Sayıştay 4. Dairesi 27812 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4
Sayıştay Kararı
27812
23 Mayıs 2006
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2002
-
Daire: 4
-
Dosya No: 27812
-
Tutanak No: 28720
-
Tutanak Tarihi: 23.05.2006
-
Konu:
KARAR
- 258 sayılı ilamın 1. maddesiyle, Belediyede 657 sayılı kanuna tabi olarak çalışan memurlara sosyal denge zammı, doğum yardımı, evlenme yardımı gibi çeşitli adlar altında yardım olarak ek ödemede bulunulduğu gerekçesiyle 355.047.652.000. liraya tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Uluslar arası Çalışma Örgütü (İLO) Sözleşmesi gibi anlaşma ve sözleşmelerin kamu personelinin mali haklarının iyileştirilmesini öngördüğünü, bu uluslar arası sözleşmelerin Anayasanın 90. maddesine göre kanunlara nazaran öncelikli uygulanması gerektiğini, sosyal yardım, ölüm yardımı, emekli ikramiyesi, evlenme yardımı, doğum yardımının Belediye Memurların üye olduğu Bem-Bir-Sen Sendikası arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesine istinaden yapıldığını, ayrıca 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun Geçici 4. üncü maddesinde de bu ödemeler için mali takibat yapılmayacağı hükmü getirildiğinden kişi borcunun kaldırılması gerektiği belirtilmiştir.
Anayasa’nın Toplu iş sözleşmesi hakkı başlıklı, 23.07.1995 tarih 4121 sayılı Kanunla değişik 53. maddesinde;
“İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.
128 inci maddenin ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kanunla kendi aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 54 üncü madde hükümlerine tabi olmayan sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri adına yargı mercilerine başvurabilir ve idareyle amaçları doğrultusunda toplu görüşme yapabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenecek mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu mutabakat metni, uygun idari veya kanuni düzenlemenin yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu görüşme sonunda mutabakat metni imzalanmamışsa anlaşma ve anlaşmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usuller kanunla düzenlenir.”
hükmü yer almaktadır.
Bu hükümle, memurlar ve diğer kamu görevlilerine sendika ve üst kuruluşlarını kurabilme hakkı tanınmakta, ancak bu sendikaların toplu iş sözleşmesi değil toplu görüşme yapma ve üyeleri adına yargı mercilerine başvurma hakları bulunmakta, yine bu sendikalara Anayasanın 54. maddesinde yer verilen grev hakkı da tanınmamaktadır.
Anayasanın 53. maddesinin birinci fıkrasında yer verilen ve ikinci fıkrasında Kanunla düzenleneceği belirtilen “toplu iş sözleşmesi”, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 2. maddesinde “İşçi Sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında yapılan sözleşmeler” olarak tanımlanmaktadır.
Bu hükümlere göre toplu iş sözleşme hakkı sadece işçilere tanınmış olup, memur sendikalarının yalnızca toplu görüşme yapma yetkileri bulunmaktadır.
25.06.2001 tarih 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun tanımlar başlıklı 3. maddesinin h bendinde “Toplu görüşme: Kamu görevlileri için uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, fazla çalışma ücretleri, harcırah, ikramiye, lojman tazminatı, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, tedavi yardımı ve cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ile bu mahiyette etkinlik artırıcı diğer yardımlara ilişkin olarak yetkili kamu görevlileri sendikaları ve üst kuruluşları ile Kamu İşveren Kurulu arasında yapılan görüşmeyi, ... ifade eder.” şeklinde tanımlanmakta olup,
Aynı Kanunun Taraflar başlıklı 29. maddesinde “Toplu görüşmelerin tarafları, kamu işverenleri adına Kamu İşveren Kurulu, kamu görevlileri adına her hizmet kolunda kurulu yetkili kamu görevlileri sendikaları ile bunların bağlı bulundukları konfederasyonlardır.
Toplu görüşmenin sonuçlanması ve mutabakat metni başlıklı 34. maddede “Toplu görüşme en geç on beş gün içinde sonuçlandırılır. Bu süre içinde anlaşmaya varılırsa, düzenlenen mutabakat metni taraflarca imzalanır.
Mutabakat metni, uygun idari, icrai ve yasal düzenlemelerin yapılabilmesi için Bakanlar Kuruluna sunulur. Bakanlar Kurulu üç ay içinde mutabakat metni ile ilgili uygun idari ve icrai düzenlemeleri gerçekleştirir ve kanun tasarılarını Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.”
hükümleri bulunmaktadır.
Bu hükümlere göre toplu görüşmelerin tarafları Kamu İşveren Kurulu ile yetkili Kamu Görevlileri Sendikaları ile bunların bağlı oldukları Konfederasyonlar olup yapılacak toplu görüşme sonucunda anlaşmaya varıldığında düzenlenecek bir mutabakat metni bulunmakta ve bu mutabakat metni ile ilgili düzenlemeler Bakanlar Kurulunca yapılabilecek ve TBMM kanun tasarılarını yasallaştıracaktır.
Mevcut mevzuat hükümlerine göre tespit edilen memur statüsünün akdi düzenlemelerle değiştirilmesi ve dolayısıyla belediyelerce toplu iş sözleşmeleri yapılmak veya başka bir takım tasarruflarla memurlar için yasalarda öngörülen hak ve statülerin dışına çıkılmasına yol açabilecek bir uygulamaya gidilmesi, bu çerçevede memurlara, ilgili yasalarla düzenlenmiş ödemeler dışında ödemeler yapılması mevzuata uygun bulunmamaktadır.
Diğer taraftan Uluslararası Çalışma Teşkilatının (ILO) değişik tarihlerde yapılan Genel Konferanslarında kabul edilen ve Türkiye Büyük Millet Meclisince de birer kanunla onaylanmasının uygun bulunması üzerine Bakanlar Kurulunca tasdik edilen sözleşmelerle, kamu hizmetinde çalışanların örgütlenme hakkı ve istihdam koşullarının belirlenme yöntemleri konularında bazı hakların sağlanması yoluna gidildiği görülmektedir.
Her ne kadar Anayasanın 90 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmünde olup, bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiasıyla anayasa Mahkemesine başvurulamamakta ise de, söz konusu sözleşmeyle sağlanan hakların hayata geçirilmesi, ancak bu husustaki mevzuat hükümlerinde gerekli değişikliklerin yapılması ve uygulama esaslarının belirlenmesi halinde mümkün olabilecektir. Esasen 151 sayılı ILO sözleşmesinde de, bu sözleşmenin uygulama alanına ve istihdam koşullarının belirlenmesi yöntemlerine ilişkin bazı konuların, ulusal yasalarla ve ulusal koşullara uygun olarak düzenleneceği vurgulanmıştır.
Dilekçi, 25.06.2001 tarih 4688 tarihli Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun Geçici 4. maddesindeki “Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak üzere, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdetmeleri nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari ve mali veya adli takibat yapılmaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” hükmü uyarınca tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini ile sürmekte ise de, anılan hüküm, kamu görevlilerinin memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdetmeleri nedeniyle haklarında yapılan takibata ilişkin olup, Sayıştay tarafından yapılan denetim sonucu verilecek yargı kararına bir engel teşkil etmemektedir. Başka bir deyişle Sayıştay tarafından yapılan inceleme, denetleme ve kesin hükme bağlama işleri, idari, mali ve adli takibat kapsamında bulunmamaktadır.
Bu nedenle, dilekçi iddialarının reddi ile 258 sayılı ilamın 1. maddesiyle 355.047.652.000.000-liraya ilişkin verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE;
- Aynı ilamın 2. maddesiyle, Kağıthane belediyesinin kullanımında bulunan 20 adet lojmana ait ısınma giderlerinin tahsis edilen personelden alınması yerine belediye bütçesinden ödenmesi sonucu 22.681.750.000. liraya tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler tarafından verilen ortak temyiz dilekçesinde; yapılan ödemenin Kamu Konutları Yönetmeliğinin 26. maddesine uygun olduğunu, binanın tümünün kamuya ait olduğunu bu nedenle kat mülkiyetine tabi olmadığını, kat mülkiyetine tabi olmayan lojmanların ısınma giderlerinin kurumca karşılanması gerektiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
Kamu Konutları Yönetmeliğinin 26. maddesinde: “Bu Yönetmeliğe göre, kamu konutu olarak ayrılan konutların;
- 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmayan kaloriferli konutların ısınma giderleri,
(…),
Kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanır.” denilmiş olmakla birlikte yönetmeliğin bu hükümlerine paralel asıl düzenleme Kamu Konutları Kanununun 6. maddesinde yapılmış iken söz kanunun 6. maddesi 01.08.1996 tarih ve 4160 sayılı kanun ile yürürlükten kaldırılmış olup Yönetmeliğin söz konusu hükmünün Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 543 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle değişik 13. maddesinin (e) bendi hükmü karşısında uygulama olanağı kalmamıştır.
Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 543 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle değişik 13. maddesinin (e) bendi hükmüne göre, devlete ait konutları yönetmek ve kamu kurum ve kuruluşlarına ait konutların yönetimi konusundaki politikaları belirlemek ve her yıl yurt içindeki ve yurt dışındaki kamu konutlarının kira ve yakıt bedelleri ile işletme, bakım ve onarım esaslarını tespit etmek görevi Maliye Bakanlığına verilmiş olup Maliye Bakanlığı bu yetkiye dayanılarak, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarının yurt içinde bulunan kamu konutları ile ilgili olarak 242 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği ile uygulama esaslarını belirlemiştir.
242 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği 2. maddesinde: “Kamu konutlarının yakıtının konutlarda oturanlar tarafından tedariki ve bedellerinin konutlarda oturanlarca karşılanması esastır.
Ancak, tamamı kamu kurum ve kuruluşlarının (634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olanlar hariç) mülkiyetinde bulunan veya tamamı kiralanan konutların tahsisli olduğu idarenin gerek görmesi halinde, idarece yakıt temin edilebilir. İdarece temin edilecek yakıt, Kamu Konutları Kanunu ile Kamu Konutları Yönetmeliğine göre hesaplanan kontenjan için geçerlidir. Bu halde, bütçe imkânları ve tasarruf tedbirleri göz önünde bulundurulur. Doğal gazla ısıtılan kamu konutlarında yakıtın tedarikinde bir güçlük söz konusu olmadığından (Devlet mahalleleri ve hizmet binası gibi aynı kazandan ısıtılan konutlar hariç) bu konutların yakıt giderleri idarelerce kesinlikle karşılanmayacak ve oturanlarca karşılanmaya devam edilecektir.” denilmiştir.
Bu tebliğ hükmüne göre, kamu konutlarının yakıtının konutlarda oturanlar tarafından tedariki ve bedellerinin konutlarda oturanlarca karşılanması esas olup doğal gazla ısıtılan kamu konutlarında yakıtın tedarikinde bir güçlük söz konusu olmadığından bu konutların yakıt giderleri idarelerce kesinlikle karşılanmayacağı belirtilmiştir.
Yapılan incelemede, Belediyeye ait lojmanların ısıtılmasında doğal gaz kullanıldığı ve yakıt teminin İGDAŞ’tan yapılması nedeniyle yakıt alımında herhangi bir zorluk söz konusu olmadığından yakıt giderlerinin kurumca değil lojmanlarda oturanlarca karşılanması gerekmektedir.
Bu nedenle, dilekçi iddialarının reddi ile 258 sayılı ilamın 2. maddesiyle 22.681.750.000-liraya ilişkin verilen tazmin hükmünün TASDİKİNİNE;
- Ayı ilamın 3. maddesi ile, Kağıthane Belediyesi ve Bem. Bir. Sen Adlı Memur Sendikası ile arasında imzalanan Toplu İŞ Sözleşmesine göre Belediyede 657 sayılı kanuna tabi olarak çalışan memurlara sosyal denge zammı (doğum yardımı) adı altında Belediye Bütçesinden ek ödemede bulunulduğu gerekçesiyle 6.425.169.015. liraya tazmin hükmü verilmiştir.
İşbu ilamın 1. maddesinde belertilen gerekçelerle 258 sayılı ilamın 3. maddesiyle 6.425.169.015-liraya ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE;
- Ayı ilamın 4. maddesi ile, Kağıthane Belediyesi ve Bem. Bir. Sen Adlı Memur Sendikası ile arasında imzalanan Toplu İŞ Sözleşmesine göre Belediyede 657 sayılı kanuna tabi olarak çalışan memurlara sosyal denge zammı (ölüm yardımı) adı altında Belediye Bütçesinden ek ödemede bulunulduğu gerekçesiyle 2.051.667.334. liraya tazmin hükmü verilmiştir.
İşbu ilamın 1. maddesinde belertilen gerekçelerle 258 sayılı ilamın 4. maddesiyle 2.051.667.334-liraya ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE;
- Ayı ilamın 5. maddesi ile, Kağıthane Belediyesi ve Bem. Bir. Sen Adlı Memur Sendikası ile arasında imzalanan Toplu İŞ Sözleşmesine göre Belediyede 657 sayılı kanuna tabi olarak çalışan memurlara sosyal denge zammı (ölüm yardımı) adı altında Belediye Bütçesinden ek ödemede bulunulduğu gerekçesiyle 1.619.059.000. liraya tazmin hükmü verilmiştir.
İşbu ilamın 1. maddesinde belertilen gerekçelerle 258 sayılı ilamın 4. maddesiyle 1.619.059.000-liraya ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE;
- Ayı ilamın 6. maddesi ile, boş bulunan Satınalma Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten Satınalma Memuru Necdet KALE’ye yersiz vekalet ücreti ödenmesi gerekçesiyle 639.709.051. liraya tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde, Satınalma Müdürlüğü kadrosunun boş kadro değil dolu kadro olduğunu belirterek buna ilişkin kadro durumunu gösteren belge göndermektedir.
258 sayılı ilamın 6. maddesi ile verilen tazmin hükmüne ilişkin olarak ibraz edilen belgelerin incelenmesi temyiz konusu olmadığından bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığı ve sözü edilen belgeler yargılamanın iadesini gerektiren nitelikte görüldüğü takdirde bu yolda işlem ifasını teminen dosyanın ilgili DAİREYE TEVDİİNE;
- Ayı ilamın 7. maddesi ile, boş bulunan Hukuk İşleri Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten Avukat İshak KÜSKÜ’ye yersiz vekalet ücreti ödenmesi gerekçesiyle 762.879.980. liraya tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde, Hukuk İşleri Müdürlüğü kadrosunun boş kadro değil dolu kadro olduğunu belirterek buna ilişkin kadro durumunu gösteren belge göndermektedir.
258 sayılı ilamın 7. maddesi ile verilen tazmin hükmüne ilişkin olarak ibraz edilen belgelerin incelenmesi temyiz konusu olmadığından bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığı ve sözü edilen belgeler yargılamanın iadesini gerektiren nitelikte görüldüğü takdirde bu yolda işlem ifasını teminen dosyanın ilgili DAİREYE TEVDİİNE;
- Ayı ilamın 8. maddesi ile, Belediye Veteriner Müdürü olarak görev yapan Veteriner Ö.Serdar SONCELEY’e ödenen ikinci görev aylığı hesabında taban aylığı ve kıdem aylığının da dahil edilmesi nedeniyle fazla ödenen 1.932.073.000. liraya tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde, 657 sayılı kanunun 88. ve 175. maddelerinde ikinci görev aylığının nelerden oluştuğu hususunda açık bir hüküm bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
Taban aylığı ile kıdem aylığının düzenlendiği 375 sayılı KHK nin 527 sayılı KHK nin 28 inci maddesi ile yeniden düzenlenen 1 inci maddesinin ( A ) bendinin 5 inci fıkrasında, “Bu göstergeler 657 sayılı Kanun ve diğer personel kanunlarına ve kanun hükmünde kararnamelere göre her ne ad altında olursa olsun ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, ücret ve benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.” hükmüne yer verilmiş olup 657 sayılı Kanunun 88. ve 175. maddelerine göre ödenen ikinci görev aylığının belirlenmesinde memurlara ödenen taban aylığı ile kıdem aylığının dikkate alınmaması gerekmektedir.
657 sayılı kanunun değişik 175 . maddesinin üçüncü bendinde: “88 inci maddeye göre ikinci görev verilen memurlara, bu görevleri karşılığında aylık ödenebilmesi için boş bir kadroya ait görevin ikinci görev olarak yürütülmesi gerekir. Bu şekilde görevlendirilenlere, görevlendirildikleri kadro derecesinin ilk kademe aylığının üçte ikisi ödenir. Ancak, baştabip ve baştabip yardımcılığı hizmetlerinin ikinci görev olarak yürütülmesi halinde kadro şartı aranmaz ve bu hizmetleri yürütenlere almakta oldukları aylığın üçte ikisi ikinci görev aylığı olarak ödenir.”
Aynı kanunun 155. maddesinde de memurlara ödenecek aylık tutarlarının gösterge tablosundaki rakamların, genel bütçe kanununda o yıl için tespit edilen katsayı ile çarpılması sonunda bulunacak miktar, sınıfların derece ve kademelerindeki memurların aylık tutarlarını gösterdiği açık olarak belirtilmiştir.
Bu itibarla, baştabiplik görevini ikinci görev olarak yürüten Belediye Veteriner Müdürü Ö.Serdar SONCELEY’e ödenen ikinci görev aylığı ücretinin hesabında memuriyet taban aylığı ile kıdem aylığının göz önünde bulundurulmaması gerektiğinden dilekçi iddialarının reddi ile 258 sayılı ilamın 8. maddesiyle 1.932.073.000-liraya ilişkin verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE;
- Ayı ilamın 9. maddesi ile, Belediye Sağlık İşleri Müdürü olarak görev yapan Dr. Nurten BAŞ’a ödenen ikinci görev aylığı hesabında taban aylığı ve kıdem aylığının da dahil edilmesi nedeniyle fazla ödenen 1.916.830.000. liraya tazmin hükmü verilmiştir.
Verilen ortak dilekçede 258 sayılı ilamın 9. maddesine itiraz edilmekte ise de; 258 sayılı ilam dilekçi Nurten BAŞ’a 01.11.2004 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihe nazaran 832 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin son fıkrasında yazılı 90 günlük temyiz süresi 01.02.2005 tarihinde sona ermiş bulunduğu halde, dilekçi Nurten BAŞ bu tarihten sonra 04.02.2003 tarihinde yetkili makama tevdi ettiği dilekçesiyle başvurmuş olduğundan iddialarının süre aşımı yüzünden REDDİNE karar verildi.
Diğer dilekçi Ayhan MEDİK dilekçesinde, 657 sayılı kanunun 88. ve 175. maddelerinde ikinci görev aylığının nelerden oluştuğu hususunda açık bir hüküm bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
İşbu ilamın 8. maddesinde belertilen gerekçelerle 258 sayılı ilamın 9. maddesiyle 1.916.830.000 -liraya ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE;
10- Ayı ilamın 10. maddesi ile, Belediye Sağlık İşleri Müdürlüğünde Başhekim Yardımcısı olarak görev yapan Dr. Zeynep DUMAN ÇEŞME’ye ödenen ikinci görev aylığı hesabında taban aylığı ve kıdem aylığının da dahil edilmesi nedeniyle fazla ödenen 1.773.640.000-liraya tazmin hükmü verilmiştir.
Verilen ortak dilekçede 258 sayılı ilamın 9. maddesine itiraz edilmekte ise de; 258 sayılı ilam dilekçi Nurten BAŞ’a 01.11.2004 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihe nazaran 832 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin son fıkrasında yazılı 90 günlük temyiz süresi 01.02.2005 tarihinde sona ermiş bulunduğu halde, dilekçi bu tarihten sonra 04.02.2003 tarihinde yetkili makama tevdi ettiği dilekçesiyle başvurmuş olduğundan iddialarının süre aşımı yüzünden REDDİNE karar verildi.
Diğer dilekçi Ayhan MEDİK dilekçesinde, 657 sayılı kanunun 88. ve 175. maddelerinde ikinci görev aylığının nelerden oluştuğu hususunda açık bir hüküm bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
İşbu ilamın 8. maddesinde belertilen gerekçelerle 258 sayılı ilamın 10. maddesiyle 1.773.640.000-liraya ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE;
Karar verildiği 23.05.2006 tarih ve 28720 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:04:44