Sayıştay 3. Dairesi 38087 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3
Sayıştay Kararı
38087
27 Mayıs 2014
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 3
-
Dosya No: 38087
-
Tutanak No: 39096
-
Tutanak Tarihi: 27.05.2014
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
1273 sayılı ilamın 5. maddesiyle; İmar ve Şehircilik Müdürlüğünde görevli işçilerin 5473 sayılı Kanun ile sadece memurlar ve sözleşmeli personel için öngörülen ilave ödemeden yararlandırılması suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 9.305,80 - TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi temyiz dilekçesinde özetle; Belediye ile Hizmet-iş İşçi Sendikası arasında, 01.03.2007 - 28.02.2010 dönemini kapsayan toplu iş sözleşmesinin 78. maddesi uyarınca işçilere ek ödeme yapıldığını,
5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 38. maddesinin Belediye Başkanının görev ve yetkilerini düzenlediğini, bu maddenin; “a” bendinde: Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak, aynı maddenin “g” bendinde; Yetkili organların kararını almak şartıyla sözleşme yapmak, “j” bendinde; Belediye personelini atamak şeklinde düzenlendiğini,
Bu yasa hükümlerine dayanarak, dönemin Belediye Başkanı Emin Serdar Kurşun’un, ekteki (EK-1) toplu iş sözleşmesi sonuç imza sayfasında da görüleceği üzere İŞVEREN sıfatıyla, belediyeyi temsilen ve kurum adına, tek başına kendi imzasıyla toplu iş sözleşmesini imzaladığını,
Bu sözleşmede Osmancık Belediyesi adına hiçbir bir birim amiri ya da harcama yetkilisi olarak müdürlerin imzasının bulunmadığını, Birim Müdürü olarak 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanunu uyarınca Harcama Yetkilisi sıfatıyla bu ödemeden sorumlu tutulduklarını, oysa yapılan toplu iş sözleşmesinin 78. maddesinin, işçilerin kazanılmış haklarını korumak üzere sendika tarafından konulmuş muğlak ifadelerle dolu olduğunu ve bir önceki toplu iş sözleşmesine atıfta bulunduğunu,
Birim Müdürleri olarak kendilerinin Belediye Başkanının ataması ile görev başına gelen, ona bağlı çalışan, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa göre istihdam edilen kamu görevlileri olduğunu, hal böyleyken; kurum amiri olan Belediye Başkanı tarafından imzalanan bir toplu iş sözleşmesi hükümlerini uygulamamak gibi bir hakları, yetkileri ya da sorgulama şanslarının olmadığını,
Yine 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 61. maddesinde; "Belediye başkanı ve harcama yetkisi verilen diğer görevliler, bütçe ödeneklerinin verimli, tutumlu ve yerinde harcanmasından sorumludur." denilerek Belediye Başkanına da bir nevi denetim ve icra sorumluluğu yüklendiğini,
Ayrıca önceki yıllarda da buna benzer yani memur maaşına endeksli toplu sözleşmeler yapıldığını ve uygulandığını, Sayıştay denetimlerinden de geçtiğini, Belediye Meclisince söz konusu yönetim döneminin kesin hesaplarının ibra edildiğini, hal böyle olunca; süregelen bir uygulamanın devamı niteliğinde görüldüğü için bu ödemelerde gerek muhasebe yetkilisi gerekse harcama yetkililerinde bir tereddüt hâsıl olmadığını,
Sayıştay uyarısından sonra, uygulamaya derhal son verilmiş olup, o tarihten bu yana bu ödeme yapılmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Sayıştay Başsavcılığı karşılama yazısında;” İlgili temyiz dilekçesinde, ödemenin toplu iş sözleşmesine dayanarak yapıldığını, sorgu üzerine ödemenin kesildiğini, toplu iş sözleşmesini Belediye Başkanının imzaladığını ve kendilerinin Belediye Başkanı tarafından yapılan bir sözleşmeye karşı koyamayacaklarını ve uygulamanın önceki yıllarda da olmasına rağmen Sayıştay denetimine konu edilmediğini belirtmiştir. 5473 sayılı Kanunla getirilen ek ödeme yalnızca memur ve sözleşmeli personel için yapılacak bir ödeme olup, işçileri kapsamadığından Toplu İş Sözleşmesinin 78 inci maddesinde ifade edilen üstün hak ve menfaat sağlayan bir düzenleme olarak değerlendirilemez. Yapılan ödemenin bu fıkraya dayandırılması yerinde olmayıp, ödeme mevzuata aykırıdır. Sorumluluğa Toplu İş Sözleşmesini imzalayan Belediye Başkanının dahil edilmesi talebi de yersizdir. Çünkü Toplu İş Sözleşmesinde açıkça 5473 sayılı Kanundan kaynaklanan ödemelerin yapılacağı belirtilmemiş, ödemeleri gerçekleştirenlerin ilgili hükmü bu yönde yorumlayarak ödeme yaptıkları anlaşılmaktadır. Bu nedenle, talebin reddi ile ilgili maddelere ilişkin kararların tasdik edilmesi uygun olur.” Demiştir.
Sorumluluk itirazına ilişkin olarak;
Dilekçi, dönemin Belediye Başkanı Emin Serdar KURŞUN’un işveren sıfatıyla, belediyeyi temsilen ve kurum adına, tek başına kendi imzasıyla toplu iş sözleşmesini imzaladığını, bu sözleşmede Osmancık Belediyesi adına hiçbir bir birim amiri ya da harcama yetkilisi olarak müdürlerin imzasının bulunmadığını, birim müdürü olarak 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanunu uyarınca Harcama Yetkilisi sıfatıyla bu ödemeden sorumlu tutulduklarını, birim müdürleri olarak kendilerinin Belediye Başkanının ataması ile görev başına gelen, ona bağlı çalışan, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa göre istihdam edilen kamu görevlileri olduğunu, hal böyleyken; kurum amiri olan Belediye Başkanı tarafından imzalanan bir toplu iş sözleşmesi hükümlerini uygulamamak gibi bir hakları, yetkileri ya da sorgulama şanslarının olmadığını belirtmişse de;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 31, 32, 33’üncü maddelerinde;
“Harcama yetkisi ve yetkilisi
Madde 31- (Değişik: 22/12/2005-5436/1 md.)
Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.
Ancak, teşkilât yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin belirlenmesinde güçlük bulunan idareler ile bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan idarelerde harcama yetkisi, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kişiler tarafından; mahallî idarelerde İçişleri Bakanlığının, diğer idarelerde ise Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürütülebilir.
Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.
Harcama talimatı ve sorumluluk
Madde 32- Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.
Giderin gerçekleştirilmesi
Madde 33- Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
(Ek üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” denilmektedir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu Çerçevesinde Sorumlu tutulacak Görevli ve yetkililerin Belirlenmesi Hakkında Sayıştay Genel Kurulu’nun 5189/1 Sayılı Kararında;
“…….
III.3.a) Harcama Yetkililerinin Genel Sorumluluğu
5018 sayılı Kanunda harcama yetkilisi ifadesiyle bir program sorumlusuna ve statü hukukunda tanımlanan daire/birim amirine işaret edilmektedir. Bu konumda olan yöneticilerin, 657 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinde belirtildiği gibi, amiri oldukları kuruluş ve hizmet biriminde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurları takip ve kontrol etmekten görevli ve sorumlu tutulacakları da tabiidir.
Bu hükümler karşısında, bütçeden yapılacak harcamalar konusunda 5018 sayılı Kanunda öngörülen harcama sürecinde tek ve tam yetkili olan, giderin yapılmasına karar vermekten ödeme aşamasına kadar tüm işlemleri emir ve talimatı çerçevesinde yürüten ve maiyetindekileri ve onların eylem ve işlemlerini gözetmek ve denetlemekle yükümlü olan harcama yetkilisinin, Sayıştaya karşı hesap verme konusunda tam ve doğrudan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına,
III.4.a) Ödeme Emri Belgesini Düzenlemekle Görevlendirilen Gerçekleştirme Görevlisinin Sorumluluğu
5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca ödeme emri belgesi, harcama yetkilisi tarafından belirlenen bir görevli tarafından düzenlenecektir. Ödeme emri belgesi tek başına mali bir işlem sayılmamakla birlikte taahhüt ve tahakkuk aşamalarından sonra ödeme aşamasına geçilmesine esas teşkil etmektedir. 31.12.2005 tarihli ve 26040 sayılı 3. mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 12 ve 13’üncü maddelerinde ödeme emri belgesi düzenleme görevi, ön mali kontrol kapsamında ele alınmakta ve “kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Aynı esaslarda belirtildiği üzere, harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirecek, ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol yapacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen gerçekleştirme görevlisinin yaptığı işlemler nedeniyle sorumluluk üstlenmesi tabiidir.
Ayrıca, harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılarak her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanıp uygulanacak, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol edeceklerdir. Bu bağlamda ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol yaparak, ödeme emri belgesi üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi düşüp imzalayacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen görevli, gerçekleştirme belgelerinin ödeme emri belgesine doğru aktarılması yanında, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan da sorumludur.
Yapılan bu açıklamalara göre, aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine çoğunlukla,
b) Ödeme Emri Belgesine Eklenmesi Gereken Taahhüt ve Tahakkuk Belgelerine İlişkin Sorumluluk
5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesi uyarınca bütçeden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanmış ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekmektedir.
Öte yandan anılan maddede, bir mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğunun belirlenmesinde, bu görevlilerin yetkili ve görevli olması ve yapılan giderin de bu görevlilerce düzenlenen belgeye dayanıyor olması hususlarına bakılması gerekmektedir. Yani mali işlemin gerçekleştirilmesinde, görevli olanların imzası olmadan ödeme belgesinin tamamlanmış sayılmaması gerekmektedir.
Bu nedenle, ödeme emri belgesine eklenmesi gereken taahhüt ve tahakkuk işlemlerine ilişkin fatura, beyanname, tutanak gibi gerçekleştirme belgelerini düzenleyen veya bu belgeleri kabul eden gerçekleştirme görevlilerinin, bu görevleriyle ilgili olarak yapmaları gereken iş ve işlemlerle sınırlı olarak harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine,
…….” karar verilmiştir.
Yukarıda belirtilen hükümlere göre, Harcama Yetkilileri, harcama talimatı ve bu talimata konu olan harcamaların mevzuata uygunluğundan, Gerçekleştirme Görevlileri, ödeme emrinin düzenlenmesinden, fatura, beyanname, tutanak gibi gerçekleştirme belgelerini düzenlenmesinden veya bu belgelerin kabul edilmesinden sorumlu olup gerçekleştirme görevlilerinin bu işlemler nedeniyle harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
Diğer yandan dilekçi tazmin hükmünden Belediye Başkanının sorumlu tutulması gerektiğini belirtmişse de;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu Çerçevesinde Sorumlu tutulacak Görevli ve yetkililerin Belirlenmesi Hakkında Sayıştay Genel Kurulu’nun 5189/1 Sayılı Kararında;
“…….
- Üst Yöneticiler
5018 sayılı Kanunun 11’inci maddesinde; ‘Bakanlıklarda müsteşar, diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Ancak, Millî Savunma Bakanlığında üst yönetici Bakandır.
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.’ denilmek suretiyle üst yöneticilerin sorumlulukları düzenlenmiştir.
Üst yöneticiler işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olmaktadırlar. Bununla birlikte üst yöneticilerin özel kanunlardan doğan Sayıştaya karşı mali sorumlulukları olabileceği gibi, münferit bir olayda sorumluluklarına hükmedilmeleri de gerekebilir. Bu husus, meselenin Sayıştay yargısında görüşülmesi sırasında hükme bağlanacak bir konudur.
Dolayısıyla bu aşamada bir genelleme yaparak üst yöneticilerin, işlemlerin hukuka uygun olarak yürütülmesinden sorumlu olacakları ya da olmayacakları yönünde bir görüş belirtilmesi uygun bulunmamaktadır.
….” denilmektedir.
Toplu iş sözleşmesinin 78. maddesinde “Genel olarak madde bakımından işçilerin bu toplu iş sözleşmesi ile getirilen haklardan üstün hak ve menfaatleri varsa bunlar aynen devam eder. Bu toplu iş sözleşmesinin getirdiği hak ve menfaatler ilave edilir.” hükmü yer almaktadır. Bu hüküm, yapılan hatalı ödemeye dayanak teşkil etmemektedir. Bu hükmün yanlış yorumlanarak yapılan mevzuata aykırı ödemeden toplu iş sözleşmesini Belediye adına imzalayan üst yönetici konumundaki Belediye Başkanını sorumlu tutmaya olanak yoktur.
Bu itibarla dilekçinin sorumluluğa ilişkin itirazları reddine karar verilerek konunun esasına geçildi.
Dilekçi Hizmet-İş Sendikası ile Osmancık Belediye Başkanlığı arasında 01.03.2005-28.02.2007 tarihleri arasını kapsayan dönem için yapılan Toplu İş Sözleşmesinin 58. maddesinin son paragrafında "2006 yılında 13. derecenin 1. Kademesinde yer alan 657 sayılı Devlet Memuruna gelen seyyanen veya yüzdelik olarak her ne ad altında gelirse gelsin zamlar aynen taraf sendika üyesi işçilerine yansıtılır" hükmü yer aldığını, bu hükmün her ne kadar Hizmet-İş Sendikası ile Osmancık Belediye Başkanlığı arasında 01.03.2007-28.02.2010 tarihleri arasını kapsayan dönem için yapılan Toplu İş Sözleşmesinde yer almasa da 58. maddedeki işçiler lehine yapılan bu hak ve menfaatlerin aynen devamını sağlayan 78. maddesinde "genel olarak madde bakımından işçilerin bu toplu iş sözleşmesi ile getirilen haklardan üstün hak ve menfaatleri varsa bunlar aynen devam eder. Bu toplu iş sözleşmesinin getirdiği hak ve menfaatler ilave edilir" hükmünün bu toplu iş sözleşmesinde yer aldığını, dolayısıyla 78. maddedeki bu hükme dayanarak 01.03.2005-28.02.2007 tarihleri arasını kapsayan eski Toplu İş Sözleşmesinin 58. maddesinin uygulanabileceğini ifade etmişse de;
Toplu İş Sözleşmesinin “Son Hükümler” başlıklı 78. maddesindeki “Genel olarak madde bakımından işçilerin bu toplu iş sözleşmesi ile getirilen haklardan üstün hak ve menfaatleri varsa bunlar aynen devam eder. Bu toplu iş sözleşmesinin getirdiği hak ve menfaatler ilave edilir.” hükmünü, işçilerin işveren ile yaptıkları ve yürürlükte olan mevcut toplu iş sözleşmesi (01.03.2007-28.02.2010 tarihleri arasını kapsayan) döneminde geçerli olan hizmet akitlerinde yer alan ve mevcut toplu iş sözleşmesinden daha üstün hak ve menfaatler getiren hükümler varsa bu hak ve menfaatlerin devam edeceği şeklinde yorumlamak gerekmektedir.
Yoksa 01.03.2005-28.02.2007 tarihleri arasını kapsayan ve 2008 yılında artık yürürlüğü kalmayan eski Toplu İş Sözleşmesindeki hükümlerin de yeni toplu iş sözleşmesine ilave edileceği gibi bir yorum yapmak mümkün değildir. Eğer böyle bir mantık geçerli olsa idi, eskiden beri imzalanan bütün toplu iş sözleşmesi hükümlerinin kümülatif olarak uygulanması gibi bir durum söz konusu olurdu ki, bu da ne sözleşme mantığı ile ne de hukuk mantığı ile uyuşmamaktadır.
31.03.2006 tarih ve 26125 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5473 sayılı “Değişik Adlar Altında İlave Ödemesi Bulunmayan Memurlara ve Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 1 inci maddesi ile 375 sayılı Kanunun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 3’üncü maddede;
“…il özel idareleri ve belediyeler ile bunların bağlı kuruluşları, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları mahallî idare birlikleri ile Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü’nün merkez ve taşra teşkilâtı ile varsa bunların döner sermaye kadrolarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre istihdam edilen memurlar ile aylıklarını 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre alanlara, subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlara, 1/1/2006 - 30/6/2006 tarihleri arasında 950 gösterge rakamının, 1/7/2006 tarihinden itibaren ise 1850 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda her ay ek ödeme yapılır.
Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır ve bu ek ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz. Bu madde uyarınca yapılacak ek ödeme, ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye payı, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.
….” denilmektedir.
5473 sayılı Kanunun öngördüğü tazminat, yalnızca değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan ve Kanunda belirtilen kurumlarda çalışan memur ve sözleşmeli personele verilmektedir. Kanun koyucu da bu Kanun’da öngörülen ek ödemeyle, değişik adlar altında ilave ödemesi bulunan memur ve sözleşmeli personel ile ilave ödemesi bulunmayan memur ve sözleşmeli personel arasındaki ücret farkının kapanmasını amaçlamaktadır. Ayrıca, değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara verilen ve denge tazminatı niteliğindeki bu ödeme, bir zam olmadığı gibi bütün memurları kapsayan bir düzenleme de olmayıp, memurlar arasındaki ücret farkını azaltmaya yönelik bir düzenleme olduğundan Toplu İş Sözleşmesinin ilgili hükmüne (78. madde) dayanılarak işçilere verilmesi mümkün değildir.
Toplu İş Sözleşmesinin 78’inci maddesi, işçilere yine bu toplu iş sözleşmesi döneminde geçerli olan başka veya yeni hizmet akitleri ile getirilmiş üstün bir hak veya menfaatin olması durumunda bu hak veya menfaatlerden yararlanılmasını hüküm altına almakta, 5473 sayılı Kanun’un ilgili hükmü ile memurlara verilen ek ödemeden işçilerin de yararlanmasını düzenlememektedir.
Bu itibarla, dilekçi talebinin reddi ile 1273 sayılı ilamın 5. maddesi ile 9.305,80 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 27.05.2014 tarih ve 39096 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10