Sayıştay 3. Dairesi 44523 Kararı - Genel Bütçe Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

44523

Karar Tarihi

16 Ekim 2019

İdare

Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler

  • Yılı: 2013

  • Daire: 3

  • Dosya No: 44523

  • Tutanak No: 46746

  • Tutanak Tarihi: 16.10.2019

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: 1. Hukuk Müşavirliği kadrosunda görev yapmakta olup, uzman statüsü bulunmayan personelin “diğer uzman personel” olarak değerlendirilerek kendisine %250 oranında döner sermaye katkı payı ödenmesi.

141 sayılı İlamın 3 üncü maddesiyle; tazminine hükmolunan ... TL 07.06.2016 tarih ve 41986 tutanak numaralı Temyiz Kurulu Kararı ile tasdik edilmiştir. Bu defa, sorumluların yapmış olduğu karar düzeltme başvurusu üzerine 31.01.2018 tarih ve 44040 tutanak numaralı Temyiz Kurulu Kararı ile;

“… doktora eğitiminin anılan personelin Kuruma yapacağı katkıları önemli ölçüde artıracağına şüphe bulunmadığı gibi Kurumun sağlık ve teknik hizmetler sınıfında görevli olup tıbbi açıdan hizmet sunan ve bentte ismen sayılan personele doktorası bulunduğu için % 250 oranında bir ödeme yapılırken Kurumun bir diğer uzmanlık alanında hizmet sunan ve alanında doktorası bulunan 1. Hukuk Müşavirini bu haktan yoksun bırakmak Kanunun ruhu ile bağdaşmayacaktır. Sonuç olarak, alanında doktora derecesi bulunan Av. Dr. ... ’a % 250 oranında döner sermaye katkı payı ödenmesi, yukarıda yer verilen gerekçelerden de anlaşılacağı üzere hukuka aykırılık taşımamaktadır. Bu itibarla karar düzeltilmesi talebinin kabulüyle 07.06.2016 tarihli, 41986 tutanak sayılı(26074 ilam sayılı) Temyiz Kurulu İlamının düzeltilerek, … yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 141 sayılı İlamın 3’üncü maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın Dairesine TEVDİİNE,” oyçokluğu ile karar verilmesi üzerine, Dairesince;

385 sayılı EK İlam ile, ... Kurumu Başkanlığı 1. Hukuk Müşavirliği kadrosunda görev yapmakta olup, uzman statüsü bulunmayan Av. Dr. ... ’ın, ... Kurumu Başkanlar Kurulunca alınan ve alanında doktora derecesinin bulunduğu gerekçesine dayanan Karar uyarınca; 2659 sayılı ... Kurumu Kanununun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer alan “diğer uzman personel” olarak değerlendirilerek kendisine % 250 oranında döner sermaye katkı payı ödenmesi nedeniyle verilen tazmin hükmünün devamına karar verilmiştir.

Harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... , gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... ile diğer sorumlu sıfatıyla sorumlu tutulan …, …, … ile …’ün aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle,

... Bakanlığı 2013 yılı mali hesabı ile ilgili olarak denetçi sorgusunda, doktora derecesi almış Birinci Hukuk Müşaviri kadrosunda ... Kurumu'nda görev yapan Av.Dr.... ’a %250 oranında döner sermaye ödemesi yapılması suretiyle ... TL kamu zararına sebebiyet verildiğinin belirtildiğini, konu hakkında Başkanlıkça yapılan karar düzeltme başvurusu üzerine Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 31/01/2018 tarih ve 44040 sayılı kararı ile ,

”1.Hukuk Müşaviri kadrosunda görev yapan ve ... Kurumunun işleyişine gerek ihtisas kurullarına verdiği çeşitli görüşler ile çok önemli katkılarda bulunan Av. Dr. ... ’ın “Tıpta Yapay Döllenme ve Hukuki Sorunlar” başlıklı tezi ile kazanmış olduğu doktora derecesi nedeniyle alanında uzman olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Zira söz konusu doktora eğitiminin anılan personelin kuruma yapacağı katkıları önemli ölçüde arttıracağına şüphe bulunmadığı gibi Kurumun sağlık ve teknik hizmetler sınıfında görevli olup, tıbbi açıdan hizmet sunan ve bentte ismen sayılan personele doktorası bulunduğu için %250 oranında döner sermaye ödemesi yapılırken Kurumun bir diğer uzmanlık alanında hizmet sunan ve alanında doktorası bulunan 1.Hukuk Müşavirini bu haktan yoksun bırakmak kanunun ruhu ile bağdaşmayacaktır.

Sonuç olarak alanında doktora derecesi bulunan Av. Dr. ... ' a %250 oranında döner sermaye katkı payı ödemesi, yukarıda yer verilen gerekçelerden de anlaşılacağı üzere hukuka aykırılık taşımamaktadır.” Denilerek tazmin hükmünün bozularak dosyanın yeniden 3.Daireye tevdiine karar verildiğini,

  1. Dairece yapılan incelemede Sayıştay Temyiz Kurulu'nun gerekçeli kararı dikkate alınmayarak oluşan kamu zararının ödettirilmesine karar verildiğini,

Mezkûr kararın açıkça yasaya ve usule aykırı olup, kaldırılması gerektiğini, şöyle ki:

A ) Usule İlişkin Olarak; Sayıştay Kanununun 26/3.maddesinde Temyiz Kurulunun Sayıştay Dairelerince verilen kararların son hüküm merci olduğunu,

Mezkur Kanunun 55.maddesinde de Sayıştay Dairelerince verilen kararların Sayıştay Temyiz Kurulu’nda temyiz olunduğunu, bu kurulca verilen kararların kesin olduğunu, dolayısıyla Temyiz Kurulu’nca verilen kararın dikkate alınmayarak oluştuğu iddia edilen kamu zararının ödettirilmesine karar verilmesinin usul yönünden bozmayı gerektirdiğini,

B) Esasa İlişkin Olarak; Kurumda 1.Hukuk müşaviri olarak çalışmakta olan Av.Dr.... 'ın “Tıpta Yapay Döllenme ve Hukuki Sorunlar” başlıklı tezi ile kazanmış olduğu doktora derecesi nedeniyle alanında uzman olarak kabul edilmesi gerektiğini, ilgilinin “Üremeye yardımcı tedavide üçüncü kişiden üreme hücresi alınması, yaklaşımlar ve hukuksal sorunlar" konulu makalesinin hakemli dergi olan ... Dergisinin Aralık 2017 sayısında yayınlandığını,

2659 sayılı Kanun ile kurulan ... Kurumunun, mahkemeler, hakimlikler ve savcılıklardan gönderilen ... ve adli bilimlerle ilgili hususlarda bilimsel ve teknik görüş bildirmek sureti ile bilirkişilik hizmeti ifa eden bir kurum olma niteliğinin yanında, bilirkişilik kamu hizmetini, farklı branşlarda görev yapan uzmanlar ve diğer personeli eli ile yerine getirdiğini,

Kurumda 1.Hukuk müşaviri olarak çalışmakta olan Av. Dr. ... 'ın, 2659 sayılı ... Kurumu Kanunu'nun 30.maddesinin (j) bendine göre (diğer personel) % 150 oranında döner sermaye geliri aldığını, hukuk doktorası yapmış olması dikkate alınarak aynı maddenin (g) bendi kapsamındaki “alanında doktora derecesi almış olan mühendis, psikolog, biyolog, eczacı, antropolog.... astronom ve sosyal hizmet uzmanları ile diğer uzman personele uygulanan %250 oranında döner sermaye katkı payı ödenmesi hususunda görüş sorulduğunu, ... Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının 05.08.2013 tarih, 9943242/9871/869-11/1214/2947 sayılı cevabi yazısında, “...2659 sayılı Kanunun “Kurum personeline yapılacak ödeme” başlıklı 30 (g) maddesinde Alanında doktora derecesi almış olan mühendis, psikolog, biyolog, kimyager, fizikçi, pedagog, eczacı, antropolog, astronom ve sosyal hizmet uzmanları ile diğer uzman personel için %250 ‘sini geçemez.” hükmünün yer aldığını,

Anılan mevzuat çerçevesinde, ilgilinin uzman personel olarak değerlendirilmesi ve 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin (g) bendi uyarınca %250 oranında döner sermaye geliri almasının mümkün olduğunun açıkça belirtildiğini,

Konu ile ilgili mevzuat incelendiğinde; 2659 sayılı ... Kurumu Kanunu’nun 30.maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde; alanında doktora derecesi almış olan mühendis, psikolog.... Astronom ve sosyal hizmet unvanı ile diğer uzman personel için yapılacak döner sermaye ödemesinin azami %250 oranında belirlendiğini, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğe göre, doktora öğrenimini bitirmiş olan personelin görevde yükselme sınavına katılmaksızın doğrudan “uzman” kadrosuna atanmasının uygun görüldüğünü, bu düzenlemenin ise alanında doktora yapmış bir kimsenin “uzman” sıfatına haiz bulunduğunun açık bir göstergesi olduğunu, kaldı ki avukat, hukuk müşaviri ve 1.hukuk müşaviri şeklindeki hiyerarşik yapının en üst noktasında bulunan 1. Hukuk Müşavirliğinin öneminin inkâr edilemeyeceğini,

... Kurumu’nun ... Bakanlığı’na bağlı bir kuruluş olup, adından da anlaşıldığı üzere, bir tarafta Hukuk ve diğer tarafta Tıp olmak üzere iki Bilim Dalını da içerir nitelikte hizmet verdiğini,

... Kurumu Kanunu’nun 1.maddesinde de ifade edildiği üzere; Kurumun birinci görevinin ... işlerinde bilirkişilik yapmak, bu konuda mahkemeler ve savcılıklara ... ve adli bilimler ile ilgili konularda yardımcı olmak olduğunu, Kurumun kuruluş amacının da esasen adli makamlara ... ve adli bilimler alanında bilimsel, teknik ve hukuki görüş bildirmek olduğunu, bu amaçla, tıp biliminin çok çeşitli branşlarından uzman kişilerle, biyolog, psikolog, kimyager, mühendislik dallarındaki uzmanların farklı ihtisas kurul ve dairelerinde görev yapmakta olduğunu, Trafik İhtisas Dairesi gibi dairelerin de başta ceza hukuku olmak üzere hukukun diğer branşlarındaki uzman kişilerin görüşlerinden de ayrıca istifade edildiğini,

Yasanın değişiklik yapılmadan önceki metninde kimlerin kapsam içinde olduğunun sınırlı olarak sayıldığını, şöyle ki “Alanında doktora derecesi almış olan mühendis, psikolog, biyolog, kimyager ve eczacılar için %250'sini" düzenlenmesinin 2011 yılında yapılan değişiklik ile kadro isimleri itibarı ile tadadi olarak düşünülmeyen uzman niteliğini haiz bulunan bütün personeli ihtiva edecek şekilde düzenlenerek, alanında doktora derecesi almış olan... ‘'diğer uzman personel” ibaresinin eklenmesiyle konusunda akademik unvan almaya hak kazanmış teknik, idari vs. tüm personelin alanındaki bilgi birikim ve donanımının bir anlamda ödüllendirilmesinin amaçlandığını, kaldı ki Av. Dr. ... ’ın yüksek lisans tezinin “Tıpta Yapay Döllenme ve Hukuki Sorunlar” başlığını taşıdığını, Tıp Hukuku alanında Kanunun açık ifadesinden de anlaşıldığı üzere bu tanıma 1. Hukuk Müşavirinin de gireceğini, Kuruma ve Kurumun bütün birimlerine İhtisas Kurul ve Dairelerine danışmanlık yapmanın, hukuki görüş bildirmenin, kurumun bilirkişilik işlevinin yerine getirilmesinde son derece önemli olduğunu,

  1. Hukuk Müşavirinin, . . . Kurumu aleyhine açılmış son derece önemli davalarda görüş hazırladığını, Kurum aleyhine açılan veya kurum tarafından açılan davaları yürüttüğünü, yasa, tüzük, yönetmelik tasarı ve teklifleri hazırladığını, inceleyip, görüş oluşturduğunu, ihtisas kurul ve dairelerine danışmanlık yaptığını, Yüksek Disiplin Kurulu'nda görev yaptığını, personel alımı, görevde yükselme ve unvan değişikliği gibi sınavlarda da jüri üyesi olarak görev aldığını, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, . . . Kurumu mevzuatı, bilirkişinin hukuki ve cezai sorumluluğu vs. gibi konularda memur ve asistanların eğitim programlarına eğitimci olarak katıldığını, uzmanlık alanına giren her konuda Kuruma önemli katkılarda bulunduğunu,

Dolayısıyla, alanında doktora derecesi bulunan Av. Dr. ... 'a ... Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının görüşüne istinaden alınan Başkanlar Kurulu Kararı uyarınca %250 oranında döner sermaye ödemesinde bulunulmasının “Kanunlar lafzı ve ruhu ile mer'idirler" şeklindeki genel hukuk kuralının bir gereği olduğunu ve mevzuata aykırı bir işlemin söz konusu olmaması nedeniyle kamu zararına sebebiyet verilmediğinin son derece açık olduğunu

Sayıştay Temyiz Kurulu’nun kararında ilgilinin uzman olarak kabul edilmesi ve %250 oranında döner sermaye ödemesi yapılması gerektiğinin açıkça belirtildiğini, Temyiz Kurulu Kararına aykırı olarak alınan kararın bozulması gerektiğini, Daire Kararında Av. Dr. ... ’ın 2659 sayılı Kanunun 30.maddesinin 2.fıkrasının (g) bendinde yer alan “diğer uzman personel” kapsamında olmadığı, sosyal hizmet uzmanları gibi kurumda çalışan diğer uzman personelin kastedildiğinin ifade edildiğini, bu ibarenin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu son derece açık olduğunu, eğer böyle olsa idi kanunun metninde açıkça “diğer uzman personel “ ibaresi yerine “kadro uzmanlığı” ifadesinin yer alması gerektiğini, burada kastedilenin kadro uzmanlığı olmayıp mesleki birikim donanımı ve eğitimle elde edilen uzmanlık olduğunu, hal böyle olduğu için halen ... Kurumunda uzman kadrosu bulunmamakla birlikte uzman personel statüsünde çalışanların bulunduğunu, burada yapılan ödemenin kadroya bağlı olmayıp unvana bağlı bir ödeme olduğunu,

2659 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen 30.maddesinin ikinci fıkrasına bakıldığında; hangi personele hangi oranda katkı payı ödeneceği belirlenirken personelin görevi nedeniyle döner sermayeye yapacağı katkının ön planda tutulduğunu, alanında doktora derecesi alınmasının sunulan hizmetin niteliğini arttıracağının aşikar olduğunu, kanun koyucunun da doktora yapmış olan personele daha yüksek katkı payı ödenmesini öngördüğünü, böylelikle gerek personelin eğitime teşvik edilmesinin gerekse hizmet kalitesinin arttırılmasının amaçlandığını,

Söz konusu kanun maddesinin ikinci fıkrasının “Alanında doktora derecesi almış olan mühendis, psikolog, biyolog, kimyager ve eczacılar için %250’sini “ şeklinde olan (g) bendinin 09/02/2011 tarih ve 6110 sayılı Kanunun 6.maddesiyle değişikliğe uğrayarak “Alanında doktora derecesi almış olan mühendis, psikolog, biyolog, kimyager, fizikçi, pedagog, raportör, eczacı, antropolog, astronom ve sosyal hizmet uzmanları ile diğer uzman personel için %250'sini olarak yeniden düzenlenmesi ve bent sonuna yeni bazı kadroların ismen sayılarak eklenmesinin yanında “diğer uzman personel” ibaresinin ilavesiyle de kanun koyucunun bahsedilen amaca uygun olarak alanında doktora derecesi almış olan personeli kadro itibariyle sınırlamaktan vazgeçerek ileride Kurumda yeni ihdas edilebilecek kadroların olabileceği de öngörülerek kapsamın geniş tutulduğunu, aksi bir uygulama yaparak “ diğer uzman personel” ibaresinin yalnızca uzman kadrosunda bulunan personel olarak yorumlamanın lafzı ve ruhu ile bir bütün olan Kanun hükmünün amacı ile Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olacağını ve iş barışını bozucu sonuçlar doğurabileceğini,

Ayrıca, 14/01/2006 tarih ve 26049 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ... Kurumu Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin; “Hüküm bulunmayan haller" başlıklı 28.maddesinde de; Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 15/03/1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik hükümleri uygulanır." Denilmekte olduğunu ve bahsi geçen Genel Yönetmeliğin 3.ek maddesinin son fıkrasında da: Bu Yönetmelik kapsamındaki personelden doktora öğrenimini bitirmiş olanlar unvan değişikliği sınavlarına katılmaksızın öğrenimle ihraz edilen görevlere atanabilirler" hükmünün yer aldığını, dolayısıyla uzmanlık için gerekli öğrenim şartı olan dört yıllık yüksekokul mezunu olmanın yanında alanında doktora öğrenimini tamamlamış olan bir personelden başka bir şart aramadan doğrudan uzman unvanını kazanabileceğinin açıkça ifade edildiğini,

Sayıştay Temyiz Kurulu Kararında 1.Hukuk Müşaviri kadrosunda görev yapan ve ... Kurumunun işleyişine gerek ihtisas daireleri gerekse ihtisas kurullarına verdiği çeşitli görüşler ile çok önemli katkılarda bulunan Av. Dr. ... ’ın “Tıpta Yapay Döllenme ve Hukuki Sorunlar” başlıklı tezi ve kazanmış olduğu doktora derecesi nedeniyle alanında uzman olarak kabul edilmesi gerektiğini, zira söz konusu doktora eğitiminin anılan personelin Kuruma yapacağı katkıları önemli ölçüde arttıracağına şüphe bulunmadığı gibi Kurumun sağlık ve teknik hizmetler sınıfında görevli olup tıbbi açıdan hizmet sunan ve bentte ismen sayılan personele doktorası bulunduğu için %250 oranında bir ödeme yapılırken Kurumun bir diğer uzmanlık alanında hizmet sunan ve alanında doktorası bulunan 1.Hukuk Müşavirini bu haktan yoksun bırakmanın kanunun ruhu ile bağdaşmayacağını,

Sonuç olarak, alanında doktora derecesi bulunan Av.Dr.... ’a %250 oranında döner sermaye katkı payı ödenmesinin yukarıda yer verilen gerekçelerden de anlaşılacağı üzere hukuka aykırılık taşımadığından tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğinin belirtildiğini,

Yasanın amacı hizmet kalitesinin yükselmesi için alanında doktora yapmış personeli ödüllendirmek suretiyle Kurumda uzmanlaşmayı teşvik etmek olduğunu, bu nedenle, Yasanın tartışılan hükmünün dar anlamda yorumlanamayacağını, ... Yasasının 30. Maddesi (g) bendinin açık olduğunu,

Ayrıca, "uzmanlık" teriminin anlamının da böyle bir yoruma izin vermeyeceğini, uzmanlığın, "Belli bir alanda ileri düzeyde bilgi ve teknik beceriye sahip olmak" şeklinde tanımlandığını, Uzman unvanının lisans öğrenimine veya kadroya bağlı olabileceği gibi akademik alanda da olabileceğini, kıymetli olanın akademik uzmanlık olduğunu, bu konuda yükseköğretim mevzuatının doktora, tıpta uzmanlık ve sanatta yeterlik hükümlerinin bulunduğunu, akademik kariyerin temelini oluşturan bu unvanların kazanılmasının uzun ve yoğun çaba gerektirdiğini, doktora öğrenimine kabul edilebilmek için yüksek lisans öğrenimini tamamlamak gerektiğini, yüksek lisans eğitimine kabul edilebilmek için yapılacak sınavda yüksek not almak, yabancı dil sınavında başarılı olmak ve yüksek mezuniyet ortalamasına sahip olmak gerektiğini, bu öğrenim sürecini tamamlamanın ortalama üç yıllık bir süre gerektirdiğini, ayrıca, bu süre sonunda yapılacak sınavda da başarılı olmak gerektiğini, doktora öğrenciliğine kabul edilebilmek için de yüksek lisans öğrenimi sonunda yapılacak doktora yeterlik sınavında başarılı olmak gerektiğini, doktora öğrencisinin en az bir yıllık ders süreci sonunda sınavlarda başarılı olduktan ve gerekli krediyi tamamladıktan sonra tez savunması sınavında başarılı olması gerektiğini, bundan sonra üç yıllık süre içinde hazırlayacakları bilimsel açıdan orijinal kabul edilebilecek bir tezi jüri önünde savunarak başarılı olunması gerektiğini, bu çalışıma sürecinde her altı ayda bir faaliyet raporu hazırlayarak tez izleme komitesine sunmaları gerektiğini, Doktora unvanının kazanılmasının yaklaşık yedi yıl sürdüğünü,

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 33. Maddesi (b) bendi ve devamında yer alan hükümlerin uzmanlığı aşağıdaki şekilde düzenlediğini;

“Madde 33 - (Değişik: 17/8 1483 – 2880/16 md.)

b) Uzmanlar öğretimle doğrudan doğruya veya dolaylı olarak ilgili olan, özel bilgi veya uzmanlığa ihtiyaç gösteren bir işle laboratuvarlarda, kitaplıklarda, atölyelerde ve diğer uygulama alanlarında görevlendirilen öğretim yardımcılarıdır.

c) Çeviriciler sözlü veya yazılı çeviri işlerinde çalıştırılan öğretim yardımcılarıdır.

d) Eğitim - öğretim planlamacıları, yükseköğretim kuramlarında eğitim - öğretimin planlanmasıyla görevli öğretim yardımcılarıdır.

e) Uzman çevirici ve eğitim - öğretim planlamacılarının atanmaları veya sözleşme ile görevlendirilmeleri: ilgili yönetim kurullarının görüşleri alınarak fakültelerde ve fakülteye bağlı birimlerde dekanın, rektörlüğe bağlı enstitü veya yüksekokullarda müdürlerin, rektörlüğe bağlı bölümlerde bölüm başkanlarının önerisi ve rektörün onayı ile en çok iki yıl için sapılır. Atama süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. Bunların yeniden atanmaları mümkündür. Bu takdirde ilk atama usulü uygulanır. Üçüncü defa atanmadan sonra sürekli olarak atanabilirler.”

Üniversitenin ilân edeceği uzman kadrolarına atanmak için uzman olduğu alanda birkaç yayınının bulunmasının kâfi görüldüğünü, örneğin Osmanlıca bilen birine ihtiyaç duyulması durumunda bu konuda birkaç makalesi ya da çevirisi olan kişilerin bu kadrolara atanabildiğini,

Görüldüğü gibi doktora ve tıpta uzmanlık unvanlarının kadro unvanı veya lisans öğrenimi sonucunda verilen uzmanlık unvanı ile bir tutulmasının asla mümkün olmadığını, asıl olanın doktora olduğunu, bu nedenle doktorasız bu unvana sahip olanlara tanınan olanağın alanında doktora unvanına sahip olan personele evveliyatla tanınması gerektiğini, 1.Hukuk Müşavirliği görevinin Kurum açısından öneminin ve yararının ise izahtan vareste olduğunu,

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 48.maddesinde, kamu idarelerinin hesap ve işlemlerinin denetimi sırasında mevzuata aykırılığından dolayı kamu zararına yol açan bir durum tespit edildiğinde denetçiler tarafından sorumluların savunmalarının alınarak “yargılamaya esas rapor" düzenleneceğinin belirtildiğini, mezkur Kanunun "Sayıştay Denetimi” başlıklı 36.maddesine göre, Sayıştay denetiminin düzenlilik denetimi ve performans denetimini kapsadığını, düzenlilik denetiminin, genel kabul görmüş uluslararası standartlar dikkate alınarak kamu idaresi hesapları ve bunlara ilişkin belgeler temelinde, mali tabloların güvenilirliği ve doğruluğuna ilişkin mali denetim ile sınırlı olduğunu, performans denetiminin ise; hesap verme sorumluluğu çerçevesinde idarelerce belirlenen hedef ve göstergelerle ilgili olarak faaliyet sonuçlarının ölçülmesi suretiyle gerçekleştirildiğini,

Yine Anayasanın 160.maddesinde, idarenin bütün gelir, gider ve malları ile buna ilişkin işlerin Sayıştay denetimine tabi olduğunun ifade edildiğini, ancak idari kararların doğruluk ve yasalara uygunluğunun denetiminin Sayıştay denetiminin kapsamı dışında olduğunu, bu denetimin ancak yargı mercilerince yapılabileceğini,

1982 Anayasası’nın “Yargı Yolu” üst başlıklı 125. maddesinde 5982 sayılı Kanunla yapılan ve halk oylaması sonucu kabul edilerek yürürlüğe giren değişiklik ile “yargı yetkisi idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.” düzenlemesi getirilerek yerindelik denetiminin hiçbir surette yapılamayacağı hususunun özellikle vurgulandığını, dolayısı ile yerindelik denetimi niteliğinde sayılabilecek hukuki dayanaktan yoksun Daire kararının Sayıştay Temyiz Kurulu'nun 31/01/2018 tarih ve 44040 no.lu ilamı uyarınca bozulmasına karar verilmesi gerektiğini,

Diğer taraftan döner sermaye oranının yasal düzenlemeye uygun olarak arttırılmasına ilişkin idari işlemde, kamu kaynaklarının verimlilik, etkinlik ve tutumluluk ilkelerinden hangisine aykırı davranıldığı hususunun da anlaşılamadığını, bu açıdan da daire kararının bozularak kaldırılması gerektiğini,

Aynı konuya ilişkin Sayıştay 3. Dairesi'nin 25 Aralık 2015 ilam tarihli 275 no.lu kararının lehte verilmiş bir karar olup, yukarıda zikredilen gerekçeleri haklı çıkaran ve herhangi bir kamu zararına sebebiyet verilmediğini hüküm altına alan bir emsal karar olması niteliği ile ayrıca Temyiz Kurulunca dikkate alınması ve buna uygun karar verilmesi gerektiğini, mezkur kararda;

"...2659 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen 30. maddesinin ikinci fıkrasına bakıldığında; hangi personele hangi oranda katkı payı ödeneceği belirlenirken personelin görevi nedeniyle döner sermayeye yapacağı katkının ön planda tutulduğu görülmektedir. Zira alanında doktora derecesi alınmasının sunulan hizmetin niteliğini arttıracağı aşikâr olduğundan, kanun koyucu da doktora yapmış olan personele daha yüksek katkı payı ödenmesini öngörmüş ve böylelikle gerek personeli eğitime teşvik edilmesini gerekse hizmet kalitesinin arttırılmasını amaçlamıştır.

Söz konusu Kanun maddesinin ikinci fıkrasının "Alanında doktora derecesi almış olan mühendis, psikolog, biyolog, kimyager ve eczacılar için %250'sini” şeklinde olan (g) bendinin 09.02.2011 tarih ve 6110 sayılı Kanunun 6.maddesiyle değişikliğe uğrayarak “Alanında doktora derecesi almış olan mühendis, psikolog, biyolog, kimyager, fizikçi, pedagog, raportör, eczacı, antropolog, astronom ve sosyal hizmet uzmanları ile diğer uzman personel için %250'sini olarak yeniden düzenlenmesi ve bent sonuna yeni bazı kadroların ismen sayılarak eklenmesinin yanında “diğer uzman personel” ibaresinin ilavesiyle de kanun koyucu bahsedilen amacına uygun olarak alanında doktora derecesi almış olan personeli kadro itibariyle sınırlamaktan vazgeçmiş ve ileride Kurumda yeni ihdas edilebilecek kadroların olabileceği de öngörülerek kapsamı geniş tutmuştur. Yasa koyucunun gerçek iradesi budur. Aksi bir uygulama yaparak “diğer uzman personel” ibaresini yalnızca uzman kadrosunda bulunan personel olarak yorumlamak ise lafzı ve ruhu ile bir bütün olan Kanun hükmünün kanun koyucunun gerçek iradesine aykırı olarak yorumlanmasıdır.

Ayrıca 14.01.2016 tarih ve 26049 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanan ... Kurumu Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin ; “Hüküm bulunmayan haller" başlıklı 28.maddesinde ; “Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 15.03.1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik hükümleri uygulanır." Denilmekte ve bahsi geçen Genel Yönetmeliğin 3. ek maddesinin son fıkrasında da; “Bu Yönetmelik kapsamındaki personelden doktora öğrenimini bitirmiş olanlar unvan değişikliği sınavına katılmaksızın öğrenimle ihraz edilen görevlere atanabilirler." hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla uzmanlık için gerekli öğrenim şartı olan dört yıllık yüksekokul mezunu olmanın yanında alanında doktora öğrenimini tamamlamış olan bir personel başka bir şart aranmadan doğrudan uzman unvanını kazanabilecektir.

Bu bağlamda 1.Hukuk Müşaviri kadrosunda görev yapan ve ... Kurumunun işleyişine gerek ihtisas daireleri gerekse ihtisas kurullarına verdiği çeşitli görüşler ile çok önemli katkılarda bulunan Av. Dr. ... 'ın “Tıpta Yapay Döllenme ve Hukuki Sorunlar" başlıklı yüksek lisans tezi ile kazanmış olduğu doktora derecesi nedeniyle uzman olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Kaldı ki İlgilinin “Üremeye yardımcı tedavide üçüncü kişiden üreme hücresi alınması, yaklaşımlar ve hukuksal sorunlar” konulu makalesi hakemli dergi olan ... Dergisinin Aralık 2017 sayısında yayınlanmış bulunmaktadır. Dolayısıyla doktora eğitiminin anılan personelin Kuruma yapacağı katkıları önemli ölçüde arttıracağına şüphe bulunmadığı gibi Kurumun sağlık ve teknik hizmetler sınıfında görevli olup, tıbbi açıdan hizmet sunan ve bentte ismen sayılan personele doktorası bulunduğu için % 250 oranında bir ödeme yapılırken Kurumun bir diğer uzmanlık alanında hizmet sunan ve alanında doktorası bulunan 1. Hukuk Müşavirini bu haktan yoksun bırakmak Kanunun ruhu ile bağdaşmayacaktır.

Sonuç olarak, alanında doktora derecesi bulunan Av. Dr. …' a % 250 oranında döner sermaye katkı payı ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Sayıştay Kanunu’nun 26/3.maddesinde Temyiz Kurulunun Sayıştay Dairelerince verilen kararların son hüküm merci olduğunu,

Mezkur Kanunun 55.maddesinde de Sayıştay Dairelerince verilen kararların Sayıştay Temyiz Kurulu'nda temyiz olunduğunu, bu kurulca verilen kararların kesin olduğunun açıkça hükme bağlandığını, dolayısıyla Temyiz Kurulu'nca verilen kararlar dikkate alınmayarak oluştuğu iddia edilen kamu zararının ödettirilmesine karar verilmesinin esasa dahi girilmeksizin usul yönünden bozması gerektirdiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Başsavcılık mütalaasında;

“Sorumlu dilekçesinde; konunun önceki aşamalarında da ileri sürdüğü iddia ve itirazlarını tekrarlayarak, hükmün “usul ve esas yönünden kanuna aykırı” olduğunu ileri sürüp “bozularak kaldırılmasını” talep etmiştir.

Temyiz dilekçesinde yer alan itirazlar Ek İlamda özellikle Temyiz Kurulunun bozma gerekçesi de göz önünde bulundurularak tek tek ele alınıp ayrıntılı bir şekilde karşılanmıştır. Dolayısıyla hükmün tasdiki ile Dairenin 2014 yılı için çoğunlukla verdiği ilişiksiz kararı ile oybirliği ile verdiği temyize konu (2013 yılına ilişkin) bu kararının 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 58 inci maddesine göre işleme tabi tutulmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Arz olunur. “ Denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

Gereği Görüşüldü

385 sayılı EK ilam ile, ... Kurumu Başkanlığı 1. Hukuk Müşavirliği kadrosunda görev yapmakta olup, uzman statüsü bulunmayan Av. Dr. ... ’ın, ... Kurumu Başkanlar Kurulunca alınan ve alanında doktora derecesinin bulunduğu gerekçesine dayanan Karar uyarınca; 2659 sayılı ... Kurumu Kanununun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer alan “diğer uzman personel” olarak değerlendirilerek kendisine % 250 oranında döner sermaye katkı payı ödenmesi nedeniyle verilen tazmin hükmünün devamına karar verilmiştir.

2659 sayılı ... Kurumu Kanununun “Kurum personeline yapılacak ödeme” başlıklı 30’uncu maddesinde; “Personelin katkısıyla elde edilen döner sermaye gelirlerinin en az % 35’i ... Kurumu ve birimlerine malzeme, araç, gereç, araştırma ve döner sermayede görevli personel giderlerine ayrılır. Gelirin geri kalan kısmı ... Kurumunda ve birimlerinde görevli personele; unvanı, görevi, sınıfı, çalışma şartları, hizmet nitelikleri, hizmete katkısı, performansı ve benzeri hususlar dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine çıkarılacak yönetmelikte tespit edilecek esaslara göre ödenebilir.

Yapılacak ödeme, ilgili personelin bir ayda alacağı aylık (ek gösterge dâhil), yan ödeme ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı hariç) toplamının;

a) ... Kurumu Başkanı için % 700’ünü,

b) Başkan yardımcıları için % 650’sini,

c) İhtisas kurulu başkanları için % 625’ini,

d) İhtisas kurulu üyeleri ile grup başkanları için % 600’ünü,

e) İhtisas dairesi başkanları, uzman tabip, tıpta uzmanlık mevzuatı hükümlerine göre uzman olanlar ile uzman diş tabipleri için % 550’sini,

f) Asistan tabip, pratisyen tabip ve diş tabipleri için % 500’ünü,

g) Alanında doktora derecesi almış olan mühendis, psikolog, biyolog, kimyager, fizikçi, pedagog, raportör, eczacı, antropolog, astronom ve sosyal hizmet uzmanları ile diğer uzman personel için % 250’sini,

h) Mühendis, psikolog, biyolog, kimyager, fizikçi, pedagog, raportör, eczacı, antropolog, astronom ve sosyal hizmet uzmanları için % 225’ini,

i) Hizmetin niteliği itibarıyla görevin zorluk ve risk derecesi yüksek olduğu Başkanlar Kurulu kararı ile belirlenen personel ile otopsi görevlileri için % 200’ünü,

j) Diğer personel için % 150’sini,

geçemez.

Bu fıkra uyarınca personele her ay yapılacak ek ödeme net tutarı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi uyarınca kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme net tutarından az olamaz.

…” denilmektedir.

Söz konusu madde uyarınca düzenlenerek 04.08.1982 tarih ve 17772 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ... Kurumu Döner Sermaye İşletmesi Yönetmeliğinin; “Kurum personeline yapılacak ödemeler” başlıklı 30’uncu maddesinde;

“Döner sermaye gelirlerinden ilgili mevzuatında öngörülen paylar ayrıldıktan sonra kalan kısım, ... Kurumu ve birimlerinde görevli personele, aşağıda belirtilen esaslar dikkate alınarak dağıtılabilir.

a) Başkanlar Kurulu, döner sermaye saymanlık müdürünün de görüşünü alarak kurum tavan ödeme tutarını geçmemek üzere, döner sermaye gelirlerinden personele dağıtılacak toplam ödeme tutarını, her ay itibarıyla belirler. Kurul, dağıtılabilecek tutarı belirlerken ... hizmetlerinin iyileştirilmesi, kaliteli ve verimli hizmet sunumunun sağlanması amacıyla kurumun gelir-gider dengesi ile borç, alacak, nakit durumu ve ihtiyaçlarını gözetmekle yükümlüdür.

...

d) 2659 sayılı ... Kurumu Kanununun 30 uncu maddesinde belirtilen ödeme unsurları dikkate alınarak bulunacak personelin ödemeye esas matrahı ile aynı maddede öngörülen tavan ödeme oranlarının çarpılması suretiyle her bir personel için Tavan Ödeme Tutarı hesaplanır.

e) Her bir personel için hesaplanan Tavan Ödeme Tutarı toplanarak Kurum Tavan Ödeme Toplam Tutarı bulunur.

...

i) Her bir personele yapılacak ödeme tutarı, 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde belirtilen tavan ödeme tutarını geçemez. Yapılacak hesaplama sonucunda ödeme tutarının ödeme tavanını geçmesi durumunda tavandan ödeme yapılır.

j) Ödeme, aylık dönemler hâlinde yapılır. Personele dağıtılacak ödeme tutarı, o ödeme döneminin bitiminden sonraki yirmi gün içinde hak sahiplerine ödenir. Ancak, döner sermaye gelirlerinin tahsilinde gecikme olması hâlinde, hesaplara alınan ilgili ödeme dönemine ait ödemeler, döner sermaye gelirlerinin tahsil edildiği tarihten sonraki dönemlerde yapılabilir.

...” hükümlerine yer verilmiştir.

Yukarıda bahsedilen Kanun maddesi ile ... Kurumunda görevli personele yapılacak döner sermaye ödemeleri için kadro unvanları itibarıyla azami sınırlar belirlenmiş ve söz konusu azami sınırları geçmemek üzere dağıtılabilecek oranların nasıl tespit edileceği ve ödemelerin ne şekilde yapılacağı hususları ise yine yukarıda bahsi geçen Yönetmelik ile ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. ... Kurumu Başkanlar Kuruluna ise Kanun ile belirlenen azami tavan dahilinde her ay itibarıyla dağıtılabilecek toplam ödeme tutarını belirleme yetkisi verilmiştir.

14.01.2006 tarih ve 26049 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ... Kurumu Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin;

Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi görev grupları, başlıklı 5’inci maddesinde;

“Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar aşağıda belirtilmiştir.

Görevde yükselmeye tabi kadrolar:

a) Yönetim Hizmetleri Grubu;

  1. Şube Müdürü

  2. Şef

b) Hukuk Hizmetleri Grubu;

  1. Hukuk Müşaviri

c) Araştırma ve Planlama Hizmetleri Grubu;

  1. Uzman, İhtisas Dairesi Uzmanı, Balistik Uzmanı, Adli Belge İnceleme Uzmanı, Silah Muayene Uzmanı, Trafik Uzmanı

  2. Raportör,

...”

Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar, başlıklı 6’ncı maddesinde;

“Bu Yönetmelikte belirlenen kadrolara görevde yükselme suretiyle atanabilmek için;

a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinde belirtilen şartları ve bu Yönetmelikte atanılacak kadro için belirlenen Kurumda geçirilmesi gereken hizmet süresi, eğitim, sicil ve disiplin şartlarını taşımak,

b) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak,

gerekir.”

Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak özel şartlar, başlıklı 7’nci maddesinde;

“Hukuk Hizmetleri Grubunda yer alan kadrolar için aranan şartlar şunlardır:

a) Hukuk Müşaviri kadrosuna atanabilmek için;

  1. Hukuk fakültesi mezunu olmak,

  2. Son sicil notu olumlu olmak kaydıyla son üç yıllık sicil notu ortalaması 70 puandan aşağı olmamak,

  3. Toplam hizmetinin en az iki yılını Kurumda geçirmiş olmak,

Araştırma ve Planlama Hizmetleri Grubunda yer alan kadrolar için aranan şartlar şunlardır:

a) Uzman, İhtisas Dairesi Uzmanı, Balistik Uzmanı, Adli Belge İnceleme Uzmanı, Silah Muayene Uzmanı, Trafik Uzmanı kadrosuna atanabilmek için;

  1. En az 4 yıllık fakülte veya yüksekokul mezunu olmak,

  2. Kurumda atama yapılacak uzmanlık kadrosuna ilişkin olarak Sağlık Hizmetleri veya Teknik Hizmetler Sınıfı kadrolarında en az iki yıl süre ile bilfiil çalışmış olmak,

  3. Raportör unvanını ihraz etmiş olmak,

  4. Son sicil notu olumlu olmak kaydıyla son üç yıllık sicil notu ortalaması 70 puandan aşağı olmamak,

…” hükümlerine yer verilmiştir.

Yukarıda bahsi geçen Yönetmelik hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; hukuk müşavirliği ile uzmanlık görevleri ayrı kadrolara bağlı görevler olup, söz konusu kadrolar için gereken koşullar da tamamen birbirinden farklılık arz etmektedir. Ayrıca, ... Kurumunda uzman unvanına haiz personel, Sağlık Hizmetleri veya Teknik Hizmetler Sınıfı kadrolarında görev yapmaktadır. Yani, 1. Hukuk Müşavirliği kadrosunun da dahil olduğu Genel İdare Hizmetleri Sınıfında uzman unvanına haiz personel bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’te, doktorası bulunan personelin doğrudan uzman kadrosuna atanabileceği şeklinde bir hükme yer verilmemiştir. İlgili Yönetmeliğin sadece ek 3’üncü maddesinin son fıkrasında; “Bu Yönetmelik kapsamındaki personelden doktora öğrenimini bitirmiş olanlar, unvan değişikliği sınavına katılmaksızın öğrenimle ihraz edilen görevlere atanabilirler.” denilmiş olup; ... Kurumu Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 5’inci maddesinin son fıkrasında ise unvan değişikliğine tabi kadrolar; sosyal hizmet uzmanı, biyolog, psikolog, pedagog, astronom, hemşire, laborant, antropolog, mühendis, kimyager, fizikçi, programcı ve teknisyen olarak sayılmıştır. Dolayısıyla, ... Kurumunda görevli olup doktora öğrenimini bitirmiş olan bir personel, söz konusu kadrolardan öğrenimle ihraz edilenlere (... Kurumu Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin “Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 9’uncu maddesi uyarınca örneğin, biyolog, psikolog veya sosyal hizmet uzmanı kadrolarına) unvan değişikliği sınavına tabi tutulmadan atanabilecekken, ... Kurumu Kanununun 30’uncu maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde “diğer uzman personel” olarak ifade edilen ve ... Kurumu Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 5’inci maddesi uyarınca unvan değişikliği suretiyle değil; görevde yükselme suretiyle atanılabilecek kadro olarak öngörülen “Uzman, İhtisas Dairesi Uzmanı, Balistik Uzmanı, Adli Belge İnceleme Uzmanı, Silah Muayene Uzmanı ve Trafik Uzmanı” kadrolarına, söz konusu Yönetmeliğin yukarıda yer verilen 7’nci maddesinde öngörülen özel koşulları taşımadığı ve 6’ncı maddesinde öngörülen görevde yükselme sınavında başarılı olmadığı müddetçe atanamayacaktır.

Ayrıca dilekçede, 1. Hukuk Müşavirinin yapmış olduğu görevlerin nitelik itibarıyla uzmanlık gerektiren mahiyette olduğu ve bir taraftan tıp diğer taraftan hukuk alanında hizmet sunan ... Kurumuna önemli katkılarda bulunduğu, dolayısıyla da Kanun hükmünün lafzı ve ruhu ile yorumlanması ve 1. Hukuk Müşavirinin de uzman sayılması gerektiği iddia edilmekle birlikte; bahsi geçen görevler, 31.07.2004 tarih ve 25539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ... Kurumu Uygulama Yönetmeliğinin “Hukuk Müşavirliği” başlıklı 4 üncü maddesindeki;

“... Kurumu hukuk müşavirliğinin görevleri şunlardır:

a) Başkanlıkça sorulan hukukî konular ile hukukî, malî ve cezai sonuçlar doğuracak işlemler hakkında görüş bildirmek,

b) Kurumun menfaatlerini koruyucu, anlaşmazlıkları önleyici hukukî tedbirleri zamanında almak, anlaşma ve sözleşmelerin bu esaslara uygun olarak yapılmasına yardımcı olmak,

c) ... Kurumunun taraf olduğu adli ve idari davalarla, her türlü icra işlerini takip etmek ve sonuçlandırmak, bunlarla ilgili merciler nezdinde Kurumu temsil etmek,

d) Kurumun amaçlarını daha iyi gerçekleştirmek, mevzuata, plân ve programa uygun çalışmalarını temin etmek amacıyla gerekli hukuki teklifleri hazırlamak ve başkana sunmak,

e) Bakanlık kuruluşları tarafından hazırlanan veya diğer bakanlıklardan yahut Başbakanlıktan gönderilen kanun, tüzük ve yönetmelik tasarılarını hukuki açıdan inceleyerek görüşlerini bildirmek,

f) ... Kurumu Başkanı tarafından verilen benzeri görevleri yerine getirmek” hükmünden de anlaşılacağı üzere, hukuk müşavirliğinin temel görevleri niteliğinde olup; 1. Hukuk Müşaviri, uzmanlardan farklı olarak 2659 sayılı Kanun gereğince görev yapmakta olan ... Kurumu ihtisas kurulları ile ihtisas dairelerinde görev almamakta, kurullar ile daireler tarafından düzenlenen raporlara da imza atmamaktadır.

Bu nedenle, 2659 sayılı Kanunun “Kurum personeline yapılacak ödeme” başlıklı 30’uncu maddesinin ikinci fıkrasında bentler halinde yer verilen kadro unvanları arasında ismen sayılmayan 1. Hukuk Müşavirliği kadrosu için, “diğer personel” şeklinde ifade edilen ve ismen sayılmayan diğer tüm ... Kurumu Personelini kapsayan (j) bendi uyarınca azami % 150 oranında döner sermaye katkı payı ödemesi gerekmektedir. Diğer taraftan, kanun koyucu kadro unvanları itibarıyla belirlenen oranlar konusunda istisnai olarak bir esneklik getirmiş ve 2659 sayılı Kanunun 30’uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki (i) bendi ile zor ve yüksek riskli görev yürüttüğü Başkanlar Kurulu kararıyla belirlenen personel için azami oranın % 200’e kadar çıkarılabileceği düzenlenmiştir. Zira, Başkanlar Kurulunun 11.02.2013 tarih ve B.031.ATK.0.00.00.00/050.01.04/04 sayılı Kararıyla da 1. Hukuk Müşaviri bahsi geçen zor ve yüksek riskli görevler arasında sayılmış ve ilgiliye % 150 yerine % 200 oranında ödeme yapılmaya başlanılmıştır. Söz konusu Karar ise ... Kurumu tarafından da 1. Hukuk Müşavirliği kadrosunun bahsi geçen “g” bendindeki “diğer uzman personel” değil (j) bendindeki “diğer personel” kapsamında kabul edildiğinin açık bir göstergesidir.

... Kurumu Başkanlar Kuruluna, ... Kurumu Döner Sermaye İşletme Yönetmeliğinin 30’uncu maddesiyle, 2659 sayılı Kanunda belirlenen oranlar konusunda tanınan söz konusu yetki; unvanı itibarıyla azami % 150 oranında döner sermaye katkı payı alabilecek personele yürüttüğü görevin zorluk ve risk derecesini dikkate alarak % 200’e kadar ödeme yapılabilmesine ilişkin olup, esneklik sadece bununla sınırlı tutulmuştur. Bununla birlikte, söz konusu yetki de her ay itibarıyla döner sermaye gelirlerinden personele dağıtılacak toplam ödeme tutarının belirlenmesine ilişkindir. Dolayısıyla, çeşitli kadrolarda görev yapan personeli, yürüttüğü görevin niteliğini ve doktora yapmış olmasını dikkate alarak “uzman” kabul etmek ve bu kişilere % 250 oranında döner sermaye katkı payı ödenmesine karar vermek mevzuatla tanınan yetkinin aşılmasıdır.

Yukarıda belirtilen nedenlerle, ... Kurumu Başkanlığı 1. Hukuk Müşavirliği kadrosunda görev yapmakta olup uzman statüsü bulunmayan Av. Dr. ... ’a, Başkanlar Kurulunun yetkisi dahilinde belirlenmiş olan % 200 oranı yerine, mevzuatla tanınan yetkinin aşılması suretiyle verilen 11.09.2013 tarih ve B.031.ATK.0.00.00.00/050.01.04/28 sayılı Karar uyarınca % 250 oranında döner sermaye katkı payı ödenmesi mümkün değildir.

Bu itibarla, 385 sayılı EK ilam ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, (Üyeler …, …, …, …, … ile …’ün aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğu ile,

16.10.2019 tarihinde karar verildi.

Karşı oy gerekçesi

Üyeler …, …, …, …, … ile …’ün karşı oy gerekçesi

2659 sayılı ... Kurumu Kanununun ‘Kurum personeline yapılacak ödeme’ başlıklı 30’uncu maddesinde; ‘Personelin katkısıyla elde edilen döner sermaye gelirlerinin en az % 35’i ... Kurumu ve birimlerine malzeme, araç, gereç, araştırma ve döner sermayede görevli personel giderlerine ayrılır. Gelirin geri kalan kısmı ... Kurumunda ve birimlerinde görevli personele; unvanı, görevi, sınıfı, çalışma şartları, hizmet nitelikleri, hizmete katkısı, performansı ve benzeri hususlar dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine çıkarılacak yönetmelikte tespit edilecek esaslara göre ödenebilir.

Yapılacak ödeme, ilgili personelin bir ayda alacağı aylık (ek gösterge dâhil), yan ödeme ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı hariç) toplamının;

a) ... Kurumu Başkanı için % 700’ünü,

b) Başkan yardımcıları için % 650’sini,

c) İhtisas kurulu başkanları için % 625’ini,

d) İhtisas kurulu üyeleri ile grup başkanları için % 600’ünü,

e) İhtisas dairesi başkanları, uzman tabip, tıpta uzmanlık mevzuatı hükümlerine göre uzman olanlar ile uzman diş tabipleri için % 550’sini,

f) Asistan tabip, pratisyen tabip ve diş tabipleri için % 500’ünü,

g) Alanında doktora derecesi almış olan mühendis, psikolog, biyolog, kimyager, fizikçi, pedagog, raportör, eczacı, antropolog, astronom ve sosyal hizmet uzmanları ile diğer uzman personel için % 250’sini,

h) Mühendis, psikolog, biyolog, kimyager, fizikçi, pedagog, raportör, eczacı, antropolog, astronom ve sosyal hizmet uzmanları için % 225’ini,

i) Hizmetin niteliği itibarıyla görevin zorluk ve risk derecesi yüksek olduğu Başkanlar

Kurulu kararı ile belirlenen personel ile otopsi görevlileri için % 200’ünü,

j) Diğer personel için % 150’sini, geçemez.

Bu fıkra uyarınca personele her ay yapılacak ek ödeme net tutarı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi uyarınca kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme net tutarından az olamaz.

…’ denilmiş ve söz konusu maddenin vermiş olduğu yetki çerçevesinde 04.08.1982 tarih ve 17772 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ... Kurumu Döner Sermaye İşletmesi Yönetmeliğinin; ‘Kurum personeline yapılacak ödemeler’ başlıklı 30 uncu maddesinde de;

‘Döner sermaye gelirlerinden ilgili mevzuatında öngörülen paylar ayrıldıktan sonra kalan kısım, ... Kurumu ve birimlerinde görevli personele, aşağıda belirtilen esaslar dikkate alınarak dağıtılabilir.

a) Başkanlar Kurulu, döner sermaye saymanlık müdürünün de görüşünü alarak kurum tavan ödeme tutarını geçmemek üzere, döner sermaye gelirlerinden personele dağıtılacak toplam ödeme tutarını, her ay itibarıyla belirler. Kurul, dağıtılabilecek tutarı belirlerken ... hizmetlerinin iyileştirilmesi, kaliteli ve verimli hizmet sunumunun sağlanması amacıyla kurumun gelir-gider dengesi ile borç, alacak, nakit durumu ve ihtiyaçlarını gözetmekle yükümlüdür.

d) 2659 sayılı ... Kurumu Kanununun 30 uncu maddesinde belirtilen ödeme unsurları dikkate alınarak bulunacak personelin ödemeye esas matrahı ile aynı maddede öngörülen tavan ödeme oranlarının çarpılması suretiyle her bir personel için Tavan Ödeme Tutarı hesaplanır.

e) Her bir personel için hesaplanan Tavan Ödeme Tutarı toplanarak Kurum Tavan Ödeme Toplam Tutarı bulunur.

i) Her bir personele yapılacak ödeme tutarı, 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde belirtilen tavan ödeme tutarını geçemez. Yapılacak hesaplama sonucunda ödeme tutarının ödeme tavanını geçmesi durumunda tavandan ödeme yapılır.

...’ hükümlerine yer verilmiş olup, böylelikle ... Kurumunda görevli personele yapılacak döner sermaye ödemeleri için azami sınırlar öngörülerek söz konusu azami sınırları geçmemek üzere dağıtılabilecek oranların nasıl tespit edileceği, ödemelerin ne şekilde yapılacağı hususları ayrıntılı olarak düzenlenmiş ve ... Kurumu Başkanlar Kuruluna da, Kanun ile belirlenen azami tavan dahilinde her ay itibarıyla dağıtılabilecek ödeme tutarını belirleme yetkisi verilmiştir.

2659 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasına bakıldığında; hangi personele hangi oranda katkı payı ödeneceği belirlenirken personelin görevi nedeniyle döner sermayeye yapacağı katkının ön planda tutulduğu görülmektedir. Zira, alanında doktora derecesi alınmasının sunulan hizmetin niteliğini artıracağı aşikar olduğundan, kanun koyucu da doktora yapmış olan personele daha yüksek katkı payı ödenmesini öngörmüş ve böylelikle gerek personeli eğitime teşvik edilmesini gerekse hizmet kalitesinin artırılmasını amaçlamıştır.

Söz konusu Kanun maddesinin ikinci fıkrasının ‘Alanında doktora derecesi almış olan mühendis, psikolog, biyolog, kimyager ve eczacılar için % 250’sini’ şeklinde olan (g) bendinin 09.02.2011 tarih ve 6110 sayılı Kanunun 6’ncı maddesiyle değişikliğe uğrayarak ‘Alanında doktora derecesi almış olan mühendis, psikolog, biyolog, kimyager, fizikçi, pedagog, raportör, eczacı, antropolog, astronom ve sosyal hizmet uzmanları ile diğer uzman personel için % 250’sini’ olarak yeniden düzenlenmesi ve bent sonuna yeni bazı kadroların ismen sayılarak eklenmesinin yanında ‘diğer uzman personel’ ibaresinin ilavesiyle de kanun koyucu bahsedilen amacına uygun olarak alanında doktora derecesi almış olan personeli kadro itibarıyla sınırlamaktan vazgeçmiş ve ileride Kurumda yeni ihdas edilebilecek kadroların olabileceği de öngörülerek kapsamı geniş tutmuştur. Aksi bir uygulama yaparak ‘diğer uzman personel’ ibaresini yalnızca uzman kadrosunda bulunan personel olarak yorumlanmak ise lafzı ve ruhu ile bir bütün olan Kanun hükmünün amacı ile Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olacak ve iş barışını bozucu sonuçlar doğurabilecektir.

Ayrıca, 14.01.2006 tarih ve 26049 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ... Kurumu Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin; ‘Hüküm bulunmayan haller’ başlıklı 28 inci maddesinde; ‘Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde, 15.03.1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik hükümleri uygulanır.’ denilmekte ve bahsi geçen Genel Yönetmeliğin 3 üncü ek maddesinin son fıkrasında da; ‘Bu Yönetmelik kapsamındaki personelden doktora öğrenimini bitirmiş olanlar, unvan değişikliği sınavına katılmaksızın öğrenimle ihraz edilen görevlere atanabilirler.’ hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, uzmanlık için gerekli öğrenim şartı olan dört yıllık yüksekokul mezunu olmanın yanında alanında doktora öğrenimini tamamlamış olan bir personel başka bir şart aranmadan doğrudan uzman unvanını kazanabilecektir.

Bu bağlamda, 1. Hukuk Müşaviri kadrosunda görev yapan Av. Dr. ... ’ın ‘Tıpta Yapay Döllenme ve Hukuki Sorunlar’ başlıklı tezi ile kazanmış olduğu doktora derecesi nedeniyle alanında uzman olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Zira, Kurumun sağlık ve teknik hizmetler sınıfında görevli olup tıbbi açıdan hizmet sunan ve bentte ismen sayılan personele doktorası bulunduğu için % 250 oranında bir ödeme yapılırken Kurumun bir diğer uzmanlık alanında hizmet sunan ve alanında doktorası bulunan 1. Hukuk Müşavirini bu haktan yoksun bırakmak Kanunun ruhu ile bağdaşmayacaktır.

Sonuç olarak, alanında doktora derecesi bulunan Av. Dr. ... ’a % 250 oranında döner sermaye katkı payı ödenmesi, yukarıda yer verilen gerekçelerden de anlaşılacağı üzere hukuka aykırılık taşımamaktadır. Bu itibarla 385 sayılı EK ilam ile verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim