Sayıştay 3. Dairesi 39423 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

39423

Karar Tarihi

17 Şubat 2015

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2008

  • Daire: 3

  • Dosya No: 39423

  • Tutanak No: 40022

  • Tutanak Tarihi: 17.02.2015

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve sorumlular Hıdır ERKOÇAK, Cengiz ALBAYRAK ve vekili Av. A. Rıza ACARTÜRK ile Sayıştay Savcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:

1345 İlamın 1. Maddesi ile ; “Sakarya İli Karaman Köyü 480 Öğrencilik 8 Yıllık İki Adet Temel İlköğretim Okulu İnşaatı” işine ait hakediş bedelleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap (Bayındırlık ve İskan Bakanlığı) tarafından bağlı bulunulan vergi dairesi yerine, Türkiye’de ikametgahı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayan yüklenici Edifice International S.A.’ya ödenmesi gerekçesiyle verilen 1.231.574,41 TL tutarındaki tazmin hükmünün; Temyiz Kurulunun 02.04.2013 tarih ve 36866-36867 tutanak nolu kararları ile “ilgili fırmanın Yurt içinde İşyeri ve iş merkezi bulunup bulunmadığının ve bu duruma göre firmaya KDV ödemesinin yapılmasının mümkün olup olmadığı hususunun araştırılarak buna göre hüküm tesisinin temin edilmesi için bozulması üzerine; konunun denetçi tarafından tekrar incelenerek mükellefiyet kaydı bulunan vergi dairesi ile yapılan yazışmaya göre, ilgili firmanın 4.4.2001 tarihinde mükellefiyet kaydının yapıldığı, adresinin bulunduğu, temsilci atayıp atamadığına ilişkin bilgiye ulaşılamadığı, yapılan yoklamalarda adresinde bulunamadığı gerekçesiyle mükellefiyet kaydının 31.5.2004 tarihinde resen silindiği ve mükellefiyet kaydı olduğu sürede matrahsız KDV beyannameleri verildiği tespitlerine göre 1811 sayılı Ek İlam ile, asıl ilamda belirtilen gerekçeler çerçevesinde aynı sorumlular hakkında tekrar tazmin kararı verilmiştir.

Dilekçiler dilekçelerinde, Bozma sonrasında daire tarafından sadece firmanın vergi kaydının bulunduğu vergi dairesi ile yapılan yazışma ile yetinilerek Hitit Vrgi Dairesinin yazdığı yazı çerçevesinde yeniden aynı kararın verilmiş olmasının hukuku nitelendirme açısından son derece eksik ve hatalı tespit ve sonuçları içerdiğini, Vergi Dairesi yazısının gerekçeli kararda zikredilen ilk satırında firmanın mükellef kaydının bulunduğunun açıkça görüldüğünü, tüm yazışmalarında bu vergi kaydına göre işlem yapıldığını, net olarak firmanın iş merkezinin vergi dairesi yazısı ile ortada olduğunu, Daire tarafından sadece firmanın mükellefiyet kaydının zikredilen yasal mevzuat çerçevesinde 31.5.2004 tarihinde kapatılmış olmasının yeterli sayıldığı ve buna göre firmanın Türkiye’de mükellefiyet kaydı yokmuş yahut İş merkezi bildiriminde bulunmamış gibi yasal mevzuat açısından değerlendirme yapıldığını, ancak araştırmanın yapılmasını gerektiren bozma kararının firmanın iş merkezi bulunup bulunmadığı ve buna göre vergi kaydı oluşturulup oluşturulmadığı ve bu çerçevede YASAL OLARAK VERGİ SORUMLUSUNUN TESBİTİNE YÖNELİK olduğunu,

Ek kararın 2. sayfasının son cümlesinde 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "İŞİ BIRAKMANIN BİLDİRİLMESİ BAŞLIKLI" 160. maddesinin aynen alındığını, “"Madde 160 — 153 üncü maddede yazılı mükelleflerden işi bırakanlar keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar. (Mülga ikinci fıkra : 22/7/1998 - 4369/82 md.)

(Ek fıkra: 22/7/1998 - 4369/3 md.; Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) İşi bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi veya başkaca bir ticarî, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi halinde, mükellef (matrahtı veya matrahsız beyanname verenler dahil) işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin edilir. Bu durum ilgili kamu kurum ve kuruluşu ile kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşuna da bildirilir." hükmünün, mükellefiyetin terkin edilmesinin söz konusu olması durumunda önemli bir yükümlülük getirdiğini, Yasada aynen "Bu durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşu ile kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşuna da bildirilir." denildiğini, Dairenin ek kararında bu hususu göz ardı ettiğini, oysa bu bildirimle VERGİ SORUMLULUĞUNUN KENDİLERİNE GEÇTİĞİNİN İHTARI niteliğinde olduğunu,

bu yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediğinin GELİRLER MÜDÜRLÜĞÜ HİTİT VERGİ DAİRESİNDEN SORULMASI VE SONUCUNA GÖRE KARAR VERMESİ GEREKİRKEN EKSİK İNCELEME İLE KARAR VERİLDİĞİNİ,

Vergi Dairesinin bildirdiği vergi kaydı, adres bilgileri gibi hususların (KAPATMA DIŞINDA), (ki bu hususun kendilerine bildirilmediğini) zaten dosya içinde bilgi olarak her hakedişe yazılan hususlar olarak bulunduğunu,

kaldı ki Kurumun tüm ödemelerini muhasebe müdürlüğü aracılığı ile yaptığını ve gönderdiği tüm evrakların ilgili vergi dairesi olan Hitit Vergi Dairesinin incelemesinden geçtiğini,

Nitekim yapılan son ödemeye ilişkin muhasebe müdürlüğü makamına yazılan 28.5.2008 tarihli yazıda açıkça ödemenin hangi imalatlara ilişkin yapılacağı belirtildiği gibi ödemenin KDV li olduğunun da açıkça bildirildiğini, HİTİT VERGİ DAİRESİNİN kendisi ile yapılan yazışmada mükellefiyet kaydının kapandığını geç de olsa bildirmek yerine dosya kapsamında detayları mevcut bulunan muhtasar ve sair vergi borçlarına ilişkin mükellef borçlarına karşılık toplam 1280 liralık vergi borcunu mahsup ettirmiş olması karşısında KDV ödemesi için öteden beri direnen kurumun yetkilileri olarak yapılacak başkaca yasal bir işlem bulunmadığını, (vergilendirme dönemleri itibari ile 2002 için 4 adet, 2003 için 2 adet, 2004 için 8 adet ve 2008 yılı için 1 adet olmak üzere toplam 1280 TL nın 2008 yılında tahsil edildiği),

Diğer yandan HİTİT VERGİ DAİRESİNİN YAZISINDA "*Ödevli kurumun Sakarya ili karaman köyü 480 öğrencilik 8 yıllık iki adet temel ilköğretim okulu inşaatı işinden dolayı dairemizde 04.04.2001 tarihinde mükellefiyet kaydı yapıldığı," şeklinde firmanın Türkiye'deki iştigal konusunun zikredildiğini, 2008 yılında KDV ÖDEMESİ OLARAK YAPILDIĞI YAZIDA AÇIKÇA BİLDİRİLMESİNE RAĞMEN YİNEDE BU VERGİ KAYDININ KAPANDIĞI BİLDİRİMİNDE BULUNMAK YERİNE STOPAJ VE SAİR BİRTAKIM ALACAKLARINI KESMEKLE YETİNDİĞİNİ, sorumluluğun muhasebe müdürlüğü ve özelliklede HİTİT VERGİ DAİRESİNDE olması gerektiğini belirterek adlarına verilmiş olan tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedirler.

Sayıştay Başsavcılığı “ …Temyiz Kurulu; asıl ilamı firmanın yurt içinde işyeri ve iş merkezi bulunup bulunmadığı ve bu duruma göre firmaya KDV ödemesinin mümkün olup olmadığının araştırılması için bozmuştur.

Konu yeniden incelenmiş; mükellefiyet kaydı bulunan vergi dairesi ile yapılan yazışmaya göre, ilgili firmanın 4.4.2001 tarihinde mükellefiyet kaydının yapıldığı, adresinin bulunduğu, temsilci atayıp atamadığına ilişkin bilgiye ulaşılamadığı, yapılan yoklamalarda adresinde bulunamadığı gerekçesiyle mükellefiyet kaydının 31.5.2004 tarihinde resen silindiği ve mükellefiyet kaydı olduğu sürede matrahsız KDV beyannameleri verildiği tespitlerine göre asıl ilamda belirtilen gerekçeler çerçevesinde aynı sorumlular hakkında tekrar tazmin kararı verilmiştir.

İlgili dilekçesinde; esas itibariyle ilgili vergi dairesinin iştigal sahası ve mükellefiyetinin yalnızca bu iş olduğu açık olan mükellefin kendi tespitleri dahilinde mükellefiyet kaydını re'sen kapatırken bunu 213 sayılı Kanunun 160/2 maddesi gereği mükellefiyet kaydını kapatmasını doğrudan ilgili kurum olan kendilerine bildirmediğini ve bu haliyle vergi sorumluluğunun kendilerine geçmediğini, ayrıca 2008 yılında yapılan ödemenin münhasıran KDV ödemesi olduğunun açık olarak belirtildiği bu ödeme sırasında vergi dairesinin mükellefiyetin kapandığını bildirmeksizin stopaj ve sair alacak kesintilerinde bulunduğunu belirtmiştir.

Sorumlunun temyiz talebinin yerinde olduğu değerlendirilmektedir. Çünkü, firmanın mükellefiyet kaydının bu işten dolayı olduğu açıktır. Vergi dairesi mükellefiyet kaydını terkin ederken ilgili kamu idarelerine bunu bildirmesi gerekirken bu bildirim yapılmadığından bu aşamada sorumlulara vergi sorumluluğunun geçtiğini ileri sürmek mümkün değildir. Diğer taraftan yalnızca KDV ödemelerine özgü olarak 2008 yılında düzenlenen ödeme evrakı üzerine konu hakkında vergi dairesi ile yazışma yapıldığı, vergi dairesi bu aşamada da mükellefiyet kaydının kapandığını belirtmediği gibi, stopaj ve sair alacak bildiriminde bulunduğu anlaşılmaktadır ki bu durum hem tahakkuk dairesinin vergi sorumlusu olmadığından bahisle yaptığı işlemde bir hata olmadığını, hem de muhasebe müdürlüğünün vergi kesenlerin sorumluluğu kapsamında bir sorumluluğunun olmayacağını ortaya koymaktadır.

Sorunun kaynağı vergi dairesinin gerekli bildirimleri tam ve zamanında yapmamasıdır. Dolayısıyla eksik incelemeye dayalı olarak tekraren verilen tazmin kararı yerinde değildir. Temyiz talebinin kabulü ile tazmin hükmünün bozularak (vergi dairesinin yukarıda açıklanan çerçevede sorumluğunun da değerlendirilmek üzere) dosyanın Dairesine iadesine karar verilmesi uygun olur. “ şeklinde görüş belirtmiştir.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde; Milletlerarası anlaşma hükümleri çerçevesinde sağlanan toplam 150.000.000 Belçika Frangı tutarındaki mali kredinin Sakarya İli Karaman Köyü 480 Öğrencilik 8 Yıllık İki Adet Temel İlköğretim Okulu İnşaatı için kullanılmasına karar verilmiş, sözkonusu işin proje ve yapım yükleniciliği ödemeyi gerçekleştirecek Belçika Krallığı Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca Edifice International S.A. firmasına 149.360.000 Belçika Frangı bedelle ihale edilmiştir. Sözkonusu işin süre uzatımı dahil bitirilmesi gereken tarih 27.11.2001 olup, geçici kabulü itibar tarihi 27.11.2001 olmak üzere, 25.03.2002 tarihinde yapılmış, işin kesin kabulü itibar tarihi 27.11.2002 olmak üzere 21.05.2008 tarihinde yapılmıştır. Firmanın işin geçici kabulü yapıldıktan sonra 31.05.2004 tarihinde tertip edilen toplantı neticesinde, son bir hak ediş tanzimiyle bir kısım ilave imalat bedellerinin, kredi kullanım süresi dolduğundan devlet bütçesinden ödenmesine karar verilmiştir. Hakediş Raporu düzenlenerek; Kesin Hesap fişi ve ödemeler icmalinde görülmesi mümkün olan (sözleşme doğrultusunda ara hakedişlerde ödenmeyen) KDV miktarının, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı ve Gelirler Genel Müdürlüğünün yazıları doğrultusunda Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğüne 28.05.2008 Tarih 3377 sayılı yazı ve ekleri ile gönderildiği, Söz konusu işe ait yazı muhteviyatında ise, işe ait alacağın KDV ve ek imalatlar dahil 38.900.354,14 B.F olduğu, dolayısıyla Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğüne kesin hesap cetvelinde ve kesin hesap hakediş kapağında KDV dahil olduğu belirtilerek gönderildiği anlaşılmaktadır.

Temyiz Kurulu Kararı üzerine yapılan araştırmada ilgili firmanın 4.4.2001 tarihinde mükellefiyet kaydının yapıldığı, adresinin bulunduğu, temsilci atayıp atamadığına ilişkin bilgiye ulaşılamadığı, yapılan yoklamalarda adresinde bulunamadığı gerekçesiyle mükellefiyet kaydının 31.5.2004 tarihinde resen silindiği anlaşılmaktadır. Maliye Bakanlığının yazısından, firmanın mükellefiyet kaydının “Sakarya ili karaman köyü 480 öğrencilik 8 yıllık iki adet temel ilköğretim okulu inşaatı işinden dolayı” yapıldığı anlaşılmaktadır.

Maliye Bakanlığının 2004/13 seri nolu Uygulama İç Genelgesinde; V.U.K’nun 5228 sayılı Kanun ile değişik 160 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında; “İşi bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi veya başkaca bir ticarî, ziraî ve mesleki faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi halinde, mükellef (matrahlı veya matrahsız beyanname verenler dahil) işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin edilir. Bu durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşu ile kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşuna da bildirilir.” hükmüne yer verilmiştir. Vergi dairesi mükellefiyet kaydını 31.5.2004 terkin ederken ilgili kamu idarelerine bunu bildirmesi gerekirken bu bildirimin yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durum, ödeme emri belgesi üzerinde imzası bulunan Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin 5018 sayılı Kanun’un 32 ve 33 maddeleri gereği katma değer vergisi ödemesi ile ilgili olarak sorumluluklarının olmadığını göstermektedir. Kaldı ki bu görevlilerin konunun tereddütlü olduğunun farkında olmaları nedeniyle durumu Maliye Bakanlığı birimlerine bildirdiği bu nedenle yapmaları gereken işlemleri gerçekleştirdikleri anlaşılmaktadır.

5018 sayılı Kanunun 31’inci maddesinde, Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olacağı öngörülmüştür. Yüklenici firmaya yapılan nihai ödemenin dayanağını 31.05.2004 tarihli toplantı sonucu alınan kurul ya da komite kararı teşkil etmektedir. Bu nedenle ilgili kurul üyesi olanların da “harcama yetkilisi” sıfatıyla sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bunların yanısıra, ödeme aşamasında görevli olan muhasebe yetkililerinin vergi kanunları gereği sorumlu tutulmaları hususunun da irdelenerek; 1345-1811 sayılı Ek İlam ile 1.231.574,41 TL.-‘ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün BOZULARAK, sorumlulukların yeniden değerlendirilmesini teminen dosyanın kararı veren DAİREYE TEVDİİNE,

Karar verildiği 17.02.2015 tarih ve 40022 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim