Sayıştay 3. Dairesi 46469 Kararı - Özel Bütçe Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3
Sayıştay Kararı
46469
9 Kasım 2022
Diğer Özel Bütçeli İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Diğer Özel Bütçeli İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 3
-
Dosya No: 46469
-
Tutanak No: 52459
-
Tutanak Tarihi: 09.11.2022
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
KONU: Lojman tahsisi
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
67 İlam sayılı Daire Kararının 5’inci maddesiyle, idari yönden müsteşara denk olduğu belirtilen Kurum başkanına özel tahsisli konut verilmesi ve bu konutun aidat, ısınma, elektrik, su ve internet giderleri ile şifreli kanal yayın ücretinin Kurum bütçesinden ödenmesinin mevzuata uygun olduğuna ve … TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına hükmedilmiştir.
Başsavcılığın temyiz başvurusu üzerine, 20.02.2019 tarih ve 45738 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile: “Sonuç olarak, Kurum Başkanına kiralanan konutun aidat, ısınma, elektrik ve su giderleri ile şifreli kanal yayın ücreti (…) ve internet sağlayıcı (…) giderlerinin Kurum bütçesinden karşılanması mevzuata aykırı olup kamu zararına sebebiyet vermektedir.
Bu itibarla, Başsavcılık temyiz talebi kabul edilerek yukarıdaki gerekçelerle yeniden hüküm tesis edilmesini teminen 67 sayılı İlamın 5. maddesiyle verilen hükmün BOZULARAK dosyanın ilgili Dairesine TEVDİİNE” hükmedilmiştir.
341 İlam sy Daire Kararının 1’inci maddesiyle, idari yönden müsteşara denk olan Kurum başkanına özel tahsisli konut verilmesi ve bu konutun aidat, ısınma, elektrik, su ve internet giderleri ile şifreli kanal yayın ücretinin Kurum bütçesinden ödenmesinin mevzuata uygun olduğuna ve … TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına hükmedilmiştir. Yani Daire tarafından ısrar kararı verilmiştir.
Esas yönünden inceleme
… Kanunun “Kuruluş” kenar başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan: “Bu Kanunla ve ilgili diğer mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere, kamu tüzel kişiliğini haiz, özel bütçeli, … Başkanlığı kurulmuştur. Başbakan, Başkanlık ile ilgili yetkilerini bir Bakan aracılığı ile kullanabilir.” hükmünden hareketle Başkanlık, Başbakanlığa bağlı bir kuruluş olarak teşkilatlandırılmıştır.
23.09.1984 tarih ve 18524 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Konutları Yönetmeliğinin “Kamu Konutlarının Türleri” kenar başlıklı 5’inci maddesinde yer alan;
“ Kamu konutları tahsis esasına göre aşağıda belirtilen dört gruba ayrılır:
Özel tahsisli konutlar;
Yönetmeliğe ekli (1) sayılı cetvelde gösterilen ve temsil özelliği olan makam ve rütbe sahiplerine tahsis edilen özel nitelikteki konutlardır.
Görev tahsisli konutlar;
Yönetmeliğe ekli (2) sayılı cetvelde belirtilenlere, görevlerinin önemi ve özelliği ile yetki ve sorumlulukları gereği tahsis edilen konutlardır.
... ” hükmü ile,
Yönetmeliğe ekli “Görev Tahsisli Konutlar” başlıklı (2) sayılı Cetvelin görev tahsisli konutların tahsis edileceği temsil özelliği olan kişi, makam ve rütbe sahiplerini gösteren “I inci Grup” başlıklı kısmının 4’üncü sırasında yer alan;
“4 - Başbakanlık Bağlı Kuruluşları:
A - Merkez Teşkilatı:
Müsteşar Yardımcısı, Genel Sekreter, Başkan, Başkan Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı, Genel Müdür, Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Müdür Yardımcısı, Diyanet İşleri Yüksek Kurulu Üyesi, Daire Başkam, Mushafları İnceleme Kurulu Üyesi, Hukuk Müşaviri, Müşavir, Müfettiş, Yeminli Murakıp,
... ’’ hükmü ve
Yönetmeliğe ekli “Eşyalı Görev Tahsisli Konutlar” başlıklı (3) sayılı Cetvelin eşyalı görev tahsisli konutların tahsis edileceği temsil özelliği olan makam ve rütbe sahiplerini gösteren “A – Makam Sahipleri” kenar başlıklı kısmının 6’ncı sırasında yer alan:
“6 - Bağlı ve ilgili kuruluşların en üst amiri ” hükmü,
birlikte değerlendirildiğinde; Başbakanlığa bağlı olarak teşkilatlandırılan Kurumun en üst yöneticisi olan başkana “Eşyalı Görev Tahsisli Konut” tahsis edilmesi gerektiği anlaşılmakla birlikte;
… sayılı Kanunun “Personel rejimi” kenar başlıklı 21’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Başkanlık personeli, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbidir. İdari yönden Başkan müsteşarlara, başkan yardımcıları müsteşar yardımcılarına denktir." hükmü uyarınca, Kurum Başkanına tahsis edilecek kamu konutunun tahsis biçiminin belirlenmesi hususunda Kamu Konutları Yönetmeliğinde müsteşarlar için hükmedilen tahsis türünün esas alınması gerektiği görülmektedir.
Anılan Yönetmeliğe ekli; “Özel Tahsisli Konutlar” başlıklı (I) sayılı Cetvelin özel tahsisli konutların tahsis edileceği temsil özelliği olan makam ve rütbe sahiplerini gösteren kısmında yer alan “B - Kamu Konutları Kanunu'na göre, kira bedeli alınacak makam sahipleri” kenar başlıklı bölümün 5’inci sırasının (a) bendinde “Müsteşarlar” sayılmaktadır.
Bu itibarla … sayılı Kanunun 21’inci maddesinin başkanın idari yönden müsteşara denk olduğu yönündeki hükmü uyarınca Kurum Başkanına da müsteşarlar için öngörüldüğü şekilde özel tahsisli konut tahsis edilmesi gerekmektedir.
26.05.2005 tarih ve 25826 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 294 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin “İşletme, Bakım ve Onarım Giderleri” kenar başlıklı 3’üncü maddesinin “Kamu Kurum ve Kuruluşları Tarafından Karşılanacak Giderler” başlıklı 3.3. bendinde yer alan;
“Kamu konutu olarak tahsis tarihinden itibaren;
a) Özel tahsisli konutların ısınma, işletme, bakım ve onarım giderleri ile demirbaş eşya ve mefruşat giderleri ve konutun aydınlatma, elektrik, su, gaz, temizlik, telefon, kapıcı, aşçı, kaloriferci, bahçıvan ve benzeri giderleri,
kamu kurum ve kuruluşları tarafından karşılanır.” hükmü uyarınca özel tahsisli konutların yukarıda sayılan giderlerinin ilgili kurum bütçesinden karşılanması gerektiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar doğrultusunda; idari yönden müsteşara denk olduğu belirtilen Kurum Başkanına özel tahsisli konut verilmesi ve bu konutun aidat, ısınma, elektrik, su ve internet sağlayıcı giderleri gibi giderlerin Kurum bütçesinden ödenmesinin mevzuata uygun olduğu anlaşılmıştır.
339 Karar-341 İlam sayılı Daire Kararının 1’inci maddesinde de söz konusu uygulamanın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle ilişilecek husus bulunmadığına hükmedilmiştir.
BU İTİBARLA, yukarıda açıklanan gerekçeyle mevzuata uygun olduğu anlaşılan uygulama hakkında ilişilecek husus bulunmadığı hükmünü içeren 339 Karar-341 İlam sayılı Daire Kararının 1’inci maddesin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Başsavcılığın temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının 1’inci maddesinin TASDİKİNE (Üye …’un aşağıda yer alan farklı gerekçesi ile birlikte; Temyiz Kurulu ve ….Daire Başkanı …, ….Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, …, …’ın aşağıda yer alan karşı oy gerekçesine karşı), oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştayda karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 09.11.2022 tarih ve 52459 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
(Farklı gerekçe
Üye …’un farklı gerekçesi
… sayılı Kanunun “personel rejimi” kenar başlıklı 21’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Başkanlık personeli, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbidir. İdari yönden Başkan müsteşarlara, başkan yardımcıları müsteşar yardımcılarına denktir.” denilmektedir.
Bu hükümde yer alan Kurum başkanının idari yönden müsteşarlara denkliği yönündeki düzenlemenin, Kurum başkanına kamu konutu tahsis edilmesinde göz önünde bulundurulmaması gerektiği değerlendirilmektedir. Zira hükümde açıkça belirtildiği üzere, Kurum başkanının müsteşarlara denkliği idari yöndendir. Oysaki somut uygulamada başkana kamu konutu tahsis edilmesi, başkanın görevinin idari yönüyle değil, bu görevin sağladığı sosyal haklarla ilgilidir.
Buna göre, Kurum başkanının idari yönden müsteşarlara denk olmasının, Kurum başkanına özel tahsisli konut sağlanmasının yasal dayanağı olmayacağı değerlendirilmektedir.
Somut uygulamada Kurum Başkanına konutu, Yönetmelikte ve eki (1) sayılı Cetvelde düzenlenen “özel tahsisli konut” olarak tahsis edilmiş ve buna göre aidat (ısınma dahil), sıcak su, elektrik, su, …, … giderleri Kurum bütçesinden ödenmiştir. Dolayısıyla Kurum Başkanına kamu konutunun “eşyalı görev tahsisli” olarak değil “özel tahsisli konut” olarak tahsis edilmesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir.
Ancak, Kurum Başkanına “özel tahsisli konut” tahsisi Bakan Oluru ile yapılmıştır.
5018 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin ikinci fıkrasında, “Bakanlar, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılması ile hukuki ve mali konularda Cumhurbaşkanına karşı sorumludurlar.” hükmü yer almaktadır. Benzer düzenleme 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 7’nci maddesinin beşinci fıkrasında da yer almaktadır.
14.06.2007 tarihli ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararının III- SORUMLULAR bölümünde ise, “5018 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinde, “Bakanlar hükümet politikasının uygulanması ile bakanlıklarının ve bakanlıklarına bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların stratejik planları ile bütçelerinin kalkınma planlarına, yıllık programlara uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, bu çerçevede diğer bakanlıklarla koordinasyon ve işbirliğini sağlamaktan sorumludur” denilmek suretiyle bakanların sorumluluk esasları belirlenmiştir.
Ancak Sayıştay yargılaması sırasında bakanın sorumluluğu ile ilgili bir hususa rastlanması durumunda bu hususun ilgili mercilere bildirilmesi mümkün bulunmaktadır.” denilmektedir.
Söz konusu konut tahsis işleminin Bakan Oluru ile yapılması ve 5018 sayılı Kanun hükmü ile 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararı birlikte değerlendirildiğinde;
Kurum başkanının özel tahsisli konutu için aidat (ısınma dahil), sıcak su, elektrik, su, …, … giderlerinin Kurum bütçesinden ödenmesinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi açısından 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde ifade edilen “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmalleri”nden bahsedilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, yasal düzenlemeye aykırı söz konusu harcamanın; harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda yapıldığının kabulü mümkün değildir. Bu bağlamda, Daire kararında “hatalı uygulamanın düzeltilmesi için konunun Bakanlığına yazılmasına karar verilmesi” yeterli ve mevzuata uygun olacaktı.
Belirtilen nedenle, Daire Kararının tasdiki uygun olacaktır.
Karşı oy gerekçesi
Temyiz Kurulu ve ….Daire Başkanı …, ….Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, …, …’ın karşı oy gerekçesi
… sayılı Kanunun “personel rejimi” kenar başlıklı 21’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Başkanlık personeli, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbidir. İdari yönden Başkan müsteşarlara, başkan yardımcıları müsteşar yardımcılarına denktir.” denilmektedir.
Bu hükümde yer alan Kurum başkanının idari yönden müsteşarlara denkliği yönündeki düzenlemenin, Kurum başkanına kamu konutu tahsis edilmesinde göz önünde bulundurulmaması gerektiği değerlendirilmektedir. Zira hükümde açıkça belirtildiği üzere, Kurum başkanının müsteşarlara denkliği idari yöndendir. Oysa ki somut uygulamada başkana kamu konutu tahsis edilmesi, başkanın görevinin idari yönüyle değil, bu görevin sağladığı sosyal haklarla ilgilidir.
Buna göre, Kurum başkanının idari yönden müsteşarlara denk olmasının, Kurum başkanına özel tahsisli konut sağlanmasının yasal dayanağı olmayacağı değerlendirilmektedir.
… sayılı Kanun, 2946 sayılı Kanun ve Yönetmeliğin yukarıda yer verilen hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, … Başkanlığının -2015 yılı itibarıyla- Başbakanlığa bağlı olarak teşkilatlandırıldığı anlaşılmakta; Kurum başkanına Kurumun en üst amiri olması dolayısıyla, eşyalı görev tahsisli konut tahsis edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
Ancak somut uygulamada Kurum Başkanına konutu, Yönetmelikte ve eki (1) sayılı Cetvelde düzenlenen “özel tahsisli konut” olarak tahsis edilmiş ve buna göre aidat (ısınma dahil), sıcak su, elektrik, su, …, … giderleri Kurum bütçesinden ödenmiştir. Dolayısıyla Kurum Başkanına kamu konutunun “eşyalı görev tahsisli” olarak değil “özel tahsisli konut” olarak tahsis edilmesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Buna göre, söz konusu kamu konutunun aidat (ısınma dahil), sıcak su, elektrik, su, …, … gibi giderlerinin Kurum bütçesinden ödenmesi sonucunda 5018 sayılı Kanunun m.71/2-g fıkrası kapsamında kamu zararı oluştuğu değerlendirilmektedir.
BU İTİBARLA, Başsavcılığın temyiz talebinin kabul edilmesine, söz konusu uygulamada kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle Daire Kararının BOZULARAK, yeniden hüküm kurulmasını teminen dosyanın DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE karar verilmesi gerekir.)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:49