Sayıştay 4. Dairesi 35095 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

35095

Karar Tarihi

13 Kasım 2012

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2008

  • Daire: 4

  • Dosya No: 35095

  • Tutanak No: 35703

  • Tutanak Tarihi: 13.11.2012

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

971 sayılı İlamın 2. maddesi ile Amasya Üniversitesinin Portekiz’de düzenlenen “XI. Halk Oyunları Festivali” ne katılmak üzere sporcu görevlendirilmesi dolayısıyla ödenen harcırahların hesabında hata yapıldığı gerekçesiyle 3.359,98 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Dilekçi temyize konu olan dilekçesinde özetle; temyize konu ilamın söz konusu maddesinde “Yurtdışı Gündeliklerine Dair Karar” ın 2’nci maddesi 1’inci fıkrasında yer alan; “Harcırah için avans verilecek ise, avansın Yeni Türk Lirası cinsinden tutarı, yabancı para cinsinden avans miktarının tahakkuk tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif satış kuruyla çarpılması suretiyle bulunur. Avansın mahsup işlemlerinde ise döviz satım belgesinde gösterilen tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif satış kuru esas alınır.” hükmüne istinaden avansın mahsup işlemi için döviz satım belgesinin bulunması gerektiği ve/fakat bulunmadığından bahisle, “Dolayısıyla avansın mahsup işleminde, avansın mahsup tarihi olan 21.08.2008 tarihindeki TCMB'ce ilan edilen efektif satış kuru olan 1.7661’nin esas alınması gerekmektedir.” denildiğini, ne var ki, bahse konu Sayıştay Kararına yasal dayanak tutulan “Yurtdışı Gündeliklerine Dair Karar” da, bu türden sonuç çıkartmaya cevaz verecek bir düzenleme yer almadığını, dolayısıyla da, konuyla ilgili sorgu ve ardından Sayıştay 4'üncü Dairesince alınan kararın dayanağını, yasal düzenlemelere değil kişisel kanaatlara dayandığını, oysa ki bu türden bir yaklaşımın, ancak kişinin yurt dışına görevli çıkışında hiç döviz almamış olduğu durumda kabul edilebileceğini; böyle bir kabulün ise, ancak Türk Lirası'nın konvertibl olması durumunda söz konusu olabileceğini, ancak böyle bir durumun mevzu bahis olmadığını, şu halde, kişilerin görevli gittiklerinde döviz alındığı gerçeği bir vakıayken, döviz satım belgesinin bulunmaması sebebiyle, sanki döviz hiç alınmamış gibi, mahsup tarihindeki kurun esas alınmasının anılan mevzuat hükmüne uygun olmayacağı gibi, hak ve adalet kurallarıyla da bağdaşmayacağını, bu sebeple, avansın mahsubunda, döviz satım belgesi yoksa eğer, kura esas tarih olarak, avansın mahsup edildiği tarihin değil, en geç yurtdışına çıkış tarihinin esas alınmasının, “Yurtdışı Gündeliklerine Dair Karar” da da engel bir hüküm bulunmadığı için daha makul bir yaklaşım olacağını, zira kişinin her halükarda, yurt dışına çıkışından evvel dövizini almış olacağından, bu bağlamda, dövizi yurda dönüşünden sonra almış olması gibi bir durumun söz konusu olmayacağını, bahse konu Daire kararında belirtildiği üzere, “Döviz satım belgesinde asıl önemli olan onun üzerinde yazılı kur değil, döviz satım belgesinin üzerindeki tarihtir...” hükmü gereğince bu tarihin, mutlaka yurt dışına çıkışın gerçekleştiği tarih ya da öncesine ait olması gerektiğini, bu sebeple de, döviz satım belgesinin olmayışını ileri sürerek avans mahsup tarihindeki kurun dikkate alınmasının dayanaktan yoksun olduğunu, kaldı ki, “Yurtdışı Gündeliklerine Dair Karar” ı uygulamaya koyan yürütme erkinin dermeyan ettiği iradenin de bu doğrultuda olduğunu, bu doğrultuda “Yurtdışı Gündeliklerine Dair Karar” lardaki söz konusu bu ifadenin, kişileri döviz belgesi eklemek zorunluluğundan ari kılmak için 2010 yılı ve sonrasında, “Harcırah için avans verilecek ise, avansın Türk Lirası cinsinden tutarı, yabancı para cinsinden avans miktarının tahakkuk tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif satış kuruyla çarpılması suretiyle bulunur. Avans ilgiliye Türk Lirası cinsinden ödenir. Avansın mahsup işlemlerinde ise ilgiliye ödenme tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif satış kuru esas alınır.” biçiminde değiştirildiğini, yeni düzenlemede; avansın mahsup işleminde esas alınan kur tarihinin, yurt dışına çıkış tarihinden bile önceki bir tarihe isabet etmekte olduğunu ve ilgiliye ödeme yapılan tarih olarak alınmaya başlandığını, İlamdaki uygulamanın yasal bir dayanağa sahip olsaydı bile (ki öyle olduğunun düşünülmediği de belirtilmekte), kişi hakkında lehe olan düzenlemenin tatbikinin genel bir hukuk prensibi olduğunu söylemiş ve tüm bu gerekçelerle Sayıştay 4’üncü Dairesince düzenlenen İlamın 2’nci maddesindeki tazmin hükmünün bozularak yurt dışına çıkış tarihindeki kur üzerinden yeniden hesaplanmış tutarın dikkate alınarak yeniden karara bağlanmasını talep etmiştir.

Başsavcılık Karşılamasında, Yurtdışına çıkışlarda, ilgili personelin döviz almamasının mümkün olduğu; zira, kendisinde döviz bulunabileceği veya harcamalarını fiili döviz kullanmadan kredi kartı ile yapabileceği, bu durumda döviz satım belgesinin ibraz edilemeyebileceği; bu itibarla, Yurtdışı Gündeliklerine Dair Kararın ilgili cümlesinin, 01.01.2010 tarihinden itibaren “avansın mahsup işlemlerinde, avansın ilgiliye ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru esas alınır” şeklinde değiştirildiği, dolayısıyla bu hükmün dikkate alınıp, yeniden karar verilmesi amacıyla, dosyanın Dairesine iadesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.

Öncelikli olarak, Bakanlar Kurulu’nun 2008 yılı için geçerli olan “Yurtdışı Gündeliklerine Dair Karar” ının 2. maddesinin 1. fıkrasında:

“Harcırah için avans verilecek ise, avansın Yeni Türk Lirası cinsinden tutarı, yabancı para cinsinden avans miktarının tahakkuk tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif satış kuruyla çarpılması suretiyle bulunur. Avansın mahsup işlemlerinde ise döviz satım belgesinde gösterilen tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif satış kuru esas alınır.”

Denilmektedir.

Buna göre avans verilirken avans tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif satış kuru üzerinden ödeme yapılması gerekmektedir. Mahsubunda ise döviz satım belgesinde gösterilen tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif satış kuru üzerinden hesaplama yapılması gerekmektedir.

Rapor dosyasına ekli belgelerin incelenmesinden; avansın tahakkuk tarihinin 14.07.2008, avansın ödenme tarihinin 15.07.2008, yurtdışına çıkış tarihinin 23.07.2008, yurtdışından dönüş tarihinin 31.07.2008 ve avansın mahsup işlemi tarihinin ise 21.08.2008 olduğu anlaşılmaktadır.

Avansın verilmesi sırasında avansın tahakkuk tarihinin 14.07.2008 olması sebebiyle avansın tahakkuk işlemi sırasında bu tarihte geçerli Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif satış kuru olan 1,9314 üzerinden hesaplama yapılması gerekmektedir. Ancak hesaplama sorumlunun dilekçesinde de belirttiği gibi sehven bu tarihte geçerli Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif alış kuru olan 1,9192 üzerinden yapılmıştır.

Avansın mahsubu sırasında ise satım belgesinde gösterilen tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif satış kurunun esas alınması gerekirken döviz satım belgesinin olmaması sebebiyle yine avansın tahakkuk tarihinde geçerli Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif alış kuru olan 1,9192 TL üzerinden yapılmış ve avansın giderleştirilmesi (muhasebeleştirilmesi) işlemi tamamlanmıştır.

Temyize esas İlamda ise “Yurtdışı Gündeliklere Dair Karar” da belirtildiği üzere avansın mahsup işlemine esas alınacak kurun tarihinin belirlenmesi için döviz satım belgesine ihtiyaç olduğundan bahisle herhangi bir döviz satım belgesi bulunmaması halinde avansın mahsup işleminin gerçekleştirilmesini mümkün kılmak için avansın mahsup tarihinin esas alınması gerektiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.

Ancak yasal mevzuatımızda 2008 yılı için avans mahsup işlemleri sırasında döviz satım belgesi olmaması durumunda avansın mahsup işleminin avans mahsup tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif satış kuru üzerinden yapılması gerektiğine ilişkin bir ibare bulunmamaktadır. Kaldı ki; yurtdışına çıkışlarda, ilgili personelin döviz almamasının mümkün olduğu; zira, kendisinde döviz bulunabileceği veya harcamalarını fiili döviz kullanmadan kredi kartı ile yapabileceği, bu durumda döviz satım belgesini ibraz edemeyebileceği de aşikardır. Nitekim bu durum yürütme erki tarafından da görülmüş ve bu doğrultuda “Yurtdışı Gündeliklerine Dair Karar” lardaki söz konusu maddenin ilgili fıkrası kişileri döviz belgesi eklemek zorunluluğundan ari kılmak için 2010 yılı ve sonrasında, “Harcırah için avans verilecek ise, avansın Türk Lirası cinsinden tutarı, yabancı para cinsinden avans miktarının tahakkuk tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif satış kuruyla çarpılması suretiyle bulunur. Avans ilgiliye Türk Lirası cinsinden ödenir. Avansın mahsup işlemlerinde ise ilgiliye ödenme tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif satış kuru esas alınır.” biçiminde değiştirilmiştir.

Yürütme erkinin dermeyan ettiği bu irade karşısında sırf Bakanlar Kurulu’nun 2008 yılı için geçerli olan “Yurtdışı Gündeliklerine Dair Karar” ının 2. maddesinin 1. fıkrasında yer alan hükme istinaden avansın mahsup işlemi için döviz satım belgesinin bulunması gerektiği ve/fakat bulunmadığından bahisle, avansın mahsup işleminde, avansın mahsup tarihi olan 21.08.2008 tarihindeki TCMB’ce ilan edilen efektif satış kuru olan 1,7661’nin esas alınması gerektiğini düşünmek makul görünmemektedir. Çünkü bu türden bir yaklaşım, ancak kişinin yurt dışına görevli çıkışında hiç döviz almamış olduğu durumda kabul edilebilir ki; böyle bir kabulün ise, ancak Türk Lirası’nın konvertibl olması durumunda söz konusu olabileceği göz ardı edilmemelidir. Kişilerin görevli gittiklerinde döviz alındığı gerçeği bir vakıayken, döviz satım belgesinin bulunmaması sebebiyle, sanki döviz hiç alınmamış gibi, mahsup tarihindeki kurun esas alınması anılan mevzuat hükmüne uygun olmayacağı gibi, lehe olan düzenlemenin tatbikine ilişkin genel hukuk prensibi ile de bağdaşmamaktadır.

Sonuç olarak her ne kadar dilekçiler avansın mahsubunda kura esas tarih olarak Yurtdışı Gündeliklerine Dair Karar” da da engel bir hüküm bulunmadığı için en geç yurtdışına çıkış tarihinin esas alınmasının makul bir yaklaşım olduğunu belirtseler de Yurtdışı Gündeliklerine Dair Kararın ilgili cümlesinin, 01.01.2010 tarihinden itibaren “Avansın mahsup işlemlerinde ise ilgiliye ödenme tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif satış kuru esas alınır.” şeklinde değiştirilmesi hususunun da dikkate alınarak avansın mahsup işleminin ödenme tarihi olan 15.07.2008 tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden gerçekleştirilmesi yeni mevzuat hükmünün amacı açısından daha uygundur. Bu kurun (1,9527) avansın tahakkuk tarihindeki kurdan (1,9314) daha yüksek olduğu da göz önüne alınırsa mahsuplaşma sonrasında kamu zararından söz etmek mümkün değildir.

Bu itibarla, 2010 yılı ve sonrası için mevzuatta yapılan değişiklikle uygulamaya konulan avansın ödenme tarihindeki kurun esas alınması gerektiği yönündeki hüküm doğrultusunda dilekçi iddialarının kabulü ile 971 sayılı İlamın 2. maddesiyle verilen 3.359,98 TL’nin tazminine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA

Karar verildiği 13.11.2012 tarih ve 35703 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim