Sayıştay 4. Dairesi 34466 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4
Sayıştay Kararı
34466
3 Nisan 2012
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2007
-
Daire: 4
-
Dosya No: 34466
-
Tutanak No: 34725
-
Tutanak Tarihi: 03.04.2012
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
- İlamın 3.maddesi ile, Atabey ilçesinde görev yapan kaymakamlara verilen il özel idaresi ödeneğinden gelir vergisi tevkifatının yapılmaması nedeniyle 954,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Vali, Vali Yardımcısı ve Kaymakamlara verilen ek ödeneklerden gelir vergisi kesilmeyeceğine dair: 5540 sayılı Kanunun 1. maddesi ile 09/06/1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen "Ek ödeme" başlıklı Ek-5. maddesinde;
"İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 inci ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu ödemenin yapılmasında, 27/1/2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (c) bendi ile 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesine göre ödeme yapılmaz." denildiğini,
Özel idareden yapılan ödemelerin de ek ödeme olduğunu,
Bu konuyla ilgili, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 20.12.2006 tarih ve 14914 sayılı yazısında;
"Bakanlığımız Personel Genel Müdürlüğünden ve bazı valiliklerden intikal eden yazılarda; İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi uyarınca vali yardımcıları ve kaymakamlara il özel idaresi bütçesinden yapılacak ödemelerden damga vergisi dışında vergi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda görüş sorulmaktadır. Bilindiği gibi 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi "görev ve ek ödenek" başlığını taşımaktadır. 5540 Sayılı Kanunla il özel idaresinden ek ödenek almayan mülki idare amirlerine sağlanan hak, esas itibariyle bir ek ödenek biçiminde düzenlenmiştir.
Dolayısıyla, 5540 Sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinin uygulanması çerçevesinde Bakanlığımız ve Maliye Bakanlığı tarafından mutabık kalınarak hazırlanan Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan İçişleri Bakanlığı personeline yapılacak Ek Ödemeye ilişkin Usul ve Esaslar ile merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlanmış olup, bu ödemeden damga vergisi dışında bir kesinti yapılmamaktadır.
Bu çerçevede 1700 Sayılı Kanunun ek 5. maddesiyle sağlanan ek ödemeler de temel olarak, 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi kapsamında yapılan ödemeler, dikkate alınarak taşrada görev yapan vali, vali yardımcıları ve kaymakamlar için bu oranlar söz konusu ödemeler kadar eksiltilerek belirlenmiştir. Nitekim 5540 Sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinde yer alan "... 5302 Sayılı İl özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsal unvanlara göre belirlenen oranlarının altında ek ödeme tespit edilebilir...." hükmü de bu doğrultudadır.Bu durumda, taşra personeline 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanuna göre yapılan ödemelerin de, 5540 Sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında bir ek ödeme olarak kabulü ile damga vergisi dışında bir kesintiye tabi tutulmaması gerekmektedir" denildiğini,
Bu konuda Danıştay Dördüncü Dairesinde açılan Esas No 2007/5848, Karar No 2008/5019 sayılı ilamda ;
"5540 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesi ile 9/6/1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen "Ek Ödeme" başlıklı ek 5. maddede, bu ödemenin yapılacağı kamu görevlileri sayılıp, ödemenin üst sınırı belirlenmiş ve ödemeye ilişkin kriterlere yer verilip, oranı belirleme yetkisine ilişkin usul belirtilmiş, bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi kesintisi yapılamayacağı ifade edilmiştir. 5/7/2007 tarih ve 26219 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5540 sayılı Yasa ile tanımlanan ek ödeme ve bu ödemeye uygulanacak vergi istisnasının sadece bu yasa ile yapılan ödemeleri değil, Yasanın yürürlüğe konuluş amacı da dikkate alındığında mülki idare amirlerine diğer kanunlar uyarınca bu kapsamda 5302 sayılı yasa ile yapılan ek ödemeler için de uygulanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Buna göre, 5540 sayılı Kanunun Ek 5 inci maddesi ile, İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlandığından, mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında bulunanlara yapılan ek ödemelere de vergi istisnası uygulanacağı açıktır ." hükmüne yer verildiğini,
832 Sayılı Sayıştay Kanununun Ek 3. maddesinde,
"Ek Madde 3 - (7/3/1985 -3162/16 md. ile gelen Ek 2. md. hükmü olup madde numarası teselsül ettirilmiştir.) Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevlere ilişkin bir işlem dolayısıyla aynı mevzuatın yorumunda, Sayıştay’ın ve Danıştay’ın kesinleşmiş kararları arasında uyuşmazlık bulunduğu hakkında, 63 üncü maddede belirtilen ilgililerin 74 üncü maddedeki usul ve esaslar dairesinde başvuruları üzerine uyuşmazlığın bulunduğu tespit edilirse, Sayıştay kararı yargılamanın iadesi yoluyla görüşülerek uyuşmazlık Danıştay kararı doğrultusunda giderilir.Uyuşmazlığın bulunmadığı hakkındaki Sayıştay kararına karşı 63 üncü maddede belirtilen ilgililerce Danıştay’a başvurulduğu takdirde, bu hususa ilişkin Danıştay kararına uyulur.Uyuşmazlığın mevcut olmadığı tespit edilinceye kadar Sayıştay ilamının yerine getirilmesi durdurulur. " denildiğini,
Bununla beraber 25/06/2009 tarih ve 5917 sayılı Kanunun 36. maddesiyle 5302 Sayılı Yasaya eklenen geçici 4. maddesinde;
"Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir." hükmünün getirildiğini,
Ayrıca konu ile ilgili aynı gerekçelerle yapılan savunma sonucu Sayıştay 4. Dairesinin Çankırı İl Özel İdaresi hesapları ile ilgili 02.02.2011 tarih ve 31184-185 sayılı kararı ile Sayıştay 2. Dairesinin Aksaray İl Özel İdaresi hesapları ile ilgili 03.03.2011 tarihli kararları gereğince farklı kişiler nezdinde Beraat Kararı çıkmış olduğunu belirterek tazmin hükümlerinin kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; sorumlu, 5302 sayılı Kanunun 63. maddesiyle Vali Yardımcısı ve Kaymakamlara yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle verilen tazmin hükmünün, söz konusu ödemelerin 5302 sayılı Kanunun geçici 4. maddesi uyarınca takip ve tahsilinden vazgeçildiğini belirterek kaldırılmasını istemiştir.Danıştay Dördüncü Dairesinin 22.12.2008 tarihli ve E:2007/5848, K:2008/5019 sayılı kararı gereğince talebin kabul edilerek, tazmin hükmünün kaldırılması uygun görülmektedir, şeklinde görüş bildirmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun Görev ve Ek Ödenek başlıklı 63. maddesinde;
“Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.
…”denilmiştir.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesinde;
“Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmez.”denilerek ücretin tarifi yapılmıştır.
Aynı Kanunun "Vergi Tevkifatı" başlıklı 94. maddesinde, Kamu idare ve müesseselerinin, söz konusu maddede bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları,
94.maddenin 1.bendinde de; Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104. maddelere göre vergi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir.
Yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre, Encümen Başkanı, Encümen üyeleri, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Çünkü Gelir Vergisi Kanununun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61. maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında encümen başkanı (Vali), encümen üyeleri, vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan, yukarıda sayılan personele yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.
5540 sayılı Kanunun 1.maddesi ile 9.6.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dâhiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5.maddede;
“İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usûlleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz.” denilmektedir.
Söz konusu bu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, encümen başkanı(Vali), encümen üyeleri, vali yardımcıları ve kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ek ödeme, diğeri ise 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır. Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan, 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesinde yer alan istisna hükmü, hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.
Ayrıca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2010/290 Esas nolu 2011/240 Karar nolu kararında, 5302 sayılı Kanun gereğince ödenen ödeneklerden gelir vergisi kesintisi yapılmasına ilişkin açılan davayı, 5302 sayılı Kanuna göre yapılan ödemenin gelir vergisinden müstesna olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı, istisna hükmünün yalnızca 1700 sayılı Kanuna göre yapılan ek ödemeyi kapsadığı gerekçesiyle reddeden vergi mahkemesi ısrar kararını hukuka uygun bulmuştur.
Dilekçede, 5917 sayılı Kanun gereğince, borç takibi işlemlerine son verilmesi gerektiği iddia edilmişse de, 5917 sayılı Kanunun 36.maddesi ile getirilen ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen geçici 4.madde, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63.maddelerine göre yapılan ödemelerin aslına ilişkin olup yapılan bu ödemelerin vergiye tabi olma niteliğini ortadan kaldırmamaktadır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle 1334 sayılı ilamın 3. maddesiyle 954,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- Dilekçi 1334 sayılı ilamın 11. maddesine itiraz etmekte ise de, söz konusu tazmin hükmü ilamda isimleri yazılı sorumlulara yöneltilmiş olup dilekçinin bu tazmin hükmündeki durumu, tazmine konu ödemenin sadece ahizi olmaktan ibaret bulunmaktadır.
Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar, 832 sayılı Kanunun 68. maddesinin ( c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63. maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilen memurlardan ibaret olup bunlar arasında tazmine esas olan parayı alanlar sayılmamış bulunduğundan ahiz durumunda olan dilekçinin dilekçesi üzerine Kurulumuzca YAPILACAK BİR İŞLEM OLMADIĞINA,
Karar verildiği 03.04.2012 tarih ve 34725 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02