Sayıştay 4. Dairesi 239 Kararı - Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4
Sayıştay Kararı
239
3 Kasım 2020
Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 4
-
Karar Tarihi: 03.11.2020
-
Karar No: 239
-
İlam No: 220
-
Madde No: 1
-
Kamu İdaresi Türü: Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler
-
Hesap Yılı: 2016
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
MAAŞ ÖDEMESİ
Ankara Milli Eğitim İl Müdürlüğünde şahsa bağlı “İl Müdürü” kadrosunda bulunan kişilere, kadroları şahsa bağlı hale gelmeden önceki en son görev yerlerine göre ödenmesi gereken ücret ve tazminat tutarı yerine Ankara İl Milli Eğitim Müdürü için öngörülen ücret ve tazminat tutarının ödendiği görülmüştür.
12 Mayıs 1992 tarih ve 21226 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun “Taşra Teşkilatı” başlıklı 53’üncü maddesinde yer alan; "Her ilde ve ilçede bir millî eğitim müdürlüğü bulunur, ilçe millî eğitim müdürlükleri görev ve hizmetleri yürütürken, il millî eğilim müdürlüklerine karşı da sorumludur." denilmekle taşra teşkilatının ‘İl Milli Eğitim Müdürlüğü' ve 'İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü' şeklinde oluşturulduğu görülmektedir.
14.09.2011 tarihli ve 28054 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile …………. Bakanlığı yeniden teşkilatlandırılmış, 652 sayılı KHK'nin 30’uncu maddesine göre, her ilde “İl Milli Eğitim Müdürlüğü” adı altında taşra teşkilatı oluşturulmuştur.
Söz konusu KHK’nin “Personele dair geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 3’üncü maddesinin birinci fıkrası ile; bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte Bakanlık taşra teşkilatında İl Müdürü kadrolarında bulunanların görevlerinin hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona ereceği, ‘İl Müdürü’ kadrosunda bulunanların ekli (3) sayılı listede şahıslarına bağlı olarak ihdas edilen ‘İl Müdürü’ kadrolarına (74 adet), hâlen bulundukları kadro dereceleriyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın atanmış sayılacakları ve bu fıkra ile ihdas edilen şahsa bağlı kadroların herhangi bir sebeple boşalması hâlinde bu kadroların hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılacağı; dördüncü fıkrası ile de; birinci fıkraya göre Bakanlık Müşaviri kadroları ile şahıslarına bağlı olarak ihdas edilen kadrolara atanmış sayılanların, Bakan tarafından belirlenen birimlerde, Bakan tarafından belirlenen görevleri yürüteceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise; birinci fıkraya göre Bakanlık Müşaviri kadrolarına atanmış sayılanların bu kadrolara atanmış sayıldıkları tarih itibarıyla eski kadrolarına ilişkin olarak en son ayda aldıkları aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatlar, makam, görev ve temsil tazminatları, ek ücret, ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin (ilgili mevzuatı uyarınca fiilî çalışmaya bağlı fazla mesai ücreti ile fiilen yapılan ders karşılığı ödenen ek ders ücreti hariç) toplam net tutarının (bu tutar sabit bir değer olarak esas alınır), atanmış sayıldıkları yeni kadrolara ilişkin olarak aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatlar, makam, görev ve temsil tazminatları, ek ücret, ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin (ilgili mevzuatı uyarınca fiilî çalışmaya bağlı fazla mesai ücreti ile fiilen yapılan ders karşılığı ödenen ek ders ücreti hariç) toplam net tutarından fazla olması hâlinde aradaki farkın, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın fark kapanıncaya kadar ayrıca fark tazminatı olarak ödeneceği; atanmış sayıldıkları kadro unvanlarında isteklerine bağlı olarak herhangi bir değişiklik olanlarla, kendi istekleriyle başka kurumlara atananlara ise fark tazminatı ödenmesine son verileceği belirtilmiştir.
Öte yandan, il müdürlerine yapılacak maaş ödemeleri 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenmiştir. 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı KHK’ya Ek 10’uncu madde eklenerek, diğer bazı Bakanlıklar ile birlikte, …………. Bakanlığının bakanlık il müdürü kadrolarında bulunanlara ilişkin aylık ödemelerinde 15.01.2012 tarihinden itibaren “ücret - tazminat sistemine” geçilmiştir. Buna göre, Kararnameye ekli 2 sayılı cetvelde üçlü bir ayrım yapılarak; Ankara/İstanbul/İzmir, diğer büyükşehir olan iller ve diğer iller için üç ayrı ücret ve tazminat göstergeleri belirlenmiştir. Böylece il müdürlerinin maaşları nüfus ve iş yoğunluğuna göre farklılaştırılmıştır.
Daha sonra, 14.03.2014 tarihli ve 28941 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Millî Eğitim Temel Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 25 inci maddesi ile 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen “Bütçe ve personele ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 10’uncu maddenin üçüncü fıkrasında da Geçici 3’üncü maddenin birinci fıkrasına benzer düzenlemeler yer almıştır.
652 sayılı KHK'nin Geçici 10’uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; Bakanlık taşra teşkilatında İl Müdürü, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı ve İlçe Millî Eğitim Müdürü kadrolarında bulunanların görevlerinin bu maddenin yayımı tarihinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona ereceği, ‘İl Müdürü’ kadrolarında bulunanların ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen ‘İl Müdürü’ kadrolarına (37 adet), hâlen bulundukları kadro dereceleriyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın atanmış sayılacakları ve ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen kadroların herhangi bir sebeple boşalması hâlinde bu kadrolar hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise; bu madde uyarınca ekli (3) sayılı listede anılan kadrolara atanmış sayılan personelin yeni kadrolarına atanmış sayıldıkları tarih itibarıyla eski kadrolarına ilişkin olarak en son ayda aldıkları aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları, ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin (ilgili mevzuatı uyarınca fiili çalışmaya bağlı fazla mesai ücreti hariç) toplam net tutarının (bu tutar sabit bir değer olarak esas alınır); yeni atandıkları kadrolara ilişkin olarak yapılan aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları, ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin (ilgili mevzuatı uyarınca fiili çalışmaya bağlı fazla mesai ücreti hariç) toplam net tutarından fazla olması hâlinde aradaki farkın, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın fark kapanıncaya kadar ayrıca tazminat olarak ödeneceği; atanmış sayıldıkları kadro unvanlarında isteğe bağlı olarak herhangi bir değişiklik olanlarla, kendi istekleriyle başka kurumlara atananlara ise fark tazminatı ödenmesine son verileceği belirtilmiştir.
Yukarıda anılan mevzuat hükümleri gereğince, Bakanlık taşra teşkilatında görevli il müdürleri başka bir işleme gerek kalmaksızın şahsa bağlı kadrolu hale getirilmiştir. Kanun koyucu, bu kişilerin özlük haklarının korunarak eski kadrolarına ilişkin olarak en son ayda aldıkları her türlü ödemelerin toplam tutarının ödenmeye devam edilmesini, bir başka deyişle il müdürlerinin hak kaybına uğramamalarını ve başka bir göreve atanıncaya kadar özlük haklarının korunmasını amaçlamıştır. Buna göre, kadroları şahsa bağlı hale getirilen kişiler kendi istekleri ile başka bir göreve atandıkları takdirde veya kadro unvanlarında isteğe bağlı olarak herhangi bir değişiklik olması durumunda şahsa bağlı kadroları ile ilişikleri kesilecektir.
Yapılan incelemede, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 3 ve Geçici 10’uncu maddelerinde yer alan hükümler uyarınca, görevleri sona eren ve şahsa bağlı il müdürü kadrosuna atanan il milli eğitim müdürlerine Ankara İl Milli Eğitim Müdürü için öngörülen ücret ve tazminat tutarı ödendiği görülmüştür. Bu uygulama ile kanun koyucunun il müdürü görevine son verip özlük haklarını korumayı amaçladığı kişilere en son görev yaptıkları ilde aldıkları ücret ve tazminat tutarlarından daha yüksek tutarlar üzerinden ödemede bulunulmuş olunmaktadır.
Söz konusu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; 'ihdas edilen' ve 'şahsa bağlı' hale gelen kadrolar 'il müdürü' kadrolarıdır. Dolayısıyla ilgililer, il müdürlüğü kadrolarında görev yapmakta iken 652 sayılı KHK ile 6528 sayılı Kanun gereğince (şahsa bağlı) il müdürü kadrolarına atanmışlardır. Şahsa bağlı kadroları ile müdürlük kadrosuna atanan il milli eğitim müdürleri her iki kanunun uygulanmasında da Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünde görevlerine başlayıp bunlardan bir kısmı aynı gün Bakanlık tarafından Bakanlık Müşavirliğinde görevlendirildiği gibi, şahsa bağlı il müdürlerinden bir kısmı da çeşitli illerde il milli eğitim müdürü olarak görevlendirilmiştir.
Bu nedenle, şahsa bağlı il müdürü kadrosuna atanarak Ankara’da görevlendirilenler fiilen il müdürlüğü yapmadıkları gibi, bu ilde görevlendirilmiş olmaları dolayısıyla Ankara İl Müdürü ile eş bir görev ve sorumluluk üstlenmeleri de söz konusu değildir. Benzer şekilde, müdürlükte görevlerine başlayıp da çeşitli illerde il milli eğitim müdürü olarak görevlendirilen şahsa bağlı il müdürlerinin de, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye ekli 2 sayılı cetvelin uygulanması bakımından, Ankara ilinde görev yaptıklarını ileri sürmek mümkün değildir. Dolayısıyla kadrosu şahsa bağlı hale getirilen il müdürlerine en son görev yaptıkları ilin bulunduğu gruba göre ücret ve tazminat göstergeleri üzerinden maaş ödenmesi gerekmektedir.
Şahsa bağlı kadro uygulaması, tamamen o şahısla özdeşleşmiştir. İlgilinin bir şekilde bu kadrodan ayrılması halinde, başka bir işleme gerek olmaksızın bu kadrolar kendiliğinden iptal olmuş sayılmaktadır.
Nitekim İl Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapmakta iken, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 6528 sayılı Kanun gereğince Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosuna "şahsa bağlı" olarak atanan kişilerin, (şahsa bağlı) kadroda Bakanlığın çeşitli birimlerinde görevlendirme suretiyle görev yaptığı açıktır.
Bu durumda, 'İl müdürü' kadrosundan (şahsa bağlı) il müdürü kadrosuna atananlara en son görev yaptıkları il müdürlüğüne ilişkin özlük haklarının ödenmesi gerekirken; bunlara Ankara. İstanbul ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürüne ilişkin özlük haklarının ödenebilmesi için özel düzenleme olması gerekir. Ancak yukarıda da belirtildiği gibi şahsa bağlı il müdürü olanların Ankara İl Milli Eğitim Müdürü olarak ya da Ankara’da İl Milli Eğitim Müdürü olarak görevlendirildiğine ilişkin somut yazılı bir atama kararı bulunmamaktadır. Savunmaya ekli belgelerden bu kişilerin farklı birimlerde ve farklı hizmetlerde görevlendirildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, atama yazılarında ilgililerin Ankara İl Milli Eğitim Müdürü kadrosuna atandığına ve ne şekilde özlük ödemesi yapılacağına ilişkin bir ibarenin yer almaması nedeniyle raporda yazılı görevlilerin sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
375 sayılı KHK'nın ek 10’uncu maddesi ile anılan KHK’ya ekli II sayılı cetvelde ise milli eğitim müdürü olarak görev yapan kişilerin Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde milli eğitim müdürü olarak görev yapmaları halinde bunlara farklı gösterge rakamları üzerinden ödeme yapılacağı düzenlenmiştir.
Aynı şekilde 657 sayılı Kanun'un (II) ve (IV) sıra sayılı cetvellerinde de ek göstergelerinin kaç olacağının ve makam tazminatına müstahak olanların sayma yolu ile belirtildiği, dolayısıyla bu cetvellerde yer almayan bir unvanın kıyasen bu kapsama alınmasının mümkün olmadığı ve şahsa bağlı il müdürlüğünün anılan cetvellerde yer alan unvanlardan olmadığı görülmektedir.
Bu itibarla, şahsa bağlı kadronun kendine özgü niteliği, şahsa bağlı il müdürlüğü unvanının …………. Bakanlığı'nın yeniden yapılanma sürecinde mevcut il müdürlerinin özlük haklarının korunmasına yönelik olarak getirilen, kişiye bağlı ve geçici bir düzenleme olduğu, yapılan düzenlemenin amacının kapsama girenlerin geçmişten gelen ve mevcut kazanılmış haklarıyla hukuki statülerinin korunması olduğu, Ankara Milli Eğitim İl Müdürlüğünde şahsa bağlı “İl Müdürü” kadrosunda bulunan kişilerin bu kapsamda korunması gereken haklarının, kadroları şahsa bağlı hale gelmeden önceki en son görevinden kaynaklanan haklar olduğu, bahsi geçen kişilerin …………. Bakanlığınca şahsa bağlı olarak Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne atanmış olmasının ve bu statüyle görev yaptıkları dönemde maaş ve özlük haklarının Ankara İl Müdürü gibi ödenmiş olmasının fiilen o görevi yapmış gibi değerlendirilmesi sonucunu doğurmayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, kadroları şahsa bağlı hale getirilen kişilerin aylık hesaplamalarının Ankara İl Müdürü gibi değerlendirilmesi mümkün görülmemektedir.
Öte yandan, 652 sayılı KHK’nın Geçici 3’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında “İl Müdürü” ifadesinin yer almadığı, bu nedenle söz konusu hükmün bakanlık müşaviri kadrolarına atanmış sayılanları ilgilendirdiği ileri sürülebilir ise de; kanunun lafzı yanında amaçsal yorumuna da bakılacak olursa “Bakanlık Müşaviri kadrolarına atanmış sayılanların” ifadesinin anılan maddenin birinci fıkrasında da ifade edildiği üzere, KHK’ya ekli (3) sayılı listede anılan kadrolara atanmış sayılan personeli kastettiğini kabul etmek kanunun ruhuna daha uygun düşmektedir. Nitekim 652 sayılı KHK'nın Geçici 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrası da; “bu madde uyarınca ekli (3) sayılı listede anılan kadrolara atanmış sayılan personel” denilmek suretiyle Bakanlık Müşaviri kadroları yanında şahsa bağlı kadroları da kapsar şekilde düzenlenmiştir.
Sonuç itibarıyla, şahsa bağlı il müdürlerinin Ankara İl Milli Eğitim Müdürü olarak kabulü ve bu şekliyle özlük hakkı ödemesi mevzuatın lafzına ve düzenleme amacına uygun düşmemektedir.
Sorumlular savunmalarında, kadroları şahsa bağlı hale getirilen il müdürlerine ilişkin …………. İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen atama kararlarında bahsi geçen il müdürlerin görev yerlerinin Ankara (Büyükşehir) İl Milli Eğitim Müdürlüğü, unvanlarının ise il müdürü (şahsa bağlı) olarak yazılması nedeniyle bu kişilere Ankara – İstanbul, İzmir il müdürleri için öngörülen ücret-tazminat tutarlarının ödendiğini, bu nedenle, kamu zararından sorumlu tutulmamaları gerektiğini ileri sürmüş iseler de;
Kadroları şahsa bağlı hale getirilen il müdürleri sorguda belirtildiği gibi 652 sayılı KHK ve 6528 sayılı Kanunun yayımlanması ile birlikte hiçbir işleme gerek kalmaksızın şahsa bağlı il müdürü olarak atanmış sayılmışlardır. Dolayısıyla …………. İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan atama işlemi bu kişilere ödenecek ücret ve tazminat tutarlarında bir değişiklik oluşturacak nitelikte bir işlem değildir.
Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ile yapılan açıklamalar uyarınca; Ankara Milli Eğitim İl Müdürlüğünde şahsa bağlı “İl Müdürü” kadrosunda bulunan kişilere, kadroları şahsa bağlı hale gelmeden önceki en son görev yerlerine göre ödenmesi gereken ücret ve tazminat tutarı yerine Ankara İl Milli Eğitim Müdürü için öngörülen ücret ve tazminat tutarının ödenmesi sonucu neden olunan toplam …………. TL kamu zararının sorumlularına;
Ortaklaşa ve zincirleme,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, anılan Kanunun 55’inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere,
Oy çokluğuyla,
Karar verildi.
Azınlık Görüşü
Üye ………….ve Üye ………….’.. karşı oy gerekçeleri;
“Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünde yapılan incelemelerde; 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 3’üncü ve Geçici 10’uncu maddelerinde yer alan hükümler uyarınca görevleri sona erdirilen il milli eğitim müdürlerinden şahsa bağlı “İl Müdürü” kadrolarına atananlara, Ankara İl Müdürü için ödenen ücret ve tazminat tutarının ödendiği görülmüş; Kanun koyucunun, en son görev yaptıkları illerdeki il müdürlüğü görevine son verip özlük haklarını korumayı amaçladığı bu kişilere, en son görev yaptıkları illerde aldıkları ücret ve tazminat tutarlarından daha yüksek tutarların ödenmiş olması sebebiyle, aradaki fark tutarları kamu zararı olarak değerlendirilmiştir. Buna gerekçe olarak; “ Şahsa bağlı il müdürü kadrosuna atanarak Ankara’da görevlendirilenlerin, fiilen il müdürlüğü yapmadıkları gibi bu ilde görevlendirilmiş olmaları dolayısıyla Ankara İl Müdürü ile eş bir görev ve sorumluluk üstlenmelerinin de söz konusu olmadığı; dolayısıyla, kadrosu şahsa bağlı hale getirilen il müdürlerine en son görev yaptıkları ilin bulunduğu gruba göre ücret ve tazminat göstergeleri üzerinden maaş ödenmesi gerektiği” ifade edilmiştir.
Denetçi tarafından “Sorumlu” addedilenler, göndermiş oldukları savunmalarında özetle;
…………. Bakanlığı tarafından 652 sayılı KHK ve 6528 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda il milli eğitim müdürlerinin görevleri sona erdirilerek, anılan bu iki yasa hükmü ile ihdas edilen şahsa bağlı “İl Müdürü” kadroları ile birlikte Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğüne atandıklarını, 2012 yılından beri maaş ve diğer özlük haklarına ilişkin işlemlerin Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünce yürütüldüğünü, “İl Müdürü” olarak atanan bu şahısların, önceki görev yerlerinden ilişiklerini kesip personel nakil bildirimleri ile birlikte yeni görevlerine başladıklarını;
…………. Bakanlığı tarafından 2011 yılında 74, 2014 yılında 37 şahsa bağlı “İl Müdürü” kadrosu için Maliye Bakanlığından alınan kadro vizeleri doğrultusunda Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünce bu yöneticilere “Ankara Büyükşehir İ1 Milli Eğitim Müdürü” statüsünde aylık ödendiğini; zira bu müdürlerin önceki çalıştıkları görev yerleri ile hiçbir irtibatları kalmadığını, her türlü özlük ve mali haklarına yönelik işlemlerin Ankara Milli Eğitim Müdürlüğünce yapıldığını,
Devlet memuruna atandığı kadrodan maaş ödeneceğini; söz konusu İl Müdürlerinin önceki görev yerlerinden aldıkları maaşlarının Ankara Milli Eğitim Müdürlüğünce ödenmesi gerektiği iddiasına yönelik olarak, bu uygulamalarla ilgili 652 sayılı KHK’de ve 6528 sayılı özel Kanunda, bu il müdürlerinin önceki görev yaptıkları yerdeki aylıklarının Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünde de ödeneceğine dair hiçbir açık hüküm olmadığı gibi ima yolu ile de bu yönde bir işaret bulunmadığını; atama kararnamelerinde bu hususta bir ifade olmadığını,
Şahsa bağlı kadroları ile atanan il müdürlerinin her iki kanunun uygulanmasında da Ankara Milli Eğitim Müdürlüğünde görevlerine başlayıp Bakanlık tarafından bir kısmının Bakanlık Müşavirliğinde bir kısmının da çeşitli illerde “İl Milli Eğitim Müdürü” olarak görevlendirildiğini, 2016-2018 tarihleri arasında Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevini yerine getiren şahsın dahi atama kararnamesinin aynı şekilde olduğunu,
Sonuç olarak; sorgu konusu ödemelerle ilgili olarak, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğüne atanan ve …………. Bakanlığı tarafından başka birimlerde görevlendirilerek çalıştırılan il müdürlerinin aylık ödemelerinin tamamen mevzuat hükümleri doğrultusunda atama kararnameleri, personel nakil bildirimleri, kadro ihdas cetvelleri göz önünde bulundurularak yapıldığını; bu yöneticilere fazla bir ödeme yapılmadığını,
İfade etmişlerdir.
Bu meyanda, savunma ekinde yer alan belgelerin incelenmesinde;
652 sayılı KHK’nin Geçici 3’üncü maddesi hükmü gereğince ihdas edilen ve KHK’ye ekli (3) sayılı listede yer alan 74 adet “İl Müdürü” kadrosunun Taşra teşkilatında “Ankara” biriminde (ilinde) yer aldığı,
Yine, 652 sayılı KHK’ye 6528 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 10’uncu madde hükmü ile ihdas edilen ve Kanuna ekli (3) sayılı listede yer alan 37 adet ”İl Müdürü” kadrosunun Taşra teşkilatında “Ankara” biriminde (ilinde) yer aldığı,
Dolayısıyla, bahsi geçen kadrolara atananların görev yerlerinin Ankara ili olduğu; yani, görevlendirmelerin sadece Ankara iline yapıldığı, bunun bilinçli bir düzenleme olduğu anlaşılmıştır. Nitekim, 652 sayılı KHK’ye eklenen Geçici 10’uncu madde hükmü ile ihdas edilen ve aynı (3) sayılı listede yer alan “Eğitim Uzmanı” kadrolarının taşra teşkilatında farklı birimlerde (Osmaniye, Rize, Samsun, Trabzon, Van…. vs.) yer aldığı, görülmüştür.
Diğer taraftan; ilgili şahısların atama yazılarının incelenmesinde;
Bu yazıların Bakan adına Grup Başkan Vekili tarafından ilgililerin eski görev yerlerindeki Valiliklere hitaben yazıldığı; ilgililerin atandıkları görev yerinin “Ankara Büyükşehir/İl Milli Eğitim Müdürlüğü” olarak belirtildiği; görevlerinin de “İl Müdürü (Şahsa Bağlı)” olarak belirtildiği,
Bu şahısların Ankara’daki kadrolara atandıktan bir süre sonra tekrar eski görev yerlerine (milli eğitim müdürlüklerine) veya taşradaki başka görev yerlerine (diğer milli eğitim müdürlüklerine) “görevlendirme” ile gönderildikleri,
Bu görevlendirmenin kurum içi geçici görevlendirme mahiyetinde olduğu,
Anlaşılmıştır.
Savunmalarda yer alan ve Denetçi tarafından ileri sürülen görüşler değerlendirildiğinde;
Öncelikle; 2451 sayılı Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanunda müşterek kararname ile atanması öngörülenler, “İl İdare Şube Başkanları” olarak belirtilmiş olup; bu ibare, bağlı bulundukları bakanlıkları il düzeyinde temsil eden ve ilgili bakanlığa ait birimlerin amiri konumunda bulunan memurları ifade etmektedir. 5442 sayılı İl İdaresi Kanununda “İl İdare Şube Başkanları”nın kimler olduğu ile ilgili bir açıklama bulunmamakla birlikte, bu Kanunun 57’nci maddesinde “İl İdare Kurulu”nun kimlerden teşekkül edeceği açıklanmış olup, bunlar; Hukuk İşleri Müdürü, Defterdar, Milli Eğitim, Bayındırlık, Sağlık, Tarım ve Veteriner il müdürleridir. Bu durumda, “İl İdare Şube Başkanları” konumundaki Bakanlık İl Müdürlerinin, “İl İdare Kurulu üyesi Bakanlık İl Müdürleri” olduğu anlaşılmaktadır.
652 sayılı KHK ile yapılan düzenlemelerle, “İl İdare Şube Başkanı” pozisyonunda olup, 2451 sayılı Kanunda müşterek kararname ile atanması öngörülenlerden Ankara İl Milli Eğitim Müdürünün de görevi sona erdirildiği ve aynı prosedüre tabi olarak şahsa bağlı “İl Müdürü” kadrosuna atanarak, Ankara il Milli Eğitim Müdürlüğü görevini yürütmekle yükümlü kılındığı anlaşılmıştır.
Denetçinin ifadeleri karşısında, şahsa bağlı “İl Müdürü” kadrolarına atananlara yapılan ödemelerin yasal dayanağını teşkil eden 375 sayılı KHK’nin Ek 10’uncu maddesi incelendiğinde, bu maddede;
“(Ek: 11/10/2011-KHK-666/1 md.) Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan başkanlıklar ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı, Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunların bağlı ve ilgili kuruluşları......nın;
a)…..
b) Taşra teşkilatlarına ait kadrolarda bulunup, kadro unvanları ekli (II) sayılı Cetvelde yer alanlardan,
c)…..
aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre almakta olanlara anılan Cetvellerde kadro unvanlarına karşılık gelen gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarlarda ücret ve tazminat verilir. Bu ödemelere hak kazanılmasında ve bunların ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır.”,
Denildiği;
İlgililer için uygulanması öngörülen ücret ve tazminat göstergelerinin yer aldığı KHK’ye ekli (II) sayılı Cetvel’in 9’uncu sırasında ise;
“....
- Aile ve Sosyal Politikalar, Bilim, Sanayi ve Teknoloji, Çevre ve Şehircilik, Ekonomi, Gıda, Tarım ve Hayvancılık, Gümrük ve Ticaret, Kültür ve Turizm, Milli Eğitim, Orman ve Su İşleri, Sağlık, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlıklarının bakanlık il müdürü…... kadrolarında bulunanlardan;
a) Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde görev yapanlar 50.750 27.950
b) Büyükşehir belediyesi bulunan illerde görev yapanlar 46.850 25.775
c) Diğer illerde görev yapanlar 45.800 25.200”
İfadelerinin yer aldığı, görülmüştür.
Diğer bazı mevzuat düzenlemelerinde, “İl İdare Kurulu üyesi Bakanlık İl Müdürü” ve “Bakanlık İl Müdürü” şeklinde ikili bir ayrıma gidilmiş iken, burada ise, kanun koyucu böyle bir ayrıma gitmemiş ve “bakanlık il müdürü” şeklinde genel ve kapsayıcı bir ibare kullanmıştır.
Örnek olarak; 657 sayılı Kanuna ekli (II) sayılı Cetvelin 1’inci sırasında, “İl İdare Kurulu üyesi Bakanlık İl Müdürleri” ile “Ankara, İstanbul ve İzmir illerindeki diğer Bakanlık İl Müdürleri” için (3600), 4 üncü sırasında, “Bakanlık İl Müdürü olup diğer illerde görev yapanlar” için ise (3000) ek gösterge rakamının uygulanacağı belirtilerek, “İl İdare Kurulu üyesi Bakanlık İl Müdürleri” ile “ diğer Bakanlık İl Müdürleri” şeklinde ikili bir ayrım yapıldığı görülmektedir.
Görüldüğü üzere, söz konusu cetvelde Milli Eğitim, Bayındırlık, Sağlık, Tarım Bakanlığı dışında, İl İdare Kurulunda temsil edilmeyen diğer bazı Bakanlıkların da sayıldığı görüldüğünden, burada geçen “bakanlık il müdürü” ibaresini Denetçinin anladığı gibi, “il idare şube başkanı bakanlık il müdürü veya “ il idare kurulu üyesi bakanlık il müdürü” olarak kabul etmek ve dar yorumlamak uygun değildir.
Bu durumda, 375 sayılı KHK’de geçen “bakanlık il müdürü….kadrolarında bulunanlar” ifadesini, “Bakanlığa ait il müdürü kadrolarında bulunanlar” şeklinde geniş yorumlamak gerekmektedir. Bu meyanda, normal şartlarda her ilde Bakanlığa ait tek bir “Bakanlık İl Müdürü” olması gerekmekle birlikte, yasal düzenleme neticesi söz konusu şahsa bağlı “İl Müdürü” kadrolarının tümü Ankara ili için ihdas edilmiş ve atamalar ve asıl görevlendirmeler Ankara Milli Eğitim Müdürlüğüne yapılmış olduğundan, oluşturulan fiili duruma bağlı olarak, atanan bu şahısların da “bakanlık il müdürü” olarak kabul edilerek, 375 sayılı KHK’ye ekli (II) sayılı Cetvelin “a) Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde görev yapanlar” bölümü kapsamında değerlendirilmeleri mümkündür.
Diğer taraftan; duruşma talep eden sorumlu tarafından, konu ile ilgili olarak Maliye Bakanlığına görüş sorulduğu ve cevap alınamadığı belirtilmiştir.
Bu durum karşısında, Denetçi tarafından sorumlu addedilen kişilerin, gerçekleştirilen yasal düzenlemelere ve buna ilişkin işlem ve yönlendirmelere bağlı olarak uygulamada bulundukları için sorumlu tutulmalarının uygun olmayacağı düşünülmektedir.
Kaldı ki; bu şahısların “mevzuatı hatalı yorumladıkları ve uyguladıkları” kabul edilse bile, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesine esas alınacak haller tek tek sayılmış olup, “mevzuatta ödenmesi öngörülmekle birlikte, mevzuatın yorumunda hataya düşülmek suretiyle fazla ödemede bulunulması” gibi bir durum bunlar arasında yer almamaktadır.
Yine; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 7’nci maddesi hükmü göz önüne alındığında, Denetçi tarafından, oluştuğu iddia olunan kamu zararı ile sorumlu addedilen kişilerin işlem veya eylemleri arasında bir illiyet bağı bulunmamaktadır. …………. Bakanlığının yeniden yapılandırılması sürecinde, yasa koyucunun tasarrufları ve buna bağlı olarak Maliye ve …………. Bakanlıklarının idari tasarruflarından dolayı ortaya çıkan fiili durumun sonuçlarından bu şahısları sorumlu tutmak uygun değildir.
Bununla beraber;
Şahsa bağlı il müdürü kadrolarına atanan şahıslar, Ankara’daki kadrolara atanıp görevlendirildikten bir süre sonra taşradaki diğer illerde (eski veya farklı görev yerlerinde) milli eğitim müdürlüğü görevini yürütmek üzere, süresi belli olmaksızın “kurum içi geçici görevlendirme” suretiyle görevlendirildiklerinden, oluşturulan fiili durum göz önüne alınarak, “görev yapanlar” ibaresinin, kurum içi geçici görevlendirmeyi de içerecek şekilde geniş yorumlanıp, bu şahısların (II) sayılı cetvelin 9’uncu sırasında yer alan b) Büyükşehir belediyesi bulunan illerde görev yapanlar” veya, c) diğer illerde görev yapanlar” bölümü kapsamında değerlendirilmeleri de mümkündür.
Bu meyanda; “kurum içi geçici görevlendirme” suretiyle görevlendirilmiş bulunan ve bu görevlendirmeyi kabullenerek görevlerini sürdüren kişilerin bulundukları illerin nüfus ve iş yoğunluğuna bakıldığında, Ankara İl Müdürü ile eşdeğer bir yetki ve sorumluluk yüklenmelerinin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, bu il müdürlerine geçici görevlendirildikleri iller esas alınarak, 375 sayılı KHK’ye ekli (II) sayılı Cetvel’in 9’uncu sırasında yer alan; “b) büyükşehir belediyesi bulunan illerde görev yapanlar” veya “c) diğer illerde görev yapanlar” kısımlarında öngörülen göstergeler üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle ödeme yapılmış olmasının, hakkaniyete daha uygun olacağı düşünülmektedir.
Bütün bu hususlar göz önüne alındığında; ilgili kişilere fazla ödemede bulunulduğunun kabul edilmesi gerekmekle birlikte; belirtilen gerekçelerle, Denetçi tarafından sorumlu addedilen kişilere sorumluluk yüklemek uygun görülmediğinden, konu hakkında inceleme ve gerekirse soruşturma yapılması sonucunda yersiz ve fazla ödeme tutarlarının tespit edilmesi ve ahizlerinden tahsilinin sağlanması için konunun …………. Bakanlığına yazılmasına ve alınacak cevaba göre düzenlenecek ek rapora istinaden yapılacak yargılama ile hüküm tesis edilene kadar, Denetçi tarafından kamu zararı olarak hesaplanan toplam …………. TL’nin hüküm dışı bırakılmasına karar verilmesi gerekir.”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:07