Sayıştay 3. Dairesi 53132 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3
Sayıştay Kararı
53132
3 Temmuz 2024
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2019
-
Daire: 3
-
Dosya No: 53132
-
Tutanak No: 56996
-
Tutanak Tarihi: 03.07.2024
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Belediye lehine sonuçlanan davalar sonucu emanete alınan vekalet ücretlerinin ilgili personele dağıtımında mevzuatta belirtilen üst sınıra uyulmaması.
178 sayılı ilamın 2. Maddesi ile, 2019 yılı içinde limitin üzerinde vekalet ücreti ödenmesi sonucu ... TL kamu zararına sebebiyet verildiği iddia edilse de kamu zararı tutarının ... TL olduğu görülmüş olduğundan,
Mevzuata uygun olduğu anlaşılan ... TL için ilişilecek husus bulunmadığına, ... TL tutarındaki kamu zararının sorumlularca tazminine hükmedilmiştir.
Diğer sorumlu (1. Hukuk müşaviri) ...’in temyiz dilekçesinde özetle;
“TC Sayıştay 3. Dairesi’nin 21.11.2022 tarih, 178 sayılı ilamının temyizen incelenerek bozulması gerektiği,
... Büyükşehir Belediyesi 1. Hukuk Müşavirliği nezdinde 2019 yılı içinde limitin üzerinde vekalet ücreti ödemesi yapıldığı bulgusuna istinaden Sorumlu sıfatı ile hakkında kamu zararına sebebiyet verildiğine hükmedildiği,
Yapılan hesaplamaların brüt değerler üzerinden yapılmış olup vergi kesintilerinin dikkate alınmadığı, Dilekçe ekinde sunulu belgelerden de anlaşılacağı üzere gelir vergisi kesintisi sonrasında kişi başı yatan rakamların değişmekte olduğu,
Bilindiği üzere 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Avukatlık ücretinin dağıtımı” başlıklı 82’inci maddesinin “Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Sair ey e Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.” hükmünü haiz olduğu,
659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 18’inci maddesinde; “2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırıldığı, Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır” hükmüne yer verilmiş olduğu, 659 sayılı KHK ile vekâlet ücretinin dağıtımının ne şekilde yapılacağının düzenlendiği, 25.07.2017 tarih, 30165 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmenin “Avukat Vekâlet Ücreti” başlıklı 22’inci maddesinde “659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14’üncü maddesi 2’incifıkrasının (b) bendinde öngörülen “10.000” gösterge rakamı, “20.000” olarak uygulanır” düzenlemesine gidildiği,
2019 yılı için avukat vekâlet ücreti üst limitinin (net) 32.286,72 TL olarak belirlendiği, 2019 yılı avukatlık vekâlet ücretlerine dair eksik gelir vergi kesintileri sonradan yapılmış olup bu hususu gösterir belgelerin dilekçe ekinde sunulduğu, Bu kesintilerin göz ardı edilerek yapılan hesaplamanın hatalı olduğu,
659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesinin 2-c bendinde; “Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir. ” denilmek suretiyle artan tutarların gelir olarak kaydedilebilmesi için üçüncü bütçe yılının beklenmesi gerektiğinin belirtildiği, Ortada bir kamu zararından bahsedilebilmesi için yatan paraların üç bütçe yılı zarfında nasıl dağıtıldığı hususunun irdelenmesi gerektiği, Bu nedenle henüz kamu geliri sıfatına haiz olmayan bir bedel üzerinden kamu zararı oluştuğu yönündeki yorumun hatalı olduğu,
Ayrıca belirtmek gerekir ki 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesinde kamu zararı “kamu görevlilerinin; kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlandığı,
Kamu zararının oluşması için;
-
Kamu görevlisinin karar, işlem veya eyleminin bulunması,
-
Bu işlem veya eylemin kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye yol açmış olması,
-
Kamu görevlisinin söz konusu karar, işlem veya eyleminin mevzuata aykırı olması ve
-
Kamu görevlisinin söz konusu işlem ve eylem açısından kasıt, kusur veya ihmalinin bulunması,
Gerekmekte olduğu,
Yargıtay’ın ilgili daireleri emsal niteliğindeki kararlarında, kasıt ve ihmalin haksız eylem sorumluluğunun kurucu öğelerinden biri olan kusurun iki ayrı çeşidini oluşturduğunu kabul etmekte olduğu,
Ancak avukat vekâlet ücretinin kurum bütçelerinden ödenen ücretlerden olmadığı, Yapılan işlemlerde kasıt, kusur ve ihmal bulunmadığı gibi kurum bütçesinde artışa engel olunmadığı, bir eksilmeye de sebep olunmadığı, Yukarıda da zikredildiği gibi dağıtımdan arta kalan miktarın tahsili izleyen üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idare bütçesine gelir kaydedilebilmekte olduğu, Bu kapsamda yapılan ödemeler neticesinde ortada bir kamu zararının bulunmadığı hususunun açık olduğu,
2019 yılı avukat vekâlet ücretlerinin üst limiti aşacak şekilde ödemelerinin yapıldığı ile ilgili bulguda yapılan hesaplamaların brüt ücretler üzerinden yapılarak kamu zararı çıkarıldığının anlaşıldığı, Ancak Mali Hizmetler Dairesince gerekli vergi kesintilerinin yapıldığı, Avukatlık vekâlet ücreti ödemesi yapılan personelin hesabına, üç bütçe yılı toplamı ve vergi kesintileri göz önüne alındığında, kamu zararına sebebiyet verecek herhangi bir fazla ödeme yatıramamışken, ilgili ilamda belirtilen bedel üzerinden oluştuğu iddia edilen zararın ilgili çalışanlardan tahsili yoluna gidilmesinin sadece hukuk kuralları ve hakkaniyete aykırı olmayıp ilgili Yasal düzenlemeler ile de bağdaşmadığı, Bu bakımdan henüz kamu zararı oluşmamışken brüt bedel üzerinden yapılan hesaplamalarda hukuki isabet bulunmadığı,
Yukarıda açıklanan sebeplerle konunun esasen 5018 sayılı Kanuna aykırılık teşkil etmediği, yapılmış işlemlerin memur lehine düşünülerek kamu zararı olarak değerlendirilmemesi gerekmekte iken hatalı hesaplama ve mevzuat yorumu yapılarak hüküm tesis edildiği”
ifade edilmiş olup, Daire kararının kaldırılması talep edilmiştir.
Başsavcılık Mütalaasında,
... Büyükşehir Belediyesinin 2019 yılı hesabının 3 üncü Dairede yargılanması sonucunda düzenlenen 21.11.2022 tarih ve 178 sayılı İlamının 2 inci maddesi sorumlu (1.Hukuk Müşaviri) ... tarafından temyiz edilmiştir.
İlamda; Belediye lehine sonuçlanan davalardan emanete alınan vekalet ücretlerinin ilgili personele dağıtımında mevzuatta belirtilen üst sınır aşılarak ödemede bulunulması nedeniyle tazmine hükmedilmiştir.
Sorumlu temyiz dilekçesinde; Yargı Raporuna verdiği savunmasında ve duruşmada belirttiği hususları tekrarlayarak, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
İleri sürülen itirazlar İlamda karşılanmış olması yanında, itirazların tamamının İlama esas alınan mevzuat karşısında geçerliliği olmadığı gibi, İlamın mahiyetini de değiştirecek nitelikte olmadığından, temyiz talebinin reddi ile Daire Kararının tasdik edilmesi uygun olur.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 49 uncu maddesinde;
“…
Avukat, mimar, mühendis (inşaat mühendisi ve harita mühendisi olmak kaydıyla) ve veteriner kadrosu bulunmayan veya işlerin azlığı nedeniyle bu unvanlarda kadrolu personel istihdamına ihtiyaç duyulmayan belediyelerde, bu hizmetlerin yürütülmesi amacıyla, haftanın ya da ayın belirli gün veya saatlerinde kısmi zamanlı olarak sözleşme ile personel çalıştırılabilir. … Bunlara ödenecek net ücret, aynı unvanlı kadroların birinci derecesinin birinci kademesi için yapılması gereken bütün ödemeler toplamının net tutarının yarısını geçmemek ve çalıştırılacak süre ile orantılı olmak üzere belediye meclisi kararı ile tespit edilir.
…
Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmaz ve ücret mahiyetinde aynî ya da nakdî menfaat temin edilmez.” hükümleri yer almaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Avukat ücretlerinin dağıtımı” başlıklı 82 nci maddesinde;
“Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.” denilmektedir.
659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ile Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin “Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar” başlıklı 18 inci maddesinin birinci fıkrasında; 2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarına İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun’un yürürlükten kaldırıldığı, diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanun’a yapılan atıfların bu Kanun Hükmünde Kararname’ye yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 82 nci maddesine göre avukatlık vekâlet ücretlerinin dağıtımının 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ile Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde yapılması gerekmektedir.
659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin “Davalarda temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14. maddesinde;
“(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.
(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.
a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı, eşit olarak ödenir.
b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (toplu sözleşme ile 20.000) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.
c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.
(3) Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır.” hükümleri yer almaktadır.
8/7/2012 tarih ve 28347 nolu Resmi Gazete’de yayımlanan “Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”in “Vekalet ücreti ödenecekler” başlıklı 5. Maddesinde:
İdareleri adli ve idari yargıda, icra mercileri ve hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili kılınanlardan aylık ücret ve tazminatları 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 10 uncu maddesine göre ödenenler dışındaki hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara bu Yönetmelik kapsamında vekalet ücreti ödenir.
“Ödenecek vekalet ücretinin limiti ve dağıtım şekli” başlıklı 6. Maddesinde :
Emanet hesabında toplanan vekalet ücretleri, vekalet ücretinden yararlanacak kişilere yıllık tutarı; (10.000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçmemek üzere, aşağıdaki şekilde dağıtılır: a) Dava veya icra dosyasını takip eden hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, vekalet ücreti dağıtımının yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı eşit olarak ödenir. b) Davanın takibi ve sonuçlandırılmasında birbiri ardına veya birlikte hizmeti geçenlere (a) bendine göre ayrılan hisseler bu kişilerin hizmet ve karara tesir derecesine göre hukuk birim amiri tarafından paylaştırılır. c) Dağıtımı yapılmayan %5’lik kısım muhasebe birimince Hazineye gelir kaydedilir.
“Limit dışı vekalet ücretinin dağıtımı” başlıklı 7. Maddesinde:
Bu Yönetmeliğin 5 inci ve 6 ncı maddelerine göre vekalet ücreti ödenen ve limitini dolduramayan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenecek tutarlar, mali yılı takip eden Ocak ayı sonuna kadar tahakkuka bağlanmak suretiyle hukuk biriminin bağlı olduğu merkez muhasebe birimince emanet hesabındaki limit dışı vekalet ücretinden ödenir.
“Bütçeye gelir kaydedilmesi” başlıklı 8. Maddesinde:
Emanet hesabında toplanan ve dağıtımı yapılamayan vekalet ücretleri tahsilini takip eden üçüncü bütçe yılının sonunda gelir kaydedilir.”
Hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri doğrultusunda; Belediyenin yapacağı avukatlık vekâlet ücreti ödemesinin kişi başı 20.000 gösterge rakamının memur maaş katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan rakamın on iki katını aşması mümkün değildir. Belirtilen limitlerin hesabında uygulanacak memur maaş katsayısı 2019 yılının birinci altı ayı için 0,130597, ikinci altı ayı için 0,138459’dir. Dolayısıyla avukatlık vekalet ücreti sınırı da 2019 yılının ilk altı ayı için için 20.00060,130597=15.671,64 TL, ikinci altı ayı için 20.000120,138459=16.615,08 TL’dir. Bu durumda bir avukata 2019 yılı için ödenebilecek vekalet ücretinin yıllık tavan tutarı 32.286,72-TL’dir.
Ayrıca, vekalet ücreti ödenen ve belirtilen yıllık limiti doldurmayan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri ve avukatlara ödenecek tutarlar, mali yılı takip eden Ocak ayı sonuna kadar tahakkuka bağlanmak suretiyle emanet hesabındaki limit dışı vekalet ücretinden ödenebilmektedir.
Somut olayda, yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine uyulmayarak, 2019 yılı tavan tutarı olan 32.286,72 TL’yi aşan tutarlarda ilgili kişilere avukatlık vekâlet ücreti ödenmesi sonucu ... TL kamu zararına sebebiyet verildiği iddia edilmişse de; Daire yargılaması esnasında heyete sunulan 14.11.2018 tarihli ve 22680 numaralı Muhasebe İşlem Fişinden, 87.399,08 TL vekalet ücretinin 2018 yılı içinde Belediye emanet hesaplarına alınıp avukatlar adına tahakkukunun yapıldığı, 15.01.2019 tarihli ve 793 numaralı Ödeme Emri Belgesi ile de tahakkuku yapılan vekalet ücretlerinin dağıtımının yapıldığı anlaşılmıştır. Buna göre 2018 yılında dağıtılabilecek üst limit 27.178,80 TL olduğu halde 2018 yılı limiti dahilinde kişi başına toplam … TL vekalet ücreti dağıtımı yapıldığından 2018 yılında tahakkuk etmiş 87.399,08 TL vekalet ücretinin, 2018 yılı limiti dahilinde kişi başına 1.444,14 TL’sinin daha dağıtılabileceği görülmüştür. İlgili tutar dikkate alınarak yeniden yapılan kamu zararı hesabı sonucunda ... TL kamu zararına sebebiyet verildiği görülmüş ve bu tutar üzerinden tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlular yapılan işlemlerde kasıt, kusur ve ihmalin bulunmadığını, avukatlık vekalet ücretinin kurum bütçesinden yapılan bir ödeme olmadığından kurum bütçesinde artışa engel ya da bir eksilmeye sebep olunmadığını dolayısıyla da kamu zararının oluşmadığını iddia etmişlerse de, 5018 sayılı Kanununun “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Kamu kaynakları: Borçlanma suretiyle elde edilen imkânlar dahil kamuya ait gelirler, taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değerleri, ’’ şeklinde yer alan tanıma göre, Belediye hesaplarına giren vekalet ücretleri kamu kaynağı olup, bu ücretlerin mevzuata aykırı şekilde ödenmesi sonucu da kamu kaynağında azalışa sebebiyet verildiğinden, kamu zararı ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla esasa yönelik olan bu iddialar kabul edilebilir nitelikte değildir.
Öte yandan, sorumlular dilekçelerinde kamu zararının, gelir ve damga vergisi kesintilerinin yapılmayarak brüt tutar üzerinden hesaplandığını belirterek bu hesaplama yöntemine itiraz etmişlerse de; bahse konu Kanun maddesinin 2’nci fıkrasının b bendinde yıllık üst sınır brüt tutar olarak belirlendiğinden, kişiye yapılan ödemenin de brüt tutarı esas alınarak yapılan kamu zararı hesaplanmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla; Belediyede çalışan avukatlara vekalet ücretlerinin, 659 sayılı KHK’nın 14’üncü maddesinde belirtilen yıllık üst sınır aşılarak dağıtılması ile kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, sorumluların temyiz itirazları reddedilerek 178 sayılı ilamın 2. Maddesi ile, ... TL ’ye verilen tazmin hükmünün; TASDİKİNE, oybirliği ile,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 57’nci maddesi hükmü gereği bu Kararın yazılı bildirim (tebliğ) tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 03.07.2024 tarih ve 56996 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:57