Sayıştay 4. Dairesi 221 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler İhale Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4
Sayıştay Kararı
221
21 Ocak 2020
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 4
-
Karar Tarihi: 21.01.2020
-
Karar No: 221
-
İlam No: 79
-
Madde No: 4
-
Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Hesap Yılı: 2018
-
Konu: İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
VADESİNDE ÖDENMEYEN TAKSİTLERE GECİKME ZAMMI UYGULANMAMASI
…………. Belediyesi tarafından …………. A.Ş. adlı şirkete yapılan …………. ada parsel sayılı arsanın satışından elde edilecek bedelin tahsiline ilişkin olarak, şartname ve sözleşmesinde gecikme zammı öngörülmesine rağmen vadesinde ödenmeyen taksitler için gecikme zammı uygulanmaması hususunun sorgu konusu yapıldığı görülmüştür.
İmar planında “turizm ve ticaret tesis alanı” olarak ayrılan …………. m² büyüklüğündeki arsa, “geleneksel ve tamamlayıcı tıpla ilgili sağlık ve turizm tesisi (ilaç fabrikası, laboratuvarlar, sera, restoran vb. sosyal tesisler) yapılmak şartıyla” …………. tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 45’inci maddesine göre açık ihale usulü ile satışa çıkarılmış ve ihaleyi kazanan …………. Anonim Şirketine …………. TL bedelle satılmıştır. Taraflar arasında …………. tarihinde satış sözleşmesi imzalanmıştır.
Söz konusu satış sözleşmesinin 3’üncü maddesinde; “…………. Anonim Şirketi ihalenin onayını müteakip taşınmaz mala ait ödemeyi, Belediye Başkanının ihaleyi onayladığı tarihte toplam bedelin en az %15 peşin olarak Belediyemize öder, geriye kalan bedeli ise 36 (otuz altı) ay içerisinde taksitler halinde öder. Taşınmaz mala ait taksitlerin zamanında ödenmemesi durumunda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri oranınca gecikme zammı tahsil edilecektir…” hükmü yer almıştır.
Yapılan incelemede; ihale bedelinin …………. TL’sinin sözleşme hükmü doğrultusunda peşin olarak ödendiği,
Tapu kütüğüne “geleneksel ve tamamlayıcı tıpla ilgili sağlık ve turizm tesisi (ilaç fabrikası, laboratuvarlar, sera, restoran vb. sosyal tesisler) yapılacaktır.” şerhi konulmak ve söz konusu taşınmaz üzerine Belediye lehine ipotek konulmak şartıyla tapusunun verildiği,
Arsa bedelinin kalan …………. TL’sinin, muhtelif tarihlerde yapılan ödemeler karşılığında tahsil edildiği, anlaşılmıştır.
Sorumluların savunmalarında özetle; …………. ada …………. parsel sayılı arsanın …………. A.Ş. adlı şirkete Geleneksel ve Tamamlayıcı tıp ile ilgili sağlık ve turizm tesisi yapılmak şartıyla satıldığı; bu projenin, yurtdışı kaynaklı olup, Çin Halk Cumhuriyeti Urumçi Bölgesinden “Uygur tababeti” adıyla bilinen geleneksel ve tamamlayıcı tıp projesi olduğu,
Sözleşmede yer alan “….geriye kalan bedeli ise 36 ay içerisinde taksitler halinde öder.” hükmünden kastın, “ödemelerin 36 ay aylık taksitler halinde değil, 36 ay içerisinde taksitler halinde yapılması olduğu,
İlgili firmanın bu iş için kaynağını yurt dışından Çin Halk Cumhuriyetinden getirdiği, bununla ilgili çok büyük sıkıntılar çekildiği, Çin hükümetinin paraları olmasına rağmen şirket yöneticilerini serbest bırakmadığı ve Türkiye’ye para kaçırmak iddiası ile yargılayıp hapse attığı; bu konu ile ilgili bizzat Belediye Başkanının Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Başkonsolosluğu nezdinde girişimde bulunması sonucunda kalan borcun tahsilinin sağlanıldığı, sözleşmede belirtildiği gibi 36 ay içinde ödemenin tamamlandığı,
İfade edilmiştir.
Satış işlemlerinde gecikme cezası uygulamasına ilişkin olarak 2886 sayılı Devlet İhale Kanununda hüküm yer almamıştır. Bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine bakmak gerekmektedir. Söz konusu Kanunun “Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler” başlıklı 19’uncu maddesinde; “Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.” denilmektedir.
Sözleşmede yer alan; “geriye kalan bedeli ise 36 (otuz altı) ay içerisinde taksitler halinde öder.” ifadesinin lafzi yorumundan, bu bedelin 36 ay içerisinde aylık eşit taksitler halinde ödeneceği anlamı çıkarılabileceği gibi, 36 (otuz altı) ay içerisinde ödenmek kaydıyla farklı sürede ve tutarda taksitler halinde ödenebileceği anlamı da çıkarılabilir. Bununla beraber, hükmü belirtilen şekilde şartnameye ve sözleşmeye koyanlar, ikinci şekilde yorumlamışlardır. Bu durumda, açıkça belirtilmemesine rağmen, ifadeyi birinci şekilde yorumlamak gerektiğini ileri sürmek uygun değildir. Nitekim Belediyenin gerçekleştirdiği diğer bazı satış işlemlerine ilişkin sözleşmelerde, bedelin” eşit taksitler halinde ödeneceği” açıkça belirtilmiştir.
Diğer taraftan; cezaî şartın en önemli işlevi, borçluyu sözleşme hükümlerine riayet konusunda zorlayıcı olmasıdır. Sözleşme hükümlerinin ihlal edilmesi halinde, önceden belirlenmiş ve ne miktara tekabül edeceği kesin olan bir cezanın kararlaştırılmış olması karşısında sözleşmeye bağlılık ve özen yükümlülüğünün daha dikkatli ifa edileceği açıktır. Bununla beraber; “ilgili Şirketin, taahhüt ettiği parayı yurt dışından Çin Halk Cumhuriyetinden getirdiği, bununla ilgili olarak engellemelere maruz kalındığı ve büyük sıkıntılar çekildiği” yönündeki savunmalar karşısında, Borçlar Hukukuna göre; mücbir sebeplerin ortaya çıkması, sözleşmenin imzalanmasından sonra tarafların iradesinden bağımsız olarak ifayı imkansız kılan veya zorlaştıran değişikliklerin meydana gelmesi gibi “edimin ifasını zorlaştıran hallerin” de mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Bu gibi durumlarda sözleşmenin değişen koşullara uyarlanabilmesi mümkündür.
Ayrıca; gecikme cezası, Türk Borçlar Kanunu’nun 179’uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince “ifaya eklenen cezaî şart”; yani, talebi ve ifası asıl alacağa tabi fer’i bir alacak niteliğindedir. Gecikme cezasının bağlı olduğu borç geçerli şekilde doğmuş, fakat sonradan ortadan kalkmış veya tamamlanmışsa, buna bağlı olarak gecikme cezası da ortadan kalkacaktır.
Türk Borçlar Kanunu’nun “ Cezanın sözleşmenin ifası ile ilişkisi” başlıklı 179’uncu maddesinde; “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.
Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.
Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır.” Denilmektedir.
Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkmış ve borçlu sözleşmeden dönme hakkını kullanmayarak, sonuçta borcunu ifa etmiş bulunmaktadır.
Bu itibarla, kamu zararı oluşturmayan …………. TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55’inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere,
Oy çokluğuyla,
Karar verildi.
Azınlık Görüşü:
Üye …………. ve Üye …………. Karşı oy gerekçeleri;
Belediye ile Şirket arasında akdedilen sözleşme tarafları bağlayıcı olduğundan, Belediyenin hak ve menfaatlerini korumayı amaçlayan gecikme cezasına ilişkin hükümlere riayet edilmesi gerekmektedir.
Sözleşme hükmünde yer alan peşin ödemeden sonra geriye kalan bedelin 36 ay içerisinde taksitler halinde ödeneceği ve taşınmaz mala ait taksitlerin zamanında ödenmemesi durumunda 6183 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca gecikme zammı tahsil edileceği ifadesinin 36 aya bölünmüş taksitleri kastettiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Sorumluların ileri sürdüğü gibi Çin Halk Cumhuriyetinde yaşanan problemler var ise de, anaparanın ödenmesi esnasında gecikme zammının da hesaplanarak anaparayla birlikte ödenebilmesi mümkündü.
Eğer sözleşme, Belediye ile değil de özel hukuk tüzel kişisi ile akdedilmiş olsaydı söz konusu şirketin gecikme cezasını ödemekten imtina etmesi düşünülemezdi.
Bu itibarla, kamu zararı tutarı toplamı …………. TL’nin sorumlularına ortaklaşa ve zincirleme ödettirilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:35