Sayıştay 4. Dairesi 32086 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4
Sayıştay Kararı
32086
25 Ocak 2011
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2006
-
Daire: 4
-
Dosya No: 32086
-
Tutanak No: 32818
-
Tutanak Tarihi: 25.01.2011
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
- ) 768 sayılı İlamın 1. maddesinde, Belediye ile Bem. Bir. Sen arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesi uyarınca memurlara sosyal denge yardımı adı altında ödemede bulunulması nedeniyle 220.379,00.. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6009 sayılı Kanun’un Geçici 8. Madde hükmü aynen şöyledir;
“Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.”
Bu hüküm karşısında 768 sayılı ilamın 1. maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu maddenin işlemden kaldırılmasına,
- ) 768 sayılı İlamın 2. maddesinde, Belediye ile Bem. Bir. Sen arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesi uyarınca memurlara Kurban Bayramı ve Ramazan Bayramı Yardımı adı altında ödemede bulunulması nedeniyle 139.513,34.. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6009 sayılı Kanun’un Geçici 8. Madde hükmü aynen şöyledir;
“Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.”
Bu hüküm karşısında 768 sayılı ilamın 2. maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu maddenin işlemden kaldırılmasına,
- ) 768 sayılı İlam’ın 3. maddesi ile Belediye Başkanına, izinli olduğu 13.10.2006 tarihinde Belediye Meclisi Toplantısına katılmış gibi huzur hakkı ödenmesi nedeniyle 39,78.. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler göndermiş oldukları ortak dilekçede özetle, 13.10.2006 tarihli Meclis toplantısının saat 9:30 da başladığını ve Belediye Başkanı Hüseyin TURAN bu toplantıya katıldığını ve Meclis toplantısından sonra izin kullandığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Savcılık, Daire kararının kaldırılması yönünde görüş bildirmiştir.
Dilekçe ekinde gönderilen 13.10.2006 tarihli Meclis Toplantı tutanağının incelenmesi neticesinde Belediye Başkanı Hüseyin TURAN’ın anılan Meclis toplantısı tutanağında imzasının bulunduğu ve toplantıya katılmış olduğu tespit edildiğinden 768 sayılı İlam’ın 3. maddesi ile 39,78.-TL ilişkin olarak verilen tazmin hükmün KALDIRILMASINA,
- ) 768 sayılı İlam’ın 4. maddesi ile Silivri Belediyesi’ne ait ve başkan makam aracı olarak kullanılan 34 SLV 42 Plakalı araca kasko sigortası yapılarak bedelinin bütçeden ödenmesi nedeniyle 4.010,01.. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler göndermiş oldukları ortak dilekçede özetle, 2918 sayılı Kanunun 106.maddesinde "Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler." Hükmü ile Genel bütçeye dahil dairelerin, katma bütçeli idarelerin, il özel idarelerinin ve belediyelerin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve kamu kuruluşlarının araçlarının sebep oldukları zararlarda da 85.madde uyarınca işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümlerin uygulanacağı yani idarenin aracının karşı tarafa verdiği zararın ilgili idareden tahsil edileceği gerekçesiyle idarelerin zarara uğramaması için mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlü olduğunun düzenlendiğini ve buradaki düzenleme ile idarelerin mali sorumluluk sigortasından muaf tutulmayacağı; diğer tüm araç sahipleri gibi mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlü olduklarının hüküm altına alındığı;
2918 sayılı Yasanın 106 maddesinin "Belediyeler ihtiyari mali sorumluluk sigortası yaptıramazlar" şeklinde yorumlanamayacağı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası yapılmasını yasaklayan bir hükmün de bulunmadığını;
Belediye Yasasının 60/h maddesinde sigorta giderlerinin Belediye giderleri arasında sayıldığını ve Belediye bütçesinde de sigorta giderlerine ödenek ayrıldığını;
Kasko sigortası yapılmasının ve primin ödenmesinin 2918 sayılı yasaya ve Belediye Yasasına aykırı olmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Savcılık, Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106. maddesinde “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.” denilmek suretiyle belediyelere ait motorlu araçlara sadece mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanununun 60.maddesinin (h) bendinde “Faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri” denilerek sigorta giderleri, belediyenin giderleri arasında sayılmıştır. Ancak burada ifade edilen sigorta giderleri mevzuatın izin verdiği sigorta giderlerini kapsamaktadır.
İl özel idaresi, belediye, bağlı idare ve mahalli idare birliklerinin bütçe ve muhasebe kayıt ve işlemlerini kapsayan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği 10.03.2006 tarih ve 26104 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu yönetmelikte kasko sigorta giderinin ödeneceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı gibi “Hüküm Bulunmayan Haller” başlıklı 464. maddesinde de;
“Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır.”denilmektedir.
Buradan hareketle 2006 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bakıldığında Bütçe Kanununa bağlı (E) cetvelinin 26. sırasında;
“Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.
Ancak;
a) Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri,
b) Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,
c) Sağlık Bakanlığına ait 112 acil ambulanslarının kasko sigortası ile dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko) giderleri,
d) Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta ve navlun giderleri, bütçelerin ilgili tertiplerinden ödenir.” hükmüne yer verildiği görülmektedir.
Buna göre, Merkezi Yönetim kapsamındaki idarelere ait devlet mallarının bazı istisnalar hariç ilke olarak sigorta ettirilmemesi esası benimsenmiştir. Mahalli idareler, merkezi yönetim kapsamında olmamakla birlikte malları Devlet malı niteliğindedir. İstisna olarak sayılan giderler dışında Devlet mallarının kasko giderlerinin bütçeden karşılanması yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine uygun olmadığından dilekçi iddialarının reddedilerek 768 sayılı İlam’ın 4. maddesi ile 4.010,01.-TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- ) 768 sayılı İlam’ın 5. maddesi ile Aslı Çöp Konteyner Reklam Temizlik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti yükleniminde bulunan “Çöp Konteyner Alım İşinde konteynerlerin zamanında teslim edilmemesine rağmen gecikme cezası kesilmemesi nedeniyle 10.990,00.. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler göndermiş oldukları ortak dilekçede özetle, konteynerlerin sözleşmede belirtilen süre içinde teslim edilmemiş olmasının yüklenicinin kusurundan kaynaklanmadığını; sözleşmede her ne kadar iki günde bir en az 50 (elli) adet konteynerin terminal alanına teslim edilmesi hükme bağlanmış olsa da terminalin aktif olarak otobüs ve minibüslerin, yolcuların hizmetinde olan bir yer olması, açık alan olması ve konteynerlerin depolanması için ayrılabilen açık alanın da çok büyük olmaması nedeniyle malların teslim alınmaya başlamasından bir süre sonra gerek güvenlik, gerek hava şartları ve gerekse yer bulunması bakımından sorunlar yaşanmaya başladığını ve bu sebeple yükleniciden teslimlerin 26.06.2006 ve 03.07.2006 tarihlerinde yapmasının sözlü olarak talep edildiğini; bu nedenle, sözleşmeye aykırı geç teslimin yüklenici kusuru olmadığından ve geç teslim nedeniyle uğranılan bir zarar da oluşmadığından kesinti yapılmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Savcılık, resmi işlemlerde sözlü beyan ve ifadelerin geçerli olmaması nedeniyle Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Dilekçiler göndermiş oldukları 2. dilekçelerinde özetle; Borçlar Kanununun 1.maddesinde; "İki taraf karşılıklı ve birbirine uygun surette rızalarını beyan ettikleri takdirde, akit tamam olur. Rızanın beyanı sarih olabileceği gibi zımni dahi olabilir."
11.maddesinde; "Akdin sıhhati, kanunda sarahat olmadıkça hiç bir şekle tabi değildir. Kanunun emrettiği şeklin şümul ve tesiri derecesi hakkında başkaca bir hüküm tayin olunmamış ise akit, bu şekle riayet olunmadıkça sahih olmaz." 12.maddesinde; "Kanunen tahriri olması lazım olan bir akdin tadili dahi tahriri olmak lazımdır. Şu kadar ki bu akdi nakız ve tadil etmiyen mütemmim ve fer'i şartlar bu hükümden müstesnadır." Denildiğini;
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, Esas: 2005/6737, Karar: 2006/6400 sayılı 09.11.2006 tarihli kararında; "Borçlar Kanunu’nun 12. maddesi hükmü gereğince; borcun içeriğini genişleten veya yasal şekle bağlı olarak yapılmış sözleşmede var olan herhangi bir kaydı kaldırılan veya değiştiren, sözleşmeden doğan borçları ağırlaştıran sözleşmelerin de asıl sözleşmenin yapıldığı şekle uygun olarak yapılması zorunludur. Az yukarıda açıklandığı üzere, yanlar arasında zorunlu şekil koşuluna uygun olarak noterce doğrudan düzenleme şeklinde yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesin 4. maddesi hükmüyle kararlaştırılan "ifaya ekli ceza" tutarı, yanlarca adi yazılı şekilde yapılan 16.04.2002 tarihli ek sözleşmenin 10. maddesi hükmü ile artırılmış ise de, BK.nun 12. maddesi hükmü gereğince, yüklenicinin sorumluluğunu ağırlaştıran bu ek sözleşme, asıl sözleşmenin tabi olduğu zorunlu şekil koşuluna uygun olarak yapılmış olmadığından davalı yükleniciyi bağlayıcı olmadığına karar vermiştir.” denildiğini;
Borçlar Kanunun yukarıda belirtilen maddeleri ve Yargıtay kararı uyarınca, yüklenicinin sorumluluğunu ağırlaştırıcı niteliği bulunmayan sadece konteynerlerin teslim tarihlerinin değiştirilmesine yönelik olan anlaşmanın sözlü yapılmasının kanuna uygun olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Savcılık 2. karşılamasında da, Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “İhalenin Sözleşmeye Bağlanması” başlıklı 46. maddesinde, yapılan bütün ihalelerin sözleşmeye bağlanacağı hüküm altına alınmış olup, Kamu İhale Kanununa tabi kurum ve kuruluşlar tarafından söz konusu Kanun hükümlerine göre yapılan ihaleler sonucunda düzenlenecek olan sözleşmelerin, düzenlenmesi ve uygulanması ile ilgili esas ve usulleri belirlemek amacıyla çıkarılan 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “Sözleşmede Yer Alması Zorunlu Hususlar” başlıklı 7. maddesinde, Sözleşmenin bedeli, türü ve süresinin; İşin yapılma yeri, teslim etme ve teslim alma şekil ve şartlarının; Gecikme halinde alınacak cezaların; Denetim, muayene ve kabul işlemlerine ilişkin şartların ve Sözleşmede değişiklik yapılma şartlarının belirtilmesinin zorunlu olduğu hüküm altına alınmıştır.
4734 ve 4735 sayılı Kanunlar ve anılan hükümleri gereğince, Silivri Belediye Başkanlığı ile yüklenici firma arasında imzalanmış olan 08.05.2006 tarihli sözleşmenin 10. maddesinde işin süresinin, işe başlama tarihinden itibaren 45 takvim günü olarak belirlenmiş olup, sözleşmenin “Malın/İşin Teslim Alma Şekil ve Şartları ile Teslim Programı” başlıklı 11. maddesinde:
11.1.İşin Yapılma/Malın Teslim Edilme Yeri: Silivri Belediye Başkanlığıdır.
11.2.İşin Başlama Tarihi: Sözleşmenin yürürlüğe girmesinden itibaren 1 (Bir) takvim günü içinde işe başlanır.
11.3.Teslim Şekli: İhale konusu malın nakliye esnasındaki tüm masrafları yükleniciye ait olmak üzere işin bitiş süresi boyunca iki günde bir en az 50 (elli) adet Silivri belediyesi terminal alanına teslim edilecektir.
11.4.Yüklenicinin Teslimat Programı: Partiler halinde teslimat yapılacaktır.
11.5.Teslim Programında Değişiklik: Yüklenici İdarece onaylanmış teslim programına aynen uymak zorundadır. Ancak zorunlu hallerde uygun görüşü ile teslim programında değişiklik yapılabilir. İdarece onaylanan süre uzatımı bulunduğu takdirde, yüklenicinin bu hususun kendisine tebliğ tarihinden itibaren başlamak üzere 1 gün içinde yeni duruma göre teslim programı düzenlemek zorundadır.” Hükümleri yer almaktadır.
Bununla birlikte, Mal Alımları Denetim Muayene ve Kabul İşlemlerine Dair Yönetmelik’in; “Muayene işlemleri” başlıklı 11. maddesinde;
“Bir malın veya yapılan işin komisyon tarafından muayenesine başlanabilmesi için aşağıdaki işlemlerin tamamlanması gerekmektedir.
a) Yüklenicinin malı ihale dokümanına uygun şekilde teslim etmesi veya dokümana uygun olarak teslime hazır hale getirildiğini idareye bildirmesinden itibaren en geç beş işgünü içinde idarece muayene ve kabul işlemlerine başlanır.
b) İdare tarafından öncelikle yükleniciye muayene ve kabul işlemlerinin yapılacağı tarih bildirilerek belirtilen yer, gün ve saatte kendisinin veya yetkili vekilinin hazır olması yazılı olarak bildirilir. Bildirimin postaya verilmesini takip eden yedinci gün yükleniciye tebliğ edilmiş sayılır. Bildirim imza karşılığı elden tebliğ edilmek suretiyle de yapılabilir.” Denilmektedir.
Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi sonucunda; işe başlama tarihi 09.05.2006 olan söz konusu İş’e ilişkin teslimatların iki günde bir en az 50 adetlik partiler halinde yapılarak 22.06.2006 tarihine kadar tamamlanmış olması gerektiği halde son iki teslimatın gecikmeli olarak 09.05.2006 ve 03.07.2006 tarihlerinde yapıldığı tespit edilmiştir.
Dilekçiler, yükleniciden teslimlerin 26.06.2006 ve 03.07.2006 tarihlerinde yapılmasının sözlü olarak talep edildiğini ve bu durumun Borçlar Kanunu’nun 1, 11, ve 12. maddeleri ışığında Kanuna uygun olduğunu iddia etmişlerse de; İdare ile yüklenici arasında imzalanmış olan sözleşmenin 11.5. maddesinde teslim programında değişikliğin nasıl yapılacağı belirtildiğinden ve Mal Alımları Denetim Muayene ve Kabul İşlemlerine Dair Yönetmelik’in 11. maddesinde yükleniciye muayene ve kabul işlemlerinin yapılacağı tarihin yazılı olarak bildirileceği hükme bağlandığından dilekçi iddialarının kabulü mümkün değildir.
Bununla birlikte dilekçilerin iddialarında yer alan Borçlar Kanunu’nun 11. maddesinde; “Akdin sıhhati, kanunda sarahat olmadıkça hiç bir şekle tabi değildir. Kanunun emrettiği şeklin şümul ve tesiri derecesi hakkında başkaca bir hüküm tayin olunmamış ise akit, bu şekle riayet olunmadıkça sahih olmaz.”; 12. maddesinde ise; “Kanunen tahriri olması lazım olan bir akdin tadili dahi tahriri olmak lazımdır. Şu kadar ki bu akdi nakız ve tadil etmiyen mütemmim ve fer'i şartlar bu hükümden müstesnadır.” Denilmekte olup ilgili madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere Kanunla yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen sözleşmelerdeki değişikliklerin de yazılı olarak yapılması gerekeceği, aksi takdirde geçersiz olacağı hükme bağlanmıştır. Keza, dilekçede bahsedilen Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, Esas: 2005/6737, Karar: 2006/6400 nolu kararın özeti de; Borçlar Kanunu 12. maddesi gereği yasal şekle bağlı olarak yapılmış sözleşmede var olan herhangi bir kaydı kaldıran, değiştiren veya sözleşmeden doğan borçları ağırlaştıran ek sözleşmelerin de asıl sözleşmenin yapıldığı şekle uygun olarak yapılması zorunludur. Aksi takdirde iş bu ek sözleşmelerdeki hususlar tarafları bağlayıcı değildir.” şeklindedir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 768 sayılı İlam’ın 5. maddesi ile 10.990,00.-TL’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- ) 768 sayılı İlam’ın 6. maddesi ile Belediye Meclisi’nin 27.09.2004 tarih ve 15/1 sayılı kararı üzerine İş Bankası ile imzalanan kredi sözleşmesinin 2. maddesi uyarınca 1.000.000,00.. TL tutarındaki kredinin faiz ve masraflar dahil 1.327.127,02.. TL olarak geri ödenmesi gerekirken 1.328.451,96.. TL ödenmesi nedeniyle 1.324,94.. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler göndermiş oldukları ortak dilekçede özetle, Kredi sözleşmesinin 17. maddesinin "Krediyle ilgili gider vergisi, teminat ve kefalet mektuplarının düzenlenmesi, onayı, tatbikine ait damga resmi ve masraflarla, takip, muhakeme harç masraflar, vekil ücretleri ve açılan krediyle ilgili havalelere daima masraflar tamamen idareye ait olup, bunlar bankaca ödense dahi, hiçbir kanuni merasime gerek kalmaksızın idare tarafından bankaya ödenecektir. Veya doğrudan doğruya paylardan kesilecektir." Hükmünü içerdiğini;
Denetleme sonucunda fazla ödenerek kamu zararı tespit edilen rakamın Banka Sigorta Muamele Vergisine tekabül ettiğini;
Kredi Sözleşmesinin 2. maddesinde, T.C. İş Bankası Silivri Şubesi’nden alınacak 1.000.000,00.-TL kredinin faiz ve masraflar dahil 1.327.127,02.-TL olarak ödeneceğinin belirtildiği;
Bununla birlikte krediyle ilgili tüm vergi, harç ve masrafların Belediyeye ait olduğu hususunda ayrıca 17. maddenin düzenlendiğini ve 17. maddenin b fıkrasında, sonradan doğabilecek masrafların dahi Belediyeye ait olacağının belirtildiği;
- maddeden ayrı olarak 17. maddenin ayrıca düzenlenmesi ile faiz ve masrafın 327. 127,02. -TL ile sınırlı olmadığını ve vergi, resim, harç ve masraf olması şartıyla 2. maddede belirtilen meblağın dışında bir ödemenin de alınabileceğinin kabul edildiğini;
Bu sebeplerle, sözleşmede rakam olarak belirtilen meblağın dışında yapılan ödemenin Banka Sigorta Muamele Vergisi olduğunu ve Kredi Sözleşmesinin 17.maddesi gereğince ödendiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Savcılık, Daire kararının kaldırılması yönünde görüş bildirmiştir.
Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi neticesinde; Silivri Belediyesi Belediye Meclisi’nin 27.09.2004 tarih ve 15/1 sayılı kararına istinaden, Belediye personeline ait ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmesinde kullanılmak üzere, Silivri Belediyesi ile İş Bankası Silivri Şubesi arasında 27.09.2004 tarihinde 27 maddeden oluşan 1.000.000,00.-TL tutarında kredi sözleşmesinin imzalandığı;
Söz konusu sözleşmenin 2. maddesinde 1.000.000,00.-TL tutarındaki kredinin faiz ve masraflar dahil 1.327.127,02.-TL olarak geri ödemesinin yapılacağı, kredinin vadesinin 24 ay olduğu ve 15.10.2006 tarihinde sona ereceğinin hüküm altına alındığı tespit edilmiştir.
Sözleşmenin “Vergi, Resim, Harç ve Diğer Masraflar” başlıklı 17. maddesinde;
a) Krediyle ilgili gider vergisi, teminat ve kefalet mektuplarının düzenlenmesi, onayı ve tatbikine ait damga resmi ve diğer vergi ve masraflara takip, muhakeme harç masrafları, vekil ücretleri ve açılan krediyle ilgili havalelere dair masraflar tamamen İdareye ait olup bunlar bankaca ödense dahi hiçbir kanuni merasime gerek kalmaksızın İdare tarafından bankaya ödenecektir. Veya bankaca doğrudan doğruya paylardan kesilecektir.
b) Her türlü vergi artışları ile her türlü yeni vergi ve sair masraflarda da İdare sorumludur.” Denilmektedir.
Sözleşmede kredinin faiz ve masraflar dahil 1.327.127,02.-TL olarak geri ödemesinin yapılacağı, kredinin vadesinin 24 ay olduğu ve 15.10.2006 tarihinde sona ereceği belirlenmiş ve her türlü vergi artışları ile her türlü yeni vergi ve sair masrafların da İdarece ödeneceği hüküm altına alınmış olup; 2006 yılında Bankaya yapılan ödemelerle ilgili olarak İlamda 9 adet ödeme emri belgesi ilişikli tutulmasına rağmen 2006 yılında bankaya 10 adet ödeme yapıldığı ve bu ödemelerden 24.442,94.-TL tutarındaki 15.09.2006 tarih ve 4771 nolu ödeme emrinin ilişikli tutulmadığı; ayrıca, ödeme emirlerine ekli geri ödeme planında aylık 56.036,44.-TL’lik geri ödeme yapılacağının belirlendiği görülmüştür.
Buna göre, 15.10.2006 tarihinde son ödemenin yapılacağı kararlaştırılan sözleşme ve eki ödeme planına göre 2006 yılında İdarece Bankaya toplam 560.364,40.-TL ödenmesi gerekirken, İlamda ilişikli tutulmayan 4771 nolu ödeme emri ile birlikte toplam 214.575,47.-TL ödendiği görülmüş olup geri ödeme planına göre bu yıl içinde başka ödemelerin yapılıp yapılmadığı; sözleşme tarihinden 2006 yılına kadar 2004 ve 2005 yıllarında Bankaya ne kadar geri ödemenin yapıldığı ve kredi borcunun 2006 yılında bitirilip bitirilmediği rapor dosyası ve eklerinden tespit edilememiştir.
Bu itibarla, Rapor dosyası ve ekli belgelerden 2006 yılı öncesinde, 2004 ve 2005 yıllarında, Bankaya toplam ödenen tutarın belirlenememesi ve İlamda 4771 nolu ödeme emri ile yapılan 24.422,94.-TL tutarındaki ödemenin ilişikli tutulmayarak hesaba katılmaması nedenleriyle 24 ay sonunda Bankaya ödenen toplam tutarın belirlenememesi ve anılan borcun 2006 yılında bitirilip bitirilmediğinin anlaşılamaması ve buna bağlı olarak da tazminine hükmedilen 1.324,94.-TL’nin mahiyetinin ne olduğunun anlaşılamaması nedenleriyle, sözleşme tarihi ile 15.10.2006 tarihli vade sonuna kadar İdarece Bankaya ödenen toplam tutarın belirlenmesini ve bu tutar ile sözleşmede ödenmesi öngörülen tutar arasında oluşan farkın mahiyetinin araştırılmasını teminen 768 sayılı İlam’ın 6. maddesi ile 1.324,94.-TL’ye verilen tazmin hükmünün BOZULARAK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
- ) 768 sayılı İlam’ın 7. maddesi ile, Aktif İnsan Pozitif Davranış” ve “Belediyelerde Yeni Düzenlemeler” konulu eğitim seminerine ilişkin ihale yolu ile alınan hizmet alımının yapıldığına ilişkin kanıtlayıcı belge bulunmamakla birlikte, kimlerin bu programa katıldığını gösterir kanıtlayıcı belgelerin de harcama belgesine eklenmemesi nedeniyle 60.180,00.. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler göndermiş oldukları ortak dilekçede özetle, seminere Belediye Başkanı ve tüm başkan yardımcıları, meclis üyeleri, müdürler, şefler olmak üzere yöneticilerin katıldığını;
Tüm seminerlerin tatil beldelerinde ve 4-5 yıldızlı otellerde düzenlendiğini ve tüm seminerlerin serbest zaman olarak belirtilen sürelerinin keyif, eğlence, kaynaşma ve moral kazanma ile geçtiğini,
Referans Eğitim ve Danışmanlık Ltd. Şti.’nin teklif mektubunda bu zamanların serbest zaman şeklinde üstü kapalı olarak belirtilmeyip açık yazılmasının eğitimin yapılmadığı şeklinde değerlendirilemeyeceğini ve seminerin yapılacağının belediye yöneticilerine bildirildiğine ilişkin yazıların ve seminerin yapıldığına ilişkin gazete kupürlerinin bulunduğunu;
Belediye personelinin, Belediye hizmetlerinin yerine getirilmesi amacıyla sürekli vatandaşla iç içe, yüz yüze çalıştığını, hizmetlerin zamanında yerine getirilmesi, vatandaşın memnuniyetinin sağlanması ve vatandaşa insanlığa yaraşır şekilde davranılması, vatandaşın ön planda tutulması, değer verilmesi, ilgili, saygılı ve güler yüzlü hizmetin çağımızın hizmet anlayışının en önemli unsurları olduğunu; Personelin kişisel gelişimine yönelik eğitimlerin, hizmette kaliteyi yükseltip, vatandaş memnuniyetini artırdığı gibi kurum içindeki ilişkileri de olumlu etkilediğini, personeldeki işbirliğini ve yardımlaşmayı artırdığını, grup içinde çalışma yeteneğini güçlendirdiğini ve işine sahip çıkma duygusunu geliştirdiğini;
Bu sebeple, personelin görev ve mesleki eğitiminin yanında kişisel gelişimi ile ilgili eğitiminin de hizmet içi eğitim kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden personelin eğitimi için bir seminer düzenlenmesine karar verildiğini ve hizmet alımı söz konusu olduğundan Kamu İhale Kanunu uyarınca ihale edilerek Referans Eğitim Danışmanlık Hizmetleri Ltd.Şti. den hizmet alımı yapıldığını ve ödemelerin ihaleye göre fatura karşılığında yapıldığını; Seminerde verilen eğitimin amacına ulaştığını, beklenen faydayı sağladığını, dolayısı ile Belediye’nin zarara uğramadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Savcılık, Daire kararının kaldırılması yönünde görüş bildirmiştir.
Dilekçe ve ekleri ile rapor dosyası ve eklerinin incelenmesi neticesinde; Silivri Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün 27.03.2006 tarihli yazısı üzerine 7-9 Nisan 2006 tarihleri arasında belediye yöneticilerine eğitim semineri düzenlenmesi için 27.03.2006 tarihinde Belediye Başkanınca Olur verildiğini;
Söz konusu hizmet alımının 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21. maddesi (f) fıkrası uyarınca pazarlık usulü ile yapıldığı;
3 ayrı firmadan teklif alındığı ve bu firmalardan en düşük teklifi veren Referans Eğitim Danışmanlık Hiz. Ltd. Şti.’ye söz konusu hizmet işinin verildiği ve Belediye Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün söz konusu hizmet alımının yapıldığına dair 06.04.2006 yazısına istinaden yüklenici firmaya ödemede bulunulduğu tespit edilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60. maddesinde belediyelerin giderleri sayılmış olup Belediye personelinin hizmete ilişkin eğitim harcamaları da bu giderler arasında sayılmıştır.
31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.01.2006 tarihinden itibaren yürürlüğe giren ve 15.08.2007 tarihine kadar Mahalli İdareler için de geçerli olan Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Kurs Ve Toplantılara Katılma Giderleri” başlıklı 36. maddesinde;
“Kamu kurum ve kuruluşları ile meslek teşekkülleri, dernek ve vakıflar tarafından düzenlenen kurs ve toplantılara katılanların katılma giderlerinin ödenmesinde;
-
Görevlendirme yazısı,
-
Fatura, fatura düzenlenemeyen hallerde katılma ücretini gösteren belge,
-
Kurs ve toplantıya iştirak edildiğine ilişkin belge, ödeme belgesine bağlanır.
Yurtiçinde yerli veya yabancı dernek, vakıf veya kuruluşlarca açılan ve yeterlilikleri Milli Eğitim Bakanlığınca kabul edilen dil kursları için idarece karşılanması gereken ders ücretlerinin ödenmesinde, görevlendirme yazısı yerine ilgili mevzuatında belirtilen yetkili makamın onayı aranır.
Görevlendirme yazısı veya yetkili makam onayının malî yılın ilk ödemesine ait ödeme belgesine bağlanması gerekir.” Denilmektedir.
Aynı Yönetmeliğin “Çeşitli Hizmet Alımları” başlıklı 46. maddesinde ise;
“İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılan bakım, onarım, danışmanlık, araştırma ve geliştirme, muhasebe, anket, temizlik, tarımsal mücadele, ağaçlandırma, erozyon kontrolü, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, kurs, koruma ve güvenlik, sigorta, etüt ve proje, harita ve kadastro, plân, imar uygulama, basım ve yayım, fotoğraf, film alımları, bilgisayar hizmet alımları (gayri maddi hak olarak alınan yazılım ve donanımlar hariç) ve benzeri hizmet alımlarına ilişkin giderlerin ödenmesinde;
-
Taahhüt dosyası,
-
Fatura (sigorta giderlerinin ödenmesinde sigorta poliçesi veya zeyilname),
-
Hizmet İşleri Hakediş Raporu ödeme belgesine bağlanır.” Denilmektedir.
Kurum içi eğitim faaliyeti amacıyla yüklenici firmadan 4734 sayılı Kanun’un 21. maddesi (f) bendi uyarınca alımı yapılan “Aktif İnsan Pozitif Davranış ve Belediyelerde Yeni Düzenlemeler ve Yaklaşımlar” konulu eğitim seminerinin kurs ve toplantılara katılma gideri olarak değil hizmet alım gideri olarak değerlendirilmesi gerekir. Bu durumda söz konusu harcama ile ilgili olarak ödeme emri belgesine bağlanması gereken belgeler taahhüt dosyası, fatura ve hizmet işleri hakediş raporudur.
Buna göre, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60. maddesi gereği 27.03.2006 tarihli Belediye Başkanlığı Oluru ile 4734 sayılı Kanuna uygun olarak hizmet alım işinin yüklenici firmaya verilmesinde ve Belediye Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün söz konusu hizmet alımının yapıldığına dair 06.04.2006 yazısına istinaden yüklenici firmaya fatura karşılığı ödemede bulunulmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 768 sayılı ilamın 7. maddesi ile 60.180,00.-TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- ) 768 sayılı İlam’ın 8. maddesi ile, Silivri Belediyesi’nin çeşitli birimlerinde çalışan işçilerle ilgili olarak Toplu İş Sözleşmesi’nde haftalık çalışma süresinin 45 saat olarak belirlenip, bu sürenin 6 iş gününe bölünerek hafta içinde 8 saat, Cumartesi günü ise 5 saat çalışılarak doldurulacağı hüküm altına alınmasına rağmen Cumartesi günü yapılan çalışmalar karşılığı Hafta sonu Ücreti ödenmesi nedeniyle 90.591,77.. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler göndermiş oldukları ortak dilekçede özetle, Belediyede mesai saatlerinin 08.00- 17.00 arasında olmasına rağmen işin yoğunluğu nedeniyle mesai saatlerine bağlı kalmaksızın saat 17.00 den sonra da işin bitirilmesine kadar devam edildiğini ve bu sebeple işçilerin 45 saatlik haftalık çalışma süresini hafta içinde tamamladıklarını ve Cumartesi günü çalışılması halinde 5 saatlik çalışma süresinin dahi haftalık çalışma süresi dışında kaldığını ve bu sebeple işçilere cumartesi günü tam yevmiye fazla mesai ücreti ödendiğini;
2006 yılı denetimi sırasında sözleşmeye aykırı hareket edildiğinin bildirilmesi üzerine 2008 yılı Temmuz ayında bu yanlışlığın düzeltildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Savcılık, Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi neticesinde; Silivri Belediyesi ile Hizmet-İş Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi’nde haftalık çalışma süresinin 45 saat olduğu ve bu sürenin haftada 6 iş gününe bölünerek tamamlanacağı, fazla çalışma ücretinin normal mesai ücretinin %50 fazlası olarak kabul edildiği, haftalık 45 saatlik çalışma süresini 6 günde tamamlayan işçinin 1 günlük hafta tatiline hak kazanacağı ve hafta tatilinin Pazar günü olduğu, Pazar günü çalışılması halinde işçilere yevmiyelerine ilaveten 2 yevmiye daha ödeneceğinin kararlaştırıldığı;
Fakat işçilerin hafta içi 8 saat ve Cumartesi günü de 5 saat çalışmak suretiyle haftalık 45 saatlik çalışma süresini tamamlamalarına rağmen, işçilere Cumartesi günü yapılan tam günlük (8 saatlik) mesaileri karşılığında 45 saatlik haftalık çalışma süresinin doldurulması dikkate alınarak geriye kalan çalışma süreleri için saat başına fazla çalışma ücreti ödenmesi gerekirken tüm gün için hafta tatili ücreti ödendiği görülmüştür.
Silivri Belediyesi ile Hizmet-İş Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin “İş Süresi (Çalışma Saatleri)” başlıklı 33. maddesinde;
“Haftalık çalışma süresi 45 saattir. Bu süre aşılmamak ve gün ortasında bir saatten az olmamak kaydıyla ara dinlenmesi verilmek şartıyla çalışma saatleri işin icabına göre işverence tanzim edilir. Bu 45 saatlik süre haftada 6 iş gününe bölünerek çalıştırılır.
Çalışma saatlerinde yapılacak değişiklikler temsilcilerle birlikte düzenlenir.” denilmektedir.
“Fazla Çalışma ve Ücretleri” başlıklı 38. maddesinde;
“Bu sözleşmeyle tespit edilen günlük veya haftalık çalışma süresini aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır.
-
İşçiye, rızası alınmak koşuluyla gündüzleri 3, geceleri 2 saat kadar fazla çalışma yaptırılabilir.
-
Fazla çalışmalar ücret yerine izinle karşılanamaz.
-
Gündüz yapılan fazla çalışmaların ücreti normal ücretin gece yapılan fazla çalışmaların ücreti ise gece ücretinin %50 fazlasıdır.
-
Fazla çalışmaların yarım saatten az kısımları yarım saat, yarım saatten fazla kısımları ise 1 saat olarak hesaplanır.
-
Hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işçinin onayı alınarak fazla çalışma yaptırılır.
….” Denilmektedir.
“Günlük Ücret-Aylık Ücret” başlıklı 40. maddesinde;
Günlük ücret, işçinin her türlü tazminat, prim, ikramiye, sosyal yardım v.b. yan ödemeler hariç olmak üzere, esas işi karşılığında bir gün için aldığı ücrettir. Aylık ücret ise, işçiye bir takvim ayı için ödenen ücrettir.” Denilmektedir.
“Hafta Tatili-Çalışma Ücreti” başlıklı 55. maddesinde;
İşçilerin hafta tatili, Pazar günleridir. Haftalık 45 saatlik çalışma süresini diğer 6 günde tamamlayan işçi bu bir gün hafta tatiline hak kazanır. Hafta tatili günlerinde işçilerin onayı alınarak çalışma yaptırılabilir. Bu takdirde kendilerine yevmiyesine ilaveten 2 yevmiye daha ödenir.
Şu kadar ki, yıllık izin süresinin hesabında Pazar günleri hafta tatili olarak kabul edilir.
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışan işçilere her gün için ilave 2 yevmiye ödenir.
Vardiyalı işçi kendi hafta tatilinde çalıştırıldığı takdirde 2 ilave yevmiye ödenir.
Bakanlar Kurulu Kararlarıyla idari tatil günü olan günlerde c ve d maddeleri de uygulanır.” Denilmektedir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun “Fazla Çalışma Ücreti” başlıklı 41. maddesinde;
“Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.
Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir.
Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir.
İşçi hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve ücretinde bir kesinti olmadan kullanır.
63 üncü maddenin son fıkrasında yazılı sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli işlerde ve 69 uncu maddede belirtilen gece çalışmasında fazla çalışma yapılamaz.
Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir.
Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz.
Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışmaların ne şekilde uygulanacağı çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.” Denilmektedir.
Aynı Kanun’un “Çalışma Süresi” başlıklı 63. maddesinde;
“Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır.
Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir.
Çalışma sürelerinin yukarıdaki esaslar çerçevesinde uygulama şekilleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.
Sağlık kuralları bakımından günde ancak yedibuçuk saat ve daha az çalışılması gereken işler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.” denilmektedir.
Silivri Belediyesi ile Hizmet-İş Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi hükümleri, yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve dilekçede yer alan hususlar ışığında, haftalık çalışma süresinin hafta içi 8’er saat; Cumartesi günü de 5 saat olmak üzere toplam 45 saat çalışmak suretiyle tamamlanacağı durumunda, Cumartesi günü yapılan 8 saatlik mesainin haftalık 45 saatlik çalışma süresini dolduran ilk 5 saati işçilerin aylık ücretleri dâhilindeki çalışma olduğundan hiçbir fazla çalışma ücretine tabi tutulamaz. Geriye kalan 3 saatlik kısmı ise fazla çalışma ücretine tabi olup işçinin normal yevmiyesinin saat başına düşen kısmının %50 fazlası olarak ödenir.
Dilekçede, hafta içi 8 saatten fazla çalışıldığından bahsedilmiş olsa da bu çalışmaları kanıtlayan herhangi bir belge sunulmamış olmakla birlikte toplu iş sözleşmesinde haftalık çalışma süresinin 6 iş gününe bölüneceği hükmü karşısında haftalık 45 saatlik çalışma süresinin hafta içinde doldurulduğunu iddia etmek yersizdir. Bununla birlikte, toplu iş sözleşmesinde 6 iş günü çalışılacağı ve Pazar gününün hafta tatili olacağı hükümleri karşısında Cumartesi günü yapılan çalışmaların hafta tatili ücreti şeklinde ücretlendirilmesi de mümkün değildir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 768 sayılı İlam’ın 8. maddesi ile 90.591,77.-TL’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- ) 768 sayılı İlam’ın 9. maddesi ile, Silivri Belediyesi sınırları içindeki içme ve kullanma suyu temini ve dağıtımı işinin 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi’nin 7. maddesi (r) bendi ve Geçici 2. maddesi uyarınca İSKİ’ye mevdu görev kapsamına alınması üzerine anılan hizmete ilişkin 11 yıl 3 aylık imtiyaz sözleşmesi bulunan Pak. Su San. Tic. A.Ş. bünyesinde bulunan 30 işçinin mevzuata aykırı olarak Belediye’de işe başlatılması ve ücret ödenmesi nedeniyle 40.680.00.. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler göndermiş oldukları ortak dilekçede özetle, Silivri Belediyesi içme suyu tesis ve işletmesi işinin, Belediye Meclisi’nin 07.02.2003 tarih ve 6/2 sayılı kararı gereği, 11.04.2003 tarih ve 2003/138 sayılı encümen kararı ile ihale edildiği ve 17.09.2003 tarihli "İçmesuyu Tesis ve İşletme İmtiyazı Sözleşmesi" ile 11 yıl 3 ay süre ile PAK-SU Firmasına devredildiğini;
Daha sonra 10.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 7. maddesinin (r) bendi ve Geçici 2. maddesi ile 2560 Sayılı İSKİ Kanunu’nun 1. maddesine göre, Silivri ilçesi sınırları içerisinde içme ve kullanma suyu temini ile dağıtılması görevinin, İSKİ Genel Müdürlüğü'ne devredilmesi gereğinin ortaya çıktığını;
İSKİ Genel Müdürlüğü ile yapılan görüşmeler neticesinde, devir işleminin gerçekleştirilebilmesi için öncelikle Silivri Belediyesi’nce imtiyaz sözleşmesinin fesih edilerek, tesis ve işletme hakkının geri alınması gereğinin ortaya çıktığını ve bunun üzerine; Danıştay İdari İşler Kurulu'nun 2001/44 Esas ve 2001/14 nolu "Kamu imtiyazının süresi sona ermeden tüm tesisatın bedeli karşılığında idare tarafından satın alınması suretiyle sona erdirebileceği" kararına dayanılarak, Silivri Belediye Meclisi’nin 06.06.2003 tarih ve 43 nolu kararı ile imtiyaz sözleşmesinin feshi ve imtiyaz yatırım bedelinin tespiti için komisyon kurulduğunu;
Bu Meclis Kararı üzerine İSKİ Genel Müdürlüğü, Silivri Belediye Başkanlığı ve PAK-SU Firması temsilcilerinin oluşturduğu komisyon tarafından yatırım bedeli tespit edilerek 10.03.2006 tarih ve 22 sayılı Silivri Belediyesi Meclis kararıyla, tesis yatırım bedelinin İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından ödenmesi, içme suyu tesis ve yatırımlarının Silivri Belediyesi’nce PAK-SU Firması’ndan devir alınarak İSKİ Genel Müdürlüğü’ne devri, bedel haricindeki hususların devir protokolünde hüküm altına alınmasını ve devir protokolünü imzalamaya Belediye Başkanı Hüseyin TURAN'ın yetkili kılınması yönünde Karar alındığını ve bu kararın İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nce de 17.03.2006 tarih ve 422 sayılı kararı ile onaylandığını;
5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan 03.08.2004 tarih ve B050MAH0650002/81137(50-5)-04 sayılı Genelgede, hizmetlerin devri başlığı altında "Daha önce ilgili belediyece yürütülen, ancak bu kanunun yürürlüğe girmesi ile Büyükşehir belediyelerince yürütülecek hizmetlere ilişkin araç, gereç, borç, alacak, tesis ve personel devrine ilişkin esaslar ilgili belediye ve Büyükşehir belediyesi arasında bir protokol ile sağlanacaktır" denildiğini;
5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ve söz konusu Genelge doğrultusunda Silivri Belediye Başkanlığı, İSKİ Genel Müdürlüğü ve PAK-SU Firması temsilcilerinin katıldığı komisyon tarafından yatırım bedeli dışındaki devir şartlarını belirleyen Protokol tanzim edilerek taraflarca imza altına alındığını ve bu Protokol’ün 24.04.2006 tarih ve 5008/86 sayılı İSKİ Genel Müdürlük Makamı tarafından onaylandığını; Protokolün 10. maddesinde "Devir alınan su şebekesi sistemi hizmetlerin aksamaması için 3 (üç) ay belediye ile ortaklaşa yürütülecektir"; 12. maddesinde ise, "Belediyede verilen hizmetlerin aksamaması için belediyede çalışan ekli listede belirtilen kadrolu memur, işçi personelin durumlarının uygun olması koşulu ile İSKİ'ye geçişleri sağlanacaktır" denildiğini;
Protokolün 10. maddesinde sözü edilen, 3 aylık ortaklaşa işletme süresi içerisinde hizmetlerin aksatılmaması için daha önce 17.09.2003 tarihli İmtiyaz Sözleşmesinin 15. maddesinin son fıkrası gereği PAK-SU Firmasına devredilen belediyede çalışan su işlerinde deneyimli personelin İSKİ'ye devrinin yapılabilmesi için belediyede işe başlatıldığını ve söz konusu personelin daha sonra 3 aylık ortaklaşa işletme süresi dolmadan, 47 gün belediyede çalıştıktan sonra, devir protokolü gereği İSKİ Genel Müdürlüğü’ne devredildiğini;
Sonuç olarak, PAK-SU Firması çalışanlarının Silivri Belediyesi’nde işe alınmalarının imtiyaz sözleşmesi gereği olmayıp, 5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ve İçişleri Bakanlığı Genelgesi doğrultusunda düzenlenen İçme suyu Tesisleri Devir Protokolü gereği yapıldığını; Personelin Belediye’de işe alınmalarındaki amacın, içme suyu tesisleri işletilmesi gibi deneyim ve bilgi birikimi gerektiren ve hizmetlerin aksaması halinde halk sağlığını direkt olarak ilgilendiren; deneyimsiz personel tarafından işletilmesi halinde çok ciddi maddi zararlara sebep olacak durumların önüne geçilebilmesi ve bu deneyimli personelin Belediye üzerinden İSKİ'ye geçişleri ve burada da hizmetlerin devamlılığının sağlanması olduğunu;
Uygulamanın bu şekilde yapılması ile kamu zararı yaratılmadığı gibi, muhtemel kamu zararının önlenmesine yönelik uygulama yapıldığını; bu işçilere ödenen ücretin çalışmaları karşılığında ödendiğini; işçilerin işe alınma yönteminde izlenen usulde hata yapılmış olsa dahi çalışmaları karşılığında ödenen ücretin kamu zararı olarak değerlendirilemeyeceğini; kamu zararının ödenmemesi gereken bir bedelin ödenmesi halinde oluşacağını ve çalışan işçiye ücret ödenmesinin yasa gereği olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Savcılık, PAK-SU firması elemanlarının, imtiyaz sözleşmesinin feshi nedeniyle İSKİ’ye devrinin, Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İlk Defa İşçi Olarak Alınacaklar Hakkında Uygulanacak Sınav Yönetmeliğine uygun olmadığı gerekçesiyle verilen tazmin hükmünün söz konusu işçilerin imtiyaz sözleşmesi gereği değil, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ve İçişleri Bakanlığının 03.08.2004 tarihli ve 81137 (50-5)-04 sayılı Genelgesine göre devredildiği ileri sürülerek kaldırılması talep edilmiştir.
Devir işlemlerinde bir takım şekli noksanlıklar olmasına karşın, adı geçen işçilerin işe alınmamaları halinde idare aleyhine açacakları davaların muhtemel sonuçları düşünüldüğünde, idareyi daha çok zarara uğratacakları gözetilerek talebin kabulü ile tazmin hükmünün kaldırılması uygun mütalaa olunmaktadır, şeklinde görüş bildirmiştir.
Rapor dosyası ve eklerinin incelenmesi neticesinde; 11.04.2003 tarihli “İçme suyu Tesisi ve İşletme İmtiyazı Sözleşmesi” ile 11 yıl 3 ay süre ile Pak-Su İnşaat Turizm Madencilik Su Getirme San Tic. A.Ş.’ye verilen Silivri Belediyesi sınırları içinde içme ve kullanma suyu temini ve dağıtımı işinin, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 7. maddesi (r) bendi ve Geçici 2. maddesi ile 2560 sayılı İSKİ Kanunu’nun 1. maddesi gereği İSKİ’nin görev alanına girmesi sonucunda, yüklenici firma ile yapılan imtiyaz sözleşmesinin fesih edilerek yüklenici firmada çalışan 30 adet işçinin 25.05.2006 tarih ve 413 nolu Encümen Kararı ile Belediye Fen İşleri Müdürlüğü kadrosuna alındığı, daha sonra işçilerin 17.07.2006 tarihinde İSKİ Genel Müdürlüğü’ne devredildiği ve bu tarihler arasında işçilere toplam 43 günlük ücret ödemesi yapıldığı görülmüştür.
5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun “Büyükşehir, İlçe Ve İlk Kademe Belediyelerinin Görev Ve Sorumlulukları” başlıklı 7. maddesinin (r) bendinde; “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak.” Denilmektedir.
Aynı Kanun’un Geçici 2. maddesinde ise, “Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihte, Büyükşehir belediye sınırları İstanbul ve Kocaeli ilinde, il mülki sınırıdır.” Denilmektedir.
2560 sayılı İstanbul Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanun’un 1. maddesinde;
İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü kurulmuştur.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü bu Kanunda İSKİ olarak anılır.
Genel Müdürlüğün hizmeti, İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin görev alanı ile sınırlıdır. Ancak, şehrin yararlandığı su kaynaklarının korunmasına ilişkin hizmetler, büyük şehir belediye sınırları dışında da olsa bu kuruluş tarafından yürütülür. Ayrıca İçişleri ile Bayındırlık ve İskan bakanlıklarının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu anasistem ile ilgili başka belediye ve köylerin su ve kanalizasyon işlerini de bu Genel Müdürlüğe verebilir.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, İstanbul Büyük Şehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur. İSKİ personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir.” Denilmektedir.
T.C.İçişleri Bakanlığı’nın 03.08.2004 tarih ve B.0.50.MAH.06.50.00./8113(50-5)-04 sayılı Genelgesinde, “Daha önce ilgili belediyelerce yürütülen, ancak kanunun yürürlüğe girmesi ile Büyükşehir Belediyesince yürütülecek hizmetlere ilişkin araç, gereç, borç, alacak, tesis ve personel devrine ilişkin esaslar ilgili belediye ve Büyükşehir belediyesi arasında bir protokol ile sağlanacaktır. Personel devrinin söz konusu olduğu durumlarda yapılacak tespitleri müteakip, ilgili Büyükşehir için kadro ihdası, personel devreden belediye için kadro iptali istenecektir.” Denilmektedir.
İş Kanunlarının uygulandığı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına, işçi olarak alınacaklara uygulanacak sınavlarla ilgili esasları belirleyen Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Daimi Kadrolarına İlk Defa İşçi Olarak Alınacaklar Hakkında Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri aşağıdaki gibidir;
“İşçi İhtiyacını Bildirme” başlıklı 4. madde:
“Bu Yönetmeliğin 2 nci maddesinde sayılan Kamu kurum ve kuruluşları vasıflı, vasıfsız, daimi, geçici işçi ihtiyaçlarını iş kolu, meslek pozisyonu, öğrenim, iş tecrübesi, ücret, sosyal yardımlar, yaş, cinsiyet gibi ayrıntılarla sınavın yapılacağı yer ve saati yazılı olarak İş ve İşçi Bulma Kurumuna bildirmek ve işçilerini Kurumca gönderilenler arasından almak zorundadırlar.
Bu kuruluşlar işçi ihtiyaçlarının karşılanması için İş ve İşçi Bulma Kurumuna işçi isteklerine ilişkin yazılarının Kuruma intikali tarihini takip eden günden başlayarak en az 15 gün süre vermek zorundadırlar.” Denilmektedir.
“İşçi Gönderme” başlıklı 6. madde:
“Kamu kurum ve kuruluşlarının işçi talepleri Kurumca, şartları haiz işçiler arasından seçilerek karşılanır.
Kurumca gönderilmemiş olanlar sınava alınamazlar.
Kurumca gönderilen işçiler işyerlerince tespit edilen sınav kurulu marifetiyle seçme ve sınava tabi tutulurlar. Seçme ve sınav sonucu işe alınacak olan işçiler ile alınmayan işçilere ait neticeler en geç bir hafta içerisinde Kuruma bildirilir. Sınav sonuçlarına ait bilgilerin bir örneği de işçinin dosyasında muhafaza edilir.”
Ek Madde 1:
“Bu Yönetmelik kapsamında bulunan kamu kurum ve kuruluşlarına daimi işçi olarak alınacaklarda, kamu personeli için yaptırılan merkezi sınavla aynı veya farklı tarihlerde ve en fazla yılda bir, en geç dört yılda bir olmak üzere Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünün koordinatörlüğünde Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına yaptırılacak merkezi yazılı sınava katılarak başarılı olduklarına dair belgeye sahip olmaları şartı aranır. Merkezi sınava Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne iş için başvurmuş olanlar katılabilir. Sınav sonuçları bir sonraki merkezi sınav sonuçlarının Kuruma bildirildiği tarihe kadar geçerlidir. Merkezi sınavda başarılı olmak daimi işçi kadrosuna alınmada tek başına bir hak teşkil etmez.
Kamu kurum ve kuruluşlarının yürürlükteki mevzuata uygun olarak atama iznini almalarını müteakip, daimi kadrolarına ilk defa alacakları işçilerin sayı ve niteliklerini Türkiye İş Kurumuna bildirmeleri üzerine Kurum, başvuruları talebe uygun olanlar arasından başarı sırasına göre talep miktarının iki katına kadar adayın isimlerini ve adreslerini içeren listeyi, sınava çağırılmaları için ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına gönderir. İlgili kamu kurum ve kuruluşu, sınavda başarılı olup, atamaları yapılanlar ve yapılmayanlar ile başarısız olanların listesini Kuruma iletir.
Yeterli sayıda gönderme yapılmış işgücü ihtiyacı için ikinci kez gönderme yapılması istenemez ve yeniden işgücü talebinde bulunulamaz.
Merkezi sınavla ilgili usul ve esaslar Devlet Personel Başkanlığı, İş ve İşçi Bulma Kurumu Genel Müdürlüğü ile Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından müştereken belirlenir.
Yönetmeliğin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.”
Buna göre, Kamu kurum ve kuruluşları vasıflı, vasıfsız, daimi ve geçici işçi ihtiyaçlarını yazılı olarak İş ve İşçi Bulma Kurumuna bildirmek ve İş ve İşçi Bulma Kurumunca gönderilen işçileri kendilerince tespit edilen sınav kurulu marifetiyle seçme ve sınava tabi tutmak suretiyle alabilirler. İş ve İşçi Bulma Kurumunca gönderilmemiş olanlar ise sınava alınamazlar.
Silivri Belediyesi ile Pak-Su İnşaat Turizm Madencilik Su Getirme San.Tic. A.Ş. arasında imzalanan 11.03.2003 tarihli İmtiyaz Sözleşmesi’nin 15. maddesi gereği Belediye bünyesindeki depo nöbetçileri ile tahakkuk, okuma ve su kesim bölümlerinde çalışan personelin yüklenici firmaya geçişi yapılmış olup, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve İSKİ Kanunu uyarınca İmtiyaz Sözleşmesinin iptali nedeniyle bu işçilerin T.C.İçişleri Bakanlığı’nın 03.08.2004 tarih ve B.0.50.MAH.06.50.00./8113(50-5)-04 sayılı Genelgesi uyarınca Belediye’ye devredilmesinde ve Belediye bünyesinde vermiş oldukları 43 günlük hizmetlerinin karşılığı olan ücretlerinin ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, 768 sayılı ilamın 9. maddesi ile 40.680,00.-TL’ye verilmiş olan tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
Karar verildiği 25.01.2011 tarih ve 32818 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01