Sayıştay 4. Dairesi 33769 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4
Sayıştay Kararı
33769
11 Aralık 2012
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2007
-
Daire: 4
-
Dosya No: 33769
-
Tutanak No: 35906
-
Tutanak Tarihi: 11.12.2012
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
-
1154 sayılı İlamın 1. maddesi sosyal denge ödemesine ilişkin olup, 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan madde hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu dosyanın ilgili maddesinin işlemden kaldırılmasına,
-
1154 sayılı ilamın 2. maddesiyle Batman Belediyesi tarafından kamulaştırılan gayrimenkullerin belediye emlak kayıtlarındaki vergi değeri ile kesinleşen kamulaştırma bedeli arasındaki farkın emlak vergisine tabi tutulmadığı gerekçesiyle 1.540,24 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde;
“Tesis edilen işlemlerde yasal olarak yapılması gerekli olan tüm kesintilerin (gelir vergisi,damga,stopaj,KDV. gibi) Mali Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde görevli Muhasebe Yetkilisi tarafından incelenerek yapılması gerekmektedir. Nitekim, Mali Hizmetler Müdürlüğüne tevdi edilen tüm ödeme dosyalarının ön kontrolü Muhasebe Yetkilisi tarafından yapılmakta, eksik ve hatalı durumların saptanması halinde bunların giderilmesi için dosya ilgili birime gönderilir.
Yasal olarak ve doğrudan görevimin sorumluluk alanı içerisinde bulunmayan bir konu nedeniyle hakkımda tazmin kararı verilmesi doğru değildir. Bu nedenle, tazmin kararının kaldırılması gerektiği inancındayım.”
Demiştir.
Savcılık Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 39. maddesinde “Kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırıldığı yıla ait emlak vergisi tarhına esas olan vergi değeri, kesinleşen kamulaştırma bedelinden az olduğu takdirde, kamulaştırma bedeli ile vergi değeri arasındaki fark üzerinden, cezalı emlak vergisi tarh olunur.
Emlak vergisi beyannamesinin ek süreye rağmen verilmemiş olması halinde, kesinleşen kamulaştırma bedeli, kamulaştırmanın yapıldığı yıla ait vergi değeri yerine geçer ve bu değer üzerinden cezalı emlak vergisi tarhiyatı yapılır.” Hükmü yer almaktadır.
İlamda tazmin hükmü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 39. maddesine göre kamulaştırılan gayrimenkullerin kamulaştırma bedelinin emlak vergisi tarhına esas olan değerinden fazla olduğundan aradaki farkın emlak vergisine tabi tutulması gerektiği gerekçesiyle verilmiştir. Buna göre söz konusu verginin tahsil edilebilmesi için kamulaştırma yapılmış olması, böylelikle kamulaştırma bedelinin belirlenmiş olması gerekmektedir.
Dilekçi ilamda harcama yetkilisi unvanıyla sorumlu tutulmuştur. 5018 sayılı Kanunun 32. maddesine göre, harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.
Buna göre kamulaştırma giderinin ödenmesine ilişkin ödeme emri belgesini imzalayan harcama yetkilisinin gayrimenkulün kamulaştırma bedelinin emlak vergisi tarhına esas olan değerinden fazla olup olmadığını aramakla yükümlü olduğu anlaşıldığından, dilekçinin tazmin konusu kamu zararından sorumlu tutulmaması gerektiği yönündeki iddiası yerinde görülmemiştir.
Diğer taraftan 5018 sayılı Kanunun 61. maddesinde Muhasebe yetkililerinin ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;
a) Yetkililerin imzasını,
b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,
c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,
d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,
Kontrol etmekle yükümlü olduğu, hüküm altına alınmıştır.
Muhasebe yetkilisinin gelir ve alacakları tahsil görevine ilişkin olarak ise Sayıştay Genel Kurulunun 5189/1 sayılı kararında, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu olduğuna karar verilmiştir.
Dolayısıyla tazmin konusu olayda muhasebe yetkilisinin ne giderin gerçekleştirilmesi yönüyle, ne de gelirlerin tahsili yönüyle sorumluluğundan bahsetmek mümkün değildir.
Bu itibarla dilekçi iddialarının reddiyle 1154 sayılı ilamın 2. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 11.12.2012 tarih ve 35906 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56