Sayıştay 4. Dairesi 33697 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

33697

Karar Tarihi

10 Temmuz 2012

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2007

  • Daire: 4

  • Dosya No: 33697

  • Tutanak No: 35421

  • Tutanak Tarihi: 10.07.2012

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. 1056 sayılı ilamın 5. maddesiyle, 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışın kurum avukatlarına ödenen vekalet ücreti hesabında yıllık tutar sınırlamasının dikkate alınmaması nedeniyle 5.374,07. YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Sorumlu gönderdiği temyiz dilekçesinde özetle; vekalet ücretinin devlet alacağı olmadığını bu nedenle Kurumun bütçesinde azalma olmadığını, tazmin kararının Avukatlı Kanununa ve hukuk kurallarına aykırı olduğunu, Avukatlık Kanunun 164. maddesinin 4667 sayılı Kanunla değiştirilmesinden sonra, tarifeye dayanılarak karşı tarafa yönelecek vekalet ücretinin avukata ait olduğu konusunda tereddüt kalmadığını, bu durumda Avukatlık Kanununun 164/son maddesi ile 657 sayılı Kanunun 146/3 maddesinin bir arada uygulanmasının mümkün olmadığını, iki kanunun çelişik hükümler içerdiğini, karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretinin hiçbir limit ve sınırlama uygulanmaksızın kurumlarda sürekli olarak görev yapan avukatlara eşit olarak dağıtılması gerektiğini, Avukatlık kanunun özel hüküm getirdiğini 657 sayılı kanunun genel hüküm içerdiğini dolayısıyla avukatlık kanununun öncelikle uygulanması gerektiği ve 5018 sayılı Kanunun 71. maddesine göre kamu zararı oluşmadığını,

İlamda tahsilat 7.3131,93-TL olarak gösterilmesine rağmen 2008 ve 2009 yıllarında toplam 10.797,50-TL nin tahsil edildiği belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemektedir.

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 31. maddesinde: “Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.

Ancak, teşkilât yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin belirlenmesinde güçlük bulunan idareler ile bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan idarelerde harcama yetkisi, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kişiler tarafından; mahallî idarelerde İçişleri Bakanlığının, diğer idarelerde ise Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürütülebilir.

Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.

Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde; idareler, merkez ve merkez dışı birimler ve görev unvanları itibarıyla harcama yetkililerinin belirlenmesine, harcama yetkisinin bir üst yönetim kademesinde birleştirilmesine ve devredilmesine ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir. Harcama yetkisinin devredilmesi, yetkiyi devredenin idarî sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Harcama yetkilileri bütçede öngörülen ödenekleri kadar, ödenek gönderme belgesiyle kendisine ödenek verilen harcama yetkilileri ise tahsis edilen ödenek tutarında harcama yapabilir.” denilmiş,

Aynı Kanunun 33. maddesinde de, “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” hükümleri getirilmiştir.

5018 sayılı Kanunda, giderin yapılmasından ödeme aşamasına kadar tüm işlemlerin harcama yetkilisinin gözetim ve denetimi altında, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olarak yapılmasından, harcama yetkili ve gerçekleştirme görevlisi esas mali sorumlu olarak öngörülmüştür. Muhasebe İşlem Fişi ekindeki belge ile muhasebe yetkiline yazılı ödeme talimatını harcama yetkili ve gerçekleştirme görevlisi verdiğinden sorumlulukları bulunmaktadır.

5018 sayılı Yasanın 61. maddesinde muhasebe yetkililerinin ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde; yetkililerin imzasını, ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını, maddi hata bulunup bulunmadığını, hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri, kontrol etmekle yükümlü oldukları belirtilmiştir. Muhasebe yetkilisi bu kontrolleri yaptığından sorumluluğa katılmalarının mümkün olamayacaktır.

124 sayılı Yükseköğretim Üst Kuruluşları İle Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin “Avukatlık ücretlerinden yararlanma” başlıklı 45. maddesinde;

“Yükseköğretim üst kuruluşları ile yükseköğretim kurumlarının hukuk müşavirliği ve avukatlık kadrolarında bulunan ve fiilen bu görevleri yürütenlerle hukuk servisinde çalışan diğer personeli, mahkemeler ve icra dairelerince hükmolunup tahsil olunan avukatlık ücretlerinden 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 146 ncı maddesi hükümleri çerçevesinde yararlanırlar.”

denilmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 146. maddesinin ikinci fıkrasında memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği, hiçbir yarar sağlanamayacağı belirtildikten sonra üçüncü fıkrasında bazı kanunların ilgili maddeleri sayılarak "1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareler ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat vesaireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı; 6.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır." hükmüne yer verilmiştir.

124 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 45. maddesiyle atıfta bulunulan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146. maddesinde, ödenebilecek vekalet ücretlerinin yıllık tutarlarına limit getirilerek, dağıtım sonunda artan miktarların bulunması halinde ise bu miktarların Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında dağıtılacağı öngörülmektedir.

31.08.1961 tarih "ve 10894 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "1389 sayılı Kanuna Göre Vekalet Ücreti Tevzi Yönetmeliği"nin 3 üncü maddesinde "Davanın ikame ve takibi ile sonuçlandırılmasında birbiri ardına veya birlikte birkaç avukatın hizmeti geçmiş ise yukarıdaki hükümlere göre dava avukatı için ayrılan hisseler her avukatın hizmet ve karara tesir derecesine göre baş hukuk müşavirliğince, teşkilatı bulunan yerlerde de muhakemat müdürlüklerince bu avukatlar arasında paylaştırılır." denilmiştir,

Bu hükümlere göre; vekalet ücreti limitinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 146. maddesi gereğince yıl içindeki tüm katsayılar dikkate alınarak belirlenmesi ve yukarıda belirtilen esaslara göre dağıtımının yapılması, limit dışı kalan meblağın olması halinde ise artan miktar hakkında yine yukarıda belirtilen usule göre işlem yapılarak artan miktarın bir sonraki yıl kullanılmak üzere adi emanet hesabında bekletilmesi ve bir sonraki yıl tahsil edilen limit dışı vekalet ücretinin, önceki yıla ait emanet hesabındaki meblağ ile birleştirilmek suretiyle dağıtıma tabi tutulması gerekmektedir.

1136 sayılı Kanunun 164. maddesinde avukatlık ücreti tanımlanmıştır. Maddede söz konusu hükümlerin sözleşme konusu olan vekalet ücretine ilişkin düzenlemeler olduğu görülmektedir. Zira, 164. maddenin ilk dört fıkrasında avukatla iş sahibi arasında ücrete ilişkin olarak sözleşme ile kararlaştırılacak hususlara yer verilmekte, beşinci fıkrasında da, “Dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir.” denilmekte, devamında da “bu ücret iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez” denilmek suretiyle bu bendin de sözleşme hükmü olduğunu ifade etmektedir. “Dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir.” fıkrasını, söz konusu maddenin bütünlüğünden ayırmak suretiyle sadece lafzi yorum yapılması 1136 sayılı Kanuna ve diğer ilgili yasa hükümlerine (657 sayılı Kanun ve diğer ilgili mevzuat) uygun düşmemektedir. Dolayısıyla anılan Kanunun 164 üncü maddesi hükmünün avukatla iş sahibi arasındaki ücret ilişkisini düzenlediği ve sözleşme hukukuna ilişkin olduğu görülmektedir.

Isparta Üniversitesinde görev yapmakta olan avukatlar 657 sayılı Kanunu tabi memur statüsünde “Avukatlık Hizmetleri Sınıfı”nda kamu hizmeti yapan personel olup, takip edilen davalar neticesinde mahkemeler tarafından hükmedilen vekalet ücretini de, 657 sayılı Kanunda ve diğer kanun ve yönetmeliklerde belirlenen usul ve esaslara göre almaktadırlar. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun genel nitelikli bir Kanun olması nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan avukatları da kapsamaktadır. Ancak anılan Kanunun 164. maddesi hükmünün iş sahibi ile avukat arasındaki ücret ilişkilerini düzenlediği söz konusu düzenlemenin tamamen mesleklerini serbest olarak ifa eden avukatlar için geçerli olduğu düşünülmektedir. Nitekim, İdari yargı mercilerinin bir çok kararını avukatlık vekalet ücretinin kamuda görev yapan avukatlara sınırsız uygulanamayacağı yönündedir.

Ayrıca, kamuda istihdam edilen avukatların statü hukukuna tabi olmaları nedeniyle bunlara sadece avukatlık ücreti değil, kadrolarına bağlı olarak ilgili mevzuatta öngörülen aylık, ek gösterge, zam ve tazminat ile diğer mali, sosyal hak ve yardımlar her ay herhangi bir dava ile ilişki kurulmaksızın ödenmektedir. Bu nedenle, kamuda istihdam edilen avukatlara, avukatlık vekalet ücretinin dağıtımında 657 sayılı Kanunda ve diğer Kanunlarda yer alan düzenlemelere uyulması zorunluluğu bulunmaktadır.

Diğer taraftan sorumlu, 5018 sayılı Yasanın 71. maddesi uyarınca kamu zararı bulunmadığını belirtmekte ise de, sözkonusu maddede kamu zararı “mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tarif edilmiştir. Hukuka aykırı bir işlemle kamu kaynağında eksilmeye neden olunması kamu zararını kapsamındadır. Kanun hükümlerine göre Üniversitede çalışan avukatlara ödenen vekalet ücretlerinin 657 sayılı Kanunun 146. maddesinde yer alan usul ve esaslara göre ödenmesi gerektiği halde bu sınıra uyulmaması sonucu emanet hesabında kayıtlı olsa da kamu kaynağında bir eksilme ortaya çıkmaktadır. Şu halde ortada bir kamu zararı bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bu açıklamalara göre, 657 sayılı Kanuna tabi olarak Üniversitelerde çalışan avukatlar için mahkemelerce takdir edilecek vekalet ücretlerinin 657 sayılı Kanunun 146. maddesinde yer alan usul ve esaslara göre ödenmesi gerekir. Bu itibarla, dilekçi itirazları yerinde değildir.

Öte yandan, 1056 sayılı ilamın 5. maddesiyle 5.374,07-YTL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünden 3.478,57-YTL’sinin dilekçi tarafından 2008 ve 2009 yıllarında tahsilat bildirilmekte ise de, hüküm tarihinden (23.02.2010) önce yapılmış olan tahsilat temyiz konusu olmayıp yargılamanın iadesi ile ilgili bulunduğundan, bu hususta kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına ve gereğinin ifasını teminen dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE;

  1. 1056 sayılı ilamın 6. maddesiyle verilen 3.478,00. YTL’nin tazminine dair hükmün, aynı tazmin hükmünde Harcama Yetkilisi sıfatı ile iştiraki bulunan Ali Fehim KARAKURT’un başvurusu üzerine düzenlenen 10.07.2012 gün ve 35420 tutanak sayılı Temyiz Kurulu İlâmı ile Bozulmuş bulunduğundan ve yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın ilgili daireye gönderilmesine karar verildiğinden dilekçinin işbu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA ve dosyanın 33362 No’lu dosya ile birleştirilerek DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,

Karar verildiği 10.07.2012 tarih ve 35421 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim