Sayıştay 3. Dairesi 47210 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

47210

Karar Tarihi

2 Mart 2022

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2018

  • Daire: 3

  • Dosya No: 47210

  • Tutanak No: 51142

  • Tutanak Tarihi: 02.03.2022

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Huzur Ücreti

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

84 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle; … Belediyesi tarafından 5393 sayılı Belediye Kanununda; ihtisas komisyonlarının üyelerinden teşekkül eden “Müşterek Komisyon” adında karma bir komisyon kurulması ve konuların ihtisas komisyonundaki görüşmelere ek olarak bir kez de bu komisyonda görüşüldükten sonra Belediye Meclisine sunulması şeklinde bir uygulama öngörülmediği halde, bu amaçla oluşturulan müşterek komisyon toplantılarına katılan üyelere huzur hakkı ödenmesi sonucu oluşan … TL kamu zararının ödeme emri belgelerini “Harcama Yetkilisi”, “Düzenleyen” ve “Gerçekleştirme Görevlisi” sıfatlarıyla imzalayan kamu görevlilerinden tazminine karar verilmiştir.

Konunun esası ile ilgili olarak;

03.07.2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun;

“İhtisas komisyonları” başlıklı 24’üncü maddesinde;

“Belediye meclisi, üyeleri arasından en az üç en fazla beş kişiden oluşan ihtisas komisyonları kurabilir. Komisyonların bir yılı geçmemek üzere ne kadar süre için kurulacağı aynı meclis kararında belirtilir.

İhtisas komisyonları, her siyasî parti grubunun ve bağımsız üyelerin meclisteki üye sayısının meclis üye tam sayısına oranlanması suretiyle oluşturulur. İl ve ilçe belediyeleri ile nüfusu 10.000'in üzerindeki belediyelerde plân ve bütçe ile imar komisyonlarının kurulması zorunludur.

Meclis toplantısını müteakip imar komisyonu en fazla on iş günü, diğer komisyonlar ise beş iş günü içinde kendilerine havale edilen işleri sonuçlandırır. Komisyonlar kendilerine havale edilen işlerle ilgili raporlarını bu sürenin sonunda meclise sunmadıkları takdirde, konu meclis başkanı tarafından doğrudan gündeme alınır.

İhtisas komisyonlarının görev alanına giren işler bu komisyonlarda görüşüldükten sonra belediye meclisinde karara bağlanır.

…” hükmüne,

“Huzur ve izin hakkı” başlıklı 32’nci maddesinin birinci fıkrasında;

“Meclis başkan ve üyelerine, meclis ve komisyon toplantılarına katıldıkları her gün için, 39 uncu madde uyarınca belediye başkanına ödenmekte olan aylık brüt ödeneğin günlük tutarının üçte birini geçmemek üzere meclis tarafından belirlenecek miktarda huzur hakkı ödenir. Huzur hakkı ödenecek gün sayısı, 20, 24 ve 25 inci maddelerde belirtilen toplantı günü sayısından fazla olamaz ve meclis üyelerine aynı gün için birden fazla huzur hakkı ödenemez.” hükmüne yer verilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanununun 19’uncu maddesine dayanılarak hazırlanan 09.10.2005 tarih ve 25961 sayılı RG’de yayımlanan Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliği’nin “İhtisas komisyonlarının oluşumu” başlıklı 21’inci maddesinde de;

“Meclis, görev süresi bir yılı geçmemek üzere, nisbî çoğunlukla en az üç, en çok beş üyeden oluşan ihtisas komisyonları kurabilir. Büyükşehir belediyelerinde bu komisyonlar en az beş en çok dokuz üyeden oluşturulur. Meclis, komisyonlara üye seçiminden önce kurulacak komisyonu ve üye sayısını belirler. İl ve ilçe belediyeleri ile nüfusu 10.000 in üzerinde olan belediyelerde plan ve bütçe komisyonu ile imar komisyonunun (Ek ibare: RG-27/11/2014-29188) , büyükşehir belediyelerinde ise plan ve bütçe, imar ve bayındırlık, çevre ve sağlık, eğitim, kültür, gençlik ve spor ile ulaşım komisyonunun kurulması zorunludur.

İmar ve bütçeye ilişkin konular hakkında meclis tarafından karar alınmadan önce ilgili komisyonlarda görüşülmesi zorunludur.

İhtisas komisyonları toplantılarını, meclisin toplantı süresinde veya müteakip günlerde yapar. İmar ve bayındırlık komisyonu en fazla on iş günü, diğer komisyonlar ise beş iş günü toplanarak kendisine havale edilen işleri sonuçlandırır ve raporunu meclise sunar. Rapor Kanunda öngörülen sürenin sonunda meclise sunulmadığı takdirde, konu meclis başkanı tarafından doğrudan gündeme alınır.

Gerektiğinde bir konu meclis başkanınca birden fazla komisyona havale edilebilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden; Belediye Meclisi üyeleri arasından en az üç en fazla beş kişiden oluşan ihtisas komisyonları kurabileceği, Meclis toplantısını müteakip imar komisyonunun en fazla on iş günü, diğer komisyonların ise beş iş günü içinde kendilerine havale edilen işleri sonuçlandıracağı, ihtisas komisyonlarının görev alanına giren işler bu komisyonlarda görüşüldükten sonra belediye meclisinde karara bağlanacağı, meclis başkanınca gerektiğinde bir konunun birden fazla komisyona havale edilebileceği, ihtisas komisyonları toplantılarına katılan üyelere katıldıkları her gün için huzur hakkı ödeneceği, huzur hakkı ödenecek gün sayısının, 5393 sayılı Kanunun 24’üncü maddesinde belirtilen toplantı günü sayısından (imar komisyonu için en fazla on iş günü, diğer komisyonlar için ise en fazla beş iş gününden) fazla olamayacağı ve meclis üyelerine aynı gün için birden fazla huzur hakkı ödenemeyeceği, anlaşılmaktadır.

… Belediyesinde ihtisas komisyonları kurulması ve bu komisyonların çalışmasına ilişkin uygulama incelendiğinde ise;

Belediye Meclisinin 02.04.2018 tarih ve 47 sayılı Kararı ile Belediyede İmar, Plan ve Bütçe, Kanun ve Nizamname, Kentsel Dönüşüm, Deprem ve Doğal Afet, Esnaf ve Meslek Odaları, Mesken ve Gecekondu, Ulaşım ve Trafik, İnsan Hakları, Eğitim ve Gençlik Spor olmak üzere toplam 10 adet ihtisas komisyonunun (toplamda 28 üyeden oluşan) oluşturulduğu, Belediye Meclisinin her aybaşındaki toplantısından sonra Belediye Meclis kararı ile havale edilen konuların ilgili ihtisas komisyonu veya komisyonları başkanlığında toplanan diğer komisyonların üyelerinin de katıldığı müşterek komisyonda (genellikle 25-27 üyenin görevlendirildiği) görüşüldüğü ve müşterek komisyona fiilen katılan tüm üyelerin katıldığı toplantı gün sayısı üzerinden huzur hakkı aldığı görülmektedir.

İlamda da, “Müşterek Komisyon” adında karma bir komisyon kurulması ve konuların ihtisas komisyonundaki görüşmelere ek olarak bir kez de bu komisyonda görüşüldükten sonra Belediye Meclisine sunulması şeklinde bir uygulamanın Kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile müşterek komisyona katılan üyelerin aldığı huzur hakları üzerinden hesaplanan kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.

Ancak savunmalarda; Belediye Meclis Çalışma Yönetmeliği 21’inci maddesi gereğince birden fazla komisyonu ilgilendiren konuların ayrı ayrı komisyonlara havale etmek yerine bu komisyonların üyelerinin beraber çalıştığı ve kararların ortak şekilde alındığı müşterek komisyona havale edildiği, bu yöntemin idarede işleri hızlandırdığı, uygulanan bu yöntemle hiçbir komisyon üyesinin Belediye Kanunu’nun 24’üncü maddesinde belirtilen toplantı gününü (imar komisyonu için 10 gün, diğer komisyonlar için 5 gün) aşacak ölçüde huzur hakkı almadığı iddia edilmektedir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 24’üncü maddesinde yer alan; “İhtisas komisyonlarının görev alanına giren işler bu komisyonlarda görüşüldükten sonra belediye meclisinde karara bağlanır.” hükmü ile Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliği’nin 21’inci maddesine yer alan; “Gerektiğinde bir konu meclis başkanınca birden fazla komisyona havale edilebilir.” hükmü uyarınca Belediye Meclisinin, birden fazla ihtisas komisyonunun görev alanına giren bir konunun görüşülmesi için birden fazla komisyona havale etmesinde, diğer bir ifadeyle konunun görevli ihtisas komisyonlarının her birinde ayrı ayrı görüşülmesinde engel bir durum bulunmamaktadır. Savunmalarda da; … Belediyesinde, farklı komisyonları ilgilendiren konuların söz konusu komisyon üyelerinin ayrı ayrı toplanması yerine bir arada toplanarak görüşülüp karara bağlandığı ifade edilmektedir. Yukarıda bahsedildiği üzere, Belediye Meclisinin görevlendireceği ihtisas komisyonu üyelerinin bir arada toplanıp, müşterek karar almalarının mevzuata aykırı bir tarafı yoktur. Burada önemli olan husus, bir konunun ilgili ihtisas komisyonunda görüşüldükten sonra bir kez de çeşitli ihtisas komisyonları üyelerinden müteşekkil “müşterek komisyon” adı altında karma bir komisyonda görüşülüp görüşülmediği ve bu yolla (müşterek veya ihtisas) komisyon toplantılarına katılan üyelerin, 5393 sayılı Kanunun 24’üncü maddesinde belirtilen toplantı gün sayısını (imar komisyonu için 10 gün, diğer komisyonlar için 5 gün) aşacak ölçüde huzur hakkı alıp almadığı ile yine aynı Kanunun 32’nci maddesinde yasaklandığı üzere aynı gün içinde birden fazla komisyon toplantısına katılan üyenin birden fazla huzur hakkı alıp almadığının tespit edilmesidir. Zira mevzuatta, görevli komisyon üyelerinin bir arada toplanması yasaklanmamış olup, müşterek veya başka bir adla kurulan komisyonlara katılan üyelerin mevzuatta öngörülenden fazla sürede toplanarak huzur hakkı alması ile aynı gün içinde birden fazla huzur hakkı alması yasaklanmıştır. Bu minvalde; somut olayda; herhangi bir komisyon üyesinin veya üyelerinin hem görevli olduğu ihtisas komisyonuna hem de müşterek komisyona katılıp, Kanunda belirlenen süreleri ve gün içindeki toplantı miktarını aşan tutarda huzur hakkı alması halinde kamu zararı doğmaktadır. Dolayısıyla bahsedilen hususlar açıklığa kavuşturulmadan, müşterek komisyon toplantılarına katılan üyelere ödenen huzur haklarının tümünün kamu zararı olarak nitelendirilmesi doğru değildir. Bu nedenle konunun bu açıdan incelenmesi suretiyle kamu zararının yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak yeniden hesaplanması gerekmektedir.

Diğer yandan sorumlularca sözlü savunmalarında; 834, 1364, 1821, 2101 no.lu ödeme belgelerinde hem müşterek komisyon huzur hakları hem de normal komisyon huzur haklarının birlikte ödendiği, normal komisyon huzur haklarının kamu zararından düşülmesi gerektiği söylenmiş ise de; temyize esas Ek İlam hükmünde sadece müşterek komisyon toplantıları sebebiyle ödenen huzur hakları üzerinden kamu zararı hesaplanmış olup, normal ihtisas komisyon toplantıları veya meclis toplantıları için yapılan ödemeler kamu zararı hesabına dahil edilmediğinden, bu itirazlar kabul edilmemiştir.

Sorumluluk yönüyle ilgili olarak;

İlamda kamu zararından ödeme emri belgelerini “Harcama Yetkilisi”, “Gerçekleştirme Görevlisi” ve “Düzenleyen” sıfatıyla imzalayan kamu görevlileri sorumlu tutulmuştur.

Sorumlular tarafından temyiz dilekçelerinde kısaca; 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda düzenleme yetkilisine açıkça sorumluluk yüklenmediği bu yüzden ödeme belgelerini Düzenleyen sıfatıyla imzalayanların sorumlu tutulamayacağı, bunun yanı sıra huzur hakkı ödemelerinin belediye başkanı veya vekilleri tarafından imzalanan belgeler doğrultusunda yapıldığı, bu belgelerin "havalesi uygundur" ibaresi ile imzalandığı ve bu şekilde Belediye Başkan veya vekillerinin haberdar olduğu ödemelerden sorumlu tutulmamalarının hakkaniyete aykırı olduğu ifade edilerek sorumluluk itirazlarında bulunmuşlardır.

Ödeme emri belgelerini “Harcama Yetkilisi”, “Gerçekleştirme Görevlisi” ve “Düzenleyen” sıfatıyla imzalayan kamu görevlilerinin sorumluluğu:

5018 sayılı Kanunun;

“Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde;

“…

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”

“Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde de;

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.

…” denilmek suretiyle harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumlulukları düzenlenmiş olup, 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının “Sorumlular” başlıklı üçüncü bölümünün;

“Harcama Yetkilileri” alt başlığı altında;

“…

5018 sayılı Kanunda, giderin yapılmasından ödeme aşamasına kadar tüm işlemlerin harcama yetkilisinin gözetim ve denetimi altında, onun emir ve talimatı ile yürütülmesi öngörüldüğünden, sorumluluk konusunda da harcama yetkilisi ön plana çıkmaktadır.

a) Harcama Yetkililerinin Genel Sorumluluğu

… 5018 sayılı Kanunda öngörülen harcama sürecinde tek ve tam yetkili olan, giderin yapılmasına karar vermekten ödeme aşamasına kadar tüm işlemleri emir ve talimatı çerçevesinde yürüten ve maiyetindekileri ve onların eylem ve işlemlerini gözetmek ve denetlemekle yükümlü olan harcama yetkilisinin, Sayıştaya karşı hesap verme konusunda tam ve doğrudan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına oybirliğiyle,

…”

“Gerçekleştirme Görevlileri” alt başlığı altında;

“…

…, bir mali işlemi gerçekleştirmede görevli olanların sorumluluğunun belirlenmesinde, gerçekleştirme işlemini yapan memurun, yetkili ve görevli olması ve yapılan giderin de bu görevli tarafından düzenlenip imzalanan belgeye dayanıyor olması zorunludur. Bir başka deyişle, yukarıda anılan belge ve imza olmadan ödeme emri belgesinin tamamlanmış sayılmaması gerekmektedir. Aynı şekilde, belgeyi düzenleyenin de gerçekleştirme konusunda yetkisinin bulunması ve harcama talimatı ile veya sair surette amir tarafından görevlendirilmiş olması gerekmektedir.

a) Ödeme Emri Belgesini Düzenlemekle Görevlendirilen Gerçekleştirme Görevlisinin Sorumluluğu

5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca ödeme emri belgesi, harcama yetkilisi tarafından belirlenen bir görevli tarafından düzenlenecektir.

31.12.2005 tarihli ve 26040 sayılı 3. mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 12 ve 13’üncü maddelerinde ödeme emri belgesi düzenleme görevi, ön mali kontrol kapsamında ele alınmakta ve “kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Aynı esaslarda belirtildiği üzere, harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirecek, ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol yapacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen gerçekleştirme görevlisinin yaptığı işlemler nedeniyle sorumluluk üstlenmesi tabiidir.

Ayrıca, harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılarak her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanıp uygulanacak, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol edeceklerdir. Bu bağlamda ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol yaparak, ödeme emri belgesi üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi düşüp imzalayacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen görevli, gerçekleştirme belgelerinin ödeme emri belgesine doğru aktarılması yanında, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan da sorumludur.

Yapılan bu açıklamalara göre, asli bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine çoğunlukla,

karar verildi.” denilerek de harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerine ait sorumluluğun kapsamı daha net bir şekilde ortaya koyulmuştur.

Ayrıca, 27.05.2016 tarihli ve 29724 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğine ekli Ödeme Emri Belgesinin (Örnek 32) dipnotunda; ödeme emri belgesinin sağ orta kısmını “Düzenleyen” sıfatıyla imzalayacak kişinin gerçekleştirme görevlileri arasından harcama yetkilisince görevlendirilen kişi olacağı belirtilmiştir.

İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar'ın 12/3 ve 14/3 üncü maddelerine göre; Harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirir. Ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol yaparlar. Bu gerçekleştirme görevlileri tarafından yapılan kontrol sonucunda, ödeme emri belgesi üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi düşülerek imzalanır. Harcama birimlerinde ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol görevi, ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlisi tarafından yerine getirilir.

Dolayısıyla; somut olayda; harcamanın dayanağı olan kanıtlayıcı belgeler ile ödeme emri belgesini düzenleyerek harcamayı tahakkuk ettiren görevlilerin; ödeme emri belgesinin orta sağ kısmını “düzenleyen” sıfatıyla imzalayan ile sol alt köşesini “Gerçekleştirme Yetkilisi” sıfatıyla imzalayanlardan ibaret olduğu, bu görevlilerin harcama yetkilisi tarafından görevlendirilen ve bütçe giderini mevzuata uygun olarak tahakkuk ettirip aynı zamanda İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar'ın 12/3 ve 14/3 üncü maddelerine göre harcamanın ön mali kontrole tabi tutularak mevzuata uygun olduğunu bu alan üzerinde "kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür." şerhi vererek gerçekleştiren asli sorumlu-görevli kişiler olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla yersiz huzur hakkı ödemelerinden kaynaklı kamu zararından, harcama yetkilisi ile beraber harcama yetkilisinin ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirdiği, ödeme belgesini gerçekleştirme görevlisi (veya yetkilisi) ile düzenleyen sıfatlarıyla imzalayan ön mali kontrol görevlilerinin mali sorumluluğu bulunmaktadır.

Belediye Başkanı ve vekillerinin sorumluluğu:

Sorumlular temyiz dilekçelerinde, huzur hakkı ödemelerinin belediye başkanı veya vekilleri tarafından imzalanan belgeler doğrultusunda yapıldığı, bu belgelerin "havalesi uygundur" ibaresi ile imzalandığı ve bu şekilde Belediye Başkan veya vekillerinin haberdar olduğu ödemelerden sorumlu tutulmamalarının hakkaniyete aykırı olduğu ifade ederek itirazda bulunmuşlarsa da, huzur hakkı ödemelerine ilişkin sürece bakıldığında, ilk başta ilgili birimin Harcama Yetkilisi tarafından harcama talimatı verildiği, gerçekleştirme görevlileri tarafından toplantıyı gerçekleştiren ihtisas komisyonları ve müşterek komisyonların imzalı karar tutanakları, katılım sağlayan üyelerin huzur hakkı bordroları gibi gerçekleştirme belgelerinin hazırlandığı ve sonra ödemenin yapılabilmesi için Başkanlık Makamına yazılan yazıların Belediye Başkan vekilleri tarafından Mali Hizmetler Birimine “havalesi uygundur” şeklinde imzalanarak havale edildiği görülmektedir. Belediye Başkan vekilleri tarafından yapılan bu işlemin sadece evrak havalesinden ibaret olduğu, Belediye Başkanı veya vekillerinin harcama talimatlarında ve gerçekleştirme belgelerinin hiçbirinde imzasının bulunmadığı ve bu kişilerce bu konuda verilmiş herhangi bir yazılı talimatın da olmadığı görüldüğünden, yersiz huzur hakkı ödemeleriyle ilgili olarak Belediye Başkanı ve vekillerinin sorumluluğuna gidilemeyeceği anlaşılmıştır. Bu nedenle İlamda sorumluluk yönüyle verilen hükmün isabetli olduğu değerlendirilmiştir.

Ayrıca sorumluların Sayıştayca hükmolunan kamu zararının meclis üyelerinden tahsil edilmesi talepleri ile ilgili olarak, Sayıştay İlamlarının muhatabı, İlamda kendilerine tazmin borcu yükletilen ve mali mevzuat hükümleri uyarınca, işlemlerinden dolayı sorumlu tutulan harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi, muhasebe yetkilisi gibi görevliler olup, İlamlarda gösterilen tazmin tutarlarının bu “sorumlu” kişilerden tahsili gerekmektedir. İlamlarda gösterilen tutarların sorumlu addedilen kişilerce Hazineye ödenmesinden sonra, bunların ödemenin yapıldığı üçüncü kişilere rücu etmesi, sorumlularla ahizler (olayda meclis üyeleri) arasında ayrı bir hukuki ilişkinin konusunu teşkil etmektedir. Bu nedenle, kamu zararının ahizlerden tahsili talepleri karşısında yapılacak bir işlem bulunmamaktadır.

Bu itibarla; yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde dilekçilerin sorumluluk itirazları reddedilerek İlam hükmünün sorumluluk yönüyle mevzuata uygun olduğu, konunun esası ile ilgili yapılan itirazlar ise kabul edilerek İlama konu uygulamada müşterek komisyon toplantılarına katılan üyelerin 5393 sayılı Kanunda belirlenen toplantı sürelerini ve gün içindeki toplantı miktarını aşan tutarda huzur hakkı alması halinde kamu zararına sebebiyet verileceği değerlendirildiğinden, kamu zararının açıklanan hususların dikkate alınmasıyla yeniden hesaplanması ve bu suretle konu hakkında yeni hüküm tesisinin temini için 84 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle verilen … TL tutarındaki tazmin hükmünün BOZULMASINA ve dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,

(…. Daire Başkanı… , …. Daire Başkanı … ile Üye …, Üye … ve Üye … ’ın aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 02.03.2022 tarih ve 51142 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

…. Daire Başkanı …, …. Daire Başkanı … ile Üye …:

Belediye Meclis Çalışma Yönetmeliğinin 21’inci maddesinin son paragrafında

"Gerektiğinde bir konu Meclis Başkanınca birden fazla komisyona havale edilebilir." denildiğinden, Meclis Başkanınca birden fazla komisyona havale edilen konunun görevli komisyon üyelerinin müşterek toplanarak görüşmesinde sakınca bulunmamaktadır. İlama esas uygulamada da; ihtisas komisyonlarının bu şekilde çalıştığı görülmektedir. Burada önemli olan, herhangi bir üyenin bir ay içinde görevli olduğu komisyon için Kanunda belirlenmiş toplantı gün sayısını aşacak ölçüde huzur hakkı almaması ve aynı gün içinde farklı komisyonlarda görevlendirilmesi halinde birden fazla huzur hakkı almamasıdır. İlişikli ödeme emri belgeleri ve ekleri ile savunmacıların hem yazılı hem de sözlü açıklamalarından, komisyon toplantılarına katılan meclis üyelerine huzur haklarının Kanunda belirlenmiş yasal sınırlar (imar komisyonu için aylık 10 işgünü, diğer komisyonlar için aylık 5 işgünü) aşılmadan ve aynı gün içinde bir kez huzur hakkı ödendiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan Ek İlamda konuların ihtisas komisyonundaki görüşmelere ek olarak bir kez de müşterek komisyonda görüşüldüğü ifade edilmiş ise de, bunu gösteren herhangi bir belge de bulunmamaktadır. Bu itibarla; temyize esas olayda; müşterek şeklinde toplanan komisyon üyelerine mevzuatta belirlenen tutarlardan fazla bir ödeme yapılmadığı ve dolayısıyla kamu zararına sebebiyet verilmediği anlaşıldığından, 84 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle verilen … TL tutarındaki tazmin hükmünün kaldırılması uygun olur.

Üye … ve Üye …:

5393 sayılı Kanunda en az 3 en fazla 5 üyeden oluşan ihtisas komisyonlarının kurulması ve Meclis toplantısını müteakip bu komisyonların kendilerine havale edilen konuları görüşüp sonuca bağlaması öngörülmüştür. Müşterek komisyon oluşturulması veya somut olaydaki gibi birden fazla komisyonun müşterek toplanması gibi bir uygulama ise öngörülmemiştir. Görevli komisyonların bir arada toplanması kararların hızlı alınması bakımından İdareye fayda sağlasa da, suiistimallere açık bir uygulamadır. … Belediye Meclisi toplam 28 üyeden oluşmakta, bu üyelerin tamamı farklı komisyonlarda görevlendirilmiş, hatta bazı üyeler birden fazla komisyonda görevlendirilmiştir. Aylık müşterek komisyon toplantılarına ise ortalama 25-27 üye katılmıştır. Müşterek komisyon uygulaması, Meclis Başkanlığınca havale edilen her konunun neredeyse bütün komisyonların görev alanına girdiği ve tüm komisyonların her ay görevlendirildiği anlamına gelmektedir. Oysa 5393 sayılı Kanunda Belediye Meclisince herhangi bir konunun ilgisine göre alanında uzman en az üç en fazla beş kişiden oluşan ihtisas komisyon(lar)una havale edilmesi ve sadece bu komisyonlarda görüşülmesi esastır. Belediye meclis üye sayısının tamamına yakın 25-27 üyenin bir araya geldiği (olağan meclis toplantısına benzer şekilde) müşterek toplanma ise, Kanunun ilgili ihtisas komisyonu görevlendirme mantığına uymadığı gibi suiistimale de açık bir uygulama olduğundan, kabulü mümkün değildir.

Bu nedenle 84 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesinde konunun esası ve sorumluluk yönüyle İlamdaki gerekçeler isabetli görüldüğünden, sorumluların temyiz itirazları reddedilerek söz konusu hükmün tasdiki gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim