Sayıştay 4. Dairesi 34389 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4
Sayıştay Kararı
34389
12 Şubat 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2007
-
Daire: 4
-
Dosya No: 34389
-
Tutanak No: 36528
-
Tutanak Tarihi: 12.02.2013
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
1239 sayılı ilamın 1.maddesiyle İş Kanununun değişmesi nedeniyle işyeri hekimliği sözleşmeleri sona eren Belediyede çalışan kadrolu doktorlara kıdem tazminatı ödendiği gerekçesiyle 314.176,50 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
12.07.2006 tarihinden sonra kurumda çalışmakta olan hekimlere, asli görevleri kapsamında, çalıştıkları kurum ve kuruluşların asıl işveren olarak çalıştırdıkları işçilerin işyeri hekimliği hizmetleri gördürülmüş ve kanuni gerektirici sebebin doğmasıyla işyeri hekimliği sözleşmeleri idaremizce feshedilmiştir.
4758 sayılı İş kanununun tanımlar başlıklı 2.maddesi ve istisnalar başlıklı 3. maddesi uyarınca idaremizce kanuni gerektirici sebeplerle feshedilmiş olan hizmet akitleri İş Kanunu kapsamındadır. İşyeri Hekimliğine ilişkin iş akitlerinin de 1475 sayılı kanunun 14.maddesi ile 4758 sayılı Kanunun 13.maddesine tabi olacağı açıktır. Hekimler kadrolu görevleri sebebiyle kanun gereği işyeri hekimliği hizmeti vermeye devam etseler dahi; 12.07.2006 tarihinden önceki hukuki durum değişmemiştir. Bir sözleşme karşılığı (iş akdi) hizmet verilmiştir. Belediyenin 12.07.2006 tarihinden önce yürürlükte olan işyeri hekimliği sözleşmesine göre İş Kanunundan kaynaklı borcunu ödemesi ile kamu zararı oluşmaz.
4857 sayılı yasanın 81. Maddesine istinaden sözleşme karşılığı, işyeri hekimi olarak çalıştırılan kurum hekimlerine, yapılan yasal düzenleme sonucu, işyeri hekimlik sözleşmelerinin fesh edilmesinden dolayı kıdem tazminatı ödenemez şeklinde yorum yapılması, iş hukukunun işçi lehine yorum ilkesine de uygun değildir.
İş Kanunu 14.maddesinin belirtilen fıkraları, aynı zaman dilimi içinde farklı sözleşmelerle çalışılma durumu için değil, ancak farklı zamanlarda gerçekleşen ve "tek bir hizmet akdine konu iş ilişkisi"nden söz edilebildiği durumlar için, "aynı kamu ya da özel işveren"e karşı geçerlidir.
Konuya ilişkin Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 1990/12075 E.-1991/3125 K.sayılı ve 28.02.1991 günlü örnek kararı, Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2004/19515 E.-2005/9536 K.sayılı ve 23.03.2005 günlü ilamı, Üsküdar 1. İş mahkemesi 2009/656E- 2010/719 Sayılı Kararı, İstanbul 5. İş Mahkemesi 2009/55E- 2010/508 Sayılı Kararı, İstanbul 5. İş Mahkemesi 2009/54E- 2010/509 Sayılı Kararı ve buna benzer yüzlerce karar örnek gösterilebilir.
Demiş, ayrıca 6009 sayılı Kanunun Geçici 8.Maddesini gerekçe göstererek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Savcılık Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1 inci maddesinde; "Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.",
"Tanımlar" başlıklı 2 nci maddesinde; "Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.",
"İşyeri Hekimliği" başlıklı 81 inci maddesinde ise; "Devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran işverenler, Sosyal Sigortalar Kurumunca sağlanan tedavi hizmetleri dışında kalan, işçilerin sağlık durumunun ve alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin sağlanması, ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık hizmetlerini yürütmek üzere işyerindeki işçi sayısına ve işin tehlike derecesine göre bir veya daha fazla işyeri hekimi çalıştırmak ve bir işyeri sağlık birimi oluşturmakla yükümlüdür.
(Ek fıkra : 01/07/2006 - 5538 S.K/18.mad) Kanuna veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuatına göre çalıştırılmakta olan hekimlere, ikinci fıkrada öngörülen eğitimler aldırılmak suretiyle ve aslî görevleri kapsamında, çalışmakta oldukları kurum ve kuruluşların asıl işveren olarak çalıştırdıkları işçilerin iş yeri hekimliği hizmetleri gördürülür. Bu kurum ve kuruluşların diğer personel için oluşturulmuş olan sağlık birimleri iş yeri sağlık birimi olarak da kullanılabilir." denilmektedir.
Buna göre kurumlardaki kadrolu doktorların işyeri hekimi olarak görev yapmaları asli vazifeleridir.
4857 sayılı Kanunun 120 inci maddesi ile yürürlüğü devam ettirilen 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için;
-
İşçi, İş Kanununa göre işçi sayılmalıdır.
-
İşçi, İş Kanunu kapsamında olan iş veya işyerinde çalışmış olmalıdır.
-
İşçinin hizmet süresi en az bir tam yıl (=365 gün) olmalıdır.
-
İş sözleşmesi kanunda belirtilen sebeplerle sona ermiş olmalıdır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre kurum doktoru olarak görev yapmakta olan ilgili kişiler işçi statüsünde olmayıp kıdem tazminatına hak kazanabilme şartları oluşmadan kendilerine bu ödemenin yapılamayacağı açıktır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "İstihdam Şekilleri" başlıklı 4 üncü maddesinde "Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.
A) Memur:
Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır.
…
D) İşçiler:
(Değişik cümle: 04/04/2007-5620 S.K./4.mad) (A), (B) ve (C) fıkralarında belirtilenler dışında kalan ve ilgili mevzuatı gereğince tahsis edilen sürekli işçi kadrolarında belirsiz süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan sürekli işçiler ile mevsimlik veya kampanya işlerinde ya da orman yangınıyla mücadele hizmetlerinde ilgili mevzuatına göre geçici iş pozisyonlarında altı aydan az olmak üzere belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan geçici işçilerdir. Bunlar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz.”,
Kanunun 146 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında ise;
"Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz."
denilmektedir.
657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin "D" fıkrasında sayılan personel hakkında 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanır. 657 sayılı Kanuna göre "Memur" sayılan personele, bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, 657 sayılı Kanuna tabi kurum doktorlarına, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre sadece işçilere tanınan bir hak olan kıdem tazminatı ödenmesi mevzuata aykırıdır.
Dilekçi ayrıca çeşitli mahkeme kararlarını gerekçe göstermişse de, 832 sayılı Sayıştay kanununun 65. Maddesine göre genel mahkemelerce verilen hükümler Sayıştay’ın hesap ve işlemleri yönünden denetimine ve hükmüne engel değildir.
6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi memur temsilcileriyle akdedilen sözleşme veya tasarrufu kapsamakta olup, ilama konu tazmin hükmü bu kapsamda yapılan bir ödemeye dayanmadığından dilekçilerin bu yöndeki iddiaları da yerinde görülmemiştir.
Bu itibarla dilekçi iddialarının reddiyle 1239 sayılı ilamın 1.maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 12.02.2013 tarih ve 36528 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56