Sayıştay 3. Dairesi 39121 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3
Sayıştay Kararı
39121
27 Ocak 2015
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2007
-
Daire: 3
-
Dosya No: 39121
-
Tutanak No: 39963
-
Tutanak Tarihi: 27.01.2015
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
1438 sayılı asıl ilamın 10. maddesi ile verilen tazmin hükmünün, Temyiz Kurulunun 26.06.2012 tarih ve 35323 tutanak numaralı kararıyla “Vekâlet ücretlerinden gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmaması, mevzuatın bilinip doğru uygulanmasıyla ilgili olup muhasebe yetkilisinin yapılan ödemenin mevzuata uygunluğu ile ilgili sorumluluğu bulunmadığından tazmin hükmünün sorumlulukların yeniden belirlenmesi için” bozulması üzerine, 3. Daire ilk kararında ısrar ederek 1675 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle, sonuçlanan davalara ilişkin ilamlarda belirtilen vekalet ücretlerinin ödenmesi sırasında Gelir Vergisi tevkifatı yapılmaması nedeniyle 828,20 TL’ye tazmin hükmü vermiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; ilamda belirtilen 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 38’inci maddesindeki gelirlerin toplanması sorumluluğu ve Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 23 üncü maddesindeki;
"Muhasebe Yetkilisinin görev ve Yetkileri
Madde 23 - Muhasebe Yetkisinin görev ve yetkileri aşağıda belirtilmiştir.
a) Gelir ve alacakları ilgili mevzuata göre tahsil etmek, yersiz ve fazla tahsil edilenleri iade etmek…” maddelerinin, ilamda tazmin konusu edilen hususu kapsamadığını, çünkü yukarıdaki kanun maddelerinin Belediyenin Gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsilatı ile ilgili olduğunu,
İlamın konusunun; Belediye Hukuk İşleri Müdürlüğünce düzenlenen avukatlık vekalet ücreti ödemesi ile ilgili "Ödeme Emri Belgesi"nde gelir vergisi tevkifatı yapılmaması ile ilgili bulunduğunu,
Ayrıca ilamda 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 11’inci maddesinde; "Vergi Kesenlerin sorumluluğu: Madde 11- Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanlar, verginin tam olarak kesilip kesilmemesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorumludurlar" denildiğinin belirtildiğini,
Kendisinin Ödeme Emri Belgesi üzerindeki görevinin Muhasebe Yetkilisi unvanı ile ilgili olduğunu, tazmin konusunun ise Ödeme Emri Belgesi üzerinde düzenlenen evrakta "Gelir Vergisi tevkifatı" yapılmaması konusu olduğunu,
Muhasebe yetkililerinin Eğitimi, Sertifika verilmesi ile ilgili Çalışma Usul ve Esasları Hakkındaki yönetmeliğin 29 uncu maddesinde;
“Muhasebe Yetkilileri Ödeme Emri Belgesi ve ekleri üzerinde;
a) Yetkililerin imzasını,
b) Ödemenin çeşidine göre ilgili mevzuatında belirlenen belgenin tam olmasını,
c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,
d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,
kontrol etmekle yükümlüdür.
Muhasebe Yetkilileri, yukarıda belirtilen kontroller dışında kontrol ve inceleme yapamaz. Ödemelerle ilgili mevzuatta düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz.
Muhasebe Yetkilileri; Ödeme Emri Belgelerin, ödemesi yapılacak giderin çeşidine ve alım şekline göre Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri yönetmeliğinde ve özel mevzuatında öngörülen belgelerden olmasını ve bu belgelerin eksiksiz olarak ödeme emri belgesi ekine bağlanmasını kontrol etmekle sorumlu olup, belgelerin alınan mal veya hizmet yada yapılan iş bazında miktar veya ara toplam olarak bütçedeki tertiplerinin uygunluğunun kontrolünden ve doğruluğundan sorumlu değildir.
Muhasebe Yetkilisinin maddi hataya ilişkin sorumlulukları; bir mali işlemin muhasebeleştirilmesine dayanak teşkil eden karar, onay, sözleşme, hakediş raporu, bordro, fatura, alındı ve benzeri belgelerde; gelir, alacak, gider ya da borç tutarının tespit edilmesine esas rakamların HİÇ BİR FARKLI YORUMA YER VERMEYECEK BİÇİMDE, bilerek veya bilmeyerek yanlış seçilmesi, oranların yanlış uygulanması, aritmetik işlemlerin yanlış yapılması muhasebeleştirmeye esas toplamların muhasebeleştirme belgesinde ilgili hesaplara noksan veya fazla kaydedilmek suretiyle yersiz ve fazla alma, verme, ödeme ve gönderilmesiyle sınırlıdır. Teknik nitelikteki belgelerde, bu niteliğe ilişkin olarak yapılmış maddi hatalardan bu belgeleri düzenleyen ve onaylayan gerçekleştirme görevlileri sorumlu olup, Muhasebe Yetkililerinin bu belgelere ilişkin sorumlulukları aritmetik işlemlerdeki yanlışlar ile sınırlıdır" denildiğini,
Ayrıca; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Harcama Talimatı ve sorumluluk başlıklı "32 inci maddesinde; “Bütçeden harcama yapılabilmesi, Harcama Yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama Yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, KANUN, TÜZÜK VE YÖNETMELİKLER İLE DİĞER MEVZUATA UYGUN OLMASINDAN, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlerden sorumludur" dendiğini,
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu, Ödeme Emri Belgesi üzerinde yapılması gereken Gelir Vergisi tevkifatının yapılmamasının sorumlusunun Muhasebe Yetkilisi olmadığını, bu belgeyi düzenleyerek ödenmek üzere Mali Hizmetler Müdürlüğüne gönderenin harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi olduğunu,
Ayrıca, mahkeme kararlarına istinaden yapılan icra takipleri uyarınca vekalet ücreti adı altında avukatlara yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılmaması gerektiği hususunda T.C Sayıştay 2. Dairesinin, 20.11.2008 tarih ve 34117 tutanak numaralı kararının yazı ekinde sunulduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “Ek ilamın 1 inci maddesi; gelir vergisi tevkifatının yapılmaması nedeniyle ilama bağlanan tazmin hükmünün Temyiz Kurulunca sorumluluk yönüyle bozulması üzerine Dairece sorumluluğa yapılan itirazlar 5018/38, 213/11 sayılı Kanun maddeleri ve muhasebe yetkililerinin çalışma, eğitim ve sertifika Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirilerek bozma kararına karşı direnilmiştir.
İlgili temyiz dilekçesinde, kendisinin muhasebe yetkilisi olduğunu tazmin konusundan sorumlu olmayacağını ileri sürmüştür.
Tazmin konusundan yalnızca harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin sorumlu olması gerektiği yönündeki itiraz ek ilamda da ayrıntılı olarak vurgulandığı üzere 5018/38, 213/11 sayılı Kanun maddeleri ve muhasebe yetkililerinin çalışma, eğitim ve sertifika Yönetmeliği hükümleri karşısında yersizdir. Çünkü, ilgili mevzuat açıkça bu vergileri kesme mükellefiyeti getirmiş olup, eğer ödeme evrakı üzerinde bunlar hiç hesaplanmamış veya eksik hesaplanmış ise muhasebe yetkilisinin 5018/61- 4 maddesi gereğince evrakı iade etmesi ve bu noksanlık veya hata tamamlandıktan sonra ödemeyi yapması gerekirdi. Diğer taraftan, özellikle vergiler konusunda hemen hemen hiçbir eğitim ve benzeri bir yetişme sürecinden geçmeyen harcama yetkilisi ve düzenleyen gerçekleştirme görevlisinin bu hususta sorumlu olması beklenirken, özellikle temel vergi uygulamaları konusunda bilgi sahibi olması gereken muhasebe yetkilisinin bu konulardan sorumlu olmayacağını ileri sürmesi anlaşılır bir husus olmayıp, ilamda açıkça izah edilen ve yukarıda kısaca sıralanan mevzuat karşısında da geçerliliği olmayan bir itirazdır.
Bu nedenlerle, talebin reddi ile Daire kararının tasdik edilmesi yönünde karar verilmesi uygun olur.” şeklinde görüş bildirmiştir.
Sorumluluk itirazına ilişkin olarak;
Dilekçi her ne kadar muhasebe yetkilisi olarak kendisinin kamu zararından sorumlu tutulamayacağını belirtmişse de;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 38’inci maddesinde;
“Gelirlerin Toplanması Sorumluluğu
Madde 38. Kamu Gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur.” denilmektedir.
21.01.2006 tarih 26056 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 23 üncü maddesinde;
“Muhasebe yetkilisinin görev ve yetkileri
Madde 23 — Muhasebe yetkilisinin görev ve yetkileri aşağıda belirtilmiştir.
a) Gelirleri ve alacakları ilgili mevzuatına göre tahsil etmek, yersiz ve fazla tahsil edilenleri ilgililerine iade etmek.
…………..
k) Diğer mevzuatla verilen görevleri yapmak.” denilmektedir.
Buna göre muhasebe yetkilileri ilgili maddede tek tek sayılan görevlere ilave olarak diğer mevzuatla verilen görevleri yapmakla da yükümlüdür.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 11 inci maddesinde;
“Vergi Kesenlerin Sorumluluğu:
Madde 11 – Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorumludurlar….” denilmektedir.
Yukarıda açıklanan düzenlemelere göre muhasebe yetkilisi, vergi kanunlarına göre vergiye tabi işlemlere ilişkin yaptıkları ödemelerden gerekli vergi tevkifatını yapmakla yükümlüdür.
Bu itibarla, dilekçinin sorumluluk itirazı REDDEDİLEREK konunun esasına geçildi.
Esasa ilişkin olarak;
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 65. maddesinde, “Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.” şeklinde açıklanmıştır.
Diğer taraftan Gelir Vergisi Kanunu’nun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmiş, maddenin 2/b bendiyle yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemeler üzerinden %20 oranında (2003 tarih ve 6577 sayılı Kararla) tevkifat yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu hükümler çerçevesinde, dava sonucunda mahkemeler tarafından tespit edilen ve belediye üzerine yüklenen avukatlık (vekalet) ücretlerinin, İcra Dairelerine değil de, doğrudan Gelir Vergisi Kanunu’nun 65 ve 66’ncı maddelerine göre serbest meslek erbabı olan avukatlara ödenmesi halinde, yapılan ödemeler aynı Kanunu’nun 94’üncü maddesi ve 2003 tarih ve 6577 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca % 20 oranında gelir vergisi kesintisine tabi tutulmalıdır.
Dilekçi mahkeme kararlarına istinaden yapılan icra takipleri uyarınca vekalet ücreti adı altında avukatlara yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılmaması gerektiği hususunda T.C Sayıştay 2. Dairesinin 20.11.2008 tarih ve 34117 tutanak numaralı kararı bulunduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişse de; aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 1675 sayılı ek ilamın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 27.01.2015 tarih ve 39963 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11