Sayıştay 3. Dairesi 37854 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

37854

Karar Tarihi

25 Şubat 2014

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 3

  • Dosya No: 37854

  • Tutanak No: 38465

  • Tutanak Tarihi: 25.02.2014

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

1214 sayılı ilamın 9. maddesi ile Foça Kaymakamı Kamil KÖTEN’e ödenen ek ödenekten gelir vergisi kesintisi yapılmaması nedeniyle 926,72 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; 14.11.2006 tarih ve Mahalli İşler Daire Başkanlığının 103/01-649/11926 sayılı yazıları ekindeki Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının 18.10.2006 tarih ve 081184 sayılı yazıları gereğince, Denizli Vergi Dairesi Başkanlığına yazılan yazı ve eki gereğince, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28. ve 63. maddesine göre yapılan ödemelerin, 1700 sayılı Dahiliye Memurlarına 5540 sayılı Kanunla eklenen ek-5. maddesi kapsamında bir ek ödeme sayılması gerektiğinin bildirilmiş olup, ek 5. madde gereğince ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç her hangi bir vergi ve kesinti yapılamaz denildiğini,

Ayrıca İçişleri Bakanlığının 12.10.2006 tarih ve Personel Genel Müdürlüğü B.050.PGM.07330001/22714 sayılı yazıları ile 5302 sayılı kanuna göre yapılan ödemelerin 5540 sayılı kanunun ek 5. maddesi kapsamında bir ek ödeme sayılması gerektiğine kuşku bulunmamaktadır, denildiğinden gelir vergisinin kesilmediğini,

İzmir 3. Vergi Mahkemesinin Esas No:2010/46 karar no: 2010/663 sayılı kararında "5540 sayılı Dahiliye Memurları Kanunun, İl Özel İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlık görevleri hakkında kanun ve Devlet memurları kanununda değişiklik yapılmasına dair kanunun 1. maddesi ile 09.06.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen ek ödeme başlıklı ek 5. maddesinde de bu ödemenin yapılacağı kamu görevlileri sayılıp ödemenin üst sınırı belirleme ve ödemeye ilişkin kriterlere yer verilip, oranı belirleme yetkisine ilişkin usul belirtilmiş bu ödemede damga vergisi hariç herhangi vergi kesintisi yapılmayacağı ifade edilmiştir. 05.07.2007 tarih ve 26219 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5540 sayılı yasa ile tanımlanan ek ödeme ve bu ek ödemeye uygulanacak vergi istisnasının sadece bu yasa ile yapılan ödemeleri değil, yasanın yürürlüğe konulup amacı da dikkate alındığında mülki idare amirlerine diğer kanunlar uyarınca, bu kapsamda 5302 sayılı yasa ile yapılan ek ödemeler içinde uygulanmasını amaçladığı anlaşılmaktadır." denildiğini, savunmalarını destekler mahiyetteki bu kararın emsal bir karar teşkil ettiğini,

Yukarıda belirtilen emirlerden anlaşılacağı gibi Kaymakamlığın İçişleri Bakanlığına direk bağlı olduğundan İçişleri Bakanlığından alman emir ve genelgelerine uyum sağlamak zorunda olduğunu, idarelerince yapılan ödemelerin yasa ve genelgelere uygun olarak yapıldığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Savcılığı “Konuya ilişkin vergi mahkemeleri ve Danıştay tarafından değişik tarihlerde verilmiş lehte farklı kararlar olmakla birlikte, en son olarak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 03.06.2011 günlü ve E.2010/290, K:2011/240 sayılı kararıyla bu tür ödemelerden gelir vergisi kesilmesi gerektiği şeklinde karar vermiştir.

Yukarıda belirtilen Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu kararı karşısında, temyiz dilekçesinde belirtilen hususlar tazmin hükmünün kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığından Daire kararının tasdik edilmesi uygun olur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63. maddesinde; Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği, düzenlenmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde ise “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez……..” denilmektedir.

Anılan Kanun’un 94. maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmekte ve bu maddenin 1 numaralı bendinde “Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç), 103. ve 104. maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı hükmü yer almaktadır.

Yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 63 üncü maddesine göre, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Çünkü; Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61 inci maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında vali yardımcıları ve kaymakamlara verilen ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan yukarıda sayılan personele yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.

Ayrıca, 5540 sayılı Kanun'un 1.maddesi ile 9.6.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dâhiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5.maddesinde;

İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmayacağı, hükme bağlanmıştır.

Söz konusu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, vali, vali yardımcıları ve kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ek ödeme, diğeri ise 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır. Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan ve hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddesine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.

Dilekçi tarafından uygulamanın İçişleri Bakanlığı’nın genelgeleri doğrultusunda yapıldığı belirtilmekte ise de, söz konusu genelgeler kural koyucu, emredici nitelikte hukuki işlemler değildir.

Ayrıca, bu konuyla ilgili olarak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2010/290 Esas ve 2011/240 No’lu kararı ile il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar vermiştir.

Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 1214 sayılı ilamın 9. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 25.02.2014 tarihli ve 38465 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim