Sayıştay 3. Dairesi 42317 Kararı - Özel Bütçe Harcırah

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

42317

Karar Tarihi

14 Kasım 2018

İdare

Diğer Özel Bütçeli İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Diğer Özel Bütçeli İdareler

  • Yılı: 2012

  • Daire: 3

  • Dosya No: 42317

  • Tutanak No: 45328

  • Tutanak Tarihi: 14.11.2018

  • Konu: Harcırah Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Harcırah

160-479 sayılı ek ilamın 2 nci maddesi ile; Yürütme Kurulu kararı ile 16-21 Haziran 2012 tarihleri arasında ... ’da yapılacak olan ... toplantısına katılmak üzere görevlendirilen Enstitü Genel Müdürü … vize işlemlerini tamamlamadan yola çıktığı ve bu sebeple ülkeye giriş yapamadan geri döndüğü seyahatine ilişkin uçak bileti ve gündelik bedellerinin, Enstitü bütçesinden ödenmesi nedeniyle … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Sorumlular …,…,… ortak olarak vermiş oldukları temyiz dilekçelerinde özetle;

Sayıştay .... Dairesinin ilam kararında; verilen harcırah beyannamesinden görevlendirilen personelin kusur ve ihmali sonucu söz konusu yolculuğun tamamlanamadığı ve görevlendirme konusu toplantıya katılımı gerçekleştirilemediği hususunun kamu zararı oluşturduğunun ileri sürüldüğünü,

Kamu zararını belirleyen şartlardan bir tanesinin, “eylemin kamu görevlisinin kasıt, kusur veya ihmalinden” kaynaklanmış olması olduğunu ancak kamu zararının düzenlendiği 5018 sayılı Kanunun kamu görevlisinin, kamu zararına neden olan kasıt, kusur ve ihmali davranışının tanımını yapmadığı gibi bunun nasıl tespit edileceğine dair herhangi bir açıklamaya da yer vermediğini dolayısıyla kamu görevlisinin kasıt, kusur ve ihmale dayalı kişisel sorumluluğunun belirlenmesinin hukukun genel hükümlerine göre tespit edileceğini,

Yeni Borçlar Kanununun kusura dayalı sorumluluğun belirlenmesi hususunu 49 uncu maddesinin 1. fıkrasında düzenlerken sadece “kusur” ifadesini kullanarak kasıt ve ihmalden bahsetmediğini ayrıca kamu görevlisinin sebep olduğu kamu zararının tespitinde kamu görevlisinin eylemi ile oluşacak zarar arasında illiyet rabıtasının (sebep sonuç ilişkisinin) bulunması gerektiğini,

İlliyet bağının aranmasının Sayıştay Kanununun 7 nci maddesinin 3. fıkrasında da özellikle belirtildiğini, diğer taraftan kusurun belirlenmesinde “öngörülemezlik” ve “kaçınılmaz nitelikteki mücbir sebeplerin” zarar ile kamu görevlisinin eylemi arasındaki illiyet bağını keseceği ve hem kusura dayalı hem de kusursuz sorumluluğun kaldırılacağının hukukun genel ilkesi olduğunu,

... Genel Müdürünün ... ’daki resmi davetli olduğu toplantıya katılmak için ... ’nın başkenti ... ’ya kadar gittiği dosyada mevcut belgelerde sabit iken denetim yapan denetçinin Genel Müdürün ... ’tan döndüğü ve dolayısıyla görevlendirildiği ülkeye gitmeden ve toplantıya katılmadan döndüğünü denetim raporunda belirtmesinin gerçek dışı ve kasıtlı bir tespit olduğunu,

Diğer taraftan bu tür uluslararası toplantılara gidildiği zaman gidilen ülke havaalanında toplantı süresi ile sınırlı giriş vizesi verildiğini ancak o günün şartlarında ... ’nın başkenti ... havaalanında bu giriş vizesi verilmediği için anılan toplantıya da Genel Müdürün katılımının gerçekleşmediğini ve ... ’dan Türkiye’ye geri dönüldüğünü,

... Genel Müdürüne ... havaalanında giriş vizesinin verilmemesinin “kendisinin iradesi dışında gerçekleşen” ve “sıklıkla karşılaşılan nitelikte ki bir durum” olmaması sebebiyle mücbir sebep olarak değerlendirilerek kamu zararının oluşmasında kusurunun bulunmadığını ayrıca Sayıştay ilamındaki karşı oy sahibi üyelerin görüşünün de aynı yönde olduğunu,

Söz konusu beyannamede görevlendirilen Genel Müdürün görev yeri olan ... ’nın başkenti ... ’ya gittiği ve geldiğinin belgelerle sabit olduğunu, Genel Müdürün vazifesini gerçekleştirip gerçekleştirmediğini bu beyanname üzerinden harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlileri olarak anlamalarının mümkün olmadığını, Genel Müdürün ... ’ya vardığı gün içerisinde toplantıya katılmış ve mücbir sebepten dolayı geri dönmüş de olabileceğini,

Kaldı ki Harcırah Kanunun 59 uncu maddesinin, “harcırah itası ve avansların mahsubu muamelelerinde aksi sabit oluncaya kadar memurun beyanına itibar olunur” hükmünü getirdiğini, harcırah beyannamesinde ilamda belirtilenin aksine yolculuğun tamamlanmadığı ve toplantıya katılımın gerçekleştirilmediği yargısına varmanın mümkün olmadığını,

Danıştay’ın harcırahlarla ilgili bir kararında kamu zararının tazmini için gerçek dışı beyanın saptanması gerekliliğinin vurgulandığını;

“Ancak yine aynı Yasanın 60 ıncı maddesinin 1. fıkrasında; bu Kanuna göre tahakkuk edecek istihkakın miktarını artıracak şekilde gerçeğe aykırı beyanname verenlerin, bu yolla aldıkları fazla harcırahın Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna veya genel hükümlere göre tahsil olunacağı hükme bağlanmış olmakla; kendisine, yukarıda anılan 10 uncu maddesinin 2. fıkrası ve 56 ncı maddenin (a) bendi uyarınca harcırah ödenen kişilerin beyanının gerçek dışı olduğunun saptanması halinde 60 ıncı maddenin 1. fıkrası hükmünün uygulanacağı açıktır. (D.5 D;E1996/800, K: 1999/1280).”

Gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisi olarak Genel Müdürün beyanının gerçek dışı olduğuna ve sunduğu belgelerde tahrifat yaptığına dair şüphe duymamızı gerektirecek bir durumun bulunmadığını, Genel Müdürün toplantıya katılıp katılmadığını denetlemek, katılmadıysa bu nedenle bir kasıt, kusur, ihmal ya da tedbirsizlik aramak harcama yetkili ve gerçekleştirme görevlisi olarak yetki ve sorumluluklarında olmadığını,

Harcırah Kanununun yukarıda belirtilen 59 uncu maddesi gereğince Genel Müdürün beyanını doğru kabul ettikleri için kendilerinin bir kasıt, kusur ya da ihmalinden kaynaklanan mevzuata aykırı bir karar, işlem ya da eylemleri bulunmadığını, karşı oyda da dile getirildiği gibi “Kamu zararının “harici” “öngörülemeyen” ve “kaçınılmaz nitelikteki mücbir sebepler” ya da "üçüncü kişilerin kusurlu davranışlarından” kaynaklandığı hallerde, kamu görevlisinin kusurlu olduğu gerekçesiyle sorumlu tutulamayacağını,

Sonuç olarak, aksi yönde beyan ve belgeler olmasına rağmen Sayıştay ilamında herhangi bir somut bilgi ve belgeye dayanılmaksızın Genel Müdürün ihmal ve tedbirsizliği ile kamunun zarara sokulduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu bu nedenle ilamdaki tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir.

Başsavcılık mütalaasında;

“… 2012 yılı hesabının 3 üncü Dairede yargılanması sonu cunda düzenlenen 13.2.2017 tarih ve 479 sayılı İlamın 2 nci maddesi sorumlular …,…,… tarafından temyiz edilmiştir.

İlgililer dilekçelerinde; tazmin hükmünün hiçbir somut belge ve bilgiye dayanmadığını ileri sürerek, Enstitü Genel Müdürünün geçici görev yolluğu beyannamesinde ... ’ya gittiğini beyan ettiğini, kendilerinin bir kusuru olmadığından kamu zararının oluşmadığını ileri sürmüşlerdir.

İlk ilam ve temyiz edilen bu ilamdaki tazmin hükmü harcırah ödenmesinin yersiz olduğuna dayanmamakta olup, harcırah ödenmesine gerekçe hizmet yerine getirilmediği halde, yapılan ödemenin buna sebep olanlara rücu edilmemesine dayanmaktadır. Diğer bir ifadeyle, Daire kararında kamu zararına harcırah ödemesinden dolayı değil, rücu işleminin yapılmamasından dolayı hükmedilmiştir. Temyiz talebi yersiz olup Daire kararının tasdik edilmesi uygun olur.” denilmiştir.

Duruşma talep eden sorumlular … (Har.yet), … (Ger.gör), … (Ger.gör) ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

12.05.2014 tarih ve 160 sayılı ilamın 5 inci maddesinde; 16–21 Haziran 2012 tarihleri arasında ... ’da yapılacak olan ... toplantısına katılmak üzere görevlendirilen Enstitü Genel Müdürü … vize işlemlerini tamamlamadan yola çıktığı ve bu sebeple ülkeye giriş yapamadan geri döndüğü seyahatine ilişkin uçak bileti ve gündelik bedellerinin, Enstitü bütçesinden ödenmesi nedeniyle … TL’ye tazmin hükmü verilmiş,

Sorumluların tazmin hükmü ile ilgili olarak temyiz talebinde bulunmaları üzerine, Temyiz Kurulunca 12.05.2014 tarih ve 160 sayılı ilamın 5 inci maddesiyle verilen tazmin hükmü, 05.04.2016 tarih ve 41756 tutanak sayılı karar ile “kaldırma gerekçeli” olarak bozulmuş yeniden hüküm tesisi için dosya Daireye gönderilmiştir.

Bozma kararı üzerine düzenlenen 479 sayılı ek ilam ile Daire ilk kararında direnmiş ve tazmin hükmü vermiştir.

Bu defa sorumlular 479 sayılı ek ilamı temyiz etmektedirler.

04.04.2012 tarih ve 2012/11 sayılı Yürütme Kurulu kararının 2012-281 nolu karar kısmında;

“14 Mart 2012 tarih ve 2012-203 numaralı Yürütme Kurulu Kararının, 16-21 Haziran 2012 tarihleri arasında ... (…, …)’da yapılacak olan ... toplantısına …’yi temsilen Genel Müdürümüz … katılmasının uygunluğuna, 17-25 Haziran 2012 tarihleri arasında Ankara-... -Mexsico-Merida- Mexsico-... -Ankara uçakla ulaşım, katılım, ... euro kayıt ücreti ve konaklama bedelinin tam olarak ödenmesine, 9 günlük yasal gündelikli olarak görevlendirilmesine şeklinde değiştirilmesine oy birliği ile karar verildi.” denilmiştir.

Yürütme Kurulunca yapılan görevlendirmeyi takiben alınan uçak bileti ile Enstitü Genel Müdürünün Ankara-... -Mexico City istikametinde yola çıktığı ancak Mexico City giriş vizesinde sorun çıkması nedeniyle geri dönerek Mexico City-... -Ankara dönüş yolculuğunu tamamladığı ve 17-18-19 Haziran tarihlerini harcırah için beyan ettiği görülmüştür.

6245 sayılı Harcırah Kanununun 14 üncü maddesinde;

“Aşağıda gösterilen memur ve hizmetlilere muvakkat vazife harcırahı olarak yol masrafı ile yevmiye verilir ve hamal (Cins ve adedi beyannamede gösterilmek suretiyle) bagaj ve ikametgah veya vazife mahalli ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası masrafları da ayrıca tediye olunur:

  1. Birinci maddede yazılı kurumlara ait bir vazifenin ifası maksadiyle muvekkaten yurt içinde veya dışında başka bir yere gönderilenlere;

  2. Yeni ve eski memuriyetlerine mütaallik bir meseleden dolayı bu kanuna tabi kurumlarca açılan bir dava sebebiyle sanık veya davalı olarak (İşten el çektirilmiş olsun veya olmasın) başka bir yere gönderilenlerden lehinde netice hasıl olanlara;

  3. Memuriyet merkezlerinin bulunduğu mahal dışındaki bir vazifeye vekaleten gönderilenlere;

  4. Fiilen oturduğu mahalden gayrı bir yere açıktan vekaleten gönderilenlere (yalnız gidiş ve dönüşleri için);

  5. (Değişik:12/1/1959 - 7187/1 md. ) Muvakkat kaza salahiyeti ile gönderilenlere. ” denilerek geçici görev harcırahı düzenlenmiştir.

Bahsedilen hüküm doğrultusunda; fiilen gidilmiş ancak vize konusundaki sorun nedeniyle toplantıya katılımın sağlanamadığı anlaşılan ilam konusu olayda Enstitüyü temsil etmekle görevlendirilen Genel Müdüre toplantı gerçekleştirilememiş olmakla birlikte geçici göreve ilişkin masrafların “Ankara- ... - Mexico City” uçak bileti bedeli ve gündelik olarak Enstitü bütçesinden karşılanmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Bu nedenle 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 160-479 sayılı ek ilam maddesi ile ... TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün bozularak dosyanın ilgili Daireye Gönderilmesine,

(Üye … aşağıda yazılı ilave görüşü ile,

Üye … aşağıda yazılı farklı görüşü ile,

Temyiz Kurulu ve 8.Daire Başkanı … ve Üyeler …, …, … aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğu ile,

Karar verildiği 14.11.2018 tarih ve 45328 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

İLAVE GÖRÜŞ:

Üye … çoğunluk kararına katılmakla birlikte;

“6245 sayılı Harcırah Kanununun “İzamından sarfınazar olunanların harcırahları” başlıklı 26 ncı maddesi son paragrafında;

“…

Hareket ettikten sonra izamından sarfınazar olunanlara, gönderilmelerinden sarfınazar olunduğuna dair emrin kendilerine tebliğ edildiği mahalle ve oradan da asıl vazife mahallerine veya başka bir mahalle tayin veya izam kılınmakta iseler bu son mahalle kadar hisap olunacak harcırahları kendilerine tesviye olunur ve istirdadı kısmen veya tamamen imkansız bulunmuş olan bilet ücretleri de yol masrafına ilave olunur.” denilmiştir.

Madde hükmünde belirtildiği şekliyle kişinin, gönderilmesinden vazgeçilmesi ya da geri çağırılması gibi bir durumda bile söz konusu maddede belirtilen şartlara göre harcırahın ödeneceği ifade edilmektedir. İlama konu olayda görevin gereği olarak toplantı yapılacak ülkeye kadar gidilmiş ancak istisnai bir durum olarak vize işlemlerindeki aksaklıktan dolayı toplantıya katılım gerçekleştirilememiştir. İlgilinin de yapılan görevlendirmeyi takiben alınan uçak bileti ile Ankara-... -Mexico City istikametinde yola çıktığı ancak Mexico City giriş vizesinde sorun çıkması nedeniyle geri dönerek Mexico City-... -Ankara dönüş yolculuğunu tamamladığı ve 17-18-19 Haziran tarihlerini harcırah için beyan ettiği görülmüştür. Bu durumda 6245 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre yapılan harcırah ödemesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.”

FARKLI GÖRÜŞ:

Üye …;

“Enstitü Genel Müdürünün, vize işlemlerini tamamlamadan yola çıktığı ve bu sebeple ülkeye giriş yapamadan geri döndüğü ancak buna rağmen seyahatine ilişkin uçak bileti ve gündelik bedellerinin Enstitü bütçesinden ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verildiği görülmektedir.

14.03.2012 tarih ve 2012/203 sayılı Yürütme Kurulu kararı ile 16-21 Haziran 2012 tarihleri arasında ... ’da yapılacak olan ... toplantısına katılmak üzere görevlendirilen Enstitü Genel Müdürü’ne 6245 sayılı Harcırah Kanununun “Muvakkat vazife harcırahı (Yol masrafı ve yevmiye)” başlıklı 14 üncü maddesi hükmü gereğince yol masrafı, gündelik ve nakil vasıtası masrafları için harcırah avansı ödenmesi hususunda mevzuata bir aykırılık bulunmadığına hükmü veren hesap mahkemesinin de katıldığı anlaşılmaktadır. Ancak ilgili hesap mahkemesinin, genel müdür tarafından kuruma verilen harcırah beyannamesinden hareketle, görevlendirilen personelin kusur ve ihmali sonucu söz konusu yolculuğun tamamlanamadığı ve görevlendirme konusu toplantıya katılımın gerçekleştirilemediği kabulüyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12 nci maddesi uyarınca ilgili memura ödettirilmemesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiğini ifade ederek harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi hakkında hüküm tesis ettiği anlaşılmaktadır.

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde kamu zararı; "Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması" şeklinde tanımlanmaktadır. Bu çerçevede, kamu zararından ve mali sorumluluktan bahsedilebilmesi için her somut olayda, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemin bulunması; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması ve kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması durumu ile mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem arasında bir illiyet bağının olması şartlarının birlikte aranması gerekmektedir. Genel Müdürün harcırah beyanının gerçek dışı olduğuna ve sunduğu belgelerde tahrifat yaptığına dair bir şüphe yokken beyana göre ödemeyi gerçekleştiren gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisi kusurlu kabul edilemez.

İlamda gerekçe gösterilen 657 sayılı Kanunun 12/2 nci maddesine gelince; burada memurun normal idari işlemlerini yürütürken idareye verdiği zarar söz konusudur. 5018 sayılı Kanuna göre tespit edilen kamu zararının tahsili ile 657 sayılı Kanuna göre idarenin zarara uğratılmasının tazmini yöntemleri farklıdır. Somut olayda mevzuata aykırılık bulunmamakta, ilamda mali işlemin aykırılığının ileri sürüldüğü bir mevzuat hükmü bulunmamakta ve mali işlemde yer alan görevlilerin kusurlu olduğunun tespitine ilişkin bir tespit de yer almamaktadır. Geçici görev nedeniyle, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre düzenlenen harcırah beyanı esas alınarak idare bütçesinden ödeme yapılması zaruridir. Görevi bu işlemler için avans vererek daha sonra bu ödemeyi kesin ödemeye dönüştürmek olan idare görevlilerinin bu ödeme nedeniyle sorumlu tutulması mümkün değildir. Şayet söz konusu olayda bir kamu zararı doğmuşsa bu sorumluluk 5018 ve 6085 sayılı kanun çerçevesinde belirlenecek bir mali sorumluluk olmayıp, 657 sayılı Kanun çerçevesinde belirlenecek olan bir nevi idari ve disiplin sorumluluğu olup rücu kapsamında çözümlenmesi gerekmektedir. Diğer bir ifade ile söz konusu ödemeden dolayı, harcama yetkilisinin ve gerçekleştirme görevlilerinin bu sıfatları nedeniyle bir sorumluluğu yoktur. Sadece rücu işlemini başlatmakla görevli personelin bu görevini yerine getirmemesi nedeniyle bir sorumluluğu söz konusu olabilir. Bunun da 657 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ve bu maddeye istinaden düzenlenen Yönetmelik gereği yapılacak idari soruşturma sonucu idarenin zarara uğrayıp uğramadığı, uğramışsa sorumluların tespiti ve sonucunda da kusurlu memurdan genel hükümlere göre zararın tazmini yönüne gidilmesini teminen ilgili idareye yazılması ve Sayıştay’ın yargısal niteliği olmayan raporları ile sürecin takibi yoluyla çözümlenmesi gerekirken, 5018 sayılı Kanuna göre gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisi hakkında kamu zararına hükmedilmesinde yasal isabet bulunmamaktadır.

Bu gerekçelerle Dairece verilen tazmin hükmünün kaldırılması uygun olur.”

KARŞI OY GEREKÇESİ:

Temyiz Kurulu ve 8.Daire Başkanı … ile Üyeler …;

“14.03.2012 tarih ve 2012/203 sayılı Yürütme Kurulu kararı ile 16-21 Haziran 2012 tarihleri arasında ... ’da yapılacak olan ... toplantısına katılmak üzere görevlendirilen Enstitü Genel Müdürüne 6245 sayılı Harcırah Kanununun “Muvakkat vazife harcırahı (Yol masrafı ve yevmiye)” başlıklı 14 üncü maddesinde yer alan;

“Aşağıda gösterilen memur ve hizmetlilere muvakkat vazife harcırahı olarak yol masrafı ile yevmiye verilir ve hamal (Cins ve adedi beyannamede gösterilmek suretiyle) bagaj ve ikametgah veya vazife mahalli ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası masrafları da ayrıca tediye olunur:

  1. Birinci maddede yazılı kurumlara ait bir vazifenin ifası maksadiyle muvekkaten yurt içinde veya dışında başka bir yere gönderilenlere;

  2. Yeni ve eski memuriyetlerine müteallik bir meseleden dolayı bu kanuna tabi kurumlarca açılan bir dava sebebiyle sanık veya davalı olarak (İşten el çektirilmiş olsun veya olmasın) başka bir yere gönderilenlerden lehinde netice hasıl olanlara;

  3. Memuriyet merkezlerinin bulunduğu mahal dışındaki bir vazifeye vekaleten gönderilenlere;

  4. Fiilen oturduğu mahalden gayrı bir yere açıktan vekaleten gönderilenlere (yalnız gidiş ve dönüşleri için);

  5. (Değişik: 12/1/1959 - 7187/1 md. ) Muvakkat kaza salahiyeti ile gönderilenlere. ”

hükmü gereğince yol masrafı, gündelik ve nakil vasıtası masrafları için harcırah avansı ödenmesi hususunda bir aykırılık bulunmamaktadır. Ancak Kuruma verilen harcırah beyannamesinden, görevlendirilen personelin kusur ve ihmali sonucu söz konusu yolculuğun tamamlanamadığı ve görevlendirme konusu toplantıya katılımın gerçekleştirilemediği anlaşılmakla birlikte bu kusur ve ihmal sebebiyle oluşan zararın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12 nci maddesi uyarınca ilgili memura ödettirilmemesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği görülmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12 nci maddesinde yer alan;

“Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.

Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.” hükmünden hareketle; Enstitü’yü temsil etmekle görevlendirilen Genel Müdürün ihmal ve tedbirsizliği sonucu gerçekleştirilemeyen geçici göreve ilişkin masrafların Enstitü bütçesinden karşılanması, mevzuata aykırılık teşkil etmektedir. Bu itibarla söz konusu görevlendirme sebebiyle kurum bütçesinden ödenen; “Ankara- ... - Mexico City” uçak bileti bedeli ve gündelik ücreti hususunda Enstitü Genel Müdürü … rücu edilmemesi sonucu oluşan kamu zararına ilişkin tazmin hükmünün tasdik edilmesi gerekir.”

Üyeler …, …, …;

“Sorumlular tarafından duruşma sırasında 160-479 sayılı ek ilamın 2 nci maddesi ile tazmin hükmolunan ... TL’nin, 17.03.2017 tarih ve ... sıra nolu, alındı makbuzları ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğundan bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına, karar verilmesi gerekir.”

Üye …;

“6245 Sayılı Harcırah Kanunu’nun “Muvakkat vazife harcırahı (Yol masrafı ve yevmiye)” başlıklı 14 üncü maddesinde; bu kanun kapsamındaki kurumlara ait bir görevin yapılması amacıyla geçici olarak yurt içinde veya yurt dışında başka bir yere gönderilenlere, geçici görev harcırahı olarak yol gideri ile yevmiye verileceği ve hamal (Cins ve adedi beyannamede gösterilmek suretiyle) bagaj ve ikametgâh veya görev yeri ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası giderlerinin de ayrıca ödeneceği hükme bağlanmıştır.

Bu hükme göre, geçici görev yolluğu memur veya hizmetlinin bir görevin yapılması amacıyla “geçici” olarak başka bir yere gönderilmesi nedeniyle, asli görev yerinde yapmak zorunda olmadığı taşıt giderleri, yeme ve yatma ücretleri gibi bazı zorunlu giderlere karşılık verilmektedir.

Öte yandan, ... ’da yapılacak olan ... toplantısına katılmak üzere görevlendirilen adı geçen genel müdürün vize işlemlerinde meydana gelen sorunun genel müdürün kusurundan kaynaklandığı düşünüldüğünde;

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde kamu zararı; "Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması" şeklinde tanımlanmaktadır.

Bu çerçevede, kamu zararından ve mali sorumluluktan bahsedilebilmesi için her somut olayda, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemin bulunması; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması ayrıca kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması durumu ile mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem arasında bir illiyet bağının olması şartlarının birlikte aranması gerekmektedir.

ödemeyi gerçekleştiren sorumlularında adı geçene söz konusu ödemeden dolayı rücu işlemi yapmamış olmalarından ötürü sorumlu tutmak belirtilen mevzuat hükmü karşısında mümkün değildir.

Enstitüyü temsil etmekle görevlendirilen Genel Müdürün ihmal ve tedbirsizliği sonucu gerçekleştirilemeyen geçici göreve ilişkin masraflar nedeniyle bir kamu zararı oluşmuştur ancak söz konusu masrafların idare tarafından genel hükümlere göre ödemenin yapıldığı ilgiliden rücu edilerek alınması gerekmekte olup mali işlemde yer alan görevlilerin kusurlu olduğunun tespitine ilişkin bir bulgu yer almadığından gerçekleştirme görevlileri ve harcama yetkilisine sorumluluk yüklenemeyecektir.

Diğer taraftan sorumlular tarafından duruşma sırasında 160-479 sayılı ek ilamın 2 nci maddesi ile tazmin hükmolunan ... TL’nin, 17.03.2017 tarih ve ... sıra nolu, alındı makbuzları ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğundan bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına, karar verilmesi gerekir.”)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim