Sayıştay 3. Dairesi 40136 Kararı - Genel Bütçe Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

40136

Karar Tarihi

14 Haziran 2016

İdare

Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler

  • Yılı: 2013

  • Daire: 3

  • Dosya No: 40136

  • Tutanak No: 42047

  • Tutanak Tarihi: 14.06.2016

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun Geçici 3 üncü maddesi hükmü uyarınca yapılacak takas, mahsup ve kesinti işlemleri.

117 sayılı ilamın 1. maddesiyle; 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun Geçici 3 üncü maddesi hükmü uyarınca yapılacak takas, mahsup ve kesinti işlemleri kapsamında olmayan ve 31.12.2004 tarihinden önceki anapara borçlarından kaynaklanıp 31.12.2004 ile 25.07.2013 tarihleri arasında işlemiş ve ödenmemiş faiz ve gecikme cezalarının mevzuatta açık bir hüküm olmamasına rağmen silinmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Sorumlu Gerçekleştirme Görevlisi … (Genel Müdür Yrd. V) temyiz dilekçesinde özetle; kendilerine tebliğ edilen ilam incelendiğinde, konu ve duruşmaya katılanlar başlığından sonra savunmalarına yer verildiği savunmalarından sonra ise denetçi görüşü ve savcı görüşüne yer verilerek bunlara istinaden Daire tarafından verilen karara ve karşı oylara yer verildiğini, tüm bu sistematik akış içerisinde yaptıkları savunma ile denetçi ve savcı tarafından dile getirilen hususlar konusunda iletişim eksikliği olduğu ve dolayısıyla yapılan işlemin mevzuata uygun iken denetçi ve savcı tarafından mevzuata ilişkin yapılan yorumlar neticesinde mevzuata aykırıymış gibi ele alındığı ve buna istinaden karar verildiğinin görüldüğünü,

Mevzuata ilişkin bu yorum farkını daha iyi ifade edebilmek için 2004 yılı sonundan itibaren yapılan tüm uzlaşma işlemlerinin mevzuat ve işleyişinin iyi anlaşılması gerektiğini,

Yerel idarelerle yapılan uzlaşma işlemlerinin 5393 Sayılı Belediye Kanunun Geçici 5. Maddesi ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediyeleri Kanunun Geçici 3. Maddesi çerçevesinde yapıldığını, ayrıca kanunun verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 2005/8928 sayılı Bakanlar Kurulu Karan (BKK) ile de uygulamaya ilişki usul ve esasların belirlendiğini, söz konusu BKK’nın 12. Maddesinde uzlaşılan tutarların anaparasına gecikme zammı işletilmeyeceğinin açıkça ifade edildiğini, bu kapsamda 2464 yerel idare 2005-2007 yılları arasında uzlaşmaya başvurduğunu, süresi içinde başvurmayan belediyelere 6111 Sayılı Kanunun Geçici 167. Maddesi kapsamında tekrar başvuru hakkı tanındığını ve bu belediyelerin de başvurmasıyla uzlaşma işlemlerinin 2013 yılında tamamlandığını,

Yukarda sayılan mevzuat gereği uzlaşma işlemlerinin aşağıdaki şekilde yapıldığını:

a) Borçlu kuruluşun vadesi 31/12/2004'ten önce sona eren borçlarının ana parası ve gecikme zamları ayrı ayrı tespit edildiğini,

b) Anaparalarda herhangi bir indirime gidilmediğini, gecikme zamlarının ise TEFE oranlan kullanılarak 31/12/2004 tarihine kadar yeniden değerlenmiş ve düşük olan tutar alındığını,

c) (a) ve (b)’de belirlenen tutarlar toplanarak kuruluşun uzlaşma borcunun tespit edildiğini,

ç) Söz konusu tutar uzlaşma komisyonu tarafından karara bağlanarak Hazine Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca Karara bağlandığını,

d) Uzlaşılan tutar sabitlendikten sonra 31.12.2004 tarihi ile kuruluşun uzlaşma sürecinin sonuçlandırılmasına kadar olan sürede işlemiş gecikme zamlarının kayıtlardan çıkarıldığını,

Bu sürecin 2005 yılından itibaren uzlaşmaya gelen tüm yerel idare için aynı şekilde uygulandığını ve bu süreç içerisinde Sayıştay denetim raporlarında yapılan işlemlerin mevzuata aykırı olduğuna dair herhangi bir hususa yer verilmediğini, önceki 2464 belediyenin uzlaşma işlemlerine denetim raporlarında yer vermeyen denetim ekibi aynı mevzuat ve usule göre 2013 yılında yapılan … Büyükşehir Belediyesi’nin uzlaşma işlemlerinin mevzuata uygun olmadığını iddia ederek işlemi yapan gerçekleştirme görevlileri ve muhasebe yetkilisi adına sorgu düzenlediğini, tekrar vurgulamak gerekirse ortada bir mevzuat eksikliği değil, mevcut mevzuatın … Büyükşehir Belediyesi uzlaşması sırasında farklı yorumlanmasının söz konusu olduğunu, her ne kadar denetim ekibi tarafından yapılan bu yorum değişikliğinin sebebi anlaşılamamış olsa da konunun daha iyi anlaşılabilmesi için … BŞB’sinin uzlaşma işlemlerinin aşağıdaki tablo ile detaylı analiz edilmesinde faydalı olduğunun düşünüldüğünü,

Vadesi 31/12/2004 ve Öncesine Ait Borçlar

Anapara

(TL) (a) Gecikme Zammı

(31/12/2004 Tarihi İtibariyle Gecikme Zammının Yeniden değerlenmesi sonucu Elde Edilen Tutar (TL) (b) Uzlaşmaya Konu Borç (a+b) Uzlaşma Tarihi 31/12/2004'teı

Uzlaşma Tarihine Kadar Hesaplarda Takip Edilen Tutar (TL)

…BŞB

BŞB … …. …. …. 25/07/2013 ….

Tablodan da görüleceği üzere … BŞB'sinin vadesi 31/12/2004 ve öncesine ait … TL anapara ve bu anaparaya işlemiş 31/12/2004 tarihi itibarıyla … TL gecikme zammı bulunmaktayken gecikme zammı tutarı TEFE ile yeniden değerlenip düşük olan tutar olan … TL alındığını, buna göre uzlaşılan tutar … +… =… TL olduğunu, ancak … BŞB'sinin uzlaşma işlemleri 2013 yılında tamamlandığı için … TL vadesi geçmiş anaparanın 2013'e kadar işlemiş gecikme zamları olan … TL de uzlaşma tarihine kadar kayıtlarda takip edildiğini ve bu süre içerisinde bu tutardan tahsilat yapıldığını, ancak uzlaşma işlemleri tamamlandıktan sonra 2005/8928 sayılı BKK'nın 12. Maddesinde uzlaşılan tutarın anaparasına herhangi bir zam ve faiz işletilmeyeceği hükmü yer aldığı için bu tutarın kayıtlardan çıkarıldığını, … Büyükşehir Belediyesi için yapılan bu işlemin uzlaşmaya başvuran tüm belediyeler için aynı şekilde yapıldığını ve uzlaşma işlemi tamamlandıktan sonra 31/12/2004 tarihinden uzlaşma tarihine kadar hesaplarda takip edilen gecikme zamlarının kayıtlardan çıkarıldığını,

Bu noktada … BŞB uzlaşma rakamlarından yola çıkarak denetçinin yorum farkının daha net ortaya konulmasının faydalı olacağı düşünüldüğünü, ilanım 6. Sayfasının 2. paragrafında açıkça belirtildiği üzere denetçi görüşüne göre 2005/8928 sayılı BKK'nın 12. Maddesinin kesintiye tabi tutara uzlaşma sonrasında faiz işletilmemesiyle ilgili olduğu ifade edildiğini, yani bu görüşe göre söz konusu madde uzlaşılan tutar olan … TL'nin zamanında ödenmemesi durumunda gecikme zammının işletilmemesiyle ilgili olup kayıtlardan çıkarılan … TL'nin bu madde ile ilgisinin olmadığının düşünüldüğünü, halbuki bu görüşe göre işlem yapmanın gerek teknik, gerek fınansal, gerekse hukuki açıdan birçok sakıncasının bulunduğunu,

Her şeyden önce uzlaşma sonrasında … BŞB'sinin vadesi geçmiş tüm borçları vadesi geçmiş statüsünden çıkarılarak uzlaşma kapsamına alındığı için bu borçlara ilişkin gecikme zamlarının da konusunun kalmadığını, daha somut örnek vermek gerekirse bir kurumun 100 TL vadesi geçmiş borcu varsa ve bu borca aylık yüzde 1 gecikme zammı işletilecekse 1 ay sonra bu kurumun gecikme zammıyla birlikte toplam borcu 100+1000,01 =101 olacağını, halbuki bu kuruluşun 100 TL vadesi geçmiş borcu sıfıra indirildiğinde kurumun toplam borcu da 0+00,01=0 olacağını, yani vadesi geçmiş borcun gecikme zammının da otomatik olarak yok olacağını, Bunun hem matematiksel bir denklem hem de finansal bir işlem olduğunu, tüm finansal işlemlerde finansal alacaklar hesaplanırken bu temel kurala göre hesaplama yapıldığını, Denetçi yorumuna göre işlem yapılacak olsaydı vadesi geçmiş borcu olmayan ancak bu vadesi geçiniş borca ilişkin bir gecikme zammı olan, bir finansal tutarsızlıkla karşı karşıya kalınacağını, böyle bir finansal tutarsızlığın olamayacağı için Sayıştay 3. Dairesine verdiği savunmada 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a-atıfta bulunularak söz konusu 11. Maddesinde sadece vadesi geçmiş borçlar için gecikme zammı işletilebileceği hükmünün yer aldığı ifade edilmişse de, denetçinin buna ilişkin görüşünde sorgu konusu tutarın (… TL) uzlaşmaya girmemiş ve yapılandırılmamış alacaklara ilişkin olduğu ifade edildiğini, halbuki denetçinin bu yorumu da gerek 4749’un gerekse uzlaşma işlemlerinin finansal ve teknik mahiyetinin iyi anlaşılmadığını gösterdiğini,

Uzlaşma işlemini yapan taraf olarak 2005/8928 sayılı BKK’nın 12. Maddesinin taraflarınca yorumlanmasına geçmeden önce bu maddenin lafzını aşağıda tekrar etmenin yerinde olacağını,

2005/8929 sayılı BKK 12. Madde: “Kesintiye esas alınacak borcum anapara tutarına, herhangi bir zam ve faiz işletilmez.”

Denetçi görüşüne göre bu maddenin “kesintiye tabi tutara” uzlaşma sonrasında faiz işletilmemesiyle ilgili olduğunu, halbuki madde çok açık bir şekilde “kesintiye esas alınacak tutarın anapara tutarına” gecikme zammı işletilmemesiyle ilgili olduğunu, yine … BŞB örneğinden yola çıkıldığında bu madde kesintiye esas alınacak tutarın, yani … TL’nin anaparasına, yani … TL’sine gecikme zammı işletilmemesiyle ilgili olduğunu, kayıtlardan çıkarılan … TL de tamı tamına … TL anapara tutarına, yani BKK diliyle kesintiye esas alınacak borcun anapara tutarına uzlaşma işleminin yapılmış olduğu tarihe kadar işlemiş gecikme zammı olduğunu, BKK’nın bu zammı işletmeyi yasaklaması sebebiyle bu tutarın uzlaşma işlemi sonrasında kayıtlardan çıkarıldığını, yapılan bu işlemin, finans tekniği ve 4749 sayılı Kanun ile de uyumluluk gösterdiğini, her şeyden önce mevzuatın bu şekilde yorumlanmasıyla finansal tutarsızlık yaratılmamış olduğunu, yani, bir vadesi geçmiş borç ortadan kalktığı zaman ona ilişkin işlemiş gecikme zamları da ortadan, kaldırılmış olduğunu, öte yandan bu yorumun 4749 sayılı Kanunun 11 inci Maddesi ile de tutarlılık arzettiğini, bu yoruma göre vadesi geçmiş statüsünde olmayan bir borç için gecikme zammı işletilmemiş olmaktadır ki 4749 sayılı Kanunun 11 inci Maddesi de sadece vadesi geçmiş borçlara gecikme zammı işletileceğini hüküm altına aldığını,

Özet olarak, yapılan işlemin hukuki dayanağı çok açıklar şekilde 5216 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesi ve 2005/8928 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 12 nci maddesinde yer aldığını, sonuç olarak yukarda yapılan işlemin tamamen mevzuata uygun olarak yapıldığının değerlendirildiğini,

Öte yandan, adına ve mesai arkadaşları adına düzenlenen sorgunun Başkanlığınızın 3. Dairesinde karar bağlandıktan sonra konunun yasal olarak netleştirilmesini teminen yeni kanun maddesi hazırlandığını, bu itibarla 07.04.2015 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6637 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un Geçici 1 inci Maddesi konuya ilişkin yeni bir hüküm tesis edildiğini, söz konusu kanun maddesi ve gerekçesinde:

“GEÇİCİ MADDE 1 - 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü maddesi ile 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun geçici 5 inci maddesi kapsamında vadesi 31/12/2004 ve öncesine ait uzlaşma kapsamına girmiş borçlar için 31/12/2004 tarihinden itibaren takip amaçlı olarak hesaplarda tutulan gecikme zammı gibi her türlü fer'iler, Uzlaşma Kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanması ile birlikte, alacak olarak addedilmez ve takip edildikleri hesaplardan çıkarılır. 5216 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesi ile 5393 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesi ve bu maddenin uygulanmasında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve gerekli düzenlemeleri yapmaya Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yetkilidir.

Gerekçe: 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunun Geçici 3 üncü Maddesi ile 539? Sayılı Belediye Kanunun Geçici 5 inci Maddesi kapsamında vadesi 31/12/2004 ve öncesine ait olan borçları için uzlaşma başvurusunda bulunup başvurusu uzlaşma komisyonunca kabul edilen kuruluşların 31/12/2004 ve öncesine ait tüm vadesi geçmiş borçları vadesi geçmiş statüsünden çıkarılarak uzlaşma kapsamına alınmıştır. Uzlaşma talebinde bulunan kuruluşların uzlaşmaya gelip gelmeyeceği veya gelse bile uzlaşma işlemlerinin ne zaman tamamlanacağı önceden bilinemediği için takip amaçlı olarak hesaplarda tutulan bahse konu asli unsurların 31/12/2004 tarihinden sonraki gecikme zammı, gecikme faizi, gecikme bedeli, gecikme cezası veya her ne adla ifade edilmiş olursa olsun bu anlamda kullanılan ferileri hesaplarda takip edilmiştir. Kuruluşlarla yapılan uzlaşma kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ile birlikte hesaplarda takip edilen bu tutarların konusu kalmamış olup alacak statüsünü yitirmesinden dolayı hesaplardan çıkarılması gerekmektedir. Yapılan düzenleme ile konusu kalmayan bu tutarların uzlaşma ile birlikte artık alacak statüsünde olmadığı, kayıtlardan çıkarılması gerektiği hususları açığa kavuşturulmuş olmaktadır. Ayrıca, uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermek için de Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakana yetki verilmesi amaçlanmaktadır.” denildiğini,

Sonuç olarak, verilen tazmin kararının yukarda yapılan açıklamalar ve ihdas edilen yeni kanun maddesi çerçevesinde tekrar gözden geçirilerek bozulması veya kaldırılması hususunda gereğinin yapılmasını talep etmiştir.

Kurum adına Kamu finansmanı Genel Müdürü Taşkın Temiz yaptığı karşılamada; “Dilekçelerde de yer aldığı üzere 2013 yılında … Büyükşehir Belediyesi'nin uzlaşma işlemlerinin hukuki dayanağı 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunun Geçici 3 üncü maddesi ve 2005/8928 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 12 nci maddesinde çok açık bir şekilde yer almaktadır. Ancak Başkanlığınızın 2013 yılı hesaplarında yapılan denetimlerde söz konusu işlemlerin hukuki dayanağının olmadığı yönündeki eleştirisi de dikkate alınarak mevzuatın yorumlanması ve uygulanması sırasında özellikle denetim sürecinde oluşabilecek tereddütlerin giderilmesini de teminen; 6637 sayılı Bazı Kanun ve Kanun hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un Geçici 1 inci maddesi yürürlüğe girmiştir.

Bu itibarla Başkanlığınızın 3. Dairesi tarafından verilen tazmin kararlarının dilekçede yapılan açıklamalar ve konuya ilişkin söz konusu kanun maddesi çerçevesinde yeniden değerlendirilerek bozulması veya kaldırılması hususunda gereğini arz ederim.” Demiştir.

Sayıştay Başsavcılığı karşılama yazısında;” İlgili, yargı raporu aşamasında ileri sürdüğü itirazlarına benzer itirazlar yanında, konu hakkında 7.4.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6637 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun*un geçici 1 inci maddesi ile bu tutarların alacak olarak addedilemeyeceği ve takip edildikleri hesaplardan çıkarılması yönünde hüküm getirildiğini belirtmiştir.

6637 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun*un geçici 1 inci maddesindeki hüküm karşısında İlam hükmünün konusu kalmadığından, tazmin hükmünün kaldırılması uygun olur.

Arz olunur.” Demiştir.

Yapılan duruşmada, duruşma katılan Gerçekleştirme Görevlisi … ve Muhasebe Yetkilisi … ile savcılık makamı önceki dilekçe ve mütalaalarında belirtmiş oldukları hususları tekrarlamışlardır.

Duruşma talep eden Gerçekleştirme Görevlisi … ve Muhasebe Yetkilisi … ile Sayıştay Savcısın sözlü açıklamalarının dinlenilmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

Tazmin hükmü, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun Geçici 3 üncü maddesi hükmüne dayanılarak verilmiştir.

07.04.2015 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6637 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un Geçici 1 inci Maddesinde; “10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü maddesi ile 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun geçici 5 inci maddesi kapsamında vadesi 31/12/2004 ve öncesine ait uzlaşma kapsamına girmiş borçlar için 31/12/2004 tarihinden itibaren takip amaçlı olarak hesaplarda tutulan gecikme zammı gibi her türlü fer'iler, Uzlaşma Kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanması ile birlikte, alacak olarak addedilmez ve takip edildikleri hesaplardan çıkarılır. 5216 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesi ile 5393 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesi ve bu maddenin uygulanmasında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve gerekli düzenlemeleri yapmaya Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yetkilidir.” Denilmektedir.

Anılan geçici 1 inci maddede, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun geçici 5 inci maddesi kapsamında vadesi 31/12/2004 ve öncesine ait uzlaşma kapsamına girmiş borçlar için 31/12/2004 tarihinden itibaren takip amaçlı olarak hesaplarda tutulan gecikme zammı gibi her türlü fer'ilerin, Uzlaşma Kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanması ile birlikte, alacak olarak addedilemeyeceği ve takip edildikleri hesaplardan çıkarılacağı öngörüldüğünden, konunun ayrıca 5216 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmesine ihtiyaç bulunmadığına ve 6637 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi hükmü dolayısıyla sorumlunun talebinin kabulü ile 117 sayılı ilamın 1. maddesiyle … TL’ ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

( Üyeler … ile …’ın;

“Yerel idarelerle yapılan uzlaşma işlemleri 5393 Sayılı Belediye Kanunun Geçici 5. Maddesi ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediyeleri Kanunun Geçici 3. Maddesi çerçevesinde yapılmıştır. Ayrıca kanunun verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 2005/8928 sayılı Bakanlar Kurulu Karan (BKK) ile de uygulamaya ilişki usul ve esaslar belirlenmiştir. Söz konusu BKK’nın 12. maddesinde uzlaşılan tutarların anaparasına gecikme zammı işletilmeyeceği açıkça ifade edilmektedir. Süresi içinde başvurmayan belediyelere 6111 Sayılı Kanunun Geçici 167. Maddesi kapsamında tekrar başvuru hakkı tanınmış ve bu belediyelerin de başvurmasıyla uzlaşma işlemleri 2013 yılında tamamlanmıştır.

Savunmada da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, uzlaşma işlemleri aşağıdaki şekilde yapılmıştır:

a) Borçlu kuruluşun vadesi 31/12/2004'ten önce sona eren borçlarının ana parası ve gecikme zamları ayrı ayrı tespit edilmiştir.

b) Anaparalarda herhangi bir indirime gidilmemiş, gecikme zamları ise TEFE oranlan kullanılarak 31/12/2004 tarihine kadar yeniden değerlenmiş ve düşük olan tutar alınmıştır.

c) (a) ve (b)’de belirlenen tutarlar toplanarak kuruluşun uzlaşma borcu tespit edilmiştir.

ç) Söz konusu tutar uzlaşma komisyonu tarafından karara bağlanarak Hazine Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu Bakan5m teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca Karara bağlanmıştır.

d) Uzlaşılan tutar sabitlendikten sonra 31.12.2004 tarihi ile kuruluşun uzlaşma sürecinin sonuçlandırılmasına kadar olan sürede işlemiş gecikme zamları kayıtlardan çıkarılmıştır.

… BŞB’nin uzlaşma işlemleri,

Vadesi 31/12/2004 ve Öncesine Ait Borçlar

Anapara (TL) (a) Gecikme Zammı (31/12/2004

Tarihi İtibarıyla) Gecikme Zammının Yeniden değerlenmesi sonucu Elde Edilen Tutar (TL) (b) Uzlaşmaya Konu Borç (a+b) Uzlaşma Tarihi 31/12/2004'teı

Uzlaşma Tarihine Kada Hesaplarda Takip Edilen Tutar (TL)

… BŞB … … … ….. 25/07/2013 …..

Tablodan da görüleceği üzere vadesi 31/12/2004 ve öncesine ait … TL anapara ve bu anaparaya işlemiş 31/12/2004 tarihi itibarıyla … TL gecikme zammı bulunmaktayken gecikme zammı tutarı TEFE ile yeniden değerlenip düşük olan tutar olan … TL alınmıştır. Buna göre uzlaşılan tutar … +… =… TL olmuştur. Ancak … BŞB'sinin uzlaşma işlemleri 2013 yılında tamamlandığı için … TL vadesi geçmiş anaparanın 2013'e kadar işlemiş gecikme zamları olan … TL de uzlaşma tarihine kadar kayıtlarda takip edilmiş ve bu süre içerisinde bu tutardan tahsilat yapılmıştır. Ancak uzlaşma işlemleri tamamlandıktan sonra 2005/8928 sayılı BKK'nın 12. Maddesinde uzlaşılan tutarın anaparasına herhangi bir zam ve faiz işletilmeyeceği hükmü yer aldığı için bu tutar kayıtlardan çıkarılmıştır.

Uzlaşma sonrasında … BŞB'nin vadesi geçmiş tüm borçları vadesi geçmiş statüsünden çıkarılarak uzlaşma kapsamına alındığı için bu borçlara ilişkin gecikme zamlarının da konusu kalmamış olmaktadır.

2005/8929 sayılı BKK’nın 12. maddesinde: “Kesintiye esas alınacak borcun anapara tutarına, herhangi bir zam ve faiz işletilmez.” denilmektedir.

… Büyükşehir Belediyesine ilişkin olarak yapılan uzlaşma işleminde, bu madde kesintiye esas alınacak tutarın, yani … TL’nin anaparasına, yani … TL’sine gecikme zammı işletilmemesiyle ilgilidir. Kayıtlardan çıkarılan … TL de … TL anapara tutarına, uzlaşma işleminin yapılmış olduğu tarihe kadar işlemiş gecikme zammıdır. BKK’nın bu zammı işletmeyi yasaklaması sebebiyle bu tutar uzlaşma işlemi sonrasında kayıtlardan çıkarılmıştır. Yapılan bu işlem finans tekniği ve 4749 sayılı Kanun ile de uyumluluk göstermektedir. Yani, bir vadesi geçmiş borç ortadan kalktığı zaman ona ilişkin işlemiş gecikme zamları da ortadan, kaldırılmış olmaktadır. Öte yandan bu yorum 4749 sayılı Kanunun 11 inci maddesi ile de tutarlılık arz etmektedir. Bu yoruma göre vadesi geçmiş statüsünde olmayan bir borç için gecikme zammı işletilmemiş olmaktadır ki 4749 sayılı Kanunun 11 inci maddesi de sadece vadesi geçmiş borçlara gecikme zammı işletileceğini hüküm altına almaktadır.

Özet olarak, yapılan işlemin hukuki dayanağı 5216 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesi ve 2005/8928 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 12 nci maddesinde yer almaktadır. Sonuç olarak yapılan işlem bu yönden de mevzuata aykırı bulunmamaktadır” şeklindeki ilave görüşleriyle) oybirliğiyle,

Karar verildiği 14.06.2016 tarih ve 42047 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim