Sayıştay 3. Dairesi 37997 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3
Sayıştay Kararı
37997
17 Haziran 2014
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 3
-
Dosya No: 37997
-
Tutanak No: 39222
-
Tutanak Tarihi: 17.06.2014
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
- 1195 sayılı ilamın 1.maddesine itiraz olunmakta ise de, söz konusu tazmin hükmü ilamda isimleri yazılı gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve muhasebe yetkilisine yöneltilmiş olup dilekçi Metin KARADAĞ’ın, bu tazmin hükmünde sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır.
Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar 832 sayılı Kanunun 68.maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63.maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilmiş olan memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan dilekçinin işbu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
- 1195 sayılı ilamın 2.maddesi ile; 15.01.2008 tarihinde İstanbul Sağlık Hizmetleri ve Yatırımları San. Tic. A.Ş. ne ihale edilen 389.750,00 TL sözleşme bedelli 2008 Yılında 12 Ay süreli Sağlık Personeli Hizmeti İşinde;
Kartal Devlet Hastanesinde Pratisyen Hekim kadrosunda çalışan Dr. İsmail ARSLAN ile Şile Devlet Hastanesinde Hekim kadrosunda çalışan Dr. Mine KAPLAN, haftanın 5 günü 8.30-17.00 saatleri arasında Ümraniye Belediyesinin okullarda yapmış olduğu sağlık tarama hizmetlerinde çalıştırılmış gibi gösterilerek doktor hizmet bedeli ödendiği gerekçesi ile 66.176,36 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi 1 (sorumluluğu yok.) ve 2.maddeye ilişkin olarak dilekçesinde özetle;
07.01.2009 tarihinde Sağlık İstanbul Sağlık Hizmetleri ve Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye ihale edilen 262.320 TL. Sözleşme bedelli "2008 yılında 6 aya Sağlık Personeli Hizmet Alım İşi" kapsamında, ilçe sınırları dahilinde bulunan ilköğretim okullarında yaklaşık 75.000 öğrencinin sağlık taramaları gerçekleştirildiğini,
Salgın ve bulaşıcı insan hastalıklarının oluşmasını önlemek ve yayılmasını durdurmak için tedbirler almak maksadıyla "SAĞLIKLI NESİL, SAĞLIKLI KENT" projesi kapsamında ilçede bulunan ilköğretim öğrencilerinin sağlık taramalarının yapılması hususunda Ümraniye Kaymakamlığı ile işbirliği yapılarak konu sağlık hizmetinin gerçekleştirildiğini,
Konu ile alakalı Ümraniye Kaymakamlığının yazısının ekte sunulduğunu,
Bu kapsamda 2008-2009 yıllarında ilçede bulunan 45 ilköğretim okulunda öğrenim gören yaklaşık 75.000 öğrenciye idarenin Sağlık Müdürlüğünce gerçekleştirilen sorguya konu sağlık hizmet alımı ile ücretsiz olarak genel sağlık, göz, ağız ve diş taramaları yapıldığını,
Bu hususta yapılan harcamalara ilişkin olarak Ümraniye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün yazısının sorguya yapılan savunmada sunulduğunu,
İhale kapsamında sorguda bahsi geçen Dr. İsmail ARSLAN ile beraber sağlık taramasında görev yapan diğer sağlık personelleriyle yüklenici firma İstanbul Sağlık AŞ. arasında iş sözleşmesi imzalandığını, sosyal güvenlik kurum ve numaralarının ne olduğu ve değişiklik olması, ilişiklik kesilmesi halinde bildirimde bulunacaklarına dair taahhütnameler alındığını,
Konu ile alakalı olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesinin iktisadi teşekkülü olan yüklenici İstanbul Sağlık AŞ.'nin idareye gönderdiği 07.10.2010 tarihli yazıda;
"Şirketlerinin Ümraniye Belediyesi'nin "2008 yılında 6 ay sağlık personeli hizmet alım işi" ve yine "2008 yılında 12 aylık sağlık personeli temin hizmet alım işi" nin yüklenicisi olduğu bu işler kapsamında personel olarak Dr. İsmail ARSLAN ve Dr. Mine KAPLAN'ın çalıştırıldıkları, ilgili dönemde şirket personeli olarak istihdam edilen Dr. İsmail ARSLAN ve Dr. Mine KAPLAN'nın aynı zamanda Devlet Hastanesinde emekli Sandığı'na bağlı kadrolu doktor olmaları sebebiyle, tek sosyal güvenlik kuruluşu üyeliği esas olduğundan şirket tarafından SSK'lı yapılmamış olduklarını,
Dr. İsmail ARSLAN ve Dr. Mine KAPLAN'ın çalıştıkları devlet hastanelerinde hafta sonu çalıştıkları ve bunun karşılığında izinli oldukları hafta içi 5 gün de mezkûr iş kapsamında çalıştıklarını, Dr. İsmail ARSLAN ve Dr. Mine KAPLAN'ın özlük dosyalarında emekli sandığına bağlı olarak çalıştıkları ve ilişki kesildiği takdirde Sağlık A.Ş.'ye bildirileceğine dair yazılı beyanları bulunmakta" denildiğini,
Konu yazının savunmada sunulduğunu,
Adı geçen doktorların Ümraniye Belediyesindeki iş kapsamında çalışarak maaş almış olduklarına dair maaş bordro icmallerinin de sunulduğunu,
Kaldı ki muayenesi yapılan her öğrenci ile alakalı olarak hasta protokol defterlerinde kayıtlar tutularak, yapılan sağlık taramasının kayıt altına alındığını,
Yine yapılan sağlık taramaları ile alakalı olarak görev yapan doktorların görüntü ve fotoğraflarının yer aldığı bilgisayar cd-lerinin ekte sunulduğunu, her okul için yapılan sağlık taramalarının bu şekilde görsel yönden kayıt altına alındığını,
Bütün beyan edilen bu hususların bir arada değerlendirilmesi neticesinde görüleceği üzere sorguda bahsi geçen doktorların okulların açık olduğu hafta içindeki 5 gün mesailerini idarece gerçekleştirilen sağlık taramaları kapsamında yerine getirdiklerini,
Ayrıca Dr. Mine KAPLAN’ın Şile Devlet Hastanesi Başhekimliğinden almış olduğu 12.10.2012 tarih ve 2785 sayılı yazı ile bu işi yapmasında herhangi bir sakınca olmadığına dair yazının dilekçe ekinde sunulduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık;
“On iki ay süreyle Cuma günü, ilam konusu yüklenime ilişkin işi bitirip, devamında hafta sonu Devlet Hastanesinde iki gün kesintisiz acil nöbeti tuttuktan sonra Pazartesi günü ihale konusu yüklenim hizmetine devam edilmesinin izahı olmadığı gibi, bu durum iş mevzuatı başta olmak üzere mevzuata aykırıdır. Ayrıca, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar sorgu aşamasında yapılan savunmayla bezer olup, ilamda karşılandığından, talebin reddi ile kararın tasdik edilmesi uygun olur,” şeklinde görüş bildirmiştir.
İşe ilişkin düzenlenen Teknik Şartnamenin "Genel Sağlık Taraması Personel Hizmeti" başlıklı 5.1. maddesinde: "Ümraniye Belediyesi'nin sunmuş olduğu okullarda sağlık taraması hizmetlerinin yürütülmesinde görevlendirilmek üzere 2 (iki) doktor, 1 (bir) hemşire /ATT, 1(bir) Tıbbi Sekreter temin edilecektir. Bu personel haftanın 5 günü mesai (08.30-12.00/12.30-17.00) saatleri içerisinde sürekli göreve hazır halde bulunacaktır. Personelin sevk ve idaresi Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından yapılacaktır. Görev verilmek üzere bekleyecekleri mekan ile hizmet vermek üzere gidecekleri okullar veya mahaller İdare tarafından belirlenecektir." denilmiştir.
Bu kapsamda, çalışan personelin mesailerini şartnameye uygun olarak Belediyenin sunmuş olduğu sağlık hizmetinde geçirdikleri düzenlenen puantaj cetvelleriyle belirlenmiş ve bu puantaj cetvelleri esas alınarak ödeme yapılmıştır.
Hizmetin satın alındığı İstanbul Büyükşehir Belediyesinin iktisadi teşekkülü olan yüklenici İstanbul Sağlık AŞ.'nin idareye gönderdiği 07.10.2010 tarihli yazıda;
Şirketlerinin Ümraniye Belediyesi'nin "2008 yılında 6 ay sağlık personeli hizmet alım işi" ve yine "2008 yılında 12 aylık sağlık personeli temin hizmet alım işi" nin yüklenicisi olduğu bu işler kapsamında personel olarak Dr. İsmail ARSLAN ve Dr. Mine KAPLAN'ın çalıştırıldıkları, ilgili dönemde şirket personeli olarak istihdam edilen Dr.İsmail ARSLAN ve Dr.Mine KAPLAN'nın aynı zamanda Devlet Hastanesinde Emekli Sandığı'na bağlı kadrolu doktor olmaları sebebiyle, tek sosyal güvenlik kuruluşu üyeliği esas olduğundan şirket tarafından SSK'lı yapılmamış oldukları,
Dr. İsmail ARSLAN ve Dr. Mine KAPLAN'ın çalıştıkları devlet hastanelerinde hafta sonu çalıştıkları ve bunun karşılığında izinli oldukları hafta içi 5 gün de mezkûr iş kapsamında bulundukları, ifade edilmiştir.
Sağlık Bakanlığı Şile Devlet Hastanesi Başhekimliğinin Ümraniye Belediyesine yazmış olduğu 12.10.2012 tarih ve 2785 sayılı yazıda ise;
“Dr.Mine Kaplan 01.02.2008-14.09.2008 tarihleri arasında Şile Devlet Hastanesi Acil Polikliniğinde acil hekimi olarak çalışmıştır.Acil hekimliğinin gereği olarak mesai usulü (sabah 08.00, akşam:17) değil nöbet usulü (24 saate 3gün dinlenme) çalışmıştır.Part time kısmi zamanlı çalışma dilekçesi de verdiğinden maaş ve döner sermayesinden kesinti yapılmıştır.Bunun karşılığında dışarıda çalışma hakkı kazanmıştır.
İlgili yıllarda Sağlık Bakanlığının part time uygulaması bu yönde olduğundan idari ve hukuki açıdan bir sıkıntı çıkmayacağı düşünülmektedir.” denilmiştir.
Sağlık Bakanlığı Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinin 41 ve 42. maddesinde nöbet süresinin sabah saat 8.00'den ertesi gün sabah saat 8.00 olarak uygulanacağı ve hafta sonu tutulan nöbetler için nöbet tutulan süre kadar izin verileceği düzenlenmiştir. Uygulamada ise genelde bu durum nöbet tutan doktor sayısı dikkate alınarak düzenlenip yapılmaktadır.Konuyu doğrulamak adına işe ilişkin belgeler arasına doktorların devlet hastanesindeki nöbet çizelgeleri eklenmiştir.
Sonuç olarak, adı geçen doktorların Ümraniye Belediyesindeki iş kapsamında çalışarak maaş almış olduklarına dair maaş bordro icmalleri düzenlendiği, muayenesi yapılan her öğrencinin hasta protokol defterlerine kaydedildiği böylece yapılan sağlık taramasının kayıt altına alındığı, yine yapılan sağlık taramaları ile alakalı olarak görev yapan doktorların görüntü ve fotoğraflarının yer aldığı bilgisayar verilerinin (cd) tutulduğu, her okul için yapılan sağlık taramalarının bu şekilde görsel yönden de kayıt altına alındığı görülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde doktorların okulların açık olduğu hafta içindeki 5 gün mesailerini idarece gerçekleştirilen sağlık taramaları kapsamında yerine getirdikleri anlaşıldığından ayrıca kadrolarının olduğu devlet hastanesinde veya belediyenin sunmuş olduğu sağlık taraması hizmeti işinde çalışmadıkları ispat edilemediği müddetçe tazmin denilemeyeceğinden 1195 sayılı ilamın 2.maddesi ile 66.176,36 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 1195 sayılı ilamın 3.maddesi ile; Kadrosu Zabıta Müdürlüğünde bulunan bazı personele fiilen zabıta hizmetlerinde görev yapmadıkları halde maktu fazla mesai ücreti ödenmesi nedeniyle 24.193,30 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, 13.03.1975 tarih ve 15176 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren fazla çalışmanın uygulama esaslarını gösterir yönetmelikte;
“II.Amaç
Madde 2. Bu yönetmelik hükümleri günlük çalışma saatleri dışında yapılacak fazla çalışmanın uygulanmasına ilişkin esasları düzenler.
Çalışanlar tarafından yapılan fazla mesailerin ücretle karşılanabilmesi ancak memurun görevi normal çalışma saatleri dışında yapması gerekir.”,
2009 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu K Cetvelinin “Aylık Maktu Fazla Çalışma Ücreti” başlıklı kısmın 2. maddesinde;
“Belediyeler ile bunlara bağlı müstakil bütçeli kamu tüzel kişiliğine haiz kuruluşlarda görevlerinin niteliği gereği 657 sayılı Kanunda belirtilen çalışma süresi ve saatlerine bağlı olmaksızın Zabıta ve itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personel ile kadrolu olarak fiilen çalışan koruma ve güvenlik personeline belediye meclis kararı ile tespit edilen miktar fazla çalışma ücreti olarak maktuen ödenir.” denildiğini,
Dolayısıyla sorguda isimleri geçen Mesut ÖZDEMİR’in Belediye Başkan Yardımcısı, Faysal ŞANSİ’nin Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü, Şenel ERDEM’in Ruhsat ve Denetim Müdürü, Resul SAĞKOL’un Yazı İşleri Müdürü, Yavuz Selim ÇAVUŞOĞLU’nun Temizlik İşleri Müdürü, Hakan KARATAŞ’ın Sosyal Yardım İşleri Müdürü olarak görev yaptığını,
Sorguda isimleri belirtilen bu kişilerin fiili olarak Belediye Başkan Yardımcısı ve Birim Müdürlüğü görevi yaptıkları için Zabıta Memurları ile aynı görevi yapmalarının da etik olmayacağını, bu nedenle sorguda isimleri belirtilenlerin Zabıta Müdürlüğündeki nöbetlerini Belediye Başkanlığının ÜMRANİYE BELEDİYE BAŞKANLIĞI NÖBETÇİ AMİRLİĞİ YÖNERGESİ kapsamında Nöbetçi Belediye Başkan Yardımcısı ve Nöbetçi Müdür adı altında aynı nöbetleri ifa etmiş olduklarını,
2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu K Cetvelinin 'Aylık Maktu Fazla çalışma Ücreti' başlıklı kısmın 2. maddesinde belirlenen bu miktar Ankara, İstanbul ve İzmir Büyükşehir Belediye sınırları içersindekiler için 380 TL.yi geçemez dendiği için bu rakamın ödendiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
13.03.1975 tarih ve 15176 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Fazla Çalışmanın Uygulama Esaslarını Gösterir Yönetmelikte;
"I- Kapsam
Madde 1 - 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 178 inci maddesi gereğince düzenlenen bu Yönetmelik hükümleri, aynı Kanuna tabi memurlar hakkında uygulanır.
II - Amaç
Madde 2 - Bu Yönetmelik hükümleri günlük çalışma saatleri dışında yapılacak fazla çalışmanın uygulanmasına ilişkin esasları düzenler.
IV - Genel Esaslar
Madde 4 - Fazla çalışmanın ücretle karşılanabilmesi için memurun kadrosuna ait görevini normal günlük çalışma saatleri dışında fiilen yapması gereklidir." hükümleri yer almıştır.
Yukarıdaki hükümler çerçevesinde, yapılan fazla mesailerin ücretle karşılanabilmesi ancak memurun görevi normal çalışma saatleri dışında fiilen yapması halinde mümkündür.
2009 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu K cetvelinin "Aylık Maktu Fazla Çalışma Ücreti" başlıklı kısmının 2. maddesinde:
- Belediyeler ile bunlara bağlı müstakil bütçeli kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarda (iktisadi işletmeler hariç),görevlerinin niteliği gereği 657 sayılı Kanunda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın zabıta ve itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personel (destek hizmeti yürüten personel hariç) ile kadrolu olarak fiilen çalışan koruma ve güvenlik personeline belediye meclisi kararı ile tespit edilen miktar, fazla çalışma ücreti olarak maktuen ödenir.
Ancak, bunlara ödenecek aylık fazla mesai ücreti en son yapılan resmi nüfus sayımına göre belediye nüfusu;
10.000'e kadar olanlar için 154 Türk Lirasını,
10.001'den 50.000'e kadar olanlar için 165 Türk Lirasını,
50.001'den 100.000'e kadar olanlar için 182 Türk Lirasını,
100.001'den 250.000'e kadar olanlar için 205 Türk Lirasını,
250.001'den 1.000.000'e kadar olanlar için 245 Türk Lirasını,
-
- 001'den fazla olanlar için 285 Türk Lirasını,
Ankara, İstanbul ve İzmir Büyükşehir Belediyeleri dışındaki diğer büyükşehirlerin itfaiye personeli için 285 Türk Lirasını,
Ankara, İstanbul ve İzmir büyükşehir belediye sınırları içerisindekiler için 380 Türk Lirasını geçemez.
Yukarıdaki hükümlerin uygulanmasında büyükşehir sınırları içerisindeki belediyeler içinde bulundukları büyükşehir nüfusuna tabidir."denilmiştir.
Belirtilen mevzuat hükmünden zabıta için öngörülen maktuen fazla mesai ücreti alınabilmesi için zabıta kadrosunda bulunup zabıta hizmetlerinin fiilen yapılması gerekmektedir.
Uygulamada, Zabıta Müdürlüğünde kadrosu bulunan memurlar, müdürlük ve başkan yardımcılığı makamlarına vekalet ettikleri halde zabıta kadrosunda fiilen görev yapmış gibi fazla çalışma ücreti almışlardır. Oysa zabıtaların fazla mesai ücreti alabilmeleri için zabıta kadrosunda bulunup zabıta işini fiilen yapmaları gerekmektedir.
Dilekçede dilekçi, ilgililerin Ümraniye Belediye Başkanlığı Nöbetçi Amirliği Yönergesi esaslarına göre mesai saatleri dışında nöbet görevi ifa ettiklerini, 380,00 TL olarak ödenen miktarın bu mesailerin karşılığı olduğunu belirtmişse de, sırasıyla bütün Başkan Yardımcıları ve Müdürlerin mesai saatleri dışında nöbet görevini yerine getirmeleri ancak sadece zabıta kadrosunda bulunan ilgililere ücret ödenmiş olmasından, bu ödemenin nöbet görevi karşılığı olmadığı zabıta personeline ödenen maktu fazla mesai ücreti niteliğinde olduğunu göstermektedir.
Bu itibarla, Kadrosu Zabıta Müdürlüğünde bulunan bazı personele fiilen zabıta hizmetlerinde görev yapmadıkları halde maktu fazla mesai ücreti ödenmesi mevzuata aykırı olduğundan 1195 sayılı ilamın 3.maddesi ile 24.193,30 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1195 sayılı ilamın 4.maddesi ile; Belediye Başkan Yardımcılarına yapılan maaş ödemelerinin hesabında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi hükümleri çerçevesinde hesaplanan tutara memur taban aylığının da ilave edilmesi nedeniyle 26.422,61 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi ilamın 4 ve 6.maddelerine ilişkin olarak dilekçesinde özetle, 5393 sayılı Belediye Kanununda yer alan belediye başkanlarının özlük hakları kısmı madde 39’da, belediye başkanının görevli, izinli ve hasta bulunduğu sürelerde ödeneği kesilmez. Belediye başkanlığı yapmış olanların personel kanunlarına tabi bir kadroya atanmaları halinde belediye başkanlığında geçen süreleri memuriyette geçmiş sayılır, denildiğini,
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca Devlet Memurları ile bakmakla yükümlü bulundukları için uygulanan sosyal hak ve yardımların, aynı esas ve usullere göre belediye başkanları ile bakmakla yükümlü bulundukları içinde ödeneceğini,
Ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun sosyal hak ve yardımlar kısmının açılımına bakıldığı zaman kanunun altıncı kısmında yer alan aile yardım ödeneği madde 202 ve aile yardım ödeneği ödeme usulü madde 203’te, “Aile yardım ödeneği devlet memurlarına her ay aylıkları ile beraber ödenir. Karı ve koca her ikisi de devlet memuru ise yalnız kocaya verilir. Aile yardımı ödenekleri hiçbir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın ödenir ve hiçbir şekilde haczedilemez.” Yine 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun sosyal hak ve yardımlar kısmının açılımına bakıldığında 213.maddenin altına eklenen;
EK MADDE: Zam ve tazminatlar bölümünün altında bulunan 11:Devlet memurlarına ve diğer kamu görevlilerine çeşitli yasalarla ödenmesi öngörülen ödemeler başlığının altında 4.bentte taban aylığının ödenmesi görüldüğünü, bu nedenle de her hangi bir fazla ödemede bulunmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; “Belediye başkan yardımcılarının maaş unsur ve tutarını 5393 sayılı Kanunun 39 ve 49. maddeleri açıkça belirlemiştir. Maaş unsurlarına 657 sayılı Kanun çerçevesinde ödenen taban aylığının ilavesi yersiz ve mevzuata aykırıdır. Ayrıca, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar sorgu aşamasında yapılan savunmayla bezer olup, ilamda karşılandığından, talebin reddi ile kararın tasdik edilmesi uygun olur.” şeklinde görüş bildirmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun,
“Belediye Başkanının Özlük Hakları” başlıklı 39.maddesinde;
“Belediye başkanına nüfusu;
a) 10.000'e kadar olan beldelerde 70.000,
b) 10.001'den 50.000'e kadar olan beldelerde 80.000,
c) 50.001'den 100.000'e kadar olan beldelerde 100.000,
d) 100.001'den 250.000'e kadar olan beldelerde 115.000,
e) 250.001'den 500.000'e kadar olan beldelerde 135.000,
f) 500.001'den 1.000.000'a kadar olan beldelerde 155.000,
g) 1.000.001'den 2.000.000'a kadar olan beldelerde 190.000,
h) 2.000.001'den fazla olan beldelerde 230.000,
Gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık brüt ödenek ödenir. Nüfusu 50.001'den az olan il merkezi beldelerde bu ödeneğin hesaplanmasında (c) bendinde belirtilen gösterge rakamı esas alınır.
Belediye başkanının görevli, izinli ve hasta bulunduğu sürelerde ödeneği kesilmez.
Belediye başkanlığı yapmış olanların, personel kanunlarına tâbi bir kadroya atanmaları hâlinde belediye başkanlığında geçen süreleri memuriyette geçmiş sayılır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca Devlet memurları ile bakmakla yükümlü bulundukları için uygulanan sosyal hak ve yardımlar, aynı esas ve usûllere göre belediye başkanları ile bakmakla yükümlü bulundukları için de uygulanır.” ,
“Norm Kadro ve Personel İstihdamı” başlıklı 49. maddesinde de;
“Norm kadrosunda belediye başkan yardımcısı bulunan belediyelerde norm kadro sayısına bağlı kalınmaksızın; belediye başkanı, zorunlu gördüğü takdirde, nüfusu 50.000'e kadar olan belediyelerde bir, nüfusu 50.001-200.000 arasında olan belediyelerde iki, nüfusu 200.001-500.000 arasında olan belediyelerde üç, nüfusu 500.000 ve fazla olan belediyelerde dört belediye meclis üyesini belediye başkan yardımcısı olarak görevlendirebilir. Bu şekilde görevlendirilen meclis üyelerine belediye başkanına verilen ödeneğin 2/3'ünü aşmamak üzere belediye meclisi tarafından belirlenecek aylık ödenek verilir ve taleplerine göre bir sosyal güvenlik kurumu ile ilişkilendirilir. Bu şekilde görevlendirme, memuriyete geçiş, sözleşmeli veya işçi statüsünde çalışma dâhil ilgililer açısından herhangi bir hak teşkil etmez ve belediye meclisinin görev süresini aşamaz. Sosyal güvenlik prim ve benzeri giderlerden kurum karşılıkları belediye bütçesinden karşılanır.”
hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda bahsedilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; belediye başkan yardımcısı olarak görevlendirilecek belediye meclisi üyelerine, sadece belediye başkanına ödenen ödeneğin 2/3 ünü aşmayacak şekilde belediye meclisi tarafından belirlenecek aylık ödenek verilecek ve talepleri doğrultusunda bir sosyal güvenlik kurumu ile ilişkilendirilenler için de sosyal güvenlik prim ve benzeri giderlerine ait kurum karşılıkları belediye bütçesinden karşılanacaktır. Söz konusu ödemeler dışında ise belediye başkan yardımcıları için herhangi bir ödeme öngörülmemiş olup, bu bağlamda memur taban aylığının ödeneğe ilave edilmesi mevzuata aykırıdır.
Zira, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 527 sayılı KHK ile değişik 1. maddesinin (A) fıkrasında da;
“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personele 1000 gösterge rakamı üzerinden memuriyet taban aylığı ödenir.
………..
Bu aylıklara hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer personel kanunlarının aylıklarla ilgili hükümleri uygulanır.” denilmek suretiyle de kimlere memuriyet taban aylığı ödenebileceği tek tek sayılmıştır.
Dolayısıyla, gerek 375 sayılı KHK ile getirilen genel düzenleme gerekse 5393 sayılı Kanun’un 39 ve 49. maddeleri kapsamında belediye başkan yardımcılarına memuriyet taban aylığının ödenmesi mümkün değildir.
Bu nedenle 1195 sayılı ilamın 4.maddesi ile 26.422,61 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1195 sayılı ilamın 5.maddesi ile; Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen şiir yarışmasında görev alan jüri üyelerine ödenen ücretlerden gelir vergisi tevkifatı yapılmaması nedeniyle 7.950,00 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; 5393 sayılı Belediye Yasasının 14/a maddesi ile kültür ve sanat, gençlik ve spor hizmetlerinin yapılması veya yaptırılması işlerinin belediyelerin öncelikli görevleri arasında sayıldığını,
Belediye Encümeninin 06.01.2009 tarih 2009/4 sayılı kararı ile Ümraniye Belediyesi olarak halkın ve özellikle gençlerin kültürel ve sosyal gelişmelerine katkı sağlamak, bu konuda belde halkına yönelik eğitici yapıtlar oluşturmak, Türk hikayeciliğinin gelişimine özgün eserler üretilmesine yardımcı olmak, sanatçılara ve genç yeteneklere olanak sağlamak, sanat ve kültür dünyamıza yeni isimler kazandırmak amacıyla 19/09/2008 tarih ve 1005101-453 sayılı Başkanlık Makamı olurlarına istinaden "Ödüllü Hikaye", "Ödüllü Resim", "Ödüllü Şiir" yarışması düzenlenerek jüri üyelerine yapmış oldukları görev karşılığı sorguya konu miktarların ödenmesine karar verildiğini, ödenmesine karar verilen jüri ücretlerinin net ücretler olup, işbu nedenle herhangi bir kesinti yapılmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; “Gelir Vergisi Kanununa göre, ilam konusu ücretler gelir vergisine tabi olup, tevkifata tabi ödemelerdir. Ayrıca, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar sorgu aşamasında yapılan savunmayla bezer olup, ilamda karşılandığından, talebin reddi ile kararın tasdik edilmesi uygun olur.” şeklinde görüş bildirmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61.maddesine göre;
Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.
Bu kanunun uygulanmasında, aşağıda yazılı ödemeler de ücret sayılır.
- maddenin 11 numaralı bendine göre istisna dışında kalan emeklilik, maluliyet, dul ve yetim aylıkları;
Evvelce yapılmış veya gelecekte yapılacak hizmetler karşılığında verilen para ve ayınlarla sağlanan diğer menfaatler;
Türkiye Büyük Millet Meclisi, İl genel meclisi ve belediye meclisi üyeleri ile özel kanunlarına veya idari kararlara göre kurulan daimi veya geçici bütün komisyonların üyelerine ve yukarıda sayılanlara benzeyen diğer kimselere bu sıfatları dolayısıyla ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatler;
Yönetim ve denetim kurulları başkanı ve üyeleriyle tasfiye memurlarına bu sıfatları dolayısıyla ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatler;
(Değişik bent: 04/12/1985-3239/53 md.) Bilirkişilere, resmi arabuluculara, eksperlere, spor hakemlerine ve her türlü yarışma jürisi üyelerine ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatler;
Sporculara transfer ücreti veya sair adlarla yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatler,
Yine aynı Kanunun 103. maddesinde ücretlerde gelir vergisi oranının 8.700 Türk Lirasına kadar % 15 olduğu düzenlenmiştir,
Yukarıdaki mevzuat hükmüne göre jüri üyeliği için ödenen bedellerin ücret olduğu ve ücretlerin de 8.700 Türk Lirasına kadar % 15 oranında gelir vergisine tabi tutulması gerektiği anlaşılmaktadır.
06.01.2009 tarih ve 2009/4 sayılı Encümen kararı ile Ödüllü Şiir, Ödüllü Hikaye ve Ödüllü Resim yarışması düzenlendiği, bu yarışmada görev alan jüri üyelerine de 1.000,00 TL ödendiği, fakat jüri üyelerine ödenen bu ücretlerden gelir vergisinin kesilmediği anlaşılmıştır.
Dilekçede, Encümen Kararı ve Başkanlık Olurunda ödenmesi öngörülen ücretin net ücret olduğu belirtilmişse de, söz konusu kararda 1.000,00 TL net ücret ödeneceğine ilişkin bir ifade bulunmamaktadır.
Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen şiir yarışmasında görev alan jüri üyelerine ödenen ücretlerden gelir vergisi tevkifatı yapılmaması mevzuata aykırı olduğundan 1195 sayılı 5.maddesi ile 7.950,00 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1195 sayılı ilamın 6.maddesi ile; Belediye Başkanı Hasan Can’a yapılan maaş ödemelerinin hesabında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi hükümleri çerçevesinde hesaplanan tutara ek gösterge ve memur taban aylığının da ilave edilmesi nedeniyle 11.884,50 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçe, 4.madde de özetlendiği gibidir.
Savcılık; “Belediye başkanlarının maaş unsur ve tutarını 5393 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi açıkça belirlemiştir. Maaş unsurlarına 657 sayılı Kanun çerçevesinde ödenen ek gösterge ve taban aylığının ilavesi yersiz ve mevzuata aykırıdır, talebin reddi ile kararın tasdik edilmesi uygun olur.” şeklinde görüş bildirmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye Başkanının Özlük Hakları” başlıklı 39. maddesinde,
“Belediye başkanına nüfusu;
a) 10.000'e kadar olan beldelerde 70.000,
b) 10.001'den 50.000'e kadar olan beldelerde 80.000,
c) 50.001'den 100.000'e kadar olan beldelerde 100.000,
d) 100.001'den 250.000'e kadar olan beldelerde 115.000,
e) 250.001'den 500.000'e kadar olan beldelerde 135.000,
f) 500.001'den 1.000.000'a kadar olan beldelerde 155.000,
g) 1.000.001'den 2.000.000'a kadar olan beldelerde 190.000,
h) 2.000.001'den fazla olan beldelerde 230.000,
Gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık brüt ödenek ödenir. Nüfusu 50.001'den az olan il merkezi beldelerde bu ödeneğin hesaplanmasında (c) bendinde belirtilen gösterge rakamı esas alınır.
Belediye başkanının görevli, izinli ve hasta bulunduğu sürelerde ödeneği kesilmez.
Belediye başkanlığı yapmış olanların, personel kanunlarına tâbi bir kadroya atanmaları hâlinde belediye başkanlığında geçen süreleri memuriyette geçmiş sayılır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca Devlet memurları ile bakmakla yükümlü bulundukları için uygulanan sosyal hak ve yardımlar, aynı esas ve usullere göre belediye başkanları ile bakmakla yükümlü bulundukları için de uygulanır.”
hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda bahsedilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, belediye başkanlarına, belediye nüfusuna göre belirlenmiş olan gösterge rakamları ile memur aylık katsayısının çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık brüt ödenek ücret olarak ödenecek ve ayrıca, Devlet memurları için 657 sayılı Kanun ile öngörülen sosyal hak ve yardımlardan da yararlanacaklardır. Bunların dışında kendilerine taban aylığı, ek gösterge, tazminat vb. diğer adlar altında herhangi bir ödemede bulunulması ise mümkün değildir.
Zira, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 527 sayılı KHK ile değişik 1. maddesinin (A) fıkrasında da;
“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personele 1000 gösterge rakamı üzerinden memuriyet taban aylığı ödenir.
………..
Bu aylıklara hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer personel kanunlarının aylıklarla ilgili hükümleri uygulanır.” denilmek suretiyle de kimlere memuriyet taban aylığı ödenebileceği tek tek sayılmıştır.
Dolayısıyla, gerek 375 sayılı KHK ile getirilen genel düzenleme gerekse 5393 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi hükmü kapsamında belediye başkanına memuriyet taban aylığının ödenmesi mümkün değildir.
Ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Göstergeler” başlıklı 43.maddesi (B) bendinde;
“Ek Gösterge: Bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları; hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu kanuna ekli I ve II sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanır. II sayılı cetvelde yer alan unvanlarda değişiklik yapmaya ve yeni unvanlar ilave etmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.” hükmüne yer verilmiş olup, söz konusu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere bahsi geçen I ve II sayılı cetvellerde yer almayan ve aylığı 657 sayılı Kanun kapsamında belirlenmeyen belediye başkanına ek gösterge ödenmesine imkan bulunmamaktadır.
Bu nedenle 1195 sayılı ilamın 6.maddesi ile 11.884,50 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1195 sayılı ilamın 8.maddesi ile, Destek Hizmetleri Müdürlüğü ve Fen İşleri Müdürlüğü bünyesinde görevli işçilere fazla sürelerle yapılan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmesi nedeniyle 34.669,70 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Belediye Başkanlığının 31.10.1997 Tarihinde Mahalli İdareler Kamu İşveren Sendikasına üye olduğunu ve üyeliğin devam ettiğini, Belediye Başkanlığı adına toplu iş sözleşmeleri akdetme yetkisinin üye olunan tarihten itibaren işveren sendikasına geçtiğini,
İhtilaf konusu ‘Fazla Çalışma Ücreti' başlıklı 54. madde metninin, 23.09.2008 tarihinde imzalanan toplu iş sözleşmesinde ne şekilde kabul edildiyse bundan önceki toplu iş sözleşmelerinde de aynı şekilde kabul edildiğini, uzun zamandır işyerinde bu şekliyle uygulandığını,
Bu maddenin yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Bağlı Kuruluşlarında ve işveren sendikasına üye diğer ilçe belediyelerinde de bu şekilde olduğunu bugüne kadar ihtilaf konusu olmadığını,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve 2822 sayılı TSGLK'da toplu iş sözleşmesinin neleri içereceğinin açıklıkla belirtildiğini (A.Y m.53, TSGLK m.1,2),
54.madde metininde de anlaşılacağı üzere yapılan düzenlemenin işçi lehine bir düzenleme olduğunu ve buna göre haftada 4 saatten fazla yapılan çalışmaların 'fazla çalışma' kabul edileceğini ve normal ücretin % 100 fazlası ile ücretlendirileceğini,
Başka bir ifadeyle bu maddeye göre; kanunda ön görülen 'fazla sürelerle çalışma' nın fazla çalışma olarak kabul edileceğini, karşılığında da fazla çalışma ücreti ödeneceğini,
Madenin bu hükmünü, 4857 sayılı İş Yasasının 41. maddesinde düzenlenen “Fazla sürelerle çalışma”yı ve bu çalışmanın ücretlendirilmesini, TSGLK m.5 anlamında emredici bir düzenleme kabul ederek daraltmanın toplu iş sözleşmesi özerkliğine müdahale olacağını,
Toplu iş sözleşmesi özerkliğinin, sözleşmeyi akdedecek tarafların serbestçe toplu iş sözleşmesi ile hukuk kuralları kurabilmesi olduğunu, genellikle de sözleşmeye konulan hükümlerin işçi lehine olduğunu,
4857 sayılı İş Kanunu'nun 'saklı haklar' başlıklı 45. maddesinde ise;
“toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz. Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatlar sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır.” denildiğini,
Aynı Kanunun 'hafta tatili ücreti' başlıklı 46. maddesinde ise bu kanun kapsamına giren işyerlerinde işçilere tatil gününden önce 63. maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmak koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmi dört saat dinlenme (hafta tatili) verileceğinin hükme bağlandığını, çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretinin tam olarak ödeneceğinin belirtildiğini,
Anayasanın “Toplu İş Sözleşmesi ve Toplu Sözleşme Hakkı” başlıklı 53.maddesi ışığında çıkarılan 2822 sayılı Toplu İş sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun Toplu iş Sözleşmesine konulamayacak Hükümler' başlıklı 5. maddesinde;
“Toplu İş Sözleşmelerine Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne,milli egemenliğine, Cumhuriyete, milli güvenliğe, kamu düzenine, genel asayişe, genel ahlaka ve genel sağlığa aykırı hükümler ile kanunlarda suç sayılan fiilleri teşvik, tahrik ve himaye eden veya kanun veya tüzüklerin emredici hükümlerine aykırı hükümler konulamaz.'” denildiğini,
Öte yandan belirtmek gerekir ki, İş Kanunundaki düzenlemelerin mutlak emredici nitelikte hükümler olmadığı kural olarak nispi emredici nitelikte hükümler olduğu öğreti ve yargı tarafından da kabul edildiğini,
Yargıtay’ın, 10.04.1970 tarihli eski bir kararında konuyu net bir şekilde açıklığa kavuşturduğunu; Kararda, “… İş Kanununa ait hükümlerin, kural olarak, nispi nitelikte emredici hükümler olduğu şüphe dışıdır. Şu anlamda ki İş Kanununda ön görülen haklar işçi için asgari olup bir taban teşkil eder; bu tabanın üstüne çıkılabilir, lakin altına inilemez. Bir başka söyleyişle kamu düzeni sınırlayıcı etkisi kural olarak, sadece işveren için söz konusudur. O halde tarafların toplu iş sözleşmelerine, işçi yararına olarak kanundakinden farklı hükümler koymaları caiz ve bu hükümler geçerlidir. (....) (Yarg. 9.HD.,9.4.1970 tarih, 101 E. 3487 k., Mustafa ÇEMBERCİ, iş kanunu şerhi, s41, Ankara 1986/ Seza REİSOĞLU, toplu İş sözleşmesi Grev ve lokavt Şehi, s87, Ankara 1986) denildiğini,
Yapılan uygulamaların toplu iş sözleşmesi maddesi doğrultusunda olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun fazla çalışma ücreti başlıklı 41. maddesinde;
“Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırk beş saati aşan çalışmalardır. 63. madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile bazı haftalarda toplam kırk beş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.
Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırk beş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırk beş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmi beş yükseltilmesiyle ödenir.
Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat on beş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir.” denilmekte, aynı Kanunun saklı haklar başlıklı 45. maddesinde;
“Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz.
Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır.” denilmektedir.
Ümraniye Belediye Başkanlığı ile Türkiye Belediyeler ve Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (BELEDİYE-İŞ) arasında 23.09.2008 tarihinde imzalanan ve Toplu İş Sözleşmesinin Fazla Çalışma Ücreti başlıklı 54.maddesinin (a) bendinde aynen;
“Günlük 8 saati ve haftada 40 saati aşan (Cumartesi ve hafta tatili Ulusal Bayram ve Genel tatil günlerinde yapılan 8 saatlik çalışmalar hariç ) çalışma fazla olarak kabul edilir ve bu tür yaptırılacak her bir saatlik fazla çalışma için ödenecek ücret saatlik normal çalışma ücretinin %100 fazlasıyla ödenir. Bu hüküm vardiya vardiyasız tüm işçiler için uygulanır.” denilmektedir.
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun Toplu İş Sözleşmesine Konulamayacak Hükümler başlıklı 5. maddesinde aynen;
“Toplu iş sözleşmelerine, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyete, milli güvenliğe, kamu düzenine, genel asayişe genel ahlaka ve genel sağlığa aykırı hükümler ile kanunlarda suç sayılan fiilleri teşvik, tahrik ve himaye eden veya kanun veya tüzüklerin emredici hükümlerine aykırı hükümler konulamaz.” denilmektedir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, toplu iş sözleşmelerinde yer alan “Haftada 40 saati aşan çalışma fazla çalışmadır” hükmü 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun 5. maddesine aykırılık teşkil etmekte ve geçerliliğini yitirmektedir. Bu durumda Ümraniye Belediye Başkanlığı Destek Hizmetleri Müdürlüğü ile Fen işleri Müdürlüğü bünyesinde çalışan işçilerin haftalık 45 saate kadar yaptığı ve sözleşme ile belirlenen 40 saati aşan çalışmalarını, fazla sürelerle çalışma olarak değerlendirmek gerekmektedir. Toplu İş Sözleşmelerinde aksine bir hüküm olmadığı için fazla sürelerle yapılan çalışmalar 4857 sayılı İş Kanununun 41. maddesi hükmüne göre normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının %25 yükseltilmesiyle ödenmesi gerekir.
Uygulamada, haftalık 40 saati aşan çalışmaların toplu iş sözleşmesi gereğince fazla çalışma olarak değerlendirilip % 100 fazlasıyla ücret ödendiği görülmektedir. Ancak haftalık 40 saatin üzerindeki çalışmaların fazla sürelerle çalışma olarak değerlendirilerek saat başı ücretin % 25 fazlasıyla ödenmesi gerekmektedir.
Ümraniye Belediye Başkanlığı ile Türkiye Belediyeler ve Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (BELEDİYE-İŞ) arasında 23.09.2008 tarihinde imzalanan ve Toplu İş Sözleşmesinin Fazla Çalışma Ücreti başlıklı 54.maddesinin (a) bendinde;
“Günlük 8 saati ve haftada 40 saati aşan (Cumartesi ve hafta tatili Ulusal Bayram ve Genel tatil günlerinde yapılan 8 saatlik çalışmalar hariç ) çalışma fazla olarak kabul edilir ve bu tür yaptırılacak her bir saatlik fazla çalışma için ödenecek ücret saatlik normal çalışma ücretinin %100 fazlasıyla ödenir. Bu hüküm vardiya vardiyasız tüm işçiler için uygulanır.” denilmektedir.
Ümraniye Belediye Başkanlığı ile Türkiye Belediyeler ve Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (BELEDİYE-İŞ) arasında 23.09.2008 tarihinde imzalanan ve Toplu İş Sözleşmesinin Fazla Çalışma Ücreti başlıklı 54.maddesinin (a) bendinde, Toplu iş sözleşmesi ile belirlenen haftalık ve günlük çalışma süresini aşan çalışma fazla çalışma olarak tanımlanmış, fazla çalışma ücretinin; normal çalışma ücretinin %100 fazlasıyla ödeneceği kararlaştırılmış, fazla süreli çalışma ücreti ile ilgili bir düzenleme yapılmamıştır.
İşçilerin haftalık normal çalışma süresini aşan ve kırk beş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla süreli çalışma ücreti ile ilgili olarak imzalanan Toplu İş Sözleşmesinde bir düzenleme yapılmadığından, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesinde belirtildiği üzere fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmi beş yükseltilmesiyle ödenmesi gerekmektedir.
Destek Hizmetleri Müdürlüğü ve Fen İşleri Müdürlüğü bünyesinde görevli işçilere “fazla sürelerle yapılan çalışmalar” için yüzde yüz fazlası ile fazla çalışma ücreti ödenmesi mevzuata aykırıdır.
Bu nedenle 1195 sayılı ilamın 8.maddesi ile 34.669,70 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 17.06.2014 tarih ve 39222 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10