Sayıştay 4. Dairesi 33472 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4
Sayıştay Kararı
33472
7 Haziran 2011
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2007
-
Daire: 4
-
Dosya No: 33472
-
Tutanak No: 33294
-
Tutanak Tarihi: 07.06.2011
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
- 1214 sayılı ilamın 1.maddesiyle, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Süleyman Kaya 1200 gösterge üzerinden makam tazminatı almakta olduğundan ek ödemeden (Denge Tazminatı) yararlanmasının mümkün olmaması nedeniyle 1.129,76 TL.’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle:
5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 36.ncı maddesinde Genel Sekreterlerin özlük hakları ile ilgili düzenlemeler yer almadığını, söz konusu maddenin, genel sekreterlerin mali ve sosyal haklarını tek tek saymadığını, " genel sekreterlik kadrosuna atananlar, Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık gelen müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanır" diyerek atıfta bulunma yöntemiyle düzenlendiğini,
Genel İdare Hizmetleri Sınıfı, Bakanlık Genel Müdürü veya Müstakil Daire Başkanı, İlgili mevzuatında öngörülen tüm haklarında aynen yararlanma, Kesin olan ifadelerdir. Bu kesin ifadeye göre, Büyükşehir belediyesi bulunan illerin il özel idaresinde genel sekreterler 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa ekli " 1 Sayılı Cetvelin", " Genel İdare Hizmetleri" başlıklı bölümünün (d) bendine bakanlık genel müdürleri için öngörülen 6400 ve diğer il özel idarelerinin genel sekreterleri ise " 11 Sayılı Cetvelin" (1) inci bölümünde bakanlıkların ana hizmet birimi ( müstakil) daire başkanlığı için öngörülen 3600 ek gösterge üzerinden maaşları hesaplarının yapılacağını,
Genel Sekreterlerin maaşlarının hesabında ek gösterge, özel hizmet tazminatı, iş güçlüğü, temininde güçlük zammı ve makam tazminatı oranlarının hangisinin alınacağında bir tereddüt bulunmadığını. bu mali hakların tamamı 657 Sayılı Kanunda düzenlenen haklar olduğunu,
Madde hükmünde " bakanlıkların genel müdür ve müstakil daire başkanı" ifadesinin kullanıldığını ve herhangi bir bakanlığı işaret edilmediğini,
İçişleri Bakanlığı'nda zaten genel idare hizmetleri sınıfından genel müdür kadrosu bulunmadığını diğer taraftan İl Özel İdareleri İçişleri Bakanlığının taşra teşkilatı değil, kamu tüzel kişiliğine sahip ayrı bir kamu idaresi olduğunu,
Ayrıca madde hükmünün, " İlgili mevzuatında öngörülen haklardan aynen yararlanır" dediğini,
Genel İdare Hizmetleri sınıfından genel müdür ve müstakil daire başkanı istihdam eden bakanlıklarda, mali ve sosyal hak eşitliği bulunmadığını, örneğin, Maliye Bakanlığı. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Çevre ve Orman Bakanlığı arasında ciddi mali ve sosyal hak farklar bulunduğunu, Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı gibi bakanlıklarda ayrıca ek ödemeler yapıldığını,
Bu durumda İl Özel İdaresi Genel Sekreterlerinin mali ve sosyal hakları hesaplanırken madde hükmünde özellikle de " tüm haklardan aynen yararlanır." İfadesi kullanıldığına göre bu bakanlıkların hangisi esas alınacağının belli olmadığını,
Ancak personel hukukunun temel ilkelerinden birisi de " lehte olanın uygulanması" kuralı olduğunu,
Mevzuat yürürlükte olan bütün yasaları ifade ettiğinden " ilgili mevzuat" kavramı içinde de sadece 657 Sayılı Kanunla sağlanan mali ve sosyal haklar değil, mali ve sosyal hak sağlayan bütün yasaların bulunduğunu,
Madde hükmünde geçen özellikle " ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanır" ifadesi karşısında, genel sekreterin mali ve sosyal hakları hesaplanırken, genel idare hizmetleri sınıfından genel müdür ve müstakil daire başkanı istihdam eden bakanlıklardaki en yüksek mali ve sosyal hakların esas alınması gerektiğini Çünkü genel sekreterin özlük hakkı hesabında bakanlıklarda genel müdür ve daire başkanı görevinde bulunanlardan en düşük mali ve sosyal hakka sahip olanların esas alınmasında ne kadar hukuki gerekçe varsa, en yüksek olan mali ve sosyal hakkın alınması içinde an az onun kadar hukuki gerekçe olduğunu,
657 Sayılı DMK.nun memurlara verilmesine öngördüğü ek gösterge, özel hizmet, iş güçlüğü, temininde güçlük zammı, görev tazminatı gibi ödemelerin atıfta bulunmak suretiyle genel sekreterlere verilmesindeki yasa koyucunun prensibinin ek tazminatta kullanılmamasının sebebi anlaşılamadığını,
5302 sayılı kanunun 36. maddesi yasa koyucu tarafından koyulmuş bir hüküm olup, bakanlıklardaki bağımsız daire başkanının tüm haklarından faydalanır hükmüyle çelişmediğini,
Bu nedenle; verilen ek tazminatın Maliye Bakanlığı müstakil daire başkanlığına ödenen ek tazminat esas alınarak ödendiğini,
Maliye Bakanlığı olmasa da Sağlık Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı veya Turizm Bakanlığı müstakil daire başkanlığına ödenen ek tazminatta esas alınabileceğini,
Ayrıca 01 Ağustos 2010 tarih ve 27659 sayılı resmi gazetede yayımlanan 6009 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 8 inci maddesinde "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır." Hükmünün bulunduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığının mütalaası ise ilamın 1 maddesindeki tazmin kararının onanması yönündedir.
27.06.2007 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 5473 sayılı Kanun ile eklenen Ek 3 üncü maddenin birinci fıkrası ile İl Özel İdareleri kadrolarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre istihdam edilen memurlara 01.07.2006 tarihinden itibaren 1850 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda her ay ek ödeme yapılacağı belirtilmiştir.
Ancak bu maddenin ikinci fıkrasında ise makam, yüksek hakimlik, temsil veya görev tazminatlarından yararlananlara bu ödemenin yapılamayacağı hükmü yer almaktadır.
İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Süleyman Kaya ise 1200 gösterge üzerinden makam tazminatı almakta olduğundan ek ödemeden (Denge Tazminatı) yararlanması mümkün değildir.
Ayrıca dilekçi 6009 sayılı Kanunun Geçici 8 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmekte ise de: 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, İl Özel İdaresi Genel Sekreterine, fazladan ödenen ek tazminatı (Denge Tazminatı) bu Kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu nedenlerle, dilekçi iddialarının reddi ile 1214 sayılı ilamın 1 nci maddesiyle 1.129,76 TL.’na dair tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1214 sayılı ilamın 2. maddesi ile,
1214 sayılı ilamın 2 nci maddesi ile, İl Özel İdare Genel Sekreteri Süleyman Kaya'ya %210 oranında özel hizmet tazminatı verilmesi gerekirken %190 fazlasıyla %400 üzerinden özel hizmet tazminatı ödenmesi nedeniyle 24.168,00 TL. ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesi 1214 sayılı ilamın 1 nci maddesinde belirttiği gibidir.
Sayıştay Savcılığının mütalaası ise ilamın 2 maddesindeki tazmin kararının onanması yönündedir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nda; “Madde 36: Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır.” Hükmü yer almaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununa 3418 sayılı Kanunun 32. maddesi ile ek 13. madde eklenmiş ve bu maddenin 4.fıkrası (a) bendi ile Maliye Bakanlığı personeline ek ödeme yapılması için yetki verilmiş verilen yetkiye istinaden de, “Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar” ile bu esaslara “ekli cetvellerde” gösterilen oranlarda Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeline (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç), 08.05.2007 tarihli Bakan oluruyla ek ödemede bulunulmasına ilişkin usul ve esaslar tespit edilmiştir.
Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esasların, Kapsam başlıklı 2’nci maddesinde “Bu usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeli (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç) kapsar.” denilmektedir. Ek ödeme Oran ve Miktarları başlıklı 3’üncü maddesinde “Bu usul ve esaslar kapsamına giren personele en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) ekli cetvellerde yer alan oranların uygulanması suretiyle hesaplanan miktarlarda ek ödeme yapılır.” denilmiş olup, ekli 1 Sayılı Cetvelin 2’nci sırasında “Müsteşar Yardımcısı, Kurul Başkanı, Genel Müdür, Strateji Geliştirme Başkanı, Maliye Yüksek Eğitim Merkezi Başkanı için %195” oranında ek tazminat öngörülmüştür. Bu esaslar, Yürürlük başlıklı 6’ncı maddedeki “Bu usul ve esaslar 15.05.2007 tarihinde yürürlüğe girer.” Hükmü ile son bulmuştur.
5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde belirtilen “ilgili mevzuat” ve “haklar” ibarelerinden; üstlenilen görevin özelliği ve hizmet gereği gibi farklı nedenlerle ödemeler öngören mevzuat hükümleri değil, görev yaptığı kurum ne olursa olsun, “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık genel müdürleri,” ve “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık müstakil daire başkanları” için istisnasız aynı miktar ve oranda mali hakların (aylık, ek gösterge, taban aylığı, kıdem aylığı, iş güçlüğü zammı, temininde güçlük zammı, makam tazminatı, özel hizmet tazminatı, görev tazminatı, denge tazminatı) ödenmesini düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4505 sayılı Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun ile 375 ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler olarak anlaşılması gerekmektedir.
Bunun dışında hizmetin gereği ve özelliği gibi nedenlerle, Bakanlıklara göre farklılık arz eden ve bir kısmında hiç ödenmeyen; ek ödeme, fon, ikramiye, teşvik ikramiyesi, döner sermaye ve katkı payı gibi ödemeleri öngören özel nitelikteki mevzuatı, 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesindeki “ilgili mevzuat” ve “haklar” kapsamında yorumlayıp, il özel idare genel sekreterlerine de kıyasen uygulamanın yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Bu durum, Sayıştay Dairelerinin ilamları üzerine Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü 07.05.2009 tarihli 2009/41 sayılı genelgesi ile teyit edilerek, il özel idarelerince buna göre uygulama yapılması istenilmiştir.
Dilekçi, ilamın 2. maddesinde yer alan tazmin hükmünün 6009 sayılı kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, İl Özel İdaresi Genel Sekreterine, 5302 sayılı kanun hükümlerine aykırı olarak ödenen ek ödemeyi bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bütün bu nedenlerle, dilekçi iddialarının reddi ile 1214 sayılı ilamın 2 nci maddesiyle 24.168,00 TL.’na dair tazmin hükmünün TASDİKİNE ,
- A. 1214 sayılı ilamın 5a maddesi ile, Hakkari İl Valisi ve Vali Yardımcılarına yapılan il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisinin yapılmaması nedeniyle 2.641,90 TL. ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle:
T.C. İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünden alınan 20.12.2006 tarih ve 40645/14914 sayılı görüş yazılarında "5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü görev ve ek ödenek başlığını taşıdığı, 5540 Sayılı Kanunla il özel idaresinden ek ödenek almayan mülki idare amirlerine sağlanan hak, esas itibariyle bir ek ödeme biçiminde düzenlendiği, dolayısıyla, 5540 Sayılı Kanunun ek 5. inci maddesinin uygulanması çerçevesinde İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından mutabık kalınarak hazırlanan mülki idare amirleri sınıfında bulunan İçişleri Bakanlığı personeline yapılacak ek ödemeye ilişkin usul ve esaslar ile merkez ve taşra teşkilatında eşdeğer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlandığı, bu ödemeden damga vergisi dışında bir kesinti yapılamayacağını,
5540 sayılı Kanunla sağlanan ek ödemelerde temel olarak, 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi kapsamında yapılan ödemeler, dikkate alınarak taşrada görev yapan vali, vali yardımcıları ve kaymakamlar için bu oranlar söz konusu ödemeler kadar eksiltilerek belirlendiği, 5540 sayılı kanunun ek 5 inci maddesinde yer alan "...5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsal unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme tespit edilebilir..." hükmü de bu doğrultuda olduğunu, taşra personeline 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa göre yapılan ödemelerin de, 5540 sayılı kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında bir ek ödeme olarak kabulü ile damga vergisi dışında bir kesintiye tabii tutulmaması gerektiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
İlamın 5a maddesine ilişkin olarak Savcılık, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün olumlu görüşü ve 5540 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi gereğince kaldırılmasını talep etmiştir.
Aynı konuya yönelik, muhtelif Vergi Dairesi Başkanlıklarının görüşleri ve Danıştay 4 üncü Dairesinin 21.01.2009 tarihli ve E: 2008/1510, K: 2009/94 sayılı Kararı uyarınca talebin kabul edilmesi ile tazmin hükmünün sorumlu üzerinden kaldırılması, ortaya konulanlar dikkate alınarak, adı geçenin temyiz talebinin kabulü ile tazmin hükmünün kaldırılmasının uygun olacağı yönünde görüş bildirmişlerdir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Yetki Devri” başlıklı 32. maddesinde;
“Vali, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebilir.” Denilmektedir.
“Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63. maddesinde ise ;
“Vali yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.” Denilmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Gelirin unsurları” başlıklı 2.maddesinde;
“(4783 sayılı Kanunun 2 inci maddesiyle değişen madde Yürürlük; 01.01.2003 tarihinden geçerli olmak üzere 09.01.2003)Gelire giren kazanç ve iratlar şunlardır:
-
Ticarî kazançlar,
-
Ziraî kazançlar,
-
Ücretler,
-
Serbest meslek kazançları,
-
Gayrimenkul sermaye iratları,
-
Menkul sermaye iratları,
-
Diğer kazanç ve iratlar. ” Denilmektedir.
-
maddesinde aynen;
“Ücret, bir işverene tabi ve belirli bir iş yerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek ,tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı),tahsisat, zam, avans, aidat huzur hakkı,prim,ikramiye,gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun maiyetini değiştirmez”
Yine aynı Kanunun Esas Tarife başlıklı 2007 yılı için güncellenmiş 103. maddesinde;
« Gelir vergisine tabi gelirler;
7. 500 YTL'ye kadar % 15
19.000 YTL'nin 7.500 YTL'si için 1.125 YTL, fazlası % 20
43.000 YTL'nin 19.000 YTL'si için 3.425 YTL, fazlası % 27
43.000 YTL'den fazlasının 43.000 YTL'si için 9.905 YTL, fazlası % 35 oranında vergilendirilir. » denilmektedir.
Görüldüğü üzere 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63. maddesine göre İl Özel İdaresi görevlerini yürüten kaymakamlara verilen ödeneğin Gelir Vergisi Kanunu’nun 2. ve 61. maddelerinde belirtilen kazançlar kapsamında olduğu aşikârdır. Ve bu nedenle vali ve vali yardımcılarından verilen il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesilmesi gerekmektedir.
01.07.2006 tarih ve 5540 sayılı Dahiliye Memurları, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesiyle 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen “Ek Ödeme” başlıklı Ek 5’inci maddesinde ise “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu ödemenin yapılmasında, 27/1/2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin (c) bendi ile 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16’ıncı maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3’üncü maddesine göre ödeme yapılmaz.” hükümleri yer almaktadır.
Bu hükümlerin tetkikinden; encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödeme yapılabileceği sonucu çıkmaktadır. Bu ödemelerden birisi 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63’üncü maddeleri kapsamında encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödemeler, ikincisi ise 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesine göre yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır.
Buna göre, 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamakta olup, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri uyarınca yapılan ödemeleri kapsamamakta ve bu ödemelerin, diğer kanunlarda da istisna hükmü olmaması nedeniyle eskiden olduğu gibi genel hükümler çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir.
Bütün bu nedenlerle, dilekçi iddialarının reddi ile 1214 sayılı ilamın 5a maddesiyle 2.641,90 TL.’na dair tazmin hükmünün TASDİKİNE ,
- B. 1214 sayılı ilamın 5b maddesi ile, Vali yardımcılığına vekalet eden İl Defterdarı Abdullah Kırımlı'ya İl Özel İdaresi ödeneği verilmesi nedeniyle 3.045,52 TL. ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi "Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar valinin verdiği il özel idaresi görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur: Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir." Hükmü ile, vali yardımcıları ve kaymakamlara ek ödenek verilmesini, Kanunda bu kişilere verilen görevlerden dolayı değil, valinin bu kişilere vereceği görevlere bağlı olduğunu,
Valinin sahip olduğu yetkilerini 32 inci madde hükümlerine göre bunların vekillerine devir etmeyeceğine dair bir düzenlemenin olmadığını, vali, vali yardımcıları vekilleri ile kaymakam vekillerine, asıllarına olduğu gibi yetki devri yapabileceğini, Vali tarafından yetki devri yapılmış vali yardımcısı vekilleri ile kaymakam vekilleri de asılları gibi 63. üncü maddedeki gibi ek ödemeden aynen yararlanacağını, İl Defterdarı Abdullah KIRIMLI'da Vali Yardımcısı vekaletine baktığı süreler için İl Özel İdaresinde vekalet için ek ödeme verildiğini,
Ayrıca; 01 Ağustos 2010 tarih ve 27659 sayılı resmi gazetede yayımlanan 6009 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 8 inci maddesinde "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır." hükmünün bulunduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığının mütalaası ise, ilamın 5b nci maddesindeki tazmin kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun İl Encümeni başlıklı 25.maddesinde;
“İl encümeni valinin başkanlığında, il genel meclisinin her yıl kendi üyeleri arasından bir yıl için gizli oyla seçeceği beş üye ile biri malî hizmetler birim amiri olmak üzere valinin her yıl birim amirleri arasından seçeceği beş üyeden oluşur.
Valinin katılamadığı encümen toplantısına genel sekreter başkanlık eder.
Encümen toplantılarına gündemdeki konularla ilgili olarak, ilgili birim amirleri vali tarafından oy hakkı olmaksızın görüşleri alınmak üzere çağrılabilir.”
Encümen Üyelerine Verilecek Ödenek başlıklı 28.maddesinde;
“Encümen başkanına 14000, üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir.”denilmektedir.
10 Temmuz 2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanununun 36. maddesi ile 22.02.2005 tarihli 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa geçici 4.madde eklenmiştir. Söz konusu geçici 4.maddede de;
“Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 04.03.2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir.” denilmektedir.
5917 sayılı Kanunun 36.maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen geçici 4.madde ile getirilen düzenleme ile ilgili uygulamanın, idareye taalluk eden işlerden bulunması hasebiyle, ilgilileri adına yazılmış veya bu suretle yazılacak olan borçların, takip ve tahsillerinin idarece yürütülmesinin tabii olması nedeniyle 1214 sayılı ilamın 5b maddesi ile, 3.045,52 TL. ile ilgili olarak Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
- 1214 sayılı ilamın 6 ncı maddesiyle; Çukurca ilçesi Kaymakamı P.Ayhan Akpay'a ödenen özel idare ödeneklerinden gelir vergisinin kesilmemesi nedeniyle 1.029.60 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi iddiaları ilamın 3-A maddesinde olduğu gibidir. İşbu ilamın 3-A maddesindeki gerekçelerle 1214 sayılı ilamın 6 ıncı maddesiyle toplam 1.029.60 YTL.’ nin tazminine dair hükmün TASDİKİNE ,
- 1214 sayılı ilamın 7nci maddesi ile, Yüksekova ilçesi Kaymakamı Celalettin CANTÜRK ile Mehmet ÜNAL’a ödenen özel idare ödeneklerinden gelir vergisinin kesilmemesi nedeniyle 994,8 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi iddiaları ilamın 3-A maddesinde olduğu gibidir. İşbu ilamın 3-A maddesindeki gerekçelerle 1214 sayılı ilamın 7 nci maddesiyle toplam 994,8 YTL.’ nin tazminine dair hükmün TASDİKİNE,
- 1214 sayılı ilamın 8 nci maddesi ile, Şemdinli ilçesi Kaymakamı Altuğ ÇAĞLAR’a ödenen özel idare ödeneklerinden gelir vergisinin kesilmemesi nedeniyle 1.000.58 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi iddiaları ilamın 3-A maddesinde olduğu gibidir. İşbu ilamın 3-A maddesindeki gerekçelerle 1214 sayılı ilamın 8 nci maddesiyle toplam 1.000.58 YTL.’ nin tazminine dair hükmün TASDİKİNE,
Karar verildiği 07.06.2011 tarih ve 33294 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01