Sayıştay 4. Dairesi 31892 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4
Sayıştay Kararı
31892
20 Eylül 2011
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2006
-
Daire: 4
-
Dosya No: 31892
-
Tutanak No: 33659
-
Tutanak Tarihi: 20.09.2011
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
- 735 sayılı ilamın 2. maddesinin d bendiyle, Eskişehir Valisi’ne ödenen il encümen başkanlığı ödeneği ile vali yardımcılarına ödenen ek ödeneklerden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 738,29. YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi gönderdiği dilekçede, ilamda fazla ödeme olarak gösterilen 738,29-YTL’den 577,20-YTL’nin 14.02.2008 gün ve 3815 nolu Ödeme Emri Belgesi ile tahsil edildiğini ayrıca 5302 sayılı il özel İdaresi kanunun 28 ve 63. maddeleri uyarınca yapılan ek ödemelerden vergi kesintisi yapılmaması ile ilgili yargı kararları bulunduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun; Encümen üyelerine verilecek ödenek başlıklı 28. maddesinde;
“Encümen başkanına 14000, üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir.
Encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir” denilmiş,
Görev ve Ek Ödenek başlıklı 63. maddesinde de; Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği, düzenlenmiştir.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde (Değişik: 24.12.1980-2361/43 md.);
“Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmez.”denilerek ücretin tarifi yapılmıştır.
Aynı Kanunun "Vergi Tevkifatı" başlıklı 94. maddesinde (3946 sayılı Kanunun 22'nci Maddesiyle değişen madde. Yürürlük;1.1.1994),
Kamu idare ve müesseselerinin, söz konusu maddede bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları,
94.maddenin 1.bendinde de; Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104. maddelere göre vergi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir.
Kanunun Esas Tarife başlıklı 103. maddesinde ise:
(5479 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle 1.1.2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere değişen madde. Yürürlük;08.04.2006)
Gelir vergisine tabi gelirlerin;
- 000 YTL'ye kadarının % 15
18.000 YTL'nin 7.000 YTL'si için 1.050 YTL, fazlasının % 20
40.000 YTL'nin 18.000 YTL'si için 3.250 YTL, fazlasının % 27
40.000 YTL'den fazlasının 40.000 YTL'si için 9.190 YTL, fazlasının da % 35
Oranında vergilendirileceği, hükme bağlanmıştır.
Yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 28 ve 63. maddelerine göre, Encümen Başkanı, Encümen üyeleri, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Çünkü Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61. maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında Encümen Başkanı(Vali), Encümen Üyeleri, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan, ayrıca 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 28. maddesinde de, brüt ödenek verileceği şeklinde düzenleme yapılmak suretiyle kendi özel Kanununda da, yapılan bu ödemeden vergi kesintisi yapılacağına dair bir düzenleme bulunduğundan, yukarıda sayılan personele yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.
Her ne kadar dilekçi, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ödemelerin, 5540 sayılı Kanunun Ek 5. maddesi kapsamında bir ek ödeme olduğunu ve damga vergisi dışında bir kesintiye tabi tutulmaması gerektiğini iddia etmişse de,
5540 sayılı Kanunun 1.maddesi ile 9.6.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dâhiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5.maddesinde;
“İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usûlleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz.” denilmiştir.
Söz konusu bu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, Encümen Başkanı(Vali), Encümen Üyeleri, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ek ödeme, diğeri ise 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır. Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan, 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesinde yer alan istisna hükmü, sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Dolayısıyla, hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, ayrıca vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, 735 sayılı ilamın 2. maddesinin d bendiyle 738,29-YTL’nin adı geçen sorumlulara tazmin ettirilmesi yönündeki karar hukuka uygun olduğundan dilekçi itirazları yerinde değildir.
Öte yandan, söz konusu 738,29-YTL tazmin tutarından 577,20-YTL’si 14.02.2008 gün ve 3815 nolu Ödeme Emri Belgesi ile tahsil edildiği bildirilmektedir.
Yargılama tarihi 03.03.2009’dir.
735 sayılı ilamın 2. maddesinin d bendiyle verilen tazmin hükmüne ilişkin olarak dilekçi tarafından kısmen tahsilat bildirilmekte ise de, hüküm tarihinden önce yapılmış olan tahsilat temyiz konusu olmayıp yargılamanın iadesi ile ilgili bulunduğundan, bu hususta kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına ve gereğinin ifasını teminen dosyanın 32043 nolu dosya ile birleştirilerek ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
- Aynı ilamın 7. maddesiyle, OFS İnşaat Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. yüklenimindeki “Eskişehir. Seyitgazi Yolu Toprak Tesviye Sanat Yapıları ve Üst yapı Yapım İşi”nde ait yüklenicinin sözleşmede öngörülen süreler içerisinde işi teslim etmediği halde gecikme cezasının tahsil edilmemesi sonucu fazla ödemeye sebebiyet verildiği 31.712,98. YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlam hükmüne karşı sorumlu gönderdiği dilekçede, her ne kadar geçici kabul tutanağında işin bitim tarihinin 30.06.2006 tarihi olarak sehven yazılmış olsa da, hak ediş rapor kapağı ile yapım işleri kesin kabul tutanağında işin bitim tarihi ve geçici kabul itibar tarihinin 17.06.2006 olarak yer aldığını dolayısıyla herhangi bir gecikme olmadığını belirtmektedir.
Tip sözleşmenin 9/3 maddesinde yüklenicinin iş bitim tarihine kadar işi geçici kabule hazır etmesi gerektiği belirtilmiş, Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 41. maddesi ile Yapım İşleri Muayene ve Kabul Yönetmeliğinde de taahhüt edilen işin sözleşme ve eklerinde yer alan hükümlere uygun olarak tamamlandığında yüklenicinin idareye geçici kabulün yapılması için yazılı başvuruda bulunması gerektiği belirtilmektedir. Bu çerçevede, yapım işlerinde işin tesliminin Yapım İşleri Geçici Kabul Tutanağı ile belgelendirileceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla işin bitim tarihi Yapım İşleri Geçici Kabul Tutanağında kayıt altına alınan geçici kabul itibar tarihidir. Bu Geçici Kabul Tutanağında belirtilen tarihin sehven yazıldığı iddiasıyla sonradan Yapım İşleri Kesin Kabul Tutanağına ile değiştirilmesi yukarda belirilen mevzuat hükümleri karşında mümkün değildir.
İşin sözleşmesinde iş bitim tarihi, süre uzatımları ile tespit edilmiş olan 17.06.2006 tarihidir. Yapım İşleri Geçici Kabul Tutanağının ayrı ayrı üç yerinde geçici kabul itibar tarihi 30.06.2006 tarihi yazılmış olup bu işin teslim tarihidir. Bu açıklamalara göre, iş 13 gün geç teslim edilmiş olduğundan sözleşmede öngörülen cezai şartın uygulanması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, dilekçi iddialarının reddi ile 735 sayılı ilamın 7. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 20.09.2011 tarih ve 33659 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01