Sayıştay 3. Dairesi 38598 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3
Sayıştay Kararı
38598
2 Haziran 2015
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2011
-
Daire: 3
-
Dosya No: 38598
-
Tutanak No: 40577
-
Tutanak Tarihi: 02.06.2015
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü;
29 sayılı İlam’ın 2’nci maddesi ile, Kadıköy Adliyesinde nöbete kalan personelin ulaşım giderleri kapsamında Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı (ATGV) bünyesinde çalışan şoförlere mevzuatta imkan veren bir hüküm olmamasına rağmen ek ödemede bulunulması sonucu 6.914,76-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu, temyiz dilekçesinde özetle; uygulamanın 5018 sayılı Kanun’un 71. maddesi gereğince “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” olarak kabulle kamu zararı olarak nitelendirilmiş ise de, yapılan ödemenin mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme olmadığını; ödemenin 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine uygun olarak yapıldığını; Sayıştay 3. Dairesi ilamında ortaya konulan; ATGV bünyesinde çalışan şoförlerin 6245 sayılı Kanun’da sayılan “Harcırah verilecek kimseler” arasında olmadığı yolundaki değerlendirmeye katılmanın mümkün olmadığını; 6245 sayılı Kanun’un 4. maddesinde “Harcırah verilecek kimseler” sayılırken 4/2. maddede “Memur veya hizmetli olmamakla beraber kurumlarca geçici vazife ile görevlendirilenlere” harcırah verilebileceğinin açıkça belirtildiğini; bu bağlamda mahkemelerin keşiflerinde görev alan ve kamu görevlisi dahi olmayan şoförlere, tercümanlık yapanlara, bilirkişilere ödeme yapılabildiğini; bu nedenle asli işinin ve görevinin dışında otopsi, keşif gibi adli hizmetlerde araç kullanmak, nöbete kalan personelin servis hizmetlerini yürütmek üzere geçici olarak görevlendirilen ATGV personeli olan şoförlerin de bu kapsamda kabul edilmesi gerektiğini; bu tür geçici görevlendirmelerde Sayıştay ilamında belirtildiği gibi hizmetin alınacağı kişinin ihale suretiyle belirlenmesinin fiilen mümkün olmadığını;
Mesai dışı hizmetin yürütülmesi için çoğu kez araç ihtiyacı olduğunu fakat, Bakanlıkça bu hizmeti yürütecek nitelik ve sayıda hizmet aracı verilmemesi nedeniyle dışarıdan ücret karşılığı araç temin edilmediği takdirde adli hizmette zaman zaman aksama, gecikme ve vatandaş mağduriyetinin söz konusu olacağını;
İstanbul gibi nüfus yoğunluğu ve olayların çok fazla, can ve mal güvenliği yönünden özellik arz eden bir metropolde Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan uygulamanın, adli hizmetin etkin ve amacına uygun, gecikmeden yürütülmesine, adli kollukta görev yapanların huzur içinde verimli çalışmalarına imkan verdiğini; bu sonucun Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca vakfa ve vakıf şoförlerine verilen sembolik ücretlerle sağlanmasının toplum menfaati ve kamunun kazancı olduğunu; vakıf araçlarının sadece servis hizmeti vermediğini, mesai dışı, hafta sonu tatili ve bayram günleri olay yerinde keşif, otopsi gibi adli işlemlerde Cumhuriyet savcıları tarafından kullanıldığını ve araç şoförlerine mesai dışında vakıf tarafından fazla mesai ücreti ödenmediğini; mesai dışı, hafta ve bayram tatillerinde zaman zaman geç saatlere kadar görev yapan vakıf şoförlerinin mağduriyetinin önlenmesinin, Anayasanın angaryayı yasaklayan emredici hükmü gereği olduğunu; bu nedenle büyük bir fedakarlık ve özveri ile mesai dışı çalışan vakıf şoförlerine ücret tahakkuk ettirildiğini; nitekim Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı tarafından bu durumun fark edilerek vakıf şoförlerinin mağduriyetini önlemek amacıyla ilk kez 01.07.2012 tarihinden itibaren fazla mesai ücreti tahakkuk ettirilmeye başlandığını;
Ayrıca, kamu zararından söz edebilmek için, bu hizmetin yerine getirilmesi amacıyla ihale suretiyle hizmet alınması halinde ödenmesi gereken meblağ ile, hizmetin bu şekilde yerine getirilmesi nedeniyle yapılan ödemenin karşılaştırılarak, arada aleyhe bir fark çıkarsa ileriye sürülebileceğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık mütalaasında; “Hizmet gerekleri noktasından ileri sürülen hususların mevzuatta bir karşılığı olmadığı gibi, diğer taraftan eğer ödeme bir harcırah ödemesi ise 6245/8 çerçevesinde yapılması gerekirdi ki, böyle bir durum da söz konusu değildir. Yapılan ödeme, memur veya hizmetli olmayan birisine ek ödeme olarak ödenme yeri, zamanı, oranı-tutarı, ödeme şekli ve benzeri yönleriyle mevzuatta yeri olmayan bir ödemedir.
Bu nedenlerle, temyiz talebinin reddi ile Daire kararının tasdik edilmesi uygun olur.” denilmiştir.
Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi neticesinde, Kadıköy Adliyesinde nöbete kalan personelin ulaşım hizmetlerinin sağlanması amacıyla, Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfına ulaşım hizmeti için ödenen tutarın yanı sıra Vakıf şoförlerine de ayrıca ek ödemede bulunulduğu görülmüştür.
Dilekçede 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 4’üncü maddesi gerekçe olarak gösterilmiş olup, 6245 sayılı Kanun’un “Harcırah verilecek kimseler” başlıklı 4’üncü maddesinin 2’nci bendinde, memur veya hizmetli olmamakla birlikte geçici bir vazife ile görevlendirilenlere, harcırah ödenebileceği ifade edilmiştir. Bu hüküm uyarınca, kimlere, nasıl ve ne kadar harcırah ödeneceğini belirten, “Memur veya hizmetli olmayanların harcırahı” başlıklı 8’inci maddesi gerekçesinde;
“Bu madde, memur veya hizmetli sıfatını haiz olmadıkları halde kurumlarca herhangi bir muvakkat vazife ile görevlendirilecek kimselere ne suretle harcırah verileceği hükmünü ihtiva etmektedir. Filhakika resmi bir vazifesi olmayan birçok şahıslara herhangi bir mevzuda fikir ve mütalaalarından faydalanılmak üzere ku¬rumlarca zaman zaman ihtiyaç duyulmaktadır. (Mesela; Dış ticaret rejimi hakkındaki mütalaaları alınmak üzere celbolunan ticaret erbabı ile Sağlık Şurasına iştirak eden serbest doktorlar gibi) bu gibi kimselere verilecek yevmiye ve icabı hale göre yol masrafının bunların içtimai durumları, bilgi seviyeleri ve meslekleri ile vazife gö¬rülen yerin mahalli şartları ile yakından alakadar olması bakımından muayyen bir miktarla tahdidi doğru olamayacağından azami bir haddi aşmamak üzere ilgili dai¬renin takdirine bırakılması muvafık görülmüştür. Ancak bazı istisnai haller göz önünde bulundurularak Maliye Vekaletinin tasvibi ile daha fazla harcırah verile¬bilmesi imkanları da maddede ayrıca derpiş olunmuştur.
Diğer taraftan bir kısım kimseler de kurum hizmetlerinde mukavele ile istih¬dam olunmakta ve bunlara verilecek yevmiye ve yol masraflarının miktarı kurum ile ilgili şahıs arasında karşılıklı olarak ve mukavele ile kararlaştırılmaktadır. Mad¬denin son fıkrası bu hususta mukavele hükümlerinin tatbik olunacağını tasrih et¬mektedir.” denilmektedir. Madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, memur veya hizmetli olmamakla beraber harcırah ödenebilecek kişiler, herhangi bir konuda fikir ve düşüncelerinden veya ihtisaslarından yararlanılmak üzere kurumlarca zaman zaman gerek duyulan kişiler olarak tanımlanmış olup, adliye personelinin ulaşım hizmetinde görevli olan Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı çalışanı şoförlerin bu madde kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, adliye personelinin ulaşım hizmetinin sağlanması karşılığında, Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfına zaten ödeme yapılmaktadır.
Dilekçede mesai dışı çalıştırmanın Anayasa’nın 18’inci maddesindeki angarya yasağı hükmüne aykırı olacağı belirtilmekle birlikte, söz konusu mesai dışı ücretsiz olarak çalıştırılan şoförler Kadıköy Adliyesi personeli değil; Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı personelidir. Dolayısıyla, Anayasa’nın 18’inci maddesine aykırı bir durum oluşmuş ise, bu durumun muhatabı ve sorumlusu da Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı’dır.
Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 29 sayılı İlam’ın 2’nci maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE (Temyiz Kurulu ve 3. Daire Başkanı H.F.EZBER, 7. Daire Başkanı M.DÖNMEZ ile Üyeler F.ÖZKÖK ve R.DOĞAN’ın “6245 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde ‘Harcırah verilecek kimseler’ sayılırken ‘Memur veya hizmetli olmamakla beraber kurumlarca geçici vazife ile görevlendirilenlere’ harcırah verilebileceğinin açıkça belirtilmiştir. Bu bağlamda mahkemelerin keşiflerinde görev alan ve kamu görevlisi olmayan şoförlere, tercümanlık yapanlara, bilirkişilere ödeme yapılabilmektedir. Bu nedenle otopsi, keşif gibi adli hizmetler için nöbete kalan personelin servis hizmetlerini yürütmek üzere geçici olarak görevlendirilen ATGV personeli olan şoförlerin de bu kapsamda kabul edilmesi gerektiğinden, ilgililere hizmetleri karşılığında yapılan ödemelerde mevzuata aykırı bir husus bulunmamaktadır. Bu itibarla, tazmin hükmünün Kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) Oyçokluğu ile,
02.06.2015 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:13