Sayıştay 4. Dairesi 35561 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

35561

Karar Tarihi

10 Haziran 2014

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2008

  • Daire: 4

  • Dosya No: 35561

  • Tutanak No: 39192

  • Tutanak Tarihi: 10.06.2014

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. 1068 sayılı ilamın 1. maddesi ile Gördes Belediyesi'ne karşı açılmış olan el atmanın önlenmesine ilişkin dava neticesinde hükmedilen vekâlet ücreti, yargılama masrafları ve harç tutarının Belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 2.304,38 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; söz konusu giderlerle ilgili davanın Gördes Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/20 Esas,2007/154 karar sayılı dosyası nedeniyle görülen Elatma'nın Önlenmesi ve Ecri Misil davası nedeniyle ortaya çıktığını,

Davacılar vekilinin 06.02.2007 tarihli dava dilekçesinden anlaşılacağı üzere Belediyenin davaya konu yeri davacıların murisleri Fatma ÇUBUK ve Ayşe EMRE'nin sağlığında yani 1993 yılından önce kamulaştırma çalışması yaptığını o tarihten itibaren davaya konu yeri yol olarak kullanmaya başladığını, dolayısıyla buranın yol olarak kullanılmasının, davadan önce 40 yıla dayandığını, davacıların bu durumu zımnen kabullerinin söz konusu olduğunu,

Kaldı ki, bu davadan önce herhangi bir şekilde Belediye Kurumuna hitaben bu yolun kaldırılması şeklinde hiçbir yazılı sözlü müracaat olmadığını, bu nedenle kendilerinin bu dava nedeniyle ortaya çıkan giderlerden sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, bu durumun hakkaniyete aykırı olduğunu,

Ayrıca Harcama yetkilisiyle beraber Muhasebe Yetkilisine zincirleme denilse de;

24/12/2003 tarih ve 25326 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetim Kontrol Kanununun 61. Maddesinde Muhasebe Yetkililerinin görev ve sorumlulukları belirtilmiş olup;

a)Yetkililerinin imzasını

b)Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını

c)Maddi hata bulunup bulunmadığını

d)Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri

Kontrol etmekle yükümlü olduğunu, muhasebe yetkililerinin mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamayacağını, muhasebe yetkililerinin aradığı evraklarda eksik bulunmaması doğrultusunda ödemeyi yapmakla yükümlü olduğunu, sorumluluk ve görevlerinin bununla sınırlı olduğunu,

Eğer yukarıda bahsedilen konularda kamu zararı oluştuysa da bu zararın tahsilinin zincirleme değil harcama yetkilisinden tahsil edilmesi gerektiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Savcılığı; “Taşınmazın kullanılması ve üzerinde tasarrufta bulunmalarının engellendiği gerekçesi ile malikleri tarafından açılan Belediyenin el atmasının önlenmesine yönelik dava neticesinde mahkemece hükmedilen masrafların Belediye bütçesinden ödenmesi sonucu oluşan kamu zararının tahsili için sorumlulara rücu edilmesi gerektiğinden, talebin reddi ile Daire kararının korunması uygun olur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.

Sorumluluk itirazına ilişkin olarak;

Dilekçi kamu zararının harcama yetkilisinden tahsil edilmesi gerektiğini, muhasebe yetkilisinin sorumlu tutulmaması gerektiğini belirtmişse de; rapor dosyası içerisinde yer alan ve tazmin hükmüne ilişik tutulan ödeme emirleri üzerinde gerçekleştirme görevlisinin imzası bulunmamaktadır. Muhasebe yetkilisi de bu nedenle harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulmuştur.

5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 61. maddesinde;

“…..

Muhasebe yetkilisi bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumludur.

Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;

a) Yetkililerin imzasını,

b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını.

c) Maddi hata bulunup bulunmadığını.

d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri.

Kontrol etmekle yükümlüdür.

Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz.

…..” denilmektedir.

Yine 14.06.2007 tarih ve 5189 /l Karar Nolu 5018 Sayılı Kanun çerçevesinde sorumlu tutulacak görevli ve yetkililerin belirlenmesi hakkında Sayıştay Genel Kurul Kararının 5. maddesinde muhasebe yetkilisinin görev ve sorumlulukları ayrıntılı bir şekilde belirtilmiş olup, burada;

“…..

a) Muhasebe Yetkilisinin İmza Kontrol Görev ve Sorumluluğu

5018 sayılı Kanunun 61’inci maddesi uyarınca muhasebe yetkilisinin, ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde yetkililerin imzasını arama yükümlülüğü bulunmaktadır.

Bu nedenle;

  • Ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin imzaları olmakla birlikte, ödeme emri belgesi eki belgeler üzerinde herhangi bir imza eksiği varsa muhasebe yetkilisinin, ödeme emri belgesi üzerinde imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisiyle birlikte sorumlu tutulması gerektiğine,

  • Ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi veya gerçekleştirme görevlisinden sadece birinin imzası varsa, muhasebe yetkilisinin, imzası bulunan görevliyle birlikte sorumlu tutulması gerektiğine,

  • Ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin imzaları yoksa muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu tutulması gerektiğine,

Çoğunlukla,

…….” karar verilmiştir. Dolayısıyla ödeme emri belgelerinde harcama yetkilisi veya gerçekleştirme görevlisinden sadece birinin imzası varsa, muhasebe yetkilisinin, imzası bulunan görevliyle birlikte sorumlu tutulması gerekmektedir.

Bu itibarla dilekçinin sorumluluk itirazları reddedilerek konunun esasına geçildi.

Esasa ilişkin olarak;

Konunun esası ile ilgili olarak rapor dosyasının incelenmesinde; ilamda tazmin hükmedilen 2.304,38 TL’nin, Gördes Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/20 Esas, 2007/154 Karar numaralı kararı gereğince ödendiği görülmüştür. Sorumlular mahkeme kararlarına uymak zorundadırlar.

Ayrıca Asliye Hukuk Mahkemesinin kararından; Belediyenin davaya konu yeri davacıların murisleri Fatma ÇUBUK ve Ayşe EMRE'nin sağlığında, yani 1993 yılından önce kamulaştırma çalışması yaptığı, o tarihten itibaren davaya konu yeri yol olarak kullanmaya başladığı, dolayısıyla buranın yol olarak kullanılmasının davadan yaklaşık 40 yıl öncesine dayandığı anlaşılmaktadır.

Yapılan ödeme Anayasanın 138/son maddesine göre, idare aleyhine kesinleşmiş bir ilam hükmünün infazına ilişkin olduğundan ödemeyi gerçekleştiren sorumlulara bu nedenle sorumluluk yüklenmesi mevzuata uygun değildir.

Bu itibarla dilekçi iddialarının kabulü ile 1068 sayılı ilamın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 1068 sayılı ilamın 2. maddesi ile Gördes Belediyesi'ne ait Mitsubishi marka otobüs için yaptırılan ihtiyari mali sorumluluk sigortası (kasko) bedelinin Belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 1.152,08 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; kasko sigortası yapılan aracın Gördes Belediyesine ait olan Mitsubishi marka otobüs olduğunu, bu araç ile öğrencilerin taşındığını, ayrıca öğrenci ve sporcuların çeşitli etkinlikler için şehir dışına götürülüp getirildiğini,

Kasko sigortasının mali sorumluluk sigortasından farklı olarak trafik kazası, yangın, sel ve her türlü terör olaylarına karşı Belediyenin zorlukla aldığı araçların korunmaya yönelik olarak mecburen yaptırılan bir sigorta olduğunu, zorunlu sigortanın karşılamadığı her türlü hasarı karşıladığını, aracın en basit kazasında bile, kusuru bulunmayan araç şoföründen bu hasar istenemeyeceği için, kasko ödemesinin kurumun yararına olduğunu, ayrıca kurumda her araca kasko yaptırılmamış olup, gereken araçlara sigorta yaptırıldığını, bu durumda Belediyenin çıkarlarının gözetildiğini,

Ayrıca kararda Muhasebe Yetkilisiyle Harcama Yetkilisine zincirleme ortaklaşa dense de sorumluluğun harcama yetkilisine ait olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Savcılığı; “Daire Kararına dayanak teşkil eden yasal mevzuat ile konuya ilişkin müstakar hale gelmiş Temyiz Kurulu Kararları karşısında talebin reddi ile Daire kararının korunması uygun olur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.

Sorumluluk itirazına ilişkin olarak;

Bu ilamın 1. sırasında belirtilen gerekçelerle dilekçinin sorumluluk itirazları reddedilerek konunun esasına geçildi.

Esasa ilişkin olarak;

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 106. maddesinde “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.” denilmek suretiyle belediyelere ait motorlu araçlara sadece mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60. maddesinin (h) bendinde “faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri” denilerek sigorta giderleri, belediyenin giderleri arasında sayılmıştır. Ancak burada ifade edilen sigorta giderleri mevzuatın izin verdiği sigorta giderlerini kapsamaktadır.

İl özel idaresi, belediye, bağlı idare ve mahalli idare birliklerinin bütçe ve muhasebe kayıt ve işlemlerini kapsayan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği 10.03.2006 tarih ve 26104 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu yönetmelikte kasko sigorta giderinin ödeneceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı gibi “Hüküm Bulunmayan Haller” başlıklı 464. maddesinde de; “Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır.” denilmektedir.

Buradan hareketle; 2008 Mali Yılı Bütçesinin “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara ilişkin Esaslar” başlıklı E cetvelinin 20. Sırasında; “Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.

Ancak;

a) Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri,

b) Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan sözleşmede sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,

c) Dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko) giderleri,

d) Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta ve navlun giderleri, bütçelerin ilgili tertiplerinden, Sağlık Bakanlığına ait 112 acil ambulanslarının kasko sigortası giderleri ise döner sermaye bütçelerinden ödenir.” denilmektedir.

Mevzuat gereği Devlet malının yukarıda sayılan istisnalar dışında sigorta edilmemesi esastır. Sayılan istisnalar arasında (112 acil ambulansları ve dış temsilcilik araçları dışında) devlete ait araçların kasko gideri bulunmamaktadır.

Bu itibarla dilekçi iddialarının reddi ile 1068 sayılı ilamın 2. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 1068 sayılı ilamın 3. maddesi ile Gördes Belediyesine ait otel, soğuk hava deposu, fırın ve muhtelif gayrimenkullerin yangın sigortalarının Belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 8.890,14 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; karardan da anlaşılacağı üzere yangın sigortasına konu olan yerlerin ilçede tek olan ve Belediyeye ait olan Anadolu oteli (Otel içinde mutfak LPG ile çalışmaktadır) soğuk hava deposu, fırın ve bazı gayrimenkullerin yangın sigortalarına ödeme yapıldığını, sigortacılığın modern çağın bir ihtiyacı olduğu hususunun bilinen bir gerçek olduğunu, yörede vatandaşların tarladaki ürünleri her türlü doğal afete karşı sigortalatırken kendilerinin kendilerine ait olmayan kamunun malı olan, Belediyenin gayrimenkullerini korumak amacı ile sigorta yaptırması kadar doğal bir işlem olamayacağını,

Yaklaşık 3 yıl önce 01.08.2011 tarihinde Konya ili Taşkent ilçesinde yatılı öğrenci yurdunda mutfakta patlayan LPG nedeniyle 6 katlı binanın çöküşü ve 18 kız öğrencinin vefatının hala hafızalarda yerini koruduğunu,

Mevzuatta olmasına rağmen uygulamada kasko yapılamaz, yangın sigortası yapılamaz demek kadar abesle iştigal, çağdışı düşünce olamayacağını, Konya'daki olayın benzerinin sigortaya konu otelde, fırında ya da diğer gayrimenkullerde gerçekleştiği farzedilirse kamunun bu olaydan dolayı zararını düşünmek bile istemediklerini, kendilerinin yerel yöneticiler olarak böyle bir olayın maddi ve manevi olarak altından kalkamayacağını, yaşadığımız modern yüzyılda, dünyanın geldiği noktayı düşündüğümüzde yangına karşı yaptırdıkları sigorta nedeniyle aleyhlerine tazmin kararı verilmesi kadar gayri kanuni bir hususun kabul edilemeyeceğini,

Kararda Muhasebe Yetkilisiyle Harcama Yetkilisine zincirleme ortaklaşa dense de sorumluluğun harcama yetkilisine ait olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Savcılığı; “Daire Kararına dayanak teşkil eden yasal mevzuat ile konuya ilişkin müstakar hale gelmiş Temyiz Kurulu Kararları karşısında talebin reddi ile Daire kararının korunması uygun olur.” şeklinde görüş bildirmiştir.

Sorumluluk itirazına ilişkin olarak;

Bu ilamın 1. sırasında belirtilen gerekçelerle dilekçinin sorumluluk itirazları reddedilerek konunun esasına geçildi.

Esasa ilişkin olarak;

Rapor dosyası ve ekleri incelendiğinde; Gördes Belediyesine ait otel, soğuk hava deposu, fırın ve muhtelif gayrimenkullerin yangın sigortalarının belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle verilen tazmin hükmünün gerekçesinin 2008 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa ekli E Cetvelinin 20 nci sırasındaki “Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenenler dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.” hükmüne dayandırıldığı görülmektedir.

Bu hüküm Devlet mallarının sigorta ettirilmesine engel getirmekte olup savunma dilekçesinde de belirtildiği üzere yangın sigortası yaptırılan gayrimenkuller söz konusu hükümde sigortalanabileceği belirtilen “yanıcı, patlayıcı, …, ilaç depoları” kapsamında değerlendirilmesi mümkün olan “mutfağında LPG kullanılan ve çok sayıda insanın aynı anda bulunabileceği otel ile fırın ve üçüncü kişilerin tarım ürünlerinin saklandığı soğuk hava deposu”dur.

Ayrıca ilam hükmünde poliçe kapsamı açıklanmamış olmakla birlikte poliçenin Devlet malı niteliğinde olan gayrimenkullerin yanı sıra bu gayrimenkullerde bulunan kişilerle üçüncü şahısların eşyalarını da kapsadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle sigorta giderinin gayrimenkule ilişkin kısmının ayrılmadan tamamının kamu zararı olarak değerlendirilmesi de hakkaniyete uygun düşmemektedir.

Sonuç olarak belediyece yanıcı ve patlayıcı maddelerin bulunduğu bina niteliğindeki yerlerin üçüncü kişilerle bu kişilerin eşyalarını da kapsayacak şekilde sigortalatılması Bütçe Kanununda getirilen sınırlama kapsamında değerlendirilemez.

Bu itibarla dilekçi iddialarının kabulü ile 1068 sayılı ilamın 3. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

Karar verildiği 10.06.2014 tarih ve 39192 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim