Sayıştay 3. Dairesi 39253 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3
Sayıştay Kararı
39253
9 Haziran 2015
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2012
-
Daire: 3
-
Dosya No: 39253
-
Tutanak No: 40594
-
Tutanak Tarihi: 09.06.2015
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Duruşma talep eden sorumluya duruşma günü 25.05.2015 tarihinde bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi uyarınca gıyabında, gereği görüşüldü;
136 sayılı ilamın 2/A maddesiyle; 4S Bilgisayar İth. İhr. Yazılım Danışmanlık Tic. Ltd. Şti “Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Bilgisayar Sistemleri, Yan Donanımları ve Oracle 2012 Yılı Bakım Hizmeti” işinde işe ihale dökümanları ve ihale ilanlarında belirtilen sürede başlanmamasına rağmen, işe başlamada ortaya çıkan 13 günlük gecikmenin hakediş ödemelerinde dikkate alınmayarak eksik iş bedelinin de anılan yükleniciye ödenmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 324.269,66 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu temyiz dilekçesinde özetle; Sayıştay 3. Dairesi'nin 04.02.2014 tarih ve 184 nolu kararının 2 nci maddesinin A bendinde inceleme konusu yapılan "Yükleniciye ihale dokümanında belirtilen sürede işe başlamadığı halde sözleşme bedelinin tamamının ödenmesi sonucunda 324.269,66 TL kamu zararına sebebiyet verildiği" ne ilişkin kararının hukuka aykırı olduğunu,
-
Kararının gerekçesinde özetle işe başlamadaki 13 günlük eksik iş dikkate alınmaksızın sözleşme bedelinin tamamının sözleşmede öngörüldüğü şekilde dönemler itibariyle yükleniciye ödendiğinden bahisle kamu zararına sebebiyet verildiğine hükmedildiğini,
-
Kamu zararı kavramının 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde "Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması" şeklinde izah edildiğini, kamu zararının oluşmasında öncelikle kamu görevlilerinin varlığı ve bu görevlilerin mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemde bulunması, bu aykırılığın ise kasıt, kusur veya ihmale dayanması, bu aykırılık sonucu kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması, en son olarak da bu aykırılık ile zarar arasında illiyet bağının bulunması gerektiğini, olayda öncelikle mevzuata aykırı bir işlem tesis edilmediğini, İlamda belirtildiği üzere 4735 sayılı kanunun 6/b maddesinde götürü bedel sözleşmesinin tanımının "Mal veya hizmet alımı işlerinde, ayrıntılı özellikleri ve miktarı idarece belirlenen işin tamamı için isteklinin teklif ettiği toplam bedel üzerinden götürü bedel sözleşme" şeklinde yapıldığını, götürü bedelin, bir süre sınırlamasına tabi olunmaksızın ayrıntılı özellikleri ve miktarı idarece belirlenen işin tamamının yapılması sonucu hak edilen bedel olduğunu, bu işin gün esasına göre hizmet alınan ve süreye bağlı bir iş olmadığını, bu anlamda işin süresinin 10.01.2012. 31.12.2012 olarak belirlenmiş olması, sözleşme ile kararlaştırılan bedelin bu süre içerisinde yapılan işler için ödenecek olan toplam bedel olarak anlaşılması gerektiğini, yoksa yapılan her işin karşılığının ayrı ayrı belirlenmediğini, burada sözleşmenin imzalandığı tarihin veya yer teslim tarihinin işin yapılmasına doğrudan bir etkisinin bulunmadığını, işe başlama tarihinin sözleşme tasarısında 10 Ocak 2012 olarak zikredilmesi, ihale sürecine ilişkin teknik detaydan başka bir şey olmadığını, taslağın esas alınmasının hukuki olmadığını, şayet taslak esas alınacaksa bu durumda sözleşme imzalamanın da bir anlamı olmayacağını,
İlgili sözleşmenin götürü bedel olarak yapılmasındaki maksadın, sözleşme konusu işin belli dönemlerde yoğunlaşması belli dönemlerde daha az ihtiyaç duyulması sebebiyle dönemsel olarak değişikliğe uğrayan bir iş olması olduğunu, bu işin, günden bağımsız olarak yılı içinde yapılacak güncellemeleri, alınacak lisansları, müdahale edilecek arızaları ve danışmanlık hizmeti olarak alınacak toplam adam/ ay şeklindeki hizmetlerin tamamını kapsadığını, bu nedenle işin yapılması her gün aynı kapsamda olmadığından yapılan işin karşılığının gün olarak hesaplanıp belirlenemeyeceğini, bu anlamda ilamda günlük olarak yapılan hesaplama götürü bedel usulüne aykırı bir hesaplama olduğunu, bu çerçevede, yüklenici 2012 yılı içerisinde taahhüdünde bulunan işlerin tamamını, bir başka ifade ile ihale edilen ve yerine getirilmesi gereken Kuruma ait 2012 yılı bakım hizmetinin tamamını yerine getirdiğini,
-
Ayrıca sözleşme ve teknik şartname gereği yüklenicinin verdiği hizmet yalnızca arızalara müdahale şeklinde bakım hizmeti olmayıp, adam/ay olarak tanımlanmış danışmanlık hizmetleri ile lisans alımlarını da kapsadığını, bu hizmetlerin tamamının eksiksiz olarak yılı içerisinde alındığını, arızalara müdahale şeklindeki bakım hizmetinde ise, işin doğası gereği gün hesabına göre bir hizmet satın alınmasının mümkün olmadığını, dolayısıyla bu hususun bir nevi sigorta hizmeti satın alınması gibi olduğunu, yılı içerisinde ne kadar arıza çıkacağı önceden bilinmediğinden yıllık bakım işlerinin o yılın tamamını kapsayacak şekilde götürü bedel üzerinden ihale edildiğini,
-
2012 yılı bakım işi yüklenici tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğini, yükleniciye yer tesliminin 23 Ocak tarihinde yapılması alınan hizmetin eksik olduğu anlamına gelmediğini, gün hesabına göre hizmet satın alınmış olsa idi, bu 2012 yılı Ocak ayının ilk 23 gününü kapsayan süre için ayrı bir hizmet satın alınmasını gerektireceğini, oysa 2012 yılı içerisinde yıllık bakım adı altında Kurum tarafından ayrıca hiçbir hizmet satın alınmadığını,
İlamda üye Ahmet KARTAL tarafından kaleme alınan "... Bakımı amaçlanan sistemler üzerinde ortaya çıkması muhtemel sorunları gidermeye yönelik çalışmalar işin sözleşme ve teknik şartnamesinde belirtildiği şekilde zamanında, doğru ve tam olarak yapıldığından İşe geç başlanılan süreye ilişkin ödemenin kamu zararı niteliğinde olmadığı düşünülmektedir." şeklindeki ayrışık görüşte de belirtildiği gibi 2012 yılı bakım işi yüklenici tarafından zamanında doğru ve tam olarak yerine getirildiğini, sözleşmede belirtilen işin yüklenici tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğine göre kamu zararının oluşmasından bahsedilemeyeceğini,
- İlamın 12.2 nci maddesinin 4 üncü paragrafında geçen "... anılan yüklenicinin Oracle firmasına ödediği yıllık lisans bedelinin 01.01.2012. 31.12.2012 tarihleri arası program kullanılmasına ilişkin olması nedeniyle kabulünün mümkün olmadığı" ifadesinde de alınan hizmetin gün bazlı bir hizmet olmadığı, yıllık olduğu açıkça belirtildiğini, bahse konu ilamda ifade edilen kamu zararı ile zikredilen bu hususun ayrıca bir çelişkiyi de içerisinde barındırdığını, götürü bedele ilişkin olarak verilen teklifin, yıllık lisans bedelini de içerdiğini, işe başlama tarihine bağlı olarak değişmediğini,
Yukarıdaki gerekçelerde de açıkça ifade edildiği gibi Bilgisayar Sistemleri, Yan Donanımları ve Oracle 2012 yılı bakımı işi, 30.12.2011 tarihinde ihale edildiğini ve 2012 yılı içerisinde ihalede belirtilen hizmetlerin tamamının eksiksiz olarak yerine getirildiğini, bu nedenle ortada kamu zararını gerektiren bir durum söz konusu olmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Sayıştay Başsavcılığı karşılama yazısında; ”Sorumlunun temyiz talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmektedir. Çünkü, alınmayan hizmet karşılığı ödeme yapıldığı sabittir. İşin götürü bedel ihale edildiği ileri sürülerek ihale bedelinin her halükarda tamamının ödenmesi hizmet ihalelerinde mümkün olmayıp, bakım hizmetinin gerçekleştirildiği süre ile orantılı bir ödeme yapılması gerekirdi. Sorumlunun iddia ettiği şekilde bir yaklaşımın kabulü halinde; işe başlamanın daha uzun bir süre (13 gün değil de örneğin 3 ay ) sonra olması halinde dahi götürü bedel bir iştir ve yılın tamamını kapsar denilip bu sürenin de bedelinin ödenmesi gibi bir sonuca varılır ki bunun izahı olmadığı gibi, böyle bir yaklaşım ihale mevzuatının özüne de aykırıdır. Bu nedenle, talebin reddi ile Daire kararının tasdik edilmesi uygun olur.” Demiştir.
Sorumlu ikinci dilekçesinde özetle; öncelikle, sözleşme tasarısı dikkate alınarak 13 günlük fazla ödemeye hükmedilmesi hukuken kabul edilebilir olmadığını, neticede hukuken esas olan, imza altına alınan sözleşmenin kendisi olduğunu, diğer yandan, ihaleden sonra yer teslimine kadar bazı işlemlerin tamamlanmasının (Kamu İhale Kurumuna ihaleye itiraz edilmesi ihtimaline binaen bu sürenin beklenmesi vb.) zaman alabilmekte olduğunu, 2012 yılı bakım işinin yüklenici tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğini, yükleniciye yer tesliminin 23 Ocak tarihinde yapılması alınan hizmetin eksik olduğu anlamına gelmeyeceğini, şayet, gün hesabına göre hizmet satın alınmış olsa idi Ocak ayının 10 ile 23'ü arasındaki süre için de ayrıca hizmet satın alınmasına ihtiyaç olacağını, oysa 2012 yılı içerisinde yıllık arıza, bakım ve güncelleme adı altında Kurum tarafından ayrıca hiçbir hizmet satın alınmadığını, çünkü 23 Ocak tarihinde bakım ve güncelleme işlemi yapıldığında işe başlandığı tarihten önceki varsa ihtiyaç duyulan veya bekleyen işlerin de yerine getirildiğini, belirtilen nedenle bilişim sistemlerinde bakım, arıza giderme ve güncelleme işleri bütünlük arz ettiğinden ve önceden tespit edilemeyeceğinden götürü nitelikte hizmetler olduğunu,
Ödemelerin aylık dilimlere bölünerek yapılmasının, Kurumun bütçe sistemi ve kaynak temini ile ilgili işleyişten ileri geldiğini, nitekim bu hususun, sözleşmenin 12.1 maddesinin 2. fıkrasında belirtildiğini,
Öte yandan, alınan hizmetin sadece bakım hizmeti olmadığını, danışmanlık ve lisans edimlerini de kapsadığını, Teknik Şartnamede tanımlanan lisanslar ile adam/ay olarak tanımlanan danışmanlık hizmetleri tam olarak alındığını, bir an için kamu zararının oluştuğu kabul edilse bile zarar hesaplanırken bu hizmetlerin ayrıştırılması ve bu bedeller düşüldükten sonra belirlenmesi gerektiğini, çünkü lisansların bu işte en çok parasal tutara karşılık gelen edimler olduğunu, işe başlama tarihinden etkilenmediğini, bu nedenle, lisans bedellerini güne bölerek fazla ödeme hesaplamasına dahil etmeye imkan bulunmadığını, sadece bakım ve güncelleme işi baz alınarak yapılan söz konusu hesaplamanın, sabit olarak yapılması gereken diğer ödeme kalemlerinden ayrıştırılmaması nedeniyle haksız olduğu değerlendirilerek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Sayıştay Başsavcılığı ikinci karşılama yazısında; ” adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 09.09.2014 tarih ve 15076-25384 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalâamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir” Demiştir.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun “Sözleşme türleri” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde götürü bedel sözleşmenin; “Mal veya hizmet alımı işlerinde, ayrıntılı özellikleri ve miktarı idarece belirlenen işin tamamı için isteklinin teklif ettiği toplam bedel üzerinden götürü bedel sözleşme”,
Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde ise iş bedelinin; “Sözleşmede belirtilen işlerle öngörülmeyen durumlar nedeniyle 4735 sayılı Kanunun 24 üncü maddesine göre yapılan ilave işlerin sözleşme hükümlerine göre tamamlanıp, varsa kusur ve eksiklerinin giderilmesi için ödemeye esas para birimi üzerinden sözleşmede belirtilen ve yükleniciye ödenecek olan bedeli”,
şeklinde tanımlanmıştır.
Yine anılan Şartnamenin “Hakediş ödemeleri” başlıklı 42 nci maddesinde;
“a) Sözleşme bedelinin iş süresince dönemler itibariyle ödenmesi:
Sözleşme konusu hizmetin yüklenici tarafından belli bir süre boyunca devamlı olarak verilmesi (4 üncü maddede tanımlanan sürekli nitelikte bir iş olması) veya işin bölümlere ayrılabilir olması durumunda sözleşmede belirtilen aralıklarla, kesin ödeme mahiyetinde olmamak ve kazanılmış hak sayılmamak üzere geçici hakediş ödemeleri yapılır. Yüklenici tarafından yapılan işlerin bedelleri, sözleşmedeki kayıtlara ve ilgili kanunlara göre yapılacak kesintiler de çıktıktan sonra, sözleşmenin ödemeye ilişkin hükümleri çerçevesinde kendisine ödenir.
İdarenin isteği halinde yüklenici, kesin hesapları kontrol teşkilatının denetimi altında olmak üzere işe paralel olarak yürütmek zorundadır. Bu halde, geçici hakediş raporlarının düzenlenmesinde, bitmiş iş kısımları için bu kesinleştirilmiş miktarlar dikkate alınır.
Hakediş raporlarının düzenlenmesi aşağıdaki esaslara göre yapılır.
- Toplam Bedel Üzerinden Birim Fiyat Sözleşmelerde;
................................
- Toplam Bedel Üzerinden Götürü Bedel Sözleşmelerde;
Yüklenicinin yapacağı iş götürü olarak bölümler halinde teslim alınacaksa hakediş raporları, ilgili bölümlerin tamamlanmasından sonra sözleşmesinde yazılı esaslara göre düzenlenir. Bu hakediş raporlarının imzalanma, düzeltme ve ödemeleri yukarıdaki (1) numaralı bentte yazılı hükümlere göre yapılır.
………………….” Denilmektedir.
İhale dokümanlarından olan sözleşme tasarısının “Ödeme yeri ve şartları” başlıklı 12 nci maddesinde;
“12.1. Sözleşme bedeli İçişleri Bakanlığı Merkez Saymanlık Müdürlüğünce ve Genel Şartnamenin hatalı, kusurlu ve eksik işlere ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla aşağıda öngörülen plan ve şartlar çerçevesinde ödenecektir:
Genel Şartnamenin hak edişler ve ödeme başlıklı yedinci bölümünde götürü bedel sözleşmeler için ön görülen usul ve esaslar çerçevesinde; Yüklenici yaptığı işi belgeledikten sonra Muayene ve Kabul Komisyonu tarafından düzenlenecek tutanağa göre, Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde vize edilen AHP ve AFP’deki ödenek dağılımına göre serbest bırakılan ödenekler dahilinde ödemeler aylık olarak yapılacaktır.
12.2. Yüklenici iş programına göre daha fazla iş yaparsa, İdare bu fazla işin bedelini imkan bulduğu taktirde öder.
………………………” hükmüne yer verilerek ödemeye ilişkin sözleşme esasları belirlenmiştir.
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde; Anılan iş kapsamında ise gerek ihale ilanlarının ihale konusu hizmetin süresi bölümünde gerekse de ihale dokümanları arasında yer alan sözleşme tasarısının “İşin süresi” başlıklı 9 uncu maddesinde işin süresinin 10.01.2012-31.12.2012 tarihleri arasında olduğunun ilan edildiği ve belirtildiği, yine sözleşme tasarısının “İşin yapılma yeri, işyeri teslim ve işe başlama” başlıklı 10 uncu maddesinde işyeri teslimi yapılmayarak 10.01.2012 tarihinde işe başlanacağının hüküm altına alındığı, anılan yüklenicinin 30.12.2011 tarihinde yapılan açık ihalede ihale dokümanlarında yer alan şartları kabul ederek 8.880.000,00 TL’lik teklif bedeli sunmuş olduğu, söz konusu teklifin ekonomik açıdan en avantajlı teklif olması nedeniyle ihalenin anılan yüklenici üzerine bırakılmasına karar verildiği, ancak sonraki süreçte anılan yüklenici ile 20.01.2012 tarihinde yine 8.880.000,00 TL sözleşme bedeli ile sözleşmenin imzalandığı, işe ise 23.01.2012 tarihinde başlandığı, işe başlamadaki 13 günlük eksik iş dikkate alınmaksızın sözleşme bedelinin tamamının sözleşmede öngörüldüğü şekilde dönemler itibariyle yükleniciye ödendiği, söz konusu durumun ise 4735 sayılı Kanun’da yer alan götürü bedel sözleşme için yapılan tanım ile Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin iş bedeli için yapılan tanıma aykırı olduğu, zira varsa kusur ve eksikler giderildikten diğer bir deyişle işin tamamı yapıldıktan sonra yüklenicisine sözleşme ile bağıtlanmış olan iş bedelinin ödenmesinin gerektiği, oysa anılan işte 13 günlük eksik işin hakediş ödemelerinde dikkate alınmadığı, görülmüştür.
Söz konusu iş bir bakım işidir. Yüklenici ile yapılan sözleşme götürü bedel olarak imzalanmıştır. Yüklenicinin toplam götürü bedel teklifi 10.01.2012 tarihi ile 31.12.2012 tarihlerini kapsamaktadır. Yüklenici ile 20.01.2012 tarihinde sözleşme imzalanmış ve işe de 23.01.2012 tarihinde başlanmıştır. Ancak, yükleniciye yapılan hakediş ödemeleri incelendiğinde yükleniciye 10.01.2012 tarihi ile 23.01.2012 tarihleri arası için bakım hizmetini yerine getirmemesine rağmen bu sürelere ait bakım ücreti ödenmiştir. Yüklenicinin İdareye karşı üstlendiği bakım hizmetini yerine getirmediği durumlarda sözleşme götürü bedel imzalanmış olsa dahî yapılmayan bakım hizmetine tekabül eden günlere ait bedelin ödenmesi mümkün değildir. Zira, yüklenici ile yapılan bakım hizmeti alım sözleşmesi iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Yüklenicinin borcunu aylık dilimler halinde İdareye sunacağı bakım hizmeti oluşturmaktadır. İdarenin borcunu ise, yükleniciye yaptığı işler için ödeme yapması oluşturmaktadır.
Yüklenici ile imzalanan sözleşme mal alımı gibi belli bir edimin ifasını kapsamış olsaydı işe geç başlandığı durumlarda sözleşme bedelinde bir değişiklik meydana gelmezdi. Ancak, ifade edildiği üzere üzere yüklenici ile imzalanan sözleşmenin konusunu yüklenicinin İdareye sunmak zorunda olduğu bakım hizmeti oluşturmaktadır. Bu nedenle de, yükleniciye yapılan hakediş ödemeleri sözleşme bedelinin sözleşme süresine bölünmesi suretiyle yapılması gerekmektedir.
Bu itibarla, sorumlunun temyiz talebinin reddi ile 136 sayılı ilamın 2/A. maddesiyle 324.269,66 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
( Üye Metin ORHAN’ın; “Söz konusu işe ait, gerek ihale ilanının “İhale konusu hizmetin süresi” bölümünde, gerekse ihale dokümanı arasında yer alan sözleşme tasarısının “İşin süresi” başlıklı 9 uncu maddesinde, işin süresinin 10.01.2012-31.12.2012 tarihleri arasında olduğunun belirtildiği; yine, sözleşme tasarısının “İşin yapılma yeri, işyeri teslim ve işe başlama” başlıklı 10 uncu maddesinde 10.01.2012 tarihinde işe başlanacağının hüküm altına alındığı,
Anılan yüklenicinin 30.12.2011 tarihinde yapılan açık ihalede ihale dokümanlarında yer alan şartları kabul ederek 8.880.000,00 TL’lik teklif bedeli sunmuş olduğu, söz konusu teklifin ekonomik açıdan en avantajlı teklif olması nedeniyle ihalenin bu şahıs üzerine bırakılmasına karar verildiği ve sonraki süreçte anılan yüklenici ile 20.01.2012 tarihinde 8.880.000,00 TL sözleşme bedeli ile sözleşme imzalandığı, işe 23.01.2012 tarihinde başlanabildiği,
Anlaşılmıştır.
Hakediş ödemelerinin ise, işe başlamadaki (10-23 Ocak arası) 13 günlük eksiklik dikkate alınmaksızın, Sözleşmede öngörülen 23 Ocak-31 Aralık arası dönem için aylar itibariyle yapıldığı; bu meyanda, Ocak ayı için 9 günlük 232.328,00TL., diğer aylar için aylık 786.152,00TL. olmak üzere: 786.152,00x11= 8.647.672,00 TL.; genel toplamda 8.880.000,00 TL. tutarında ödeme yapıldığı, görülmüştür.
Bu durumda, işe zamanında başlanılmış olması durumunda ödenmesi gereken 10-23 Ocak arası 13 günlük tutar, haksız olarak Ocak ayının kalan 9 gününe ve diğer aylara dağıtılmak suretiyle ödenmiş olmaktadır.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun “Sözleşme türleri” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde götürü bedel sözleşme; “Mal veya hizmet alımı işlerinde, ayrıntılı özellikleri ve miktarı idarece belirlenen işin tamamı için isteklinin teklif ettiği toplam bedel üzerinden götürü bedel sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. İş miktarı, İdarece 10.01.2012-31.12.2012 tarihleri arasında gerçekleştirilmesi gereken miktar olarak belirlenmiş olup, iş bedeli de bu miktarın karşılığı bedeldir.
Diğer taraftan; sorumlular, ”Bu işin, günden bağımsız olarak yılı içinde yapılacak güncellemeleri, alınacak lisansları, müdahale edilecek arızaları ve danışmanlık hizmeti olarak alınacak toplam adam/ ay şeklindeki hizmetlerin tamamını kapsadığını, bu nedenle işin yapılması her gün aynı kapsamda olmadığından yapılan işin karşılığının gün olarak hesaplanıp belirlenemeyeceğini, bu anlamda ilamda günlük olarak yapılan hesaplama götürü bedel usulüne aykırı bir hesaplama olduğunu,” ileri sürmüşlerse de, İşe ait teknik şartnamenin “Tanımlar” başlıklı 1.maddesinde yer alan; ”Aylık çalışma: Yüklenici ile imzalanan sözleşme tarihindeki gün ile başlayacak ve diğer ayın aynı gününde tamamlanmış olacaktır.” İfadesi ve yine, işe ait sözleşmenin 12.2.madesindeki; ”Yüklenici iş programına göre daha fazla iş yaparsa, İdare bu fazla işin bedelini imkan bulduğu takdirde öder.” İfadesi, aslında işin zamanı ve miktarı belirlenmiş, programlanmış çalışmalar halinde gerçekleştirilmesinin öngörüldüğünü ortaya koymaktadır.
Bu itibarla, öngörülenden 13 gün geç başlanılan işe ilişkin 13 günlük iş karşılığının ödenmemesi gerekmektedir.
Bu gerekçelerle de tazmin hükmünün tasdiki gerektiği düşünülmektedir.”
Şeklindeki ilave görüşü ile,
Üyeler A. ŞİMŞEK, A. KARAKAYA ve İ. DESTAN’ın “Söz konusu iş götürü bedel sözleşmeli iş olup, bakımı amaçlanan sistemler üzerinde ortaya çıkması muhtemel sorunları gidermeye yönelik çalışmalar işin sözleşmesi ve teknik şartnamesinde belirtildiği şekilde zamanında, doğru ve tam olarak yapıldığından ve işin en maliyetli kalemini Oracle’a ödenen lisans ücreti teşkil ettiğinden işe geç başlanılan süreye ilişkin ödeme kamu zararına neden olmamaktadır.
Bu itibarla, sorumlunun temyiz talebi kabul edilerek 136 sayılı ilamın 2/A. maddesiyle 324.269,66 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına, karar verilmesi gerekir” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı ) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 09.06.2015 tarih ve 40594 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:13