTL Damga Vergisi, (136.000,00 X 0,0045) 612,00 YTL karar damga vergisi kesildiğinin görüldüğünü ancak sözleşmeden doğan 0,0075 oranında Damga vergisinin; ödemelerin sözleşme hükümlerinde de belirtildiği gibi peyderpey (iş yapıldıkça) yapılması ve organizasyonun 4 günlük kısa bir süreye tekabül etmesi sonucu bilerek değil sehven gözden kaçırılarak kesilmediğinin tespit edildiğini, adı geçen organizasyonun 20 yıldan beri kasabalarında geleneksel olarak yapıldığını, 2008 yılı öncesi ile 2009 ve 2010 yıllarına ait yapılan benzer sözleşmelerde sözleşmeden doğan 0,0075 oranında Damga Vergisinin düzenli olarak kesildiğini, sadece 2008 yılında bu verginin sehven gözden kaçırılması sonucunda kesilmediğini, müteakip yıllarda bu konu hakkında daha dikkatli olunarak hatanın tekrarlanmaması konusunda gereken hassasiyetin gösterileceğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Sayıştay Başsavcılığı karşılama yazısında;” Sorumlu tarafından öne sürülen hususlar, Dairesince hüküm kurarken dayanılan gerekçelerin dışında yeni bir izah ve delil içermediği, tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanun (Geçici Madde 8) uyarınca kaldırılması yolundaki talebinin de konu bakımından benzerlik göstermeyişi karşısında Daire Kararının korunması uygun olur.” Demiştir.

488 Sayılı Damga Vergisi Kanununun 1. maddesinde; “Bu Kanuna ekli (1) sayılı Tabloda yazılı kağıtlar Damga Vergisine tabidir.”

  1. maddesinde; “Damga Vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişiler öder.

  2. maddesinde; “Bu Kanunda yazılı resmi daireden maksat, genel ve katma bütçeli daire ve idarelerle il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir. ”

  3. maddesinde; “Kağıtların Damga Vergisi bu kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı nispet veya miktarlarda alınır.” hükümleri yer almaktadır.

Anılan Kanuna ekli (1) Sayılı Tablonun;

I-Akitlerle İlgili Kağıtlar başlığı, A-Belli parayı ihtiva eden kağıtlar bölümünde mukavelenamelerden (binde 7,5);

…..

IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar başlığı, 1 Makbuzlar (a) bölümünde; “Resmi daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle kişiler tarafından resmi dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmi daireler nam ve hesabına kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesi veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kağıtlar” dan (binde 7,5) oranında damga vergisi kesileceği belirtilmiştir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca; avans şeklinde yapılan ödemeler dahil, resmi daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerin hak sahiplerine aktarılmasına ilişkin düzenlenen kağıtlar ve belli parayı ihtiva eden sözleşmelerden (binde 7,5) oranında damga vergisi kesilmesi gerektiği halde, Kabotaj Bayramı etkinliklerinin organizasyon bedelinin ödenmesinde sözleşme damga vergisi kesintisinin yapılmadığı görülmüştür.

Dilekçi tarafından gönderilen savunmada, “Sezon Sonu Şenlikleri ve Kabotaj Bayramı Etkinliklerinin Organizasyonu” işine ilişkin olarak sözleşme damga vergisinin sehven kesilmediği ve müteakip yıllarda bu konuda hata yapılmaması için gereken hassasiyetin gösterileceği ifade edilmiş ancak verginin tahsiline ilişkin herhangi bir belge sunulmamıştır.

Bu itibarla, dilekçi talebinin reddi ile 1261 sayılı ilamın 2. maddesi ile 1.020,00 YTL’ ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 1261 sayılı ilamın 3. maddesiyle; Abacı Ticaret Ltd.Şti yüklenimindeki yıllara sari ‘Hal Yanı Belediye Dükkanları Yapım İşi’ne ait hakediş ödemelerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmaması nedeniyle kamu zararına sebebiyet gerekçesi ile 21.000,00 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi temyiz dilekçesinde özetle; 23/07/2010 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe giren 6009 sayılı Kanun' un Geçici 8. Maddesinde belirtilmiş bulunan;"Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır." Kanun Hükmü doğrultusunda 1261 sayılı ilam'ın 3. Maddesinde kamu zararı olarak belirtilen ve tazmin hükümlerine konu olan ödemenin şahsınca mevzuat hükümlerine uygun bulunduğunu, buna ilaveten;

11/01/2008 tarihinde sözleşmesi imzalanan Hal Yanı Belediye dükkanları yapım işinin 21/01/2008 tarihinde yer tesliminin yapıldığını ve sözleşme hükümlerine göre işin teslim süresinin 365 gün olarak tespit edildiğini, tespit edilen bu sürenin her ne kadar 365 gün olarak belirlenmiş olmasına rağmen anılan sözleşmenin 10.1.2 maddesinde bu süreden düşülmek ve yüklenici ile idareyi mevzuat yönünden sıkıntıya sokmaması sebebi ile yapım işi ile ilgili olarak havanın fen noktasında çalışılmayacak ( 1 Aralık 2007 ila 1 Mart 2008 dönemi) günler olarak belirtilmiş ancak yapılan bir hata ile yükleniciye havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmayan günleri kapsamında bulunan süre içerisinde yer teslimi yapıldığının anlaşıldığını, idare olarak buradaki amaçlarını yapım işinin diğer bir yıla sarkmadan yılı içerisinde tamamlanması olmakla, yer tesliminin havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmayan (1 Aralık ila 1 Mart 2008) dönemi içerisinde yapılması sonucu idarelerinden kaynaklanan bir hata ile yüklenici adına zaman kaybına sebebiyet verildiğini, sözleşmede belirtilen 365 günlük işin teslim süresinin bu sürelerin dikkate alınmadan sehven hata ile yazıldığının tespit edildiğini, bu sebeple yapım işinin madde de belirtilen Gelir Vergisi Kanunu'nun 42 nci maddesindeki "birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat" konumuna girdiğinin anlaşıldığını, buradaki hatanın İhale mevzuatı hükümleri ile Gelir Vergisi mevzuatı hükümleri arasındaki bağlantının fark edilemeden sehven hata ile yapıldığının belirlendiğini, idarelerince bundan sonra yapılacak diğer yapım işi ihalelerinde bu konuya özellikle dikkat edileceğini, belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Sayıştay Başsavcılığı karşılama yazısında;” sorumlu tarafından öne sürülen hususlar, Dairesince hüküm kurarken dayanılan gerekçelerin dışında yeni bir izah ve delil içermediği, tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanun (Geçici Madde 8) uyarınca kaldırılması yolundaki talebinin de konu bakımından benzerlik göstermeyişi karşısında Daire Kararının korunması uygun olur.” Demiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 42’nci maddesinde aynen;

“Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat (dekapaj işleri de inşaat işi sayılır) ve onarma işlerinde kar veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterilir.”

Söz konusu kanunun 44’ncü maddesinde aynen;

“İnşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarih; diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarih bitim tarihi olarak kabul edilir. Bitim tarihinden sonra bu işlerle ilgili olarak yapılan giderler ve her nam ile olursa olsun elde edilen hasılat, bu giderlerin yapıldığı veya hasılatın elde edildiği yılın kar veya zararının tespitinde dikkate alınır.” denilmektedir.

Aynı kanunun 94’ncü maddesinde; “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.” denilmekte; yine aynı kanunun 3’ncü bendinde “42 nci Madde kapsamına giren işler dolayısıyla bu işleri yapanlara (kurumlar dahil) ödenen istihkak bedellerinden % 3 gelir vergisi tevkifatı yapılacağı belirtilmektedir.

11.01.2008 tarihinde sözleşmesi imzalanan, 365 gün süreli Abacı Ticaret Ltd. Şti yüklenimindeki yıllara sari ‘Hal Yanı Belediye Dükkanları Yapım İşi’nde iş yeri teslim tarihi 21.01.2008 ve iş bitim tarihi 21.01.2009 dur. Söz konusu işe ilişkin olarak 2008 yılında ödemesi yapılan 700.000,00-YTL’lik tutar için yukarıdaki mevzuat gereğince %3 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Dilekçi, tarafından gönderilen dilekçede, gelir vergisinin sehven kesilmediği ve müteakip yıllarda bu konuda hata yapılmaması için gereken hassasiyetin gösterileceği ifade edilmiş ancak verginin tahsiline ilişkin herhangi bir belge sunulmamıştır.

Dilekçi, ilamda yer alan tazmin hükmünün 6009 sayılı kanunun Geçici 8. maddesi kapsamında değerlendirilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, ilama konu ödemeleri bu Kanun kapsamında değerlendirmek de mümkün değildir.

Bu itibarla, dilekçi talebinin reddi ile 1261 sayılı ilamın 3. maddesi ile 21.000,00 YTL’ ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 19.03.2013 tarihli ve 36754 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim