Sayıştay 4. Dairesi 35203 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

35203

Karar Tarihi

8 Ekim 2013

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2007

  • Daire: 4

  • Dosya No: 35203

  • Tutanak No: 37747

  • Tutanak Tarihi: 08.10.2013

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra, gereği görüşüldü;

1357 sayılı ilamın 23. maddesi ile Seydiler ilçe özel idaresinin işlerini yapma karşılığında kaymakamlara verilen ek ödeneklerden gelir vergisi tevkifatının yapılmadığı gerekçesi ile 980,41 YTL.’ye tazmin hükmü verilmiş,

19773 (20.11.2012 tarih ve 35776 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu ilamıyla da, 1357 sayılı ilam dilekçiye 24.02.2011 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihe nazaran 832 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin son fıkrasında yazılı 90 günlük temyiz süresi 25.05.2011 tarihinde (Çarşamba) sona ermiş bulunduğu halde, dilekçi bu tarihten sonra 02.08.2011 tarihinde Sayıştay kayıtlarına intikal eden dilekçe ile başvurmuş olduğundan talebinin süre aşımı yönünden REDDİNE, karar verilmiştir.

Dilekçi karar düzeltme dilekçesinde, temyiz talebinin 10.03.2011 Tarih ve saat 11:19,56 dahilinde Sayıştay Başkanlığına teslim edilmiş olmasına rağmen sanki 02.08.2011 tarihinde Sayıştay kayıtlarına etmiş olduğundan ve 90 günlük süreyi de geçirmiş olduğundan talebinin süre aşımından değerlendirilmeyerek reddedildiğini, ancak; 28.02.2011 tarihli ve 07.03.2011 tarih ve PTT Taahhütlü gönderi seri no: RR00701004758 nolu kabul fişi ila Kastamonu İli Seydiler İlçesi PTT Müdürlüğüne teslim ettiğini, buna dair PTT Taahhütlü Gönderi Takip Dokümanının ekte sunulduğunu, kendisi adına süre aşımın söz konusu olmadığını belirterek temyiz dilekçesinin değerlendirmeye alınmasını talep etmiştir.

Dilekçinin süre aşımı bulunmadığı talebi ile ilgili olarak;

Yapılan incelemede dilekçenin temyiz dilekçesinin 10.03.2011 tarihinde Sayıştay Başkanlığı kayıtlarına intikal ettiği anlaşıldığından ilamın dilekçiye tebliğ edildiği 24.02.2011 tarihine nazaran 832 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin son fıkrasında yazılı 90 günlük temyiz süresi dolmadığından, dilekçinin karar düzeltilmesi talebinin kabulü ile talebin süre yönünden reddine ilişkin 19773 (20.11.2012 tarih ve 35776 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu İlamının düzeltilmesine oybirliğiyle karar verilerek dilekçinin temyiz dilekçesinde itiraz ettiği ilam maddesinin esastan görüşülmesine geçildi.

Dilekçi temyiz dilekçesinde özetle, 5302 sayılı yasanın 63. maddesi gereği Kaymakamlara yapılan ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintinin yapılmayacağına ilişkin hukuki dayanağın 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununun ek 5. maddesi olduğunu, 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununun ek 5. maddesinde:

"EK MADDE 5- İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usûlleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 inci ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranlan tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu ödemenin yapılmasında, 27/1/2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (c) bendi ile 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesine göre ödeme yapılmaz. " denildiğini,

Açıkça ifade edildiği üzere kaymakamlara 5302 sayılı yasa çerçevesinde yapılan ödemelerin bu madde kapsamında değerlendirilmesi gereken bir ek ödeme hüviyetinde olduğunu ve damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaması gerektiğini,

Nitekim 1700 sayılı yasanın ek 5. maddesine dayanarak İçişleri Bakanlığınca Maliye Bakanlığının da uygun görüşü alınarak hazırlanan Mülki İdare Amiri hizmetleri sınıfında bulunan İçişleri Bakanlığı personeline yapılacak ek ödemeye ilişkin Usul ve Esaslar'ın 4.maddesinde de ifadesini bulduğu üzere;

"a) Ek ödeme, damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz.

b) Bu ödemenin yapılmasında, 27/01/2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5 inci maddesi (c ) bendi ile 04/07/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmün de Kararnamenin 16. maddesi hükümleri uygulanmaz.

c) Ek ödemeler bütçeden karşılanır.

……………….

e) Taşra teşkilatında görev yapan mülki idare amirlerine 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63 üncü maddeleri gereği yapılan ödemelerin yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni, geçici görev, hizmet içi eğitim, seminer veya kurs gibi sebeplerle kesilmesi halinde kesinti tutarına eşit tutarda ilave ek ödemede bulunulur. Ancak yapılacak toplam ek ödeme oranı hiçbir şekilde en yüksek devlet memuru aylığının (Ek gösterge dahil) %195 'ini geçemez.

f) Taşra teşkilatında görev yapmakta iken Bakanlık merkez teşkilatındaki bir proje veya çalışma gurubunda geçici görevli olarak veya görevlendirme sureti ile istihdam edilen Hukuk İşleri Müdürleri dışındaki mülki idare amirlerine, merkez teşkilatındaki emsalleri için belirlenen oran uygulanmak sureti ile asıl kadrosunun bulunduğu yerden ek ödeme yapılır. " denildiğini, kaymakamların İl Özel İdare yasası çerçevesinde aldıkları ödeneklerin 1700 sayılı yasa ek madde 5 doğrultusunda alınan damga vergisine tabi ancak gelir vergisinden istisna tutulan bir ödenek olduğunu,

Bu hususlara ek olarak konuyla ilgili; İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü 'nün 20.12.2006 tarih ve 14914 sayılı yazısının ve Konya Vergi Dairesi Başkanlığının 20.12.2006 tarih ve B.07.1.GİB.4.42.16.01/ GVK-2/ 2781 sayılı Gelir Vergisi Kesintisi konulu görüş yazısının bu doğrultuda olduğunu,

Ayrıca, 193 sayılı yasanın vergi hukukunun özel bir alanını düzenlemekle beraber gelir vergisi alanında genel kanun hüviyetini haiz olduğunu, buna karşın 1700 sayılı yasanın ek 5. maddesinde ifadesini bulan hükmün ise gelir vergisi konusunda 193 sayılı yasaya göre hem özel hem de sonraki tarihli bir düzenleme olup 193 sayılı yasaya istisna getiren bir hüküm olduğunu,

Yukarıda izah edilen hususlara ilaveten, 5302 sayılı yasaya, 5917 sayılı yasayla eklenen geçici 4. maddenin göz önünde bulundurulması gerektiğini, söz konusu madde de;

"Geçici Madde -4) (Ek madde: 25/06/2009-5917 S.K./36.mad)

Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir. " denildiğini,

Son olarak konuya ilişkin ek ödemelere gelir vergisi istisnasının uygulanması gerektiğini belirten Danıştay 4. Daire Esas No: 2007/5848 Karar No:2008/5019 nolu kararının bulunduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık karşılama yazısında; “Sorumlu bu defa, Kurulun vermiş bulunduğu karara ilişkin olarak, 01.04.2013 tarihli dilekçesi ile; temyiz başvurusunun kanunda belirtilen süre içinde yapıldığına dair belge örneklerini sunarak, temyiz talebini tekrarlamaktadır.

İlgili talebi yerinde görülmüştür.

Sorumlu tarafından, 5540 sayılı Kanun ile tanımlanan ek ödeme ve bu ödemeye uygulanacak vergi istisnasının sadece bu kanun ile yapılan ödemeleri değil, Kanunun amacı dikkate alınıldığında kapsama 5302 sayılı Kanun ile yapılan ek ödemeler için de uygulanmasının anlaşılması gerektiği, Anayasanın 160. Maddesindeki 2. Fıkra hükmünün göz önüne alınılması belirtilip, 5917 sayılı Kanunun hükmüne dayalı olarak beraat kararı verilmesinin uygun olacağı hususu ileri sürülmektedir.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 03.06.2011 tarihli ve 2011/240 Karar, 2010/290 Esas Sayılı Kararı ile “gelir vergisi kesileceği” karara bağlanmış durumdadır. Öte yandan, 5917 sayılı Kanunun 36. Maddesi ile eklenen Geçici 4. Madde hükmü 5302 sayılı Kanun’un 28 ve 63’üncü maddeleri gereği yapılacak ödemelerin aslı ile ilgili olup bu ödemelerden yapılacak kesintileri kapsamamaktadır. Bu nedenle; talebin reddolunarak, Daire Kararın korunulması uygun mütalâa olunmaktadır” denilmiştir.

Bilindiği üzere; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde; “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmüne yer verilmiştir.

Anılan Kanunun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmektedir. Bu maddenin 1 numaralı bendinde “Hizmet erbabına ödenen ödenen ücretler ile, 61’inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç), 103 ve 104’üncü maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı hükmü yer almaktadır.

Bu hükümlere göre; ücret ve ücret sayılan ödemelerin Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94, 103 ve 104’üncü maddelerine göre vergi tevkifatı yapılması suretiyle verilendirilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Encümen Üyelerine Verilecek Ödenek” başlıklı 28’inci maddesinde; “Encümen başkanına 14000, üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir. “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63’üncü maddesinin birinci fıkrasında da “ Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.”

01.07.2006 tarih ve 5540 sayılı Dahiliye Memurları, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1’inci maddesiyle 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen “Ek Ödeme” başlıklı Ek 5’inci maddesinde ise “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu ödemenin yapılmasında, 27/1/2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin (c) bendi ile 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16’ıncı maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3’üncü maddesine göre ödeme yapılmaz.”

Hükümleri yer almaktadır.

Bu hükümlerin tetkikinden; encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödeme yapılabileceği sonucu çıkmaktadır. Bu ödemelerden birisi 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63’üncü maddeleri kapsamında encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödemeler, ikincisi ise 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesine göre yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır.

Buna göre, 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamakta olup, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri uyarınca yapılan ödemeleri kapsamamakta ve bu ödemelerin, diğer kanunlarda da istisna hükmü olmaması nedeniyle eskiden olduğu gibi genel hükümler çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir.

5540 sayılı Kanun ile getirilen ek ödemenin amacı, İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatındaki eş değer görevleri yapan ve aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirleri sınıfına dahil personelin aylıklarının eşitlenmesi ise; burada yapılması gereken, 5540 sayılı Kanuna dayanılarak yapılan ek ödeme miktarlarının, diğer Kanunlara istinaden yapılan ödemelerin gelir vergisine tabi olduğu dikkate alınarak yeniden belirlenmesidir.

Öte yandan, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 03.06.2011 tarihli ve 2011/240 Karar, 2010/290 Esas Sayılı Kararında açıkça gelir vergisi kesilmesi nedeniyle açılan davanın temyizi sonrasındaki direnme kararında hukuka aykırılık görülmemiş ve gelir vergisi kesileceği karara bağlanmıştır.

Diğer taraftan, 5917 sayılı Kanunun 5302 sayılı kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri gereği yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamayacağı şeklindeki hükmü ise, ödeneğin kendisi ile ilgili olup ödenekten yapılacak kesintilerle bir ilgisi bulunmamaktadır. Ek ödeneğin gelir vergisinden istisna edildiğine dair gerek Gelir Vergisi Kanununda gerekse İl Özel İdaresi Kanununda herhangi bir hüküm bulunmadığına göre, Vali ve kaymakamlara 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63. maddeleri uyarınca yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmesi gerekmektedir.

İlamda yer alan tazmin hükmünü 6009 sayılı kanunun Geçici 8. maddesi kapsamında değerlendirmekte mümkün değildir. Zira 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesini bu Kanun kapsamında değerlendirmek de mümkün değildir.

Bu itibarla, dilekçi talebinin reddi ile 1357 sayılı ilamın 23. maddesiyle 980,41 YTL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 08.10.2013 tarihli ve 37747 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim