Sayıştay 4. Dairesi 28158 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4
Sayıştay Kararı
28158
7 Nisan 2006
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2002
-
Daire: 4
-
Dosya No: 28158
-
Tutanak No: 28571
-
Tutanak Tarihi: 07.04.2006
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten ve duruşmada hazır bulunan murafacılar ile murafacı vekili ve Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, duruşma talep eden Hakedişi Düzenleyen sıfatı ile sorumlu Suat Soylu’ya ve Bedirhan Bayırlı’ya duruşma günü 31.01.2006 tarihinde bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadıklarından HUMK nun 438. maddesi uyarınca gıyaplarında, gereği görüşüldü;
- 641 sayılı ilamın 9. maddesi ile; Cemil Özgür. Özgür Tic. ve San. Müessesesi yükleniminde bulunan Uzunçayır Barajı ve HES İnşaatı işinde, Genel Müdürlük oluru ile kırdırılarak kaldırılmasına karar verilen 3199 m³ enjeksiyon başlık betonlarının nakliyesinde B. 07.D/7 poz nolu nakliye analizinin kullanılması gerekirken B. 07.D/8 poz nolu analizin kullanılması sonucu fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde; ilam hükmünün, esas itibariyle sözleşme eki Birim Fiyat Cetveli (A) Forması Notlar Bölümü 3/C maddesinin yorumuna dayanmakta olduğunu. İlam hükmüne göre, "BFC. Notlar Bölümünün 3/C. maddesinde taşınacak malzemenin sadece CİNSİNDEN söz edilmekte, "yoğunluğu ve ağırlığı" esas alınmamakta olduğunu. Bu itibarla, kırılan betonun naklinde B.07.D/5 numaralı poz değil daha ucuz olan B.07.D/4 numaralı poz uygulanmalıydı."
şeklindeki bu karara ve kararın dayandığı yoruma katılmanın mümkün olmadığını;
A- Enjeksiyon betonu yapılması işinin proje aşamasında öngörülmüş veya ihale aşamasında düşünülmüş bir iş olmayıp, zeminin jeolojik şartları ve özellikleri gereği sonradan gündeme gelmiş bir imalat olduğunu. Baraj inşaatlarında sık rastlanan bir uygulama olmadığını. Bu cins bir malzemenin taşıma fiyatının sözleşme eki birim fiyat cetvelinde belirlenmemiş olduğunu. Açıklanan nedenle, enjeksiyon betonunun işlevi bittikten sonra kırılıp baraj sahasından çıkartılması işinde nakliye pozunun yorum yoluyla taşıma pozlarından birine sokulmasının icap ettiğini.
B- BFC (A) Forması incelendiğinde nakliye bedelleri konusunda çok çeşitli pozların yaratılmış olduğunun görüldüğünü. Demir, çimento, kaya, kil, kum, kum-çakıl vs. gibi. Bu inceleme derinleştirilirse kum taşıması ile kum-çakıl karışımı malzemenin, (tüvanan) kaya taşımasında sert kaya, kaya, yumuşak kaya taşımasının fiyatlarının ayrı ayrı belirlendiği ve farklı olduğunun görüleceğini. Hatta kazı yerinde ölçümü yapılan malzemenin taşıma bedeli ile dolguda ölçümü yapılan malzemenin taşıma bedelinin farklı olduğunu. Bunun nedeninin, "işte ve işin bedelinde hakkaniyetin sağlanması" ilkesinin hayata geçirilmesini, yapılan işin gerçek bedelinin ödenmesini sağlamak olduğunu.
C- Taşıyıcı makinelerin kamyonlar olduğunu. Bu gün için piyasada kullanılmakta olan kamyonların 12-13 m3 hacimli 25-26 ton taşıyan kamyonlar olduğunu. 12-13 m3 kum-tüvanan-toprak yüklü bir kamyonun malzemeyi tepeleme doldurup ( 15-16 )(trafik kurallarına aykırı olarak) yollarda döke saça giderken taşıya bileceği miktarın 28-32 ton olduğunu. Böyle bir kamyona 15 m3 demir yüklenecek olsa demirin özgül ağırlığı 7,85 ton/m3 olduğuna göre 118 ton taşımasının, yani tonajının 4 katı bir yük taşımasının gerekeceğini. Bunun da malzemenin naklinde cins değil tonaj ve tonajı oluşturan hacim ve yoğunluk parametreleri belirleyici olduğunu gösterdiğini. Ayrıca bu duruma en güzel örneğin yine nakliye formülleri içinde olduğunu. Sadece kum, sadece çakılın içindeki boşluklar nedeniyle 'birim hacim ağırlık' yani yoğunluk değerinin, çakıl ve kumun karışımından oluşan malzemeye göre düşük olduğunu. Bunun nedeninin çakıl boşluklarının arasını kum doldurduğu için malzemenin 'birim hacim ağırlık' yani yoğunluk değerinin yüksek olması olduğunu. Bu nedenledir ki aynı hacimde çakıl ile kum-çakıl yani tüvanan malzemenin birim fiyatı arasında %10 fark olduğunu.Unutulmaması gereken hususun nakliye fiyatının ölçü biriminin hacim olduğunu. Ağırlık cinsinden olsa idi tek bir nakliye ton bedelinin bilinip, kantar fişi ile ödeme yapılacağını.Yine ölçü birimi hacim olan ancak kazılan yerin hacminin esas alındığı (B-07.D/5) nakliye fiyatında ki prensibin; kazılan yerin boşluk hacmi ile ortaya çıkan veya elde edilen malzemenin hacminin aynı olmaması yani kabarma diye bilinen hacimsel artış olmasının oluşturmakta olduğunu. Kazılan bir malzemenin hacminin teknik olarak %30 oranında kabardığının kabul edilmekte olduğunu. Yani, 3 m derinliğinde 10 m eninde 40 m boyunda bir temel kazısının kazılan hacminin 1200 m3 olduğunu, kazıdan çıkan malzeme ölçüldüğünde ise 1500 m3 ün üzerinde taşınması gereken bir hacimsel değerle karşılaşılacağını, dolayısıyla 1200 m3 malzemenin 100 kamyon ile nakledilebilecekken, 1500 m3 malzeme için 130 kamyonun gerekmekte olduğunu. Bedelin kazılacak yerin hacmi esas alınarak ödemenin yapılacak olması nedeniyle 30 kamyon bedeli nasıl ödeneceğinin, formülde çözümlenmiş olduğunu. Formüle 1,30 çarpanı eklenmiş ve parasal değer artırılarak kabarma sonucunda ihtiyaç olan nakliye bedelinin ödenmiş olmakta olduğunu.
D- Yukarıda belirtildiği gibi baraj inşaatında beton imalat yapılması ve işlevini yitiren beton imalatın sökülüp taşınmasının ender uygulamalardan biri olduğunu. Bu nedenle, kırılan betonun taşınmasında hangi pozun uygulanacağının "yorum ve kıyas" yoluyla bulunacağını.
E- Yorum yönteminin ya lafzi ve dar bir yorumla kabaca "malzeme cinsi benzerliği" yolu izlenerek ya da bilimsel-teknik bir yöntemle taşınacak malzemenin "yoğunluğu ve ağırlığı" esas alınarak hangi malzeme pozunda sayılacağının belirleneceğini. Birinci yorum tarzının yanıltıcı sonuçlar doğurabileceğini, adil olmayan hakkaniyete aykırı uygulamalara yol açabileceğini. BFC'nin (A) Formasındaki pozların oluşturulmasında esas alınan taşınacak malzemenin "yoğunluğu ve ağırlığı" esasını temel alan bir yorumun ve kıyasın daha bilimsel gerçeklere, hak ve hakkaniyet ilkesine uygun olduğunu. Birinci yorum tarzının, yargıyı kırılan beton, "molozdur" yanlış sonucuna götüreceğini. Taşınacak malzemenin yoğunluğunu esas alan yorumun ise fen ve tekniğin gereklerine uygun, adil ve hakkaniyetli sonuç doğuran bir yorum biçimi olduğunu. Çünkü yoğunluğu esas alan bu yorumun, taşınması muhtemel malzemelerin taşıma birim fiyatlarının tespitindeki yöntem ve usule paralel bir yönteme dayanmakta olduğunu.
F- Yumuşak kayanın yoğunluğunun 2.400 ton/m3, sert kayanın yoğunluğunun, 2.600 ton/m3, çok sert kayanın yoğunluğunun ise 2.800 ton/m3 olduğunu. Betonun yoğunluğunun 2,4 ton/m3 olduğunu. Bu hususun sözleşme eki Özel Teknik Şartname hükmünden kaynaklanmakta olduğunu. Betonun yaş veya kuru haldeki yoğunluğunun 2.4 ton/m3 olduğunun literatürde bilinen bir husus olduğunu. Yoğunluğu yumuşak kayaya eşit olan ve kazı nedeniyle hacmi % 30 oranında artmış bulunan kırılmış betonun naklinde yumuşak kaya taşıma pozunun uygulanmasından daha doğal ve hakkaniyete uygun bir yolun bulunmadığını, belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
İlam hükmü, Uzunçayır Barajı ve HES İnşaatı işinde, Genel Müdürlük oluru ile kırdırılarak kaldırılmasına karar verilen 3199 m³ enjeksiyon başlık betonlarının nakliyesinde B-07.D/7 poz nolu nakliye analizinin kullanılması gerekirken B-07.D/8 poz nolu analizin kullanılması sonucu fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle verilmiştir.
Sözleşme eki DSİ (HES) Birim Fiyat Tarif ve Şartları Kitabının, Nakliyelere Ait Genel Notlar Kısmının 25. maddesinde; “a) Nakliye bedelinin ayrıca ödeneceği kaydedilen işlerde nakliye bedelinin tarifi yapılmış malzeme cinsine bağlı olarak (Karayolu ile taşımalar) ismini taşıyan B-07.D/3, B-07.D/4 ve B-07.D/5 pozlarının tatbiki gereken bir poz ile ödenmesi esastır.
Her taşıma işine ait Pozun altına iş bu pozisyonun tatbik edilmesi gerekli malzemeler tarifi yapılarak belirlenmiş ve metre küp birimi esas olmak üzere ölçü tarzları da ayrıca yazılmıştır.
Her hangi bir malzeme tarif veya malzeme olarak B-07.D/3, B-07.D/4 ve B-07.D/5 pozlarından her hangi birinde zikredilmemişse ve nakliyesinin de ödenmesi icap ediyorsa bunun metreküpüne sadece B-07.D/4 pozu uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Genel Müdürlük oluru ile kırdırılarak kaldırılmasına karar verilen 3199 m³ enjeksiyon başlık betonlarının nakliyesi ne tarif olarak ne de isim olarak B-07.D/3, B-07.D/4 ve B-07.D/5 pozlarında zikredilmemiş olduğundan bu malzemenin naklinde B-07.D/4 pozunun uygulanması gerekmektedir.
Yine aynı notların 13-a maddesinde; “Pozisyon B-07.D/3, B-07.D/4 , B-07.D/5 formülleri yani fiyatları, taşınan malzemenin cinsi, sertliği veya yumuşaklığı, birim ağırlığı ve/veya özgül ağırlığı, yerinde rutubet miktarı ve/veya Teknik Şartnamesine göre istenilen rutubet miktarı, her türlü durumu vesaire gibi sebepler ve faktörlere bağlı değildir. Bu faktör veya sebepleri ileri sürülerek B-07.D/3, B-07.D/4 , B-07.D/5 formüllerinde yani fiyatlarında bir değişiklik talep edilemez. ( a ) katsayısının bütün bu hususları aksettirdiği ve ihtiva ettiği kabul edilmiştir.” hükmü yer almaktadır.
Nakliyelere Ait Genel Notlarda yer alan bu hükümlere göre Genel Müdürlük oluru ile kırdırılarak kaldırılmasına karar verilen 3199 m³ enjeksiyon başlık betonlarının nakliyesinin metreküpüne ödenecek nakliye bedeli malzeme yoğunluğu ne olursa olsun B-07.D/4 pozundan ödenecektir. Farklı yoğunluklara sahip malzemenin metreküp nakliye bedellerinin aynı olamayacağına dair iddianın Nakliyelere Ait Genel Notların 13. maddesi karşısında hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle 641 sayılı ilamın 9. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 641 sayılı ilamın 10. maddesi ile ; Cemil Özgür. Özgür Tic. San. Müesseseleri yükleniminde bulunan Uzunçayır Barajı ve HES inşaatı işinde, projesinde riprap zonunun Zimek tepesi kaya ocağından temini öngörülmüş olmasına rağmen, Zemik Tepesi yolunun güvenlik nedeniyle yapılmamasından dolayı 1 m kalınlığındaki riprap zonunun prefabrik beton bloklarla yapılması için 7.10.1999 tarih ve 4674 sayılı olur alınmış ve bu olur doğrultusunda 3 ayrı ebattaki beton bloklar için YF. 10,11, 12,13,14 ve 15 nolu yeni fiyat analizleri yapılmıştır. Ancak söz konusu yeni fiyat analizlerinde;
A) YF10,11 ve 12 poz nolu analizlerde, seri kalıplarla ilgili olarak kullanılan 21.001 poz nolu analizdeki, kalıp yağlama için kullanılan yanmış yağ çıkarılarak yerine özel yağ (kalıp yağı) bedelinin ve 01.408 pozundan yağcı ücretinin analize eklenmesi,
B) YF 10,11 ve 12 nolu analizlerde 04.613/D poz nolu beton priz hızlandırıcı katkı maddesi beledinin eklenmesi,
C) YF 10,11 ve12 poz nolu yeni fiyat analizleri ile üretilen beton blokların 1 m³ ten az hacimde olmasına rağmen anılan analizin yapımında yararlanılan B-16.510 poz nolu analizdeki 1 m³ lük imalat için öngörülen beton santrali çalışma süresinin aynen alınması,
D) YF10,11 ve 12 poz nolu yeni analizlere, üretilen beton blokların hacimleriyle orantılı olarak 03.537/A poz nolu beton Pompası bedelinin dahil edilmesi gerekirken 1 m³ beton pompalama ücretinin dahil edilmesi,
E) YF-10,11 ve 12 poz nolu prefabrik beton bloklara ait analizde “Beton blokların imalat platformundan stok sahasına konulması” karşılığı 03.502/A dan vinç, YF-13,14 ve 15 poz nolu analizlerde de beton blokların stok sahasından oto treylere yüklenmesi ve boşaltılması karşılığı 03.502/A dan vinç, 03.599 poz nolu oto treyler ve 01.502 poz nolu erbab işçi, blokların yerine konması karşılığı olarak ta 03.502 poz nolu vinç ve 01.501 poz nolu düz işçi bedelinin dahil edilmesi, sonucu fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde; ilam hükmünün geneline ilişkin olarak; Baraj ve tesislerinin dünya üzerindeki en önemli ve en büyük yapılar olduğunu. Baraj ve tesisleri inşaatının diğer ülkelerde olduğu gibi Ülkemizde de devlet tarafından bir kamu hizmeti olarak gerçekleştirilmekte olduğunu. Söz konusu kamu hizmetinin bu işten sorumlu ve uzman bir kuruluş olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile yapımcı firma arasında akdedilen sözleşme çerçevesinde yürütülmekte olduğunu. Baraj proje, inşaat ve işletmesinin "canlı" proje, yapım ve işletme türü olduğunu. Baraj projesinin "canlı" olması ile kastedilen şeyin, projenin gerçekleştirilmesi sırasında beklenilmeyen, önceden öngörülmesi mümkün olmayan durumlarla karşılaşılması olduğunu. Baraj inşaatının ve işletmesinin bu özelliğinin, uygulama sırasında tekniğin ve teknolojinin gelişmesine bağlı olarak proje değişikliğine gidilmesine yol açtığını. Canlılık özelliğinin buradan kaynaklandığını. Projeyi gerçekleştirme görevini almış DSİ ve yapımcı firma teknik elemanlarının dur durak bilmeksizin projeyi izlemek, sorunlara teşhis koymak, ileriye doğru tedbir almak ve çözüm üretmek zorunda olduklarını. Canlılığın ikinci nedeninin, bu alandaki teknik buluş ve uygulamaların hızla değişmesi, tekamül etmesi olduğunu.Öyle ki bir baraj projesinin gerçekleşmesinde kullanılan teknik, malzeme araç ve gerecin ikinci baraj inşaatında demode bir teknik haline dönüşebilmekte olduğunu. Baraj projesini bu yeni tekniklere uydurmak, yeni malzemeler ve araçları kullanmak çabasının kaçınılmaz olarak canlılık yaratmakta olduğunu. Bir barajın; gerek proje, gerek yapım, gerek işletme süreci içinde önceki baraj inşaat ve işletmesinde yaşananlar, kazanılan deneyimler ile gelişen teknolojilerin Kurum içinde değerlendirilmesi ve tatbikata yansıtılmasının mesleki teknik formasyon uyumundan ve aynı dili kullanmaktan dolayı çok kolay olmakta olduğunu. Ancak aynı mesleki formasyona sahip olmayanların, aynı dili konuşmayanların bu uygulamada yaklaşım farklılığı sergilemelerinin doğal olduğunu. İtirazlarının ve savunmalarının amacının bu yaklaşım farklılığını en aza indirmek olduğunu. Baştan öngörülmemiş, tanımlanmamış işler ve işe özel yapısal zorunluluklardan neşet eden uygulamaların aşağıda ayrıntılı biçimde izaha çalışacağını.
A- Baraj inşaatında çok çeşitli imalat kalemlerinin bulunduğunu. Ayrıca her belli başlı imalat kaleminin alt imalat kalemlerinin de olduğunu. Bir imalat kaleminin bedelinin sözleşmede belirlenmemiş olabileceğini. Sözleşmede bedeli belirlenmiş bir başka imalat kalemine kıyasla (yorum yolu) bedelin tespitinin mümkün olabileceğini. Eğer yorum yoluyla sorunun çözümü mümkün değilse BİGŞ madde 20 hükmünün doğan boşluğu doldurmak için fiyatın belirlenmesinde iki seçenek sunmakta olduğunu. Bunların EMSAL BEDEL bulunması veya MALİYET İZLEME ve PUANTAJ yöntemi olduğunu. Emsal yöntemiyle bedel tespitinin öncelikli olduğunu. Yani önce emsal bedelin aranmasının gerektiğini. Eğer emsal iş ve bedel bulunamaz ise maliyet izleme ve puantaj sistemine başvurmaktan yani yeni fiyat yapmaktan başka çarenin olmadığını. Bir imalatın fiyatının maliyet izleme ve puantaj yoluyla belirlenmesi yöntemi seçilince, o imalatın tüm aşamaları için bu yöntemin izlenmesi gerektiğini. O imalat bütününü ile "alt ve yan imalatlara" ilişkin işlerin tümünün bedelinin bu yöntemle belirleneceğini. Asıl imalat, yan ve alt imalat kalemlerinin bedelinin tespitinde bir kısmının yorum ve kıyas, başka bir kısmının emsal alma yöntemi, diğer bir bölümünün ise maliyet izleme ve puantaj yöntemiyle tespiti gibi KARMA bir sistemin olmadığını ve böyle bir sistemin yaratılamayacağını. Aksine bir uygulamanın çalışmalarda ve imalatta koordinasyon bozukluklarına yol açacağını ve hesapları içinden çıkılmaz hale getireceğini. Bedeli sözleşme ile belirlenmemiş işin fiyatının tespitinde en sağlıklı ve gerçeğe uygun sonuç veren yöntemin maliyet izleme ve puantaj yöntemi olduğunu. Çünkü söz konusu yöntemin fiyatın uzman kişilerce uygulamanın günlerce saat saat gözlemlenmesi ve tutanağa bağlanması yoluyla saptanması esasına dayanmakta olduğunu.
B- Beklenilmeyen durum ve şartlarla karşılaşıldığında projenin değiştirilmesi ve yeni bir imalata gidilmesinin kaçınılmaz olabileceğini. Yapılacak imalatın veya ek çalışmanın cinsi, miktarı, projesi vs. iş sahibi idare ile yapımcı firmanın teknik elemanları tarafından mahallinde yapılan etüt, analiz ve ölçümlerle kararlaştırılacağını. Bu arada fiyatın nasıl, hangi yöntemle saptanacağına karar verileceğini. Gerektiğinde alınan kararın iş sahibinin onayına sunulacağını. Bu kararların tamamen teknik esaslara ve iş yerinde ve iş zamanında yapılan bilimsel gözlem, analiz ve araştırmalara dayalı olacağını. İnşaat mahallinde yapılan etütlere dayalı imalat yapıldıktan sonra, verilen ve uygulanan kararlar üzerinde durulamayacağını. Çünkü kararların, karar anındaki şartlara göre verilmiş olduğunu ve bir daha tekrarının mümkün olmayacağını. Açıklanan nedenle, "o karar niye öyle değil de böyle alındı", "o uygulama böyle değil de niçin şöyle yapıldı" içerikli denetimin "yerindelik denetimine" dönüşeceğini. Denetimin yerindelik denetimine dönüşmemesi için teknik yönden yeterli ve tarafsız bilirkişilerin görüşüne başvurulmasının gerektiğini. Sayıştay Kanununun bilirkişi görüşüne başvurma imkanını Sayıştay Başkanlığına tanımakta olduğunu. Bu vesile ile "sarf” ve "israf” kavramlarına değinmek istediklerini. Bir işin gereği gibi yapılması için harcanan paranın "sarf", İşin gereği gibi yapılması için gerekli olan paranın üzerinde bir paranın harcanmasının ise "israf" olduğunu. Bir baraj projesinin gerçekleştirilmesinde israf yapılıp yapılmadığının tespitinin işin teknik özelliklerinin ve gerçek bedelinin bilinmesini gerektirdiğini. Bu tespitin ancak işe ilişkin kararların alındığı ve uygulandığı andaki sosyal, teknik ve jeolojik vs. ortamı gözünde canlandırabilecek uzman ve tarafsız bilirkişiler aracılığıyla yapılabileceğini.
C- İnşaat tekniklerinde ve uygulamalarındaki gelişmelerin (tekamül) çok hızlı olduğunu. Bu nedenle baraj inşaatı sırasında ortaya çıkmış daha iyi bir uygulama, teknik bir buluş veya yaratılan yeni makinelerin sözleşmede öngörülmemiş ve doğal olarak fiyatı belirlenmemiş olabileceğini. Yeni ortaya çıkan bir teknikten yararlanmamanın zaman, kalite ve emek kaybına yol açacağını ve bunun sonucu olarak maliyeti artıracağını. Yeni tekniklerden yararlanmamanın, sözleşmenin dar sınırları içine hapsolmanın, iş sahibi idarenin elamanları açısından en azından görevi ihmal suçunu oluşturacağını. Yeni tekniğin veya makinenin kullanılmasının, yeni fiyatın belirlenmesini gerektireceğini.
D- DSİ’nin görevi olan kamu hizmetini, yani baraj inşaatını ve işletmesini akdedilen sözleşmeler uyarınca yapımcı firmalar eliyle yürüttüğünü. Borçlar Kanunu esaslarına dayalı bu eşit sözleşme ilişkisi içinde yapımcı firmanın, iş sahibi idarenin "sağ kolu" gibi olduğunu. Uygulamanın birlikte yapılıp, eserin birlikte oluşturulduğunu. Kuşkusuz yapımcıya "yapmadığı işin parası" veya "yaptığı işin bedelinden daha fazla paranın" ödenmemesi gerektiğini. Başka bir anlatımla iş sahibi idarenin çıkarlarının titizlikle korunması gerektiğini. Buna karşılık iş sahibi idarenin çıkarlarının korunması uğruna yapımcının hakkının yenmemesi gerektiğini.
E- Baraj inşaatında çeşitli önceliklerin olduğunu. Bu önceliklerin başında GÜVENLİĞİN geldiğini. Baraj inşaatında güvenliğin iki anlam taşıdığını. Birinci anlamın, barajın inşaatı sırasındaki güvenlik olduğunu. Baraj inşaatını kırıp dökmeksizin, işçilerin ve diğer çalışanların canını, sağlığını, vücut bütünlüğünü tehlikeye atmayan bir çalışma düzeninin kurulmasının zorunlu olduğunu. Güvenliğin ikinci ve asıl önemli olan anlamının inşa edilen barajın işletme güvenliği olduğunu. Üretilen eserin sağlam, uzun ömürlü ve verimli olması gerektiğini. Baraj inşaatının önemli ve tehlikeli bir iş olduğunu. En ufak bir ihmal veya hesap hatasının, en ufak bir gevşekliğin büyük bir felakete yol açabileceğini. Baraj inşaatında rol alan iş sahibi idare elemanları ile yapımcı firma teknik elemanlarının daima uyanık olması gerektiğini. Baraj inşaatında "güvenlik" denilince her şeyin ikinci planda kalacağını. Baraj inşaatında güvenlikten sonraki önceliklerin aşağıdaki gibi sıralanabileceğini.
•Zamana karşı dayanaklılık, (uzun işletme süresi)
•Çabukluk, (inşaatın kısa sürede bitirilmesi)
•Asgari maliyet.
İşin mali denetiminde de bu önceliklerin göz önünde bulundurulması gerektiğini. Aksi takdirde işi gerçekleştirenlerle, işi mali veya idari açıdan denetleyenlerin arasında ortaya çıkacak kopukluğun gerçeklere aykırı ve adaletsiz sonuçlara ulaşılmasına yol açacağını,
- Davalar:
A- Bir kısım hakedişlerin ödenmemesi ve kesin hesabın yapılmasından kaçınılması nedenleriyle yapımcı firmanın DSİ Genel Müdürlüğü aleyhine dava açtığını.
B- DSİ Genel Müdürlüğünün bir kısım işlerde fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle bir kısım personele ve yapımcı firma aleyhine haksız fiile dayalı maddi tazminat davası açtığını.
C- Her iki davanın, Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/ 431 esas sayılı dosyasında birleşmiş olup, davanın bilirkişi incelemesi aşamasına gelmiş olduğun.
D- DSİ Genel Müdürlüğünün yaptığı idari soruşturma sonunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının bir kısım personeli hakkında soruşturma izni vermiş ve suç duyurusunda bulunmuş olduğunu. Soruşturma iznine yapılan itiraz sonucu, Danıştay 1. Dairesinin 8 suçlama kaleminden 5'i hakkında itirazın kabulüyle soruşturma yapılmasına gerek olmadığına karar verdiğini. Soruşturma yapılması kararlaştırılan 3 kalem suçlama konusunda hazırlık soruşturmasına başlayan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının resen seçtiği üç kişilik teknik bilirkişi heyetinin verdiği rapor doğrultusunda işin yürütülmesi ve ödemelerin yapılmasında herhangi bir usulsüzlük veya yolsuzluk bulunmadığı gerekçesiyle "kovuşturmaya yer olmadığı kararı"nı verdiğini. Bu iptal ve takipsizlik kararlarının temyize konu ilamın 10 ve 11 maddelerindeki uygulamaları kapsadığını.
E- Davalar konusunda verilen özet bilginin, DSİ Genel Müdürlüğünün Uzunçayır Barajı inşaatı konusunda TARAF durumuna geçtiğini göstermekte olduğunu. Bu itibarla temyiz itirazlarının Sayıştay Kanunu madde 69/2 hükmü gereğince DSİ Genel Müdürlüğüne gönderilmesinin temyiz incelemesini geciktirmekten ve zorlaştırmaktan başka bir işe yaramayacağını. Söz konusu işin projesinde riprap zonu malzemesinin Zimek Tepesi kaya ocağından temininin öngörülmüş olmasına rağmen, Zimek Tepesi yolunun güvenlik nedeniyle yapılamamasından dolayı projede öngörülen 1 metre kalınlığındaki riprap zonunun prefabrik beton bloklarla yapılmasının DSİ Genel Müdürlüğünün 07.10.1999 tarih ve 4674 sayılı oluru ile kabul edilmiş ve bu olur doğrultusunda 3 ayrı ebatta imal edilen beton bloklar için YF-30 dan YF-15'e kadar (15 dahil) yeni fiyatlar yapılmış olduğunu. Alabildiğine teknik konulara ilişkin olan bu uygulamada zimmet kararı verilmesinden önce Sayıştay Kanunun 28/3. maddesinin imkan verdiği doğrultuda hareket edilmesini, yani uzman ve tarafsız bilirkişilerden rapor alınmasının gerektiğini. İlamın bu bölümünde yer yer yerindelik denetiminin yapılmış olduğunu. Sayıştay Kanununda yerindelik denetimi anlamına gelebilecek bir denetim türünün varlığını göremediklerini. Bu genel girişten sonra İlamın bu bölümünde yer verilen iddialara itirazlarını sırasıyla yapmak istediklerini. Ancak bir iki konuda ön bilgilerin verilmesi gerekmekte olduğunu.
•Riprap’ın kaya malzemesinden yapıldığını. Riprap'ın beton bloklarla inşasının ilk defa Uzuncayır Barajında gerçekleştirilmek zorunda kalınmış olduğunu. Çünkü yaygın ve yoğun terör eylemleri nedeniyle taş ocağının işletmeye alınmasının mümkün olamadığını. Seçilen yöntemin bir zorunluluğun kaçınılmaz sonucu olduğunu.
•Beton bloklarla riprap imalinin hiçbir kuruluşun değişik amaçlarla gerçekleştirdiği beton blok imalatlarına benzemediğini. Bu nedenle BGİŞ madde 20 hükmü uyarınca maliyet izleme ve puantaj yöntemiyle yeni fiyat oluşturulmasının kaçınılmaz olduğunu.
•Maliyet izleme ve puantaj yöntemiyle fîyat tespitinin "kullanılan malzeme", "yararlanılan ekipman" ve "harcanan emek-işgücü" girdilerinin işyerinde bire bir titizlikle takip edilmek suretiyle gerçekleştirilmiş olduğunu.
• Bu yöntemin "emsal uygulamayı esas alma" yönteminin uygulama imkanı olmadığı hallere nazaran fiyatın gerçeğe uygun olarak tespiti açısından en uygun yöntem olduğunu. Zira bu yöntemde işin fiyatının, işi bire bir yerinde izleyen uzman kişilerce belirlenmekte olduğunu.
•"Zaruretin alternatifi olmayacağını" Zorunlu olarak bir "ilki" gerçekleştirdiklerini ve bu zorunlu imalatın hiçbir kurumun yaptığı benzer imalatlarla asla uyuşmadığı için YF tespiti yoluna gidildiğini. Belirttikten sonra;
İlamın (A) fıkrasına ilişkin olarak, Seri kalıbın DSİ fiyat analizi poz 21.001 fiyatından makine yağı bedeli ile yağlama işçiliği ücreti düşülerek kârsız olarak fiyat analizlerine alınmış olduğunu. Kalıp fiyatından makine yağı ve işçiliği düşülüp blok analizlerinde Bayındırlık Bakanlığı rayiçlerinde yer alan poz 04.116/2 kalıp yağı ve yağcı bedellerinin ilave edilmiş olduğunu.1 ınç PVC boru fiyatının keza rayiç cetvelinden alınmış, beton taşımasının ise taşıma formüllerine göre analizde yer almış olduğunu. Temyize konu ilamda riprap beton bloklarının imalinde ahşap kalıp yerine çelik kalıp kullanılması gerektiğinin ifade edilmekte olduğunu.Bu tür bir imalatta çelik kalıp kullanılmasının gerekli olduğunu ve öyle de yapılmış, çelik kalıp kullanılmış olduğunu, Temyize konu tazmin kararında Daireyi yanıltan hususun, yapımcı tarafından çelik kalıp kullanılmış olmasına rağmen kendisine ahşap kalıp esası üzerinden para ödenmiş olması olduğunu, hakedişlerde ahşap kalıp fiyatını gören Dairenin gerçekten beton riprap blokları imalatında ahşap kalıp kullanıldığı kanısına kapılmış olduğunu. Oysa beton blokların imalinde çelik kalıbın kullanılmış, ödemenin ahşap kalıp kullanıldığı esası üzerinden yapılmış olduğunu, Böylece idare lehine yaratılan kalıp fiyat farkının analizini incelenecek olursa;
Kullanılan seri kalıp miktarının
40x40x40 cm bloklarda adedinde 0.80 m2x190.666 adet =152.532 m2
60x60x60 cm bloklarda adedinde 1.80 m2x43.301 adet =77.942 m2
90x90x90 cm bloklarda adedinde 4.05 m2x73.389 adet =297.225 m2 olduğunu,
Yapılan toplam seri çelik kalıp miktarı =527.699 m2
Seri çelik kalıp kârsız fiyatı 5.966.450 TL/m2
Yapımcıya ödenen ahşap seri kalıp fiyatı 1.262.255 TL/m2
Yapımcı aleyhine fark 4.704.195 TL/m2
Seri kalıp toplam fiyat farkı (527.699 m2 x 4.704.195 TL/m2.)= 2.482.398.977.305 TL.
•Yapımcıya ödenmeyip idare lehine sağlanan tasarrufun, 2.482.398.977.305.TL olduğunu, Görüldüğü gibi yapımcı firmaya çelik kalıp kullandırılıp, ahşap kalıp fiyatı üzerinden ödeme yapılarak idare lehine sağlanmış yararın 2.482.398.997.305 TL. olduğunu. Bu nedenle herhangi bir fazla ödemenin söz konusu olmadığını.
İlamın (B) fıkrasına ilişkin olarak, Beton katkı malzemelerinin, beton veya çimento hamurunun özelliklerine tesir eden maddeler olup tek işlevinin sanıldığı gibi betonun kısa zamanda priz almasını sağlamaktan ibaret olmadığını. Beton katkı malzemelerinin teknik olarak;
•Beton mukavemetinin çabuk oluşmasını sağlamak,
•Betonunun kalıba dökümü sırasında oluşan havanın sürüklenerek atılmasını mümkün kılmak,
•Betonun prizini almasını geciktirmek,
•Betonunun prizini almasını çabuklaştırmak, Betonun donmasını önlemek,
•Betonu çökelti tuzlarından korumak, amaçlarıyla kullanıldığını. katkı maddesinin işlevinin prizin çabuklaştırılmasından ibaret olmadığını. Katkı maddesinin, bu işlevi dışındaki işlevlerinin de önemli olduğunu.
Katkı maddelerinin kullanım alanlarının ise;
•Bina inşaatları, prefabrik ve yüksek kaliteli betonlar,
•Segregasyon riski taşıyan betonlar,
•Sık donatılı betonlar,
•Kapiler geçirgenliği düşük dozlu betonlar,
•Hemojen ve kompak yapı isteyen betonlar,
•Daha az röte çatlağı gerektiren betonlar,
•Erken kalıp sökme zarureti bulunan betonlar,
•Hazır beton,
•Slamp kaybının azaltılması gereken betonlar,
•Kütle içindeki havanın atılması zaruri olan betonlar,
•Geçirimsizliğinin azami düzeyde olması gerekli betonlar,
•Kış şartlarında don etkisinden korunması gereken betonlar, olduğunu.
Riprap’ın, baraj gövdesinin su ile temas halindeki yüzeyine (menba yüzeyine) özel yöntemlerle özenle yerleştirilen ve baraj gövdesini baraj gölünde oluşan dalgalara karşı koruyan kütleler olduğunu. Bu kütlelerin yıllarca su altında sert iklim koşullarında işlevlerini yerine getirecek olduklarını. Öte yandan bu kütlelerin değiştirilmesi ve yenilenmesinin de kolay olmadığını. Bu izahtan anlaşılacağı gibi beton riprap bloklarının ta imalat aşamasından projeye uygun biçimde baraj gövdesine yerleştirilmesi aşamasına kadar ve barajın işletilmesi sürecince sağlam ve dayanıklı olmasının gerekmekte olduğunu. Katkı maddeleri kullanılmasının sözü edilen sağlamlığın ve dayanıklılığın sağlanmasında kullanılan yöntemlerden biri olduğunu. Beton blok riprap imalinde katkı maddeleri kullanılmasının bir başka nedeninin de Türkiye'de üretilen çimentonun kalitesinin düşük olmasından kaynaklandığını. Kalitesi düşük çimentodan kaliteli bir beton üretmenin yolunun 42.5 portlant çimento veya katkılı portlant çimento kullanmakla mümkün olabileceğini. İlamda, "beton priz hızlandırıcı katkı maddesinin kullanılmasına gerek bulunmamaktadır" denilmekte olduğunu. 40x40x40, 60x60x60 ve 90x90x90 cm ebatlarında 311 bin 356 adet beton küp imal edilmiş olduğunu. Seri kalıpla yapılan bu imalatta piriz hızlandırıcı kullanılmamış olsaydı, betonun 28 gün süreyle kalıpta bekletilmesinin gerekeceğini. Böyle bir bekletmenin yol açacağı emek ve zaman kaybının, maliyetleri artıracağını. Esasen beton küp blokların yapıldığı yerin (şantiyenin) çok dar olması ve 40 cm ebadında 190.666 adet, 60 cm ebadında 43.301 ve 90 cm ebadında 73.389 adet kalıp yapıldığı (kalıp sayısı sınırlı olduğu) için katkı maddesi kullanılması zorunlu olduğunu. Beton karışım oranları konusunda laboratuar tahlil ve araştırma sonuçlarına göre karar verilmiş olduğunu. Uygulamanın teknik yönden yerinde ve doğru olduğunu. Teknik konularda kararı teknisyenlere bırakmak gerektiğini. Yapımcıya kullanılan katkı maddelerinin bedeli ödenmiş olup, iddia edildiği gibi fazla veya gereksiz ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını.
İlamın (C) fıkrasına ilişkin olarak, İlamın YF10, 11 ve 12'ye ilişkin olan otomatik beton santrali başında düz işçi ve beton ustası çalışma saatleri ile ilgili bölümünün Sayıştay'ın ve Sayıştay Temyiz Kurulunun yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu. Sayıştay Temyiz Kurulunun 23.06.1998 tarihli ve 24192 sayılı kararında haklı olarak "...BİGŞ'in 20. maddesinde belirtilen yol izlenmek suretiyle tespit edilen yeni fiyat ile bu fiyatın elde edilmesinde kullanılan veya puantaj suretiyle elde edilen işçilik ve malzeme değerlerinin mükerrerlik ve teknik bilirkişi tespiti hariç, yüksek olduğu ileri sürerek analizi ve birim fiyatı değiştirmek ve tazmin hükmüne dayanak yapmak mümkün değildir." denilmekte olduğunu. İşin başında uzman kişiler tarafından gözlem yapmak suretiyle tespit edilen işçilik sürelerine, işin yapımından, her türlü denetim, tespit ve kanıtlama imkanı ortadan kalktıktan sonra maliyet izleme ve puantaj tutanaklarına yapılan itirazın geçerli sayılamayacağını. İlamda ileri sürüldüğünün tersine B.16.503 nolu pozun betonarme betonu blok yapımına ilişkin değil, kitle beton imaline ilişkin olduğunu. Dolayısıyla, beton blok imalatında söz konusu poz analizlerinin kullanılmasının mümkün ve doğru olmadığını. Buna rağmen B.16.503 nolu poz analizlerindeki çalışma saatleriyle YF10,11 ve 12'deki çalışma sürelerinin mukayese edilmesi durumunda; 23.12. 2003 tarihli ve 68 nolu son hakedişe göre baraj gövdesi riprap blokları ile heyelan bölgesine konulan beton blok miktarları ve hacimleri aşağıdaki gibi olduğunu;
•40x40x40 190.666 adet 12.202.624 m3
•60x60x60 47.301 adet 10.217.016 m3
•90x90x90 14.492 adet 10.564.668 m3
•90x90x90 58.897 adet 42.935.913 m3 (heyelan bölgesinde kullanılan bloklar)
75.920.221 m3 (toplam)
Böylece imal edilen toplam blok sayısının 311.356 adet, bunların toplam hacminin ise 75.920.221 m3 olduğunu. DSİ birim fiyat analizlerinde poz B.16.503'de 1 m3 kitle beton dökümü için öngörülen işçilik saatlerinin:
•Düz işçi 11.50
•Betoncu ustası 1.50 saat olduğunu.
Şayet 75.920.221 m3 beton bloklar halinde değil, kitleler halinde dökülse idi işçi saatlerinin;
B. ustası 75.920 m3x1.50 saat=113.880.331 saat
Düz işçi 75.920 m3x11.50 saat=873.082.541 saat
986.962.872 toplam saat olacağını.
311.356 adet beton bloğun ayrı ayrı dökülmesi söz konusu olduğundan 2001 yılı YF analizlerinde 903.434 saat tespit edilmiş olduğunu. Hesabın ayrıntısının, Betoncu ustası açısından:
•40 cm bloklar için 0.35 saat x 190.666 adet = 66.703 saat
•60 cm bloklar için 0.52 saat x 47.301 adet = 24.579 saat
•90 cm bloklar için 0.80 saat x 73.389 adet = 58.711 saat
•TOPLAM 150.041 saat
Düz işçi açısından:
•40 cm bloklar için 1.43 saat x190.666 adet =272.652 saat
•60 cm bloklar için 1.63 saat x 47. 301 adet =77.101 saat
•90 cm bloklar için 5.50 saat x 73.389 adet =403.640 saat
•TOPLAM 753.393 saat olduğunu,
Düz işçi + betoncu ustası genel toplamının 150.041saat + 753.393saat = 903.434saat olduğunu, Çeşitli ebatlarda 311.356 adet beton bloğun tek tek dökülmesi nedeniyle kitleler halindeki beton dökümüne nazaran betoncu ustası saatinde % 31.75 oranında artma, düz işçi saatinde ise %16 oranında azalma meydana gelmiş olduğunu. DSİ birim fiyat cetveli B-16.503 numaralı poz analizlerinde betoncu ustası ve düz işçi toplam çalışma saati 986.962 saat iken, bu çalışma saatinin YF10-11 ve 12''de toplam 903.434 saat tutmakta olduğunu. Başka bir anlatımla söz konusu YF analizlerindeki toplam çalışma saatinin kitle beton analizinden %8.46 oranında daha düşük tahakkuk etmiş olduğunu. Kaliteli beton üretimi için Bayındırlık Bakanlığı genel fiyat analizlerinde poz no 16.042/1 ve 16.043/1 analizlerinde numune almak ve laboratuar deneyleri yapmak için 0.25 formen saati öngörülmüş olmasına rağmen, formen saatinin YF10 ve 11'de 0.03 saat, YF12'de 0.100 saat mertebelerinde tutulduğunu. Bütün bu gerçeklere rağmen kullanılan otomatik beton santralinin 50 m3/saat kapasitede olması esas alınarak yapılan hesaplama sonucu fazla ödeme yapıldığına karar verilmesinin ve tazmin hükmüne esas oluşturulmasının isabetli olmadığını. Uygulamada parçalı ve ayrıntılı imalatta otomatik beton santralinin tam kapasite kullanılmasının söz konusu olmadığı gibi mümkün de olmadığını. Çünkü kaliteli beton blok imal edebilmek için betonun pompa ucundan tedricen ve ağır ağır akıtılmasının, kalıba dökülen betonun vibrasyonu yapıldıkça dökme işlemine devam edilmesinin gerekmekte olduğunu. Otomatik beton santralinin kapasitesi yüksek diye üretilen betonun kalıba "gümbür gümbür" akıtılmasının teknik yönden mümkün olmadığı gibi, beton bloğun sağlamlığı açısından da son derece sakıncalı olduğunu. Beton bloğun içinde veya yüzeyinde en ufak bir boşluk veya hava kabarcığı kalmasının baraj gövdesinin suyla temas eden yüzeyine yerleştirilecek riprap bloğunun kısa sürede tahrip olması sonucunu doğuracağını. Baraj gövdesinin dalgalara karşı korumasız kalıp, ortaya tehlikeli bir durumun çıkabileceğini. Baraj inşaatında güvenlik ve sağlamlığın her şeyden önemli ve öncelikli olduğunu. Üretilen şeyin, gecekondu yapımında kullanılacak briket olmadığını.Vibratör saatlerinin DSİ birim fiyat analizlerinde (Poz B.16.503) 1 m3 için 0.06 saat Bayındırlık Bakanlığı genel fiyat analizi poz 16. 045/1 'de 0.3125 saat tespit edilmesine rağmen YF10'da 0.003 saat yani 18 saniye, YF11'DE 0.005 saat yani 30 saniye, YF12'de ise 0.05 saat yani 3 dakikalık bir zaman tespit edilerek tutanağa bağlanmış olduğunu. Teknik işin özellikleri ve ayrıntılarının bilinmemesinden kaynaklanan tazmin hükmünün açıklanan nedenlerle doğru olmayıp kaldırılması gerektiğini.
İlamın (D) fıkrasına ilişkin olarak, Yeni birim fiyat tespiti yöntemi seçildiğinde fiyatın belirlenmesinde tümüyle bu yöntemin izleneceğini. İlamda ileri sürüldüğü gibi, biraz gözlem (puantaj) biraz analiz yöntemi uygulamasının mümkün olmadığını. Aksi takdirde hesapların karışıp, işin içinden çıkılmaz olacağını. Bu itibarla temyize konu ilamda "beton pompası saat analizi mevcut olduğundan puantaj yöntemine başvurulması doğru değildir" görüşüne dayanılmasının isabetli olmadığını. Kaldı ki DSİ birim fiyat analizinde (16.539 nolu poz) beton pompası için 1 m3 hesabıyla verilen saatin 0.08 saat olmasına karşılık, YF10' da bir adet için 0.01 saat yani 36 saniye, YF11'de 0.03 saat yani 1.8 dakika, YF12'de 0.10 saat yani 6 dakika gibi bir zamanın tespit edilmiş ve tutanaklara bağlanmış olduğunu. Fazla ve gereksiz ödemenin söz konusu olmadığını. Yapımcıya yaptığı işin bedelinin ödenmiş olduğunu.
İlamın (E) fıkrasına ilişkin olarak, Dökülen beton blokların imalat yerinden stok sahasına taşınmasında İnsan gücü yetmediğinden vinç kullanılmış olduğunu. Nakledilmesi gerekli beton blokların her birinin 154, 518 ve 1750 Kg olduğu düşünülürse vinç kullanılmasının gerekli olmadığı yönündeki görüşün geçerliliğinin olmadığının anlaşılacağını. Yapımcı tarafından bu işte kullanılan vincin 1986 yılında yurt dışından ithal edilen 35 metre bom uzunluğunda 248 HP gücündeki vinç olduğunu. Faturasındaki bedelin 386.000 DM. olduğunu. Fiyatın yapılma yılı olan 2001 yılı döviz kurları esas alınarak toplam 124.598.484.000 TL. değer üzerinden vincin saat ücretinin belirlenmiş olduğunu. 2001 yılı rayiçlerine göre poz 03.138'de 130 HP ve 25 m bom uzunluğunda ve %50 daha küçük kapasitedeki vincin bedelinin 116.424.000.000 TL. olduğunu. Kira bedelinin tespitinde esas alınan fiyatlar arasındaki farkın 8.174.000.000 TL. olduğunu. Bu farktan kira bedeline yansıyan eksi bedel farkının oldukça yüksek olduğunu. Beton blokların yerine monte edilmesi işinde işçilik süreleri (YF13-14-15) konusundaki ihtilafa gelince:
•YF13 ve 14'de (40x40x40 ve 60x60x60 cm ebadındaki bloklar) 0.10 saat yani 6 dakika,
•YF15'de (90x90x90 ebadındaki bloklar) 0.15 saat yani 9 dakika gözlemlenmiş ve tutanağa bağlanmış olduğunu. Hafif blokların yerine monte edilmesinde 2 düz iççi, ağır blokların montajı işinde 4 düz işçinin çalıştırılmış olduğunu. Bu süreler ve işçi sayısı fazla bulunurken, işin nelerden ibaret olduğunun bilinmesi gerektiğini. Bu işlerin;
“•İşçi önce çelik halatı vincin halkasından sökecektir.
•Söktüğü çelik halatı beton bloğun ortasındaki borudan geçirerek bağlayacaktır.
•Bağladığı çelik halatı vincin çengeline takacaktır.
•Vinç bu şekilde bağlanan beton bloğu kaldıracak oto traylerin veya istifin üzerine bırakacaktır.
•Bu defa işçi çelik halatı vincin kancasından kurtaracak.
•Halatı çözerek beton bloğun içindeki borudan çıkaracak.
•Çelik halatı tekrar vincin kancasına takacak ve diğer bloğun başına gidecektir.
•İşçi her blok için bu işleri tekrarlarken, herhangi bir iş kazası meydana gelmemesi için azami dikkatle ve asla acele etmeksizin çalışacaktır.” olduğunu.
Bir bloğun kaldırıldığı yükseklikten düşmesinin büyük bir tahribata yol açacağının işçinin aklından çıkarmaması gerektiğini. Buna rağmen bu sayılan işlemlerde maalesef bir işçinin ölmüş olduğunu. Beton blokların oto treylerden indirildikten sonra bir formen nezaretinde projedeki modüllere göre tek tek yerine yerleştirilmiş olduğunu. Bütün bu çalışmaların 6-7 ay yerinde gözlem yapılarak ortalama iş saatlerinin tespit edilmiş ve yeni fiyat tespitine esas alınan puantaj tutanaklarına yazılmış olduğunu. Hiçbir şekilde fazla fiyat belirlemesi, fazla fiyat ödenmesinin söz konusu olmadığını. Sözleşme eki şartnamelerin idareye verdiği görev ve yetkilere dayanılarak işin gereğinin usulüne uygun tarzda yapılmış olduğunu. Çok özel teknik bilgi gerektiren bir işte, teknik bilirkişi incelemesine gerek görülmeksizin, denetçinin görüşleri doğrultusunda tazmin hükmü kurulmasının isabetli olmadığını, Türkiye'de Bayındırlık Bakanlığı tarafından her yıl yayınlanan birim fiyat analizleri ve rayiçleri listesi olmasına rağmen DLH, DHM, İller Bankası, TEK, Karayolları, DSİ Genel Müdürlüğünün içindeki çeşitli birimlerin gördükleri işin teknik özelliklerine ve işlevlerine göre özel birim fiyat tarifeleri hazırlamakta ve yayınlamakta olduklarını. Bu kurumların gördükleri işlerin teknik özellikleri ve işlevleri farklı olmasa, Bayındırlık Bakanlığından farklı birim fiyat analizleri hazırlama gereğini duymayacak olduklarını. Bu nedenle, bir kuruluşun hazırladığı birim fiyat analizinin diğer bir kurumun yaptığı işte kullanılmasının nadir bir uygulama olduğunu. Devlet Limanları ve Deniz Yollarının imal ettikleri beton bloklarla ilgili işte imal edilen beton bloklar arasında gerek işlev, gerek imal, gerek montajları açısından en ufak bir benzerliğin bulunmadığını.
•DLH tarafından üretilen beton blokların her birinin hacminin 5 ila 10 m3 arasında olduğunu. Bu hacimdeki beton bloğun ağırlığının ise 15-20 ton olduğunu. Oysa riprap için imal edilen beton blokların %61'inin 154 Kg, %15'inin 518 Kg, %24'ünün ise 1750 Kg. ağırlığında olduklarını. Doğal olarak hacim itibariyle DLH tarafından imal edilen beton bloklardan çok daha küçük olduklarını. Hacim ve ağırlığı küçük olan ve ortasına PVC boru konulan beton blokların, büyük hacimli beton blokların imaline nazaran daha ayrıntılı ve pahalı olduğunu,
•DLH tarafından imal edilen devasa blokların liman veya korunak ya da rıhtım inşaatında kullanılmakta olduğunu. İlgili işte imal edilen daha küçük beton blokların işlevleri ve kullanıldıkları yerlerin yukarıda izah edilmiş olduğunu. Cesametleri açısından olduğu gibi, işlevleri açısından da bu iki tür beton bloğun benzer addedilmesinin mümkün olmadığını.
•DLH tarafından imal edilen beton blokların montajının söz konusu olmadığını. Dalgaları kırma amacına dönük liman inşaatında beton blokların bir satha tutturulması söz konusu olmaksızın gayrı muntazam biçimde üst üste gelecek ve bir duvar teşkil edecek şekilde denize bırakılmakta olduklarını. Oysa Uzunçayır Barajı inşaatında imal edilen beton blokların oldukça eğimli baraj gövdesine modül halinde (40 cm+60 cm+90 cm'lik bloklar bir grup oluşturacak halde) mevcut proje kriterlerine uygun olarak yerleştirilmek zorunda olduğunu. Bunun sağlanabilmesi için üretilen beton blokların ortasına PVC boru konulması ihtiyacının duyulmuş olduğunu. Görüldüğü gibi DLH tarafından imal edilen beton bloklarla, DSİ tarafından riprap yapımında kullanılmak amacıyla imal edilen beton bloklar arasında "imalat", "taşınma ve istifleme" ve "yerine konma" açısından uzaktan yakından bir benzerliğin bulunmadığını. Tersine örnekler vererek ve mukayeseler yaparak Uzunçayır'da imal ettirilen beton blokların ucuza getirildiğini ileri sürmenin mümkün olduğunu. Ancak bu tür bir mukayesenin temyize konu ilamda yapılan mukayese kadar yanlış olacağını. Örneğin T.C. Karayollarının köprü ayakları ve yarma şevlerinin kaplanmasında kullandığı 7506 poz numaralı beton plakalarının fiyatı 8.996.493 TL/m2 olduğunu. Şev kaplama plakalarının m2 ağırlığı 35 kg. olup, 1 m3'üne tekabül eden fiyatın ise 8.996.493 TL.x 2400 kg:35 kg.= 616.902.337 TL/m3 olmakta olduğunu. Onaylı riprap beton blok yeni fiyatının vinç bedeli de dahil 130.823.899 TL/m3 olduğunu. Bu hesaptan anlaşılacağı gibi, Karayolları beton plakalarının onaylı riprap beton blok fiyatından 4.71 misli daha pahalı olduğunu. Bu mukayesenin de ilamda yapıldığı gibi sağlıksız bir mukayese olduğunu. O halde liman inşaatında kullanılan beton bloklarla, baraj riprap imalatında kullanılmak üzere üretilen beton blokları EMSAL sayan Daire kararının da doğru olmadığını ve kaldırılması gerektiğini, belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
A) İlamın (A) fıkrasına ilişkin hüküm, Uzunçayır Barajı ve HES inşaatı işinde, projesinde riprap zonunun Zimek tepesi kaya ocağından temini öngörülmüş olmasına rağmen, Zemik Tepesi yolunun güvenlik nedeniyle yapılmamasından dolayı 1 m kalınlığındaki riprap zonunun prefabrik beton bloklarla yapılması için 7.10.1999 tarih ve 4674 sayılı olur alınmış ve bu olur doğrultusunda 3 ayrı ebattaki beton bloklar için YF-10,11, 12,13,14 ve 15 nolu yeni fiyat analizleri yapılmıştır. Ancak sözkonusu yeni fiyat analizlerinde; YF10,11 ve 12 poz nolu analizlerde, seri kalıplarla ilgili olarak kullanılan 21.001 poz nolu analizdeki, kalıp yağlama için kullanılan yanmış yağ çıkarılarak yerine özel yağ (kalıp yağı) bedelinin ve 01.408 pozundan yağcı ücretinin analize eklenmesi sonucu fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle verilmiştir.
Keşif özetinde veya birim fiyat cetvelinde fiyatı gösterilmemiş, olup da yapılması İdarece istenen yapım ve hizmet işlerinin yeni birim fiyatlarının ne şekilde tespit edileceği BİGŞ’nin 20. maddesinde düzenlenmiş olup, BİGŞ’nin 20. maddesi;
“MADDE 20 - FİYATLARI BELLİ OLMAYAN İŞLER
Keşif özetinde veya birim fiyat cetvelinde fiyatı gösterilmemiş, olup da yapılması İdarece istenen yapım ve hizmet işlerinin yeni birim fiyatları tespit edilirken öncelik sırası ile aşağıdaki analizler kullanılır.
a- Sözleşme ve eklerindeki (birim fiyat cetvellerindeki) birim fiyatların tespitinde kullanılan analizler veya varsa o işe ait teklif analizler:
b- Sözleşme birim fiyatlarının tespitinde kullanılan analizlerle veya varsa o işe ait teklif analizlerle kıyaslanarak bulunacak analizler;
c- Diğer İdarelere ait benzer analizler;
d- Birim fiyatı tespit edilecek iş kalemleri için o işin yapılması sırasında tutulacak puantajla tespit edilecek malzeme miktarları ile işçi ve makinelerin çalışma saatleri esas alınarak oluşturulacak analizler:
Yeni birim fiyatların tespitinde, yukarıdaki analizlere öncelik sırası ile aşağıdaki rayiçler uygulanır:
-
Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca tespit edilip yayımlanan rayiçler veya varsa o işe ait teklif rayiçler;
-
Diğer İdarelerce tespit edilmiş rayiçler;
-
İdarece kabul edilmek şartı ile Ticaret ve/veya Sanayi Odasınca onaylanmış memleket rayiçleri;
Bu usullerden hiç biriyle yeni birim fiyat tespiti mümkün olamıyorsa, o iş kalemine ait, Ticaret ve/veya Sanayi odasınca onaylanmış fatura bedelleri esas alınarak yeni birim fiyat tespit edilebilir.
Yeni birim fiyat, müteahhitle birlikte yukarıda belirtilen usullerden biri ile tespit edilerek bu hususta düzenlenen tutanak İdarenin onayına sunulur ve onaydan sonra geçerli olur. Yeni birim fiyat tespitinde müteahhitle uyuşulamaz ise anlaşmazlık, İdaresi tarafından en çok bir ay içerisinde Bayındırlık Kuruluna intikal ettirilir. Bayındırlık Kurulu tarafından tespit edilen fiyatın iki tarafça kabulü zorunludur.
Birim fiyat uyuşmazlığı hallerinde Müteahhit, Bayındırlık Kurulunun kararını beklemeden, İdare tarafından tespit edilmiş fiyatın uygulanması şartı ile işe devam etmek zorundadır.
Bu maddede belirlenen usullerle tespit edilen birim fiyatlara, sözleşme veya eklerindeki esaslara göre varsa ihale indirimi uygulanır.
İdare istediği takdirde, sözleşme ve ekleri kapsamında bulunmayıp ayrıca bir müteahhide yaptırılması mümkün olan işi başkasına yaptırabilir, bundan dolayı Müteahhit hiç bir istekte bulunamaz.” Şeklindedir.
Şartname hükmünde yeni birim fiyat tespit edilirken öncelik sırası ile hangi analizlerin kullanılacağı belirtildikten sonra bu analizlerde yine öncelik sırası ile hangi rayiçlerin kullanılacağı tek tek sayılmıştır.
Şartname hükmünün yeni birim fiyatın tespitinde kullanılacak analizlere ilişkin öncelik sırası ile saymış olduğu analizlerin incelenmesinde, bu analizlerin iki ayrı grupta oldukları görülmektedir. Birinci grupta yer alan analizlerin, 1- Sözleşme ve eklerindeki (birim fiyat cetvellerindeki) birim fiyatların tespitinde kullanılan analizler veya varsa o işe ait teklif analizler, 2- Sözleşme birim fiyatlarının tespitinde kullanılan analizlerle veya varsa o işe ait teklif analizlerle kıyaslanarak bulunacak analizler, 3- Diğer İdarelere ait benzer analizler olduğu görülmektedir.
Bu grupta yer alan analizler yapılacak olan imalata kıyasla tespit edilen analizlerdir. Yani yapılacak olan imalata bire bir uyduğu veya yakın bir imalat olduğu kıyasen tespit edilen analizler, ya aynen uygulanacak veya bir kısım girdileri değiştirilerek yeni analiz yapılacaktır.
İkinci grupta ise Birim fiyatı tespit edilecek iş kalemleri için o işin yapılması sırasında tutulacak puantajla tespit edilecek malzeme miktarları ile işçi ve makinelerin çalışma saatleri esas alınarak oluşturulacak analizlerin yer almakta olduğu görülmektedir.
Şartname hükmünde yeni birim fiyat tespit edilirken öncelik sırası ile kullanılacak analizler sayılmış olup, bu analizlerin gerektiğinde birlikte kullanılarak ta yeni analizin yapılabileceğine veya yapılması gerektiğine dair bir hükmün yer almadığı görülmektedir. Yani yapılması istenen imalata ilişkin yeni birim fiyatın alt ve yan imalatlarının bir kısmının birinci gurupta belirtilen yöntemlerle kıyasen, bir kısmının puantajla tespit edilecek malzeme miktarları ile işçi ve makinelerin çalışma saatleri esas alınarak oluşturulması gerektiğine dair şartnamede bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu nedenle birinci grupta sayılan yöntemlerle yeni birim fiyat analizi oluşturulamadığı için, Birim fiyatı tespit edilecek iş kalemleri için o işin yapılması sırasında tutulacak puantajla tespit edilecek malzeme miktarları ile işçi ve makinelerin çalışma saatleri esas alınarak oluşturulacak analizlerle yeni birim fiyatın bulunması yoluna gidilmesi gerektiğinde ilgili imalat bütününü ile "alt ve yan imalatlara" ilişkin işlerin tümünün bedelinin bu yöntemle belirlenmesi gerekecektir. Asıl imalat, yan ve alt imalat kalemlerinin bedelinin tespitinde bir kısmının kıyas, başka bir kısmının puantaj yöntemiyle tespiti gibi karma bir sistemin uygulanması mümkün görülmemektedir.
İlgili işte projesinde riprap zonunun Zimek tepesi kaya ocağından temini öngörülmüş olmasına rağmen, Zemik Tepesi yolunun güvenlik nedeniyle yapılmamasından dolayı 1 m kalınlığındaki riprap zonunun prefabrik beton bloklarla yapılması için 7.10.1999 tarih ve 4674 sayılı olur alınmış ve bu olur doğrultusunda 3 ayrı ebattaki beton bloklar için YF-10,11, 12,13,14 ve 15 nolu yeni fiyat analizlerinin yapılmış olduğu ve bu yeni analizlerin yapımında puantajla tespit edilen malzeme miktarları ile işçi ve makinelerin çalışma saatlerinin esas alındığı görülmektedir.
Bu yeni birim fiyat analizlerinin şartnamenin 20. maddesinde sayılan ilk üç yöntemle tespitinin mümkün olmadığı görülmekte olup ayrıca ilam hükmünde de yeni birim fiyatların niye bu üç yöntemden biriyle yapılmadığına dair bir gerekçe de yer almamaktadır. İlam hükmünde böyle bir gerekçenin yer almaması, yapılan yeni birim fiyatların puantajla tespit edilen malzeme miktarları ile işçi ve makinelerin çalışma saatlerinin esas alınarak oluşturulmuş olmasının doğru bir yöntem olduğunun ilam hükmünü veren daire tarafından da kabul edilmiş olduğunu göstermektedir.
Yapılmış olan yeni birim fiyat analizleri BİGŞ’nin 20. maddesi çerçevesinde yüklenici ve idare arasında mutabakat içerisinde, puantajla tespit edilen malzeme miktarları ile işçi ve makinelerin çalışma saatlerinin esas alınarak oluşturulmuş analizler olup, teknik bir tespite dayalı olmadan bu analizlerde yer alan girdi miktarlarının fazla olduğunu söylemek mümkün olmadığı gibi, benzer analiz olduğu hükmedilen analizlere kıyasla bu analizlerin girdi miktarlarının benzer analizlerle aynı olması gerektiğini söylemekte mümkün görülmemektedir. Çünkü yapılmış olan analizlerde yer alan bir kısım girdi miktarlarının, benzer analiz olduğu hükmedilen analizlerin miktarına düşürülmesi durumunda analizde yer alan ve puantajla tespit edilmiş olan diğer girdi miktarlarının ne ölçüde artacağı veya azalacağı teknik olarak tespit edilmek durumundadır.
İlam hükmü yukarıda belirtildiği gibi her hangi bir teknik tespite dayalı olarak tesis edilmemiş olduğundan yerinde görülmemektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle 641 sayılı ilamın 10/A. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
B) İlamın (B) fıkrasına ilişkin hüküm, Uzunçayır Barajı ve HES inşaatı işinde, projesinde riprap zonunun Zimek tepesi kaya ocağından temini öngörülmüş olmasına rağmen, Zemik Tepesi yolunun güvenlik nedeniyle yapılmamasından dolayı 1 m kalınlığındaki riprap zonunun prefabrik beton bloklarla yapılması için 7.10.1999 tarih ve 4674 sayılı olur alınmış ve bu olur doğrultusunda 3 ayrı ebattaki beton bloklar için YF-10,11, 12,13,14 ve 15 nolu yeni fiyat analizleri yapılmıştır. Ancak sözkonusu yeni fiyat analizlerinde; YF 10,11 ve 12 nolu analizlerde 04.613/D poz nolu beton priz hızlandırıcı katkı maddesi beledinin eklenmesi, sonucu fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle verilmiştir.
İlamın (A) fıkrası için belirtilen aynı gerekçelerle İlam hükmü yukarıda belirtildiği gibi her hangi bir teknik tespite dayalı olarak tesis edilmemiş olduğundan yerinde görülmemektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle 641 sayılı ilamın 10/B. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
C) İlamın (C) fıkrasına ilişkin hüküm, Uzunçayır Barajı ve HES inşaatı işinde, projesinde riprap zonunun Zimek tepesi kaya ocağından temini öngörülmüş olmasına rağmen, Zemik Tepesi yolunun güvenlik nedeniyle yapılmamasından dolayı 1 m kalınlığındaki riprap zonunun prefabrik beton bloklarla yapılması için 7.10.1999 tarih ve 4674 sayılı olur alınmış ve bu olur doğrultusunda 3 ayrı ebattaki beton bloklar için YF-10,11, 12,13,14 ve 15 nolu yeni fiyat analizleri yapılmıştır. Ancak sözkonusu yeni fiyat analizlerinde;YF 10,11 ve12 poz nolu yeni fiyat analizleri ile üretilen beton blokların 1 m³ ten az hacimde olmasına rağmen anılan analizin yapımında yararlanılan B-16.510 poz nolu analizdeki 1 m³ lük imalat için öngörülen beton santrali çalışma süresinin aynen alınması, sonucu fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle verilmiştir.
İlamın (A) fıkrası için belirtilen aynı gerekçelerle İlam hükmü yukarıda belirtildiği gibi her hangi bir teknik tespite dayalı olarak tesis edilmemiş olduğundan yerinde görülmemektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle 641 sayılı ilamın 10/C. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
D) İlamın (D) fıkrasına ilişkin hüküm, Uzunçayır Barajı ve HES inşaatı işinde, projesinde riprap zonunun Zimek tepesi kaya ocağından temini öngörülmüş olmasına rağmen, Zemik Tepesi yolunun güvenlik nedeniyle yapılmamasından dolayı 1 m kalınlığındaki riprap zonunun prefabrik beton bloklarla yapılması için 7.10.1999 tarih ve 4674 sayılı olur alınmış ve bu olur doğrultusunda 3 ayrı ebattaki beton bloklar için YF-10,11, 12,13,14 ve 15 nolu yeni fiyat analizleri yapılmıştır. Ancak sözkonusu yeni fiyat analizlerinde; YF10,11 ve 12 poz nolu yeni analizlere, üretilen beton blokların hacimleriyle orantılı olarak 03.537/A poz nolu beton Pompası bedelinin dahil edilmesi gerekirken 1 m³ beton pompalama ücretinin dahil edilmesi, sonucu fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle verilmiştir.
İlamın (A) fıkrası için belirtilen aynı gerekçelerle İlam hükmü yukarıda belirtildiği gibi her hangi bir teknik tespite dayalı olarak tesis edilmemiş olduğundan yerinde görülmemektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle 641 sayılı ilamın 10/D. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
E) İlamın (E) fıkrasına ilişkin hüküm, Uzunçayır Barajı ve HES inşaatı işinde, projesinde riprap zonunun Zimek tepesi kaya ocağından temini öngörülmüş olmasına rağmen, Zemik Tepesi yolunun güvenlik nedeniyle yapılmamasından dolayı 1 m kalınlığındaki riprap zonunun prefabrik beton bloklarla yapılması için 7.10.1999 tarih ve 4674 sayılı olur alınmış ve bu olur doğrultusunda 3 ayrı ebattaki beton bloklar için YF-10,11, 12,13,14 ve 15 nolu yeni fiyat analizleri yapılmıştır. Ancak sözkonusu yeni fiyat analizlerinde; YF-10,11 ve 12 poz nolu prefabrik beton bloklara ait analizde “Beton blokların imalat platformundan stok sahasına konulması” karşılığı 03.502/A dan vinç, YF-13,14 ve 15 poz nolu analizlerde de beton blokların stok sahasından oto treylere yüklenmesi ve boşaltılması karşılığı 03.502/A dan vinç, 03.599 poz nolu oto treyler ve 01.502 poz nolu erbab işçi, blokların yerine konması karşılığı olarak ta 03.502 poz nolu vinç ve 01.501 poz nolu düz işçi bedelinin dahil edilmesi, sonucu fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle verilmiştir.
İlamın (A) fıkrası için belirtilen aynı gerekçelerle İlam hükmü yukarıda belirtildiği gibi her hangi bir teknik tespite dayalı olarak tesis edilmemiş olduğundan yerinde görülmemektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle 641 sayılı ilamın 10/E. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
Sonuç olarak 641 sayılı ilamın 10. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 641 sayılı ilamın 11. maddesi ile ; Cemil Özgür Özgür Tic.ve San.Müesseseleri yükleniminde bulunan Uzunçayır Barajı ve HES İnşaatı işinde, Barajlarda patlayıcı madde kullanılmadan yapılan kaya kazılarının bedelinin B. 15.310 poz nolu fiyatının % 80 zamlı tutarı üzerinden ödenmesi gerekirken, 15.014/B (Makine ile her derinlikte geniş derin sert kaya kazılması) ve 15.018/B (Makine ile her derinlikte geniş derin çok sert kaya kazılması) poz nolu fiyatlardan ödenmesi ve bu imalatlara ilişkin akaryakıt fiyat farkının ödenmesi sonucu fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde; Uzunçayır barajının inşa edildiği yörede yoğun terör eylemleri olduğu için patlayıcı madde ile kazı yapılmasının mümkün olmadığını. Patlayıcı madde kullanılmadan yapılan kazılarda zeminin jeolojik şartlarından kaynaklanan nedenlerle ve özellikle sınai imalat yapılarında klasik usullerle ve makinelerle başarının sağlanamamış olduğunu. Bu nedenle yapımcının çok sert kaya ve sert kayadan oluşan zeminde kırıcı başlıklı ekskavatör kullanmak suretiyle kazı yapmış ve bunun bedelini DSİ'den talep etmiş olduğunu. DSİ’nin bu talebi Bayındırlık Bakanlığı tarafından bu tür makine kullanılarak yapılan kazı fiyatları açıklanıncaya kadar reddetmiş olduğunu. Yapımcı firmanın 1994 yılından beri taleplerinin ekte sunulduğunu. Bayındırlık Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu’nun 31.01.2001 tarihinde DSİ dışında kalan kuruluşlardan gelen talepler üzerine sert kaya ve çok sert kayalık zeminlerde patlayıcı madde kullanılmaksızın kırıcı başlıklı ekskavatörle yapılan kazıların fiyatını tespit etmiş ve açıklamış olduğunu. Bakanlık tarafından tüm kurumlara gönderilen ve uygulanması istenen bu tarifeye uyularak bedelin ödenmiş olduğunu. Kazı işinde İlamda belirtildiği ve iddia edildiği gibi, makine değiştirilerek yeni fiyat yapılmamış olduğunu. Yapımcı firmanın "herhangi bir kazıyı D-9 dozer yerine D-10 dozer kullandım" iddiasıyla talepte bulunmuş olmadığını. Yapılan şeyin Bayındırlık Bakanlığının yapılan işe uygun olan tarifesinin uygulanmasından ibaret olduğunu. DSİ Barajlar birim fiyat cetvelinde yer verilen B.15.308 ila B.15.313 arasındaki pozların yalnız yumuşak kaya ve kaya kazısı fiyatlarını içermekte olduğunu. Bu birim fiyat cetvelinde SERT ve ÇOK SERT kaya kazısına ilişkin fiyatların yer almamakta olduğunu. Keza bu cetvelde SİNAİ İMALAT kazılarının fiyatlarının da olmadığını. Açıklanan nedenlerle olayda sözleşme eki birim fiyat cetvelinin uygulanmasına olanak bulunmadığını. Çünkü;
•Bölgede terör eylemlerinin yaygın olması nedeniyle patlayıcı madde kullanılarak kazı yapılmasının mümkün olmamış olduğunu,
•Klas tespit tutanaklarıyla baraj alanının, özellikle dolusavak, enerji kırıcı havuzu, santral binası ve salt sahalarında yapılan kazıların sert kaya ve çok sert kaya olduğunun belirlenmiş olduğunu. Heyet raporlarının ekte sunulduğunu.
Bu durum karşısında kazının kırıcı başlıklı ekskavatörle yapılması ve fiyatın sözleşme eki BİGŞ 20. maddesi uyarınca Bayındırlık Bakanlığının yayınladığı birim fiyat cetvelinin makine ile sert kaya ve çok sert kaya kazılarına ilişkin 15.014/B ve 15.018/B pozları üzerinden ödenmesinin kararlaştırılmış olduğunu, Bayındırlık Bakanlığı gibi yapım işlerinde en uzman, en yetkili resmi kuruluş tarafından yayınlanan birim fiyatların iddia edildiği gibi pahalı olmadığını. Bir mukayese imkanı yaratmak açısından DSİ Genel Müdürlüğü Proje ve İnşaat Dairesi Başkanlığının yayınladığı birim fiyat cetvelinin gösterilebileceğini. Proje İnşaat Dairesinin birim fiyat cetveline göre 2001 yılı itibariyle;
•Yumuşak kaya kazı fiyatı 7.305.514 TL/m3 (14.015/1 nolu poz)
•Sert kaya zeminde patlayıcı kullanmadan sınai imalat kazısı fiyatı 9.446.773 TL/m3 (14.016/1 nolu poz)
•Çok sert kaya kazılması fiyatı 13.729.290 TL/m3 (14.017/1 nolu poz) olduğunu.
Buna karşılık Barajlar ve HES Dairesinin 2001 yılı itibariyle sert kaya zeminde sınai imalat kazısı için ödediği paranın 6.666.541 TL/m3 olduğunu. Bu bedelin, DSİ Proje ve İnşaat Dairesi fiyatından % 41 oranında daha ucuz olduğunu. Keza yine 2001 yılı itibariyle çok sert kaya zeminde yapılan kazı için yapımcıya ödenen fiyatın 7.932.349 TL/m3 olup Proje ve İnşaat Dairesi fiyatından % 73 oranında daha düşük olduğunu. Aynı Genel Müdürlüğün bir başka dairesi olan Proje İnşaat Dairesinin birim fiyat cetvelinin uygulayabileceklerini. Bu uygulamanın, aynı genel müdürlük bünyesinde yer alan bir başka dairenin birim fiyatı olduğu için hiç dikkati çekmeyecek olduğunu. Bayındırlık Bakanlığı birim fiyat cetvelinde bina inşaatlarında makineli kazıların ayrı poz numaraları ile fiyatlandırılmış olduğunu;
•Makine ile sert kaya kazılması 2001 yılı fiyatı 6.909.502 TL/m3 (15.014-6/C nolu poz)
•Makine ile çok sert kaya kazılması 2001 yılı fiyatı 8.578.758 TL/m3 (15.018-6/C nolu poz)
T.C.Karayolları birim fiyatlarında:
•Sert kaya kazı fiyatı 7.482.457 TL/m3 (14.009/K-B nolu poz)
•Çok sert kaya fiyatı 11.428.471 TL/m3 (14.010/K-B nolu poz) olduğunu,
Görüldüğü gibi uygulanan kazı yeni fiyatlarının Karayolları birim fiyatlarının da çok altında olduğunu. Temyize konu ilamda yapılan işlerin karıştırılmakta olduğunu. Barajlardaki kazı fiyatlarının açıktaki kazı fiyatları olduğunu. Bu kazıların sınai imalat kazıları olmadığını. Uzunçayır barajı santral binasının tabii zemine 20 metre, dolusavak enerji kırıcı havuzunun ise 22 metre gömülü olduğunu. Sınai imalat kazıları denilen kazı türünün bunlar olduğunu. Barajlar birim fîyat cetvelinde sınai imalat kazı fiyatları yer almadığı için fiyatların Bayındırlık Bakanlığı Yüksek Fen Heyeti tarafından hazırlanıp ilgili dairelere dağıtılmış birim fiyat cetvelindeki makine ile sert kaya ve çok sert kaya kazıları pozlarından esinlenerek belirlenmiş, yapımcı firmanın derinlik zammı talebinin birim fiyat tarifeleri gereği haklı olmasına rağmen kendisine verilmemiş olduğunu. Yapımcının sözleşme gereği hak ettiği derin kazı fiyat farkının ödenmemesi yoluyla iş sahibi DSİ ye kazandırılan paranın 2.403.194.200.000,_TL. olduğunu. Özetle sözleşme eki birim fiyat cetvelinde yer alan B-15.310 pozu patlayıcı kullanılarak yapılacak serbest kazılara ilişkin olup ilgili işte tatbik kabiliyetinin olmadığını. Bu pozun tanımında anlatılan işlerin tümünün patlayıcı kullanılmazdan önce alınacak tedbirler, patlayıcıların yerleştirilmesi, patlatılması ve patlamadan sonra yapılacak işlere ve kullanılacak makinelere ait olduğunu. Bu tanımda geçen her türlü makine sözünün patlayıcı kullanabilmek için yapılması gereken ameliyelerde kullanılacak makinelere ilişkin olduğunu. Kaya kazılarının patlayıcı kullanılmaksızın yapılması halinde B-15.310 pozu fiyatına % 80 ilave yapılacağına ilişkin bir kaydın sözleşme ekinde yer aldığının doğru olduğunu. Bu kaydın varlığının sözleşme eki birim fiyat cetvelinde yer alan B.15.308 ile B.15.313 arası pozlarda patlayıcı kullanılarak yumuşak kaya ve kayada kazı yapılmasının düzenlendiğinin kanıtı olduğunu. Eğer bu pozlarda ileri sürüldüğü gibi her türlü makine ile kazı yapılması düzenleniyor olsaydı sözü edilen kaydın konulmasına da gerek olmayacağını. Ancak bu kaydın uygulanmasının patlayıcı kullanılmasının ortada patlayıcı kullanımına engel bir neden olmaksızın idare tarafından talep edilmesi halinde mümkün olacağını. Patlayıcı kullanılamaması idarenin istek ve iradesinden değil mücbir sebepten kaynaklanıyor ise; Barajlar Dairesi birim fiyat cetvelinde ve analizlerinde tarifi olmayan sert kaya, çok sert kaya için yeni fîyat belirlemekten başka bir çözüm yolunun olmadığını. İlamda Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yüksek Fen Heyetinin 25.06.1992 tarihli görüşüne dayanılmakta olduğunu. Oysa yukarıda değinildiği gibi Yüksek Fen Heyetinin sert kaya, çok sert kayalık zeminde patlayıcı kullanılmaksızın kırıcı başlıkla sert ve çok sert kaya kazısı birim fiyatlarını 31.01.2001 tarihinde belirleyerek ve ilgili tüm kuruluşlara göndererek önceki (15.06.1992 tarihli) görüşünü yürürlükten kaldırmış olduğunu. Olayda kazı fiyatının değiştirilmesi, yeni fiyat yapılması, makineye göre fiyat belirlenmesi hallerinin bulunmadığını. Bayındırlık Bakanlığının kırıcı başlıkla sert kaya ve çok sert kaya kazısına ilişkin birim fiyat listesinin, yani yapılan işe uygun fiyatın uygulanması durumunun olduğunu. Olayda uygulanan bu tarifedeki fiyatların, yukarıda göstermeye çalışıldığı gibi, benzer kuruluşların birim fiyat cetvellerindeki aynı tür işin fiyatlarına nazaran çok düşük olduğunu. Herhangi bir sözleşme değişikliği yoluna gidilmemiş, yapılan işin cinslerine göre yapımcıya yaptığı işin yapım yöntemine ve işin yapımında kullandığı makinelere uygun bedelin, resmi bir kuruluşun (Bayındırlık Bakanlığı) düzenlediği ve ilan ettiği tarife üzerinden ödenmiş olduğunu, belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
İlam hükmü, Uzunçayır Barajı ve HES İnşaatı işinde, Barajlarda patlayıcı madde kullanılmadan yapılan kaya kazılarının bedelinin B-15.310 poz nolu fiyatının % 80 zamlı tutarı üzerinden ödenmesi gerekirken, 15.014/B (Makine ile her derinlikte geniş derin sert kaya kazılması) ve 15.018/B (Makine ile her derinlikte geniş derin çok sert kaya kazılması) poz nolu fiyatlardan ödenmesi sonucu fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle verilmiştir.
DSİ Barajlar Birim Fiyat Cetveli (Tarifleri ve Şartları) kitabında B-15.310 poz nolu “Barajlarda Kaya Kazılması, Dolgu ve/veya Depoya Konulması” birim fiyat tarifinde; “Yumuşak kaya hariç her cins ve klastaki kaya zeminlerinin her cins ve kapasitedeki ekipmanlar kullanılarak her yerde (yarma, kanal …… tünel giriş ve çıkışları, dolusavak, santral vesair diğer yerlerde) ve her türlü şartlar altında kazılması için lağım deliklerinin delinmesi, patlayıcı maddelerle doldurulması, patlatılması, zeminin ripperlenerek sökülmesi, kazılması, kazı malzemelerinin seçilmesi, taşıtlara yüklenmesi, dolgu veya depo sahalarına boşaltılması, kazı yeri ve depo sahalarının tesviye ve tanzimi….. fiyatı olarak” denilmektedir.
Tarifte de belirtildiği gibi barajlardaki her cins ve klastaki kaya zeminlerin, her cins ve kapasitedeki makineler kullanılarak, her türlü şartlar altında, her yerde patlayıcı madde kullanılarak kazılması B-15.310 pozundan ödenmektedir.
Kazılarla ilgili notların 38’inci maddesinde B-15.310 , B-15.313 poz numaralarının uygulanacağı zeminler tek tek sayılmış ve çok sert şist, çok sert gre, kalker, mermer, andezit, kuvassit gibi sert ve çok sert zeminlerin kazılması bedelinin bu pozisyonlara ait birim fiyatlardan ödeneceği belirtilmiştir.
Kazılarla ilgili notların 44 üncü maddesinde de B-15.310 dahil makineli kazılarda, fiyatların kazı vasıta ve makinelerine bağlı olmadığı da belirtilmiştir.
Kazılarla ilgili tarif ve notlarda yer alan hükümlere göre kazı yapılacak kaya zeminlerin hangi cins ve klasta olursa olsun ve hangi vasıta ve makinelerle yapılırsa yapılsın fiyatın değiştirilmeyeceği görülmektedir.
Diğer yandan Barajlara ait Özel Teknik Şartnamenin 2.Bölüm 35’inci maddesinde, bütün kazı fiyatları, kazı yapılan yerdeki kazı boyutlarına ve kazıda uygulanan metodlara bağlı değildir denilmekte 44’üncü maddesinde de kazı yapılırken değişik araç ve gereç kullanılması halinde kazı birim fiyatları değiştirilmez denilmek suretiyle değişik araç ve gereç kullanılarak kazı yapılması durumunda, kesinlikle kazı birim fiyatının değiştirilmeyeceği belirtilmiştir.
Bu kuralın istisnası Birim Fiyat Cetvelinin kazılarla ilgili notlarının 65’inci maddesinde belirtilmiştir. Anılan madde de idareden peşinen izin alınmak şartıyla, herhangi bir şekilde kaya kazısının patlayıcı madde kullanılmadan yapılması halinde B-15.310 pozisyonu fiyatının % 80 zamlı ödenmesi hüküm altına alınmıştır.
Anılan hüküm ile sadece patlayıcı madde kullanılmadan kaya kazılması halinde birim fiyatın değiştirilmesine o da B-15.310 poz fiyatının % 80 arttırılmasına ilişkindir. Bunun dışında her ne sebeble olursa olsun (örneğin kazı makinesinin değişik kullanılması gibi) birim fiyatın değiştirilmesine veya yeni birim fiyat yapılmasına izin verilmemiştir.
Nitekim 1999-2002 yılları arasında kazılarla ilgili notların 65’inci maddesi hükmü uyarınca dolusavak ve santral binalarında patlayıcı kullanmadan yapılan kaya kazılar için B-15.310 poz nolu birim fiyat % 80 zamlı olarak ödenmiştir.
2002 yılında ise, barajda enjeksiyon ikmalini müteakip yapılması gereken kazılar, barajın genel topoğrafik yapısına zarar vermeyecek şekilde patlayıcı madde kullanmadan, traktör, ripper ve hidrolik kırıcı başlıklı makinelerle yapılması zorunluluğu gerekçe gösterilerek 15.014/B poz nolu makine ile her derinlikte geniş derin kaya kazılması ve 15.018/5B poz nolu makine ile her derinlikte geniş derin çok sert kaya kazılması fiyatları yapıldığı, her yılda yapılan kazı miktarına söz konusu analiz fiyatlarına ait kazı yılı birim fiyatı üzerinden ödemede bulunulduğu, B-15.310/A poz nolu ödemelerinde düşüldüğü görülmektedir.
İşin keşfinde, söz konusu kazı bedelinin B-15.310 poz nolu birim fiyattan ödenmesi öngörülmüş, ihaleye bu haliyle çıkılmışken, barajlardaki kazının B-15.310 pozundan ödenmesi gerektiğine dair anılan mevzuat hükümlerine rağmen, patlayıcı kullanmadan traktör, ripper ve hidrolik kırıcı başlıklı makinelerle kazı yapıldığı gerekçesiyle 15.014/B ve 15.018/B pozlarından ödemede bulunulması mümkün görülmemektedir.
Dilekçi dilekçesinde zeminin masif anglomera cinsi kaya olduğu ve B-15.310 pozundaki makinelerle bu kazıların yapılamadığı, kazının ancak kırıcı başlıklı ekskavatör ile yapılabildiği bu nedenle bu tip makinelerle ilgili Bayındırlık Bakanlığı Birim Fiyatlarının kullanıldığını ileri sürülmüş ise de “Birim fiyat cetveli-tarifleri ve şartları kitabının kazılarla ilgili notların 38 inci maddesinde B-15.310 ve B-15.313 poz nolu fiyatların uygulanacağı zeminler tek tek sayılmış olup, Bu zeminlerin andezit, kuvarsit, granit, bazalt, kuvars vb. olduğu belirtilmiştir. Dilekçede belirtilen masif anglomeradanın bu sayılan kaya cinsleriyle aynı olduğu görülmektedir. Öte yandan dilekçede belirtilen zemin, 38’inci maddede yazılı zeminlerden olmasa bile B-15.310 tarifinde her cins ve klastaki kaya zeminlerin kazılmasından bahsedildiğinden kazılan zeminin cinsine bağlı olmaksızın yapılan kaya kazılarının bu pozdan ödenmesi gerekmektedir.
Ayrıca kazılarla ilgili notların 44’üncü maddesi ve Barajlara ait Özel Teknik Şartnamenin 2.Bölüm 44’üncü maddesi hükümleri varken zemine ait kaya kazılarının kırıcı başlıklı ekskavatör ile yapıldığı, bu hususun bölge müdürlüğünce tutanağa bağlandığı gerekçesiyle 15.014/B ve 15.018/B poz nolu fiyatlardan ödemede bulunulması mümkün değildir.
Yumuşak kaya hariç kaya zeminlerin patlayıcı madde kullanılmadan kazılması halinde ödenecek fiyat, birim fiyat cetvelinin kazılarla ilgili notların 65’inci maddesinde düzenlenmiş olup B-15.310 poz nolu fiyatın % 80 zamlı fiyatıdır. Bu nedenle kaya kazısının patlayıcı madde kullanmadan kırıcı başlıklı ekskavatörle yapıldığı gerekçisiyle bu fiyattan farklı başka bir fiyattan ödemede bulunulması mümkün değildir.
Öte yandan sözleşme eki belgelerde (şartname, birim fiyat tarifi) tarif edilmiş işin yine sözleşme eki belgelerde (birim fiyat listesi) belirlenmiş bedelin ödenmesinin zorunlu olması yanında, bütün bu hususların bilerek ihaleye katılan yüklenicinin “kazıyı farklı yöntemlerle yaptığı” yada birim fiyatlarla belirlenmiş bedelin maliyeti karşılamadığı iddia ve buna dayalı talepte bulunması mümkün değildir. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkanlığının 25.6.1992 tarihli görüşünde de, kazılarda kırcı başlık kullanılmasının kazının vasfını değiştirmeyeceği ve mevcut birim fiyatlar çerçevesinde makineli kazı birim fiyatları üzerinden ödeme yapılması gerektiği belirtilmektedir.
Sayıştay Genel Kurulunun 18.11.1999 tarih ve 1999/6 Esas 4939/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da, birim fiyat cetvelleri ve birim fiyat analizleri ile belirlenip ihaleden önce yayınlanarak sözleşme ekleri arasına konulan kazı işlerine ait birim fiyatların sonradan değiştirilmesinin mümkün olmadığı, Birim fiyatları belirlenerek ihalesi yapılmış, belli şartlarla rekabete açılarak yüklenicisi seçilmiş ve sözleşmesi bağıtlanmış işlerle ilgili birim fiyatlarda sonradan iyileştirme yoluna gidilmesinin mümkün bulunmadığına denilmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle patlayıcı madde kullanmadan yapılan kaya kazılarının bedelinin B-15.310 poz nolu fiyatın % 80 zamlısı olarak ödenmesi gerekirken kazının barajın topoğrafik yapısına zarar vermeyecek şekilde traktör, ripper ve hidrolik kırıcı başlıklı ekskavatör ile yapıldığı gerekçesiyle kazı bedelinin 15.014/B ve 15.018/B poz nolu yeni analiz fiyatlarından ödemede bulunulması mümkün görülmemektedir.
Ancak ilam hükmünde 15.014/B ve 15.018/B poz nolu yeni analizlerden hesaplanan akaryakıt fiyat farkına da tazmin hükmü verilmiştir. B-15.310 poz nolu fiyat patlayıcı madde kullanılarak kaya kazısı yapılması pozu olduğu için birim imalat içinde yer alan mazot girdisi kısıtlı miktardadır. Patlayıcı madde kullanılmadan yapılan kazılarda B-15.310 pozu %80 zamlı olarak ödenmektedir. Bunun nedeni patlayıcı madde kullanılmadan yapılan kazıların, patlayıcı madde kullanılarak yapılan kazılara göre daha zor ve maliyetli olmasından kaynaklanmaktadır. Bu uygulama ile patlayıcı madde kullanılmadan yapılan kazının yılbaşındaki maliyetleri yükleniciye ödenmiş olmaktadır.
Ancak yüklenicinin kusurundan kaynaklanmayan, girdi fiyatlarındaki artışın fiyat farkı kararnameleri doğrultusunda yükleniciye ödenmesi, gerek sözleşmenin gerekse fiyat farkı kararnamelerinin özünde bulunan bir durumdur. İlgili işte patlayıcı madde kullanılmadan yapılan kaya kazılarının bedelleri 15.014/B ve 15.018/B poz nolu birim fiyatlar ile ödenmiş ve fiyat farkları da bu birim fiyatların analizleri esas alınarak hesaplanmıştır. Yukarıda bahsedildiği üzere 15.014/B ve 15.018/B pozları yerine B-15.310 pozunun %80 zamlı olarak ödenmesi gerektiğinden, ilgili işte fiilen patlayıcı madde kullanılmamış olmasına rağmen B-15.310 pozunda yer alan patlayıcı miktarları %80 artırılmak suretiyle patlayıcı fiyat farkının ödenmesi gerekecektir. Fazla ödenen fiyat farkı hesabının ödenmiş olan akaryakıt fiyat farkı ile ödenmesi gereken patlayıcı fiyat farkı arasındaki fark olarak hesaplanmak suretiyle, bulunacak tutara tazmin hükmedilmesi gerekecektir.
İlgili imalatlar için patlayıcı fiyat farkının B-15.310 pozunda yer alan patlayıcı miktarları %80 artırılmak suretiyle patlayıcı fiyat farkının hesaplanması ve oluşacak farka tazmin hükmedilmesi gerekeceğinden, 641 sayılı ilamın 11. maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK DAİRESİNE TEVDİİNE,
Karar verildiği 07.04.2006 tarih ve 28571 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:04:44