Sayıştay 4. Dairesi 34376 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

34376

Karar Tarihi

16 Nisan 2013

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2008

  • Daire: 4

  • Dosya No: 34376

  • Tutanak No: 36968

  • Tutanak Tarihi: 16.04.2013

  • Konu:

KARAR

Duruşma talep eden dilekçilerden Osman Nuri Özcan ile Cengiz Özdemir ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

  1. Dilekçiler 584 sayılı ilamın 1. maddesiyle verilen tazmin hükmünün tahsil edildiğini bildirmişler ve dilekçe ekinde “1.302,46 TL. İdaremizce alınmıştır.” yazılı imzalı belge ibraz etmişlerdir.

Söz konusu yazı tahsil edildiği belirtilen tutarın idare veznesine yatırıldığını ve/veya idarenin muhasebe kayıtlarına intikal ettiğini tevsik edici nitelikte olmadığından Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,

  1. 584 sayılı ilamın 2. maddesiyle Daire Başkanlarına makam ve görev tazminatı ödendiği gerekçesiyle 59.260,43 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler dilekçelerinde özetle ESKİ’nin müstakil bütçeli bir kuruluş olduğundan bahisle tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir.

Anayasanın İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği başlıklı 123’üncü maddesinde; “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre idarenin kuruluş ve görevleri ile bir bütün olduğu, bu bütünün merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanarak kanunla düzenleneceği, kamu tüzel kişiliğinin kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulacağı açıktır. Anayasada yer alan bu hükümler idarenin kuruluşu açısından merkezi ve yerinden yönetim arasında bir farklılık gözetmemektedir. Anayasa yerinden yönetimin de merkezi yönetim gibi kuruluşunun kanunla düzenleneceğini, kamu tüzel kişiliğinin kanunla kurulacağını esas almaktadır. Bu esaslar nedeni ile kanunla düzenlenen kuruluş ile kanun ya da kanunun açıkça verdiği bir yetkiye dayanılarak kurulan kamu tüzel kişiliği açısından merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında bir fark bulunmamaktadır. Merkezi yönetim ile yerel yönetim arasındaki fark ve üstünlük kuruluş ve görevlerde değil, Anayasa ve kanunlarla verilen yetkilerdedir. Bu nedenle merkezi yönetimdeki bağlı idare, müstakil genel müdürlük, müstakil bütçe, kamu tüzel kişiliği gibi idarenin kuruluşunu düzenleyen hukuki ibareler yerel yönetimler için de geçerlidir.

Anayasanın, kamu tüzel kişiliğinin (hükmi şahsiyetin) kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulacağını açık olarak belirttiği ancak, bu tüzel kişiliğe sahip genel müdürlükler arasında, müstakil genel müdürlük veya bağlı genel müdürlük gibi herhangi bir ayrıma gitmediği, uygulamada da, kamu tüzel kişiliğine sahip genel müdürlükler oluşturulurken, müstakil veya bağlı olmaları gözetilmeden hemen hepsinde, benzer bir teşkilat yapısı oluşturulduğu, buna bağlı olarak başta Anayasa olmak üzere, diğer mevzuatımızda da müstakil genel müdürlük ve bağlı genel müdürlük ayrımına yer verilmediği, bunların ayrı ayrı tanımlandığı bilinmektedir. Bu durum birer yerel yönetim olan büyükşehir belediyeleri sınırları içinde görevli ve 2560 sayılı Kanuna tabi olan Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlükleri için de geçerlidir.

Aynı Kanunun 1’inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Genel Müdürlüğün hizmeti, İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin görev alanı ile sınırlıdır. Ancak, şehrin yararlandığı su kaynaklarının korunmasına ilişkin hizmetler, büyük şehir belediye sınırları dışında da olsa bu kuruluş tarafından yürütülür. Ayrıca İçişleri ile Bayındırlık ve İskan Bakanlıklarının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu anasistem ile ilgili başka belediye ve köylerin su ve kanalizasyon işlerini de bu Genel Müdürlüğe verebilir.” hükmü uyarınca İSKİ’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesinin görev alanı ile sınırlı olduğu, ancak şehrin yararlandığı su kaynaklarının korunmasına ilişkin hizmetlerin, Büyükşehir belediye sınırları dışında da olsa bu kuruluş tarafından yürütüleceği açıktır.

2560 sayılı Kanunun 1’inci maddesinde “İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile koordineli olarak hizmetlerini yürüten, müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine haiz bir kuruluş olup personel statüsü bakımından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek geçici 9 uncu maddesi hükümlerine, diğer işlemlerinde ise özel hukuk hükümlerine tabidir.” denilmekte iken, 23/05/1984 tarihli ve 3009 sayılı Kanunun 1’inci maddesiyle yapılan değişiklik ile bu madde; “İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı, müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur. İSKİ personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabidir.” şeklinde değiştirilmiştir. Bu nedenle idarenin yapısını belirleyen organlarında ve görevlerinde hiç bir değişikliğe gidilmeksizin, ilk düzenlemede İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile koordineli olarak çalışacağı belirtilen İSKİ’nin, yapılan değişiklik ile İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı olduğu düzenlemesinin getirilmiş olması, müstakil olarak kurulan idarenin yapısı ve işleyişinin değiştirilmediğini göstermektedir. Bu çerçevede; 2560 sayılı Kanunun Genel Kurul başlıklı 4’üncü maddesinde “İstanbul Büyük Şehir Belediye Meclisi, İSKİ Genel Kurulu olarak görevli ve yetkilidir.” hükmü ile Yönetim Kurulu başlıklı 7’inci maddesindeki “Büyük Şehir Belediye Başkanı Yönetim Kurulunun başkanıdır. Belediye Başkanının bulunmaması halinde, Genel Müdür Yönetim Kuruluna başkanlık eder.” hükmü Büyükşehir Belediye organlarına ikinci görevler vermektedir.

İSKİ kamu tüzel kişiliğine sahip olduğundan, başka bir anlatımla müstakil genel müdürlük statüsünde bulunduğundan, görevin yürütülmesi için alınan kararlarda her hangi bir makamın iznine, onayına ve denetimine tabi bulunmamaktadır. Bu idareler tarifeleri belirlemekte, kamulaştırma kararlarını kendileri almakta, bu kararların iptali ve kamulaştırma bedelinin artırılması için açılan davalarda hasım gösterilmekte, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davaları yine doğrudan bunlar tarafından açılmakta, idarelerin yapmış olduğu herhangi bir faaliyeti nedeniyle Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılan davaların, su ve kanalizasyon idarelerinin ayrı tüzel kişiliğe sahip olduğu gerekçesiyle mahkemece reddedildiği durumlar bulunmaktadır.

Merkezi idare içinde yer alan Bakanlıkların kuruluşunu düzenleyen 27/9/1984 tarihli ve 3046 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinde bakanlık bağlı kuruluşları, 11’inci maddesinde ise, bakanlık ilgili kuruluşları tanımlanmıştır. Belediyelerin kuruluşunu düzenleyen 5393 sayılı Kanunda, belediyeye bağlı veya ilgili kuruluş düzenlemesine yer verilmediği, Belediye teşkilâtı başlıklı 48 inci maddede belediyenin birimlerinin hangileri olduğu ve nasıl oluşturulacağı belirlenmiştir. Büyükşehir Belediyelerinin kuruluşunu düzenleyen 5216 sayılı Kanununda, bağlı kuruluş, ilgili kuruluş veya bağlı genel müdürlük tanımı veya ifadesi bulunmamaktadır.

2560 sayılı Kanunun 1’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, İstanbul Büyük Şehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur. İSKİ personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir.” hükmü ile su ve kanalizasyon idarelerinin müstakil bütçeye ve kamu tüzel kişiliğe sahip olduğu belirtilmiştir. Kanundaki bu hüküm ile 657 sayılı Kanunun ekindeki cetvellerde yer alan bağımsız genel müdürlük (mahalli idarelere bağlı genel müdürlükler hariç) ifadesi ile birlikte değerlendirilmelidir. Bir genel müdürlüğün bütçesi müstakilse ve bu genel müdürlük kamu tüzel kişiliğine de sahipse, bu genel müdürlüğün, başka bir otoritenin izin, onay veya denetimine tabi olmadan karar alma ve uygulama yetkisine sahip bulunduğu açıktır. Nitekim, söz konusu cetvellerde müstakil genel müdürlük olarak belirtilen genel müdürlüklerin kuruluş kanunlarında, kamu tüzel kişiliklerinin bulunduğu ifade edilmiştir. Karayolları Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Devlet Demir Yolları Genel Müdürlüğü gibi bu idarelere örnek olarak gösterilebilecek genel müdürlüklerde, kamu tüzel kişiliğine sahip olma ibaresi ile bağlı olma ibaresi, aynı şekilde 2560 sayılı Kanuna tabi Su ve kanalizasyon idareleri için de geçerlidir.

İSKİ’nin personel rejimi ile alakalı düzenlemeye 2560 sayılı Kanunda yer verilerek bu Kanunun 1’inci maddesine göre; su ve kanalizasyon idaresinde görevli personelin 657 sayılı Kanuna tabi olduğu, personele özlük ve maaş yönünden bunların uygulanması gerektiği aşikardır.

Su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlüklerinin 1. hukuk müşavirlerinin 1994 yılından, daire başkanlarının ise 15 Nisan 1997 tarihinden itibaren, makam ve görev tazminatından faydalandırıldıkları, Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı görüşleriyle, idari yargıya konu olan davalar sonucu su ve kanalizasyon idarelerindeki 1. hukuk müşaviri ve daire başkanlarının makam ve görev tazminatı alabilecekleri hususunda kararların verildiği görülmektedir.

Bu itibarla 584 sayılı ilamın 2. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 584 sayılı ilamın 3. maddesiyle personele yapılan iki maaş tutarında ikramiye ödemesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki aylık tanımı dışında kalan unsurların da hesaplamaya dahil edildiği gerekçesiyle 208.706,10 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler dilekçelerinde özetle;

Maaşın gösterge ve ek göstergeden ibaret olmadığını, çeşitli Kanunlardan alıntılar yaparak maaş kavramının memura her ay ödenen düzenli ve sürekli tüm ödemeleri kapsadığını, çeşitli yargı kararlarında da maaş kavramına gösterge ve ek gösterge yanında taban ve kıdem aylığı, her türlü zam ve tazminatların da dahil olduğunun kabul edildiğini belirtmişler ayrıca 6009 sayılı Kanunun geçici 8.maddesini gerekçe göstererek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Savcılık Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.

2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun ek 5. Maddesine göre bu kanun diğer büyükşehir belediyeleri hakkında da uygulanmaktadır. Kanunun 1. maddesinin son fıkrasıyla İSKİ personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi tutulmuştur. Kanunun 6.maddesinin d bendinde yılda iki maaşı geçmemek üzere verilecek ikramiyelerin miktar ve zamanını belirleme görevi Genel Kurul’a verilmiştir.

657 sayılı Kanunun “Memurlara Ödenecek Aylık Tutarları” başlıklı 155. maddesinde, “Bu kanunun 36 ncı maddesinde yer alan sınıflara ait gösterge tablosundaki rakamların, genel bütçe kanununda o yıl için tespit edilen katsayı ile çarpılması sonunda bulunacak miktar, sınıfların derece ve kademelerindeki memurların aylık tutarlarını gösterir.”,

“Göstergeler” başlıklı 43. maddesinin B bendinde; “Ek Gösterge: Bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları; hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu kanuna ekli I ve II sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanır.” ,

Hükümlerine yer verilmek suretiyle “Aylık” kavramı, her derece için tespit edilen göstergeler ile görevin niteliğine göre belirlenen ek göstergeler toplamının Bütçe Kanununda saptanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan tutar olarak tanımlanmıştır.

Danıştay 1. Dairesinin 06.05.1999 tarih ve 1999/81 Karar No.lu Kararında da, 657 sayılı Kanunun 155 ve 43/(B) maddesine atıf yapılarak aylık tanımının, 657 sayılı Kanunda her derece için tespit edilen göstergeler ile varsa görevin niteliğine göre belirlenen ek göstergeler toplamının kanunlar gereği saptanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan tutarı ifade ettiği, aylık tanımının diğer ödeme unsurlarını da kısmen ya da tamamen kapsayacak şekilde ancak yeni bir yasal düzenlemeyle değiştirilebileceği, böyle bir düzenleme yapılmadıkça 657 sayılı Kanunda yer alan aylık tanımının diğer ödeme unsurlarını da kapsayacak şekilde yorum yoluyla değiştirilmesinin mümkün olmayacağı, yılda iki maaşı geçmeyen ikramiye uygulamasına ilişkin tutarın hesaplanmasında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda tanımı yapılan aylık tutarın dışında kalan diğer ödeme unsurlarının dikkate alınmasına hukuken olanak bulunmadığı görüşüne varılmıştır.

Diğer taraftan, 375 sayılı Devlet Memurları Ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı İle Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesinde “Bu göstergeler 657 sayılı Kanun ve diğer personel kanunlarına ve kanun hükmünde kararnamelere göre her ne ad altında olursa olsun ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, ücret ve benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.” Denilmektedir. Düzenlemede her ne kadar “ikramiye” ifadesine yer verilmese de, “her ne ad altında olursa olsun” ile “ve benzeri ödemeler” ibarelerinden, kapsamın sadece sayılan ödeme türleriyle sınırlı olmadığı, “ikramiye” hesabına da taban ve kıdem aylığının dahil edilmeyeceği açıkça anlaşılmaktadır.

6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi memur temsilcileriyle akdedilen sözleşme veya tasarrufu kapsamakta olup, ilama konu tazmin hükmü bu kapsamda yapılan bir ödemeye dayanmamaktadır.

Bu itibarla, 584 sayılı ilamın 3. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 584 sayılı ilamın 4. maddesiyle Merkez Aşağılıca Köyü hudutlarında 424.020,59 m2’lik ormanlık alanda su tutma ünitesi (gölet) tesis izni ile ilgili olarak; ESKİ bütçesinden Orman Genel Müdürlüğü Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü bütçesine 22.03.2007 tarih ve 26470 sayılı Orman Sayılan Alanlarda Verilecek İzinler Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak orman tahsis bedellerinin aktarıldığı gerekçesiyle 294.037,82 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler dilekçelerinde özetle;

22.03.2007 tarih ve 2647 tarih ve 26470 sayılı Orman Sayılan Alanlarda Verilecek İzinler Hakkında Yönetmelikte;

Tanımlar

Madde 4-(l) Bu Yönetmelikte geçen;

i) Devlet İdareleri: 10/12/2003 tarihli 5018 sayılı kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun ekli (1) sayılı cetvelinde yer alan idareleri

p) Kamu Kurum ve Kuruluşları: Bu Yönetmelikteki Devlet İdareleri tanımı dışında yer alan kamu idarelerini ifade eder.

Kamu Kurum ve kuruluşlarından alınacak bedeller

Madde 50-(l) Kamu Kurum ve Kuruluşlarına verilecek izinlerden;

a) Ağaçlandırma bedeli

b) Bu Yönetmeliğin 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2)numaralı alt bendinde belirtildiği şekilde arazi izin bedeli

c) Orman köylüleri kalkındırma geliri

ç) Ağaçlandırma ve erozyon kontrolü geliri alınır

(4) İl Özel İdareleri, belediyeler, köy tüzel kişilikleri, belediyeler birliği,çevre koruma birlikleri ve köylere hizmet götürme birliklerinin kar gayesi bulunmaksızın yapacakları tesislerden, ağaçlandırma bedeli, orman köylüleri kalkındırma geliri ile ağaçlandırma ve erozyon kontrolü geliri alınmaz, arazi izin bedeli toplam proje bedelinin binde biri olarak alınır.

hükümleri yer almaktadır.

2560 sayılı İstanbul su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunda;

Görev ve Yetkiler

Madde 2- İSKİ-nin görev ve yetkileri şunlardır;

a) İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yer altı ve yerüstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan aboneye ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek

Tarife Tespit Esasları

Madde 23-(Değişik: 3305-5.6.1986 / m.z) Su satışı, kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların uzaklaştırılması, septik çukurların boşaltılması giderleri için ayrı tarifeler yapılır. Bu tarifelerin tespitinde, yönetim ve işletme giderleri ile, amortismanları doğrudan gider yazılan (aktifleştirmeyen) yenileme, ıslah ve tevsi masrafları ve %10'dan aşağı olmayacak nispetinde bir kar oranı esas alınır.

Tarifeleri tespiti ile tahsilatla ilgili usul ve esaslar bir yönetmelikte belirlenir.

Hükümleri yer almaktadır.

Tarifeler Yönetmeliğinde;

III. BÖLÜM

Tarifelerin Hazırlanışı

TARİFE TESPİT ESASLARI:

Madde 22: Su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılması tarifelerinin belirlenmesinde Kuruluş Kanununun 23.ncü maddesinin tespit ettiği esaslar dahilinde aşağıdaki masraf kalemleri dikkate alınır.

22.1. Yönetim Ve İşletme Giderleri

22.1.1. Enerji ve Malzeme Giderleri: ………………

22.1.2. Personel Giderleri: ……………………….

22.1.3. Çeşitli Giderler: ……………………….

22.1.4. Tamirat Giderleri: ……………………….

22.1.5. Amortisman Giderleri: ……………………….

22.1.6. Kar Oranı:Bu maddede sözü edilen toplam giderlerin %10 undan az olamayacak bir kar ilave edilir.

Hükmü yer almaktadır.

Yukarıdaki açıklamalarımız çerçevesinde, öncelikle 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa göre İdaremiz Kamu Kurum ve Kuruluşu niteliğinde olduğu tartışmasızdır.

Orman Sayılan Alanlarda Verilecek İzinler Hakkında Yönetmeliğin 50.maddesinde Kamu Kurum ve Kuruluşlarından alınacak bedeller düzenlenmiş olup, Aşağılıca köyünde 424020,59 m2 lik ormanlık alanda gölet izin talebimiz Orman Bölge Müdürlüğünün 28.10.2008 tarih ve 2008/62 sayılı Olur'u ile onaylanmış olup; bedel cetvelleri yazı ekinde gönderilerek ilgili hesaplara bedellerin yatırılması Eskişehir Orman İşletme Müdürlüğünün 05.11.2008 tarih ve B. 18.l.OGM. 1.14.03.Ş.3.241.02/5949 sayılı yazıları ile istenmiştir.

26.05.2009 tarihinde 2219 sayılı yazı ile Orman Bölge Müdürlüğüne "Yönetmeliğin 50.maddesinin 4.üncü fıkrası gereğince söz konusu bedellerin Genel Müdürlüğümüzce ödenip ödenmemesi hususunun, tekrar incelenerek sonucunun bildirilmesi" istenmiştir.

Orman Bölge Müdürlüğü 01.06.2009 tarih ve 663-2994 sayılı cevabi yazısında "……. 424020,59 m2'lik ormanlık alanda Eskişehir Büyükşehir Belediyesi adına verilen gölet tesisi izninde kar gayesi bulunduğundan söz konusu izin için, hesaplanıp istenilen bedelleri ödemeniz gerekmektedir" ifadeleri ile söz konusu bedelin ödenmesi gerektiğini İdaremize bildirmiştir.

Bundan başka Su ve Kanalizasyon İdarelerinin Yargıtay'ın yaklaşık otuz yıllık yerleşik kararları çerçevesinde hukuki yapısı incelenmiş olup, bu idareler kesin bir biçimde Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde TACİR olarak kabul edilmiş olup, bu idarelerin taraf olduğu yargısal ihtilaflar 3533 Sayılı Yasa kapsamında tahkime tabi kabul edilmemektedir.

Demişlerdir.

Savcılık “2560 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinde “%10’dan aşağı olmayacak nispette kâr” ibaresinin emredici olması, Orman Sayılan Alanlarda Verilecek izinler Hakkında Yönetmeliğin 50 nci maddesinde ise buna cevaz verilmesi ve ödenen bedelin bir kamu kurumuna yapılması nedeniyle kamu zararından bahsedilemeyeceği düşünülmektedir.” Şeklinde görüş bildirmiştir.

22.03.2007 tarih ve 2647 tarih ve 26470 sayılı Orman Sayılan Alanlarda Verilecek İzinler Hakkında Yönetmelikte;

“Tanımlar

Madde 4-(l) Bu Yönetmelikte geçen;

i) Devlet İdareleri: 10/12/2003 tarihli 5018 sayılı kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun ekli (1) sayılı cetvelinde yer alan idareleri

p) Kamu Kurum ve Kuruluşları: Bu Yönetmelikteki Devlet İdareleri tanımı dışında yer alan kamu idarelerini ifade eder.

Kamu Kurum ve kuruluşlarından alınacak bedeller

Madde 50-(l) Kamu Kurum ve Kuruluşlarına verilecek izinlerden;

a) Ağaçlandırma bedeli

b) Bu Yönetmeliğin 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2)numaralı alt bendinde belirtildiği şekilde arazi izin bedeli

c) Orman köylüleri kalkındırma geliri

ç) Ağaçlandırma ve erozyon kontrolü geliri alınır

(4) İl Özel İdareleri, belediyeler, köy tüzel kişilikleri, belediyeler birliği, çevre koruma birlikleri ve köylere hizmet götürme birliklerinin kar gayesi bulunmaksızın yapacakları tesislerden, … ağaçlandırma bedeli, orman köylüleri kalkındırma geliri ile ağaçlandırma ve erozyon kontrolü geliri alınmaz, arazi izin bedeli toplam proje bedelinin binde biri olarak alınır.”

hükümleri yer almaktadır.

Yönetmeliğin gelir alınmayacak kamu kurum ve kuruluşlarının sayıldığı 50. maddesinin 4. fıkrasında “belediyeler” ifadesine yer verilmiş olup, su ve kanalizasyon idareleri ayrıca belirtilmediği gibi bağlı genel müdürlük vb. bir ibare de kullanılmamıştır. İlamda da “belediyeler” ibaresinin su ve kanalizasyon idarelerini de kapsadığı, ayrıca idarenin ormanlık alanda su tutma ünitesi (gölet) yapmasındaki amacın kar etmek değil, ileride doğabilecek su sıkıntısını ortadan kaldırmak olduğu kabulüyle hüküm tesis edilmiştir.

2560 sayılı Kanunun 23. maddesindeki “Su satışı, kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların uzaklaştırılması, septik çukurların boşaltılması giderleri için ayrı tarifeler yapılır. Bu tarifelerin tespitinde, yönetim ve işletme giderleri ile, amortismanları doğrudan gider yazılan (aktifleştirmeyen) yenileme, ıslah ve tevsi masrafları ve %10'dan aşağı olmayacak nispetinde (%10’dan aşağı olmayacak nispetinde ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 26/1/2012 tarihli ve E.: 2011/6, K.: 2012/16 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.) bir kar oranı esas alınır.” Hükmüyle de, su ve kanalizasyon idarelerinin su satışından kar elde etmesi öngörülmüştür.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.10.2007 tarih ve E. 2007/4-597 K. 2007/694 sayılı kararında İSKİ’nin özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olması yanında, ticari şekilde veya iktisadi esaslara göre işletilmekte olduğunu, yaptığı işler itibariyle de ticarethane sayıldığını, sonuç itibariyle de çok açık biçimde tacir sıfatını taşıdığına karar verilmiştir.

Orman Sayılan Alanlarda Verilecek İzinler Hakkında Yönetmelikte gelir alınmayacak kamu kurum ve kuruluşları arasında açıkça su ve kanalizasyon idarelerinin sayılmamış olması; söz konusu idarelerin yargı kararlarında tacir olarak kabul edilmesi ve 2560 sayılı Kanunun 23. maddesinde su satışlarından kar elde etmelerinin öngörülmüş olması nedeniyle, gölet yapımının kar amacı gütmeyen bir faaliyet olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla; 584 sayılı ilamın 4. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

Karar verildiği 16.04.2013 tarih ve 36968 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim