Sayıştay 3. Dairesi 39028 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

39028

Karar Tarihi

28 Aralık 2016

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2012

  • Daire: 3

  • Dosya No: 39028

  • Tutanak No: 42549

  • Tutanak Tarihi: 28.12.2016

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Bakanlığına yazılması kararının temyizi.

01 sayılı İlamın 1 inci maddesinin (c) bendi ile; Yüklenici ………. A.Ş. ile ……….’da bulunan ………. Bank arasında imzalanan ve 2009 yılında Büyükelçilik inşaatıyla ilgili olarak tahakkuk edecek alacakların temliki yolunda hüküm içeren kredi sözleşmesi ile bağlantılı olarak aynı tarihte bu defa anılan yüklenici ve banka arasında düzenlenen Alacağın Temliki Karşılığı Finansman Sözleşmesinin, anılan yapım işine ilişkin sözleşmedeki temlik yasağına rağmen ………. Büyükelçiliği Müsteşarı ………. tarafından da yetki aşımı yapılarak imzalanması nedeniyle adı geçen ilgili hakkında adli takibat yapılmasını teminen konunun Bakanlığına yazılmasına karar verilmiştir.

Sorumlu ………. adına Vekil Avukat sıfatıyla temyiz talep eden ………. temyiz dilekçesinde özetle;

T.C. ………. Büyükelçiliği inşaatları sürerken idarenin mevzuatı çerçevesinde ödeme yapmaması neticesinde, iki ülke Cumhurbaşkanları tarafından takip edilen Büyükelçilik inşaatının yarım kalmasının ikili ilişkilere vereceği zarar ile oluşacak milyonlarca dolarlık kaybın önlenmesi amacıyla, Müvekkili ……….’ın yüklenici firmanın kredi bularak inşaatı sürdürmesine yardımcı olması gayretlerinin idare tarafından kamu zararına yol açabilecek bir eylem olarak nitelendirilmiş ve kamu zararına yol açtığına dair herhangi bir tespit sunulamamış olmasına rağmen, müvekkilinin temyiz konusu olan işbu davaya hukuka aykırı olarak dahil edilmiş bulunduğunu,

Sayıştay 3.Dairesinin 01 sayılı İlamının (c) maddesinin sonuç bölümünde;

  • Yargı Raporuna esas 2012 yılı itibarıyla söz konusu yüklenicinin bankadan almış olduğu krediye ilişkin olarak idare tarafından bir borç kaydının yapılmaması ve bankaya kefil sıfatıyla bir ödemede bulunulmaması, dolayısıyla da Kanunun 71 inci maddesi kapsamında kamu kaynağında bir azalmaya neden olunmaması gerekçesiyle ilişik kalmadığına,

  • Diğer taraftan verilen kredi için yüklenicinin İdareden olan alacaklarını teminat gösteren Alacağın Temliki Karşılığı Finansman Sözleşmesi gereği İdare tarafından bankaya ödemede bulunulması halinde kamu zararına sebebiyet verileceğinin açık olup, söz konusu mali külfet riskinin her geçen gün faiz, gecikme zammı gibi nedenlerle katlanarak büyümesi ihtimaline karşı İdare ile Banka arasındaki hukuki durumun bir an önce netliğe kavuşturularak takibinin sağlanması ve yapım işi sözleşmesinde mevcut alacağın temliki yasağına rağmen bahsi geçen sözleşmeyi imzalayan T.C. ………. Büyükelçiliği Müsteşarı ………. hakkında gerek yetkisini aşarak işlem tesis etmesi, gerekse bu işlemi sonucunda idareyi kamu zararı riski ile karşı karşıya bırakması nedeniyle adli takibat yapılarak sonucundan bilgi verilmesini teminen Bakanlığa yazılmasına karar verilmiş olduğunu, söz konusu Kararın;

a) Yargılamaya esas Sayıştay raporunda müvekkili ile bağlantısı kurulacak bir kamu zararı gösterilememiş ve bunun belgesinin sunulamamış olması,

b) Olmayan, olmadığı da Karar gerekçesinde belirtilen kamu zararının, ileride olabileceği varsayımından hareketle “hukuka aykırı” bir yorumla hüküm kurulması,

c) Karar/sonuç bölümündeki “... İdare tarafından bankaya ödemede bulunulması halinde kamu zararına sebebiyet verileceği açık olup...” ibaresiyle,

Aynı Kararda bir yandan Alacağın Temliki Karşılığı Finans Sözleşmesinin hükümsüz olduğu ifade edilirken diğer bir yandan hükümsüz olduğu kabul edilen bu sözleşmeye bağlı olarak, ………. Bakanlığına adeta “ödemede bulunabilirsin” mesajı verilmek suretiyle bir devlet kurumunun hukuksuz işlem yapmaya teşvik ediliyor olması,

d) Kararın ilgili yasal düzenlemelere ve hukukun genel ilkelerine aykırı olması,

nedenleriyle temyiz yoluna başvurulduğunu,

Temyiz konusu kararın hukuka aykırılık nedenleri aşağıda yer verildiği şekilde sırasıyla arz ve izah edildiğini;

Sayıştay Kanununun “Hesap Yargılaması” başlıklı 48 inci maddesinde yer alan;

“Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap ve işlemlerinin denetimi sırasında denetçiler tarafından kamu zararına yol açan bir husus tespit edildiğinde sorumluların savunmaları alınarak mali yılsonu itibariyle yargılamaya esas rapor düzenlenir." hükmü ile Sayıştay’ın hesap yargılaması yapabilmesi için temel şartın Sayıştay denetçilerince, denetime tabi tutulan kamu idaresinin hesap ve işlemleri neticesinde kamu zararının oluştuğunun tespit edilmesi olduğunu, söz konusu hususun ise tartışmaya mahal vermeyecek biçimde ortaya konulmuş bulunduğunu,

Bu nedenle, müvekkilinin herhangi bir eylemi ile ortaya çıkabilecek bir kamu zararının bulunmadığı cihetiyle, temyiz edilen işbu kararın alınmasıyla neticelenen hesap yargılamasına dahil edilmesi hususunun Sayıştay Kanununa ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini,

  1. Dairenin temyiz konusu karar ve gerekçesinde bir kamu zararının bulunmadığı ortaya çıkmışsa da, temyiz konusu hesap yargılamasının dayanağı olan denetçi raporunun da kısmen irdelenmesi zaruretinin bulunduğunu,

Denetçi Raporunun müvekkili ile ilgili “...………. USD kamu zararına sebebiyet verildiği” iddiasının tamamen temelsiz bir iddia olduğunu, zira bu iddianın dayanağı olarak herhangi bir hakediş, ödeme belgesi, hesap hareketi, banka dekontu, muhasebe kaydı vs. belgenin gösterilmediğini, halbuki müvekkili ile birlikte yargılanan diğer bütün memurların hangi belgeye istinaden yargılandıklarının açıkça belirtilmiş olduğunu, buna karşın müvekkili hakkında böyle bir belge sunulamadığını,

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun "Kamu Zararı" başlıklı 71 inci maddesinde kamu zararının; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı kararı işlem veya eylemleri soncunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması şeklinde tanımlandığını,

Sayıştay Kanununun 48 inci maddesindeki temel şartlan taşımayan bir Denetçi Raporunun dikkate alınarak müvekkilinin hesap yargılamasına dahil edilmesi durumunun başlı başına Sayıştay Kanununun 48 inci maddesinin ihlali anlamına geldiğini, zira 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun gelecekte olabileceği iddia edilen, varsayıma ve tahmine dayalı bir kamu zararını öngörmemiş olduğunu,

Bilindiği üzere, Türk Ceza Hukukunun temel ilkelerinden biri olan ve “Suç ve bunun karşılığı olan cezanın ancak kanun ile belirlenmesi” olarak ifade edilen “Kanunilik” ilkesi gereğince ileride doğabileceği varsayımına dayalı bir zarar tahmini ile insanların suçlanamayacağı ortada iken müvekkili hakkında “ileride kamu zararına sebebiyet verilebileceği tahminine istinaden” adli tahkikat yaptırılması yönünde karar verilmesinin hukuka aykırılığının açık olduğunu,

Buna ilaveten Sayıştay 3.Dairesinin 146 sayılı Kararının (c) maddesinin gerekçe bölümünde; yüklenici ile banka arasında imzalanan Alacağın Temliki Karşılığı Finans Sözleşmesinin hükümsüz olduğu hususunun gerekçeleriyle birlikte açıkça belirtilmesine rağmen, kanunen hükümsüz olan bir belgeye dayanılarak müvekkili hakkında karar tesis edilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini,

Müvekkilinin Türkiye ve ………. Cumhurbaşkanlarının hassasiyetle takip ettikleri ………. Büyükelçiliği inşaatlarının bitirilmesini temin ve ………. işçilerin nümayişini engelleyerek Devletimizin prestijini korumak amacıyla “finansman sözleşmesine imza atmasının kurumsal bir kefalet nedeni sayılmayacağı ve müvekkilin hukuka aykırı bir niyetinin bulunmadığı” yönündeki ………. Bakanlığı Hukuk Müşavirliği'nin mütalaası ve yine ………. Bakanlığı Teftiş Kurulu raporu ile belirtilmişken ve daha da önemlisi finansman sözleşmesine imza atmasının kurumsal bir kefalet nedeni sayılmayacağı temyiz konusu kararın gerekçesinde de belirtilmişken muhtemel zarar doğabileceği yorumu ile müvekkil hakkında adli tahkikat yaptırılması yönündeki Daire kararı hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,

6085 sayılı Sayıştay Kanununa göre Sayıştay’ın ancak bir memurun icraatlarıyla kamuya verdiği zararları yargılayabileceğini, memurların kamu zararına yol açmayan yetki dışına çıkmak, talimatlara uymamak, işe geç kalmak vb. eylemlerini yargılamak veya var olmayan bir zararın ileride olabileceği varsayımı ile hakkında adli tahkikat yaptırılması kararını vermenin Sayıştay'ın görev alanı içerisinde bulunmadığını, bu nedenle Sayıştay 3.Dairesinin, Kanunda tarifi yapılmamış olan, ileride olabileceği iddia edilen bir kamu zararı varsayımından hareketle, kamu zararına yol açmamış olan müvekkili hakkında adli takibat talep ederek yetkisini aşmış bulunduğunu,

Kararın sonuç bölümünde yer alan; “...İdare tarafından bankaya ödemede bulunulması halinde kamu zararına sebebiyet verileceği açık olup...” ibaresiyle bir yandan Alacağın Temliki Karşılığı Finans Sözleşmesinin hükümsüz olduğu ifade edilirken diğer bir yandan hükümsüz olduğu kabul edilen bu sözleşmeye bağlı olarak, ………. Bakanlığına adeta “ödemede bulunabilirsin” mesajı verilmek suretiyle, bir devlet kurumunun hükümsüz bir belgeye istinaden hukuksuz işlem yapmaya teşvik edildiğini, ………. Bakanlığının hükümsüz bir belgeye istinaden Sayıştay Başkanlığının oluru/tavsiyesi/teşviki ile ödeme yapar ve kamu zararı oluşursa, Sayıştay Başkanlığının bu kamu zararından sorumlu olacağının aşikâr olacağını, zira hükümsüz belge üzerine işlem yapması için hiçbir kamu kuruluşuna cevaz verilemeyeceği gibi tavsiyede de bulunulamayacağı, emir verilemeyeceği, ayrıca gerek Sayıştay kararının gerekçe bölümünde ifade edildiği gerekse ………. Bakanlığının “müvekkilin hukuka aykırı bir niyeti olmadığı” ve “Alacağın Temliki Karşılığı Finans Sözleşmesinin hükümsüz olduğu” yönündeki tespitleri karşısında Bankanın ………. Bakanlığından talepte bulunmasının hukuken hiçbir öneminin bulunmadığını, Bankanın ………. Bakanlığından talepte bulunması hususunun hükümsüz bir belgeye istinaden hak elde edebileceği anlamına gelmeyeceğini, olmayan bir zararın olduğu veya olabileceği varsayımı ile Bakanlığa “talep edilirse parayı öde zarar doğsun” ve “ilgiliyi cezalandır” direktifi verilmesinin objektif kriterlerden uzak hukuki zeminde kabulü mümkün olmayan bir karar olduğunu,

Müvekkilin, Sayıştay Kanununa ve Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa aykırı olarak işbu temyiz konusu olan yargılamaya dahil edilmesinin gerekçelerini Sayıştay Temyiz Kurulunun dikkatine getirdikten sonra, konunun tüm açıklığıyla anlaşılması açısından müvekkilin kamu zararına yol açmadığını, aksine kamuyu milyonlarca dolarlık zarardan kurtardığını ………. Bakanlığının ve mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığının belgelerine dayanarak Sayıştay makamının dikkatine sunmanın zaruret halini aldığını,

T.C. ………. Büyükelçiliği inşaatları sürerken işin yapı denetçiliğini (kontrolörlüğünü) yapan ………. Ltd. Şti.’nin işin başında durmaması, gerekli proje revizyonlarını zamanında yapmaması, proje ve malzeme onaylarını zamanında vermemesi, denetim görevi için yeterli eleman bulundurmaması, denetim için aylarca beklenmek zorunda kalınması ve özellikle yüklenicinin hakedişlerini imzalamaması neticesinde, Türkiye ve ………. Cumhurbaşkanlarınca inşaat süreci yakinen izlenen bir projenin gecikmesi veya yarım kalması tehlikesinin doğmuş olduğunu, söz konusu işin gecikmesi veya yarım kalması durumunda Türkiye'nin ...'daki itibarı ve ikili ilişkileri zarar görmesi ihtimali yanı sıra milyonlarca dolarlık bir kamu zararının ortaya çıkabileceğini, bu noktada ………. Bakanlığının işbu temyize konu olan yargılamaya gönderdiği Mart 2013 tarihli savunma metnindeki şu ifadelerini yukarıda dile getirilen hususu teyiden Sayıştay makamının dikkatine bir kez daha getirmenin zaruret haline geldiğini;

“- Türkiye ile ………. arasında mevcut müstesna ilişkiler temelinde her iki devletin en üst düzeyli makamları tarafından takip edilmiş, inşaatın bir an evvel bitirilerek yerleşkemizin hizmete girmesinin sağlanması hususunda azami gayret ve özen gösterilmiştir.

  • Durum bu merkezdeyken, T.C. ………. Büyükelçiliği ………. inşaatı sürecinde, İdarenin dahil olmaksızın yüklenici ile kontrollük firmaları arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklanan ve inşaatın seyrini olumsuz etkileyen sorunlar ortaya çıkmıştır. Ülkemizin ………. nezdindeki itibarının ve buna bağlı siyasi, ekonomik ve ticari kazanımlarının Büyükelçiliğimiz yerleşkesinin tamamlanamaması nedeniyle zedelenmesinin önlenmesi, inşaatın yanda kalmasının ülkemiz ve devletimiz bakımından doğuracağı muhakkak her türlü zarar ve kayba mani olunması, yüklenici tarafından hukuki süreç başlatılması ihtimali tahtında oluşabilecek hukuki süreç ve kamu zararının izale edilmesi...”,

Yüklenicinin ………. tarihinde vermiş olduğu ilave iş hakediş dosyasını (Ek:2) sözleşme ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yapım İşleri Genel Şartnamesi gereğince idarenin 30 gün içerisinde sonuçlandırıp, gerekli ödemeyi yapması gerekirken Kontrolörlük firmasının yasaları göz ardı ettiği (Ek: 3 - Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Raporu, “Madde 3.5”, “Sonuç ve Öneriler Madde 3”), Türkiye ve ………. Cumhurbaşkanlarının yakından takip ettiği bir projeyi, mevzuatı ihlal pahasına yapay bir maddi darboğaz yaratmak suretiyle geciktirmeye, durdurmaya ve feshettirmeye çabaladığını, ………. Haziran ayından Ağustos ayı sonuna kadar temin edebildiği borçlarla inşaatı devam ettiren, ancak işçi ücretlerini ödemeyi erteleyen yüklenici firmanın inşaat işçilerinin ………. ………. Bayramı sırasında ………. devletinin dikkatini çekmek amacıyla işçi ücretlerinin ödenmesini teminen nümayiş yapmaya hazırlanmaları üzerine, söz konusu nümayiş neticesinde iki ülke ilişkilerinin zarar göreceğini, işçilerin inşaatı tahrip edebileceklerini, Türkiye'nin ve inşaat şirketinin itibar kaybedeceğini gören yüklenici firmanın işçilerin 3 aylık birikmiş maaşlarını ödeyebilmek için Türkiye ve ……….’a kredi aramaya başladığını, kredi arayışı sırasında ………. ... Bank yöneticilerinin Türkiye'yi “kendi Büyükelçilik inşaatını bile yapamayan bir ülke” konumuna düşürmeye kimsenin hakkı olmadığını, şayet yüklenici firmanın ………. Bakanlığı ile sözleşmesinin feshedildiğine dair söylentiler doğru değilse başka bir devlet kurumu olarak devletin işinin sürüncemede kalmaması, işçi isyanları neticesinde devletin itibarının zedelenmemesi için birikmiş işçi ücretlerini ödeyebilecek ve acil ihtiyaçları karşılayabilecek kadar kredi verebileceklerini ifade ettiklerini, müvekkilinin yüklenici ile Banka arasında imzalanan sözleşmeye imza atmasının tek gerekçesinin yüklenici ile İdare arasındaki sözleşmenin feshedilmediğini teyit etmek olduğunu, yükleniciye kredi vermeyi değerlendirmeye almış olan Bankanın idare ile yüklenici arasındaki sözleşmenin halen geçerli olduğunu öğrenmiş, kendi kararı ile yükleniciye kredi temin ettiği ve neticede işçi isyanıyla oluşabilecek milyonlarca dolarlık kamu zararına engel olunarak devletin itibarına gelecek tahribatın bertaraf edilmiş olduğunu, ………. yılında ………. Nümayişleri ile devletin ve ekonominin milyarlarca dolarlık zarara uğradığı hususunun bizzat Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan tarafından dile getirildiği hatırlanacak olursa, yüklenicinin ……….'da talep ettiği hakediş bedelinin yasalar ihlal edilmek suretiyle kontrolörlük firmasının engellemesi neticesinde ödenmemesi neticesinde ………. bayramı sırasında çıkacak Türkiye aleyhtarı bir gösterinin iki ülke ilişkilerine ve yapılmış olan inşaata verebileceği zararın boyutlarını tahmin etmenin zor olmayacağını, inşaatın nümayiş, tahribat, fesih gibi nedenlerle durması ve yarım kalması neticesinde oluşabilecek kamu zararının büyüklüğünün ………. Bakanlığının işbu temyize konu olan yargılamaya gönderdiği savunma metninde açıkça belirtilmiş olduğunu,

Yüklenici firmanın ……….’da talep ettiği ………. Dolara yaklaşan ve hiçbir firmanın tek başına finanse edemeyeceği boyutlara varan bu ilave iş bedelinin kontrolör firmanın hukuka aykırı yönlendirmesi neticesinde ödenmemesi nedeniyle ortaya çıkacak bir nümayişin faturasının yasal haklarından dolayı yüklenici firma tarafından ………. Bakanlığına kesileceğini, ayrıca nümayişten zarar görecek Türkiye-………. ilişkilerin telafisinin bulunmadığı ortadayken, müvekkilinin doğru zamanda, doğru yerde, Devlet Memurları Kanununun 7 nci maddesinde yer alan; “Devlet memurları menfaatlerini korumak mecburiyetindedirler.” hükmü, yine aynı Kanunun 12 nci maddesinde yer alan “Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.” hükmü ile 9 uncu maddesinde yer alan; “Devlet memurlarından sürekli veya geçici görevle veya yetişme, inceleme ve araştırma için yabancı memleketlerde bulunanlar Devlet itibarını veya görev haysiyetini zedeleyici fiil ve davranışlarda bulunamazlar.” şeklinde hükümler ve müvekkilinin görev yaptığı sırada yürürlükte olan 4009 sayılı Dışişleri Bakanlığının Kuruluşu ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 2 nci maddesinde yer alan; “Hükümetçe tayin ve tespit edilecek esaslara göre dış politikayı uygulamak.... “ hükümlerine istinaden elini taşın altına koyarak, devleti milyonlarca dolarlık kamu zararından kurtararak, iki ülke Cumhurbaşkanlarınca takip edilen bir inşaattan dolayı iki ülke ilişkilerinin zarar görmesini önlemiş bulunduğunu,

Bu durumun ………. Bakanlığının Sayıştay’a işbu yargılama vesilesiyle gönderdiği savunmada (10. sayfa İlave Maruzatlar) şu ifadelerle dile getirildiğini;

“………. Büyükelçiliği ………. inşaatında ortaya çıkan olumsuzluklar doğrultusunda inşaatın sürdürülmeyip, işin tasfiye edilmesi halinde yüklenici tarafından İdare aleyhine hukuksal bir süreç başlatılmasının kaçınılmaz hale gelmiş olacağı takdir buyrulacaktır. Bu durumda, inşaatın uzun yıllar tasfiye edildiği şekilde kalacak, yıpranacak ve tekrar ihale edilebilmesi için, işbu sorgu zemininde tespit olunan kamu zararı keyfiyetinin çok üzerinde bir meblağın harcanması zaruretinin ortaya çıkmış olacağı takdirlerine vabestedir. Dolayısıyla, mevcut tüm olumsuzluklara rağmen, netice itibarıyla inşaatın bitirilmesi başarılmış, tüm binalarımızın hizmete girmesi sağlanmıştır.”,

………. Bakanlığının Sayıştay’a gönderdiği yazıda belirtilmeyen tek hususun, inşaatın bitirilmesini başaran kişinin, yani müvekkilinin adı olduğunu,

………. Bakanlığının T.C. ………. Büyükelçiliği inşaatları konusunda ………. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ………. dosya numaralı soruşturmaya gönderdiği cevapta; “... Bakanlık mensuplarının ………. Büyükelçiliği projesinin geliştirilmesi ve inşaatının gerçekleştirilmesi konusunda şahsi çıkar sağlamaya yönelik kötü niyetli davranışları ve işlemleri bu amaçla etkilemeye yönelik girişimleri tespit edilmemekle birlikte, bazı işlemlerde mevzuata tam uyum anlamında hatalar yapıldığı, ön incelemeye konu teşkil eden hususların işlemin ait olduğu yıla ilişkin Sayıştay denetiminden de geçmiş olduğu, ………. Büyükelçiliği ………. konutlarının halen kullanılmakta olduğu gözönünde tutularak soruşturma izni verilmemesine karar verildiği” şeklinde görüş bildirdiğini, ………. Cumhuriyet Savcılığı'nın ………. sayılı dosyaya ilişkin ………. sayılı Kararının ekte (Ek-4) sunulmuş olduğunu, bu şekilde hareket eden bir memurun hukuka aykırı yöntemlerle yargılanmasının sadece hukuka değil, hakkaniyete ve vicdana da aykırı olduğunu,

İncelemenin duruşmalı yapılarak, yukarıda yer alan izahatlar çerçevesinde ve Sayıştay Kanunu, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, hukukun genel ilkeleri ile ekte sunulan belgeler dikkate alınarak müvekkili hakkındaki “idareyi kamu zararı riski ile karşı karşıya bırakması nedeniyle adli takibat yapılarak sonucundan bilgi verilmesini teminen Bakanlığa yazı yazılmasına” şeklindeki kararın kaldırılmasına karar verilmesinin talep edildiği,

ifade edilmiştir.

Başsavcılık karşılamasında özetle;

6085 sayılı Sayıştay Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan;

“Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilir. Bu hükümler dışında, gerekli görülen hususların ilgili mercilere bildirilmesine karar verilebilir.” hükmü gereğince anılan Karar verilmiş olduğundan, temyiz talebi ve gerekçelerin yersiz olması nedeniyle talebin reddinin uygun olacağı,

ifade edilmiştir.

Duruşmalı temyiz talebinde bulunan sorumlu ………. ve Vekil Avukatı ………. duruşma sırasında yapmış oldukları sözlü savunmalarında temyiz dilekçesinde yer alan hususları tekrarlamışlardır.

Duruşmalı temyiz talebinde bulunan ……….ve Vekil Avukatı ………. ile Sayıştay Başsavcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

6085 sayılı Sayıştay Kanununun “Hüküm ve tutanaklar” başlıklı 50 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan;

“Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilir. Bu hükümler dışında, gerekli görülen hususların ilgili mercilere bildirilmesine karar verilebilir.” hükmü doğrultusunda 01 sayılı İlamın 1-c maddesinde kamu zararının sorumlulardan tazminine veya mevzuata uygun olduğuna hükmedilmeksizin, konunun Bakanlığına yazılması yönünde karar verilmiş olduğu görülmüştür.

Bu itibarla, 3.Daire tarafından 01 sayılı ilamın 1 inci maddesinin (c) maddesine ilişkin olarak temyiz dilekçesi gönderen kişinin sorumluluğuna ve herhangi bir miktarın tazminine hükmedilmemiş olduğundan Bakanlığına yazılması yönünde verilen karara ilişkin Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA, oybirliği ile,

Karar verildiği 28.12.2016 tarih ve 42549 sayılı tutanakla yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim